Yunanistan Cumhurbaşkanı'ndan telefon dinleme olayının soruşturulması çağrısı

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu (AA)
Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu (AA)
TT

Yunanistan Cumhurbaşkanı'ndan telefon dinleme olayının soruşturulması çağrısı

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu (AA)
Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu (AA)

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu, muhalefet partisi PASOK'un lideri ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Nikos Andrulakis'in telefonunun Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) tarafından dinlenmesine ilişkin kapsamlı soruşturma çağrısında bulundu.
Sakelaropulu, EYP Başkanı Panagiotis Kontoleon ve Başbakanlık Genel Sekreteri Grigoris Dmitiriadis'in istifasına neden olan dinleme skandalına ilişkin açıklama yaptı.
Devlet işlerindeki şeffaflık seviyesinin, demokraside başlıca kalite ölçüsü olduğunun altını çizen Sakelaropulu, konunun kapsamlı şekilde soruşturulması ve EYP'nin işleyişinin iyileştirilmesi çağrısını yaptı.
Sakelaropulu, anayasaya atıfta bulunarak, ulusal güvenlik gerekçesiyle kişisel mahremiyet yasalarında uygulanacak istisnaların orantılı ve hukukun temel prensipleriyle uyumlu olması gerektiğini vurguladı.

Miçotakis "bilgim yoktu" demişti
Başbakan Kiryakos Miçotakis, kendisine bağlı bir kurum olan EYP'nin ülkedeki bir siyasi partinin liderini dinlediğinin ortaya çıkması üzerine, "Yanlıştı. Bilgim yoktu, eğer olsaydı buna asla izin vermezdim" açıklamasını yapmıştı.
Söz konusu olayın, EYP'nin eksikliklerini ortaya çıkardığını dile getiren Miçotakis, "Her şey yasal olarak yapılmasına rağmen EYP, bu özel eylemin siyasi boyutunu hafife aldı. Kanuni açıdan doğruydu ancak siyasi olarak kabul edilemezdi" şeklinde konuşmuştu.

Suç duyurusu yapılmıştı
Andrulakis, telefonunun yasa dışı dinlenmesine ve özel bilgilerine erişilmesine yönelik girişimde bulunulduğu gerekçesiyle Yunanistan Yüksek Mahkemesine (Areios Pagos) suç duyurusunda bulunmuştu.
Andrulakis, 28 Haziran'da Avrupa Parlamentosunun özel hizmetinden faydalanarak, telefonunun casus yazılımla izlenip izlenmediğini kontrol ettirmişti.
Telefonda yapılan ilk incelemede, "Predator" isimli casus yazılımla ilişkili şüpheli bir link tespit edilmişti. Daha sonra yapılan ayrıntılı incelemede ise Andrulakis'in, 21 Eylül 2021'de telefon sahibini casus yazılım programına yönlendiren linkin bulunduğu bir mesaj aldığı ancak Andrulakis'in mesajda belirtilen linke tıklamadığı görülmüştü.

Gazetecinin telefonunda da tespit edilmişti
Nisanda ise Yunan gazeteci Thanasis Koukakis'in cep telefonunda da casus yazılım tespit edilmişti.
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Yunan yetkililerden, gazeteci Koukakis'in cep telefonunda tespit edilen casus yazılım programına ilişkin araştırma yapılmasını istemişti.
IPI'nın açıklamasında, Koukakis'in cep telefonunun 2021'de 10 hafta boyunca "Predator" isimli casus yazılımla takip edildiği kaydedilmişti.

İstifalara yol açmıştı
EYP Başkanı Panagiotis Kontoleon "bilgi toplama sürecindeki dikkatsizlik" gerekçesiyle 5 Ağustos'ta Miçotakis'e istifasını sunmuştu.
"Predator" isimli casus yazılımla ticari ilişkileri olduğu iddia edilen ve aynı zamanda Miçotakis'in yeğeni ve "sağ kolu" olan Başbakanlık Genel Sekreteri Grigoris Dimitriadis de aynı gün görevinden ayrılmıştı.

Dış bağlantı iddiası
Yunan basını, Andrulakis'i dinleme talebinin "Ukrayna ve Ermenistan istihbarat teşkilatlarından geldiğine dair bilgiler bulunduğunu" öne sürmüştü.
EYP tarafından basına sızdırıldığı tahmin edilen bu iddia, Ukrayna'nın Atina Büyükelçisi Sergii Shutenko ve Ermenistan'ın Atina Büyükelçisi Tigran Mkrtchian tarafından yalanlanmıştı.



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.