ABD, Katar'ı 'NATO üyesi olmayan önemli müttefik' olarak tanıyacakhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3449166/abd-katar%C4%B1-nato-%C3%BCyesi-olmayan-%C3%B6nemli-m%C3%BCttefik-olarak-tan%C4%B1yacak
ABD, Katar'ı 'NATO üyesi olmayan önemli müttefik' olarak tanıyacak
Fotoğraf: AA
Washington DC/AA
TT
TT
ABD, Katar'ı 'NATO üyesi olmayan önemli müttefik' olarak tanıyacak
Fotoğraf: AA
ABD Başkanı Joe Biden, Katar'a "NATO üyesi olmayan önemli müttefik" statüsü verilmesi için Kongreyi bilgilendirdiğini söyledi.
ABD Başkanı Joe Biden, Oval Ofis'te Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile ikili görüşmesi öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Katar ve ABD arasında 50 yıllık bir ortaklık olduğunu belirten Biden, Katar'ın 10 binlerce Afgan'a ev sahipliği yaptığını, Gazze ve Filistinliler meselelerinde de önemli roller üstlendiğini ifade etti.
Biden, bugün Emir Al Sani ile Körfez ve Orta Doğu'nun güvenliği, küresel enerji kaynaklarının istikrarı, Afganistan ve ikili ilişkiler gibi birçok konuyu ele alacaklarını kaydetti.
Katar Havayolları ile uçak üreticisi Boeing arasında yapılan 20 milyar dolarlık anlaşmayı da memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Biden, bunun Boeing'in yaptığı en büyük anlaşmalardan biri olduğunun altını çizdi.
Biden, "Katar iyi bir dost ve güvenilir bir ortak. Katar'ı 'NATO üyesi olmayan önemli müttefik' olarak tanıma planı konusunda Kongreyi bilgilendiriyorum. Bu, ilişkimizin ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir ve bunu yapmanın zamanı geldi de geçiyor" ifadelerini kullandı.
ABD'nin "NATO üyesi olmayan önemli müttefik" statüsü tanıdığı 18 ülke var
ABD'nin bugüne kadar "NATO üyesi olmayan önemli müttefik" olarak tanıdığı 18 ülke bulunuyor.
Ülkede ilk kez 1987'de geçen bir yasa ile dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan tarafından Avustralya, Mısır, İsrail, Japonya ve Güney Kore bu kategoriye alındı.
Körfez bölgesinden ise Bahreyn ve Kuveyt, eski ABD Başkanı George W. Bush tarafından bu kategoriye dahil edilmişti.
Somali Cumhurbaşkanı, siyasi kriz hakkında istişare oturumlarına katılmak üzere Müstakbel Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle önceki bir görüşmede (SONNA)
Kahire:Muhammed Mahmud
TT
Kahire:Muhammed Mahmud
TT
Somali muhalefeti seçim krizine çözüm önerisi sundu
Somali Cumhurbaşkanı, siyasi kriz hakkında istişare oturumlarına katılmak üzere Müstakbel Konseyi üyeleri ve yetkilileriyle önceki bir görüşmede (SONNA)
Somali muhalefeti, Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile tırmanan kriz ortamında ‘4.5 sistemi’ olarak bilinen kabile yapısını gözetmesi koşuluyla doğrudan seçimlerin kabul edilmesine dayanan bir öneri sundu.
Şarku’l Avsat'a konuşan bir Somali uzmanına göre Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud’un henüz değerlendirmediği bu öneri, doğrudan seçimleri temel oy kullanma yöntemi olarak benimsemesi nedeniyle ilkesel bir çözüm niteliği taşıyabilir. Uzman, Cumhurbaşkanı’nın esnek bir tutum sergileyeceğini düşünüyor.
Haviye, Darud, Rahanveyn ve Dir'den oluşan dört büyük aşiretin sistemi olan 4.5 sistemi, ülkenin siyasi ve sosyal yaşamının temel taşını oluşturuyor. 2000 yılında düzenlenen Arta Barış Konferansı'ndan doğan bu sistem çerçevesinde parlamento, iktidar paylaşımını güvence altına almak amacıyla kabileler arasında bölünmüş durumda.
4.5 sistemi kavramı, üst düzey makamların kabile kotasına göre paylaştırılması anlamına geliyor. Bu sistemde dört ana kabilenin her birine eşit temsil hakkı tanınırken küçük etnik gruplara ‘yarım koltuk’, yani her bir kabileyle kıyaslandığında yarım temsil hakkı veriliyor.
