Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik saldırısı geniş çapta kınandı

Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)
Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)
TT

Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik saldırısı geniş çapta kınandı

Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)
Husi milislerin hedef aldığı Musaffah Sanayi Bölgesi’nden bir görüntü (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen’deki İran destekli Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik 3 kişinin ölmesine, 6 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısının cezasız kalmayacağını bildirdi.
Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Husi milislerin BAE topraklarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırısını kınıyoruz. Bu saldırı cezasız kalmayacak. BAE, bu terör saldırılarına ve gerilimin tırmandırılmasına karşı cevap hakkını saklı tutmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Söz konusu saldırının, uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanan açıklamada, uluslararası topluma sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan bu terör saldırılarını kınama çağrısı yapıldı.
Açıklamada ayrıca, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara da acil şifa temennisinde bulunuldu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Abu Dabi Veliaht Prensi telefonda görüştü
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, dün Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşme, bölgesel meseleler ve ortak çıkar konularına odaklandı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, terörist Husi milislerin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik terör saldırılarını kınadığını ifade etti. BAE’deki saldırıda hayatını kaybedenler için taziye ve yaralılar için de acil şifa dileklerini iletti.
İki lider, ülkelerini hedef alan bu terör eylemlerinin, ‘Yemen’de kardeş halkı öldüren şer ve terör güçleri tarafından gerçekleştirilen saldırıları engellemeye devam etme’ yönündeki kararlılıklarını artıracağını vurguladı.
Görüşmede, Husilerin bölgenin güvenlik ile istikrarını bozmak ve bölgede kaosu yaymak için sefil ve başarısız girişimleriyle terör eylemlerine devam ettiğine dikkat çekilerek, uluslararası toplumun bölgesel ve küresel barış ile güvenliği tehdit eden bu terör suçlarını reddetmesi ve kınaması gerektiği ifade edildi.
Abu Dabi Veliaht Prensi, Muhammed bin Selman’ın iki ülkeyi ve halkı birleştiren sağlam bağları ve teröre karşı koyma kararlılıklarını doğrulayan samimi duygular için derin teşekkürlerini dile getirdi.

Ne olmuştu?
Abu Dabi polisi, dün petrol firması ADNOC’un depolama tesisleri yakınındaki Musaffah Sanayi Bölgesi’nde petrol yakıtı taşıyan üç tankerde patlama meydana geldiğini ve Abu Dabi Uluslararası Havaalanı’ndaki bir şantiyede küçük bir yangın çıktığını bildirdi.
Ön incelemelere göre, söz konusu iki bölgeye düşerek patlama ve yangına neden olmuş olabilecek silahlı insansız hava araçlarına (SİHA) benzer ‘küçük bir uçak’ görüldü.
Abu Dabi polisi, akaryakıt tanklarının patlaması sonucu Hindistan ve Pakistan vatandaşı 3 kişinin öldüğünü, 6 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Karkaş: Saldırı şeffaflıkla ele alınıyor
BAE Devlet Başkanı’nın Diplomasi Danışmanı Enver Dr. Karkaş, ülkedeki ilgili makamların Abu Dabi’deki bazı sivil tesislere yapılan Husi saldırısını şeffaflık ve sorumlulukla ele aldığını açıkladı.
Dr. Karkaş, terörist Husi milislerin bölge güvenliğine zarar verdiğini de vurguladı.
Husi milislerin Abu Dabi’ye yönelik terör saldırısı geniş tepkiler aldı.

Suudi Arabistan’dan kınama
Suudi Arabistan, Husi milislerin bir sanayi bölgesi ve Abu Dabi Uluslararası Havaalanı’nı hedef alarak 3 kişinin ölmesine, 6 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını tehdit eden her şey karşısında kardeş BAE’nin yanında olduğu ifade edildi.
Açıklamada, şer güçleri Husi milislerin arkasında olduğu bu terör saldırısının, söz konusu terör örgütünün taşıdığı tehlikeye ilaveten, bölge ve dünyada güvenlik, barış ve istikrara yönelik tehdidini yeniden teyit ettiğine vurgu yapıldı.
Suudi Arabistan’ın, Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu aracılığıyla Husi milislerin tüm terör eylemi ve girişimlerine karşı koymaya edeceğinin altı çizildi.
Açıklamaya göre, Suudi Arabistan kurbanların aileleri, BAE hükümeti ve kardeş halkına en içten taziyelerini ileterek, bu saldırıda yaralanan herkese acil şifalar diledi.

