İsrail-Türkiye yakınlaşması: Tel Aviv ‘buzları eritmeye’ yöneldi

Tel Aviv, Ankara’nın ‘Hamas’ın İsrail’e karşı faaliyetlerini’ hafiflettiğini düşünüyor.

Fotoğraf (Reuters_Arşiv)
Fotoğraf (Reuters_Arşiv)
TT

İsrail-Türkiye yakınlaşması: Tel Aviv ‘buzları eritmeye’ yöneldi

Fotoğraf (Reuters_Arşiv)
Fotoğraf (Reuters_Arşiv)

Türkiye’nin ‘Hamas’ın İstanbul’dan İsrail’e karşı yürüttüğü faaliyetlerini’ hafifletmeye başladığı hissinin ardından İsrail hükümeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirme girişimine ‘sınırlı şekilde’ yanıt verme kararı aldı. Bu kapsamda Tel Aviv’deki üst düzey bir siyasi kaynağın belirttiğine göre İsrail, donmuş ilişkileri ‘yumuşatmaya’ yöneldi.
Kaynak, İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Hertzog’un gelecek ay Türk mevkidaşının davetini kabul edeceğini ve Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya gideceğini açıkladı. Siyasi isimler, 30 Ocak’ta ‘Haaretz’ gazetesine yaptıkları açıklamada, İsrail hükümetinin, ‘bu ilişkilerin kötü geçmişi ve zaman zaman tanık oldukları ani dalgalanmalar’ nedeniyle yakın dönemde Türkiye ile ilişkilerde bir ilerleme sağlamak için net bir yön çizmekte zorlandığını belirtti. Tel Aviv’de, son zamanlarda Dışişleri Bakanlığı’nda, Naftali Bennett hükümetinde ve güvenlik birimlerinde gerçekleştirilen farklı müzakereler sırasında güçlü bir korku baş gösterdi. Öyle ki Tel Aviv, Erdoğan’ın ilişkileri iyileştirmedeki amacının ‘ülkesini tanık olduğu şiddetli ekonomik krizden kurtarmaya yardım sağlama’ olduğuna inanırken, İsrail’e göre iki ülke arasında başka bir siyasi kriz patlak verdiğinde, Türkiye’nin İsrail ile ilişkileri yeniden değişecek.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre, söz konusu siyasi isimler, Dışişleri Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu ve Mossad (dış istihbarat teşkilatı) temsilcileri arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın niyetinin sorgulanması konusunda fikir birliği olduğunu söylediler. Ayrıca İsrail deniz komandolarının Mavi Marmara gemisine saldırmasının ardından 2010 yılında Tel Aviv’e karşı başlatılan medya savaşından bu yana Türkiye’nin, yaşanan olaylar çerçevesinde nasıl davrandıklarını hatırlattılar. 2018 yılında kadar Ankara, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bombardımanlarına eleştirilerde bulunurken diplomatik bir kriz patlak verdi. Ayrıca Türkiye, İsrail büyükelçisini sınır dışı etti.
Ancak İsrailliler, Türkiye’nin kriz yılları boyunca ticaret, ekonomi ve turizm ilişkilerini sürdürmeye hevesli olduğunu belirttiler. Ayrıca Erdoğan’ın oğlunun da işlettiği denizcilik şirketi aracılığıyla bu ilişkilerde aktif olarak rol oynadığını söylediler. Şirket, Hayfa limanını Ürdün ve onun aracılığıyla Arap ülkeleriyle ticaret için ana istasyon haline getiriyor.
Cumhurbaşkanı Hertzog ve Erdoğan arasındaki olumlu görüşmelerin ardından, iki İsrailli turistin gözaltına alınması ve serbest bırakılması olayı sırasında Ankara ile yürütülen dostluk ilişkilerine atıf yapıldı. Erdoğan, İsrail’in yeni cumhurbaşkanı ile iki görüşme gerçekleştirmiş, Hertzog’u cumhurbaşkanı olarak seçilmesinden dolayı ve annesinin ölümü nedeniyle aramıştı. Öncesinde ise Hertzog, İsrailli turistleri serbest bıraktığı için Erdoğan’a teşekkürlerini iletmişti. Ayrıca Erdoğan’a teşekkürlerini ileten İsrail Başbakanı Naftali Bennett arasında ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İsrailli mevkidaşı Yair Lapid arasında da görüşmeler gerçekleşti. Öyle ki Çavuşoğlu, koronavirüse yakalanan Lapid’e sağlığının nasıl olduğunu sordu.
Ancak daha da önemlisi İsrailli yetkililer, Türk yetkililerin Hamas’ın Türkiye’deki faaliyetlerini frenlemek üzere son haftalarda ciddi bir çaba sarf ettiğine inanıyor. İsrailli yetkililer, bu çabaları ‘Erdoğan’ın ilişkileri geliştirmedeki ciddiyetinin olumlu bir göstergesi’ olarak nitelendirdi. Haaretz gazetesinin 30 Ocak’ta yayınladığı bir habere göre İsrail ile Türkiye arasında son haftalarda gerçekleşen temaslara aşina İsrailli kaynaklar, “Erdoğan, Türkiye’deki Hamas aktivistlerine karşı terörle mücadele konusunda oldukça olumlu işaretler ortaya koyuyor. Bu durum önemli. Çünkü bizim açımızdan, bizi ilişkilerimizi geliştirmekten caydıran temel konulardan biri de bu; Hamas’a ev sahipliği yapması” dedi.
Hertzog, Erdoğan ile olası görüşmesi hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak Bennett, hafta sonu İsrail gazetelerine verdiği röportajda böyle bir zirve toplantısını desteklediğini söyledi. Başbakan Bennett ayrıca, “Türkiye’nin niyetinden şüpheliyim ve Gazze’deki krizler sırasında yaşananları gördüğüm için yanılsamıyorum. Bu hareketleri iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.



Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
TT

Rutte: NATO'nun İran'la olan çatışmaya katılma yönünde "kesinlikle" hiçbir planı yok

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 1 Ekim 2024'te Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklama yaparken (AFP)

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran'a karşı ABD-İsrail askeri operasyonunu övdü ve bunun Tahran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflattığını söyledi, ancak NATO'nun operasyona bizatihi katılmayacağını vurguladı.

Brüksel'de Alman yayın kuruluşu ARD'ye konuşan Rutte, "ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde burada yaptığı şey son derece önemli çünkü İran'ın nükleer ve balistik füze yetenekleri edinme kabiliyetini zayıflatıyor" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "NATO'nun bu operasyona dahil olması veya bir parçası olması yönünde kesinlikle hiçbir plan yok; tek plan, müttefiklerin ABD'nin İsrail ile iş birliği içinde yaptığı çalışmaları mümkün kılmak için bireysel olarak ellerinden gelenin en iyisini yapmalarıdır" şeklinde konuştu.


İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
TT

İsviçre: Amerika ve İran arasındaki diplomatik kanalımız açık kalmaya devam ediyor

Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )
Swiss International Air Lines'a ait bir uçak Cenevre Havalimanı'na iniş yapıyor (Arşiv-AFP )

İsviçre yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki diplomatik kanalın, 28 Şubat'ta Tahran'a karşı başlayan ABD-İsrail hava savaşından bu yana açık kaldığını belirtti.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı dün Reuters'e gönderdiği bir e-postada, hizmetin "her iki taraf için de mevcut olduğunu ve her iki yönde de işlediğini" belirtti. Ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsviçre, Washington ve Tahran'ın diplomatik ilişkilerini kestiği 1979 devriminden bu yana, İran'da ABD'nin diplomatik çıkarlarını temsil eden tarafsız bir "koruyucu güç" olarak hareket etmekle görevlendirilmiştir.

Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki tüm İsviçre büyükelçiliklerinin faaliyette olduğunu ve oradan yardım isteyen vatandaşlara destek sağladığını ifade etti.


Netanyahu: İran'ın nükleer programı birkaç ay içinde oturmuş olurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Netanyahu: İran'ın nükleer programı birkaç ay içinde oturmuş olurdu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İran'ın birkaç ay içinde saldırılara karşı bağışıklık kazanacak yeni nükleer tesisler inşa ettiğini ve bu nedenle acil saldırılar düzenlenmesinin gerekli olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Netanyahu Fox News'e yaptığı açıklamada, "Balistik füze programlarını ve atom bombası yapma programlarını aylar içinde güçlendirecek yeni tesisler, yeni yerler ve yeraltı sığınakları inşa etmeye başladılar" ifadelerini kullandı.

Netanyahu şöyle devam etti: "Şimdi hiçbir önlem alınmazsa, gelecekte hiçbir önlem alınması mümkün olmayacaktı."