Körfez, uzun vadeli sermayeyi çekmek için altyapısını hazırlıyor

Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan bir yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Bölge, devlet finansmanından daha geniş kapsamlı ortaklıklara geçiyor

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki el-Cuf’ta yer alan güneş enerjisi projelerinden biri (SPA)
Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki el-Cuf’ta yer alan güneş enerjisi projelerinden biri (SPA)
TT

Körfez, uzun vadeli sermayeyi çekmek için altyapısını hazırlıyor

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki el-Cuf’ta yer alan güneş enerjisi projelerinden biri (SPA)
Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki el-Cuf’ta yer alan güneş enerjisi projelerinden biri (SPA)

Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri; hükümetleri, kalkınma bankalarını, egemen yatırımcıları ve özel sektörü bir araya getiren daha gelişmiş ortaklıklar aracılığıyla, uzun vadeli özel ve kurumsal sermayeyi harekete geçirmeye dayalı yeni bir altyapı finansmanı aşamasına geçiyor.

Bu dönüşüm; bölgenin enerji, su ve dijitalleşme alanlarındaki ihtiyaçlarının artmasıyla birlikte büyük projelerin uzun vadeli yatırılabilir varlıklara dönüştürülmesinin önem kazanmasıyla gerçekleşiyor.

Körfez’de yaşanan bu değişimler, yalnızca altyapı harcamalarının hacmindeki artışı değil, finansman denkleminin kendisindeki daha derin bir değişimi de gösteriyor. Enerji, su, ulaşım ve dijital ekonomi projelerinin genişlemesiyle birlikte, artan yatırım ihtiyaçlarını karşılamada tek başına kamu finansmanı yetersiz kalıyor. Emeklilik fonları, sigorta şirketleri ve varlık yöneticileri ise doğaları gereği uzun yıllar boyunca istikrarlı nakit akışı sağlayan varlıklarla uyumlu, uzun vadeli sermayeye sahip bulunuyor.

Bu doğrultuda bölge; riskleri paylaşabilen, projelerin kredi değerliliğini artıran ve kamu yatırımlarını özel sermaye ile kurumsal sermayeyi çekebilecek fırsatlara dönüştüren finansman yapıları kurmaya yöneliyor.

Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın (AIIB) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Baş Yatırım Sorumlusu Suud bin Abdullah es-Seyyari, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinde ‘temellerin güçlü’ olduğunu belirtti. Es-Seyyari; nüfus artışı, kentleşme ve ekonomik dönüşüm programlarının yenilenebilir enerji, dijital altyapı, su ve sağlık hizmetleri alanlarında geniş bir fırsat yelpazesi yarattığını vurguladı.

Zorluğun artık mevcut fırsatların büyüklüğünden ziyade, risklerin nasıl yapılandırılacağı ve projelerin hayata geçirilmesi için gerekli sermayenin nasıl toplanacağıyla ilgili olduğunu belirten es-Seyyari, çok taraflı kalkınma kurumlarının projeleri daha finanse edilebilir hale getirmede, yatırımcılar için riskleri azaltmada ve kendi doğrudan katkılarının çok ötesinde sermaye akışlarını teşvik etmede kilit bir rol oynayabileceğini ifade etti.

Yenilenebilir enerji ve dijital altyapı

Es-Seyyari, önümüzdeki beş yıl içindeki en belirgin yatırım fırsatlarının ekonomik büyüme ile iklim ve sürdürülebilirlik hedeflerinin kesişim noktasında yer alacağını açıkladı. Bu kapsamda, depolama teknolojileriyle birlikte büyük ölçekli yenilenebilir enerji projelerinin bölgedeki enerji dönüşümünün temel taşını oluşturacağını belirtti.

xscdfg
Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın (AIIB) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Baş Yatırım Sorumlusu Suud bin Abdullah es-Seyyari (AIIB)

Es-Seyyari, bu tür projelere örnek olarak Umman’daki 500 megavat kapasiteli İbri II Güneş Enerjisi Santrali’nin finansman deneyimini gösterdi.

Ulusal fiber optik ağlardan akıllı lojistik hizmetlerine kadar teknoloji destekli altyapının ‘diğer tüm varlık sınıflarının değerini katladığını’ ifade eden es-Seyyari; sağlık ve eğitim başta olmak üzere sosyal altyapının da bölgedeki nüfus artışı ve kentleşmeye paralel olarak büyüyeceğini kaydetti.

Es-Seyyari ayrıca, “Disiplinli yapılandırma ile güçlü çevresel ve sosyal standartlar, bir fırsatı sürdürülebilir ve uzun vadeli bir değere dönüştüren temel unsurlardır” ifadesini kullandı.

Kalkınma kurumları, projelerin finansman edilebilirliğini destekliyor

Es-Seyyari, çok taraflı kalkınma bankalarının riskleri paylaşarak ve gerekli teknik uzmanlığı sağlayarak, hükümetlerin altyapı planlarını finanse edilebilir ve yatırılabilir projelere dönüştürmede kilit bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Bu doğrultuda, ana su arıtma tesislerinin modernizasyonunu hedefleyen ve Suudi Arabistan Su İdaresi ile gerçekleştirilen son finansman projesini örnek gösteren es-Seyyari, bu işlemin Ulusal Altyapı Fonu ve ticari borç verenlerle iş birliği içinde yapılandırıldığını belirtti. Es-Seyyari, bu ölçekteki bir projenin yatırılabilir hale gelmesinin; çok taraflı bir kalkınma kurumunun ticari kreditörlerin üstlenemeyeceği riskleri absorbe etmesi, çevresel ve sosyal özen incelemelerini yürütmesi ve anlaşmayı uluslararası standartlara göre yapılandırmak için gerekli teknik kapasiteyi sağlaması sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.

Es-Seyyari değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Model tam olarak budur; çok taraflı kalkınma kurumları, disiplinli hazırlık, karma finansman ve kredi değerliliğinin artırılması yoluyla hedefleri finanse edilebilir projelere dönüştürür.”

Es-Seyyari, bankanın projelerde yer almasının ‘piyasaya güven verdiğini, algılanan riskleri azalttığını ve özel sermayeyi kendi doğrudan taahhütlerinin çok ötesinde teşvik ettiğini’ de sözlerine ekledi.

Risk dağılımı

Özel sektörün altyapı projelerine katılımının artmasının önündeki engellere değinen es-Seyyari, bu sektördeki risklerin tamamen ortadan kaldırılamayacağını, ancak taraflar arasında uygun şekilde dağıtılması gerektiğini belirtti. Es-Seyyari, düzenleyici belirsizlikler, erken aşama inşaat riskleri veya net geçmişi bulunmayan gelir modelleri gibi yatırımcıların fiyatlandırmakta zorlandığı riskleri üstlenmelerinin istendiği durumlarda zorlukların ortaya çıktığını vurguladı.

“Çok taraflı bir kalkınma bankası olarak görevimiz, bu risk dağılımını düzeltmektir” ifadesini kullanan es-Seyyari, bankanın bu doğrultuda hareket ettiğini kaydetti.

Es-Seyyari, kamu bütçeleri üzerindeki yükü hafifleten egemen olmayan finansmanın yanı sıra, garanti mekanizmaları ve ilk zarar üstlenme yapılarının kurumsal yatırımcılar için ticari dilimlerin cazibesini artırdığını, ayrıca projelerin uygulama ve işletme süreçlerine olan güveni pekiştirdiğini belirtti.

Gelecekteki projelerin yatırımcılar açısından şeffaf ve öngörülebilir olmasının önemine dikkat çeken es-Seyyari, bankanın Suudi Arabistan ile geliştirdiği yatırım programının, tekil anlaşmalara bağımlı kalmak yerine piyasaya yapılandırılmış bir dizi yatırım fırsatı konusunda daha net bir vizyon sunduğunu vurguladı.

Kurumsal yatırımcıları çekmek için 4 koşul

Es-Seyyari, emeklilik fonları ve sigorta şirketlerinin devasa miktarlarda uzun vadeli sermaye yönettiğini, bu yatırımların niteliği ile söz konusu kurumların yükümlülükleri arasındaki doğal uyuma rağmen, portföylerinin yalnızca sınırlı bir kısmının altyapıya ayrılmış durumda olduğunu ifade etti.

Altyapı yatırımlarının uzun vadeli, öngörülebilir ve genellikle enflasyona endeksli nakit akışları sunduğunu belirten es-Seyyari, bu durumun kurumsal yatırımcıların yükümlülükleriyle yüksek düzeyde uyum sağladığını vurguladı.

Bu tür yatırımların önünü daha fazla açmak için dört temel şart belirleyen es-Seyyari, bunları; net kamu-özel iş birliği düzenlemelerini de içeren istikrarlı hukuki ve düzenleyici çerçeveler, ihale belgeleri ile proje yapılarının standartlaştırılması, kredi değerliliğini artırıcı araçların sağlanması ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında güvenilir bir performans sergilenmesi şeklinde sıraladı.

“Küresel yatırımcıların birçoğu net sıfır emisyon taahhütlerine tabi durumda. Bu nedenle Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu varlıklar arıyorlar” diyen es-Seyyari, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu şartlar sağlandığında, Körfez’deki altyapı projeleri kurumsal yatırımcılar için ana varlık sınıfına dönüşebilir. Sermaye de bunu takip edecektir.”

Bölgesel fonlar sermaye mobilizasyonunu güçlendiriyor

Es-Seyyari, bölgesel fonları Körfez’de ve genel olarak bölgedeki altyapı projeleri için özel sermayeyi harekete geçirmede en etkili araçlardan biri olarak nitelendirdi.

Doğrudan kredinin tek bir projeyi finanse ettiğini belirten es-Seyyari, iyi yapılandırılmış bir yatırım platformunun ise birden fazla projeden oluşan bir portföyü finanse edebileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve etrafında entegre bir yatırım ekosistemi kurabileceğini açıkladı.

AIIB’nin Körfez ülkelerindeki altyapı fonlarına yönelik taahhütlerine dikkat çeken es-Seyyari, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve Umman Yatırım Otoritesi gibi yatırımcıların desteğiyle hareket eden Rakiza ile Aberdeen Standard Investcorp Infrastructure Partners gibi fonları örnek gösterdi. Es-Seyyari, bu fonların sağlık, eğitim, su, ulaşım ve dijital ağlar da dâhil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki sürdürülebilir temel altyapıları hedeflediğini kaydetti.

AIIB’nin katılımının yalnızca sermaye sağlamakla kalmayıp aynı zamanda projelere belirli standartlar getirdiğini vurgulayan es-Seyyari, alt projelerin bankanın kriterlerine göre değerlendirildiğini, uygun olmayan faaliyetlerin kapsam dışı bırakıldığını ve yönetişim gerekliliklerinin sözleşmelere dâhil edildiğini belirtti.

Es-Seyyari, ‘ölçek, disiplin ve yerel uzmanlık’ bileşiminin, kurumsal sermayeyi bölgenin altyapı ihtiyaçlarına yönlendirmede temel unsur olduğunu ifade etti.

Mevcut varlıkların güncellenmesi

Es-Seyyari, Körfez ülkelerinin ekonomik büyüme, çevresel hedefler ve uzun vadeli finansman ihtiyaçları arasında denge kuran sürdürülebilir bir altyapı ekosistemi inşa etmede kaydettiği ilerlemeyi övdü. Sürdürülebilirliğin, net sıfır taahhütlerinden yenilenebilir enerji hedeflerine kadar bölgedeki ulusal vizyonların temel bir parçası haline geldiğini belirten es-Seyyari, özellikle dikkat çeken hususun, bölge ülkelerinin sadece yeni projeler inşa etmekle kalmayıp mevcut varlıkları modernize etmeye yönelmesi olduğunu ifade etti. Suudi Arabistan’daki su arıtma tesislerinin modernizasyonunu buna örnek gösteren es-Seyyari, termal arıtma teknolojilerinden ters ozmoz teknolojisine geçişin, üretim kapasitesini artırıp varlıkların ömrünü uzatırken enerji tüketimini ve emisyonları azaltacağını açıkladı.

“Büyüme ve çevresel performans birlikte ilerliyor” diyen es-Seyyari, bölgedeki finansman ekosisteminin de çok taraflı, ulusal ve ticari kurumları bir araya getiren finansal yapılarla hızla geliştiğini belirtti.

AIIB tarafından onaylanan her finansmanın Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu olduğunu vurgulayan es-Seyyari, “Bölgenin yönü net ve biz bu süreci desteklemekten gurur duyuyoruz” dedi.

Enerji, su ve yeşil hidrojen

Es-Seyyari, önümüzdeki on yıl içinde Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin altyapıyla bağlantılı bir dizi alanda öne çıkacağını öngörüyor. Bu alanların başında yenilenebilir enerji ve depolama sistemleri, gelişmekte olan yeşil hidrojen ekonomisinin yanı sıra teknoloji odaklı altyapı ile iklim değişikliklerine karşı dirençli su sistemleri geliyor. Bölgenin bağlantı altyapısı, veri merkezi kapasiteleri ve dijital altyapı alanlarında halihazırda ileri düzey yatırımlara sahip olduğunu belirten es-Seyyari; su güvenliğinin ise bölgenin yapısı ve gelecekteki ihtiyaçları dikkate alındığında stratejik bir öncelik teşkil ettiğini vurguladı.

Finansman modellerinde dönüşüm

Es-Seyyari, önümüzdeki on yıldaki en belirgin gelişmenin sadece altyapı projelerinin niteliğiyle sınırlı kalmayacağını, bu projelerin finanse edilme yöntemlerine de yayılacağını değerlendiriyor. Bu süreçte, ağırlıklı olarak kamu finansmanına dayanan modellerden; hükümetleri, kalkınma kurumlarını, egemen yatırımcıları ve özel sermayeyi bir araya getiren daha gelişmiş ortaklıklara doğru kademeli bir geçiş yaşanması öngörülüyor.

frgty
Asya Altyapı Yatırım Bankası binası (AIIB)

Bu dönüşümün AIIB’nin desteklemek amacıyla kurulduğu rolün özünü oluşturduğunu belirten es-Seyyari, bankanın Doha’da ev sahipliği yapacağı 11. Yıllık Toplantısı’nın ‘Yarının Altyapısı: Etki ve İnovasyon’ teması altında önemli bir dönüm noktası olacağını ifade etti. Es-Seyyari, önümüzdeki yıllarda Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin yenilenebilir enerji, dijital altyapı ve su sistemleri alanlarında bir dizi küresel trende öncülük etmesini beklediğini kaydetti.



Suudi Arabistan’ın önlediği balistik füzenin parçaları Riyad’da bir kişiyi yaraladı

Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)
Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)
TT

Suudi Arabistan’ın önlediği balistik füzenin parçaları Riyad’da bir kişiyi yaraladı

Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)
Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Husiler tarafından fırlatılan ve Suudi hava savunma sistemlerince önlenerek imha edilen balistik füzenin parçalarının Riyad’da bir konuta ve araca düşmesi sonucu Arap uyruklu bir kişinin yaralandığını ve sınırlı maddi hasar meydana geldiğini bildirdi.

Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü, yaptığı açıklamada uzman ekiplerin olay yerine müdahale ettiğini ve bu tür durumlarda uygulanan prosedürleri yerine getirdiğini belirtti.

dfvgthyju
Suudi hava savunma sistemlerince önlenen balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

Yemen’de meşru yönetimi destekleyen koalisyon, çarşamba günü daha önce yaptığı açıklamada, Husiler tarafından Riyad’a doğru fırlatılan bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini duyurmuştu.

Bunun öncesinde Sivil Savunma Müdürlüğü, Riyad ve Harc vilayeti sakinlerini olası bir tehlikeye karşı uyarmak amacıyla Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformu üzerinden alarm vermişti. Tehlikenin ortadan kalktığının duyurulmasının ardından halka güvenlik talimatlarına uymayı sürdürmeleri çağrısında bulunulmuştu.

cdf
Suudi hava savunma sistemlerinin önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

Olay, Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinin balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçlarıyla hedef alındığı saldırıların tırmandığı bir dönemde yaşandı. Sivil Savunma Müdürlüğü, salı günü Riyad’da iki seyir füzesinin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle 4 kişinin yaralandığını ve 15 konutta sınırlı maddi hasar meydana geldiğini açıklamıştı.

Erken uyarı mesajlarında halka en yakın güvenli alana geçerek tehlikenin ortadan kalktığı duyurulana kadar burada kalmaları, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları ve resmî kanallardan yayımlanan talimatları takip etmeleri tavsiye ediliyor.

dfgthy
Suudi hava savunma sistemlerince önlenen balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

 


Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Riyad’da Irak Başbakanı’nı kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Riyad’da Irak Başbakanı’nı kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkeye ziyaret gerçekleştirmek üzere başkent Riyad’a gelen Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti.

Görüşmede bölgesel gelişmeler ve bölgenin güvenlik ve istikrarını güçlendirmek amacıyla bu konularda yürütülecek çalışmaların koordinasyonu ele alındı. Ayrıca Irak ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesi ve özellikle bölgesel güvenlik tehditleriyle mücadele kapsamında iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun güçlendirilmesi yolları değerlendirildi.

Irak hükümeti tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin bugün Irak topraklarının Suudi Arabistan’ın ve bölge ülkelerinin güvenliğini hedef alan saldırılar veya eylemler için kullanılmasına izin verilmeyeceği yönündeki Irak’ın değişmez tutumunu yinelediği belirtildi. Ez-Zeydi ayrıca, iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınması, Irak’ın ve dost ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi konusundaki kararlılığı vurguladı.

(foto altı) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)

Ez-Zeydi, Suudi Arabistan’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınmasını ve çatışmalar sırasında sivillere ve sivil tesislere zarar veren tüm eylemleri kınadıklarını belirtti. Bu tür saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini ifade etti.

Irak Başbakanı, daha önce resmi bir heyetle birlikte Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a gelmişti.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a Almanya, Lübnan ve Türkiye’den destek telefonları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman’a Almanya, Lübnan ve Türkiye’den destek telefonları

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, salı günü Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde Suudi Arabistan’ı hedef alan Husilerin saldırıları kınanırken, ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden gelişmeler karşısında Riyad’la dayanışma mesajları verildi.

Almanya Şansölyesi Merz, görüşmede Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve istikrarını hedef alan Husilerin terör saldırılarını kınayarak ülkesinin Riyad’a desteğini ve dayanışmasını vurguladı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki iş birliği ve çeşitli alanlarda ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alındı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da Suudi Arabistan’ı ve kritik tesislerini hedef alan, ülkenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden saldırıları kınadı. Avn, Lübnan’ın Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu belirterek ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verebilecek her türlü girişim karşısında Riyad’ın yanında olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Suudi Arabistan topraklarını hedef alan Husilerin saldırılarını şiddetle kınadı. Saldırılarda hayatını kaybedenler için üzüntülerini ve taziyelerini ileten Erdoğan, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte de Suudi Arabistan’ın yanında olacağını belirtti ve Riyad’ın bu zorlukların üstesinden gelebileceğine inandığını dile getirdi.