BAE ve Yunanistan’dan stratejik ortaklığı güçlendirme vurgusu

Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (WAM)
Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (WAM)
TT

BAE ve Yunanistan’dan stratejik ortaklığı güçlendirme vurgusu

Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (WAM)
Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Yunanistan, aralarındaki ilişkiyi çeşitli alanlarda genişletme, ortak küresel ve bölgesel zorlukları ele alma ve daha fazla barış ve refah için yeni fırsatlar keşfetme çabalarına katılma kararlılıklarını yineledi.
Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, ülkeye resmi ziyaret gerçekleştiren Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüştü.
Görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada, iki ülkenin uluslararası hukuk temelinde bölgesel ve uluslararası düzeyde barış ve istikrarı teşvik etmek için gösterilen çabaları desteklemeye olan bağlılıkları ifade edildi.
Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması için istikrar ve refahın korunmasının bir öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.
Açıklamaya göre, her iki lider, güvenlik, istikrar, ekonomik kalkınma ve işbirliğinin artırılmasına katkıda bulunan sağlam ortaklığın gücüne dayalı olarak, gelecekteki zorlukların üstesinden gelme yeteneklerine olan güvenlerini dile getirdi.
Liderler, her iki ülkenin yeni tip koronavirüs salgını ile mücadeledeki başarısını vurguladı sağlık sektöründe işbirliğini artırma taahhüdünün altını çizdi.
Taraflar, salgının ardından küresel toparlanmanın uzun vadeli stratejik sonuçlarını tartıştı.
İki ülke, 4 milyar euro değerindeki yatırımları ortaklaşa finanse etme ve gelecekte enerji alanda iş birliğini güçlendirme konusunda anlaştı.
Şeyh Muhammed bin Zayed, 2020 yılında BAE ve Yunanistan tarafından açıklanan stratejik ortaklığın ilişkilerde niteliksel bir sıçrama kaydettiğini ve ülkesinin bu ortaklığı çeşitli alanlarda ileriye taşımaya istekli olduğunu söyledi.
BAE’nin güvenlik, istikrar ve dünyadaki ekonomik ve insani durum üzerindeki tehlikeli yansımaları nedeniyle Ukrayna krizini büyük bir endişeyle takip ettiğini dile getiren Şeyh Muhammed bin Zayed şu ifadeleri kullandı;
“BAE’nin başından beri kriz konusundaki konumu, barış çağrısı, krizlere diplomatik çözümlere öncelik verme ve çatışma bölgelerinde insan boyutuna dikkat etme konusundaki tutarlı yönelimleriyle tutarlıdır. Bu nedenle BAE, etkilenen sivillere insani yardım ve yardım sağlamaya devam edecektir.”
Ukrayna krizinin enerji piyasası üzerindeki etkileri ışığında, BAE’nin herkesin çıkarına olacak şekilde enerji güvenliği ve küresel enerji piyasasının istikrarı ve dengesi konusunda istekli olduğunu söyledi.
Ortadoğu ve Akdeniz bölgesinin yaşadığı gerilimlere rağmen, aynı zamanda barış ve işbirliği fırsatlarına sahip olduğunu belirten Abu Dabi Veliaht Prensi şu ifadelerle devam etti;
“BAE, bölgesel barışı teşvik etmek ve istikrarı sağlayacak, istisnasız herkesin çıkarlarına hizmet edecek ortaklıklar bulmak için bölgede koşullar yaratmak amacıyla çalışıyor. Kuşkusuz, BAE ve Yunanistan bölgede barış ve istikrar için çalışma konusunda ortak bir eğilimi paylaşıyor” dedi.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ise, ülkesinin BAE ile sahip olduğu seçkin dostluk ilişkileri ve stratejik ortaklıkların güçlenmesinden gurur duyduğunu dile getirerek, bunun başbakan olduğundan beri BAE’ye gerçekleştirdiği altıncı ziyaret olduğunu söyledi.
Miçotakis, Ukrayna krizinin özellikle enerji alanındaki yansımalarına değinerek, bölge ve dünyada güvenlik, istikrar ve barışın temel direklerini güçlendirmek için ortak işbirliğinin önemine vurgu yaptı.



Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün üst düzey Amerikan ve İran liderleri arasında başlayan müzakerelerle eş zamanlı olarak İran, ajanları ve ona bağlı gruplar tarafından Kuveyt Devleti'ndeki bir dizi hayati tesise yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırıları en sert şekilde kınadı ve lanetledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt Devleti'nin egemenliğini hedef alan ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden bu saldırıları Krallığın kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, bu ihlallerin bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan, İran ve vekillerinin Arap ve İslam ülkelerine karşı bütün düşmanca eylemlerine son vermesi ve Güvenlik Konseyi'nin 2026 tarihli 2817 sayılı kararını uygulaması gerektiğinin altını çizdi. Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Suudi Arabistan, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkını korumak için aldığı bütün önlemlere tam desteğini yineledi.


Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD ve İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

İki lider, telefon görüşmesinde bölgedeki denizcilik tehditlerinin etkisini ve küresel ekonomiye yansımalarını ele aldı. Ayrıca karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuda görüş alışverişinde bulundular.

Macron, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ortadoğu'daki durumu görüştüm. Ateşkesin tam olarak saygı görmesi ve gecikmeden Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine olan desteğimi yineledim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Hürmüz Boğazı'nda tam ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünün en kısa sürede yeniden sağlanması ihtiyacını görüştük" diye belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "İslamabad'da görüşmeler henüz yeni başladığı için gerginliğin azaltılmasına, denizcilik özgürlüğüne ve bölgede kalıcı barış ve güvenliği garanti altına alacak bir anlaşmaya varılmasına katkıda bulunmak amacıyla yakın temas halinde kalma konusunda mutabık kaldık."


Pakistan askeri gücü, "ortak savunma anlaşması" kapsamında Suudi Arabistan'a geldi

JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)
JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)
TT

Pakistan askeri gücü, "ortak savunma anlaşması" kapsamında Suudi Arabistan'a geldi

JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)
JF-17 uçağı, Şubat 2024'te Suudi Arabistan'daki Kral Abdulaziz Hava Üssü'nde düzenlenen ortak eğitim tatbikatları sırasında (Pakistan Hava Kuvvetleri)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı bugün, iki ülke arasında imzalanan ortak stratejik savunma anlaşması kapsamında Pakistan'dan bir askeri birliğin Doğu Sektöründeki Kral Abdulaziz Hava Üssü'ne geldiğini duyurdu.

Pakistan Hava Kuvvetleri'nin savaş ve destek uçaklarından oluşan gücü, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki ortak askeri koordinasyonu artırmak ve operasyonel hazırlık seviyesini yükseltmek, böylece bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarı desteklemek amacıyla oluşturulmuştur.

Suudi Arabistan ve Pakistan, iki ülkeden birine yönelik herhangi bir dış silahlı saldırıyı her ikisine de yapılmış olarak değerlendirmeyi içeren stratejik bir anlaşmayla savunma ortaklıklarını genişlettiler.

Bu anlaşma, iki ülke arasındaki uzun süreli güvenlik ve askeri iş birliğinin doruk noktası olup, ortak bir güvenlik kaderi ilkesine dayalı yeni savunma ortaklığı dönemine doğru ilerlemeyi temsil etmektedir.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından yayınlanan ortak açıklamaya göre bu anlaşma, "iki ülkenin güvenliklerini artırma, bölgede ve dünyada güvenlik ve barışı sağlama çabaları çerçevesinde gerçekleşmiş olup, savunma iş birliğinin çeşitli yönlerini geliştirmeyi ve her türlü saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı amaçlamaktadır ve iki ülkeden birine yapılacak herhangi bir saldırının her ikisine de yapılmış bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörmektedir."