İran nükleer görüşmeler öncesinde roket denemesi gerçekleştirdi

İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)
İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)
TT

İran nükleer görüşmeler öncesinde roket denemesi gerçekleştirdi

İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)
İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)

İran dün ikinci kez ‘araştırma amaçlı’ uydu taşıyıcı bir roket denemesi gerçekleştirdiğin duyurarak Batı'nın Tahran'ın nükleer programlarına ilişkin korkularını artırması muhtemel bir adım attı. Denemeden önceki gün ise Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Viyana'daki görüşmelerin askıya alınmasının yaklaşık dört ay ardından müzakerelerin yeniden başladığını açıklamıştı.
Fars ve Tasnim haber ajanslarının aktardığına göre İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Hüseyni, uydu taşıyıcı roketin üç aşama kapsamında fırlatıldığını, ilk iki aşamada katı yakıtla, üçüncü aşamada ise sıvı yakıtla çalıştırıldığını belirtti.
Bugünkü denemenin başarılı olup olmadığı henüz belli olmasa da Hüseyni, füzenin ‘dünyanın uydu gemileriyle rekabet ettiğini’ öne sürdü. Reuters’ın İran devlet televizyonundan aktardığına göre Hüseyni, “Uydu taşıyıcı roketin üçüncü geliştirme aşaması, bugünkü fırlatış ile elde edilen bilgiler doğrultusunda yapılacak” dedi.
İran 29 Aralık’ta uydu taşıyıcı Simurg roketi ile üç araştırma cihazının başarıyla fırlatıldığını duyurmuştu. Ancak daha sonra roketin gerekli hıza ulaşamaması nedeniyle yörüngeye ulaşamadığı anlaşılmıştı.
Zülcenah uydu roketi denemesi, mart ayı başlarında Maxar Technologies şirketi uydu görüntülerinin Simnan’daki İmam Humeyni Uzay Üssü'ndeki bir fırlatma rampasında yangın işaretlerini ve verdiği hasarı göstermesi ardından geldi. Middlebury Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü bünyesindeki James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Araştırmaları Merkezi’nde uzman olan Jeffrey Lewis, söz konusu roketin İran’ın Zülcenah uydu fırlatma aracı gibi göründüğünü söylemişti.
ABD, uyduları yörüngeye yerleştirmek için kullanılan uzun menzilli füze teknolojisinin nükleer savaş başlıklarını fırlatmak için de kullanılabileceğini düşünüyor. ABD ve müttefiki İsrail, Tahran'ın uydu fırlatma programını kıtalararası balistik füzeler (ICBM) geliştirirken bunu bir kılıf olarak kullanacağından korkuyor. Batı, İran’ın katı yakıt ile çalışan uydu roketlerini en az 5 bin kilometre menzile sahip ICBM’lere dönüştürebileceğinden endişe ediyor
Devrim Muhafızları’nın elinde maksimum 2 bin kilometre menzile sahip balistik füze cephaneliği bulunuyor. Nisan 2020'de yörüngeye bir uydu fırlatarak gizli uzay programını ortaya çıkaran Devrim Muhafızları, 8 Mart'ta ise ikinci uydusunun yörüngeye yerleştirildiğini duyurmuştu.
2015’te nükleer anlaşmaya varılması ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2231 sayılı kararı uyarınca, İran’ın ‘balistik füze teknolojisi geliştirmeye ilişkin deneyler dahil olmak üzere, nükleer silah sağlamayı amaçlayan herhangi bir faaliyetten kaçınması gerekiyor’.
Balistik füze programı, bölgesel faaliyetler ve nükleer kısıtlamaların süresinin uzatılması, önceki ABD Başkanı Donald Trump’ı 2018’de nükleer anlaşmadan çekilerek ‘azami baskı’ uygulamaya yöneltmişti.
