Katar Emiri Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile ortak Arap eylemini etkinleştirmeyi görüştü

Sisi dün Kahire'de Sani ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi dün Kahire'de Sani ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Katar Emiri Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile ortak Arap eylemini etkinleştirmeyi görüştü

Sisi dün Kahire'de Sani ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Sisi dün Kahire'de Sani ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani dün Mısır’ın başkenti Kahire’yi ziyaret etti. Katar Emiri’nin ziyareti, Mısır ile iş birliğinin yanı sıra ortaklığı güçlendirme, ortak Arap eylemini harekete geçirmek ve bölgesel ve uluslararası gelişmeleri tartışmak için Ruanda'da düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) toplantısının ardından gerçekleştirdi.
Yaklaşık yedi yılın ardından Kahire’ye giden Katar Emiri, Mısır’a en son ziyaretini 2015 yılında Şarm eş Şeyh’te yapılan Arap Zirvesi kapsamında düzenlemişti. Kahire ve Doha arasındaki ilişkiler, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in Ocak 2021'de, 2017'de başlayan Katar boykotlarını sona erdirmek için anlaştıkları el- Ula Bildirisi’nden bu yana gelişme gösterdi. İki ülke arasındaki ilişkiler geçtiğimiz aylarda her düzeyde, sık sık düzenlenen karşılıklı ziyaretlerin yanı sıra siyasi ve ekonomik alanlarda birçok iş birliği anlaşması ve mutabakat zaptı imzalanmasına tanıklık eden bir uzlaşı aşamasına girdi.
Sisi, Katar Emiri’ni Mısır’a davet ederek,  ‘bir sonraki aşamada iki ülke arasındaki istişareleri sürdürmenin ve ortaklıkları ilerletmek için çalışmanın önemini’ vurguladı. Mısır Cumhurbaşkanı Haziran 2021’de Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile Katar Emiri’ne davet göndererek, ‘Mısır-Katar ilişkilerindeki somut ilerleme doğrultusunda ikili işbirliğinin çeşitli mekanizmalarını yeniden başlatmak amacıyla ortak adımların devamını ve tüm önemli sorunları mevcut anlaşma çerçevesinde çözüme kavuşturma arzusunu sabırsızlıkla beklendiği’ ifade etti. Aynı yılın mayıs ayında, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdul Rahman Al Sani, Tamimi’den Sisi'ye Doha'yı ziyaret etmesi için bir davetiye iletti.
Mısır Maliye Bakanı Muhammed Muit en son, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen Katar Ekonomik Forumu kapsamında Katarlı mevkidaşı Ali bin Ahmed ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Mısır Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamada, görüşme sırasında Doha ve Kahire’nin mali vizyon pozisyonlarını ve politikalarını uluslararası forumlarda koordine etmeye yardımcı olacak ikili iş birliğini güçlendirmenin yanı sıra her iki ülkede yatırımları teşvik etmenin ve ortak çalışma mekanizmaları geliştirmenin öneminin vurgulandığı bildirildi. Katar ve Mısır ilişkilerinin somutlaştırılması gerektiğini kaydedilen açıklamada, küresel ekonomik zorluklar ışığında her iki ülke halkının çıkarlarına hizmet edecek ortak çabalara değinildi. Ayrıca tüm ülkelerin ekonomisini etkileyen Avrupa’daki savaşın olumsuz yansımalarını kontrol altına almak gerektiğinin altı çizildi. Katarlı Bakan, Mısır ile ilişkilerin kardeşlik ilkesine dayalı olduğunu belirterek ülkesinin, tarihi bağlar devam ettiği sürece Mısır'a yatırıma devam edeceğini vurguladı.
Mısır ve Katar daha önce, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurahman Al Sani'nin Kahire'ye gerçekleştirdiği ziyarette Mısır'a toplam 5 milyar dolarlık yatırım ve ortaklık konusunda bir anlaşma imzalandığını açıklamıştı.
Mısır Sanayi ve Ticaret Bakanı Nevin Cami, Katar Yatırım ve Serbest Bölgeler Bakanı Ahmed bin Muhammed el Said ile iki ülke arasındaki yatırım fırsatlarını ve iş birliğini görüştü.
Doha’yı ziyaret eden Bakan Cami, yaptığı açıklamada görüşmenin iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi için eşsiz bir fırsat olduğunu belirtti. Cami, Katarlı mevkidaşını, serbest ticaret bölgelerinin geliştirilmesi, yatırımların artırılması ve iş birliği fırsatlarını görüşmek için Kahire’ye davet etti. Bakan Cami ayrıca Katarlı mevkidaşı ile Mısır- Katar Ortak İş Konseyi’nde reform yapılması konusunda uzlaştıklarını açıkladı.
Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Katar Emiri’nin Kahire ziyaretinin iki ülke arasında bir dizi ekonomik anlaşmanın imzalanmasına ve yatırım ve ticaret alanlarında ortaklıkların sonuçlandırılmasına tanık olacağını aktardı.
Sisi geçtiğimiz mart ayında, Mısır-Katar ilişkilerinde ‘somut ilerleme’ olarak nitelendirdiği ve ‘iki ülke ve halkın amaçlarına ve çıkarlarına hizmet edecek adımlara’ değinerek Arap bölgesinde güvenlik ve istikrarı koruma çabalarına değindi. Bu açıklamada, Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin Kahire ziyareti sırasında geldi. Katar Emiri, Dışişleri Bakanı aracılığıyla ilettiği mesajda, Mısır Cumhurbaşkanı’nı Doha’ya davet etti ve Mısır-Katar arasındaki ikili ilişkileri kuvvetlendirme, bölgesel ve uluslararası durumlardaki gelişmeleri değerlendirme ve iki ülkenin isteklerine hizmet edecek şekilde bu konudaki pozisyonları koordine edebilme amacıyla iki devletin ortak çalışma yürütmesi konusunda istekli olduklarını ifade etti. Mısır Cumhurbaşkanlığı’nın bildirdiğine göre Katar Dışişleri Bakanı ‘Mısır’ın, Arap ulusal güvenliğinin korunması ve Arap uluslarının meselelerinin savunulmasında, Cumhurbaşkanı Sisi’nin önderliğinde oynadığı stratejik ve önemli rolü, ayrıca Mısır’ın bölgenin güvenlik, istikrar ve kalkınmasını sağlama gayretlerini ve yorulmak bilmeyen çabalarını takdir etti.’
Uzlaşmanın tamamlanmasının ardından Sisi, sonuncusu geçtiğimiz şubat ayında olmak üzere Katar Emiri ile Pekin'deki Kış Olimpiyatları'nın açılışı sırasında birçok kez bir araya geldi.



İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli hayatını kaybetti

Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)
Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)
TT

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli hayatını kaybetti

Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)
Filistinliler, bugün İsrail’in Gazze kentine düzenlediği saldırının ardından hedef alınan noktayı inceliyor. (Reuters)

Sağlık yetkilileri, İsrail’in bugün (Cumartesi) şafak vaktinden bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Bu rakam, çatışmaların durdurulmasını hedefleyen Ekim ayında varılan anlaşmadan bu yana kaydedilen en yüksek günlük can kaybı olarak dikkat çekti.

Nasser ve Şifa hastanelerindeki yetkililer, saldırıların Gazze’nin kuzeyi ve güneyini hedef aldığını; bunlar arasında Gazze kentinde bir daire ile Han Yunus’ta bir çadırın da bulunduğunu aktardı. Hayatını kaybedenler arasında iki kadın ve iki farklı aileden altı çocuk yer aldı.

Associated Press (AP) haberine göre Şifa Hastanesi, Gazze kentini hedef alan saldırıda bir anne, üç çocuğu ve bir akrabasının öldüğünü açıklarken; Nasser Hastanesi ise bir çadır kampına düzenlenen saldırının yangına yol açtığını, bunun sonucunda bir baba, üç çocuğu ve üç torunu olmak üzere yedi kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Görsel kaldırıldı.
Gazze kentinde İsrail saldırısının vurduğu alanı inceleyen bir Filistinli. (Reuters)

11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana, İsrail ordusunun anlaşmayı 1300’den fazla kez ihlal etmesi sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetti.

Bu gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve yirmi maddeden oluşan planının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik hazırlıkların sürdüğü bir dönemde yaşandı. Plan, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından ay başında açıklanmış; Gazze’de teknokratlardan oluşan bir Filistin hükümetinin kurulmasını da öngörmüştü.


