BAE 50. yılını kutlarken gelecek 50 yıl için vizyonunu ortaya koyuyor

Abu Dabi'de dün BAE'nin kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlayan bir pankart (Şarku’l Avsat)
Abu Dabi'de dün BAE'nin kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlayan bir pankart (Şarku’l Avsat)
TT

BAE 50. yılını kutlarken gelecek 50 yıl için vizyonunu ortaya koyuyor

Abu Dabi'de dün BAE'nin kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlayan bir pankart (Şarku’l Avsat)
Abu Dabi'de dün BAE'nin kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlayan bir pankart (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bugün 50. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. BAE Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan, ülkesinin bugün, kapsamlı ve uzun vadeli bir stratejik vizyonla önümüzdeki elli yıla yönelik bir başarıya imza attığını belirterek, 100. Kuruluş yıldönümünde dünyanın en güçlü ekonomisine sahip olan en iyi ülkelerden biri olacağını söyledi.
Şeyh Halife, ülke kurucularının BAE’yi anayasal, teşkilat,  yapısal kurallar,  idari, üretim ve hizmet işlevlerinin yanı sıra insani, sosyal, kültürel ve ekonomik bileşenlerle kapsamlı bir gelişmeyi benimsediklerini dile getirdi. BAE Devlet Başkanı açıklamasında, “Kadınları ve gençleri güçlendirmeyi başardık. Bilgiye dayalı çeşitlendirilmiş ulusal bir ekonomi inşa ettik. Uluslararası Uzay İstasyonu’na BAE’li ilk astronotu gönderdik. İlk Arap ülkesi olmak için Umut Sondası’nı Mars’a gönderdik. Ülkemizi yeni ve yenilenebilir enerji projeleri için bölgesel bir merkeze dönüştüren ilk nükleer enerji projesini hayata geçirdik” ifadelerini kullandı.
Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan ayrıca, “Yetenekleri ve zihinleri çekmek için ulusal bir strateji benimsedik ve iç politikalarımızı dış yaklaşımımızla güçlü bir şekilde ilişkilendirdik. Böylece ülkenin Körfez, Arap, İslami ve küresel çevresindeki konumunu güçlendirdik. Akılları Birleştirmek ve Geleceği Yaratmak ana temasıyla ülkemiz, Ekim ayından bu yana bölgemizin tarihindeki en büyük küresel ticaret etkinliği olan Expo 2020 Dubai’ye ev sahipliği yapıyor” dedi.
50 yıllık bir yürüyüşün sürdürülebilir kalkınma, siyasi istikrar, güvenlik ve dünyanın en verimli hükümetleri arasında yer almakla sonuçlandığını vurgulayan BAE Devlet Başkanı, özellikle özel sektörün ekonomi çarkını hareket ettirmede, rekabet gücünü ve üretkenliğini artırmada önemli bir rol oynadığını kaydetti.
Nahyan, “Önümüzdeki elli yıl atalarımızın şeffaflık, hoşgörü, hakların korunması, adil devlet, hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesi, kültürlere saygı, insani kardeşliğin pekiştirilmesi ve ulusal kimliğe saygı gibi on ilke üzerine kurduğu değerlerle aynı kalacak. Bölgesel ve küresel barış ve istikrarı sağlamlaştırma arayışının yanı sıra iyi komşuluk ilkeleri dış politikamızın ana motoru olmaya devam edecek. Körfez işbirliğini siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik alanında güçlendirmek BAE’nin en önemli önceliği olmaya devam edecek” dedi.
Yetkili ayrıca, “İstikrarını, birliğini, vatandaşlarının güvenliğini ve topraklarının bütünlüğünü tehdit eden her şeyde Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin yanındayız” diyerek Körfez güvenliğinin tek ve bölünmez olduğunu, bunun güçlendirilmesinin KİK ülkeleri arasında stratejik koordinasyonun yoğunlaştırılmasını gerektiren ortak bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Şeyh Halife Al Nahyan, halkların güvenli ve müreffeh bir geleceği için geçmişte olduğu gibi barış çabalarına destek, müzakere ve diyalogun dış politikalarının değişmez ilkeleri arasında kalacağını aktardı.
BAE Devlet Başkanı, “Diplomasimiz aktif, teşvik edici ve Arap yeteneklerini geliştirecek olup büyük, yükselen ve gelişmekte olan ülkelerle güçlü bir anlayış ve ortaklıklar ağına dayalı. Hoşgörü kültürünü teşvik etmek, çatışmaları kontrol etmek, iklim değişikliğiyle yüzleşmek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yatırım yapmak, açlık, hastalık ve yoksullukla mücadele etmek ülkemizin ahlaki yükümlülüklerinin ayrılmaz bir parçası olan insani ve kalkınma yardımları sağlıyor” şeklinde konuştu.
