Suudi Arabistan ve BAE ortak açıklamasında, köklü ilişkilere ve tarihi bağlara vurgu yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi önceki gün Abu Dabi Veliaht Presi tarafından kabul edilirken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi önceki gün Abu Dabi Veliaht Presi tarafından kabul edilirken (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve BAE ortak açıklamasında, köklü ilişkilere ve tarihi bağlara vurgu yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi önceki gün Abu Dabi Veliaht Presi tarafından kabul edilirken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi önceki gün Abu Dabi Veliaht Presi tarafından kabul edilirken (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Abu Dabi ziyaretinin ardından Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yapılan ortak açıklamada, iki ülkenin liderlerini ve halklarını birleştiren kardeş ilişkilere ve köklü tarihi bağlara vurgu yapıldı.
Açıklamada, güvenlik, refah, kapsamlı kalkınma ve iki ülke halklarının özlemlerini sağlayan daha iyi bir gelecek inşa etmeye yönelik stratejik işbirliğinin yanı sıra ekonomik, ticari ve kalkınma entegrasyonunu geliştirmek için çaba gösterildiği belirtildi. Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in direktifi doğrultusunda Salı günü BAE’ye ziyaret gerçekleştirdi.
Suudi Veliaht Prens, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelerek BAE’nin 50. kuruluş yıldönümü vesilesiyle hükümet ve halkını tebrik etti. Muhammed bin Selman ayrıca, BAE’nin çeşitli alanlarda gösterdiği başarıya övgüde bulunarak, ülke içerisinde refah, güvenlik ve istikrar diledi.
Görüşme sırasında iki ülke arasındaki ilişkilerin çeşitli yönleri, stratejik işbirliği ve ortak entegrasyon sebebiyle elde edilen sürekli başarılarının yanı sıra, ilişkileri güçlendirmenin ve geliştirmenin yolları gözden geçirildi.
Taraflar siyasi, güvenlik, askeri, ekonomik ve kalkınma alanlarında aralarındaki seçkin işbirliği düzeyi ve Suudi Arabistan Kralı ile BAE Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan’ın direktiflerince kurulan Suudi Arabistan- BAE Koordinasyon Konseyi çatısı altında sağlanan işbirliğine övgüde bulundu. Konseyin bundan sonraki süreçte tüm alanlardaki rolünü güçlendirme ve geliştirme konusunda kararlılığın vurgulandığı görüşmede, stratejik çıkarlara hizmet etmenin yanı sıra iki ülke arasındaki kardeşlik, işbirliği ve ortaklık bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan vizyonunun somutlaştırılması masaya yatırıldı.
Taraflar, stratejik ortaklığı güçlendirmek ve ortak yatırımları ikiye katlamak adına ekonomik potansiyellere ve seçkin fırsatlara değinerek, her iki ülkedeki yatırıcımlar için gelecek vaat eden alanların önemini vurguladı.
Enerji alanında, her iki taraf da yakın işbirliği ve OPEC + ülkelerinin küresel petrol piyasasının istikrarını artırmaya yönelik çabalara övgüde bulunarak, işbirliğini sürdürmenin önemi ile OPEC + anlaşmasına uyulması gerektiğinin altını çizdi. Görüşmede ayrıca petrol, gaz ve petrokimya sektörlerindeki ortak fırsatlarda işbirliğinin önemine değinilerek, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanlarında işbirliğinin yanı sıra elektrik ara bağlantısı, elektrik enerjisi, ticaret borsası, yapay zeka, dijital dönüşüm, siber güvenlik, sanayi ve ileri teknolojiden yararlanarak petrol ürünlerinin ticareti alanında işbirliğinin güçlendirilmesi ele alındı.
İklim değişikliğinin de ele alındığı görüşmede, taraflar Suudi Arabistan’ın G20 başkanlığı sırasında dairesel karbon ekonomisi yaklaşımının uygulanmasına ilişkin mevcut işbirliğini geliştirmek istediğini bildirdi. Mevcut ve yenilikçi teknolojiler aracılığıyla sera gazı emisyonlarının zorluklarını ele almak ve yönetmek için kapsamlı bir çerçeve G20 grubu tarafından onaylanmıştı.
BAE, Suudi Arabistan Veliaht Prensi tarafından iklim değişikliğiyle mücadele amaçlı başlatılan Yeşil Ortadoğu Gişimi’nin yerel, bölgesel ve küresel kazanımlarının kapsamlılığına övgüde bulundu. Suudi tarafı ise, 2023 yılında İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi COP 28 Taraflar Konferansı’na BAE’nin ev sahipliği yapacak olmasından övgüyle bahsederek, özellikle iklim değişikliğinin yansımalarıyla başa çıkmak için uluslararası çabaları yoğunlaştırmaya çalışan konferansın karbon ayırma, yeniden kullanım, geri dönüşüm ve jeolojik depolamada kullanılan son teknolojilere atıfta bulundu.
Taraflar,  ayrıca sağlık, turizm, gıda güvenliği ve insani gelişme, özellikle gençlik ve kadınların iş hayatına dahil edilmesi gibi çeşitli alanlarda işbirliğinin güçlendirilmesine değinirken, Muhammed bin Selman, Expo 2020 Dubai kapsamındaki çalışmalardan ötürü BAE’yi tebrik etti. Abu Dabi Veliaht Prensi ise BAE’nin Suudi Arabistan'a Expo 2030’a ev sahipliğine verdiği desteği teyit etti.

El-Ula Bildirgesi
Suudi Arabistan ve BAE, 5 Ocak 2021'de yayınlanan ve Aralık 2015'te yapılan KİK 36’ıncı Yüksek Konsey oturumunda belirli bir takvim ve dikkatli bir takip süreci sonunda onaylanan, ekonomik birlik bileşenlerinin tamamlanması, iki ortak savunma ve güvenlik sistemi kurulması ve ortak bir dış politika geliştirilmesi de dahil olmak üzere Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in vizyonunun tam ve doğru bir şekilde uygulanması şart koşan el Ula Bildirgesi’nin içeriğine vurgu yaptı.

Filistin
Bölgesel ve uluslararası arenada her iki ülkeyi ilgilendiren gelişmeleri ele alan taraflar, konumlarını kendi çıkarlarına hizmet etmenin yanı sıra güvenlik ve istikrarı destekleyecek ve geliştirecek koordineye atıfta bulundu.
Taraflar, Filistin halkının Arap Barış Girişimi, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Madrid Konferansı’nın yanı sıra mutabık kalınan diğer uluslararası referanslara uygun olarak başkenti Doğu Kudüs olan 4 Haziran 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devleti kurulması ve tüm meşru haklarını elde etmesine verdiği desteği kaydetti.

Yemen
Yemen konusunda her iki ülkenin Yemen krizine kapsamlı bir siyasi çözüm bulma çabalarını sürdürme konusunda aynı görüşte olduğu aktarılarak, Yemen’in birlik ve bütünlüğünü koruyan, egemenlik ve bağımsızlığına saygı duyan, iç işlerine müdahaleyi reddeden Kapsamlı Ulusal Diyalog Konferansı, BMGK’nın 2216 sayılı kararı ve Suudi Arabistan’ın Yemen krizini sona erdirme girişimine vurgu yapıldı. Her iki taraf, Riyad Anlaşması’nın uygulanmasının tamamlanması gerektiğini vurgulayarak İran destekli terörist Husi milislerin Suudi Arabistan’daki sivil yerleşim yerlerini hedef almaya devam etmesi kınadı.

Lübnan, Irak ve Sudan
Suudi Arabistan ve BAE, Lübnan'daki krizin aşılması için kapsamlı siyasi ve ekonomik reformların gerekliliğine değinerek, Lübnan’ın herhangi bir terör eylemi için bir üs, Hizbullah gibi bölge güvenliği ve istikrarını hedef alan örgütler için kuluçka merkezi veya bölge ile dünya toplumlarının güvenliğini tehdit eden uyuşturucunun kaynağı olmaması konusunda vurgu yaptı. Irak’taki seçim süreci başarısını memnuniyetle karşılayan taraflar, Irak'ın güvenliği, istikrarı ve gelişiminin yanı sıra terörün ortadan kaldırılması ve dış müdahalenin durdurulması için çalışmaya devam edecek bir Irak hükümetinin kurulmasını temenni etti. Her iki taraf ayrıca Sudan'daki geçiş aşamasına ilişkin Sudanlı tarafların vardıkları mutabakatı memnuniyetle karşılayarak,  Sudan'da güvenlik ve istikrarı sağlayacak her şeye sürekli desteklerinin yanı sıra Sudan halkına istikrar ve refah dileklerini bildirdi.

İran ve Afganistan
İyi komşuluk ve BM kararlarının yanı sıra içişlerine saygı ilkelerine vurgu yapılarak, İran'ın nükleer ve füze dosyasının bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde ve ciddiyetle ele alınmasının önemi vurgulandı. Taraflar, bölge ülkelerinin çıkarlarını, güvenliğini ve istikrarını dikkatte almaya çağırdı. Afganistan konusunun da ele alındığı açıklamada, Suudi Arabistan ve BAE güvenlik ve istikrar ile insani yardım çalışmalarının desteklenmesi gerektiği ifade edilirken, Afganistan’da teröristler ve radikal gruplar için güvenli sığınakların varlığına izin verilmemesi gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, BAE tarafı, Suudi Arabistan'ın 19 Aralık'ta Pakistan'da yapılacak Afganistan'daki durumu görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) olağanüstü bakanlar toplantısına davetini takdir etti. Diğer yandan Suudi Arabistan da BAE’nin Afganistan’daki tahliye operasyonlarındaki çabalarına övgüde bulundu.

