İran nükleer görüşmeler öncesinde roket denemesi gerçekleştirdi

İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)
İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)
TT

İran nükleer görüşmeler öncesinde roket denemesi gerçekleştirdi

İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)
İran yönetimi dün uydu taşıyan roket fırlattı. (AFP)

İran dün ikinci kez ‘araştırma amaçlı’ uydu taşıyıcı bir roket denemesi gerçekleştirdiğin duyurarak Batı'nın Tahran'ın nükleer programlarına ilişkin korkularını artırması muhtemel bir adım attı. Denemeden önceki gün ise Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Viyana'daki görüşmelerin askıya alınmasının yaklaşık dört ay ardından müzakerelerin yeniden başladığını açıklamıştı.
Fars ve Tasnim haber ajanslarının aktardığına göre İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Hüseyni, uydu taşıyıcı roketin üç aşama kapsamında fırlatıldığını, ilk iki aşamada katı yakıtla, üçüncü aşamada ise sıvı yakıtla çalıştırıldığını belirtti.
Bugünkü denemenin başarılı olup olmadığı henüz belli olmasa da Hüseyni, füzenin ‘dünyanın uydu gemileriyle rekabet ettiğini’ öne sürdü. Reuters’ın İran devlet televizyonundan aktardığına göre Hüseyni, “Uydu taşıyıcı roketin üçüncü geliştirme aşaması, bugünkü fırlatış ile elde edilen bilgiler doğrultusunda yapılacak” dedi.
İran 29 Aralık’ta uydu taşıyıcı Simurg roketi ile üç araştırma cihazının başarıyla fırlatıldığını duyurmuştu. Ancak daha sonra roketin gerekli hıza ulaşamaması nedeniyle yörüngeye ulaşamadığı anlaşılmıştı.
Zülcenah uydu roketi denemesi, mart ayı başlarında Maxar Technologies şirketi uydu görüntülerinin Simnan’daki İmam Humeyni Uzay Üssü'ndeki bir fırlatma rampasında yangın işaretlerini ve verdiği hasarı göstermesi ardından geldi. Middlebury Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü bünyesindeki James Martin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Araştırmaları Merkezi’nde uzman olan Jeffrey Lewis, söz konusu roketin İran’ın Zülcenah uydu fırlatma aracı gibi göründüğünü söylemişti.
ABD, uyduları yörüngeye yerleştirmek için kullanılan uzun menzilli füze teknolojisinin nükleer savaş başlıklarını fırlatmak için de kullanılabileceğini düşünüyor. ABD ve müttefiki İsrail, Tahran'ın uydu fırlatma programını kıtalararası balistik füzeler (ICBM) geliştirirken bunu bir kılıf olarak kullanacağından korkuyor. Batı, İran’ın katı yakıt ile çalışan uydu roketlerini en az 5 bin kilometre menzile sahip ICBM’lere dönüştürebileceğinden endişe ediyor
Devrim Muhafızları’nın elinde maksimum 2 bin kilometre menzile sahip balistik füze cephaneliği bulunuyor. Nisan 2020'de yörüngeye bir uydu fırlatarak gizli uzay programını ortaya çıkaran Devrim Muhafızları, 8 Mart'ta ise ikinci uydusunun yörüngeye yerleştirildiğini duyurmuştu.
2015’te nükleer anlaşmaya varılması ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2231 sayılı kararı uyarınca, İran’ın ‘balistik füze teknolojisi geliştirmeye ilişkin deneyler dahil olmak üzere, nükleer silah sağlamayı amaçlayan herhangi bir faaliyetten kaçınması gerekiyor’.
Balistik füze programı, bölgesel faaliyetler ve nükleer kısıtlamaların süresinin uzatılması, önceki ABD Başkanı Donald Trump’ı 2018’de nükleer anlaşmadan çekilerek ‘azami baskı’ uygulamaya yöneltmişti.
Diğer yandan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Tahran ziyaretinde, Tahran ile Washington arasında mart ayında kesintinin kaydedilmesine neden olan çıkmazın üstesinden gelmek için nükleer müzakerelerin yeniden başlatılmasına ilişkin bir anlaşmaya atıfta bulundu. Aynı zamanda iki taraf arasında aylar süren açmazı kırmak için yeni bir girişimde bulunduğunu duyurdu.
Dün Fransa Cumhurbaşkanlığı’ndan bir yetkili, G7 liderlerinin dün geceki akşam yemeğinde nükleer müzakereleri yeniden başlatma olasılığını ele alacaklarını aktardı. Yarın sabah Fransa, İngiltere, Almanya ve ABD arasında daha ayrıntılı görüşmelerin gerçekleştirileceğini belirten yetkili, “Çalışma grupları arasındaki görüşmeler yoğunlaştı” ifadelerini kullandı. Nükleer silahların yayılmasını önlemek ve bölgesel güvenliği korumak için İran ile nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmanın gerekliliğine değinen yetkili, bunun petrol fiyatlarındaki artışla ne derece uyumlu olduğunu bilmek gerektiğini de sözlerine ekledi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'ne bağlı Nur haber sitesi, Doha'nın Tahran ile Washington arasındaki dolaylı müzakerelerde son aşamaya ev sahipliği yapacağını öne sürdü. Söz konusu haberde “Katar'ın müzakereleri sürdürmeye yönelik devam eden çabaları göz önüne alındığında, Doha'nın diğer Körfez ülkelerinden daha fazla şansı var” ifadeleri yer aldı. Borrell, mart ayında görüşmelerin aksayışı ardından bir Körfez ülkesinde müzakerelerin yeniden başlatılacağını duyurmuştu.
Reuters’ın haberine göre Borrell’in açıklaması ardından Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby, müzakerelerdeki vaziyet hakkında konuşamayacağını aktardı. Seyahat ettiği uçakta gazetecilere konuşan Kirby şunları söyledi:
“Pozisyonumuzla ilgili hiçbir şey değişmedi. Nükleer anlaşmayı İran'ın nükleer silah edinmesini engellemenin en iyi yolu olarak görmeye devam ediyoruz. Bu nedenle anlaşmaya geri dönmek istiyoruz.”
İran merkezli internet siteleri, Borrell’in cumartesi günü Tahran sokaklarında dolaştığı görüntülerini yayınlayarak kendisinin yaptırımların ve nükleer anlaşmanın etkilerini bilmek istediğini aktardı. Borrell’in Tahran'ın merkezindeki Keşaverz Caddesi'ni ziyaret ettiği belirtildi.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, gerçekleştirdiği bir televizyon röportajında iç ve dış meselelere değindi. ABD yönetimine suçlamalar yönelten Reisi şu ifadeleri kullandı:
“Taahhütlerini yerine getirmeyerek anlaşmayı bozdular. Amerikalıların taahhütlerini yerine getirmeleri gerektiğini defalarca ilan ettik. Müzakereleri bozma niyetinde değiliz. Bu kararların İran'ı tutumlarından geri adım atmaya zorlamayacağını defalarca kez açıkladık.”
Reisi aynı zamanda Borrell’e İran’ın ‘yüce gönüllülüğü’ dolayısıyla müzakereleri takip edeceğini söylediğini de aktardı.
Görüşmelerdeki son gelişmelerden bahseden Reisi sözlerinin devamında “Haksız yaptırımların derhal kaldırılması taraftarı olmaya devam edeceğimizi baştan söyledik” dedi. Aynı zamanda hükümetinin müzakerelerin yanı sıra ikinci bir yol izlediğine, bunun yaptırımların etkisini tersine çevirme yolu olduğuna dikkat çekti. İranlılara seslenen Reisi şunları söyledi:
“Hükümetimizde birinci başkan yardımcısı ve ülke genelindeki diğerleri liderliğinde özel bir grubumuz ve merkezimiz var. Yaptırımların düşürülmesi, müzakerelerde yaptırımların kaldırılması için çalışıyorlar.”
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu, İran’ın ilan edilmemiş mevkilerde uluslararası soruşturmanın gerçekleştirilmesi yönünde iş birliğinde bulunmaması dolayısıyla bu ayın başlarında İran’ı kınama kararını onaylamıştı. Bu karara yönelik eleştirisini tekrarlayan Reisi ise şu açıklamada bulundu:
“Biz UAEA ile gerekli tüm işbirliğini gerçekleştirirken Yönetim Kurulu’nun İran halkına karşı böyle bir karar alması uygun değildi. Bu kararın müzakere sürecinde sorunlar yaratacağını beyan etmiştik.”
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahyan da Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Borrell’in ziyareti sırasında ‘olumlu’ görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etmişti.
İranlı uzmanlar, yenilenen müzakere sürecinde hızlı bir anlaşmaya varılacağı ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor. Bir grup uzman, diplomatik aygıtın Mahmud Ahmedinejad döneminde Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliğinde bulunan Said Celili'nin izinden gittiğini söylüyor. Zira mevcut hükümetin ‘müzakereleri uzatmak’ istediği düşünülüyor.
Donya-e-Eqtesad gazetesi, nükleer anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesinin mümkün olup olmadığını sorgularken Haft-i Sobh gazetesi ise “Nükleer anlaşma: Sonu gelmeyen hikaye” başlıklı yazısında “Müzakereler dokuzuncu kez devam ediyor. Ancak her zamanki gibi ayrıntılardan haberdar değiliz” vurgusunda bulundu. Devrim Muhafızları'na yakınlığıyla bilinen Javan gazetesi, “Çıkmazların zirvesinde müzakere üzerine anlaşmak” başlıklı yazısında “İran ve Batılı taraflar, nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirme yönünde müzakereleri tamamlamak için şanslarını bir kez daha deniyor” ifadelerine başvurdu. Devrim Muhafızları'na bağlı Siasat Rooz gazetesi “İran provokatif adımlara müsamaha göstermez” vurgusunda bulunurken Khorasan gazetesi ise “Batı, üç aylık keskin durumların ardından müzakere masasına döndü” ifadelerini kullandı. İran Dini Lideri Ali Hamaney'in uluslararası ilişkiler danışmanı Ali Ekber Velayeti'nin ofisine bağlı 'Farheekhtegan' gazetesi haberinde, “İran ve ABD arasında AB aracılığındaki dolaylı görüşme haberleri, Washington'ın yaklaşımı pratikte değişmiş olsaydı şov niteliğinde olmayacaktı” ifadelerini kullandı.
Hamaney'in temsilcisi Hüseyin Şeriatemdari'nin genel yayın yönetmenliğini üstlendiği Kayhan gazetesi, İran Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirilen röportaja atıfta bulunsa da müzakerelerin yeniden başlatılması ve Borrell'in Tahran ziyareti hakkındaki yorumları görmezden geldi. Gazete, Reisi’nin kısa vadede enflasyonun etkisindeki düşüşe ve çarşı fiyatlarını devletin kontrol ettiğine dair söylediklerine atıfta bulunmakla yetindi. İran gazeteleri, müzakerelerin dört saat sürdüğü konusunda hemfikirdi. Reformist gazete Arman Meli, “Müzakereler için yeni bir hayat” ifadelerini kullanırken reformist Al-Sharq gazetesi, “Nükleer anlaşmaya ulaşılabilir mi?” diye sordu.



Şam'da sabotaj eylemi düzenlemeyi planlayan bir terör hücresinin planı engellendi

Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Şam'da sabotaj eylemi düzenlemeyi planlayan bir terör hücresinin planı engellendi

Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye iç güvenlik güçleri, Şam'da uzaktan kumandayla patlatılmak üzere hazırlanmış bir bomba yüklü aracı yakaladı, (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Şam Kırsal Valiliği İç Güvenlik Komutanlığı, Genel İstihbarat Servisi ile iş birliği içinde ve Türk İstihbarat Servisi ile yüksek koordinasyonda gerçekleştirilen başarılı bir güvenlik operasyonuyla, başkent Şam'ı hedef alan sabotaj eylemi düzenlemeyi amaçlayan, DEAŞ örgütüne bağlı bir terör hücresinin planını engelledi.

Suriye İçişleri Bakanlığı'na göre operasyon, hücre üyelerinin hareketlerini izleyen ve faaliyetlerini kesin konumları belirlenene kadar takip eden titiz bir istihbarat gözetimi döneminin ardından gerçekleştirildi. Ardından iyi düşünülmüş bir baskın planı uygulandı ve hücrenin tüm üyeleri, Ömer Haşim, Muhammed Hamad ve Hüseyin Halef yakalandı.

 Suriye güvenlik güçleri Şam'da bomba yüklü aracı etkisiz hale getirdi (Suriye İçişleri Bakanlığı)Suriye güvenlik güçleri Şam'da bomba yüklü aracı etkisiz hale getirdi (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Operasyon sırasında, uzman mühendislik ekipleri, hassas bir bölgeye park edilmiş ve uzaktan patlatılmaya hazır halde bulunan bomba yüklü araca müdahale etti; araçta "TNT" ve "C4" tipi yüksek derecede patlayıcı madde bulunduğu tespit edildi.

Yakalanan kişiler, soruşturmaların tamamlanması ve hücrenin olası tüm uzantılarının ve destekleyenlerin ortaya çıkarılması amacıyla Terörle Mücadele Dairesi'ne sevk edildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre DEAŞ’ın son zamanlarda Suriye'nin doğu illerinde, özellikle Rakka ve Deyrizor'da, "yalnız kurt taktiği" kullanarak, güvenlik ve askeri güçlere yönelik saldırılarını önemli ölçüde yoğunlaştırdığı belirtilmektedir.


Lübnan'ın kuzeyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında bir Hamas lideri öldürüldü

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)
TT

Lübnan'ın kuzeyinde İsrail'in düzenlediği hava saldırısında bir Hamas lideri öldürüldü

İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'a düzenlediği hava saldırılarının ardından hasar gören binalar ve arabalar (Reuters)

Lübnan devlet medyası, bugün kuzey Lübnan'da İsrail'in insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir Hamas liderinin öldürüldüğünü bildirdi. Bu, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırısının bölgesel çatışmayı tetiklemesinden bu yana Lübnan'da Filistin hareketinin bir üyesinin ilk ölüm haberi oldu.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı, "Hamas lideri Vasim Atallah el-Ali ve eşi, bu sabah Trablus yakınlarındaki Beddawi mülteci kampındaki evlerine düzenlenen düşman İHA saldırısında öldürüldüğünü" bildirdi. Şarku’l Avsat’ın ajanstan aktardığına göre kızlarından birinin de yaralandığı ifade edildi.

İsrail ordusu bu sabah erken saatlerde, Beyrut'ta İran destekli Hizbullah grubuna ait hedeflere yönelik yeniden saldırılar başlattığını açıkladı. İsrail Hava Kuvvetleri, "X" platformu aracılığıyla, hedeflerin militan grubun kullandığı altyapı olduğunu belirtti. Hizbullah, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine karşılık olarak pazartesi günü erken saatlerde İsrail'e roket saldırıları başlatmıştı. O zamandan beri İsrail ordusu, Lübnan'ın çeşitli bölgelerindeki hedeflere yoğun saldırılar düzenliyor.


Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
TT

Somali'deki siyasi kriz: Türkiye'nin gerilimi yatıştırmak için başlattığı arabuluculuğun özellikleri

Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)
Eski Somali Cumhurbaşkanı Mohammed Abdullahi Farmaajo, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile bir araya geldi (Mogadişu Büyükelçisi Aktaş’ın X hesabı)

Somali'deki siyasi kriz, Türkiye'nin Mogadişu Büyükelçisi Alper Aktaş ile federal hükümetin muhalifleri arasında, geçtiğimiz yıldan bu yana ülkedeki en önemli anlaşmazlık konularından biri olan ve bu yıl yapılması planlanan doğrudan seçimler öncesindeki görüşmelerle yeni bir boyut kazandı.

Eski Somali Cumhurbaşkanı ve önde gelen muhalefet figürü Mohammed Abdullahi Farmaajo'nun da katıldığı görüşmeler, sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı görüşmelerinin ardından gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir uzman, bu görüşmeleri, Türkiye'nin Mogadişu'daki etkisi ve geniş nüfuzu çerçevesinde, siyasi krizi sona erdirmek ve bazı çözümler bulmak için seçimler öncesinde Türkiye'nin arabuluculuk rolünün başlangıcı olarak gördüğünü ifade etti.

