Chanel, Dior ve Lancome pozisyonlarını güller ve yaseminlerle güçlendiriyor

Fransız parfümlerinin başkentinde arazi satın almak ve ortaklıklar kurmak için yarış devam ediyor.

Bazı mevsimlerde güller tüm arazileri kaplıyor ve oldukça güzel kokular yayıyorlar. (Arno Pivka)
Bazı mevsimlerde güller tüm arazileri kaplıyor ve oldukça güzel kokular yayıyorlar. (Arno Pivka)
TT

Chanel, Dior ve Lancome pozisyonlarını güller ve yaseminlerle güçlendiriyor

Bazı mevsimlerde güller tüm arazileri kaplıyor ve oldukça güzel kokular yayıyorlar. (Arno Pivka)
Bazı mevsimlerde güller tüm arazileri kaplıyor ve oldukça güzel kokular yayıyorlar. (Arno Pivka)

Parfüm dünyasında son zamanlarda dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Fransa'nın güneyindeki Grasse şehrinde, L'Oréal'in yan kuruluşu olan Chanel ve Lancome gibi şirketler arazi satın almaya başladılar. Dior ise bu toprakların sahipleriyle uzun vadeli ortaklıklar kurarak dikkatleri üzerine topluyor.
Lancome 2020'de toprak satın aldı. Kısa süre önce de Chanel 20 hektar toprak satın alma hamlesinde bulundu. Henüz dünyanın pandeminin sonuçlarından tam olarak kurtulmadığı bir zamanda denk gelen bu adımlar bazı soruları da gündeme getirdi.
Şarku’l Avsat Eylül 2018'de, yasemin hasat mevsimine katılmak için güney Fransa'daki Grasse şehrine yaptığı ziyarette, Chanel'in parfümeri Olivier Polge ile bir araya gelerek bölgenin, özellikle de parfüm sektörünün önemi hakkında konuşmuştu. Polge, İkonik parfümü ‘Chanel No. 5’ ile yakın ilişkisinden bahsederek, toprağın ve ikliminin kalitesinin tüm dünyada nasıl benzersiz olduğunu anlattı. Bu kokunun, bir asırdan daha uzun süre önce bölgede üretildiğini ve özellikle Yasemin Otu olmadan düşünülemeyeceğini belirtti. Moda evi tarafından anlatılana göre Gabrielle Chanel burada parfümcü Ernest Beaux ile tanışmış ve ona “Bir koku içerisinde en nadide, en değerli çiçek nedir?” diye sormuş. Ernest Beaux “Yasemin” cevabını duyunca, “O zaman biraz daha ekle!” demiş.
Fotoğraf Altı: Bazı mevsimlerde güller tüm arazileri kaplıyor ve oldukça güzel kokular yayıyorlar. (Arno Pivka)
1980’li yıllarda, arsa fiyatlarındaki artış ve yatırım kapılarının açılması nedeniyle, eterli miktarda ürün elde edilmesini sağlama ihtiyacı baş göstermiş ve ürünlerin imalatı için gerekli olan gül türleri artmıştı. Nitekim 1925 yılında parfüm alanında çalışan aile sayısı 2 bin olarak tahmin edilirken bu sayı mimoza, gül ve yasemin fidanlarını kapsayarak azaldı. 1987'de, bölgede geniş yasemin ve gül çiftliklerine sahip olan Mall ailesiyle ortaklık yapılarak, Chanel’de hızlı bir kurtarma operasyonu yapılmasıydı. Bu ortaklık, ikonik kokusu Chanel No. 5'in ve Gabrielle gibi diğer kokularının sürekliliğini sağlarken 17’inci yüzyıla uzanan mirası korumak için de önemliydi. Buna karşılık Dior, şimdi Domaine de Mano olarak bilinen geniş çiftliği miras alan dördüncü nesil kadın olan Carole Biancalana'nın üretimine bağımlı hale geldi. Christelle şu an neroli, yasemin ve sümbülteberin tüm dünyasında benzeri olmayan türlere ek olarak kokulu çiçek üretiminde kullanılan bir tür acı portakal da yetiştiren tek kişi.