Suudi Bakan BAE’li mevkidaşı ile görüştü
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BAE’li mevkidaşı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi yaptı.
Prens Faysal, terörist Husi milislerin BAE topraklarındaki sivil alanlar ve tesislere yönelik terörist saldırısını ülkesinin güçlü bir şekilde kınadığını dile getirdi.

Fas Kralı ve Bakanlık saldırıyı kınadı
Fas Kralı 6. Muhammed, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, BAE’deki masum sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan terörist Husi milislerin saldırısını kınadı.
Kral 6.Muhammed, Husi milisler ve arkasındakilerin terör saldırıları karşısında BAE’nin toprakları ve vatandaşlarını savunmak için attığı tüm adımlara ülkesinin verdiği desteği dile getirdi.
Dışişleri, Afrika İşbirliği ve Yurtdışında Yaşayan Faslılar Bakanlığı ise, “Fas, Kralı, hükümeti ve halkı, Husiler tarafından Musaffah sanayi bölgesine ve Abu Dabi Havaalanı’na düzenlenen menfur saldırıyı şiddetle kınıyor” şeklinde bir açıklama yaptı.

Cezayir’den kınama
Cezayir, Abu Dabi Havaalanı’nı hedef alan saldırıları kınayarak, bu kardeş ülke ve bölgede güvenlik ve istikrarı zedeleyecek tüm eylemleri kesinlikle reddettiğini yineledi.
ABD’den kınama geldi
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, dün BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile telefonda görüştü.
Blinken, Abu Dabi’deki saldırıyı kınarken, BAE halkıyla dayanışma içinde olduklarını söyledi ve hayatını kaybedenler için baş sağlığı diledi.

Mısır Dışişleri Bakanı BAE’li mevkidaşını aradı
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, BAE Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin Husi milisler tarafından BAE ve vatandaşlarının güvenlik ve istikrarını hedef alan terör eylemini kınadığını bildirdi.
Şukri ayrıca, Mısır’ın BAE’nin herhangi bir terör eylemiyle başa çıkmak için aldığı tüm önlemlere verdiği desteği de dile getirdi.

Bahreyn kınadı
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, olayı uluslararası insancıl hukuk ve tüm uluslararası yasaların ihlalini oluşturan korkakça bir terör saldırısı olarak nitelendirerek kınadı.
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında saldırının BAE egemenliğinin apaçık ihlali olduğunu belirtilerek, bu eylemlerle mücadelede BAE’nin atacağı tüm adımların desteklendiği ifade edildi.

Kuveyt de saldırıyı kınadı
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak, güvenlik ve istikrarını korumak için attığı tüm adımlarda BAE’ye verilen desteği vurguladı.
Bakanlık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Husi milislerin saldırgan davranışlarına son vermesi ve uluslararası barış ve güvenliği koruması çağrısında bulundu.

Katar’dan kınama
Katar Dışişleri Bakanlığı da, ölüm ve yaralanmalara neden olan saldırıyı şiddetle kınayarak, bunu uluslararası normlara ve yasalara aykırı bir terör eylemi olarak nitelendirdi.
Açıklamada, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifa, BAE ve halkına ise güvenlik ve istikrar temennisinde bulunuldu.

Umman: BAE’nin yanındayız
Umman, BAE ile dayanışmasını ve güvenlik ile istikrarını korumak için aldığı önlemlere verdiği desteği bildirdi.

