BM, okyanuslarda acil durum ilan etti

Birleşmiş Milletler Okyanus Forumu’nda doğanın insanlar üzerindeki etkileri ele alındı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Okyanus Konferansı’nda konuşma yapıyor (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Okyanus Konferansı’nda konuşma yapıyor (AP)
TT

BM, okyanuslarda acil durum ilan etti

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Okyanus Konferansı’nda konuşma yapıyor (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Okyanus Konferansı’nda konuşma yapıyor (AP)

Binlerce politikacı, bürokrat ve çevre aktivisti okyanusların korunması, doğanın ve insanların değişen iklim koşulları ile mücadele etmesi için Birleşmiş Milletler (BM) Okyanus Forumu’nda katıldı.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Lizbon’da gerçekleşen forumda “Maalesef okyanusları hafife alıyoruz. Şu anda okyanus acil durumu diyebileceğim bir durumla karşı karşıyayız” dedi. Pandemi nedeniyle ertelenen 5 günlük konferansın açılışında konuşma yapan Guterres, “Okyanusları koruyamadığımız için dalgalar, etkilerini gösterecek” dedi.
İnsanların, soluduğumuz oksijenin yarısını oluşturan ve her gün milyarlarca insan için protein ve besin kaynağı olan okyanuslara ve denizlere özen göstermesi gerekiyor. Dünya yüzeyinin üçte ikisinden fazlasını kaplayan okyanuslar, iklim değişikliğinin etkilerini azaltıyor ve yüzlerce canlıya ev sahipliği yapıyor. Son 60 yılda emisyon oranları yüzde 50 oranında arttı. Okyanuslar, karbondioksit kirliliğinin yaklaşık dörtte birini temizliyor ancak yaşanan gelişmeler ile denizlerdeki asit seviyesi artıyor, sudaki canlıların hayatı tehdit ediliyor ve okyanusların karbon temizlemesi gün geçtikçe azalıyor.
İklim değişikliğinin neden olduğu küresel ısınma, oldukça büyük bir öneme sahip olan mercan resiflerini yok ediyor ve oksijenden yoksun ölü bölgeler oluşuyor. Dünya Bankası Mavi Ekonomi başkanı Charlotte de Fontaubert, AFP’ye verdiği demeçte “İklim değişikliğinin okyanus sağlığını nasıl etkilediğini yeni anlamaya başladık” dedi. OECD’nin son raporuna göre plastik kirliliği 2060 yılında üç katına çıkarak yılda 1 milyar tona ulaşacak. Okyanuslardaki plastikler, her yıl bir milyon kuşun ve 100 binden fazla deniz memelisinin ölmesine neden oluyor.
Lizbon’da düzenlenen Okyanus Forumu’na katılanlar, plastik poşetlerin tamamen yasaklanmasından geri dönüşüme kadar çeşitli konuları tartışılıyor. Pandemi nedeniyle defalarca ertelenen forum Kenya’da gerçekleşiyor ancak Kenya, foruma ortak ev sahipliği yapıyor. Forumun ana gündeminde kaçak avlanma yer alıyor. ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Oceana bilimsel direktörü Kathryn Matthews, AFP’ye verdiği demeçte “Yaban balıkların en az üçte biri aşırı avlanma ile karşı karşıya. Okyanusun yüzden 10’undan daha azı korunma altında. Yasadışı balıkçı gemileri, kıyı sularında ve açık denizlerde ceza almadan avlanıyor” dedi.
Forumda gerçekleşen tartışmalarda gün geçtikçe yaygınlaşan elektrikli araba sektöründe batarya üretimi için gerekli olan nadir metallerin aranmasında deniz tabanının korunması için bir yasa görüşülecek. Yaklaşık 100 ülkenin katıldığı koalisyon okyanusların ve karaların yüzde 30’unu kapsayan bir korunma alanı oluşturulması için eyleme geçilmesi çağrısında bulundu.
Forumda diğer bir tema ise okyanusların sürdürülebilir bir geçim kaynağı olması olacak. ‘Sudaki Gıdaların Mavi Dönüşümü’ sloganlı konu hakkında Matthews, “Vahşi okyanus balıkları, 1 milyar insanı her gün ve her zaman sağlıklı deniz ürünleri ile besleyebilecek çevre dostu ve mikro besin kaynaklarıdır” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da dahil olmak üzere birçok bakan ve bazı devlet başkanları bu toplantıya katılacak. BM Genel Sekreteri Guterres, DC karakteri Aquaman’i canlandıran Jason Momoa’nın da yer aldığı Lizbon’daki bir sahilde yaptığı konuşmasında “Çok yavaş ilerliyoruz” dedi.