Christelle, 25 yıldır neredeyse ıssız olan topraklara yeniden hayat veren ve çiftliğin tam üretiminden yararlanmak için Fransız moda evinin teşviki olmasaydı öyle kalacak olan Dior'a minnettarlığını gizlemiyor. Şimdi Fransız moda evinin parfüm departmanı, La Cole Noir'deki sarayına ek olarak 15 hektarlık bir araziye sahip. Kurucusu Christian Dior'a ait olan yapı, restore edilip yeniden canlandırıldıktan sonra bugün ikonik parfümleriyle tarihini anlatan güzel kokulu bir müze haline geldi.
Ancak parfüm satışlarındaki patlama ile bu alanlar artık talebi karşılamaya yetmiyor. Parfüm üreticileri, toplama işlemlerinin açık havada gerçekleşmesi nedeniyle üretimin kapatma ve karantina politikalarından etkilenmediğini doğruladı. Ancak miktarların artık gül, süsen, sardunya ve sümbülteber üretmeye yetmemesi, Chanel’in Mall ailesiyle yaptığı sözleşmeyle kullandığı 20 hektara eklediği 10 hektarı satın alma hamlesini gerekli kıldı.
Lancome şirketi, üretkenliğinin devamı için Fransız parfümlerinin başkentinde arazi satın almanın gerekliliğinin farkınavardı. Diğerleri gibi Lancome’nin de amacı, kendi imzasını taşıyan parfüm ve kozmetik ürünlerle, lüks hayatın en geniş kapılardan girenlerin içinde yer almasını sağlayacak kaliteli malzemeleri temin etmekti.
Chanel, Lancôme, Dior ve diğer Fransız şirketleri, artan fiyatları haklı çıkarmak ve Jelly Z ve Alpha'yı ele almak amacıyla ürünlerinin biyo çeşitliliğe, sürdürülebilirliğe ve kalite standartlarına saygılı organik olduğunu vurgulama yetkisi veren bileşenlere ihtiyaç duyuyor. Örneğin Lancome 2020'de Grasse arazisini satın aldığında, Lancôme'un amacı sadece en popüler kokusu La Vie Est Belle'in en önemli bileşeni olan iris özlerini sağlamak değil, Mille et en Roses gibi niş kokuları da sunmaktı. Mille et Une Roses’un fiyatı 188 euro. Yıllık kârı şu an 4 milyar euro olarak tahmin ediliyor. Bu meblağın, Fransız güllerinin yüzde 60'ının ürünlerine girmesiyle 2025 yılına kadar 5 milyara ulaşması bekleniyor.
Chanel'in yanı sıra özel Dior parfümleri de seçkin ve benzersiz tercih edenlere hitap eden fiyatlara sahip. Nadir olsa da halen yasemin kullanıyor ve bir kilosu için 8 bin adet yasemin gerekiyor.
Moda evlerinin ve parfüm şirketlerinin arazi edinmesine yönelik bu talebin Fransız hükümetinin izniyle gerçekleştiğini belirtmek gerekiyor. 2018'de Jerome Vieux, Grasse belediye başkanına 70 hektarlık araziyi yatırım amaçlı gayrimenkullere dönüştürmeyi amaçlayan satışı engelleme yetkisi verdi. Buna karşılık, sadece gül ve aromatik bitkilerin ekimi için de izin çıkardı. Zira parfüm endüstrisi ne kadar çok ilerlerse, şehrin de o kadar geliştiğini biliyor.



20 yaşındaki yönetmenin tarih yazan filminin devamı gelecek mi?

38 yaşındaki Norveçli aktris Renate Reinsve, Joachim Trier imzalı Dünyanın En Kötü İnsanı'yla (Verdens Verste Menneske) dünya çapında tanındı (A24)
38 yaşındaki Norveçli aktris Renate Reinsve, Joachim Trier imzalı Dünyanın En Kötü İnsanı'yla (Verdens Verste Menneske) dünya çapında tanındı (A24)
TT

20 yaşındaki yönetmenin tarih yazan filminin devamı gelecek mi?