Yemen Abu Dabi ve Suudi Arabistan’ın hedef alınmasını kınadı
Yemen, Husi milislerin Abu Dabi’yi SİHA’lar ile hedef almasının yanı sıra Suudi Arabistan’ın güneyine 8 SİHA göndermesini kınadı.
Yemen Dışişleri Bakanlığı kınama açıklamasında, “Bu saldırı, İran destekli Husilerin Marib ve Şebve cephelerindeki yenilgilerinin ardından yaşadığı kafa karışıklığı ve hayal kırıklığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

KİK: Saldırı hesap verebilirliği gerektiren bir savaş suçudur
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, Abu Dabi Havaalanı’nı hedef alan terör saldırısını kınadı.
Dr. Hacraf, saldırıyı sivillerin hayatını tehlikeye atan, uluslararası hukuk ve insancıl hukuka göre hesap verebilirliği gerektiren bir savaş suçu olarak nitelendirdi.

Guterres’ten kınama ve azami itidal çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Husilerin saldırını kınayarak, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası insancıl hukuk tarafından yasaklandığını hatırlattı.
Guterres, Yemen’de yaklaşık altı yıldır devam eden çatışmaya dahil olan tüm tarafları azami itidal göstermeye ve bölgede artan gerilimler arasında herhangi bir tırmanışı önlemeye çağırdı.
Yemen’deki çatışmanın askeri bir çözümü olmadığını vurgulayan Guterres, tarafları BM Yemen Özel Temsilcisi  Hans Grundberg’in siyasi süreci ilerletmek ve çatışmayı sona erdirmek amacıyla kapsamlı müzakere edilmiş bir anlaşmaya varmak için yaptığı arabuluculuk çabalarına ‘yapıcı ve ön koşulsuz’ şekilde katılmaya çağırdı.

Ürdün’den kınama
Ürdün Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, 3 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı korkak terör saldırısı olarak nitelendirerek kınadı.
Açıklamada, BAE’nin güvenliğinin, Ürdün’ün güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi.

Lübnan da kınadı
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, yayımladığı yazılı açıklamada, saldırıyı kınayarak, BAE ile dayanışma içinde olduklarını belirtti.
Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı da, saldırıyı kınayarak, egemenliği, güvenliği ve istikrarını etkileyen herhangi bir saldırı karşısında kardeş BAE halkı ve hükümetiyle olan dayanışmayı ifade etti.
Arap Parlamentosu: Husilerin BAE’ye yönelik terör saldırısı bölgenin istikrarı için açık bir tehdittir
Arap Parlamentosu, Husi milislerin Abu Dabi’de bir sanayi bölgesi ve Abu Dabi Uluslararası Havaalanı’nı hedef alarak 3 kişinin ölmesine, 6 kişinin de yaralanmasına neden olan terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
Arap Parlamentosu tarafından yapılan açıklamada, yaşananların korkakça bir terör saldırısı ve uluslararası insancıl hukuk ile tüm uluslararası yasaların açık bir ihlali olduğuna vurgu yapıldı.
BAE’nin egemenliğine açık bir saldırı olan bu terör eyleminin, terörist Husi milislerin saldırılara devam etme ısrarını kanıtladığı ifade edildi.
Açıklamada, Arap Parlamentosu’nun BAE’nin sabotaj eylemlerine karşı alınacağı tüm önlemlere verdiği destek belirtildi.
Arap Parlamentosu, uluslararası toplumu, suç eylemleriyle bölgenin güvenlik ve istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturan bu milislere karşı sağlam adımlar atmaya da çağırdı.

İİT’den kınama
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreterliği, Abu Dabi Havaalanı’nı hedef alan terör saldırısını en güçlü şekilde kınadı.
Genel Sekreterlik tarafından yapılan açıklamada, Husi milislerin sivil tesisleri hedef alarak uluslararası yasaları açıkça ihlal etmedeki ısrarı da kınandı.
İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, bu menfur saldırıyı şiddetle kınadığını dile getirerek, BAE ile dayanışma içinde olduklarını dile getirdi.



Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.


Suudi Arabistan-Pakistan görüşmelerinde gelişmeler ve ilişkiler ele alındı

TT

Suudi Arabistan-Pakistan görüşmelerinde gelişmeler ve ilişkiler ele alındı

Suudi Arabistan-Pakistan görüşmelerinde gelişmeler ve ilişkiler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü. Görüşmenin ana gündeminde, bölgedeki son durum ile İslamabad’ın ev sahipliği yaptığı ABD-İran müzakerelerine ilişkin gelişmeler yer aldı.

Cidde’de dün gerçekleştirilen görüşmede taraflar, bölgesel istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladı. Muhammed bin Selman ayrıca, Şahbaz Şerif ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in çalışmalarını takdir etti.

Görüşmede ayrıca Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki yakın ikili ilişkiler, mevcut iş birliği alanları ve bu ilişkilerin farklı sektörlerde daha da geliştirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı.

dsv
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i kabul etti. (SPA)

Muhammed bin Selman, görüşme sırasında Şahbaz Şerif’in Pakistan’da büyümeyi güçlendirmeye yönelik çabalarını ve Riyad ile İslamabad arasındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarını takdir etti.

Görüşmede Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban yer aldı. Pakistan tarafında ise Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar hazır bulundu.

d
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi. (SPA)

Şahbaz Şerif dün Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Cidde’ye ulaştı. Şerif’i, Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Suud bin Meşal bin Abdulaziz karşıladı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı dün sabah yaptığı açıklamada, Başbakan’ın üst düzey bir heyetle birlikte 15-18 Nisan tarihleri arasında Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’ye resmi ziyaretlerde bulunacağını duyurdu.

Şahbaz Şerif’e eşlik eden heyette Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Enformasyon Bakanı Ataullah Tarar, Başbakan Özel Danışmanı Tarık Fatemi ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkili yer alıyor.

Arabuluculuk çabaları

Bu gelişme, Pakistan’ın Ortadoğu’yu etkileyen savaşın ardından oluşan gerilimi sona erdirmeye yönelik ABD ile İran arasında arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı. Bu süreç, geçici ve kırılgan bir ateşkes ile İslamabad’da gerçekleştirilen ilk tur görüşmelere de zemin hazırladı.

Pakistanlı siyaset analisti Dr. Ahmed el-Kureyşi, ziyaretin amacının İslamabad’ın İran’ın müzakere sürecindeki tutumuna ilişkin değerlendirmelerini Suudi liderliğine aktarmak ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin hayati meselelerinin Tahran ile yürütülen görüşmelere dahil edilmesi gerektiğini vurgulamak olduğunu söyledi.

vfdfd
Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Suud bin Meşal bin Abdulaziz, Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’nda Şahbaz Şerif’i karşıladı. (Mekke Bölgesi Valiliği)

Suudi Arabistan ile Pakistan arasında uzun süredir devam eden güçlü ilişkiler, iki ülke arasında imzalanan stratejik anlaşmayla daha da ileri taşınmış; bu anlaşma kapsamında genişletilen savunma ortaklığı çerçevesinde, herhangi bir ülkeye yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının diğerine yapılmış sayılacağı kabul edilmişti.

Geçtiğimiz ay Pakistan Başbakanı, İran kaynaklı çatışmalar sırasında Suudi Arabistan’ın ‘dikkat çekici bir itidal’ sergilediğini belirterek, gerilimin acilen düşürülmesi gerektiğini vurgulamıştı.

12 Mart’ta Muhammed bin Selman ile Şahbaz Şerif arasında yapılan kapalı görüşmeye ilişkin Pakistan Başbakanlığı Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, İslamabad’ın Suudi Arabistan’a ‘tam dayanışma’ ve zor koşullarda destek mesajı verdiği belirtilmiş, tarafların bölgesel barış ve istikrar için birlikte çalışma konusunda mutabık kaldığı ifade edilmişti.

Çok yönlü ilişkiler

Pakistan ile Suudi Arabistan, askeri-stratejik iş birliğinden ekonomik çıkarlara ve enerji tedarikine kadar uzanan çok boyutlu ve köklü ilişkilere sahip.

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı dün daha önceki gelişmeler kapsamında Pakistan’a 3 milyar dolar tutarında ek mevduat taahhüdünde bulunduğunu ve mevcut 5 milyar dolarlık finansman paketinin süresini üç yıl daha uzattığını açıkladı.

sdfvfd
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede... 12 Mart 2026 (SPA)

Açıklamada ayrıca, Suudi Arabistan’ın sağladığı mevcut 5 milyar dolarlık mevduatın artık önceki yıllarda olduğu gibi yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağı, bunun yerine daha uzun vadeli bir çerçevede devam edeceği belirtildi.

11 Nisan’da ise Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, iki ülke arasındaki ortak savunma iş birliği anlaşması kapsamında Pakistan’ın Suudi Arabistan’a güvenlik desteği sağlamak üzere askeri birlikler ve savaş uçakları gönderdiğini doğrulamıştı.


Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı, 2026 Kral Faysal Ödülleri kazananlarını onurlandırdı

2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)
2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)
TT

Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı, 2026 Kral Faysal Ödülleri kazananlarını onurlandırdı

2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)
2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananları (SPA)

Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Muhammed bin Abdurrahman bin Abdulaziz dün akşam 2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri kazananlarını onurlandırdı. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in himayesinde başkent Riyad’da düzenlenen törene prensler, yetkililer, Suudi Arabistan’daki diplomatik misyon temsilcileri ile dünyanın farklı bölgelerinden aydınlar ve düşünürler katıldı.

Törende konuşan Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Turki bin Faysal bin Abdulaziz, Kral Selman’a ödüle verdiği destekten dolayı teşekkür etti ve Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı’nın törene katılımını takdirle karşıladı.

Prens Turki bin Faysal, “Kral Faysal Ödülleri’nde bilimi onurlandırmayı ve insanlığın refahı için çalışan bilim insanlarını takdir etmeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşımda ülkemizin vizyonunu ve liderliğimizin halkına, bölgeye ve dünyaya hizmet etmeyi esas alan yönelimini örnek alıyoruz” ifadelerini kullanarak kazananları tebrik etti.

Kral Faysal Ödülleri Genel Sekreteri Dr. Abdulaziz es-Sebil ise, ‘İslam’a hizmet, İslami çalışmalar, Arap dili ve edebiyatı, tıp ve bilim’ alanlarında insanlığa katkı sağlayan öncü çalışmaları dolayısıyla yedi kazananı tanıttı.

sdvds
2026 Uluslararası Kral Faysal Ödülleri’nin kazananları, dün Riyad’da düzenlenen törenle onurlandırıldı. (SPA)

‘İslam’a hizmet’ ödülü iki isme verildi. Ödülü kazananlardan Abdullatif el-Fevzan, kalkınma ihtiyaçlarıyla bağlantılı nitelikli girişimleri desteklemeye dayanan özgün bir hayırseverlik yaklaşımı benimsemesi ve insani projelerin geliştirilmesi amacıyla Ecvad Vakfı’nı kurması dolayısıyla ödüle layık görüldü.

Ödülü kazanan diğer isim Mısır’daki el-Ezher Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Ebu Musa oldu. Ebu Musa, özellikle Kur’an’ın i‘cazını açıklamaya odaklanan belagat alanı başta olmak üzere Arap dili üzerine 30’dan fazla eser kaleme alması, Ezher Büyük Alimler Heyeti’nin kurucu üyeleri arasında yer alması, çok sayıda uluslararası bilimsel etkinliğe katılması ve Ezher Camii’nde klasik eserlerin şerhine yönelik yüzlerce ders vermesi nedeniyle ödüle layık görüldü.