Mogadişu'daki evinde Türkiye’nin Büyükelçisi Aktaş ile bir araya gelen Farmaajo, yaptığı açıklamada, Türk Büyükelçi ile ülkedeki siyasi ve güvenlik durumunu ve ülkeye yönelik yatırımı artırmanın yollarını görüştüğünü belirtti. Türk hükümetini ve ülkesine verdiği kesintisiz desteği öven Farmaajo, görüşmeyi ‘verimli’ olarak nitelendirdi.

‘es-Somal el-Cedid’ adlı haber sitesinin dün akşam yayınladığı habere göre Büyükelçi Aktaş, Farmaajo ile görüşmesi öncesinde Puntland Devlet Başkanı Said Abdullah Deni de dahil olmak üzere bazı Somalili siyasi isimlerle bir araya geldi.

fvfrdv
Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçisi, Puntland Devlet Başkanı ile bir araya geldi (Büyükelçinin X hesabı)

Afrika işleri uzmanı Ali Mahmud Kilani, mevcut aşamanın merkezi hükümet ile bazı siyasi partiler arasında tırmanan gerilimler ve merkezi yönetim ile bazı bölgesel yönetimler, özellikle Cubaland ve Puntland yönetimleri arasındaki görüş ayrılıkları ile şekillendiğini düşünüyor.

Kilani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin, 2026 Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesindeki hassas dönemde Somali siyasi partilerinin görüşlerini bir araya getirmek için arabuluculuk rolü oynadığı aşikar.”

Türkiye-Somali görüşmeleri, muhalefetle yapılan ve sonuçsuz kalan birkaç turluk cumhurbaşkanlığı toplantılarının ardından gerçekleşti. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, 19 Şubat'ta federal hükümet tarafından düzenlenen istişare toplantılarına katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı sarayında muhalefet partisi ‘Somali'nin Geleceği Konseyi’ üyeleri ve yetkilileriyle bir araya geldi.

Somali Haber Ajansı SONNA'nın o günkü haberine göre görüşmelerde yaklaşan seçimler, ulusal birlik ve toplumsal uyumun güçlendirilmesi ve ‘güvenlik ve istikrarı tehdit eden (yerel olarak eş-Şebab'ı ifade etmek için kullanılan bir terim olan) Havaric milisleriyle mücadele’ konuları ele alındı.

Somali'nin Geleceği Konseyi, Nairobi'de yapılan bir toplantının ardından geçtiğimiz yıl ekim ayında oluşturuldu. Konsey, Cubaland ve Puntland devlet başkanları Ahmed Madobe ve Said Deni ile muhalefet partisi ‘Somali Kurtuluş Forumu’ liderleri, yani eski başbakanlar Hasan Ali Kayre ve Abdi Farah Shirdon, milletvekili Abdurrahman Abduşşakur ve diğer bazı isimler tarafından, özellikle doğrudan seçimler konusunda hükümetle bir yıl süren radikal anlaşmazlıklar sonrası kuruldu.

Kilani, Türkiye'nin diplomatik etkisi ve Somalili çeşitli taraflarla dengeli ilişkileri, eğitim ve kurumsal destek programları aracılığıyla güvenlik ve askeri varlığı, altyapı projeleri ve yatırımlar aracılığıyla ekonomik ve kalkınma desteği ve arabuluculuk girişimlerini yönetme kapasitesini artıran cumhurbaşkanlığı üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, siyasi sahneyi etkileyebilecek araçlara sahip olduğuna inanıyor.

Ankara, etkili bölgesel ortaklarıyla çabalarını koordine edecek gibi görünüyor ve bu koordinasyon, arabuluculuk çabalarının başarı şansını artırabilir.

Birkaç olasılığa işaret eden Kilani’ye göre bunlardan ilki, gerilimin azalması ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının tarafları birbirine yaklaştırarak seçimlerin daha az gergin bir ortamda yapılmasının önünü açması, ikincisi ise özellikle farklı bölgesel ittifaklarla bağlantılı bölgesel yönetimlerin bazı çekincelerinin devam etmesi, siyasi krizin kötüleşmesi ve seçim tarihinden önce uzlaşma çabalarının durması olasılığına dair kısmi başarısızlık senaryosu.