BAE Başkan Yardımcısı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed bin Raşid el-Mektum, yaşanan zorlukların ülkenin ilerlemesini durdurmadığına dikkati çekerek, “ Etkili bir devlet kurma ve iddialı bir kalkınma modeli oluşturma yeteneğimizi kanıtlamamız gerekiyordu. Son elli yılda, milli ve insani değerimizin güven, inanç ve iyimserlikle karşı karşıya gelmemize olan inancımızdan yola çıkarak güvenlik, siyasi ve ekonomik olarak değişen zorluklarla karşılaştık ve bunları olması gerektiği gibi ele aldık. Böylece yetmişli yılların sonunda ülkenin kurulması ve temellerinin istikrara kavuşması için zorlukların yanı sıra küresel ekonominin durgunluğuyla yüzleşmeyi başardık” diyerek, Birinci Körfez Savaşı, Kuveyt’in işgali, Irak’ın işgali ve Arap dünyasında büyük bir yıkım ve tahribata yol açan Arap Baharı olaylarının yansımalarına atıfta bulundu.
Şeyh Muhammed bin Raşid Al Mektum açıklamasında, yarın, 2071 yolunda BAE Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan tarafından tüm devlet kurumları için referans olarak kabul edilen on ilkeyle  BAE’nin gelişme sürecindeki ikinci elli yılına başlayacaklarını kaydetti.
Yarın planlama, uygulama ve geleceği öngörme konusunda zengin deneyim ve ulusal insan kaynakları verimliliğiyle yeni bir başlangıç yapacaklarına değinen Al Mektum,  uluslararası ilişkiler, öncelik, çalışma yöntemi ve yaşam tarzında benzeri görülmemiş bir değişiklikle küresel ortamda ilerleme kaydettiklerinin farkında olduklarını söyledi.
Geleceği öngören, hayati önem taşıyan tüm sektörleri kapsayan, strateji, plan, program ve uygulama mekanizmaları geliştirerek önümüzdeki elli yıl için hazırlıklarını tamamladıklarını söyleyen Al Mektum, bunun yanı sıra  kalkınmayı güçlendirecek, iş ortamını geliştirecek, ekonomiyi genişletecek, yatırımı ve yeniliği teşvik edecek ileri bilim, araştırma ve geliştirme alanlarında seçkin beyinleri inşa edecek ve kendine çekeceklerini aktardı. Tüm bunların güvenlik ve istikrarı güçlendirmenin yanı sıra, halkın yaşam kalitesini iyileştirerek dünya meselelerine aktif katılım sağlamayı desteklediğini bildirdi.
Öte yandan, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, ülkesinin gerçek sermaye, zenginlik ve küresel rekabet stratejisiyle ileriye doğru gittiğini bildirdi.
Abu Dabi Veliaht Prensi, BAE’nin 50 yıllık zengin ve onurlu tarihini tamamlaması sebebiyle bu yılki kuruluş kutlamasının özel bir anlam kazandığını söyledi.
BAE’nin seçkin dış ilişkilerle bölgesel ve uluslararası arenada çeşitli eylem seçeneklerine başladığını vurgulayan Prens, tüm bunların hizmet ve kalkınmaya hizmet ettiğini bildirdi. Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ayrıca, dünyanın BAE siyasetine olan güveninin sonuçlarından birinin 2022-2023 dönemi için ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) geçici üyesi olması olduğunu bildirdi.
BAE'nin önümüzdeki on yıllarda başarmak istediği şeyin sınırlı olmayacağını, ilhamını tüm Arap halklarına yayacağını, onları motive edeceğini ve kendilerine olan güvenlerini ve ilerleme kaydetme yeteneklerini artıracağını belirten Veliaht Prens, “Ülkemizi tüm Arap dünyasında gelişme ve ilerlemenin lokomotifi ve bölgede medeniyetin ilerlemesi için bir başlangıç ​​noktası haline getirmek için çalışıyoruz” dedi.
Abu Dabi Veliaht Prensi, önümüzdeki elli yıl içerisinde ülkenin gideceği yolun insan ve bilim başta olmak üzere 10 ana temelden oluşan bütün bir sütun stratejisine doğru ilerleyeceğini kaydetti. Ayrıca, ülkenin özlemleri ve emellerine ulaşmak için tüm yetenekleri seferber ederek, dünyayla olumlu ve etkili ortaklıklar benimseyerek bölge ve dünyada barışı sağlamak adına radikalizm ve ırkçılığı reddetmeye atıfta bulundu.



Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar
TT

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan, Pakistan’da ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdürmeye devam ediyor. Bu adım Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda atıldığı belirtildi.

Söz konusu destek, iki ülke arasındaki köklü tarihi ilişkiler ve güçlü iş birliği bağlarının bir devamı niteliğinde. Bu çerçevede, Suudi Arabistan’ın Pakistan Merkez Bankası’ndaki 5 milyar dolarlık mevduatının vadesinin uzatılmasına karar verildi. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı hbaere göre 3 milyar dolarlık ek bir mevduat sağlanacak.

Bu nitelikli finansal desteğin, Pakistan ekonomisinin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırması ve mali esnekliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, Pakistan halkının yaşam koşullarına olumlu yansıması bekleniyor. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a her koşulda destek olma yönündeki kararlı tutumunun altı çizilirken, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapıldı.

Öte yandan Pakistan Merkez Bankası, perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 milyar dolarlık paketin bir parçası olarak Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolar aldığını duyurdu. Bu gelişmenin, ülkenin döviz rezervlerine kısa vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Bu açıklama, Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb’in Washington’da, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları marjında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Aurangzeb, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a 3 milyar dolarlık ek destek sağlayacağını ifade etmişti. Ayrıca, mevcut 5 milyar dolarlık Suudi mevduatının artık yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağını, daha uzun vadeli olarak uzatılacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a ekonomik kriz dönemlerinde destek sağlama konusunda geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 2018 yılında sağlanan ve mevduatlar ile ertelenmiş petrol ödemelerini içeren 6 milyar dolarlık destek paketi dikkat çekiyor.


Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
TT

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, bugün Emirlik Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bölgesel ve uluslararası durumdaki son gelişmeleri, özellikle de Ortadoğu’daki gelişmeleri ele aldılar.

Toplantının başında Şeyh Tamim, Pakistan Başbakanı ve beraberindeki heyeti karşılayarak, Pakistan'ın gerilimi azaltma çabalarını destekleme ve bölgesel güvenlik ve barışa hizmet edecek şekilde diplomatik diyaloğu güçlendirme konusunda üstlendiği role takdirlerini vurguladı.

Pakistan Başbakanı ise ülkesinin Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınadığını yineleyerek, Pakistan’ın Katar’ın egemenliğini korumak, güvenliğini ve istikrarını sağlamak için aldığı tedbirlere tam dayanışma ve verdiği desteği vurguladı.

Toplantı sırasında her iki taraf da bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, özellikle de hayati önem taşıyan deniz koridorları üzerinden enerji tedarik zincirlerinin kesintisizliğini korumak için sükunet sürecini desteklemenin ve uluslararası koordinasyonu güçlendirmenin gerekliliğini belirtti.

Toplantı sırasında, iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkileri ile bu ilişkilerin geliştirilme yolları da gözden geçirildi; bu, iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirecek ve ikili iş birliği için yeni ufuklar açacaktır.

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, her iki taraf da ortak ilgi alanına giren güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve özellikle son olayların bölge güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

Pakistan Başbakanı, bugün çalışma ziyareti için Doha'ya geldi. Doha Uluslararası Havalimanı'na vardığında, kendisi ve beraberindeki heyet, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el Muraikhi tarafından karşılandı.


Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.