‘İslami çalışmalar’ ödülü ise konusu ‘İslam dünyasında ticaret yolları’ olan çalışmalarıyla Dr. Abdulhamid Hammude’ye verildi. Fayoum Üniversitesi öğretim üyesi olan Hammude, İslam dünyasındaki kara ve deniz ticaret yollarını, bunların ağlarını ve uzantılarını; Doğu İslam coğrafyası, Irak, İran, Arap Yarımadası, Şam, Mısır ve Sahra bölgelerini kapsayacak şekilde bütüncül ve analitik bir yaklaşımla ele alan çalışmalarıyla öne çıktı.

sdvds
Uluslararası Kral Faysal Ödülleri, insanlığa hizmet etmeye ve bilgi birikimini artırmaya katkıda bulunan öncü başarıların takdir edilmesi amacıyla veriliyor. (SPA)

Aynı ödülü kazanan diğer isim ise Ürdün’deki Haşimi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Hüseyin oldu. Hüseyin, doğrudan arkeolojik saha çalışmaları ve GPS tabanlı hassas konumlandırma verileriyle desteklenen araştırmaları, ayrıntılı analitik haritalarla güçlendirilmiş bulguları ve Kur’an metni ile coğrafi-saha verilerini birleştiren yöntemiyle öne çıktı. Bu yaklaşımıyla Mekke kervan yolu olarak bilinen İlaf yolunu coğrafi ve tarihsel bağlamı içinde bilimsel bir perspektifle ele alan Hüseyin’in çalışması, Arap Yarımadası’ndaki erken dönem ticaret yollarının belgelenmesine önemli katkı sağladı.

‘Arap dili ve edebiyatı’ ödülü ise konusu ‘Fransızca yazılan Arap edebiyatı’ olan çalışmalarıyla Pierre Larcher’e verildi. Aix-Marseille Üniversitesi öğretim üyesi olan Larcher, Arap edebiyatını Fransız okuyuculara özgün ve yenilikçi bir yaklaşımla sunması, klasik Arap şiiri üzerine yüksek düzeyli akademik çalışmaları ve bu eserleri Fransız kültürel bağlamına uygun şekilde aktarmasıyla takdir topladı. Ayrıca, Muallakat’ın Fransızcaya çevirileri ve cahiliye dönemi şiirine yönelik bilimsel incelemeleri, onun eleştirel projesinin önemli parçaları olarak öne çıktı.

fdvfd
Kral Faysal Araştırma ve İslam Çalışmaları Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Turki bin Faysal, ödülün insanlığa mutluluk getirmek için çalışan bilim insanlarını onurlandırdığını belirtti. (SPA)

‘Tıp’ ödülü, bu yıl ‘obezite tedavilerinde etkili keşifler’ temasıyla Prof. Dr. Svetlana Mojsov’a verildi. ABD’deki Rockefeller Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Mojsov, insan vücudunda pankreas, kalp ve beyinde reseptörleri bulunan biyolojik olarak aktif glukagon benzeri peptit GLP-1’in bir hormon olarak işlevini ortaya koyan öncü çalışmalarıyla ödüle layık görüldü. Biyokimya alanında ileri teknikler kullanan Mojsov’un çalışmaları, bu hormonun insülin salgısını güçlü biçimde tetiklediğini gösteren ayrıntılı fizyolojik araştırmaları da içeriyor. Bu bulguların, diyabet ve obezite tedavisinde yeni bir ilaç sınıfının geliştirilmesine önemli katkı sağladığı belirtiliyor.

‘Bilim’ ödülü ise bu yıl matematik alanındaki çalışmalarıyla Prof. Dr. Carlos Kenig’e verildi. ABD’deki Chicago Üniversitesi öğretim üyesi olan Kenig, özellikle doğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemler üzerine yaptığı analiz çalışmalarıyla modern matematikte önemli bir dönüşüme katkı sundu. Geliştirdiği yöntemlerin bugün yaygın biçimde kullanıldığı, akışkanlar mekaniğinden fiber optik teknolojilere ve tıbbi görüntülemeye kadar birçok alanda yeni araştırma imkânları açtığı ifade edildi.