Diğer yandan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Tahran ziyaretinde, Tahran ile Washington arasında mart ayında kesintinin kaydedilmesine neden olan çıkmazın üstesinden gelmek için nükleer müzakerelerin yeniden başlatılmasına ilişkin bir anlaşmaya atıfta bulundu. Aynı zamanda iki taraf arasında aylar süren açmazı kırmak için yeni bir girişimde bulunduğunu duyurdu.
Dün Fransa Cumhurbaşkanlığı’ndan bir yetkili, G7 liderlerinin dün geceki akşam yemeğinde nükleer müzakereleri yeniden başlatma olasılığını ele alacaklarını aktardı. Yarın sabah Fransa, İngiltere, Almanya ve ABD arasında daha ayrıntılı görüşmelerin gerçekleştirileceğini belirten yetkili, “Çalışma grupları arasındaki görüşmeler yoğunlaştı” ifadelerini kullandı. Nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel güvenliği korumak için İran ile nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmanın gerekliliğine değinen yetkili, bunun petrol fiyatlarındaki artışla ne derece uyumlu olduğunu bilmek gerektiğini de sözlerine ekledi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'ne bağlı Nur haber sitesi, Doha'nın Tahran ile Washington arasındaki dolaylı müzakerelerde son aşamaya ev sahipliği yapacağını öne sürdü. Söz konusu haberde “Katar'ın müzakereleri sürdürmeye yönelik devam eden çabaları göz önüne alındığında, Doha'nın diğer Körfez ülkelerinden daha fazla şansı var” ifadeleri yer aldı. Borrell, mart ayında görüşmelerin aksayışı ardından bir Körfez ülkesinde müzakerelerin yeniden başlatılacağını duyurmuştu.
Reuters’ın haberine göre Borrell’in açıklaması ardından Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby, müzakerelerdeki vaziyet hakkında konuşamayacağını aktardı. Seyahat ettiği uçakta gazetecilere konuşan Kirby şunları söyledi:
“Pozisyonumuzla ilgili hiçbir şey değişmedi. Nükleer anlaşmayı İran'ın nükleer silah edinmesini engellemenin en iyi yolu olarak görmeye devam ediyoruz. Bu nedenle anlaşmaya geri dönmek istiyoruz.”
İran merkezli internet siteleri, Borrell’in cumartesi günü Tahran sokaklarında dolaştığı görüntülerini yayınlayarak kendisinin yaptırımların ve nükleer anlaşmanın etkilerini bilmek istediğini aktardı. Borrell’in Tahran'ın merkezindeki Keşaverz Caddesi'ni ziyaret ettiği belirtildi.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, gerçekleştirdiği bir televizyon röportajında iç ve dış meselelere değindi. ABD yönetimine suçlamalar yönelten Reisi şu ifadeleri kullandı:
“Taahhütlerini yerine getirmeyerek anlaşmayı bozdular. Amerikalıların taahhütlerini yerine getirmeleri gerektiğini defalarca ilan ettik. Müzakereleri bozma niyetinde değiliz. Bu kararların İran'ı tutumlarından geri adım atmaya zorlamayacağını defalarca kez açıkladık.”
Reisi aynı zamanda Borrell’e İran’ın ‘yüce gönüllülüğü’ dolayısıyla müzakereleri takip edeceğini söylediğini de aktardı.
Görüşmelerdeki son gelişmelerden bahseden Reisi sözlerinin devamında “Haksız yaptırımların derhal kaldırılması taraftarı olmaya devam edeceğimizi baştan söyledik” dedi. Aynı zamanda hükümetinin müzakerelerin yanı sıra ikinci bir yol izlediğine, bunun yaptırımların etkisini tersine çevirme yolu olduğuna dikkat çekti. İranlılara seslenen Reisi şunları söyledi:
