BM, depremin yaşandığı Afganistan'a yardım ekibi gönderdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BM, depremin yaşandığı Afganistan'a yardım ekibi gönderdi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Sözcüsü Laerke, Afganistan'ın Badgis vilayetinde meydana gelen depremin ardından hasar tespit değerlendirmesi yapmak ve insani yardım ulaştırmak için bölgeye ekip gönderildiğini duyurdu.
BM'nin Cenevre Ofisindeki basın toplantısında konuşan Sözcü Jens Laerke, Badgis'te bugün meydana gelen 5,3 büyüklüğündeki depremin ardından, son durumu değerlendirdi.
İlk belirlemelere göre depremde 26 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı ve yüzlerce evin hasar gördüğünü aktaran Laerke, depremden önce başlayan aşırı yağışların, vilayetteki kerpiç evleri sarsıntıya karşı zayıf hale getirdiğinin altını çizdi.
Laerke, "Evi yıkılan veya hasar gören insanlar akrabaları veya komşularına sığınmış durumdalar. Bölgeden gelen haberlere göre afetten etkilenenler yemek, barınak ve ısınma yardımlarına acil ihtiyaç duyuyor" dedi.
BM'ye bağlı ekibin yanı sıra diğer bazı kuruluşların da bölgede olduğunu kaydeden Laerke, an itibarıyla afetzedelerden bir kısmına sıcak yemek, su, hijyen ve sağlık ekipmanı ulaştırıldığı bilgisini verdi.

"BM, acil yardım desteklerini Tonga'ya ulaştırabilmek için tetikte"
Sözcü Laerke ayrıca, Pasifik Okyanusu'nda yaklaşık 170 adadan oluşan Tonga'nın Hunga Ha'apai Adası'ndaki yanardağda 15 Ocak'ta yaşanan patlamaya ilişkin de son bilgileri paylaştı.
Tonga hükümetinden alınan bilgilere göre patlamaların ardından şimdiye kadar 3 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Laerke, ülkenin ana adası Tongatapu'da 100 evin hasar gördüğü ve 50 evin yok olduğunu kaydetti.
Laerke, "Patlamanın ardından Tongatapu'da altyapı hasarları ve Tonga'nın başkenti Nuku'alofa'daki su kordonlarında ciddi hasar meydana geldiğine dair bilgi aldık. Patlamanın yaşandığı Ha'apai Adaları'ndan ise hiçbir haber alınamıyor" açıklamasında bulundu.
Patlamanın ardından ülkedeki temiz su kaynaklarının en büyük endişe haline geldiğini vurgulayan Laerke, "Tonga hükümeti, su kaynaklarına kül, enkaz ve deniz suyu karışması ihtimaline karşın halka sadece şişelenmiş suları içme tavsiyesinde bulundu. Tonga yetkililerinin, bölgede tam olarak neye ihtiyaç duyulduğuna ilişkin net değerlendirme raporu bekliyoruz" dedi.
BM'nin Pasifik İnsani Yardım Ekibi'nin, afetten etkilenen bölgelere gerekli insani yardımın nasıl yapılacağına ilişkin bölgedeki insani yardım kuruluşlarıyla irtibat içinde olduğunu vurgulayan Laerke, "BM, acil yardım desteklerini Tonga'ya ulaştırabilmek için ilgili ekipler eşliğinde tetikte" ifadesini kullandı.
Laerke, BM'nin insani yardım durumuna ilişkin daha detaylı bilgi almak üzere, Tonga hükümetiyle temaslarını sürdüreceğini de hatırlattı.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.