Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı. Meşşat, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Hac sezonu öncesinde pandeminin gidişatını izlemeye devam ediyoruz’

Ramazan Ayı’nda günde 400 bin kişi Umreci ibadetini gerçekleştirecek ve yurt dışından gelenler için belirli bir sayı sınırı olmayacak.

Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)
Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı. Meşşat, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘Hac sezonu öncesinde pandeminin gidişatını izlemeye devam ediyoruz’

Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)
Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal, Hac ve Umre Bakanlığı’nın imza törenine katıldı. (SPA)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı Dr. Abdulfettah Meşşat, Ramazan Ayı boyunca Umre ibadetini gerçekleştirecek olanların sayısının günde yaklaşık 400 bine ulaşacağını ve bu sayının Mescid-i Haram’ın kapasitesi ile uyumlu olduğunu açıkladı.
Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı Meşşat, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda Umre’nin güvenli bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için yürürülüğe koyulan prosedürlere göre, günlük binlerce umreci kapasitesine ulaşıncaya kadar düzenleme ve kapasite konusunda kademeli olarak çalışıldığını belirtti. Bakan Yardımcısı, Şaban Ayı’nın geri kalanında ve Ramazan Ayı’nda da planlamanın devam edeceğini ve hazırlıkların tüm sektörlerdekileri kapsayacağını bildirdi. Umreci sayısının artacağını, tüm hacılar ve umreciler için güvenli bir ortam sağlanacağını vurguladı. Meşşat “Suudi toprakları dışından Umre’ye gelenler için belirli bir sayı olmayacak. Günlük umreci sayısı Mescid-i Haram’ın kapasitesi ile uyumlu olacak” ifadelerini kullandı.
Meşşat kısıtlamaların yapılan hesaplamalar ve detaylı incelemeler sonucu kaldırıldığını ve bu kararda temel etkenin salgının gidişatı olduğunu söyledi. Suudi Arabistan’daki mevcut durumu güven verici olarak niteleyen Meşşat, uygulanan yüksek sağlık hizmetleri sayesinde aşılama oranının yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Gelecekte salgına yönelik herhangi bir belirti olması halinde günlük sağlık göstergeleri doğrultusunda durumun yeniden ele alınacağını söyledi. Söz konusu standartları düzenli olarak inceleyen saha komiteleri, denetleme komiteleri ve diğer ilgili birimler olduğunu belirten Meşşat, bakanlığın dünyanın dört bir yanındaki Umre ziyaretleri konusund çalışan şirketler aracılığıyla, Eatmarna uygulamasını kullanıma sunduğu bilgisini paylaştı. Uygulama sayesinde, elektronik platformlar aracılığıyla tüm ülkelerden hacı adaylarına izin çıkarılabildiğini kaydetti. Meşşat ayrıca Suudi Arabistan dışından gelenler için bir sayı belirlenmediğini, Umre vizesi alabilen herkesin Suudi Arabistan’a kabul edileceğini vurguladı.
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Yardımcısı Dr. Abdulfettah Meşşat, Şarku’l Avsat’a bu yılki Hac ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Meşşat şu anda hacı sayısı hakkında konuşmanın zor olduğunu, bakanlığın ve ilgili yetkililerin hala pandeminin gidişatını ve etkisini izlediğini, Suudi Arabistan'daki durumun oldukça güven verici olduğunu belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Bunu tüm İslam aleminde inceliyoruz. Zamanı gelince hedeflenen hacı sayısı gündeme alınacak. Gelecek Hac için hazırlanan tüm sektörlerimiz, gerek tam gerekse kısmi ziyaretler düzenlenmesine yönelik olasılıklar üzerinde çalışıyor. Yurt dışından hacı kabul işlemleri de dahil olmak üzere yemek, barınma ve ulaşım hizmetleri için hazırlandık.”
Meşşat, kutsal mekanların geliştirilme çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada da Kidana şirketinin bir süre önce Mina’daki bölgeler için bir strateji geliştirmeye başladığını ve projenin yüzde 20’sinin şimdi, geri kalanının önümüzdeki yıllarda gündeme alınacağını bildirdi.