“Hükümetimizde birinci başkan yardımcısı ve ülke genelindeki diğerleri liderliğinde özel bir grubumuz ve merkezimiz var. Yaptırımların düşürülmesi, müzakerelerde yaptırımların kaldırılması için çalışıyorlar.”
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu, İran’ın ilan edilmemiş mevkilerde uluslararası soruşturmanın gerçekleştirilmesi yönünde iş birliğinde bulunmaması dolayısıyla bu ayın başlarında İran’ı kınama kararını onaylamıştı. Bu karara yönelik eleştirisini tekrarlayan Reisi ise şu açıklamada bulundu:
“Biz UAEA ile gerekli tüm işbirliğini gerçekleştirirken Yönetim Kurulu’nun İran halkına karşı böyle bir karar alması uygun değildi. Bu kararın müzakere sürecinde sorunlar yaratacağını beyan etmiştik.”
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahyan da Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Borrell’in ziyareti sırasında ‘olumlu’ görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etmişti.
İranlı uzmanlar, yenilenen müzakere sürecinde hızlı bir anlaşmaya varılacağı ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor. Bir grup uzman, diplomatik aygıtın Mahmud Ahmedinejad döneminde Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliğinde bulunan Said Celili'nin izinden gittiğini söylüyor. Zira mevcut hükümetin ‘müzakereleri uzatmak’ istediği düşünülüyor.
Donya-e-Eqtesad gazetesi, nükleer anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesinin mümkün olup olmadığını sorgularken Haft-i Sobh gazetesi ise “Nükleer anlaşma: Sonu gelmeyen hikaye” başlıklı yazısında “Müzakereler dokuzuncu kez devam ediyor. Ancak her zamanki gibi ayrıntılardan haberdar değiliz” vurgusunda bulundu. Devrim Muhafızları'na yakınlığıyla bilinen Javan gazetesi, “Çıkmazların zirvesinde müzakere üzerine anlaşmak” başlıklı yazısında “İran ve Batılı taraflar, nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirme yönünde müzakereleri tamamlamak için şanslarını bir kez daha deniyor” ifadelerine başvurdu. Devrim Muhafızları'na bağlı Siasat Rooz gazetesi “İran provokatif adımlara müsamaha göstermez” vurgusunda bulunurken Khorasan gazetesi ise “Batı, üç aylık keskin durumların ardından müzakere masasına döndü” ifadelerini kullandı. İran Dini Lideri Ali Hamaney'in uluslararası ilişkiler danışmanı Ali Ekber Velayeti'nin ofisine bağlı 'Farheekhtegan' gazetesi haberinde, “İran ve ABD arasında AB aracılığındaki dolaylı görüşme haberleri, Washington'ın yaklaşımı pratikte değişmiş olsaydı şov niteliğinde olmayacaktı” ifadelerini kullandı.
Hamaney'in temsilcisi Hüseyin Şeriatemdari'nin genel yayın yönetmenliğini üstlendiği Kayhan gazetesi, İran Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirilen röportaja atıfta bulunsa da müzakerelerin yeniden başlatılması ve Borrell'in Tahran ziyareti hakkındaki yorumları görmezden geldi. Gazete, Reisi’nin kısa vadede enflasyonun etkisindeki düşüşe ve çarşı fiyatlarını devletin kontrol ettiğine dair söylediklerine atıfta bulunmakla yetindi. İran gazeteleri, müzakerelerin dört saat sürdüğü konusunda hemfikirdi. Reformist gazete Arman Meli, “Müzakereler için yeni bir hayat” ifadelerini kullanırken reformist Al-Sharq gazetesi, “Nükleer anlaşmaya ulaşılabilir mi?” diye sordu.



