Cezayir kamuoyu İspanya Dışişleri Bakanı’na tepkili

Madrid, Cezayir’in enerji ortağı olarak İtalya’yı tercih etmesine karşı memnuniyetsizliği dile getirdi. (EPA)
Madrid, Cezayir’in enerji ortağı olarak İtalya’yı tercih etmesine karşı memnuniyetsizliği dile getirdi. (EPA)
TT

Cezayir kamuoyu İspanya Dışişleri Bakanı’na tepkili

Madrid, Cezayir’in enerji ortağı olarak İtalya’yı tercih etmesine karşı memnuniyetsizliği dile getirdi. (EPA)
Madrid, Cezayir’in enerji ortağı olarak İtalya’yı tercih etmesine karşı memnuniyetsizliği dile getirdi. (EPA)

Cezayir’de resmi ve özel basın İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’e karşı tepkili. Cezayir’in İspanya ile Dostluk ve İyi Komşuluk Antlaşması’nı askıya alması ve aralarındaki ticari çalışmaları durdurmasının ardından, Bakan Albares’in Avrupa Birliği’nde Cezayir’e karşı sert tavır alınmasını sağlamak üzere çalışması Cezayir kamuoyunda eleştiriliyor. Albares ayrıca, Rusya’yı iki ülke arasındaki ilişkilerdeki şiddetli gerilimde parmağı olmakla suçladı.
Yeni kurulan uluslararası kanal “i24NEWS” de dahil olmak üzere kamu kanallarındaki haber bültenleri iki gündür (Salı ve Çarşamba), Albares’e karşı sert ifadeler yayınlıyor. Söz konusu haberlerde “İspanya diplomasi liderinin, Madrid ve Brüksel arasındaki son hareketleri, her zaman saygıyı empoze eden isimleri ile bu büyük Akdeniz ülkesine layık bir diplomat olup olmadığına yönelik soru işaretleri yaratıyor” ifadelerine yer verildi. Bu ifadelerde, Albares’in cuma günü Brüksel’de Avrupa Birliği yetkilileriyle Cezayir’in İspanya ile ‘dostluk anlaşmasını’ askıya alma ve gaz tedariki haricinde ticari işlemleri durdurma kararını görüşmesine atıfta bulunuldu. Böyle bir arka planda, Cezayirliler, Madrid’in tartışmalı Sahra bölgesi konusunda özerklik planına verdiği desteğe yönelik şikayetlerini dile getirdi.
Avrupa Komisyonu, İspanya Dışişleri Bakanı’nı dinledikten sonra bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Cezayir’in attığı adımların, kendisini 2005’ten bu yana Avrupa Birliği’ne bağlayan ortaklık anlaşmasının ‘ihlalini’ teşkil ettiği belirtildi. Bu bildiri Cezayir’i kızdırdı. Cezayir Brüksel’i, ‘Dostluk Antlaşması’nda yer alan temel yükümlülükleri ve değerleri ihlal eden’ Madrid’e karşı ‘haksız yere taraflı’ olmakla suçladı. Söz konusu ihlal, ortaklık anlaşmasında, iki ülkenin Birleşmiş Milletler önündeki anlaşmazlıklarla ilgili olarak uluslararası meşruiyete saygı gösterme taahhüdünden bahseden belgedeki bir maddeyle ilgili olarak geliyor. Cezayir, İspanya’nın Fas’ın Sahra’ya yönelik özerklik planına destek açıklamasının ‘bu taahhüdün ihlali’ olarak değerlendiriyor.
Cezayir medyası, Albares’e yönelik saldırısında bu adımları ‘Diplomasiye sızıntı ve hata yapmaktan asla vazgeçilmemesi” olarak nitelendirdi. Medya Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Josep Borrell’i ima ederek, “Bugün Avrupa Birliği’nin dış ilişkilerini yöneten ve ülkesinin eski Dışişleri Bakanı olan yurttaşlarından birini manipüle etmeyi başardı ve bu adımı son derece önemli bir kurumun güvenilirliğine darbe oldu” ifadelerine yer verildi.
Devlet medyası “Albares cuma günü Avrupa Komisyonu binasında sert bir açıklama yaptı. Konuşmasında, pozisyonuna yakışmayan kaba bir dil kullanarak Cezayir makamlarına diyalog kurma emri verdi. Ancak bu uluslararası diplomasiyi bilen seçkin İspanyol diplomatları ve dışişleri bakanlarının tutumu ile çelişen, üzücü ve ironik bir diplomatik gösteri oldu” ifadelerine yer verdi.
Cezayir, Bakan Albares’i iki sebeple suçluyor. Bunlardan ilki, ülkesinin Cezayir ile olan geriliminde, uzun ve orta vadeli sözleşmelerle bağlantılı bir konu olmasına rağmen, gaz arzını kesme olasılığını öne sürmesi, ikincisi ise Cezayir’in Ukrayna’da savaşın başlamasından bu yana Ruslar ile dikkate değer yakınlaşması arka planında, İspanya ile yaşanan anlaşmazlığın Moskova’nın etkisi altında olduğunu düşünmesi olarak belirtildi.
Ayrıca Cezayir, son aylarda enerji alanında partneri olarak İtalya’yı tercih ettiğini gizlemedi. İspanya bunu kendisini açısından olumsuz bir işaret olarak değerlendirdi. İspanya’nın gaz ihtiyaçlarının yarısı, Sahra konusunda Rabat'a yönelmek dışında Madrid’in tüm ‘hatalarını’ ‘bağışlayabilecek’ Cezayir tarafından sağlanıyor.
Şarku’l Avsat’ın Cezayir basınından aktardığı bilgilere göre Albares’i hedef alan kampanyada, “Albares Avrupa Birliği'ni bir araya getirmek için boşuna çabalamasının ve bu konuda Avrupalı mevkidaşlarını kendi tarafını tutmaya ikna etmek için Rusya’yı kullanmasının ardından, ABD’ye ve NATO’ya kendisini kurtarması için acınası bir ricada bulundu” ifadelerine de yer verildi.



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan: Yerel-Avrupa ağı, Mossad'ın eski bir subayı kaçırmasını kolaylaştırdı

Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)
Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli subay Ahmed Şükr, Lübnan'ın doğusundan kaçırılmıştı (Aile Arşivi- Şarku’l Avsat)

Lübnan yargısı, Lübnanlılar, Suriye kökenli bir İsveçli ve Lübnan kökenli Fransız vatandaşlarından oluşan yerel-Avrupa bir ağın, İsrail istihbarat teşkilatı (Mossad) tarafından yürütülen karmaşık bir operasyonu kolaylaştırdığı sonucuna vardı. Bu operasyonda, Lübnan Genel Güvenlik Teşkilatı'ndan emekli bir subay geçen yılın sonlarında doğu Lübnan'dan kaçırılarak İsrail'e teslim edilmişti.

Askeri mahkemeye hükümet temsilcisi olarak atanan Yargıç Claude Ganem, davada bir tutukluyu ve halen firari olan üç kişiyi suçladı. Onları “Mossad ile iletişim kurmak ve para karşılığında Lübnan'da Mossad adına çalışmak, 17 Aralık 2025'te Ahmed Şükr'ün kaçırılmasını gerçekleştirmekle" suçladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir adli kaynak, "Özellikle Şükr'ün Lübnan dışına nasıl transfer edildiği de dahil olmak üzere, kaçırma operasyonunun tam olarak hangi güzergahı izlediğini belirlemek için soruşturmalar hâlâ devam ediyor" dedi.

Ön soruşturmalar, tuzağa düşürme ve kaçırma olayının nasıl gerçekleştiğine dair kesin kanıtlar ortaya çıkardı.


Şaas, Gazze'nin yeniden inşası konusunda iyimser ancak İsrail engeller çıkarıyor

Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
TT

Şaas, Gazze'nin yeniden inşası konusunda iyimser ancak İsrail engeller çıkarıyor

Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)
Dün çekilen bir fotoğrafta, Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar görülüyor (AP)

Gazze Şeridi yönetim komitesi başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı İsrail savaşının ardından Şeridin yeniden inşasının yedi yıl içinde tamamlanacağına dair dikkat çekici bir iyimserlik dile getirdi.

Filistin radyosuna dün verdiği röportajda, ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi'ni yönetmekle görevlendirilen Şaas, savaş enkazını Akdeniz'e taşımayı da içeren iddialı bir planın ana hatlarını açıkladı.

Şaas, Hamas'ın yıllarca süren iktidarının ardından Filistin bölgesini yönetmekle görevli 15 kişilik Filistinli uzman grubunun başına geçecek.Şarku’l Avsat’ın Filistin radyosundan aktardığına göre Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize dökersek ve denizde yeni adalar yaratırsak... üç yıl içinde Gazze için yeni toprak kazanmış ve enkazı temizlemiş olacağız” dedi. “Gazze yedi yıl öncesinden daha iyi bir hale gelecek” ifadesini kullandı.

Buna karşılık İsrail, barış planının ikinci aşamasının duyurusunu “sembolik” olarak değerlendirerek sektörün geleceğini engellemeye çalıştı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise Gazze Yönetim Komitesi'nin kurulmasına destek verdiğini belirterek, “Filistin Yönetimi kurumları arasında bağlantı kurulmasının ve ikilik ve bölünmeyi sürdüren idari, hukuki ve güvenlik sistemleri kurulmamasının önemini yeniden teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.