Alman haber ajansı DPA'nın haberlerine göre Somali’nin başlıca muhalefet ittifakı olan Müstakbel Konseyi, geçici doğrudan seçim modelini anlaşmazlıkların çözümüne ve seçim sürecine duyulan güvenin yeniden tesisine giden bir yol olarak desteklediğini açıkladı.
Konsey, açıklamasında kararın, gelecekteki seçim çerçevesi üzerinde kapsamlı ve zamanında bir uzlaşıya ulaşmak amacıyla uzlaşı ruhunu ve ulusal çıkara bağlılığı yansıttığını vurguladı.
Somali basınında yer alan haberlere göre muhalefet, kabile iktidar paylaşımı sistemini korurken ülke genelinde doğrudan seçim yapılmasını öngören yeni bir öneri sundu. Önerilen modele göre parlamento koltukları, daire esasına dayalı seçim birimleri aracılığıyla düzenlenecek ve seçmenler ile aday olmaya hak kazananlar kendi kabile seçim çevrelerine bağlı kalacak.
Somali uzmanı Abdulkerim Ebşir, yaptığı değerlendirmede, ‘önerinin hükümet ile muhalefet arasında seçim türü konusunda kısmi bir yakınlaşmanın başlangıcına işaret ettiğini’ vurgulayarak bunun ‘iki taraf arasında tam bir siyasi uzlaşı ya da kapsamlı bir uzlaşma anlamına gelmediğini; gelecekteki seçim sisteminin biçimine ilişkin daha geniş müzakerelere giden yolda bir ilk adım olabileceğini’ belirtti.
Ebşir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Federal hükümet bir süredir halk katılımını genişletme ve dolaylı sistemden, adayların partiler aracılığıyla seçime girdiği doğrudan seçim sistemine geçme yönünde baskı yapıyordu. Muhalefetten gelen öneri ise 4.5 Sistemi çerçevesindeki kabile kotası temelinde doğrudan seçimlerin kabul edildiğine işaret ediyor; bu da partilerin yerini kabilelerin alması anlamına geliyor.”
Önerinin yalnızca muhalefet tarafından gündeme getirildiğini, iki taraf arasındaki istişareler sonucunda ortaya çıkmadığını da vurgulayan Ebşir, “Öneri teknik prosedürlerini netleştirmemiş olsa da doğrudan seçimlerin 4.5 formülünü kabileler arası ve siyasi dengeyi güvence altına alan bir çerçeve olarak koruyarak uygulanmasına dayanıyorsa, mevcut güvenlik ve idari zorluklar göz önünde bulundurulduğunda ülke genelinde 'bir kişi, bir oy' sistemine anında geçişten daha gerçekçi olabilir” ifadelerini kullandı.
Ebşir'e göre öneri, hükümet ile muhalefet arasındaki kısmi yakınlaşmaya işaret etmekle birlikte tek taraflı olması siyasi anlaşmazlığın henüz çözüme kavuşmadığını ortaya koyuyor. Gerçek anlamda bir yatışmanın, yalnızca tek tarafın inisiyatif almasıyla değil, hükümet ile muhalefetin seçim sistemi ayrıntıları üzerinde uzlaşması ya da müzakere etmesiyle mümkün olabileceğini de vurguladı.
Geçtiğimiz aralık ayında yapılan doğrudan yerel meclis seçimlerinde oy kullanan Somalili bir yetkili (SONNA)
Reuters'ın aktardığına göre bu öneri, siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet güçleri ile muhalefete yakın silahlı gruplar arasında Mogadişu'da mülklere zarar veren ve bazı sivilleri yerinden eden çatışmaların yaşanmasından yaklaşık iki hafta sonra gündeme geldi.
Geçtiğimiz ayın sonlarında Somali'de muhalefet kanadındaki Kurtuluş Konseyi, Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud’un anayasal görev süresinin dolmasının ardından meşruiyetini tanımadığını açıkladı ve muhalefet ile Cubaland ile Puntland eyaletlerinin karşı çıktığı, on yıllardır ilk kez yapılacak olan doğrudan seçimler konusunda bir siyasi uzlaşıya varılıncaya kadar 4 Haziran'dan itibaren her perşembe günü Mogadişu'da haftalık gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Ebşir, muhalefetin doğrudan seçim ilkesini kabul etmesi halinde cumhurbaşkanının esnek bir tutum sergileyeceğini öngörüyor. Sürecin daha fazla istişareyi gerektireceğini de belirten Ebşir, muhalefetin ayrıntılar ne olursa olsun doğrudan seçimler temelinde bir geçici hükümet kurulması karşılığında cumhurbaşkanının görev süresinin uzatılmasını kabul edebileceğini de değerlendiriyor.
