İsrail ordusunun "İran'ın Fordo Nükleer Tesisini vurmasının mümkün olmadığı" iddiası

(AA)
(AA)
TT

İsrail ordusunun "İran'ın Fordo Nükleer Tesisini vurmasının mümkün olmadığı" iddiası

(AA)
(AA)

İsrail ordusunun, İran'daki bazı nükleer tesisleri vuracak silahlara sahip olmasına rağmen Kum kentindeki Fordo Nükleer Tesisini hedef almasının mümkün olmadığı iddia edildi.
İsrail devlet televizyonu Kan'da yer alan ordu raporunda, ülke içinde ve bölgede 2021 yılında icra edilen güvenlik konularına dikkat çekildi.
İsrail Hava Kuvvetlerinin, İran'ın İsfahan kentindeki Natanz Nükleer Tesisini vurabilecek güçteki ağır mühimmatlara sahip olduğu öne sürülen raporda, "Ama Fordo Nükleer Tesisi ise dağın dibindeki yer altında son derece korunaklı durumda" ifadeleri yer aldı.
Ön cephedeki Lübnan, Suriye ve Gazze'yle savaş için gerekli hazırlıklar olmadan İran'a saldırının mümkün olmadığına işaret edilen raporda, bu nedenle de İsrail ordusunun hava kuvvetlerini gerekli hava savunma sistemleriyle donattığı ve kara kuvvetlerine gerekli takviyeler yaptığına değinildi.
İsrail'in 10 yıl önce İran nükleer tesislerini vurabilecek imkanlara sahip olduğu ancak o sırada siyasi makamların bu yönde bir karar almadığı aktarılan raporda, halihazırda ise İran'ın Rusya'dan aldığı S-300 bataryalarının kullanımı başta olmak üzere hava savunma sistemlerini güçlendirdiği ifade edildi.
İsrail ordusunun saldırı düzenleme ihtimalinin bir parçası olarak Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'nin saldırı planları hazırlığı için talimat verdiğine vurgu yapılan raporda, İran'ın 2 yıl içinde nükleer bomba elde edebileceği belirtildi.
İsrail ordusunun Lübnan hava sahasını genel anlamda özgürce kullanabildiği ancak son bir yılda bölgeye gelen hava savunma sistemlerinin engeller oluşturduğu belirtilen raporda, Lübnan'daki İran destekli Hizbullah'ın hassas füze elde etme projesini engellemenin önemsendiğine dikkat çekildi.
Suriye topraklarındaki onlarca hedefin geçen yıl vurulduğu aktarılan raporda, 2021 yılında Beşşar Esed rejimine bağlı ordunun İsrail savaş uçaklarına karşı kullandığı füzelerin sayısında artış görüldüğü vurgulandı.
Raporda ayrıca, Arap ülkeleri ile varılan normalleşme sayesinde ABD ordusunun himayesinde İsrail-Arap ülkeleri arasında askeri iş birliğinin mümkün hale geldiği ifade edildi.



Trump, ABD havaalanlarına göçmenlik polisi konuşlandırmakla tehdit etti

Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)
Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)
TT

Trump, ABD havaalanlarına göçmenlik polisi konuşlandırmakla tehdit etti

Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)
Başkan Donald Trump, 19 Mart 2026 Perşembe günü Washington'daki Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile akşam yemeği sırasında konuşma yaptı (AP)

Başkan Donald Trump dün, kısmi hükümet kapanması nedeniyle maaş alamayan uzman personel eksikliği yüzünden saatlerce uzayabilen bekleme sürelerine karşılık, ABD havaalanlarındaki güvenlik kontrollerini devralmaları için Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanlarını görevlendirmekle tehdit etti.

Cumhuriyetçi başkan, Truth Social adlı sosyal medya platformunda şunları yazdı: "Aşırı solcu Demokratlar, ülkemizin ve özellikle havaalanlarımızın yeniden özgür ve güvenli olmasını sağlayacak bir anlaşmayı derhal imzalamazlarsa, parlak ve vatansever Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza görevlilerimizi havaalanlarına göndereceğim ve onlar güvenliği devralacaklar."

wefrgt
ABD'nin Georgia eyaletindeki bir havaalanında yolcular güvenlik kontrol noktasında bekliyor (EPA)

ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında göçmenlik yönetimi uygulamaları konusunda yaşanan anlaşmazlığın da etkisiyle, fonlarının onaylanmaması nedeniyle 14 Şubat'ta kısmi bir kapanmaya girdi ve bu kapanmanın uzun süre devam etmesi bekleniyor.


