Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Yunanistan ziyareti stratejik ortaklığı tesis ediyor

Georgiadis, Riyad ve Atina arasındaki iş birliğinde herhangi bir sınır olmadığını vurguladı.

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
TT

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Yunanistan ziyareti stratejik ortaklığı tesis ediyor

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis, Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Yunanistan'a düzenlediği resmi ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, söz konusu ziyaretin savunma, güvenlik, ekonomi ve ticaret alanlarında iş birliğini geliştiren mevcut anlaşmalar çerçevesinde iki ülke arasında stratejik ortaklığı tesis ettiğini vurguladı. Bakan Georgiadis, Riyad ve Atina arasındaki ekonomik ve siyasi iş birliğinin askeri ve savunma anlaşmasının imzalanması ve uygulanması düzeyine ulaşmasına dikkat çekti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Yunan Bakan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Yunanistan ziyaretinin sonuçlarına ilişkin beklentilerin yüksek olduğunu söyledi.  Mevcuttaki ve gelecekteki ortaklıkları geliştirmek için ilişkilerin güçlendirilmesi ve daha geniş ufuklara doğru ilerletilmesi gerektiğine işaret eden Georgiadis’e göre bu ziyaret, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile tutumların koordine edilmesine, bazı ortak çıkarlara ilişkin konularda istişarelerde bulunulmasına ve daha önce imzalanmış anlaşmaları tamamlayacak bazı anlaşmaları imzalamak amacıyla ikili görüşmelerin yapılmasına tanık olacak.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Yunanistan’a samimi duygular beslediğini hissettiklerini belirten Bakan Georgiadis şu ifadeleri kullandı:
 “Yunanistan, Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerin önemine inandığından, iki ülke arasındaki en derin dostluğu koruma ve bu dostluğu daha geniş ufuklara taşıma aynı duyguları paylaşıyor.”
Suudi Arabistan’ın dünya için olduğu kadar bölge için de kilit bir rolü olduğuna inandıklarını ifade eden Yunan Bakan, “Riyad'da geçtiğimiz mart ayında düzenlenen Suudi Arabistan-Yunanistan Forumu'na katılmak üzere Suudi Arabistan’a yaptığım son ziyaret beni çok mutlu etti” dedi.

Ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğinin en üst düzeye çıkarılması
Yunan Bakan, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan ‘Suudi Arabistan Vizyon 2030’ programları çerçevesinde yeşil ekonomiyi teşvik eden, iklimi ve çevreyi arındıran yeni girişimlere sahip olduğuna dikkat çekti. Georgiadis, Yunanistan Kalkınma Bankası (HDB) ile Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) arasında iki ülkede de yatırım yapılmasının kolaylaştırılması için bir mutabakat zaptı imzalanmasının, bunun teyidi olduğunu vurguladı.
İki ülke arasındaki iş birliğinin Yunanlar ve Araplar arasındaki ilişkilerin önemli bir bölümüne damgasını vurmuş, birkaç yüzyıl öncesine dayanan köklü ilişkilere dayandığını söyleyen Georgiadis, bu ilişkilerin sonsuza kadar süreceğini kaydetti. Ülkesinin Suudi Arabistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Yunan Bakan, Riyad ve Atina'nın onlarca yıldır güçlü ilişkiler kurduğunu söyledi.
Bakan Georgiadis sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yunan şirketlerin Suudi Arabistan’da bazı alanlarda yatırımları var. Diğer yandan Suudi şirketlerin de Yunanistan'a yatırım yapmak için gerçekten istekli olduklarını duyduk. Bunun üzerine Suudi Arabistan'ı ziyaret ederek ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için ortak bir yatırım forumu kurduk. Şu an iki ülke arasındaki ilişkiler bugüne kadarki en iyi durumda.”
Birkaç ay önce Suudi Arabistan ile savunma alanında bir anlaşma imzaladıklarını hatırlatan Yunan Bakan konuya dair şunları söyledi:
“Yunanistan, NATO ile ilgili olanlar hariç onlarca yıldır Akdeniz dışında ilk kez Suudi Arabistan'a enerji alanındaki hayati altyapıyı korumak için Patriot ve diğer füzelerle ilgili çalışmalarda yer almak üzere Yunan askerleri gönderdi.”

“Savunma alanındaki iş birliği, iki ülke arasındaki ilişkinin sağlamlığını yansıtıyor”
Bakan Georgiadis’ın gündeminde iki ülke arasında savunma alanında imzalanan anlaşma da vardı:
“Savunma anlaşmasının imzalanması kararı, Yunanistan'ın Suudi Arabistan’ı ve onun bu alandaki imkanlarını artırmasını desteklemeye ne denli istekli olduğunun açık bir göstergesidir. Yunanistan tarafından gönderilen askeri misyon, bununla yakından ilgileniyor. Daha önce Suudi Arabistan’ı finans ve bankacılık, inşaat, altyapı, sanayi, sanayi şehirleri, petrol, yenilenebilir enerji ve sağlık hizmetleri gibi birçok sektörde faaliyet gösteren Yunan şirketlerinden temsilcilerin yer aldığı büyük bir heyetle ziyaret etmiştik.”
Başlıca sektörlerdeki yetkililerle önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Yunan Bakan sözlerine şöyle devam etti:
“Riyad'daki Suudi Arabistan-Yunanistan Yatırım Forumu sırasında işletmeden işletmeye (Business - to - Business / B2B) 200'den fazla katılımcı arasında görüş alışverişinde bulunuldu. Yunanistan hükümeti olarak bu alanlardaki iş birliğini daha geniş ufuklara taşımanın yollarını ele almak amacıyla Suudi Arabistan hükümeti ve özel sektörde faaliyet gösteren Suudi şirketleriyle birkaç toplantı yaptık.”
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı, yatırımlarla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Suudi Arabistan’ın turizm sektörü de dahil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki yatırımlarını Yunanistan’a çekmek ve aynı şekilde Yunan yatırımcıları da Suudi Arabistan’daki çeşitli sektörlere yatırım yapmaya teşvik etmek için Suudi yetkililerle birlikte çalışıyoruz. Suudi Arabistan’ın yakında yenilenebilir enerji, siber güvenlik ve tarım sektörlerinde büyük bir yatırım yapmasını bekliyoruz. Askeri iş birliğine dayalı ekonomik ortaklık ile iki ülke arasında en üst düzeyde stratejik iş birliğine ulaşıyoruz.”

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa üzerindeki etkileri
Yunanistan’ın Rusya-Ukrayna savaşına dair tutumuna ve bu savaşın ülkesi üzerindeki etkisine değinen Bakan Georgiadis’ın konuya dair değerlendirmeleri şöyle oldu:
“Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı konusundaki tavrımız açık. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini uluslararası yasaların ihlali olarak kınadık. Avrupa'nın Rusya'nın yönelimi nedeniyle doğalgaz, petrol ve elektrik kesintilerinden zarar gördüğüne şüphe yok. Dolayısıyla Avrupa ekonomisi ve Avrupa'nın bir parçası olarak Yunanistan üzerinde etkisi oldu. Yani Yunanistan, savaştan doğrudan etkilenmiştir.”
Ancak Rusya’dan tedarik edilen enerji kaynaklarına bir alternatif bulmaya yönelik genel eğilimin zorunlu hale geldiğini belirten Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı, Suudi Arabistan'ın küresel enerji piyasasını istikrara kavuşturmanın bir yolunu bulabileceğine işaret etti. Genel çerçevede Suudi Arabistan ile Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkiler, özelde ise Suudi Arabistan-Yunanistan ilişkilerinin derinliğinin altını çizdi.
Yunan Bakan, özelde Rusya-Ukrayna savaşı ve genel çerçevede ülkesine yönelik göç dalgasının yarattığı zorluklara ilişkin de şunları söyledi:
“Ukraynalı mültecileri kabul ettik. Onlar için bir düzenleme hazırlamaya çalışıyoruz. Başta Afrika'dan olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden gelen mülteciler ve çatışma ve savaş bölgelerinden gelen mülteciler gerçeği ise Yunanistan için büyük bir ikilem teşkil ediyor.”

Bölgedeki deniz seyrüseferlerinin güvenliğinin sağlanması
Bakan Georgiadis, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bölgedeki deniz seyrüseferlerinin güvenliğinin sağlanmasının önemine işaret etti:
 “Deniz yolları konusunda, seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyoruz. Bu çerçevede Suudi Arabistan’a askerler gönderdik. Suudi Arabistan’ı savunmaya devam ediyorlar. Hepimizin bölgenin istikrarı için tüm yıl boyunca çalışması gerektiğine inanıyoruz.”
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarında sonunda Suudi Arabistan’ın kilit önemdeki rolüne dikkat çekti:
“Suudi Arabistan halkına, Yunanistan'da hoş karşılanan dostlar olduklarını söylemek istiyorum. Suudi Arabistan’ın ve bölgenin refahının ve ilerlemesinin anahtarı olduğuna inandığımız Riyad’ın Vizyon 2030 ile iki ülke arasında gerçek ortaklık, saygı ve iş birliği olduğunu görecekler.”



Hacılar, Arafat Vakfesi’nin ardından Müzdelife’ye akın ediyor... Mina dönüşleri için hazırlanıyor

Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Hacılar, Arafat Vakfesi’nin ardından Müzdelife’ye akın ediyor... Mina dönüşleri için hazırlanıyor

Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Hacı adayları, salı günü (Zilhicce’nin 9. günü) güneşin batmasıyla birlikte, hac ibadetinin en büyük rüknü olan Arafat vakfesini tamamlamalarının ardından geceyi geçirmek üzere Müzdelife’ye doğru hareket etmeye başladı. Hacılar, daha önce Mina’da “Terviye Günü”nü geçirerek Hz. Muhammed’in sünnetini yerine getirmişti.

Arafat’tan Müzdelife’ye gerçekleşen yoğun insan hareketliliği sırasında güvenlik ve hizmet ekipleri kutsal bölgelerin tamamında konuşlandırıldı. Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk günü olan çarşamba sabahına kadar Müzdelife’de konaklayacak; ardından Akabe Cemresi’ne taş atmak, kurban kesmek ve tıraş olup ihramdan çıkmak için Mina’ya geçecek. Daha sonra hac ibadetinin kalan günlerini Mina’da tamamlayacaklar.

sevf
Hacılara ait hareketlilik ve kutsal bölgelerdeki ulaşım akışı, gelişmiş dijital sistemler aracılığıyla anlık olarak takip edildi. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre yaklaşık 1,7 milyon hacı, Zilhicce’nin 9. günü sabahın erken saatlerinden itibaren hac ibadetinin en önemli aşaması olan Arafat vakfesi için Arafat’a ulaştı. Beyaz ihramları içerisindeki hacılar, telbiye, tekbir ve dualarla Allah’tan bağışlanma ve rahmet diledi.

Farklı milletlerden, dillerden ve kültürlerden gelen milyonlarca Müslüman, Allah’ın rızasını kazanma ve affına erişme amacıyla aynı manevi atmosferde buluştu. Hacılar, öğle ve ikindi namazlarını Arafat’taki Nemire Mescidi’nde Hz. Muhammed’in sünnetine uygun şekilde tek ezan ve iki kametle cem ederek kıldı. Ayrıca bu yıl Mescid-i Haram İmam ve Hatibi Şeyh Dr. Ali el-Huzeyfi tarafından irad edilen Arafat hutbesini dinledi.

Suudi Arabistan’da Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı ve Daimi Hac ve Umre Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdülaziz, Arafat’taki konuşmasında ülke yönetiminin hacılara hizmet konusundaki kararlılığını vurguladı. Prens Suud, Suudi Arabistan’ın, hacıların güvenli ve kolay bir şekilde ibadetlerini yerine getirebilmesi için tüm teknik ve insani imkânlarını seferber ettiğini söyledi.

dsfvrbv
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı’nın sistemi, insan yoğunluğu ve yaya hareketlerini takip eden gelişmiş teknolojilere dayanıyor. (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Krallığın, Haremeyn’e ve hacılara hizmet etmeyi nesilden nesile aktarılan köklü bir görev olarak gördüğünü belirten Prens Suud, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman adına hacıları selamladı. Arafat gününün birlik ve eşitliğin en güçlü şekilde hissedildiği günlerden biri olduğunu ifade eden Prens Suud, hacıların güven, huzur ve sükûnet ortamında ibadetlerini yerine getirdiğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın hac hizmetlerini geliştirmek amacıyla altyapı projeleri yürüttüğünü, modern teknolojilerden yararlandığını ve ulusal insan kaynağını seferber ettiğini dile getiren Prens Suud, hac organizasyonunun sürekli geliştirileceğini belirtti. Hacıların kurallara uyumu ve yetkililerle iş birliğini de takdir eden Prens Suud, bu yaklaşımın hizmet kalitesine katkı sağladığını söyledi.

vdfev
Hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş süreci düzenli ve akıcı şekilde gerçekleşti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Öte yandan Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş süreci büyük ölçüde düzenli ve akıcı şekilde gerçekleşti. Hacı kafileleri, güvenlik güçlerinin doğrudan gözetimi altında belirlenen sevk ve yönlendirme planlarına göre hareket etti. Meşair Treni, otobüsler ve yaya yolları üzerinden gerçekleştirilen ulaşımda kapsamlı güvenlik önlemleri uygulandı.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ise hacıların hareketliliğini gelişmiş dijital sistemler aracılığıyla anlık olarak takip ediyor. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde insan yoğunluğu, yaya trafiği ve ulaşım akışı analiz edilerek sahadaki karar alma süreçleri hızlandırılıyor.

sxdds vcd
Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat’ta vakfeye durdu. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Bakanlığın dijital altyapısına bağlı operasyon ve kontrol merkezleri; güvenlik, sağlık ve hizmet kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendirirken, yoğunluk tahmini ve insan akışının yönetiminde de önemli rol oynuyor.

Arafat’tan Müzdelife’ye gerçekleşen Nefir hareketi, hacıların kutsal bölgeler arasındaki yolculuğunun üçüncü aşaması olarak kabul ediliyor.


Nemire Mescidi... Yılda sadece bir kez namaz kılınan cami

Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
TT

Nemire Mescidi... Yılda sadece bir kez namaz kılınan cami

Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)

Nemire Mescidi, Hac mevsimiyle bağlantılı en önemli İslami simgelerden biri olarak öne çıkıyor. Her yıl Zilhicce ayının dokuzuncu gününde milyonlarca Müslüman, Arefe Günü hutbesini dinlemek ve Mescid-i Haram imamı ile hatibinin arkasında öğle ve ikindi namazlarını cemederek kılmak için bu mescide yöneliyor.

Nemire Mescidi, Rahmet Dağı’nın (Cebel-i Rahme) batısında, Arafat bölgesinde yer alıyor. Mescid, adını inşa edildiği Nemire bölgesinden alırken, Hz. Muhammed’in Veda Haccı sırasında irad ettiği Veda Hutbesi ile bağlantısı nedeniyle dini ve tarihi açıdan büyük bir önem taşıyor.

XC
Sabahın erken saatlerinden itibaren Nemire Mescidi’ne vaazı dinlemek için akın eden yüz binlerce hacı adayı (SPA)

Nemire Mescidi, kendine özgü ayrıcalıklı bir konuma sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Mescidde yılda yalnızca bir kez cemaatle namaz kılınıyor; bu da Arefe Günü namazı oluyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren yüz binlerce hacı adayı, Hac mevsiminin en önemli manevi duraklarından biri kabul edilen mescit ve çevresindeki alanları dolduruyor.

Öte yandan çok sayıda hacı adayı, kapsamlı hizmet ve organizasyon sistemi eşliğinde Arafat Vakfesi’ni yerine getirmek üzere bölgeye akın etti. Arefe Hutbesi ise bu önemli günün İslam dünyasındaki büyük konumunu yansıtan bir atmosfer içinde, birçok dilde canlı olarak dünyanın farklı ülkelerine aktarıldı.

DDSVFD
Arafat Vakfesi’ni ifa etmek üzere gelen çok sayıda hacı adayı (Fotoğraf: Beşir Salih)

Nemire Mescidi’nde Arefe Günü hutbesini Şeyh Ali el-Huzeyfi irad etti. Hutbede takva kavramı, ahiret gününe hazırlık ve kurtuluşun ibadetleri yerine getirip günah ve kötülüklerden uzak durmakla mümkün olduğu vurgulandı. Hutbede ayrıca, Arefe Günü’nün İslam’da yılın en faziletli günlerinden biri olduğuna dikkat çekildi.

El-Huzeyfi, Hac mevsiminin dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanları tek bir ibadet ve ortak ritüeller etrafında bir araya getirdiğini belirterek, Allah’ın şiarlarına saygı gösterilmesi, sükûnetin korunması ve ibadetlerin ruhuna zarar verecek her türlü davranıştan uzak durulması çağrısında bulundu.

Hutbede ayrıca, Arefe Günü’nün duaların kabul edildiği en önemli zamanlardan biri olduğu ifade edilerek, Müslümanlara bu mübarek günde zikir ve duayı artırmaları tavsiye edildi. Özellikle ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ (Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamd da ona layıktır, her çeşit hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir) zikrinin sıkça okunması gerektiği vurgulandı.

DFV
Nemire Mescidi, Hac mevsimiyle bağlantılı en önemli İslami simgelerden biri olarak öne çıkıyor. (SPA)

El-Huzeyfi, hacı adaylarına sükûneti korumaları, izdihamdan kaçınmaları, organizasyondan sorumlu makamların talimatlarına uymaları ve sevk ile hareket düzenlemelerine riayet etmeleri çağrısında bulundu. Bunun kamu yararını sağlamak, zarar ve kargaşayı önlemek, can güvenliğini korumak ve ibadetlerin kolaylıkla yerine getirilmesini temin etmek amacı taşıdığı belirtildi.

El-Huzeyfi, Hac sırasında Müslümanlar arasında tanışma, kaynaşma, yardımlaşma ve dayanışma görüntülerinin en belirgin şekilde ortaya çıktığını ifade etti. Farklı dillerden, renklerden ve ülkelerden gelen Müslümanların, kardeşlik ve sevgi bağı içinde aynı ibadetleri yerine getirdiğini söyledi.

Şeyh el-Huzeyfi ayrıca, Hac ibadetinde siyasi sloganlara ya da parti çağrılarına yer olmadığını, Haccın bütünüyle Allah’a teslimiyet, Hz. Muhammed’e tabi olma ve zahir ile batında arınma anlamı taşıdığını vurguladı.

Öte yandan el-Huzeyfi hutbesinde hac menasikine de değinerek, hac ibadetinin en büyük rüknü kabul edilen Arafat Vakfesi’nden başlayıp Müzdelife’de gecelemeye, ardından Mina’ya geçilerek Şeytan Taşlama, kurban kesimi, tıraş olma ve Ziyaret Tavafı’nın yerine getirilmesine kadar hac sürecini anlattı.

SVFD
Suudi Arabistan’daki ilgili makamlar, hacı adayları için tüm sağlık ve idari hizmetlerin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamaya özen gösteriyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Teşrik günlerinde hacı adayları, her gün üç cemrenin her birine yedi taş atıyor. Hacıların Zilhicce’nin 13’üncü gününe kadar Mina’da kalmaları daha faziletli kabul edilirken, isteyenlerin 12’nci günde bölgeden ayrılmasına da izin veriliyor. Yolculuk öncesinde ise Veda Tavafı gerçekleştiriliyor.

Nemire Mescidi, toplam 110 bin metrekareyi aşan alanıyla dünyanın en büyük camileri arasında yer alıyor. Yüzlerce giriş kapısı, lavabolar ile modern iklimlendirme ve ses sistemlerine sahip olan mescit, Arefe Günü’nde yoğun hacı kalabalığını ağırlayabilecek kapasiteye sahip bulunuyor.

Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar, her yıl hacıların rahatını sağlamak ve ibadetlerini güvenli ve huzurlu şekilde yerine getirebilmelerine imkân tanımak amacıyla mescidi sağlık, organizasyon ve teknik hizmetlerle eksiksiz şekilde hazırlıyor. Bu çalışmalar, Suudi Arabistan’ın Hac sezonunda Allah’ın misafirlerine hizmet sunma kapsamında yürüttüğü geniş çaplı çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

ASCS
Rahman’ın misafirleri, kapsamlı bir hizmet ağı eşliğinde Arafat Vakfesi’ni yerine getirmek üzere bölgeye akın etti. (SPA)

Nemire Mescidi, özgün İslami mimarisiyle de dikkat çekiyor. Doğudan batıya 340 metre, kuzeyden güneye ise 240 metre uzunluğa sahip olan mescitte, her biri 60 metre yüksekliğinde altı minare, üç kubbe ve 10 ana giriş bulunuyor. Ayrıca kalabalığın akışını kolaylaştırmak amacıyla 64 kapı hizmet veriyor.

Mescit, Arefe Hutbesi ile öğle ve ikindi namazlarının dünyanın farklı bölgelerine canlı olarak aktarılmasını sağlayan gelişmiş ses ve yayın sistemleri başta olmak üzere en son teknik ve hizmet altyapılarıyla donatıldı. Bunun yanı sıra iklimlendirme ve havalandırma sistemleri, gölgelikli avlular, dijital ekranlar ile güvenlik ve izleme sistemleri sayesinde hacıların güvenli ve konforlu bir ortamda ibadet etmeleri hedefleniyor.


Suudi kahvesi ve ud kokusu... Veliaht Prens’in Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dilekleri

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
TT

Suudi kahvesi ve ud kokusu... Veliaht Prens’in Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dilekleri

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)

Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, 2026 Dünya Kupası için ABD’ye hareket eden Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesine moral verdi. Faysal, oyunculara Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın mesajını aktardı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman mesajında futbolcuları selamlarken, Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dileklerini iletti.

dfvfe
Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, oyunculara motivasyon konuşması yaptı. (SPA)

Faysal, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı Yasir el-Meshal’in de katıldığı buluşmada, Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımının Suudi sporunun büyük organizasyonlardaki varlığının devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Faysal, futbolculardan uluslararası turnuvada yüksek mücadele ruhu ortaya koymalarını ve tüm potansiyellerini sahaya yansıtmalarını istedi.

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesi, uçuş saatine yarım saatten az bir süre kala havaalanındaki gidiş terminaline ulaştı. Kafileye kısa süre önce milli takım icra direktörlüğüne getirilen Fahd el-Mufarric başkanlık etti. El-Mufarric’in gazetecilerle selamlaştığı ve salonda bulunan 14 yaş altı milli takım oyuncularına özel olarak hitap ettiği belirtildi. Genç futbolculara “Şampiyonlar... İnşallah sizi de ileride bizim karşılandığımız gibi karşılarız” dediği aktarıldı.

Salonda, farklı kulüplerden gelen 2011 doğumlu genç oyuncular da yer aldı. Milli takım futbolcularının genç sporcularla yakından ilgilendiği, fotoğraf çektirip formalarını imzaladığı gözlendi.

Milli takım oyuncularını karşılayan ilk isimlerden birinin kaleci Muhammed el-Uveys olduğu belirtilirken, takım kaptanı Salem ed-Davsari’nin de genç oyuncular için çok sayıda forma ve hatıra eşyası imzaladığı kaydedildi.

Öte yandan, daha önce Al Hilal formasıyla birlikte oynayan forvetler Salih eş-Şehri ile Abdullah el-Hamdan arasında samimi bir karşılaşma yaşandığı, kafilede yolculuk öncesinde sıcak bir atmosferin hâkim olduğu ifade edildi.

sacsdc
Havaalanının gidiş salonunda bekleyen Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı futbolcuları (Şarku’l Avsat)

El-Meshal, kafileye katılan son isim oldu. El-Meshal’in de genç futbolcular ve basın mensuplarıyla selamlaştığı ancak açıklama yapmadığı belirtildi. Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesinin, geleneksel kutlama atmosferi içinde Suudi kahvesi ve ud kokusu ikramıyla uğurlandığı aktarıldı.

fgthy
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Georgios Donis ve kaptan Salem ed-Davsari, Riyad Havalimanı’nda (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)

Suudi Arabistan Futbol Federasyonu, futbolcu Suud Abdulhamid’in, 2026 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında düzenlenen son kamp dönemine planlanandan geç katılacağını açıkladı. Federasyondan yapılan resmî açıklamada, Abdulhamid’in Amsterdam’da hırsızlık olayına maruz kaldığı belirtildi.

Açıklamaya göre oyuncu, ailesiyle birlikte tatilde bulunduğu sırada özel aracının çalınması nedeniyle kişisel eşyalarını kaybetti. Kayıp eşyalar arasında pasaportunun da bulunduğu ifade edildi. Federasyon, futbolcunun bu nedenle daha önce onaylanan rezervasyona rağmen dün Riyad’a ulaşamadığını bildirdi.

Ayrıca Suudi Arabistan Futbol Federasyonu’nun, Suudi Arabistan Spor Bakanlığı ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde süreci takip ettiği, bunun yanında Suudi Arabistan’ın Hollanda Büyükelçiliği ile temas kurularak gerekli belgelerin çıkarılması ve oyuncunun önümüzdeki süreçte milli takım kampına katılımının sağlanması için çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.