Suriye Savunma Bakanlığı: Haseke kırsalında düzenlenen silahlı saldırıda iki asker öldü, çok sayıda asker de yaralandı

ABD askeri araçları, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a taşıyan otobüslere eşlik ediyor... 8 Şubat 2026 (Reuters)
ABD askeri araçları, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a taşıyan otobüslere eşlik ediyor... 8 Şubat 2026 (Reuters)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı: Haseke kırsalında düzenlenen silahlı saldırıda iki asker öldü, çok sayıda asker de yaralandı

ABD askeri araçları, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a taşıyan otobüslere eşlik ediyor... 8 Şubat 2026 (Reuters)
ABD askeri araçları, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a taşıyan otobüslere eşlik ediyor... 8 Şubat 2026 (Reuters)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke kırsalında düzenlenen silahlı saldırıda iki askerin öldüğünü, çok sayıda askerin de yaralandığını açıkladı.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre Bakanlığın Medya ve İletişim Dairesi’nden yapılan açıklamada, kimliği belirsiz silahlı kişilerin Haseke kırsalındaki “El-Aliye Siloları”nın batısında Suriye ordusuna ait bir personel otobüsünü hedef aldığı belirtildi. Saldırıda ölü ve yaralıların olduğu ifade edilirken, olayla ilgili ayrıntı verilmedi.

Geçen ayın sonlarında DEAŞ, Halep’in kuzey kırsalında bir Suriye askerinin hedef alındığı saldırının sorumluluğunu üstlenmişti. Böylece örgüt, aynı ay içinde gerçekleştirdiğini duyurduğu üçüncü saldırıyı kayda geçirmiş oldu.

Örgüt, resmi kanalları üzerinden yaptığı açıklamada, unsurlarının el-Rai kentinde bir Suriye askerini hafif silahlarla hedef aldığını ve askerin hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

 7 Şubat'ta Suriye'nin kuzeydoğusundaki el-Haseke'nin el-Kahtaniye banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a taşıyan bir konvoydaki çocuklar, Amerikan yapımı zırhlı bir araca el sallıyor (AFP)7 Şubat'ta Suriye'nin kuzeydoğusundaki el-Haseke'nin el-Kahtaniye banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını Suriye'den Irak'a taşıyan bir konvoydaki çocuklar, Amerikan yapımı zırhlı bir araca el sallıyor (AFP)

Söz konusu gelişmeler, son dönemde Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlı güvenlik güçlerine yönelik düzenlenen suikast ve saldırıların devamı niteliğinde değerlendiriliyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu saldırıların bir kısmını DEAŞ üstlendi.

Şubat ayında yayımlanan ses kaydında örgütün sözcüsü Ebu Huzeyfe el-Ensari, Suriye’nin “İran işgalinden Türk-Amerikan işgaline geçtiğini” öne sürerek, ülkede “yeni bir operasyon dönemi” başlattıklarını açıkladı.

Son saatlerde DEAŞ yanlısı sosyal medya hesapları ve Telegram kanalları da motosikletli saldırılar ve silahlı eylemlerin artırılması çağrısında bulundu. Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bu çağrılar, ülkenin farklı bölgelerinde olası bir güvenlik gerilimine işaret ediyor.

8 Aralık 2024’te Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’de güvenlik durumunda kısmi iyileşme yaşansa da ülkenin çeşitli bölgelerinde patlamalar ve güvenlik olayları meydana gelmeye devam ediyor. Yetkililer, bu olayların bir kısmını “terör eylemleri” olarak nitelendiriyor.

Suriye hükümeti ise ülke genelinde güvenliği sağlamak amacıyla eski rejim unsurlarına yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü belirtti. Yetkililer, ülkenin istikrarı ve iç güvenliğinin hedef alınmasına izin vermeyeceklerini vurguladılar.


Hızlı Destek Kuvvetlerinden bir ay içinde ikinci kopuş

Tuğgeneral Ali Rizkallah, "El- Savanna " lakabıyla tanınıyor ( Sosyal medya platformlarında dolaşımda)
Tuğgeneral Ali Rizkallah, "El- Savanna " lakabıyla tanınıyor ( Sosyal medya platformlarında dolaşımda)
TT

Hızlı Destek Kuvvetlerinden bir ay içinde ikinci kopuş

Tuğgeneral Ali Rizkallah, "El- Savanna " lakabıyla tanınıyor ( Sosyal medya platformlarında dolaşımda)
Tuğgeneral Ali Rizkallah, "El- Savanna " lakabıyla tanınıyor ( Sosyal medya platformlarında dolaşımda)

Sudan’da Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanlarından Tuğgeneral Ali Rizkallah, bilinen adıyla “Savanna”, HDK’den ayrıldığını açıkladı. Rizkallah, Sudan’daki çatışmalarda herhangi bir silahlı tarafın yanında yer almadığını belirtti. Böylece son bir ay içinde HDK’den ayrılan ikinci üst düzey saha komutanı oldu.

Sosyal medyada geniş şekilde paylaşılan bir video kaydında konuşan “Savanna”, “Sudan halkının iradesinin yanında olduğunu” ifade ederek, artık ne HDK ne de başka bir tarafa — Sudan ordusuna gönderme yaparak — bağlı olmadığını belirtti.

Şarku’l Avsat2ın aldığı bilgiye göre Sudan’da savaşın başlamasından bu yana “Savanna”, HDK’nin Kurdufan bölgesinin geniş kesimlerinde kontrol sağlamasına imkân veren birçok çatışmada aktif rol oynadı.

Nisan ayında ise örgütün bir diğer üst düzey komutanı Tümgeneral Nur Ahmed Adam, bilinen adıyla “Nur el-Kubba”, HDK’den ayrılarak Sudan ordusuna katılmıştı.

Saha komutanı Ebu Akile Kikel ise Ekim 2024’te örgütten ayrılan ilk önemli isim olmuştu.


Şeybani: Suriye, Avrupa Birliği ile ortaklığa “en üst düzey ciddiyetle” giriyor

Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den sorumlu üyesi Dubravka Šuica ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, pazartesi günü Brüksel’de düzenlenen Suriye Ortaklık Forumu toplantısının ardından ortak basın toplantısına katıldı. (Reuters)
Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den sorumlu üyesi Dubravka Šuica ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, pazartesi günü Brüksel’de düzenlenen Suriye Ortaklık Forumu toplantısının ardından ortak basın toplantısına katıldı. (Reuters)
TT

Şeybani: Suriye, Avrupa Birliği ile ortaklığa “en üst düzey ciddiyetle” giriyor

Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den sorumlu üyesi Dubravka Šuica ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, pazartesi günü Brüksel’de düzenlenen Suriye Ortaklık Forumu toplantısının ardından ortak basın toplantısına katıldı. (Reuters)
Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den sorumlu üyesi Dubravka Šuica ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, pazartesi günü Brüksel’de düzenlenen Suriye Ortaklık Forumu toplantısının ardından ortak basın toplantısına katıldı. (Reuters)

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani, pazartesi günü Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği-Suriye Ortaklık Forumu kapsamında yaptığı basın açıklamasında, Suriye’nin bugün yalnızca yardım ve insani destek anlayışını aşan; karşılıklı çıkara dayalı iş birliği ve ortaklık temelinde kurumsal ve sürdürülebilir bir süreç başlatmak amacıyla hareket ettiğini vurguladı.

Şeybani, “Suriye bu görüşmelere en üst düzey ciddiyetle giriyor. Bu toplantıdan sağlam bir ortak anlayış zeminiyle çıkmayı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Suriye devlet televizyonu El-İhbariye’nin muhabirine konuşan Şeybani, mevcut jeopolitik dönemin hem bölge hem de Avrupa kıtası açısından istisnai fırsatlar sunduğunu belirterek, bu aşamaya yatırım yapmanın hızlı hareket etmeyi gerektirdiğini söyledi. Şeybani, “Tarihi fırsat pencereleri zamanında değerlendirilmezse kapanır” dedi.

Öte yandan Avrupa Birliği dışişleri bakanları, pazartesi günü Suriye ile ticari ilişkilerin yeniden başlatılması ve 2011 yılında askıya alınan iş birliği anlaşmasının yeniden yürürlüğe konulması konusunda anlaşmaya vardı. Söz konusu anlaşma, dönemin Devlet Başkanı Beşşar Esad’a karşı başlayan halk ayaklanmasının 14 yıl süren iç savaşa dönüşmesi üzerine askıya alınmıştı.

Brüksel’de toplanan AB üyesi ülkelerin temsil edildiği Avrupa Birliği Konseyi, kararın AB ile Suriye arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu açıkladı.

Batılı ülkelerin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının büyük bölümü geçtiğimiz yıl kaldırılmıştı. Ülke, 2024 yılının sonunda Esad yönetimini deviren silahlı gruplar koalisyonunun lideri olan Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminde uluslararası topluma yeniden ve daha kapsamlı şekilde entegre olmaya çalışıyor.

bfgrb
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, 11 Mayıs’ta Brüksel’de gerçekleştirilen Dış İlişkiler Konseyi toplantısı sırasında. (EPA)

İş birliği anlaşmasının yeniden yürürlüğe girmesiyle birlikte, bazı Suriye ürünlerinin ithalatına yönelik kısıtlamaların kaldırılması bekleniyor. Bu kapsamda petrol ve petrol ürünlerinin yanı sıra altın, değerli metaller ve elmas da yer alıyor.

Avrupa Konseyi açıklamasında, kararın “Avrupa Birliği’nin Suriye ile yeniden angajman kurma ve ülkenin ekonomik toparlanmasını destekleme konusundaki kararlılığına dair açık bir siyasi mesaj” taşıdığı ifade edildi.

Şeybani ise Suriye’nin Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Körfez ülkelerini “istikrar ve yeniden inşa sürecinin ortakları” olarak gördüğünü belirtti. Suriye’nin stratejik konumunun, onu bölgesel ve uluslararası tedarik zincirleri için güvenli ve istikrarlı bir geçiş noktası haline getirebileceğini söyledi.

İç politikaya ilişkin değerlendirmesinde Şeybani, “Suriye’de tek bir Suriye halkı vardır; azınlık ya da çoğunluk yoktur” dedi. Tüm kesimlerin anayasa ve Suriye yasaları çerçevesinde korunduğunu ve toplum içinde rollerini yerine getirdiğini ifade etti.

Şeybani ayrıca, son 14 yıl boyunca Suriyelilere ev sahipliği yaptıkları için Avrupa Birliği ülkelerine teşekkür ederek, hükümetin şu anda Suriye’nin tüm sektör ve alanlarda yeniden inşası için çalıştığını kaydetti.

vfbfrbg
Suriye’den mülteci olarak Almanya’ya gelen Esma Huveyce, bugün çalıştığı Fluechtlingspaten Syrien (Suriyeli Mülteci Sponsorları) derneğinin ofisinde görüntülendi. Berlin, 10 Temmuz 2025. (AFP)

Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den sorumlu üyesi Dubravka Šuica ise basın toplantısında, “Bugün krizden toparlanmaya geçiş sürecinde Suriye’nin yanındayız. Suriye, Doğu Akdeniz’in en önemli ülkelerinden biri ve yeniden inşası için birlikte çalışmamız gerekiyor; çünkü ihtiyaçlar çok büyük” dedi.

Šuica, sağlık kurumları ve altyapının desteklenmesinin yanı sıra ekonomik ve sosyal toparlanmanın hızlandırılması ile kurumsal yapılanmanın güçlendirilmesine katkı sunduklarını belirterek, “Bu, herkes için müreffeh bir Suriye’nin temelidir” ifadelerini kullandı.

Suriye’de toparlanmanın, geleceğin inşası ve toplumun dayanıklılığının artırılmasıyla mümkün olacağını kaydeden Šuica, bunun Suriyelilere yeniden umut vereceğini söyledi. Ayrıca Suriye’nin doğru yönde ilerlediğini, ancak toparlanma sürecinin zaman gerektirdiğini vurguladı.