İsrail askerleri şehir savaşları için ‘Mini Gazze’de eğitim alıyorlar

İsrail'in güneyinde yer alan, duvar resimleri ve ölen savaşçıların posterleri ile dekore edilmiş 500 bina ve dar sokakları ile ‘Mini Gazze’ olarak bilinen Tze'elim Askeri Üssü’ünde yapılan bir şehir savaşının tatbikatı (AP)
İsrail'in güneyinde yer alan, duvar resimleri ve ölen savaşçıların posterleri ile dekore edilmiş 500 bina ve dar sokakları ile ‘Mini Gazze’ olarak bilinen Tze'elim Askeri Üssü’ünde yapılan bir şehir savaşının tatbikatı (AP)
TT

İsrail askerleri şehir savaşları için ‘Mini Gazze’de eğitim alıyorlar

İsrail'in güneyinde yer alan, duvar resimleri ve ölen savaşçıların posterleri ile dekore edilmiş 500 bina ve dar sokakları ile ‘Mini Gazze’ olarak bilinen Tze'elim Askeri Üssü’ünde yapılan bir şehir savaşının tatbikatı (AP)
İsrail'in güneyinde yer alan, duvar resimleri ve ölen savaşçıların posterleri ile dekore edilmiş 500 bina ve dar sokakları ile ‘Mini Gazze’ olarak bilinen Tze'elim Askeri Üssü’ünde yapılan bir şehir savaşının tatbikatı (AP)

İsrail'in güneyinde, kurulduğu günden bu yana sadece savaş görmüş uzak bir kasabanın üzerinde ezan sesi yankılanıyor.
İsrail askerleri, en yükseği sekiz katlı olan, tamamı terk edilmiş durumdaki 500 binanın ve duvar resimleri ve katledilen Filistinli savaşçıların anıldığı posterlerle donatılmış dar sokakların yer aldığı Mini Gazze adlı hayalet bir kasabada eğitim görüyorlar. Ancak Şarku’l Avsat’ın Associated Press’ten (AP) aktardığı habere göre bu kasaba hiçbir haritada yer almıyor.
İsrail ordusu, İsrail yönetimine karşı başlatılan İkinci İntifada’nın sona ermesinin ardından 2005 yılında 45 milyon dolara Tze'elim Askeri Üssü’nü inşa etmeye başladı. İsrail ordusu, üssün inşasından önce beş yıl boyunca işgal altındaki Batı Şeria’nın ve Gazze Şeridi'nin şehir ve ilçelerinde Filistinli savaşçılarla çatıştı.
İsrail, tarihi süreçte Hamas ile Gazze'de dört kez savaştı.  Yoğun nüfuslu şehirlerde ve mülteci kamplarında bazı çatışmalar patlak verdi. Bu savaş ve çatışmalarda yarısından fazlası sivil olmak üzere 4 binden fazla Filistinli, İsrail tarafından öldürüldü. Birleşmiş Milletler'deki (BM) İsrailli yetkililere göre aynı savaşlar ve çatışmalarda, İsrail tarafında siviller, askerler ve yabancı uyruklular dahil olmak üzere 106 kişi öldü. İsrail, tüm bu savaşlarda ve çatışmalarda kalabalık yerleşim alanlarında orantısız güç kullanmakla ve böylece siviller arasında ölü sayısının artmasına katkıda bulunmakla suçlandı. İsrail ordusu ise sivilleri korumak için elinden geleni yaptığını söyleyerek, Filistinli savaşçıları, sivilleri canlı kalkan olarak kullanmakla suçladı.
Tze'elim Askeri Üssü Komutanı Eli Abeles, “Artık savaşın doğası değişti. Bugün asıl kavgamız yerleşim bölgelerinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 60 dönümlük tesisteki bütün o dar sokakların, solmuş beton binaların ve açık alanların amacı, İsrail askerlerinin sıklıkla faaliyet gösterdiği Gazze Şeridi ve Batı Şeria’nın yanı sıra İsrail'in gelecekte Hizbullah savaşçılarıyla savaşma olasılığı konusunda uyardığı Güney Lübnan’ın kentsel ortamlarını taklit etmek ve burada askerleri eğitmek.
Bu kasabanın sokakları, İsrail ordusunun tek resmi grafiti sanatçısı tarafından çizilmiş, Arapça sloganların yanı sıra Filistinli ve Lübnanlı savaşçıların yer aldığı duvar resimleriyle dekore edilmiş.
Askeri eğitimler arasındaki dönemlerde askerler binaların gölgesinde dinlenirken, bazıları, İsrail'le savaşta ölenlerin anısına yapılmış ve zamanla solmuş posterlerin altında sigara içiyorlar. Bazıları ise yeniden başlayacakları eğitimlerde savaşçı rolü oynamak üzere kırmızı ve beyaz renklerdeki poşular giyiyorlar.
Eğitim merkezinde aynı anda 2 bin askerin eğitim görebileceğini belirten Abeles,  ABD güçlerinin ve sonuncusu Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden (GKRY) olmak üzere Avrupa Birliği’nden (AB) ​​müttefik ülkelerin güçlerinin Mini Gazze’de tatbikat yaptıklarını söyledi.
Ancak silahlar sustuğunda ve askerler birliklerine gittiğinde, eğitim merkezi, boş binaların içinde uğuldayan rüzgar ve çevresinde yankılanan metal seslerle adeta ‘hayalet bir kasaba’ olan eski haline geri dönüyor.



Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
TT

Berri, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte: Ateşkes anlaşması ileriye doğru atılmış bir adımdır, doğrudan müzakereleri reddediyoruz

Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)
Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri (Reuters)

Lübnan Parlamentosu Başkanı Nabih Berri, Lübnan cephesindeki ateşkes anlaşmasından duyduğu temkinli memnuniyeti dile getirirken, İsrail ile doğrudan müzakereleri reddettiğini yineledi. İranlı mevkidaşı Muhammed Bakır Kalibaf'ın dün yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin İran'ı da kapsayan kapsamlı bir anlaşma yoluyla sağlandığını teyit ettiğini belirtti.

Meclis Başkanı Berri, duyurunun hemen ardından Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşmanın başlangıçta 10 günlük olduğunu belirterek, özellikle duyuruda İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesinin bu aşamada yer almaması nedeniyle, uygun koşullar oluşmadan güneydeki insanların köylerine ve evlerine dönmeleri çağrısında bulunmayacağını vurguladı.

Berri, "İsrail'in niyetleri" ışığında ateşkese temkinli yaklaşırken, şu anda önemli olanın meselenin ilerleme kaydetmesi ve ateşkesin doğru yönde atılmış bir adım olması olduğunu belirtti. Ateşkesin ardından giderek daha istikrarlı hale gelen iç durum konusunda hiç endişe duymadığını vurguladı.


Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)
TT

Filistin Yönetimi, 1982'de Paris'te gerçekleşen saldırıyla ilgili bir şüpheliyi Fransa'ya teslim etti

Fransız polisi (Arşiv- AP)
Fransız polisi (Arşiv- AP)

Filistin yönetimi, 1982 yılında Paris’in Rue des Rosiers Caddesi’nde bir Yahudi restoranına düzenlenen ve altı kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren grubu yönettiği şüphesiyle aranan Filistinli Hişam Harb’i dün Fransa’ya teslim etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bu bilgi, Harb’in avukatlarından biri tarafından ajansa yapılan açıklamayla doğrulandı.

Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu'ndan Avukat Ammar Duveyk AFP’ye Kudüs’ten telefonla yaptığı açıklamada, "Hişam Harb'ın ailesi bugün benimle iletişime geçti ve Filistin Yönetimi tarafından kendisinin Fransız yetkililerine teslim edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi" dedi.

Mahmud el-Adra olarak da bilinen Hişam Harb (72 yaşında) hakkında, on yıldan uzun süre önce çıkarılmış uluslararası yakalama kararı bulunuyor. Harb, Temmuz 2025'in sonlarında Paris'teki Özel Ceza Mahkemesi'ne Jo Goldenberg restoranına ve çevresindeki mahalleye yönelik saldırıyı gerçekleştirmek suçlamasıyla sevk edilen altı kişiden biri.

Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)Nice şehrinde görev yapan bir Fransız polisi (AFP)

9 Ağustos 1982’de Paris’in Marais bölgesindeki Rue des Rosiers’de bulunan “Jo Goldenberg” restoranına yönelik düzenlenen saldırıda, el bombası patlaması ve silahlı saldırı sonucu altı kişi hayatını kaybetmiş, 22 kişi yaralanmıştı. Saldırı, üç ila beş kişiden oluşan bir grup tarafından gerçekleştirilmişti.

Saldırı, Filistin Kurtuluş Örgütü'nden ayrılan radikal Sabri el-Benna (Abu Nidal) liderliğindeki Fetih Devrim Konseyi'ne atfedildi.

Hişam Harb'ın oğlu Bilal el-Adra da babasının teslim edildiğini doğruladı. El-Adra AFP'ye yaptığı açıklamada, babasının dün özel bir numaradan kendisini aradığını, ağlayarak, "Şimdi beni Fransız yetkililerine teslim etmek istiyorlar. Kendinize iyi bakın. Hepinizi çok seviyorum" dediğini aktardı.