38 yaşındaki Norveçli aktris Renate Reinsve, Joachim Trier imzalı Dünyanın En Kötü İnsanı'yla (Verdens Verste Menneske) dünya çapında tanındı (A24)
38 yaşındaki Norveçli aktris Renate Reinsve, Joachim Trier imzalı Dünyanın En Kötü İnsanı'yla (Verdens Verste Menneske) dünya çapında tanındı (A24)

A24'ün yeni korku filmi Backrooms, dünya genelinde elde ettiği 118 milyon dolarlık hasılatla ilk hafta sonunda gişenin zirvesine yerleşti.

Filmin başarısı sadece gişeyle sınırlı değil. 20 yaşındaki Kane Parsons, bu açılışla "bir numaradan vizyona giren en genç yönetmen" unvanını alarak 2011 yapımı Doğaüstü'yle (Chronicle) bu rekoru elinde tutan Josh Trank'in (27) rekorunu kırdı. Ayrıca bu başarı, bağımsız stüdyo A24'ün 14 yıllık tarihinde gördüğü "en büyük açılış" olarak da kayıtlara geçti.

"YouTube nesli" sinemaya döndü

Hollywood uzun süredir 18-25 yaşlarındaki Z kuşağı izleyicisini sinema salonlarına çekmekte zorlanıyordu. Ancak Backrooms, bu kitleyi yakalama konusunda kritik bir eşiği aştı. 

İzleyicilerin yüzde 88'inin 35 yaş altı olması ve yüzde 62'sinin erkeklerden oluşması, filmin hedef kitlesine güçlü biçimde ulaştığını gösteriyor.

10 milyon doların altındaki mütevazı bütçesine rağmen bu denli yüksek bir hasılat elde edilmesi, A24'ün risk yönetimi ve pazarlama stratejisindeki başarısının bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.

YouTube'dan beyazperdeye

Parsons'ın viral YouTube serisi, James Wan'ın Atomic Monster ve Shawn Levy'nin 21 Laps şirketlerinin dikkatini çekti. İki yapım şirketi rekabet etmek yerine güçlerini birleştirerek projeyi üstlendi. 

Yapım süreci, Cambaz'la (Longlegs) tanınan Osgood Perkins'in de yaratıcı destek verdiği, Vancouver'daki 30 günlük çekimlerle tamamlandı. 

Başrollerde 12 Yıllık Esaret'in (12 Years a Slave) Oscar adayı yıldızı Chiwetel Ejiofor ve geçen yıl Manevi Değer'le (Affeksjonsverdi) adından söz ettiren Norveçli aktris Renate Reinsve gibi güçlü isimlerin yer alması da filmin dikkat çeken unsurlarından biri oldu.

Backrooms evreni genişliyor: Sırada ne var?

Polygon'a konuşan Parsons, Backrooms'un sadece tek bir filmle sınırlı kalmayacağını, hikayenin anlatacak daha çok şeyi olduğunu vurguluyor. 

Genç yönetmene göre gelecek filmlerin, farklı karakterlerin Backrooms evreniyle karşılaştığı bir antoloji yapısına evrilebilir.

Parsons, hikayenin nihai sonunun uzun metrajlı filmlerle anlatılamayacak kadar kapsamlı olduğunu, bu yüzden finalin mutlaka "mini dizi" formatında yapılması gerektiğine inanıyor.

Yönetmen, A24'ün yaratıcılık konusunda kendisine büyük bir alan tanıdığını belirtiyor. Film serisine devam etse bile, hayranlarıyla doğrudan iletişim kurduğu YouTube kanalında bu evrene ait bağımsız içerikler üretmeye devam etmek istiyor.

Parsons'a göre Backrooms, yalnızca bir korku hikayesi değil, doğaüstü unsurları teknolojiyle buluşturan ve karakterlere odaklanan geniş bir evren.

Kane Parsons, hikayenin başladığı ilk günden beri finalin ne olacağını bildiğini ve bu vizyonunu adım adım gerçekleştirmekte kararlı olduğunu ifade ediyor.

Sosyal medyada 220 milyonluk bir etkileşim hacmine ulaşan Backrooms, şimdiden modern korku sinemasının yeni kült serisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Backrooms, 29 Mayıs'ta Türkiye'de de vizyona girdi.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Polygon, USA Today


Euphoria veda ediyor: Üçüncü sezon finali kült dizinin sonu oldu

Bağımlılık, aşk, travma, cinsel kimlik arayışı, arkadaşlık ve sosyal medya baskısı gibi temaları işleyen Euphoria, Zendaya'nın canlandırdığı Rue Bennett ve arkadaş grubunun çalkantılı yaşamlarını konu alıyor (HBO)
Bağımlılık, aşk, travma, cinsel kimlik arayışı, arkadaşlık ve sosyal medya baskısı gibi temaları işleyen Euphoria, Zendaya'nın canlandırdığı Rue Bennett ve arkadaş grubunun çalkantılı yaşamlarını konu alıyor (HBO)
TT

Euphoria veda ediyor: Üçüncü sezon finali kült dizinin sonu oldu

Bağımlılık, aşk, travma, cinsel kimlik arayışı, arkadaşlık ve sosyal medya baskısı gibi temaları işleyen Euphoria, Zendaya'nın canlandırdığı Rue Bennett ve arkadaş grubunun çalkantılı yaşamlarını konu alıyor (HBO)
Bağımlılık, aşk, travma, cinsel kimlik arayışı, arkadaşlık ve sosyal medya baskısı gibi temaları işleyen Euphoria, Zendaya'nın canlandırdığı Rue Bennett ve arkadaş grubunun çalkantılı yaşamlarını konu alıyor (HBO)

7 yıllık serüven, üç sezon ve toplam 26 bölümün ardından Euphoria resmen sona eriyor...

Dizinin yaratıcısı, yazarı ve yönetmeni Sam Levinson, New York Times'ın müzik podcast'i Popcast'e konuk olarak, Türkiye'de bugün yayımlanacak üçüncü sezon finali In God We Trust'ın, aynı zamanda dizinin de finali olduğunu duyurdu. HBO da bu gelişmeyi doğruladı.

Zendaya'nın başrolünü üstlendiği yapımın final yapması aslında uzun süredir beklenen bir gelişmeydi. 

İkinci ve üçüncü sezon arasındaki 4 yıllık uzun ara, kamera arkasındaki yaratıcı fikir ayrılıkları ve oyuncu kadrosunun yoğunlaşan film programları, dizinin devamlılığı konusunda soru işaretleri yaratmıştı. 

Levinson, finalden önce yaptığı açıklamalarda "Her sezonu sanki sonuncusuymuş gibi yazıyorum" diyerek dizinin geleceğine dair kesin bir işaret vermemişti.

Üçüncü sezonu "tartışmasız en iyi sezonumuz" diye tanımlayan Levinson, final bölümlerindeki sürprizlere dikkat çekerek hayranları sürprizleri öğrenmemeleri konusunda uyarmıştı.

Veda sezonunda büyük kayıplar

*Buradan sonrası, Euphoria'nın finaliyle ilgili sürprizleri kaçırabilir, bizden uyarması*

Üçüncü sezon finali, hayranları derinden sarsan olaylara sahne oldu. Sezon boyunca Nate Jacobs (Jacob Elordi) karakterinin ölümüyle sarsılan izleyiciler, final bölümünde Laurie (Martha Kelly) ve dizinin ana karakteri Rue'nun (Zendaya) trajik vedasına tanık oldu.

Final bölümünde ayrıca, 2023'te 25 yaşındayken hayatını kaybeden Angus Cloud'a yönelik son derece duygusal bir saygı duruşunda bulunuldu.

Bir neslin fenomeni

İlk sezonundan itibaren lise öğrencilerinin uyuşturucu, cinsellik, travma, kimlik arayışı ve sosyal medyadaki çalkantılarını cesur bir dille ele alan Euphoria, özellikle üçüncü sezonda zaman atlaması yaparak karakterleri inanç, kefaret arayışı ve kötülüğün doğası gibi daha ağır temalarla yüzleştirmişti.

Zendaya'nın yanı sıra Hunter Schafer, Sydney Sweeney, Jacob Elordi ve Alexa Demie gibi isimleri dünya çapında yıldızlara dönüştüren dizi, Levinson'ın vizyonuyla televizyon tarihine damgasını vurdu. 

