Apple, Suudi Arabistan’daki ilk öğrencilerini mezun etti

Suudi Arabistan, ülkenin dijital dönüşümü için çalışmalarını sürdürüyor.

Apple Developer Academy mezunları (Fotoğraf: Saih el Ğanem)
Apple Developer Academy mezunları (Fotoğraf: Saih el Ğanem)
TT

Apple, Suudi Arabistan’daki ilk öğrencilerini mezun etti

Apple Developer Academy mezunları (Fotoğraf: Saih el Ğanem)
Apple Developer Academy mezunları (Fotoğraf: Saih el Ğanem)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Apple Developer Academy, bugün 103 kadın öğrencisini mezun etti.
Suudi Arabistan, nitelikli kadro yetiştirmek, gençlerin dünyadaki teknoloji devleri ile birlikte çalışmasını sağlamak için Apple şirketi ile iş birliği yapmıştı.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da türünün ilk örneği olan Apple Developer Academy, dünyanın dört bir yanından nitelikli kişiler ile alanında lider şirketin çalışmalarının bir örneği olarak görülüyor.
Apple Developer Academy, istihdamda yer almak isteyenlere gerekli eğitimleri sunarak bu alanda yetişmesini sağlıyor. Katılımcılar, topluluğa katkıda bulunmak için gerekli becerilere sahip olmalarını gerektiren kodlama, temel bilgiler, tasarım ve pazarlamanın temellerini öğrendiler. Apple politikalarını benimseyen 103 kadın öğrenci, gelecekte dünyada olumlu bir etki yaratmak için çalışmalara başladı.
Suudi Arabistan Siber Güvenlik ve Programlama Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Faysal el-Humeysi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada 2030 yılına kadar her 100 Suudi Arabistan vatandaşından birinin programcı olmasını istediklerini belirtti. Humeysi, bu doğrultuda dünyanın dört bir yanındaki büyük teknoloji şirketleri ile birlikte çalıştıklarını ifade etti.
103 mezun, öğrenim süreleri boyunca çeşitli alanlarda 88 uygulama programladı. Mezunların gelir elde edeceği ve programlama sürecinde birçok başlıkta tecrübe edindikleri bu uygulamalar, Suudi Arabistan’ın dijital geleceği için bir yapı taşı olacak ve ülkenin Ortadoğu’da teknoloji merkezi olmasına katkıda bulunacak.

Apple Developer Academy mezuniyet töreni. (Fotoğraf: Salih el Ğanem)
Apple Developer Academy, 2018 yılında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ABD’deki Silikon Vadisi’ni ziyareti sırasında, Apple CEO’su Tim Cook ile gerçekleştirdiği görüşme ile kuruldu. Taraflar, Suudi Arabistan’da Apple’ın eğitim vermesi, ülkede uygulama geliştirilmesi ve içerik üretilmesi için sözleşme imzaladı.
Suudi Arabistan, kadınların yüzde 30,5 oranında yer aldığı teknik alanda kapasiteyi artırmak istiyor. Programcılar için yeni istihdam alanları oluşturmanın yanı sıra programcı, tasarımcı ve girişimci de dahil olmak üzere her yıl 600 kadının mezun olmasını hedefliyor.
Apple Developer Academy’nin ilk mezunlarından Fai Şayban, eğitim aşamasında birçok beceri kazandığını, bazı meslektaşları ile birlikte güzellik ve bakım ürünleri ile ilgilenen bir şirket kurduklarını ve bir uygulama yaptıklarını söyledi.
Şayban, Apple Developer Academy’nin öğrencilere her türlü olanağı sağladığını, eğitim sayesinde teknik bilimler ve programlama hakkında çok şey öğrendiklerini ve yaratıcı düşünme becerilerinin arttığını vurguladı. Ayrıca gelecekte mezun arkadaşları ile Suudi Arabistan’da teknolojinin önde gelen isimlerinden biri olmayı hedeflediklerini belirtti.
Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 projesi, kadınların işgücü piyasasına katılımını arttırmaya ve ülkenin kalkınmasında yer almasını hedefliyor. Ülkedeki kadınların toplumdaki konumlarını güçlendirmek için atılan adımlar doğrultusunda yapılan düzenlemeler ve alınan kararlar ile yeni mevzuatlar oluşturuldu. Böylece kadınların başta ekonomi, sosyal, bilimsel ve kültürel olmak üzere her alanda ülke kalkınmasında yer alması sağlandı. 



Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır; bölgedeki gerilimi düşürmeyi amaçlayan ortak istişarelerin devamı niteliğinde, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan'ın katılımıyla düzenlenecek olan "İran Savaşı" konulu "Dörtlü Mekanizma"nın dördüncü toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından Perşembe günü yapılan açıklamaya göre; Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, "ortak istişarelerin sürdürülmesi ve gerilimi düşürmeye yönelik çabaların güçlendirilmesi" amacıyla Kahire'de yapılacak dördüncü toplantının hazırlıkları ele alındı.

Bölgede yaşanan tehlikeli gelişmeler karşısında dört ülke arasındaki yakın koordinasyonun sürdürülmesi konusundaki kararlılıklarını vurgulayan iki bakan, ayrıca ABD-İran müzakere sürecini desteklemeye yönelik çabaları da masaya yatırdı.

Önceki toplantıların kronolojisi

Dörtlü Mekanizma'nın daha önce gerçekleştirdiği toplantıların takvimi şu şekilde gelişti:

1. Toplantı: 20 Mart'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapıldı.

2. Toplantı: 29 Mart'ta Pakistan'ın ev sahipliğinde düzenlendi.

3. Toplantı: 17 Nisan'da "Antalya Diplomasi Forumu" marjında Türkiye'nin Antalya kentinde gerçekleştirildi.

Son toplantının gündemi ve katılımcılar

"Dörtlü"nün son toplantısında; bölgedeki hızlı gelişmeler karşısında ortak koordinasyonun güçlendirilmesi yolları, ABD-İran müzakerelerinin seyri ve gerilimi düşürme çabalarının sürdürülmesi gibi kritik başlıklar ele alınmıştı. Toplantıda ayrıca, mevcut savaşın sona ermesinin ardından bölgesel düzenin geleceği, tansiyonun düşürülmesi ve bölgede güvenlik ile istikrarın yeniden tesisi konuları tartışılmıştı.

Söz konusu toplantıya şu isimler katılmıştı: Mısır Dışişleri Bakanı: Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı: Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı: İshak Dar

Bakanlar, savaşın küresel ekonomi üzerindeki yansımalarının yanı sıra uluslararası seyrüsefer, tedarik zincirleri, gıda güvenliği, enerji güvenliği ve petrol fiyatları üzerindeki etkilerini sınırlama ve bu zorlukların üstesinden gelme yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın o dönemki açıklamasına göre taraflar, gelecek süreçte yakın koordinasyon ve istişareyi sürdürme ve müzakere sürecinin başarıya ulaşması için çaba sarf etme konusunda mutabık kalmıştı.

Diplomasiye Öncelik Vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tamim Hilaf, iki bakanın son telefon görüşmesinde bölgesel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu belirtti. Sözcü; bakanların, bölgedeki mevcut tırmanışı dizginlemeye yönelik siyasi ve diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladıklarını aktardı. Bakanlar, gerilimi azaltacak, savaşı sonlandıracak ve bölgesel istikrarı destekleyecek uzlaşılara varılması için ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre iki bakan; savaşın bölge ve dünya üzerinde yarattığı ciddi güvenlik, ekonomi ve jeopolitik sonuçlar karşısında, çatışmanın yayılmasını önlemek ve mevcut gerilimi kontrol altına almak adına diplomatik çözümlere öncelik verilmesi için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini teyit etti.


Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman önceden planlanmış programı nedeniyle G7 Zirvesi'ne katılamayacak

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman önceden planlanmış programı nedeniyle G7 Zirvesi'ne katılamayacak

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, önceden planlanmış programları nedeniyle gelecek hafta Fransa'nın ev sahipliğinde düzenlenecek G7 Zirvesi'ne katılamayacağını bildirdi.

Prens Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından yapılan davete teşekkür ederek, zirve kapsamında gerçekleştirilecek çalışma toplantısı ve öğle yemeğine katılma davetini memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Veliaht Prens, Cumhurbaşkanı Macron'a gönderdiği teşekkür mesajında, 16 Haziran Salı günü Fransa'nın Evian kentinde düzenlenecek G7 Zirvesi kapsamındaki toplantıya önceden belirlenmiş programları nedeniyle iştirak edemeyeceğini ifade etti.

Mesajında Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki stratejik ilişkilerin gücüne vurgu yapan Prens Muhammed bin Selman, iki ülke arasındaki iş birliğinin sağlam temellere dayandığını belirterek zirvenin başarılı geçmesi temennisinde bulundu.

Veliaht Prens ayrıca, zirve çalışmalarının başarıyla sonuçlanmasını dilediğini ve Fransa'ya ev sahipliği için teşekkür ettiğini kaydetti.


183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor

Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
TT

183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor

Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)

1843 yılına tarihlenen nadir bir mushaf, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde bulunan Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin koleksiyonunda yer alan en önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor. Eser, tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e gösterilen ihtimamın ve mushaf yazımı ile tezhip sanatlarının önemli tarihî tanıklarından biri kabul ediliyor.

Müze, Allah’ın kitabına gösterilen ilginin tarihî serüvenini belgeleyen çok sayıda nadir Kur’an nüshasını ziyaretçilere sunuyor. Bunlar arasında 1843 (H. 1259) tarihli söz konusu nadir mushaf da bulunuyor. Eser, 19. yüzyılda mushaf yazımında ulaşılan sanatsal ustalığı ve ilmî titizliği gözler önüne seriyor.

fefrb
Kur’an-ı Kerim Müzesi, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde sunduğu bilgi ve kültür içeriği kapsamında Kur’an-ı Kerim sergisi düzenliyor. (SPA)

Mushaf, harekeleri titizlikle işlenmiş siyah mürekkeple yazılmış metniyle dikkat çekiyor. Sayfaları, ayetler arasına yerleştirilen altın yaldızlı çerçeveler ve ayraçların yanı sıra dönemin tezhip sanatındaki gelişmiş seviyeyi yansıtan ince bitkisel motiflerle süslenmiş durumda.

Eserde ayrıca Kur’an’ın bölümleri ve hiziplerine ilişkin işaretlere özel olarak yer verilmiş olması öne çıkıyor. Bu düzenleme, tilavet, ezber ve tekrar süreçlerini kolaylaştırırken, dönemin müstensihleri ve âlimlerinin ilmî doğruluk ile estetik unsurları bir arada koruma konusundaki hassasiyetini de ortaya koyuyor.

Eserle ilgili bilgilendirme notlarında, mushafın zaman içinde yıpranmasını önlemek amacıyla restorasyon ve yeniden ciltleme çalışmalarından geçirildiği belirtiliyor. Bu çalışmalar sayesinde nadir Kur’an nüshası korunarak günümüze ulaştırılırken, bir buçuk asrı aşan medeniyet ve kültür mirasının önemli bir tanığı olmayı sürdürüyor.

cdfghyju
Mushaf, bölüm ve kısım işaretlerini göstererek Kur’an’ın bölümlerine özel bir özen gösteriyor. (SPA)

Söz konusu mushaf, Hira Kültür Bölgesi’ndeki Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin ziyaretçilere sunduğu kültürel ve bilgi içerikli koleksiyonun önemli parçalarından birini oluşturuyor. Müze, ziyaretçilere ve hacı adaylarına tarihî mushaflar ile nadir el yazması eserlerden örnekler sunarken, Kur’an-ı Kerim’in yazımı, çoğaltılması ve tezhip edilmesinin İslam tarihi boyunca geçirdiği aşamaları yakından tanıma imkânı veriyor.

Müze, Mekke’deki önde gelen kültür ve bilgi merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kurum, Müslümanların tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e hizmet etmek ve onu korumak için ortaya koyduğu çabaları gözler önüne sererken, Allah’ın kitabıyla bağlantılı İslami mirasın değerine ilişkin farkındalığın artırılmasına da katkı sağlıyor. Modern müzecilik uygulamaları ve etkileşimli eğitim deneyimleriyle ziyaretçilere zengin bir içerik sunan müze, onların Mushaf-ı Şerif’in tarihiyle bağlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.