Trump: Eğer Nuri el-Maliki başbakan olarak geri dönerse Irak'a yardım yapmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Güney Çimliği'nde gazetecilere açıklama yapıyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Güney Çimliği'nde gazetecilere açıklama yapıyor (EPA)
TT

Trump: Eğer Nuri el-Maliki başbakan olarak geri dönerse Irak'a yardım yapmayacağız

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Güney Çimliği'nde gazetecilere açıklama yapıyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın Güney Çimliği'nde gazetecilere açıklama yapıyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada Irak'a, Nuri el-Maliki'yi yeni başbakan olarak seçmemesi konusunda uyarıda bulunarak, seçmesi durumunda ABD'nin artık bu ülkeye yardım etmeyeceğini belirtti. Trump, Truth Social'da yaptığı paylaşımda, "Irak gibi büyük bir ülkenin, Nuri el-Maliki'yi başbakan olarak yeniden göreve getirerek ciddi bir hata yapabileceğini duyuyorum... Maliki döneminde ülke yoksulluk ve kaosa sürüklendi. Bu bir daha olmamalı. Onun politikaları ve çılgın ideolojileri nedeniyle, seçilirse ABD Irak'a herhangi bir yardımda bulunmayacaktır" ifadelerini kullandı. Trump, ABD'nin yardımı olmadan Irak'ın başarı şansı olmayacağını vurguladı. ABD başkanının uyarısı, parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran Şii siyasi blokların koalisyonunun Maliki'yi daha önce iki kez üstlendiği göreve aday göstermesinden birkaç gün sonra geldi. Maliki, 2014 yılında DEAŞ'ın ülkenin büyük bir bölümünü ele geçirmesinin ardından istifa etti, ancak etkili bir siyasi figür olmayı sürdürdü. Maliki, Hukuk Devleti koalisyonuna liderlik etti ve İran destekli gruplarla yakın ilişkilerini devam ettirdi.

Maliki'nin adaylık süreci, ABD'nin “ülkedeki İran'ın etkisini zayıflatacak” bir hükümetin kurulmasına itiraz eden mesajlar göndermesinin ardından felç oldu ve Maliki'nin adaylıktan geri çekilmesi tehdidi ortaya çıktı.

Şarku’l Avsat, Maliki'nin hükümet başkanlığı için en büyük bloğun adayı olarak açıklamasından iki gün sonra, pazartesi akşamı "Koordinasyon Çerçevesi" toplantısına sunulan ve Washington'un başbakan adayı ve diğer liderlik pozisyonlarının belirlenmesi mekanizmalarına itirazını gösteren bir Amerikan mesajının metnini ele geçirdi.

Bir kaynak, "Koordinasyon Çerçevesi" içindeki önde gelen bir liderin pazartesi sabahı erken saatlerde ABD'den sürpriz bir telefon aldığını ve Washington'un, İran'ın hükümet kurma mekanizmaları üzerindeki devam eden hakimiyetine itiraz ettiğini bildirdiğini söyledi. "Hukuk Devleti" koalisyonunun kıdemli bir lideri, Amerikan mesajının Maliki'nin adaylığını zorlaştırdığını ve üçüncü dönem için yolunu son derece güçleştirdiğini kabul etti.


Trump, Suriye'deki gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi

SDG unsurları dün Rakka'da Suriye hükümetiyle durumlarını görüşmek üzere sıraya girdiler (Reuters)
SDG unsurları dün Rakka'da Suriye hükümetiyle durumlarını görüşmek üzere sıraya girdiler (Reuters)
TT

Trump, Suriye'deki gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi

SDG unsurları dün Rakka'da Suriye hükümetiyle durumlarını görüşmek üzere sıraya girdiler (Reuters)
SDG unsurları dün Rakka'da Suriye hükümetiyle durumlarını görüşmek üzere sıraya girdiler (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün Suriye Devlet Başkanı Ahmed aş-Şara ile “harika bir görüşme” yaptığını açıkladı ve Suriye'deki gelişmelerden memnun olduğunu belirterek, “Her şey çok iyi gidiyor” dedi.

Washington, Suriye'deki en önemli müttefiki olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şu anda tercih ettiği ortak haline gelen eş-Şara hükümeti arasında kalıcı bir ateşkes ve siyasi çözüm sağlanması için yoğun çaba sarf ediyor.

Bu arada Suriye televizyonu Mazlum Abdi liderliğindeki SDG temsilcileri ile Özerk Yönetimin Dış İlişkiler Departmanı eşbaşkanı Ilham Ahmed arasında Şam'da dün bir toplantı yapıldığını ve SDG unsurlarının mevcut konuşlanma bölgelerinde kalacağına dair mutabakat sağlandığını bildirdi. Şam ile SDG arasındaki mutabakat, tüm çatışma hatlarında askeri operasyonların durdurulmasını ve yeni anlaşmanın önümüzdeki iki gün içinde uygulanmasını da içeriyor. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, SDG'nin devlet kurumlarına entegre edilmesi için ayrıntıları daha sonra açıklanacak bir çerçeve içinde düzenlemeler yapılacağını belirtti.