İran ile savaş ihtimali Gazze anlaşmasının üzerinde bir gölge gibi duruyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
TT

İran ile savaş ihtimali Gazze anlaşmasının üzerinde bir gölge gibi duruyor

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat Mülteci Kampı’nda, sırtında çuval taşıyan bir kız çocuğu (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş ihtimalleri tartışılırken, ABD ile İran arasında daha geniş çaplı bir çatışma olasılığı gündeme geliyor. Bu durum, bölgede dengeleri ve öncelikleri yeniden şekillendirebilecek bir tablo ortaya koyarken, İsrail’in hamleleri endişeleri artırıyor.

Gazze anlaşmasının tehdit altına girebileceği ihtimaline dikkat çeken uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Tahran’a yönelik herhangi bir saldırının İsrail’i bilinçli şekilde sürece dahil edeceğini, bunun da anlaşmanın ikinci aşamasının uygulanmasını karmaşıklaştırmayı, İsrail’in eylemlerini örtbas etmeyi ve hatta anlaşmayı sabote etmeyi amaçlayabileceğini vurguladı. Uzmanlar, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin dün yaptığı ve olası sonuçlara karşı uyarılarda bulunduğu açık ve net açıklamalarına da dikkat çekti.

Bu kaygılar, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağını artırması ve Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehditleriyle aynı döneme denk geliyor. Trump, bu tehditlere rağmen Tahran yönetimiyle diyaloğa kapıyı tamamen kapatmadığını ifade ediyor.

13 Haziran 2025’te İsrail, ABD’nin desteğiyle İran’a yönelik 12 gün süren bir saldırı başlattı. Saldırılarda askeri ve nükleer tesislerin yanı sıra sivil altyapılar hedef alındı, bazı komutanlar ve bilim insanları öldürüldü. Buna karşılık İran, İsrail’e ait askeri ve istihbarat merkezlerini füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) vurdu.

22 Haziran’da ise ABD, İran’ın nükleer tesislerine saldırı düzenlediğini ve bu tesisleri devre dışı bıraktığını duyurdu. Tahran buna, Katar’daki ABD’ye ait el-Udeyd Hava Üssü’nü bombalayarak karşılık verdi. Ardından Washington, 24 Haziran’da Tel Aviv ile Tahran arasında ateşkes ilan edildiğini açıkladı.

Mısır'ın uyarıları

Sisi dün Kahire’nin doğusundaki Polis Akademisi öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmada, “İran krizi tırmanıyor ve bunun bölge üzerinde etkileri olabilir… İran kriziyle ilgili gerilimi düşürmek için her ne şekilde olursa olsun diyaloğa ulaşmak amacıyla sessiz ama yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Krizin silahlı bir çatışmaya dönüşmesi halinde bölgemiz açısından son derece ciddi sonuçlar ve ekonomik yansımalar doğurabileceğinden endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Mısır Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamaları, İsrail basınında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İran konulu bir güvenlik toplantısı yaptığına dair haberlerin ertesi gününe denk geldi. Açıklamalar, İsrail Yayın Kurumu’nun dün ‘bir Amerikan destroyerinin Eilat Limanı’na ulaştığını’ duyurmasıyla da eş zamanlı gerçekleşti.

rgty
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

İsrail medyası, Amerikan destroyerinin Eilat Limanı’na ulaşmasının önceden planlandığını ve bunun İsrail ile ABD orduları arasındaki iş birliği kapsamında gerçekleştiğini savundu.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan ise İsrail’in her türlü savaştan fayda sağladığını belirterek, Tel Aviv yönetiminin böyle bir çatışmayı Gazze Şeridi’ndeki yıkıcı planlarını genişletmek ve bunları örtbas etmek için kullanabileceğini, bunun da durumu daha karmaşık hale getireceğini ifade etti.

Filistinli siyaset analisti Nizar Nazzal da göstergelerin İran’a yönelik bir askeri operasyon ihtimaline işaret ettiğini, bu süreçte İsrail’in kışkırtma ve askeri yığınak yoluyla açık bir rol oynadığını ve Netanyahu’nun bu yönde bir isteği bulunduğunu söyledi. Nazzal, Mısır’ın bölgeye yönelik ciddi endişeler taşıdığına dikkat çekerek, olası gelişmelerden Gazze anlaşmasının hızlı şekilde zarar göreceğini vurguladı.

Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda Refah Sınır Kapısı’nın önümüzdeki pazar günü (yarın), yalnızca sınırlı sayıda kişinin geçişine izin verecek şekilde iki yönlü olarak açılacağı” bildirildi. Açıklamada ayrıca, İsrail ordusunun kontrolü altındaki bölgede yer alan bir güvenlik noktasında ek denetim yapılacağı kaydedildi.