İsrail, Tahran'da nükleer araştırma için kullanılan bir üniversite tesisini bombaladığını duyurdu

Çarşamba günü şafak vakti Tahran'ın kuzeyindeki Zaferaniye bölgesine hava saldırısı düzenlendi (sosyal medya)
Çarşamba günü şafak vakti Tahran'ın kuzeyindeki Zaferaniye bölgesine hava saldırısı düzenlendi (sosyal medya)
TT

İsrail, Tahran'da nükleer araştırma için kullanılan bir üniversite tesisini bombaladığını duyurdu

Çarşamba günü şafak vakti Tahran'ın kuzeyindeki Zaferaniye bölgesine hava saldırısı düzenlendi (sosyal medya)
Çarşamba günü şafak vakti Tahran'ın kuzeyindeki Zaferaniye bölgesine hava saldırısı düzenlendi (sosyal medya)

İsrail ordusu dün, Tahran'da nükleer silah bileşenleriyle bağlantılı "stratejik araştırma ve geliştirme" merkezi olarak kullanıldığını söylediği bir üniversite tesisini bombaladığını duyurdu.

Ordunun yaptığı açıklamada, “Tahran’da gerçekleştirilen son hava saldırıları kapsamında, Hava Kuvvetleri İran’ın askeri sanayileri ve balistik füze programına ait stratejik bir araştırma ve geliştirme tesisine daha saldırdı” denildi.

Açıklamada, İran’ın başkentindeki Malik Aştar Teknoloji Üniversitesi’nde bulunan tesisin, “İran rejiminin askeri sanayileri ve balistik füze programı tarafından nükleer silah ve diğer silahların üretimi için gerekli bileşenlerin geliştirilmesi amacıyla kullanıldığı” belirtildi.

devfe
Çarşamba sabahı erken saatlerde Tahran'ın kuzeyindeki Zaferaniye bölgesine düzenlenen hava saldırısının ardından duman yükseliyor (sosyal medya)

Üniversitenin "İran Savunma Bakanlığı'na bağlı olduğunu ve nükleer programın ve balistik füzelerin geliştirilmesine on yıllardır yaptığı katkılar nedeniyle uluslararası yaptırım listelerinde yer aldığını" belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Batı ülkeleri yıllardır İran'ı nükleer silah geliştirmeye çalışmakla suçluyor; Tahran ise bu iddiaları reddediyor.


20 ülke, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını teyit etti

12 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin azalması nedeniyle Umman sahil güvenlik gemisi bölgeyi izliyor (Reuters)
12 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin azalması nedeniyle Umman sahil güvenlik gemisi bölgeyi izliyor (Reuters)
TT

20 ülke, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını teyit etti

12 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin azalması nedeniyle Umman sahil güvenlik gemisi bölgeyi izliyor (Reuters)
12 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin azalması nedeniyle Umman sahil güvenlik gemisi bölgeyi izliyor (Reuters)

Yirmi ülke Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına yönelik çabalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını ifade ederken, aynı zamanda İran'ın stratejik su yolunu kapatmasını kınadı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya, Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Bahreyn ve Litvanya ortak bildiride, "Boğazdan güvenli geçişi sağlamak için gerekli çabalara katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz" diyerek, "Katılımcı ülkelerin hazırlık planlamasına olan bağlılığını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.

Açıklama şöyle devam etti: “İran'ın Körfez'de silahsız ticari gemilere yönelik son saldırılarını, petrol ve doğalgaz tesisleri de dahil olmak üzere sivil altyapıya yönelik saldırılarını ve İran güçleri tarafından Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapatılmasını en güçlü şekilde kınıyoruz.”

28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırısından bu yana Tahran, Körfez ülkelerindeki hedeflere ve boğazdan geçen kargo gemilerine saldırılar düzenliyor.

Şarku’l Avsat’ın Analiz firması Kpler'den aktardığına göre, 1-19 Mart tarihleri ​​arasında Hürmüz Boğazı'ndan sadece 116 kargo gemisi geçti. Bu, savaş öncesi seviyelere göre %95'lik bir düşüş anlamına geliyor. Dünyanın petrol ve doğalgazının %20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen işlevsiz hale gelmesi ve Ortadoğu'daki petrol ve doğalgaz tesislerine yönelik saldırılar, fiyatlarda önemli bir artışa yol açtı.

Bildiriyi imzalayan ülkeler açıklamayı şöyle dürdürdü: "Petrol ve doğalgaz tesisleri de dahil olmak üzere sivil altyapıya yönelik saldırıların derhal ve kapsamlı bir şekilde durdurulması çağrısında bulunuyoruz."