ABD istihbaratı, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanının iş birliğine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)
TT

ABD istihbaratı, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanının iş birliğine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuela geçici başkanı Delcy Rodriguez, (AFP)

ABD istihbarat raporları, Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez'in, ABD'li düşmanlarıyla bağlarını resmen kopararak, Başkan Donald Trump'ın yönetimiyle iş birliği yapıp yapmayacağı konusunda şüpheler uyandırdı.

ABD yetkilileri, geçici cumhurbaşkanının İran, Çin ve Rusya gibi yakın uluslararası müttefikleriyle bağlarını koparmasını, diplomatlarını ve danışmanlarını Venezuela'dan sınır dışı etmesini istediklerini kamuoyuna açıkladılar. Ancak, bu ayın başlarında yemin törenine bu ülkelerin temsilcilerinin katıldığı Rodríguez, böyle bir adım atacağına dair herhangi bir açıklama yapmadı. Rodríguez, ABD'nin eski Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu 3 Ocak'ta tutuklamasının ardından Venezuela cumhurbaşkanı olmuştu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, ABD istihbarat raporlarına atıfta bulunarak, Rodriguez'in ülkesindeki ABD stratejisine tamamen katılıp katılmadığının belirsiz olduğunu ifade etti.

CIA Direktörü John Ratcliffe, 15 Ocak'ta Karakas'a giderek Rodriguez ile ülkenin siyasi geleceği hakkında görüştü.

Washington, Trump'ın OPEC üyesi ülkenin geniş petrol rezervlerini sömürmeyi hedeflediği Venezuela da dahil olmak üzere, Batı Yarımküre'deki rakiplerinin etkisini sınırlamak istiyor. Rodriguez'in ABD rakipleriyle bağlarını koparması, Venezuela'nın enerji sektöründe Amerikan yatırımları için daha fazla fırsat yaratacak. Ancak, Rodriguez üzerindeki kontrolün olmaması, Washington'ın ülkenin geçici yöneticilerini uzaktan yönlendirme ve daha büyük bir ABD askeri rolünden kaçınma çabalarını baltalayabilir.

Adı açıklanmayan üst düzey bir Trump yönetimi yetkilisi, ABD başkanının Venezuela liderleri üzerinde "azami etkiyi uygulamaya devam ettiğini" ve "bu iş birliğinin devam etmesini beklediğini" söyledi.

Eski müttefikleri terk etmek

CIA daha önce, Rodriguez de dahil olmak üzere Maduro'ya sadık yetkililerin, Maduro'nun görevden alınmasından sonra ülkeyi yönetmek için en uygun kişiler olduğunu değerlendirmesinde bulunmuştu.

Ancak Trump'ın Venezuela stratejisinin eleştirmenleri, Maduro'ya sadık kişilerin ülkeyi geçici olarak yönetmesi için iktidarda tutulmasının ne kadar akıllıca olduğu konusunda şüphelerini dile getirdiler. İki kaynak, Rodriguez'in güvenilirliğiyle ilgili endişelerin askeri operasyondan önce de var olduğunu söyledi.

Venezuela için ABD direktifi, bölge dışındaki en yakın müttefiklerini terk etmek anlamına geliyor. İran, Venezuela'nın petrol rafinerilerini onarmasına yardımcı olurken, Çin de borç tahsil etmek için ham petrol aldı. Rusya ise Venezuela ordusuna füzeler de dahil olmak üzere silah tedarik etti.

Trump ayrıca, Venezuela'nın terk etmek istediği bir diğer ABD düşmanı olarak komünist yönetimli Küba'yı da işaret ediyor. Havana, Karakas’a güvenlik ve istihbarat desteği sağlarken, Venezuela petrolünü indirimli fiyatlarla alıyor. Maduro'nun devrilmesinden bu yana Rodríguez, siyasi tutukluları serbest bırakmak ve ABD'ye 30 ila 50 milyon varil petrol satışına izin vermek de dahil olmak üzere Washington'u memnun etmek için adımlar attı.

Rodriguez pazar günü yaptığı bir konuşmada, Amerikan müdahalesinden "bıkmış" olduğunu söyledi. Ancak iki kaynak, ABD yetkililerinin son günlerde kendisiyle olumlu temas kurduğunu belirtti. İki kaynak, Trump yönetiminin Rodriguez'e olan güçlü ve açık desteği göz önüne alındığında, onunla iş birliği yapmaktan başka acil bir alternatif görmediğini söyledi. Ancak konuya aşina bir kaynak, ABD yetkililerinin yaklaşımlarında değişiklik beklentisiyle, üst düzey askeri ve güvenlik yetkilileriyle temas kurmak için çalıştığını ifade etti.