Libya’da Dibeybe’nin görevinden uzaklaştırılması tartışılıyor

Menfi, Afrika Birliği’nden paralı askerlerin Libya’dan çıkarılması mekanizmasını desteklemesini istedi.

Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)
Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)
TT

Libya’da Dibeybe’nin görevinden uzaklaştırılması tartışılıyor

Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)
Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)

Libya Temsilciler Meclisi (TM), Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’yi görevinden uzaklaştırma kapsamında, başbakanlık için aday isimlerin dosyalarını tartışmak amacıyla bugün toplanacak.
TM bugün Tobruk’ta, ülkedeki siyasi bölünmeyi artıracak bir hamleyle Başbakan Dibeybe henüz görevden alınmamışken yerine geçecek adayların dosyaları görüşeceği bir oturum gerçekleştirecek.
Ancak Dibeybe’ye yakın kaynaklara göre Başşbakan’ın TM’deki muhaliflerinin kendisini görevinden uzaklaştıracak yeter sayıya ulaşması kolay olmayacak. Dibeybe hükümetinin, TM’nin kararına açık bir şekilde meydan okuyarak çalışmalarını sürdürmeye devam edeceği belirtiliyor.
Batı ve güney bölgelerinden yaklaşık 40 milletvekili dün, TM Başkan Birinci Yardımcısı ve Başkan Vekili Fevzi en-Nuveyri’nin daveti üzerine başkent Trablus'taki bir otelde, hükümet değişikliği konusunu ve seçim sürecindeki sorunları görüşmek üzere gayri resmi bir toplantı gerçekleştirdiler.
Tüm bu gelişmeleri görmezden gelen Başbakan Dibeybe dün, Trablus'ta başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısında siyasi, ekonomik ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin yanı sıra geçtiğimiz yıl iki milyar dolar harcanan evliliği kolaylaştırmaya yönelik hibe projesi kapsamında üç milyar Libya dinarının dağıtılması gibi birçok konunun ve gelişmenin ele alındığını açıkladı.
Evlilikle ilgili hibe projesinin Libyalıların evlerine neşe ve mutluluk getirdiğini, ekonomik hareketliliği ve sosyal hayatı canlandırdığını savunan Dibeybe, hükümetinin, göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü şeffaflık ve açıklık çerçevesinde uygulanan tüm projelere ilişkin harcamalarının ayrıntılarını açıklayacağına söz verdi.
Ayrıca, tıp ve paramedikal alanlarında istihdama ilişkin yönetmeliğin bu ayın başlarından itibaren yürürlüğe girdiğini duyuran Dibeybe, hükümetinin tüm sağlık sektörü çalışanlarının haklarının sağlanması konusundaki isteğinin altını çizdi.
Diğer yandan Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri, Başkanlık Konseyi’nin olağanüstü hal ilan etme ve DYK ve TM’yi feshetme olasılığına ilişkin söylentileri yalanladı.
Bununla birlikte Mişri dün başkent Trablus’ta düzenlediği basın toplantısında, TM Başkanı Akile Salih ile Fas'ta gizli bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak sürpriz yaptı. Son zamanlarda, hükümetin düşürülmesi kararının riskli olduğunu belirten Mişri, “Eğer TM, hükümeti tek taraflı olarak değiştirmeye karar verirse, yerine kuracağı hükümet ölü doğar ve Trablus'tan çalışamaz” ifadelerini kullandı.
Mişri sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim için bir öncelik olmasa da hükümeti değiştirmek konusunda prensipte anlaştık. Siyasi olarak hükümete veya bazı bakanlara yöneltilen yolsuzluk suçlamalarına ilişkin bir takım gözlemlerimiz var.”
TM oturumunda seçimlerin yapılmasıyla ilgili bir yol haritasının belirlenmesini umduğunu belirten Mişri, TM’nin Tobruk kentindeki binasına dün gerçekleştirmesi planlanan ziyaretini, TM’den ‘olumlu sinyaller’ alana kadar ertelediğini açıklarken ‘devletin militarize edilmesini, aileler üzerindeki hakimiyeti ve despotizmi’ reddettiğini söyledi.