Trump’ın desteklediği sağcı bir avukat… Kolombiya’nın yeni cumhurbaşkanı hakkında ne biliyoruz?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5287249-trump%E2%80%99%C4%B1n-destekledi%C4%9Fi-sa%C4%9Fc%C4%B1-bir-avukat%E2%80%A6-kolombiya%E2%80%99n%C4%B1n-yeni-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-hakk%C4%B1nda-ne
Trump’ın desteklediği sağcı bir avukat… Kolombiya’nın yeni cumhurbaşkanı hakkında ne biliyoruz?
Abelardo de la Espriella, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından kurşun geçirmez camın arkasından destekçilerini selamladı. (AFP)
Kolombiya’da avukat ve milliyetçi iş insanı Abelardo de la Espriella’nın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla birlikte ülkede önemli bir siyasi dönüşüm yaşandı. De la Espriella, görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun politikalarına kıyasla güvenlik konularında daha sert, piyasa odaklı ekonomi politikalarında ise daha açık bir yaklaşım benimseyerek ülkenin yönetimini devralacak.
Resmî sonuçlara göre, oyların yüzde 99’undan fazlasının sayılmasının ardından De la Espriella oyların yüzde 49,66’sını alırken, sol görüşlü senatör Ivan Cepeda yüzde 48,70’te kaldı. Böylece De la Espriella seçimlerden galip çıktı.
Abelardo de la Espriella kimdir?
Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, kıyı kenti Monteria doğumlu olan De la Espriella evli ve dört çocuk babası. Kolombiya, ABD ve İtalya vatandaşlıklarına sahip olan De la Espriella, iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra hukuk alanındaki çalışmalarıyla da tanınıyor.
7 Ağustos’ta resmen göreve başlaması beklenen De la Espriella’nın seçim zaferinin, Kolombiya ile ABD arasında son dönemde gerilen ilişkilerin iyileşmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Washington yönetimi, Güney Amerika ülkesine yıllar boyunca milyarlarca dolarlık askerî yardım sağlamıştı.
Abelardo de la Espriella, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından kurşun geçirmez camın arkasından destekçilerine seslendi. (AFP)
De la Espriella, seçim sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘tam ve koşulsuz desteğini’ aldığını belirtirken, zaferi Latin Amerika’da son yıllarda iktidara gelen sağ eğilimli liderler dalgasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
De la Espriella seçimin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında, Trump’ın kendisini seçim zaferi dolayısıyla tebrik ettiğini açıklayarak, “Birkaç dakika önce ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüm. Kendisi zaferimizi tanıdığını ve bize desteğini ifade etti” dedi.
47 yaşındaki De la Espriella, destekçileri arasında ‘kaplan’ lakabıyla tanınıyor. Siyasi kampanyasını suçla mücadelede sert politikalar üzerine kuran De la Espriella, ülkede güvenliği yeniden tesis etme ve derinleşen krizlerle karşı karşıya olduğunu savunduğu ekonomiyi canlandırma vaadinde bulundu.
Sıkı bir ekonomi ve güvenlik programı
De la Espriella, seçim kampanyası boyunca görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’yu ülkedeki ekonomi ve güvenlik alanındaki kötüleşmeden sorumlu tuttu. De la Espriella, kamu sektöründeki kadroların yüzde 40’ını kaldırma, vergi tabanını genişletme ve silahlı gruplarla yürütülen barış girişimlerini sonlandırarak bunların yerine daha sert askerî tedbirlere dayalı bir strateji uygulama sözü verdi.
Abelardo de la Espriella’nın zaferini kutlamak için fırlatılan havai fişekler gökyüzünü aydınlattı. (Reuters)
De la Espriella ayrıca, petrol arama faaliyetlerini yeniden başlatmayı ve hidrolik kırılma (fracking) teknolojisinin kullanımına izin vermeyi planladığını açıkladı. Bu adımlarla ülkenin günlük petrol üretimini yaklaşık 1,3 milyon varile çıkarmayı hedeflediğini belirtti.
De la Espriella, seçim kampanyasının tamamını kendi kaynaklarıyla finanse ettiğini ifade ederek, hareketinin herhangi bir siyasi partiden ya da dışarıdan destek almadan kurulduğunu vurguladı.
İş imparatorluğu mercek altında
De la Espriella, avukatlık faaliyetlerinin yanı sıra, alkollü içecekler, giyim ve gayrimenkul sektörlerinde de çeşitli ticari yatırımlara sahip bulunuyor. Ancak haber platformu La Silla Vacia, şirketlerinden bazılarının tasfiye edildiğini, bazılarının ise 2024 yılı boyunca borç ve mali kayıplarla karşı karşıya kaldığını bildirdi. Platformun haberine göre De la Espriella’nın ticari faaliyetleri arasında en kârlı iş kolu, yönetimini yürüttüğü hukuk bürosu olmaya devam etti.
El Salvador Devlet Başkanı’yla karşılaştırmalar
De la Espriella, kamuoyundaki imajı nedeniyle de tartışmaların odağında yer alıyor. Seçim kampanyası boyunca askerlik hizmeti yapmamış olmasına rağmen sık sık askerî selam vermesi dikkat çekti.
Lüks saatler ve pahalı güneş gözlükleriyle kamuoyu önüne çıkmayı tercih eden, bakımlı sakalıyla tanınan De la Espriella, bazı gözlemciler tarafından El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele’ye benzetiliyor. Bukele, kendisini ‘dünyanın en havalı diktatörü’ olarak tanımlamasıyla biliniyor.
Bukele’nin uyguladığı sert güvenlik politikaları ve inşa ettirdiği büyük cezaevi kompleksleri sayesinde El Salvador’daki suç oranları Orta Amerika’nın en düşük seviyelerine gerilerken, bu yaklaşım başka ülkelerde de benzer politikaların gündeme gelmesine yol açtı. Ancak süreç kapsamında 90 binden fazla kişinin gözaltına alınması ve tutuklanması, insan hakları örgütlerinin eleştirilerine neden oldu.
‘Kaplan’ lakabıyla tanınan Abelardo de la Espriella’nın seçim zaferini kutlayan destekçileri (Reuters)
Bukele modelini taklit ettiği yönündeki değerlendirmeleri reddeden De la Espriella ise çeteler ve silahlı gruplarla mücadele planı kapsamında Kolombiya’da 10 büyük cezaevi inşa edilmesini öngören bir proje ortaya koydu.
De la Espriella, geçmişte bazı tartışmalı isimlerin avukatlığını yapması nedeniyle de eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Bu isimler arasında, eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro adına kara para aklamakla suçlanan Alex Saab da bulunuyor. Ancak De la Espriella, avukat olarak yürüttüğü mesleki ilişkilerin ‘herhangi bir suç ortaklığı ya da yasa dışı faaliyet anlamına gelmediğini’ savunuyor.
İsviçre'de teknik görüşmeler... İran, UAEA müfettişlerinin geri dönmesini kabul ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5287107-i%CC%87svi%C3%A7rede-teknik-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeler-i%CC%87ran-uaea-m%C3%BCfetti%C5%9Flerinin-geri-d%C3%B6nmesini-kabul-etti
İsviçre'de teknik görüşmeler... İran, UAEA müfettişlerinin geri dönmesini kabul etti
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran ile ABD arasında İsviçre'de gerçekleştirilen görüşmelerin başarıyla tamamlandığını açıkladı.
Şerif, X platformundaki paylaşımında, "Görüşmeler olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleşti. Taraflar, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşılmasını öngören bir yol haritası üzerinde uzlaşmaya vardı. Ayrıca siyasi düzeyde denetim sağlayacak üst düzey bir komitenin kurulması ve teknik müzakerelerin başlatılması konusunda da teşvik edici ilerleme kaydedildi" ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise İran'ın, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini yeniden ülkeye davet etmeyi kabul ettiğini duyurdu.
İran medyasına göre teknik görüşmelerin pazartesi günü başlaması planlanıyor. Görüşmelerde, mutabakat muhtırasının uygulanmasına ilişkin mekanizmalar ile uzman teknik ekiplerin oluşturulması ele alınacak.
İran'ın teknik müzakere heyetine Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi başkanlık edecek.
Öte yandan İran resmi haber ajansı IRNA, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin, yaklaşık 18 saat süren yoğun müzakerelerin ardından Tahran'a döndüğünü bildirdi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة