Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Yunanistan ziyareti stratejik ortaklığı tesis ediyor

Georgiadis, Riyad ve Atina arasındaki iş birliğinde herhangi bir sınır olmadığını vurguladı.

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
TT

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Yunanistan ziyareti stratejik ortaklığı tesis ediyor

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis, Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Yunanistan'a düzenlediği resmi ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, söz konusu ziyaretin savunma, güvenlik, ekonomi ve ticaret alanlarında iş birliğini geliştiren mevcut anlaşmalar çerçevesinde iki ülke arasında stratejik ortaklığı tesis ettiğini vurguladı. Bakan Georgiadis, Riyad ve Atina arasındaki ekonomik ve siyasi iş birliğinin askeri ve savunma anlaşmasının imzalanması ve uygulanması düzeyine ulaşmasına dikkat çekti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Yunan Bakan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Yunanistan ziyaretinin sonuçlarına ilişkin beklentilerin yüksek olduğunu söyledi.  Mevcuttaki ve gelecekteki ortaklıkları geliştirmek için ilişkilerin güçlendirilmesi ve daha geniş ufuklara doğru ilerletilmesi gerektiğine işaret eden Georgiadis’e göre bu ziyaret, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile tutumların koordine edilmesine, bazı ortak çıkarlara ilişkin konularda istişarelerde bulunulmasına ve daha önce imzalanmış anlaşmaları tamamlayacak bazı anlaşmaları imzalamak amacıyla ikili görüşmelerin yapılmasına tanık olacak.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Yunanistan’a samimi duygular beslediğini hissettiklerini belirten Bakan Georgiadis şu ifadeleri kullandı:
 “Yunanistan, Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerin önemine inandığından, iki ülke arasındaki en derin dostluğu koruma ve bu dostluğu daha geniş ufuklara taşıma aynı duyguları paylaşıyor.”
Suudi Arabistan’ın dünya için olduğu kadar bölge için de kilit bir rolü olduğuna inandıklarını ifade eden Yunan Bakan, “Riyad'da geçtiğimiz mart ayında düzenlenen Suudi Arabistan-Yunanistan Forumu'na katılmak üzere Suudi Arabistan’a yaptığım son ziyaret beni çok mutlu etti” dedi.

Ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğinin en üst düzeye çıkarılması
Yunan Bakan, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan ‘Suudi Arabistan Vizyon 2030’ programları çerçevesinde yeşil ekonomiyi teşvik eden, iklimi ve çevreyi arındıran yeni girişimlere sahip olduğuna dikkat çekti. Georgiadis, Yunanistan Kalkınma Bankası (HDB) ile Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) arasında iki ülkede de yatırım yapılmasının kolaylaştırılması için bir mutabakat zaptı imzalanmasının, bunun teyidi olduğunu vurguladı.
İki ülke arasındaki iş birliğinin Yunanlar ve Araplar arasındaki ilişkilerin önemli bir bölümüne damgasını vurmuş, birkaç yüzyıl öncesine dayanan köklü ilişkilere dayandığını söyleyen Georgiadis, bu ilişkilerin sonsuza kadar süreceğini kaydetti. Ülkesinin Suudi Arabistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Yunan Bakan, Riyad ve Atina'nın onlarca yıldır güçlü ilişkiler kurduğunu söyledi.
Bakan Georgiadis sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yunan şirketlerin Suudi Arabistan’da bazı alanlarda yatırımları var. Diğer yandan Suudi şirketlerin de Yunanistan'a yatırım yapmak için gerçekten istekli olduklarını duyduk. Bunun üzerine Suudi Arabistan'ı ziyaret ederek ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için ortak bir yatırım forumu kurduk. Şu an iki ülke arasındaki ilişkiler bugüne kadarki en iyi durumda.”
Birkaç ay önce Suudi Arabistan ile savunma alanında bir anlaşma imzaladıklarını hatırlatan Yunan Bakan konuya dair şunları söyledi:
“Yunanistan, NATO ile ilgili olanlar hariç onlarca yıldır Akdeniz dışında ilk kez Suudi Arabistan'a enerji alanındaki hayati altyapıyı korumak için Patriot ve diğer füzelerle ilgili çalışmalarda yer almak üzere Yunan askerleri gönderdi.”

“Savunma alanındaki iş birliği, iki ülke arasındaki ilişkinin sağlamlığını yansıtıyor”
Bakan Georgiadis’ın gündeminde iki ülke arasında savunma alanında imzalanan anlaşma da vardı:
“Savunma anlaşmasının imzalanması kararı, Yunanistan'ın Suudi Arabistan’ı ve onun bu alandaki imkanlarını artırmasını desteklemeye ne denli istekli olduğunun açık bir göstergesidir. Yunanistan tarafından gönderilen askeri misyon, bununla yakından ilgileniyor. Daha önce Suudi Arabistan’ı finans ve bankacılık, inşaat, altyapı, sanayi, sanayi şehirleri, petrol, yenilenebilir enerji ve sağlık hizmetleri gibi birçok sektörde faaliyet gösteren Yunan şirketlerinden temsilcilerin yer aldığı büyük bir heyetle ziyaret etmiştik.”
Başlıca sektörlerdeki yetkililerle önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Yunan Bakan sözlerine şöyle devam etti:
“Riyad'daki Suudi Arabistan-Yunanistan Yatırım Forumu sırasında işletmeden işletmeye (Business - to - Business / B2B) 200'den fazla katılımcı arasında görüş alışverişinde bulunuldu. Yunanistan hükümeti olarak bu alanlardaki iş birliğini daha geniş ufuklara taşımanın yollarını ele almak amacıyla Suudi Arabistan hükümeti ve özel sektörde faaliyet gösteren Suudi şirketleriyle birkaç toplantı yaptık.”
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı, yatırımlarla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Suudi Arabistan’ın turizm sektörü de dahil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki yatırımlarını Yunanistan’a çekmek ve aynı şekilde Yunan yatırımcıları da Suudi Arabistan’daki çeşitli sektörlere yatırım yapmaya teşvik etmek için Suudi yetkililerle birlikte çalışıyoruz. Suudi Arabistan’ın yakında yenilenebilir enerji, siber güvenlik ve tarım sektörlerinde büyük bir yatırım yapmasını bekliyoruz. Askeri iş birliğine dayalı ekonomik ortaklık ile iki ülke arasında en üst düzeyde stratejik iş birliğine ulaşıyoruz.”

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa üzerindeki etkileri
Yunanistan’ın Rusya-Ukrayna savaşına dair tutumuna ve bu savaşın ülkesi üzerindeki etkisine değinen Bakan Georgiadis’ın konuya dair değerlendirmeleri şöyle oldu:
“Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı konusundaki tavrımız açık. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini uluslararası yasaların ihlali olarak kınadık. Avrupa'nın Rusya'nın yönelimi nedeniyle doğalgaz, petrol ve elektrik kesintilerinden zarar gördüğüne şüphe yok. Dolayısıyla Avrupa ekonomisi ve Avrupa'nın bir parçası olarak Yunanistan üzerinde etkisi oldu. Yani Yunanistan, savaştan doğrudan etkilenmiştir.”
Ancak Rusya’dan tedarik edilen enerji kaynaklarına bir alternatif bulmaya yönelik genel eğilimin zorunlu hale geldiğini belirten Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı, Suudi Arabistan'ın küresel enerji piyasasını istikrara kavuşturmanın bir yolunu bulabileceğine işaret etti. Genel çerçevede Suudi Arabistan ile Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkiler, özelde ise Suudi Arabistan-Yunanistan ilişkilerinin derinliğinin altını çizdi.
Yunan Bakan, özelde Rusya-Ukrayna savaşı ve genel çerçevede ülkesine yönelik göç dalgasının yarattığı zorluklara ilişkin de şunları söyledi:
“Ukraynalı mültecileri kabul ettik. Onlar için bir düzenleme hazırlamaya çalışıyoruz. Başta Afrika'dan olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden gelen mülteciler ve çatışma ve savaş bölgelerinden gelen mülteciler gerçeği ise Yunanistan için büyük bir ikilem teşkil ediyor.”

Bölgedeki deniz seyrüseferlerinin güvenliğinin sağlanması
Bakan Georgiadis, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bölgedeki deniz seyrüseferlerinin güvenliğinin sağlanmasının önemine işaret etti:
 “Deniz yolları konusunda, seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyoruz. Bu çerçevede Suudi Arabistan’a askerler gönderdik. Suudi Arabistan’ı savunmaya devam ediyorlar. Hepimizin bölgenin istikrarı için tüm yıl boyunca çalışması gerektiğine inanıyoruz.”
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarında sonunda Suudi Arabistan’ın kilit önemdeki rolüne dikkat çekti:
“Suudi Arabistan halkına, Yunanistan'da hoş karşılanan dostlar olduklarını söylemek istiyorum. Suudi Arabistan’ın ve bölgenin refahının ve ilerlemesinin anahtarı olduğuna inandığımız Riyad’ın Vizyon 2030 ile iki ülke arasında gerçek ortaklık, saygı ve iş birliği olduğunu görecekler.”



Büyük projeler, Suudi Arabistan’daki KOBİ’lere büyüme imkânları sunuyor

Riyad Sanayi Şehri (MODON)
Riyad Sanayi Şehri (MODON)
TT

Büyük projeler, Suudi Arabistan’daki KOBİ’lere büyüme imkânları sunuyor

Riyad Sanayi Şehri (MODON)
Riyad Sanayi Şehri (MODON)

Suudi Arabistan’daki mega projeler, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) işlerini büyütme ve yerel tedarik zincirlerine dahil olma konusunda giderek artan fırsatlar sunuyor. Bu durum; nakliye, depolama, bakım ve mühendislik hizmetleri dahil olmak üzere sanayi ürünleri ve destekleyici hizmetlere yönelik talebi de beraberinde getiriyor. Söz konusu talep, yerel üretim tabanını genişletebileceği gibi işletmelerin, rollerini sadece mevcut pazar ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlamak yerine, kapasitelerini artırmalarına ve ürünlerini geliştirmelerine olanak tanıyor.

Ancak bu fırsatlardan yararlanabilmek; işletmelerin finansman ve likidite zorluklarının üstesinden gelme, büyük şirketler nezdinde akredite olma, miktar, spesifikasyon ve teslimat süresi gerekliliklerini karşılama becerisine bağlı olmaya devam ediyor. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarının tedarik zincirlerine girmesinin; kapasitelerine uygun fırsatların hazırlanmasını, sözleşmeleri yürütmelerine yardımcı olacak finansal çözümlerin geliştirilmesini ve daha büyük siparişlerle rekabet etmelerini sağlayacak bir iş geçmişi oluşturmalarına imkân tanınmasını gerektirdiğini ifade ediyor.

Büyük projeler, yerel talep tabanını genişletiyor

Bu bağlamda değerlendirmelerde bulunan İmam Muhammed bin Suud İslam Üniversitesi Finans Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Abdullah es-Sellum, KOBİ’lerin dünya genelindeki şirketlerin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturduğunu, istihdamın yüzde 60 ila yüzde 70’ini sağladığını ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 50’sine katkıda bulunduğunu belirtti. Es-Sellum, bu tablonun KOBİ’lerin sanayi faaliyetlerindeki rolünün artırılmasının temel kalkınma hedeflerinden biri olarak önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

 xscdv
Suudi Arabistan’da 2025 yılında gerçekleşen fuarlardan biri (Made in Saudi)

Es-Sellum, Suudi Arabistan’ın, mevzuat altyapısı ile ulusal sanayi stratejilerini geliştirmek, lojistik hizmetleri iyileştirmek, yatırım risklerini azaltmak ve mega projeler, değer zincirleri, satın almalar ile yerel içerik programları aracılığıyla yerli ürünlere olan talebi teşvik etmek suretiyle bu işletmelerin katkısını genişletmek için çalıştığını ifade etti.

Sanayi ekosisteminin yerli ürünlere yönelik talep garantileri ve finansman çözümlerinin yanı sıra akreditasyon ve operasyonel destek programları sunduğunu ekleyen es-Sellum, Kamu Yatırım Fonu’na (PIF) bağlı sanayi iş hızlandırıcısının geçen yıl 350 başvuru aldığını örnek gösterdi. Bu girişimlerin, yerli sanayinin iç pazardaki varlığını güçlendirmesine ve buradan bölgesel ile uluslararası pazarlara açılmasına imkân tanıdığına dikkat çekti.

KOBİ’lerin mega projelerin tedarik zincirlerine katılımının yalnızca mal üreten fabrikalarla sınırlı kalmadığını belirten es-Sellum, nakliye, depolama, bakım ve mühendislik hizmetleri gibi destekleyici faaliyet ve hizmetlere de uzandığını, böylece yatırım harcamalarından yararlanan kesimin kapsamının genişlediğini kaydetti. Yerli sanayinin bu projelerin ihtiyaçlarını karşılama kapasitesi arttıkça, ülke ekonomisi içinde kalan harcama payının da yükseldiğini ifade etti.

PIF Başkanı Yasir er-Rumeyyan tarafından açıklanan verilere atıfta bulunan es-Sellum, fon ve iştiraklerinin 2024 yılında yerel içeriğe yaptığı harcamanın 207 milyar riyale (55,2 milyar dolar) ulaştığını örnek olarak gösterdi. Bu rakamın yalnızca KOBİ’leri veya fabrikaları kapsamadığını, ancak yerel fabrikaların işlerini büyütmek ve ürünlerini geliştirmek için yararlanabileceği talebin büyüklüğünü yansıttığını açıkladı.

Siparişlerin süreklilik kazanmasının fabrikaların üretim kapasitesi kullanım oranlarını artırmasına ve sabit maliyetleri daha fazla birime yaymasına yardımcı olduğunu belirten es-Sellum, bunun da verimliliği iyileştirerek ekipman, teknoloji ve iş gücü eğitimine yatırım yapılmasına olanak sağladığını dile getirdi. Bu durumun ayrıca fabrikalara, Suudi Arabistan içinde ve dışında yeni müşteriler kazanmada temel alabilecekleri bir tedarik geçmişi ve pratik deneyim kazandırdığını belirtti.

s cdfvgb
Suudi Arabistan’daki fabrikalardan biri (Vizyon 2030’un resmi internet sitesi)

İthalata olan bağımlılığın azaltılmasının, yerli sanayinin daha önce ithal edilen daha geniş bir mal, bileşen ve hizmet yelpazesini üretebilme kapasitesine bağlı olduğunu belirten es-Sellum, sanayilerin gelişiminin ilk aşamalarında bazı ithalat ihtiyaçlarının devam edeceğini kabul etmekle birlikte, bu durumun yerel katma değeri artırdığına dikkat çekti.

Yerli üretimin genişlemesinin teknisyenler, mühendisler, kalite, operasyon ve bakım çalışanları dahil olmak üzere çeşitli alanlarda istihdam yarattığını ekleyen es-Sellum, bu istihdamın sürdürülebilirliğinin ise fabrikaların müşteri portföylerini çeşitlendirmelerine ve tek bir projeye veya kuruma bağımlı kalmamalarına bağlı olduğunu vurguladı.

Likidite ve talebin sürekliliği, fabrikalar için iki büyük zorluk

Öte yandan, A&BC Güvenlik Ekipmanları ve Malzemeleri Üretim Şirketi CEO’su Mühendis Abdulaziz Eba er-Rus, Suudi sanayi sektörünün yatırımlara olan güveni artıran ve büyümeyi teşvik eden hükümet desteği ile teşviklerinden yararlandığını; ancak fabrikaların likidite ve talebin sürekliliği konusunda günlük zorluklarla karşılaşmaya devam ettiğini söyledi.

Büyük bir siparişin yerine getirilmesinin, alacakların tahsil edilmesinden önce fabrikanın ham madde satın almasını, maaşları ve üretim maliyetlerini ödemesini gerektirdiğini açıklayan Eba er-Rus, bu durumun üretimin başlaması ile teslimat bedelinin alınması arasında finansman açığı oluşturduğunu belirtti. Üretim kapasitesini artırmanın ise sürekli operasyonel yükümlülüklerin üstlenilmesinin yanı sıra ekipman yatırımını ve nitelikli teknik personelin istihdam edilmesini gerektirdiğini ekledi.

Gelecekteki talebin öngörülebilirliği, uzun vadeli sözleşmelerin varlığı ve alacak ödemelerinin düzenli yapılmasının; üretim ve yatırım ihtiyaçlarını belirlemeyi zorlaştıran kesintili siparişlerle çalışmak yerine, işletmelerin planlama yapmalarına, büyümelerine ve mevcut destek ile teşviklerden yararlanmalarına yardımcı olan faktörler olduğuna dikkat çekti.

Eba er-Rus, küçük ve orta ölçekli fabrikaların mega projelerin tedarik zincirlerine girme fırsatlarının mevcut olduğunu, ancak bu durumun ürünün niteliğine, talep hacmine ve fabrikanın spesifikasyonlara, miktarlara ve teslimat tarihlerine uyma kapasitesine göre değişiklik gösterdiğini ifade etti.

Etimad platformunun işletmelerin kamu ihale süreçlerini takip etmelerine imkân tanıdığını ekleyen Eba er-Rus, yürürlükteki mevzuat doğrultusunda yerli ürüne öncelik verilmesinin de yerel fabrikaların rekabet gücünü artırmaya katkı sağladığını belirtti. Ancak büyük şirketlerle yaşanan zorluğun, çoğu zaman fiili bir tedarik fırsatına ulaşmadan önce, onaylı tedarikçi olarak kaydolma ve akreditasyon aşamasında başladığını vurguladı.

Fabrikaların iyi bir ürüne ve uygun bir üretim kapasitesine sahip olabileceğini, ancak uzun akreditasyon süreçleriyle veya finansal kapasitelerini aşan miktar ve ödeme koşullarını içeren taleplerle karşılaşabildiğini açıklayan Eba er-Rus; KOBİ’lere imkânlarına uygun ilk siparişlerin verilmesinin, ardından uygulama kalitesi ve teslimat taahhütlerine bağlı olarak iş hacminin artırılmasının önemine değindi. Eba er-Rus, bu yaklaşımın fabrikanın kapasitesini kanıtlamasına ve alıcının fiili performansı değerlendirmesine olanak tanıyacağını sözlerine ekledi.

Yeterlilik ve finansman koşulları, genişleme fırsatlarını belirliyor

Fabrikaların tedarik sözleşmelerine girmesini engelleyen aksaklıklara değinen es-Sellum; finansman, üretim kapasitesi, akreditasyon gereklilikleri ve tedarik sözleşmelerine erişim gibi zorlukların birbiriyle bağlantılı olduğunu belirtti. Es-Sellum, bir fabrikanın iyi bir ürüne sahip olabileceğini ancak tedarikçi olarak onaylanmak için gerekli deneyimden yoksun kalabileceğini veya bir sözleşme üstlense bile bunu uygulamak için yeterli likiditeye sahip olamayabileceğini ifade etti.

PIF’ın Eylül 2026’da, onaylı faturalar karşılığında erken ödeme de dahil olmak üzere tedarik zincirlerine finansman ürünleri sunmak amacıyla Tawreed şirketini kurduğunu duyurduğuna dikkat çeken es-Sellum; bu çözümlerin fabrikaların nakit akışını iyileştirebileceğini, ancak işletmenin ham madde satın alabilmesi ve üretime başlayabilmesi için fatura kesilmeden önceki finansman ihtiyacını ortadan kaldırmadığını açıkladı.

xsdvf
Medine Sanayi Şehri’ndeki fabrikalardan biri (SPA)

Kalite, güvenlik ve uyum gerekliliklerinin zorunlu olduğunu vurgulayan es-Sellum, ancak deneyim, finansal yeterlilik ve teminat şartlarının sözleşmenin büyüklüğü ve risk yapısıyla orantılı olması gerektiğini, böylece akreditasyon koşullarının daha küçük fabrikalar için bir engel oluşturmayacağını ifade etti. Ayrıca bu işletmelere, daha büyük sözleşmelere geçmeden önce daha küçük siparişler aracılığıyla yeteneklerini kanıtlamaları için fırsat verilmesi çağrısında bulundu.

Kendi adına değerlendirmelerde bulunan Eba er-Rus ise, küçük ve orta ölçekli fabrikaların mega projelere; metal ürünler, elektrikli bileşenler, ambalaj malzemeleri ve güvenlik ekipmanlarının yanı sıra bakım hizmetleri ve özel imalat dahil olmak üzere çok çeşitli ürün ve hizmet sunabilecek kapasitede olduğunu belirtti.

Şirketinin endüstriyel güvenlik ekipmanları alanında faaliyet gösterdiğini kaydeden Eba er-Rus; ürünleri arasında, sanayi sektörlerindeki çalışanlar için risk türü ve kullanım gereksinimlerine göre spesifikasyonları belirlenen alev ve ısıya dayanıklı giysiler ile kesilmeye dayanıklı eldivenler gibi kişisel koruyucu donanımların yer aldığını ifade etti.

Yerel fabrikaların müşterilere olan yakınlığının; müşteri ihtiyaçlarını takip etme, miktar ile ölçü değişikliklerini yönetme ve talep edilen revizyonlara hızlı yanıt verme noktasında, bazı durumlarda daha uzun zaman alabilen doğrudan ithalata kıyasla büyük bir avantaj sağladığını ekledi. Bu yakınlığın ürün geliştirmeye ve müşterilerle sürdürülebilir tedarik ilişkileri kurmaya yardımcı olduğunu belirtti.

Müşteri portföyünün çeşitlendirilmesi, büyümenin sürdürülebilirliğini garanti ediyor

Es-Sellum, mega projelere veya hükümet girişimlerine aşırı bağımlılığın işletmeleri tek bir müşteride yoğunlaşma riskine maruz bırakabileceğini vurgulayarak; verimliliğin artırılması, maliyet kontrolü ve müşteri tabanının çeşitlendirilmesinin fabrikaların geleceğini belirli sözleşmelere veya tek bir kuruma bağlamadan iş sürdürülebilirliğini sağlamak adına zorunlu olduğunu ifade etti.

Es-Sellum, küçük ve orta ölçekli fabrikaların bu projelere katılımının sağladığı en önemli kalkınma etkisinin; projeler tamamlandıktan sonra da yerel sanayinin varlığını sürdürmesine ve büyümesine imkân tanıyacak şekilde daha üretken işletmeler inşa etmeye, çalışanların becerilerini geliştirmeye ve rekabet gücü yüksek ulusal ürün tabanı oluşturmaya dayandığını ekledi.


