Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Yunanistan ziyareti stratejik ortaklığı tesis ediyor

Georgiadis, Riyad ve Atina arasındaki iş birliğinde herhangi bir sınır olmadığını vurguladı.

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
TT

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin Yunanistan ziyareti stratejik ortaklığı tesis ediyor

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis (Şarku’l Avsat)

Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Adonis Georgiadis, Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Yunanistan'a düzenlediği resmi ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, söz konusu ziyaretin savunma, güvenlik, ekonomi ve ticaret alanlarında iş birliğini geliştiren mevcut anlaşmalar çerçevesinde iki ülke arasında stratejik ortaklığı tesis ettiğini vurguladı. Bakan Georgiadis, Riyad ve Atina arasındaki ekonomik ve siyasi iş birliğinin askeri ve savunma anlaşmasının imzalanması ve uygulanması düzeyine ulaşmasına dikkat çekti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Yunan Bakan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Yunanistan ziyaretinin sonuçlarına ilişkin beklentilerin yüksek olduğunu söyledi.  Mevcuttaki ve gelecekteki ortaklıkları geliştirmek için ilişkilerin güçlendirilmesi ve daha geniş ufuklara doğru ilerletilmesi gerektiğine işaret eden Georgiadis’e göre bu ziyaret, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile tutumların koordine edilmesine, bazı ortak çıkarlara ilişkin konularda istişarelerde bulunulmasına ve daha önce imzalanmış anlaşmaları tamamlayacak bazı anlaşmaları imzalamak amacıyla ikili görüşmelerin yapılmasına tanık olacak.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Yunanistan’a samimi duygular beslediğini hissettiklerini belirten Bakan Georgiadis şu ifadeleri kullandı:
 “Yunanistan, Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerin önemine inandığından, iki ülke arasındaki en derin dostluğu koruma ve bu dostluğu daha geniş ufuklara taşıma aynı duyguları paylaşıyor.”
Suudi Arabistan’ın dünya için olduğu kadar bölge için de kilit bir rolü olduğuna inandıklarını ifade eden Yunan Bakan, “Riyad'da geçtiğimiz mart ayında düzenlenen Suudi Arabistan-Yunanistan Forumu'na katılmak üzere Suudi Arabistan’a yaptığım son ziyaret beni çok mutlu etti” dedi.

Ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğinin en üst düzeye çıkarılması
Yunan Bakan, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan ‘Suudi Arabistan Vizyon 2030’ programları çerçevesinde yeşil ekonomiyi teşvik eden, iklimi ve çevreyi arındıran yeni girişimlere sahip olduğuna dikkat çekti. Georgiadis, Yunanistan Kalkınma Bankası (HDB) ile Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) arasında iki ülkede de yatırım yapılmasının kolaylaştırılması için bir mutabakat zaptı imzalanmasının, bunun teyidi olduğunu vurguladı.
İki ülke arasındaki iş birliğinin Yunanlar ve Araplar arasındaki ilişkilerin önemli bir bölümüne damgasını vurmuş, birkaç yüzyıl öncesine dayanan köklü ilişkilere dayandığını söyleyen Georgiadis, bu ilişkilerin sonsuza kadar süreceğini kaydetti. Ülkesinin Suudi Arabistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Yunan Bakan, Riyad ve Atina'nın onlarca yıldır güçlü ilişkiler kurduğunu söyledi.
Bakan Georgiadis sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yunan şirketlerin Suudi Arabistan’da bazı alanlarda yatırımları var. Diğer yandan Suudi şirketlerin de Yunanistan'a yatırım yapmak için gerçekten istekli olduklarını duyduk. Bunun üzerine Suudi Arabistan'ı ziyaret ederek ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarında iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için ortak bir yatırım forumu kurduk. Şu an iki ülke arasındaki ilişkiler bugüne kadarki en iyi durumda.”
Birkaç ay önce Suudi Arabistan ile savunma alanında bir anlaşma imzaladıklarını hatırlatan Yunan Bakan konuya dair şunları söyledi:
“Yunanistan, NATO ile ilgili olanlar hariç onlarca yıldır Akdeniz dışında ilk kez Suudi Arabistan'a enerji alanındaki hayati altyapıyı korumak için Patriot ve diğer füzelerle ilgili çalışmalarda yer almak üzere Yunan askerleri gönderdi.”