Suriye ve Libya
Her iki ülke, Suriye’de ‘siyasi çözümün’ tek seçenek olduğunu teyit ederek, bu bağlamda, başta 2254 sayılı Güvenlik Konseyi kararı olmak üzere ilgili uluslararası kararların uygulanmasının yanı sıra birlik, egemenlik ve toprak bütünlüğünü tehdit eden bölgesel müdahale ve projelerin durdurulması için Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisinin çabalarını destekliyor. Taraflar, Suriye’deki uluslararası insani yardım çabalarını destekleme gereğini vurgulayarak, Suriye halkına desteklerini bildirdi. Libya konusunda ise her iki taraf, Libya ve BM'nin üzerinde mutabık kaldığı siyasi sonucun uygulanmasını destekleme çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, Libya halkının birlik, barış ve istikrar özlemlerini gerçekleştirme çağrısında bulundu. Ayrıca paralı askerler ve yabancı güçlerin Libya’dan geri çekilmesi vurgusu yapıldı.
Ziyaret sonrası Suudi Arabistan Veliaht Prensi, sıcak karşılama, misafirperverlik ve beraberindeki heyet adına Al Nahyan’a teşekkürlerini iletirken, Abu Dabi Veliaht Prensi de Muhammed bin Selman’a ve Suudi Arabistan halkına teşekkür etti.



Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar
TT

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan, Pakistan’da ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdürmeye devam ediyor. Bu adım Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda atıldığı belirtildi.

Söz konusu destek, iki ülke arasındaki köklü tarihi ilişkiler ve güçlü iş birliği bağlarının bir devamı niteliğinde. Bu çerçevede, Suudi Arabistan’ın Pakistan Merkez Bankası’ndaki 5 milyar dolarlık mevduatının vadesinin uzatılmasına karar verildi. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı hbaere göre 3 milyar dolarlık ek bir mevduat sağlanacak.

Bu nitelikli finansal desteğin, Pakistan ekonomisinin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırması ve mali esnekliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, Pakistan halkının yaşam koşullarına olumlu yansıması bekleniyor. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a her koşulda destek olma yönündeki kararlı tutumunun altı çizilirken, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapıldı.

Öte yandan Pakistan Merkez Bankası, perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 milyar dolarlık paketin bir parçası olarak Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolar aldığını duyurdu. Bu gelişmenin, ülkenin döviz rezervlerine kısa vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Bu açıklama, Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb’in Washington’da, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları marjında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Aurangzeb, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a 3 milyar dolarlık ek destek sağlayacağını ifade etmişti. Ayrıca, mevcut 5 milyar dolarlık Suudi mevduatının artık yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağını, daha uzun vadeli olarak uzatılacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a ekonomik kriz dönemlerinde destek sağlama konusunda geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 2018 yılında sağlanan ve mevduatlar ile ertelenmiş petrol ödemelerini içeren 6 milyar dolarlık destek paketi dikkat çekiyor.


Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
TT

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, bugün Emirlik Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bölgesel ve uluslararası durumdaki son gelişmeleri, özellikle de Ortadoğu’daki gelişmeleri ele aldılar.

Toplantının başında Şeyh Tamim, Pakistan Başbakanı ve beraberindeki heyeti karşılayarak, Pakistan'ın gerilimi azaltma çabalarını destekleme ve bölgesel güvenlik ve barışa hizmet edecek şekilde diplomatik diyaloğu güçlendirme konusunda üstlendiği role takdirlerini vurguladı.

Pakistan Başbakanı ise ülkesinin Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınadığını yineleyerek, Pakistan’ın Katar’ın egemenliğini korumak, güvenliğini ve istikrarını sağlamak için aldığı tedbirlere tam dayanışma ve verdiği desteği vurguladı.

Toplantı sırasında her iki taraf da bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, özellikle de hayati önem taşıyan deniz koridorları üzerinden enerji tedarik zincirlerinin kesintisizliğini korumak için sükunet sürecini desteklemenin ve uluslararası koordinasyonu güçlendirmenin gerekliliğini belirtti.

Toplantı sırasında, iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkileri ile bu ilişkilerin geliştirilme yolları da gözden geçirildi; bu, iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirecek ve ikili iş birliği için yeni ufuklar açacaktır.

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, her iki taraf da ortak ilgi alanına giren güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve özellikle son olayların bölge güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

Pakistan Başbakanı, bugün çalışma ziyareti için Doha'ya geldi. Doha Uluslararası Havalimanı'na vardığında, kendisi ve beraberindeki heyet, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el Muraikhi tarafından karşılandı.


Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.