Riyad yönüne ilerleyen Husilere ait seyir füzesi engellendi

Suudi Arabistan Hava Savunma Kuvvetleri'nin gelişmiş savunma sistemleri (SPA)
Suudi Arabistan Hava Savunma Kuvvetleri'nin gelişmiş savunma sistemleri (SPA)
TT

Riyad yönüne ilerleyen Husilere ait seyir füzesi engellendi

Suudi Arabistan Hava Savunma Kuvvetleri'nin gelişmiş savunma sistemleri (SPA)
Suudi Arabistan Hava Savunma Kuvvetleri'nin gelişmiş savunma sistemleri (SPA)

Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, Husiler tarafından Riyad yönüne fırlatılan bir seyir füzesini önledi. Suudi Arabistan'ın çeşitli bölgelerini hedef alan balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) da etkisiz hâle getirilirken, Yemen'de askerî gerilim artmaya devam ediyor.

Taiz, Marib ve Cevf cephelerinde çatışmalar aralıksız sürerken, Yemen hükümet güçleri Husi milislerinin saldırılarını püskürttü. Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, Husilere ait mevziler ve askerî yığınaklar hava saldırılarıyla hedef alındı.

Yemen ordusu, “Yemen Şafağı” operasyonu kapsamında bin 211 hedefe yönelik operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, operasyonlar sonucunda Husilerin yaklaşık 387 yönetici ve mensubunun etkisiz hâle getirildiği, 96 askerî araç ve teçhizatın ise imha edildiği veya kullanılamaz duruma getirildiği belirtildi.

Öte yandan Taiz kentinde insani kriz giderek derinleşiyor. Husilerin kente uyguladığı kuşatma nedeniyle yakıtın tükenmesi ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanması üzerine, hastanelerin 48 saat içinde hizmet veremez hâle gelebileceği uyarısında bulunuldu.


Suudi Arabistan ve Türkiye güvenlik işbirliğini güçlendirecek

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye güvenlik işbirliğini güçlendirecek

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdülaziz bin Suud bin Nayif, perşembe günü  Başkent Ankara'da İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile bir araya geldi.

İki bakanın gerçekleştirdiği resmi görüşmede Prens Abdülaziz bin Suud, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman'ın talimatlarıyla, iki ülke arasındaki mevcut güvenlik işbirliğinin daha da güçlendirilmesinin önemine işaret etti. Prens Abdülaziz, bu işbirliğinin iki ülke arasındaki seçkin ilişkiler çerçevesinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

s
İçişleri Bakanı Çiftçi ile Prens Abdülaziz bin Suud Ankara'da bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı, iki ülke arasındaki köklü tarihi ve kardeşlik bağlarının farklı alanlarda işbirliği ve koordinasyon açısından örnek oluşturduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerin derinliğini, çıkarların ve stratejik yaklaşımların yakınlığını yansıttığını belirten Prens Abdülaziz, anlaşmanın mevcut jeopolitik koşullar çerçevesinde iki ülke liderlerinin krizlerle mücadelede sergilediği sağduyuyu ortaya koyan önemli bir adım olduğunu kaydetti.

cd
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Saud için Ankara'da düzenlenen resmi karşılama töreninden bir kare (SPA)

Görüşmede, ortak ilgi alanlarına giren konularda güvenlik işbirliği ve koordinasyonun geliştirilmesi, terör örgütleri ve aşırılık yanlısı gruplarla mücadelede çabaların artırılması ve sınır aşan suçlarla mücadele konuları ele alındı. Bu kapsamda uyuşturucu kaçakçılığı ve uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesi de gündeme geldi.

Bölge ve dünyada yaşanan güvenlik sorunları karşısında iki ülkenin ortak çabalarını yoğunlaştırmasının önemine dikkat çekildi.

dvfgbhyjuk
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Ankara'da Türk mevkidaşıyla resmi görüşmelerde bulundu (SPA)

İki taraf, ortak ilgi alanlarına giren güvenlik konularında işbirliğinin sürdürülmesi, ortaklık mekanizmalarının geliştirilmesi ve güvenlik meselelerinde koordinasyonun artırılması konusunda mutabık kaldı. Bu adımların iki ülke liderlerinin beklentilerini karşılamasının hedeflendiği belirtildi.