“Savunma alanındaki iş birliği, iki ülke arasındaki ilişkinin sağlamlığını yansıtıyor”
Bakan Georgiadis’ın gündeminde iki ülke arasında savunma alanında imzalanan anlaşma da vardı:
“Savunma anlaşmasının imzalanması kararı, Yunanistan'ın Suudi Arabistan’ı ve onun bu alandaki imkanlarını artırmasını desteklemeye ne denli istekli olduğunun açık bir göstergesidir. Yunanistan tarafından gönderilen askeri misyon, bununla yakından ilgileniyor. Daha önce Suudi Arabistan’ı finans ve bankacılık, inşaat, altyapı, sanayi, sanayi şehirleri, petrol, yenilenebilir enerji ve sağlık hizmetleri gibi birçok sektörde faaliyet gösteren Yunan şirketlerinden temsilcilerin yer aldığı büyük bir heyetle ziyaret etmiştik.”
Başlıca sektörlerdeki yetkililerle önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Yunan Bakan sözlerine şöyle devam etti:
“Riyad'daki Suudi Arabistan-Yunanistan Yatırım Forumu sırasında işletmeden işletmeye (Business - to - Business / B2B) 200'den fazla katılımcı arasında görüş alışverişinde bulunuldu. Yunanistan hükümeti olarak bu alanlardaki iş birliğini daha geniş ufuklara taşımanın yollarını ele almak amacıyla Suudi Arabistan hükümeti ve özel sektörde faaliyet gösteren Suudi şirketleriyle birkaç toplantı yaptık.”
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı, yatırımlarla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Suudi Arabistan’ın turizm sektörü de dahil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki yatırımlarını Yunanistan’a çekmek ve aynı şekilde Yunan yatırımcıları da Suudi Arabistan’daki çeşitli sektörlere yatırım yapmaya teşvik etmek için Suudi yetkililerle birlikte çalışıyoruz. Suudi Arabistan’ın yakında yenilenebilir enerji, siber güvenlik ve tarım sektörlerinde büyük bir yatırım yapmasını bekliyoruz. Askeri iş birliğine dayalı ekonomik ortaklık ile iki ülke arasında en üst düzeyde stratejik iş birliğine ulaşıyoruz.”

Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa üzerindeki etkileri
Yunanistan’ın Rusya-Ukrayna savaşına dair tutumuna ve bu savaşın ülkesi üzerindeki etkisine değinen Bakan Georgiadis’ın konuya dair değerlendirmeleri şöyle oldu:
“Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı konusundaki tavrımız açık. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini uluslararası yasaların ihlali olarak kınadık. Avrupa'nın Rusya'nın yönelimi nedeniyle doğalgaz, petrol ve elektrik kesintilerinden zarar gördüğüne şüphe yok. Dolayısıyla Avrupa ekonomisi ve Avrupa'nın bir parçası olarak Yunanistan üzerinde etkisi oldu. Yani Yunanistan, savaştan doğrudan etkilenmiştir.”
Ancak Rusya’dan tedarik edilen enerji kaynaklarına bir alternatif bulmaya yönelik genel eğilimin zorunlu hale geldiğini belirten Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı, Suudi Arabistan'ın küresel enerji piyasasını istikrara kavuşturmanın bir yolunu bulabileceğine işaret etti. Genel çerçevede Suudi Arabistan ile Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkiler, özelde ise Suudi Arabistan-Yunanistan ilişkilerinin derinliğinin altını çizdi.
Yunan Bakan, özelde Rusya-Ukrayna savaşı ve genel çerçevede ülkesine yönelik göç dalgasının yarattığı zorluklara ilişkin de şunları söyledi:
“Ukraynalı mültecileri kabul ettik. Onlar için bir düzenleme hazırlamaya çalışıyoruz. Başta Afrika'dan olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden gelen mülteciler ve çatışma ve savaş bölgelerinden gelen mülteciler gerçeği ise Yunanistan için büyük bir ikilem teşkil ediyor.”

Bölgedeki deniz seyrüseferlerinin güvenliğinin sağlanması
Bakan Georgiadis, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bölgedeki deniz seyrüseferlerinin güvenliğinin sağlanmasının önemine işaret etti:
 “Deniz yolları konusunda, seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyoruz. Bu çerçevede Suudi Arabistan’a askerler gönderdik. Suudi Arabistan’ı savunmaya devam ediyorlar. Hepimizin bölgenin istikrarı için tüm yıl boyunca çalışması gerektiğine inanıyoruz.”
Yunanistan Kalkınma ve Yatırım Bakanı Georgiadis, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarında sonunda Suudi Arabistan’ın kilit önemdeki rolüne dikkat çekti:
“Suudi Arabistan halkına, Yunanistan'da hoş karşılanan dostlar olduklarını söylemek istiyorum. Suudi Arabistan’ın ve bölgenin refahının ve ilerlemesinin anahtarı olduğuna inandığımız Riyad’ın Vizyon 2030 ile iki ülke arasında gerçek ortaklık, saygı ve iş birliği olduğunu görecekler.”



Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü yeni bir yabancı yatırım dalgasına hazırlanıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü yeni bir yabancı yatırım dalgasına hazırlanıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Suudi Arabistan Dijital Hükümet Otoritesi)

Suudi Arabistan gayrimenkul piyasası, yabancıların mülk edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin onaylanmasının ardından yeni bir yatırım dönemine girmeye hazırlanıyor. Sektörün yabancı sermaye açısından cazibesini artırması beklenen bu adımın; konut, ticaret ve konaklama projelerinde daha geniş fırsatların önünü açacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, söz konusu hamlenin yatırımcı tabanını genişletmesini ve gayrimenkul sektörünü büyüyen Suudi ekonomisinin temel itici güçlerinden biri haline getirmesini bekliyor.

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, yabancıların gayrimenkul edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğini onayladı. Kabine toplantısında ayrıca, Suudi vatandaşı olmayanların mülk edinebileceği coğrafi sınır ve bölgeler de belirlenerek kabul edildi.

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskan Bakanı Macid el-Hukayl, Bakanlar Kurulu’nun uygulama yönetmeliği ile mülk edinme bölgelerini onaylamasının, Suudi gayrimenkul piyasasında yeni bir dönemin başlatılması adına önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Yabancıların mülk edinimine yönelik düzenlemenin piyasa hareketliliğine yansımaya başlamasıyla sektör yeni bir faza geçiyor. Uzmanlar, yeni yatırım akışının geliştiricileri arzı artırmaya teşvik edeceğini ve gayrimenkul projelerinin kalitesini yükselteceğini öngörüyor.

Önümüzdeki dönemin sadece talep artışıyla sınırlı kalmayacağını belirten uzmanlar, projeler arasında daha büyük bir rekabetin tetikleneceğini, bunun da piyasa verimliliğini artırarak arz, talep ve fiyatlar arasında daha güçlü bir denge kurulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

Piyasayı canlandırmak

Gayrimenkul uzmanı Halid el-Caser Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu adımın Suudi Arabistan’daki gayrimenkul sistemine önemli bir ivme kazandıracağını belirtti. El-Caser, düzenlemenin katılımcı tabanını genişleterek ve mevcut fırsatları artırarak yatırım faaliyetlerini güçlendireceğini ve piyasa hareketliliğini canlandıracağını ifade etti.

Düzenlemenin ayrıca piyasaya daha fazla gayrimenkul arzı sağlanmasına katkıda bulunmasının beklendiğini aktaran el-Caser, bu durumun rekabetçiliği artıracağını, piyasa verimliliğini yükselteceğini, alıcılara daha geniş seçenekler ve daha dengeli fiyatlar sunacağını kaydetti.

El-Caser, bu girişimin özellikle Suudi Arabistan’ın tanıklık ettiği gelişmiş yasama ortamı ve reformlar ışığında Suudi gayrimenkul piyasasının yabancı yatırımcılar için cazibesini artıracağını vurguladı. El-Caser, bunun yabancı sermaye akışını destekleyeceğini ve gayrimenkul sektörünün Vizyon 2030 hedefleri kapsamındaki en vaat edici sektörlerden biri olarak konumunu güçlendireceğini sözlerine ekledi.

Sermayeyi çekmek

Ekonomist Ahmed eş-Şehri Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yabancıların mülk edinimine ilişkin uygulama yönetmeliğinin onaylanmasının piyasada bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Eş-Şehri, bu adımın gayrimenkulü sınırlı dolaşıma sahip yerel bir varlık olmaktan çıkarıp, daha açık ve sermaye çekme kapasitesi yüksek bir yatırım sektörüne dönüştürerek önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini ifade etti.

cxvfvbf
Suudi Arabistan’daki konut birimleri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Adımın öneminin sadece mülk edinimine izin verilmesinde yatmadığını, aynı zamanda şu anda genişleme kaydeden Suudi ekonomisindeki uzun vadeli fırsatlara geliştirici ve yatırımcı çekmek için daha rekabetçi bir piyasa oluşturulmasında saklı olduğunu belirten eş-Şehri, düzenlemenin sektöre etkilerini değerlendirdi.

Eş-Şehri, bu durumun nitelikli gayrimenkul ürünlerine olan talebi artırarak konut, ticaret ve konaklama projelerinin cazibesini yükselteceğini, ayrıca krallıktaki yeni yatırımcı ve yerleşik grupların ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştiricileri daha fazla arz sağlamaya teşvik edeceğini öngördü. Eş-Şehri, bu doğrultuda en büyük etkinin doğrudan fiyat artışından ziyade, piyasa hacminin büyümesinde görülebileceğini ifade etti.

Fiyat dengesi

Sözlerine devam eden eş-Şehri, fiyatlar konusunda ilk aşamada yeni talebin oluşmasıyla en cazip lokasyonlarda fiyatların desteklenebileceğini, ancak orta vadede arz artışı ve geliştiriciler arasındaki yüksek rekabetin önemli bir denge unsuru olacağını belirtti. Eş-Şehri, sağlıklı bir gayrimenkul sektörünün sürekli fiyat artışıyla değil, piyasanın arz ve talep dengesini kurabilme yeteneğiyle inşa edildiğini ifade etti.

Eş-Şehri, bu adımın sektörü ‘ürün kıtlığı ve yüksek değer’ evresinden ‘ürün kalitesi ve piyasa rekabetçiliği’ evresine taşıyabileceğini aktardı. Bu süreçte konum, hizmet ve tasarım açısından en seçkin projelerin yatırım çekmede en yüksek kapasiteye sahip olacağını, daha düşük kalitedeki ürünlerin ise değerlerini korumakta daha büyük baskılarla karşılaşabileceğini dile getirdi.

Yabancıların mülk edinimine ilişkin düzenleme 22 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmişti. Söz konusu proje; yabancı bireyler, şirketler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların mülk edinme prosedürlerini ele alan 15 maddeden oluşuyor.


Riyad’da Yaşam Kalitesi'ne uyum sağlayan akıllı uygulamalar ve akıllı daireler

Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)
Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)
TT

Riyad’da Yaşam Kalitesi'ne uyum sağlayan akıllı uygulamalar ve akıllı daireler

Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)
Riyad'ın merkezindeki yerel pazarda alışveriş yapan iki kadın (AFP)

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da ev aramak, uzun süre boyunca adeta bir mayın tarlasında yürümeye benziyor; verimsiz kullanılan alanlara sahip villalar için astronomik fiyatlar, yüksek bakım masrafları, "ilişkiler ve tahminler" üzerine kurulu bir piyasa ve net bir denetim mekanizmasının eksikliği dikkat çekiyordu.

Bugün ise ev arayan bir kişinin, akıllı telefonundan özel platform ve uygulamalara girerek kriterlerine uygun konutu bulması ve tüm işlemleri tek bir tıkla tamamlaması yeterli oluyor. Yeni nesil konut siteleri ve akıllı daireler artık sadece "dört duvar ve bir çatı" sunmuyor; kendi kendine yeten, yaşam kalitesini yukarı taşıyan birer "mikro şehre" dönüşüyor.

Bu yeni konut anlayışı, yerli halk ile farklı kültürlerden gelen yabancıların ortaklaşa kullandığı parklar, spor sahaları ve sosyal alanlar etrafında şekillenen yeni bir toplumsal model inşa ediyor. Bu yapısal ve yasal dönüşümden, bağımsız olarak çalışıp kendi ayakları üzerinde durma imkânına kavuşan genç ve bekar kadınlar da en güvenli şekilde faydalanıyor.

Suudi Arabistan emlak piyasasının henüz tam bir denge noktasına ulaşmadığı ve talebin arzdan daha güçlü kalmaya devam ettiği bir gerçek. Ancak devreye giren yeni yasal düzenlemeler, organize konut arzındaki artış ve destekli finansman (kredi) araçlarının çeşitlenmesi, çok daha sürdürülebilir ve dengeli bir geleceğe işaret ediyor.


Suudi Arabistan Maliye Bakanı Cedan: Küresel kalkınma zorluklarıyla mücadelede dayanıklılık ve ortaklıklar kilit önemde

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu (OFID) Forumu'nda konuşma yapıyor. (X)
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu (OFID) Forumu'nda konuşma yapıyor. (X)
TT

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Cedan: Küresel kalkınma zorluklarıyla mücadelede dayanıklılık ve ortaklıklar kilit önemde

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu (OFID) Forumu'nda konuşma yapıyor. (X)
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu (OFID) Forumu'nda konuşma yapıyor. (X)

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, dünyanın bugün belirsizlik, parçalanma, jeopolitik çatışmalar, ticari gerilimler, borç riskleri ile enerji ve genel güvenlik sorunlarının etkisi altında zorlu ekonomik koşullarla karşı karşıya olduğunu belirterek, bu unsurların kalkınma hedeflerini tehdit ettiğini söyledi.

El-Cedan, Avusturya'nın başkenti Viyana'da, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu'nun (OFID) kuruluşunun 50. yılı dolayısıyla düzenlenen forumda yaptığı konuşmada, bu yıldönümünün hem son 50 yıldan çıkarılan dersleri değerlendirmek hem de gelecek 50 yılın nasıl şekillenmesi gerektiğini tartışmak için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Son beş on yılda OPEC Fonu'nun dünyanın en zorlu kalkınma sorunlarının çözümüne önemli katkılar sağladığını belirten El-Cedan, fonun sürdürülebilir kalkınmayı, ekonomik büyümeyi ve refahı desteklediğini, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu söyledi.

Fonun milyonlarca insanın elektriğe, kaliteli eğitime ve temiz enerji çözümlerine erişimini sağladığını vurgulayan El-Cedan, ekonomik fırsatların genişletilmesi ve temel hizmetlerin geliştirilmesine de önemli katkılar sunduğunu kaydetti.

Üç temel öncelik

Suudi Maliye Bakanı, kalkınma sürecinin geriye gitmesini önlemek için üç temel alana odaklanılması gerektiğini belirtti.

Bunlardan ilki olarak dayanıklılığın kalkınma politikalarının merkezine yerleştirilmesini gösteren El-Cedan, bunun yalnızca krizlere verilen geçici bir tepki değil, uzun vadeli ve proaktif bir strateji olması gerektiğini ifade etti.

Şoklara dayanıklı sistemlerin oluşturulmasının altyapı, enerji, gıda güvenliği, sağlık, eğitim ve kurumsal kapasiteye yatırım yapılmasını gerektirdiğini söyleyen El-Cedan, ayrıca yerel ihtiyaçlara dayanan kapsayıcı politikaların benimsenmesinin gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesine, yaşam koşullarının iyileştirilmesine ve kırılgan piyasalarda istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

İkinci önceliğin ortaklıkların güçlendirilmesi olduğunu belirten El-Cedan, hiçbir ülkenin kalkınma alanındaki zorluklarla tek başına mücadele edemeyeceğini vurguladı.

Kalkınma finansmanı kuruluşlarının kaynakların harekete geçirilmesi, bilgi paylaşımı ve yenilikçiliğin desteklenmesinde kilit rol oynadığını ifade eden El-Cedan, özel sektörün ise yatırımların teşvik edilmesi, istihdam oluşturulması ve pratik çözümler geliştirilmesinde temel unsur olduğunu söyledi.

Ortak kalkınma çabalarının uyumun artırılmasına, daha fazla sermaye çekilmesine ve kalkınma etkisinin en üst düzeye çıkarılmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Ulusal önceliklere uyum vurgusu

Üçüncü önceliğin ise güven ve ülkelerin kendi kalkınma programlarına sahip çıkması olduğunu ifade eden El-Cedan, kalkınma finansmanının ulusal önceliklerle uyumlu olduğunda, yerel ihtiyaçlara cevap verdiğinde ve gerçek ortaklıklara dayandığında çok daha etkili sonuçlar verdiğini söyledi.

OPEC Fonu'nun faaliyet alanını genişletmesi ve ortak ülkelerle iş birliğini artırmasının, finansman stratejilerinin ülkelerin kalkınma planları ve öncelikleriyle daha uyumlu hale gelmesini sağlayacağını belirten El-Cedan, bunun kaynakların daha verimli kullanılmasına, uygulama kapasitesinin güçlenmesine ve somut sonuçlar elde edilmesine katkıda bulunacağını ifade etti.

El-Cedan ayrıca, kalkınma ortaklarından gelecek açık ve yapıcı geri bildirimlerin önemine dikkat çekerek, dayanıklılığı, büyümeyi ve refahı güçlendirecek cesur ve uzun vadeli yapısal reformların desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda El-Cedan, "50 yılı geride bırakmış olmak ulaşabileceklerimizin sınırı değil, üzerine inşa edeceğimiz sağlam bir temeldir." ifadelerini kullandı.

Gelecek dönemde daha güçlü ortaklıklar ve ortak taahhütlerle son elli yılda elde edilen kazanımların korunabileceğini ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin daha ileriye taşınabileceğini vurguladı.