Yapımcılığını Drake, Ashley Levinson ve Kevin Turen gibi isimlerin üstlendiği Euphoria, kendine özgü ve çok konuşulan estetiğinin yanı sıra televizyon tarihine geçen tartışmalı ama etkileyici mirasıyla ekran yolculuğunu tamamladı.

Euphoria'nın tüm bölümleri, Türkiye'de HBO Max üzerinden izlenebilir.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Popcast


Örümcek Adam'da bayrak değişimi sinyali

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün'de 30 yaşındaki Tom Holland'a MJ rolünde eşi Zendaya eşlik ediyor (Sony Pictures Releasing)
Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün'de 30 yaşındaki Tom Holland'a MJ rolünde eşi Zendaya eşlik ediyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Örümcek Adam'da bayrak değişimi sinyali

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün'de 30 yaşındaki Tom Holland'a MJ rolünde eşi Zendaya eşlik ediyor (Sony Pictures Releasing)
Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün'de 30 yaşındaki Tom Holland'a MJ rolünde eşi Zendaya eşlik ediyor (Sony Pictures Releasing)

Marvel Sinematik Evreni'nin ikonik Örümcek Adam'ı Tom Holland, rolünü gelecekte başka bir oyuncuya devretme fikrine sıcak bakıyor.

Köklü sinema dergisi Empire'a verdiği röportajda, bayrağı devretme konusundaki düşüncelerini paylaşan Holland, şunları söyledi:

Gelecekte bu rolü kim devralırsa alsın, yeni dönemin kurulmasına yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyarım. Robert Downey Jr.'ın Tony Stark rolüyle benim için yaptıklarını, ben de yeni nesil bir oyuncu için yapabilirsem gözüm arkada kalmadan kenara çekilebilirim.

Robert Downey Jr. etkisi

Holland, bu sözleriyle Robert Downey Jr.'ın 2016 yapımı Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı'nda (Captain America: Civil War) Peter Parker karakterini Marvel evrenine nasıl dahil ettiğine ve ona nasıl akıl hocalığı yaptığına atıfta bulunuyor. 

Hatırlanacağı üzere Downey, Tony Stark'ın Avengers: Endgame'deki vedasına kadar Holland'a büyük destek vermişti. 

Şimdi ise Downey, 18 Aralık'ta vizyona girecek Avengers: Doomsday'de Dr. Doom karakteriyle farklı bir rolle Marvel evrenine geri dönmeye hazırlanıyor.

2017'de Örümcek-Adam: Eve Dönüş'le (Spider-Man: Homecoming) başlayan serüveninde, Evden Uzakta'yla (Spider-Man: Far From Home) 1,1 milyar ve Eve Dönüş Yok'la (Spider-Man: No Way Home) 1,9 milyar dolarlık dev gişe hasılatlarına ulaşan Holland, Marvel'ın en değerli yıldızlarından biri haline geldi. 

Serinin merakla beklenen yeni macerası Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün (Spider-Man: Brand New Day), 31 Temmuz'da vizyona girecek ve gişede büyük bir başarıya ulaşması bekleniyor.

"Bu da cilası"

Nisanda GQ'ya konuşan Holland, Yepyeni Bir Gün için yapılan ek çekimlere dair de ipuçları vermişti. 

Filmin mevcut halinin zaten son derece başarılı olduğunu belirten Holland, yapılan eklemeleri "cila" diye tanımlamıştı:

Dürüst olmak gerekirse, yaptığımız ek çekimlere aslında ihtiyacımız yok; film zaten kendi başına çok iyi işliyor. Biz sadece bazı noktalara biraz daha mizah katıyor, kötü karakterin hikayesini daha derin bir şekilde işliyor ve izleyiciyi eğlendirecek bazı yeni detaylar ekliyoruz.

Tom Holland'ın Örümcek Adam rolünde beyazperdedeki yeni macerasını izlemek için hayranlar 31 Temmuz'u bekliyor.

Independent Türkçe, Variety, Empire, GQ