Diğer yandan Sisi, dün yaptığı konuşmada İran’a yönelik bir saldırının sonuçlarına karşı uyarıda bulunarak, Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu ve bunun ‘son derece önemli’ olduğunu söyledi.

Nazzal’a göre Netanyahu, İran’a yönelik olası bir saldırıyı, anlaşmanın ikinci aşamasının başlangıcını bozmak ya da süreci aksatmak için kullanabilir. Nazzal, saldırının önümüzdeki günler ya da haftalar içinde gerçekleşmesi ihtimali karşısında Netanyahu’nun süreci parçalara bölerek uygulamayı uzatabileceğini, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını geciktirmeye yönelik manevralar ve şartlar öne sürerek faydasını azaltmaya çalıştığını ve bu yolla Gazze Şeridi’nden çekilme gibi taahhütlerden uzaklaşabileceğini dile getirdi.

Gazze anlaşması bir nebze sekteye uğradı

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, siyasi ve güvenlik çevrelerinin, Netanyahu’nun şu aşamada kapsamlı bir savaşa girmeyi hedeflemediğini, ancak Trump yönetimiyle dolaylı bir eşgüdüm içinde İran liderliğinin seçeneklerini daraltmaya çalıştığını vurguladığını yazdı. Haberde, İsrail’in tüm senaryolara hazır olduğu izlenimini pekiştirmeye özen gösterdiği ve kararın her an alınabileceği mesajını verdiği aktarıldı.

Bu çerçevede Reha Ahmed Hasan, Tahran’da binlerce protestocunun öldürülmesinden duyulan endişeden söz eden ABD-İsrail söylemini sert şekilde eleştirerek, buna karşılık İsrail’in 75 bin Filistinliyi öldürmesine ve açlıktan etkilenen sivillere yardım ulaştırmak için Refah Sınır Kapısı’nın açılmamasına kayıtsız kalındığını dile getirdi. Hasan, Gazze anlaşmasının ABD Başkanı Donald Trump’ın güvenilirliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu, anlaşmaya yönelik herhangi bir tehdidin en büyük zararını Trump’a vereceğini ifade etti.

Nazzal ise Gazze anlaşmasının arabulucularının, İsrail’in olası bir saldırıdan fayda sağlamasını engellemek için harekete geçtiğini belirterek, saldırının durdurulmasının ya da etkilerinin hızla sınırlandırılmasının, İsrail’i anlaşmayı uygulamaya zorlamak açısından hayati önemde olduğunu söyledi. Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı kendisi açısından kazançlı gördüğüne dikkat çeken Nazzal, savaşın başlaması halinde bunun İsrail’i de içine alacağını ve Gazze anlaşmasının görece sekteye uğrayacağını kaydetti.


SDG, 3 tugaydan oluşan bir tümenle birleşecek

Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
TT

SDG, 3 tugaydan oluşan bir tümenle birleşecek

Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)
Yerinden edilmiş Suriyeliler, Haseke vilayetine bağlı Kamışlı’daki bir caminin zemininde uyuyor, (29 Ocak), (Reuters)

Şam ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından dün yapılan, Suriye'nin doğusundaki askeri, güvenlik ve idari kurum ve güçlerin Suriye devletine "sıralı entegrasyon süreci" başlatılmasına yönelik "kapsamlı" bir anlaşmanın duyurulması, bölgesel ve uluslararası alanda geniş bir onay gördü.

Yeni anlaşma, "Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugaydan oluşan bir tümenin kurulmasının yanı sıra, Halep Valiliği'ne bağlı bir tümen içinde Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın kurulmasını" da içeriyor.

Anlaşma ayrıca, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke ve Kamışlı merkezlerinde "askeri güçlerin temas noktalarından çekilmesini ve İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin girmesini" de içeriyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu kapsamlı anlaşmanın Suriye'nin barış, güvenlik ve istikrar yolunda ilerlemesine katkıda bulunacağı umudu dile getirilirken, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmayı Suriye'nin ulusal uzlaşma, birlik ve istikrar yolculuğunda bir "kilometre taşı" olarak değerlendirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise ülkesinin "istikrar, adalet ve yeniden yapılanma yolunda Suriye'yi ve Suriye halkını desteklemeye devam edeceğini" teyit etti.