Suudi Arabistan, Prens Muhammed bin Selman’ın ‘Veliaht Prens’ ilan edilmesinin beşinci yıldönümünü kutluyor

Suudi Arabistan, Prens Muhammed bin Selman’ın ‘Veliaht Prens’ ilan edilmesinin beşinci yıldönümünü kutluyor
TT

Suudi Arabistan, Prens Muhammed bin Selman’ın ‘Veliaht Prens’ ilan edilmesinin beşinci yıldönümünü kutluyor

Suudi Arabistan, Prens Muhammed bin Selman’ın ‘Veliaht Prens’ ilan edilmesinin beşinci yıldönümünü kutluyor

Suudi Arabistan, Prens Muhammed bin Selman’ın tahtın varisi olarak ‘Veliaht Prens’ ilan edilmesinin beşinci yıldönümünü kutlarken, ülke yaşamın her alanında eşi görülmemiş başarılara ve niteliksel sıçramaya tanık oluyor.
Son derece zor küresel, bölgesel ve yerel koşulların ortasında geleceği inşa etmek, sağlam bir zemin ve bu hedefe ulaşmak için net düzenlemeler ve stratejilerin benimsenmesini gerektiriyor.
Dünyanın en etkili liderlerinden biri olarak gösterilen Veliaht Prens Muhammed bin Selman, tüm dünyanın karşı karşıya olduğu artan zorlukların üstesinden gelmek için uluslararası işbirliğinin artık her zamankinden daha önemli olduğunu belirterek, küresel ekonomik bütünleşmeyi sürdürme hedefine ulaşmak için hiçbir ülkenin bunu gözardı edemeyeceğini vurguladı.
Suudi Arabistan, kalkınmanın ancak barış ve istikrar ortamında, çatışma ve radikalizm zemininin ortadan kaldırılmasıyla sağlanabileceğine olan inancıyla, küresel barış ve istikrarı yeniden sağlamaya yönelik uluslararası çabalara desteğini sürdürdü.
Suudi Arabistan, 2021 yılında dünyanın en büyük insani yardım bağışçıları arasında üçüncü sırada yer aldı.
Maliye Bakanı Muhammed Abdullah Cedan, geçen hafta Washington’da düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (WB) toplantılarında, küresel istikrar için gerekli olan yeşil ekonomiye adil bir geçiş için enerji piyasalarının istikrarını sağlamaya yönelik ihtiyatlı iklim politikalarının önemini vurguladı.
Bakan, ülkesinin bu bağlamda döngüsel karbon ekonomisi yoluyla 2060 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşma taahhüdünü hatırlattı.
Cedan’a göre, Suudi ekonomisinin 2030 Vizyonu çerçevesindeki yapısal reformlarla desteklenen petrol dışı sektörde, bu yıl tahminlerden daha güçlü bir büyümeye tanık olması bekleniyor.
Ülkesinin, dış şoklar karşısında dayanıklılığı artırmak için yapısal reformları hızlandırırken parasal ve finansal istikrarı korumak için ihtiyatlı politikalara bağlılığının altını çizen Bakan, dijitalleşmenin önemine ve kalkınmaya katkısına dikkat çekti.
Suudi Arabistan’ın Dijital Rekabet Gücü Endeksi’nde G20 ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten Cedan, “Bu, dijital dönüşüm için kapsamlı devlet desteğinin boyutunu ve önemini yansıtıyor” dedi.
Kral Selman, gelişimin liderliğine sahip olduğuna olan inancından dolayı Haziran 2017’de oğlu Prens Muhammed bin Selman’ı Veliaht Prens olarak ilan etti.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Vizyon 2030 hedeflerine ulaşmak için büyük etkileri olan değişikliklere ilişkin vizyonları ile çok sayıda başarıya imza attı.
Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan ve yakında yürürlüğe girecek olan Kişisel Statü Yasası’nın toplumun temel unsuru olan aile ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacağını, eş ve çocukların haklarını güvence altına alacağını ve yargı kararlarının tutarsızlığını azaltmak için yargıcın takdir yetkisini ayarlayacağını söyledi.
Veliaht Prens, Kişisel Statü Yasası getirilmesinin, liderliğin kalkınma ve reform yaklaşımına bağlılığını yansıttığını vurgulayarak, bu sistemin insan hakları, aile istikrarı, kadınların güçlendirilmesi ve hakların geliştirilmesini koruma çabalarında büyük bir niteliksel sıçrama oluşturacağının altını çizdi.
Veliaht Prens, Mart ayında ‘İki Kutsal Caminin Hizmetkarı Burs Programı Stratejisi’ni başlattı.
Strateji, 2030 Vizyonu programlarının yanı sıra yerel ve küresel işgücü piyasasının ihtiyaçları ile uyumlu farklı eğitim yollarını kapsayacak şekilde tasarlandı.
Kral Selman’ın emri ve Veliaht Prens’in tavsiyesi üzerine yaklaşık beş yıl önce Ulusal Kalkınma Fonu kuruldu.
Ulusal Kalkınma Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Veliaht Prens, tüm ekonomik sektörlerde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla faaliyetleri başlattı.
Fon, kuruluşundan bu yana bağlı kuruluşları aracılığıyla 690 milyar riyalden fazla para pompaladı.
Fon, 496 milyar riyal tutarındaki varlıkları ile G20 grubundaki varlıkların gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı açısından en büyük kalkınma finansmanı fonlarından biri olarak kabul ediliyor.
Suudi liderliği, az yağmurlu ve su kıtlığından muzdarip bir çöl ülkesinde dünyanın en büyük yüzer tuzdan arındırma tesisini açarak, nüfusun su güvenliğini öncelik haline getirdi.
Dünyanın ilk kar amacı gütmeyen şehri ‘Prens Muhammed bin Selman Şehri’ projesinin kurucusu olan Veliaht Prens, “Dünyanın kar amacı gütmeyen ilk şehri, MİSK Vakfı’nın yeniliği ve girişimciliği desteklemesinin yanı sıra gençlere sağlayacağı imkanlar ve eğitim programları aracılığıyla geleceğin liderlerini nitelendirme hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacak. Aynı zamanda şehrin faaliyetlerinden faydalananlara cazip bir ortam yaratılmasına katkı sağlayacak bir dizi hizmeti de içerecek” dedi.
Kadınlar, toplumdaki yerlerini güçlendiren ve garanti edilen haklarını elde etmelerine olanak sağlayan yasa ve düzenlemeleri onaylayan Veliaht Prens’e büyük destek verdi.
Suudi liderliği, kadınların toplumdaki rol ve katılımlarını artırmak ve kadınların ulusal kalkınma çabalarına yönelik bilimsel araştırma projelerini desteklemek amacıyla Noura Bint Abdulrahman Üniversitesi’nde Sarah es-Sudairi Kadın Araştırmaları Merkezi’nin kurulmasını onayladı. Merkeze Kral Selman tarafından kraliyet hibesi tahsis edildi.



Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar
TT

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan, Pakistan’da ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdürmeye devam ediyor. Bu adım Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda atıldığı belirtildi.

Söz konusu destek, iki ülke arasındaki köklü tarihi ilişkiler ve güçlü iş birliği bağlarının bir devamı niteliğinde. Bu çerçevede, Suudi Arabistan’ın Pakistan Merkez Bankası’ndaki 5 milyar dolarlık mevduatının vadesinin uzatılmasına karar verildi. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı hbaere göre 3 milyar dolarlık ek bir mevduat sağlanacak.

Bu nitelikli finansal desteğin, Pakistan ekonomisinin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırması ve mali esnekliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, Pakistan halkının yaşam koşullarına olumlu yansıması bekleniyor. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a her koşulda destek olma yönündeki kararlı tutumunun altı çizilirken, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapıldı.

Öte yandan Pakistan Merkez Bankası, perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 milyar dolarlık paketin bir parçası olarak Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolar aldığını duyurdu. Bu gelişmenin, ülkenin döviz rezervlerine kısa vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Bu açıklama, Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb’in Washington’da, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları marjında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Aurangzeb, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a 3 milyar dolarlık ek destek sağlayacağını ifade etmişti. Ayrıca, mevcut 5 milyar dolarlık Suudi mevduatının artık yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağını, daha uzun vadeli olarak uzatılacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a ekonomik kriz dönemlerinde destek sağlama konusunda geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 2018 yılında sağlanan ve mevduatlar ile ertelenmiş petrol ödemelerini içeren 6 milyar dolarlık destek paketi dikkat çekiyor.


Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
TT

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, bugün Emirlik Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bölgesel ve uluslararası durumdaki son gelişmeleri, özellikle de Ortadoğu’daki gelişmeleri ele aldılar.

Toplantının başında Şeyh Tamim, Pakistan Başbakanı ve beraberindeki heyeti karşılayarak, Pakistan'ın gerilimi azaltma çabalarını destekleme ve bölgesel güvenlik ve barışa hizmet edecek şekilde diplomatik diyaloğu güçlendirme konusunda üstlendiği role takdirlerini vurguladı.

Pakistan Başbakanı ise ülkesinin Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınadığını yineleyerek, Pakistan’ın Katar’ın egemenliğini korumak, güvenliğini ve istikrarını sağlamak için aldığı tedbirlere tam dayanışma ve verdiği desteği vurguladı.

Toplantı sırasında her iki taraf da bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, özellikle de hayati önem taşıyan deniz koridorları üzerinden enerji tedarik zincirlerinin kesintisizliğini korumak için sükunet sürecini desteklemenin ve uluslararası koordinasyonu güçlendirmenin gerekliliğini belirtti.

Toplantı sırasında, iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkileri ile bu ilişkilerin geliştirilme yolları da gözden geçirildi; bu, iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirecek ve ikili iş birliği için yeni ufuklar açacaktır.

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, her iki taraf da ortak ilgi alanına giren güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve özellikle son olayların bölge güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

Pakistan Başbakanı, bugün çalışma ziyareti için Doha'ya geldi. Doha Uluslararası Havalimanı'na vardığında, kendisi ve beraberindeki heyet, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el Muraikhi tarafından karşılandı.


Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.