“Yeniliğe Doğru Dönüşüm”
Meşşat’ın açıklamaları, Mekke Valisi Prens Halid el-Faysal’ın dün Hac ve Umre Bakanlığı’nın Rahman Misafirlerine Hizmet Programı ile iş birliği içinde düzenlenen “Yeniliğe Doğru Dönüşüm” başlıklı Hac ve Umre Hizmetleri Konferans ve Fuar etkinliklerini başlatmasının ardından geldi.
Hac ve Umre Bakanlığı, söz konusu konferansı Vizyon 2030 kapsamında düzenledi. Hac ve Umre Bakanı Dr. Tevfik er Rabia, 20’den fazla ülkeden bakanların katılımıyla düzenlenen konferansın, Vizyon 2030’a ulaşma çabaları kapsamında, bakanlığın dijital dönüşümüne ışık tutmayı amaçladığını belirtti. Bakan, tüm çalışmaların hedefinin, her zaman olduğu gibi hacıların ve umrecilerin ibadetlerini kolaylıkla, sükunet ve rahatlık içinde tamamlamaları olduğunu vurguladı.
Bakan son projelerin, krallığın kurucusu Kral Abdülaziz döneminden bu yana rahmanın misafirlerine hizmet etme yolculuğunda kurduğu güçlü ve sağlam yapıya bir katkı niteliğinde olduğunu da sözlerine ekledi. Ayıca Kral Selman bin Abdulaziz’in yönetiminde başlatılan Vizyon 2030 sürecinde hacılar ve umreciler için çeşitli alanlarda görülmemiş gelişimler kaydedildiğini altını çizdi.
Bakan Rabia, Rahman Misafirlerine Hizmet Programı’nın Vizyon 2030’un temel direklerinden biri olduğunu ve Mekke ve Medine’den gelen ziyaretçilerin deneyimini zenginleştirmeyi hedeflediğini söyledi. Bakanlığın kamu ve özel sektör ile iş birliği yaparak yenilikçi projeler üretmek için çalıştığını ifade eden Rabia bu bağlamda girişimcileri çekmek ve yaratıcı fikirleri toplamak ve uygulamaya koymak amacıyla Hac ve Umre Yarışması’nın başlatıldığını, 48 saate bin 500’den fazla kişinin başvuruda bulunduğunu belirtti.
Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Meşşat da konferansın gerek devlete bağlı gerekse özel kurumlardan umrecilere ve hacılara hizmet veren 30’un üzerinde sektörlere yönelik düzenlendiğini belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Konferans aracılığıyla Hac ve Umre Bakanlığı ile devlete bağlı sektörler arasında bir ortaklık platformu sağlamayı amaçlıyoruz. Konferans platformu ile Suudi gençler arasında girişimciliği ve yaratıcı fikirleri yaygınlaştırmaya çalışıyoruz, Bakanlık kendilerine destek olacak ve çalışmalarına imkan sağlayacak.” 
Konferansın ilk oturumunda bir dizi fikir ve tez sunuldu. Suudi Arabistan Pasaportlar Genel Müdürü Süleyman el-Yahya umrecilere ve hacılara hizmette imkansız diye bir şey olmadığını söyledi. Yahya, hacıların hizmet ve konforunu amaçlayan koordinasyonu sağlanmış bir çalışma ortaya çıkarmaya yönelik iş birliği sağlamak üzere tüm kurumlar arasında büyük bir dayanışma olduğunu, bu kapsamda cep telefonu aracılığıyla elektronik parmak izi uygulaması da dahil olmak üzere bir dizi adım atıldığını kaydetti.
Yahya pasaportlara ilişkin olarak Muharrem Ayı’nın başından Şevval Ayı’nın sonuna kadar hacılara hizmet etmek için önceden hazırlanmış koordinasyona dayalı bir plan bulunduğunu, ardından da bir Hac planı hazırlandığını söyledi. Yönetiminin Umre adaylarının işlemlerini tamamlama konusunda herhangi bir zorlukla karşılaşmadığını vurgulayarak her sezon sonunda uygulamalrın gözden geçirildiğine dikkati çekti ve günlük yaklaşık 100 bin kişişyi karşılama kapasitesinin bulunduğunu vurguladı.
Rahman Misafirlerine Hizmet Programı Başkanı Abdurrahman Addas da  Vizyon 2030’un Rahman Misafirlerine Hizmet Programı ve yaşam kalitesi programına odaklandığını söyledi. Önümüzdeki 5 yıl için programa 6 milyar riyal tahsis edildiğini ve bu destek için bir tavan meblağ olmadığını belirten Addas “Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından onaylanmış bulunan ve Program Komitesi Başkanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdulaziz’in gözetiminde uygulanan planlarımız var” dedi. Rahman Misafirlerine Hizmet Programı’nın bu sektörde çalışan 70’den fazla kuruluşun ulusal şemsiyesi olduğunu vurguladı.
Addas, Rahman Misafirlerine Hizmet Programı’nın Vizyon 2030 kapsamında Mekke ve Medine’de en az 40 tarihi mekanı faaliyete geçirmeyi hedeflediğini belirttiği açıklamasında ayrıca bu kapsamda Mekke ve Medine için yarı yarıya paylaştırılan bir bütçe olduğunu kaydetti.  

Suudi Arabistan Havayolları’ndan yeni atılımlar
Suudi Arabistan Havayolları Genel Müdürü İbrahim el-Ömer de kurumun 144 uçaktan oluşan filosunun kapasitesinin 38 yeni uçakla artırıldığını, koltuk kapasitesinin 38 milyona çıkacağını, üç yıl içerisinde yüzde 36’lık bir artışla 51 milyon koltuk kapasitesine ulaşmak için çalıştıklarını belirtti. Ayrıca Flyadeal’a 22 uçak daha sağlamak için çalışmaların sürdüğünü, bunun koltuk kapasitesini 23 milyonun üzerine çıkararak yüzde 100’ü aşan bir oranda artıracağını vurguladı.  
İbrahim el-Ömer, Flyadeal Havayolu şirketinin 110 destinasyona yönelik uçuşlara ek olarak Suudi Arabistan Havayolları’nın uçaklarının uçuş yaptığı destinasyonlara 10 tanesinin daha ekleneceğini bildirdi. Ardından 20 ek destinasyon ile toplam 131 doğrudan uçuş destinasyonuna ulaşılacağını ve bu uçuşların umrecilerin ulaşımını kolaylaştıracağını söyledi. Ömer, Suudi Arabistan Havayolları’nın mevcutta 105 olan kalkış noktasının 20’den fazla noktanın eklenmesi ile toplam 131’e çıkarılacağı bilgisini paylaştı.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.