Adra açıklamasında, Ramallah'taki Filistin polisinin dün öğleden sonra kendisini çağırdığını ve babasının resmi olarak teslim edildiğini bildirdiğini doğruladı.

Oğlunun ifadesine göre, babasının davasını görüşmek üzere dün Ramallah'ta bir duruşma planlanmıştı. Ancak Filistin idare mahkemesi, çarşamba günü avukatların teslimin durdurulmasına yönelik acil başvurusunu gerekçe göstermeden reddetti.

El-Adra, ailesinin babasının akibetinden endişe duyduğunu, çünkü "iadenin tehlikeli ve yasadışı olduğunu ve bu nedenle adil bir yargılama garantisi sunmadığını" belirtti.

Harb ailesi ayrıca, kanser ve psikolojik sorunları da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklardan muzdarip olduğundan onun için endişeleniyor.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kasım ayında Harb’i teslim etmek için söz vermiş ve Fransa’nın Filistin devletini tanımasının bu talep için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade etmişti.

Ancak Avukat Duveyk, bu teslimin, "Filistin Temel Yasası'nın açık bir ihlali olduğunu ve tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" vurguladı.

Filistin yönetimi, Harb’i geçen yıl 19 Eylül’de, Fransa’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin devletini resmen tanımasından kısa süre önce gözaltına almıştı.

Fransa dışında bulunan dört şüpheli Hişam Harb, Nizar Tevfik Hammade, Emced Atta ve Nebil Osman için uzun zaman önce yakalama kararları çıkarılmıştı.


Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
TT

Beyrut'un güney banliyölerinde ateşkesin yürürlüğe girmesini kutlamak için silah sesleri yükseldi

Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)
Ateşkesin ardından Beyrut semaları silah sesleriyle aydınlandı (AP)

Beyrut'un güney banliyölerinde, İsrail ile yapılan ateşkesin yerel saatle dün gece yarısı yürürlüğe girmesini kutlamak amacıyla yoğun silah sesleri duyuldu.

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce duyurduğu ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle “Beyrut'un güney banliyölerinde yoğun silah sesleri duyulduğunu” bildirdi.

 Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişiler, ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından evlerine dönüşlerini kutladılar (Reuters)

Gece yarısını biraz geçtikten sonra makineli tüfek sesleri ve havaya atılan roketlerin patlama sesleri duyuldu; bu durum yarım saatten fazla sürdü. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre banliyönün gökyüzünde kırmızı çizgiler oluşturan mermi izleri görüldü.

Ajansın televizyon görüntülerinde, “Hizbullah”ın kalesi olan güney banliyösüne dönen mülteciler gösterdi. Bazıları İran destekli partinin bayrağını ya da 2024 yılında İsrail tarafından öldürülen genel sekreteri Hasan Nasrallah'ın fotoğraflarını taşıyordu.

Sosyal medyada kullanıcılar, ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelerde evlerine dönen mültecilerin oluşturduğu araç kuyruklarını gösteren video görüntülerini paylaştı.

Lübnanlı yetkililer, savaşın bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine neden olduğunu belirtiyor.

Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’daki (Sidon) bir yolda trafik sıkışıklığı yaşandı (Reuters)

«Hizbullah», dün erken saatlerde yerinden edilmiş kişilere «durum tam olarak netleşene kadar sabırlı olmalarını ve güney, Bekaa ve Dahiye’deki hedef alınan bölgelere gitmemeleri» çağrısında bulundu.

Partiye bağlı İslam Sağlık Kurulu da yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilere “gece köylerine gitmemelerini ve sabaha kadar beklemelerini, hasar gören köy veya mahallelere gitmekte acele etmemelerini” tavsiye etti.

Ordu komutanlığı yaptığı açıklamada vatandaşlara, “kendi güvenlikleri için bölgede konuşlanmış askeri birimlerin talimatlarına uymaları ve İsrail saldırısının ardından geride kalan patlamamış mühimmat ve şüpheli nesnelere karşı dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki bir saat içinde herhangi bir İsrail hava saldırısı kaydedilmedi.

Ulusal Haber Ajansı, «ateşkesin yürürlüğe girmesinden yaklaşık yarım saat geçmesine rağmen, İsrail ordusu topçu birliklerinin el-Hiyam ve Debin kasabalarını bombalamaya devam ettiğini ve aynı zamanda bölgede makineli tüfeklerle tarama operasyonları yürütüldüğünü» bildirdi.