Menfi’den AfB’ye çağrı
Şarku’l Avsat’ın elde ettiği bilgilere göre Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'da düzenlenen 35. AfB Zirvesi öncesinde yaptığı konuşmada, Başkanlık Konseyi'nin Libya'da topraklarındaki tüm paralı askerleri ve yabancı güçleri sınır dışı etme mekanizması ve planları için AfB’nin desteğini istedi.
Libya'nın iç işlerine karışılmaması çağrısında da bulunan Menfi, bu tür müdahalelerin ülkesindeki krizi daha da derinleştirdiğine dikkat çekti. Menfi, geçtiğimiz aylarda ülkede kapsamlı bir ulusal uzlaşı ve sürdürülebilir bir istikrar sağlamak amacıyla Libya halkının tüm kesimlerini kapsayan ulusal bir konferans düzenlenmesi için Ulusal Uzlaşı Yüksek Komisyonu’nun kurulduğuna işaret etti.
Menfi konuşmasını şöyle sürdürdü:
“AfB’nin üst düzey komitesi aracılığıyla Libya'da uzlaşı konferansının düzenlenmesine destek vermesini ve Afrika’da benzer durumlardaki deneyimlerinden faydalanmayı bekliyoruz.”
Menfi’nin yardımcısı Abdullah el-Lafi de Sabratha'da bazı milletvekilleri, belediye başkanları tarafından temsil edilen batı yakasındaki bölgelerin bileşenleri ve bölge güvenlik müdürlükleri ile görüştü. Özellikle Cenzur’dan Ras Ecdir sınır geçişine kadar uzanan batı bölgesinde güvenliği sağlamak ve vatandaşların bölgeler arasında herhangi bir güvenlik engeli olmaksızın seyahat edebilmelerinin kolaylaştırılmak için ülke genelinde askeri ve güvenlik kurumlarının birleşmesinin önemini vurguladı.
Lafi, güvenlik birimleri ve ordu arasında ortak bir operasyon odasının oluşturulmasının, vatandaşların bölgelerinde ve şehirlerinde güvenliğin sağlanması taleplerine karşılık verme şansını artıracağına işaret etti.

Cumhuriyet Savcılığı’ndan gözaltı kararı
Libya Cumhuriyet Savcılığı, ülkenin doğusundaki Bingazi'de bulunan Askeri Kuveyfiye Cezaevi'deki bazı güvelik görevlileri ve gardiyanları için ‘ihmal, görevi kötüye kullanma ve yetkili makama rapor vermemek’ suçlamasıyla gözaltına alınması emri çıkardığını duyurdu.
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Bingazi'deki Cumhuriyet Savcılığı'nın firarilerin aranması, gözaltına alınması ve savcılığa getirilmesi için işlemlerin başlatılmasına karar verildiği belirtildi. Açıklamada, soruşturmanın dördü ölüm cezasına çarptırılan, diğerleri ise hapis cezası alan 8 mahkûmun firar etmesi ve hangi koşullarda firar ettikleriyle ilgili olduğuna işaret edildi.
Açıklamada ayrıca kararın, cezaevi yöneticilerinin ve çalışanlarının bir kısmının sorgulanması, firari mahkumların kaçmak için kullandıkları araçların incelenmesi, cezaevindeki diğer mahkumların ifadelerinin alınması ve güvenlik kameraları kayıtlarının incelenmesi sonrası verildiği vurgulandı.

Norland’dan ulusal uzlaşı çağrısı
ABD'nin Trablus Büyükelçisi Norland, Libya'da yıllardır devam eden çatışmaların ardından kalıcı barışı desteklemek için yerel arabuluculuk girişimlerine ihtiyaç duyulduğuna işaret ettiği açıklamasında Libya’nın güney bölgesi Fizan'daki istikrarın ulusal uzlaşı için çok önemli olduğunu vurguladı.
Cumartesi akşamı Tebu kabilesinden ve Murzuk sakinlerinden oluşan heyetletle görüştüğünü belirten Norland, Ulusal Arabulucular Ağı tarafından Libya'daki en büyük yerinden edilme krizlerinden birini çözmeye yönelik barış sürecini başlatmak için düzenlenen diyalog girişimi için kendilerini tebrik ettiğini söyledi. ABD’li diplomat, “Tebu kabilesi temsilcileri ve bu girişim için toplanan herkes, Libyalıların iyiliği için aralarında diyalog ve uzlaşının nasıl yürütülebileceği konusunda tüm Libya'ya gösterilecek iyi bir örnektir” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Manevi Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub yaptığı açıklamada, ülkenin güneyinde yer alan Sebha kentindeki Menşiye bölgesindeki beton blokların kaldırılmasına övgüde bulundu. Mahcub, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, bu adımın Güney Harekat Odası ve Sebha Askeri Bölgesi Komutanı’nın bölgenin akil adamları ve ileri gelenleriyle yaptığı görüşmenin ardından atıldığına dikkat çekti.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.