Suudi Arabistan'dan ilk devlet tasarruf bonolarının piyasaya sürülmesi için düzenleme

Riyad Forumu vergi, harç ve zekat düzenleme konusundaki mevzuat uyumunu araştırıyor. (Şarku’l Avsat)
Riyad Forumu vergi, harç ve zekat düzenleme konusundaki mevzuat uyumunu araştırıyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan'dan ilk devlet tasarruf bonolarının piyasaya sürülmesi için düzenleme

Riyad Forumu vergi, harç ve zekat düzenleme konusundaki mevzuat uyumunu araştırıyor. (Şarku’l Avsat)
Riyad Forumu vergi, harç ve zekat düzenleme konusundaki mevzuat uyumunu araştırıyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ve Ulusal Kamu Borç Yönetimi Merkezi dün el Ehli Finansal Şirketi ile bir mutabakat zaptı imzalanmasının ardından, bireyler için tasarruf bonoları geliştirip piyasaya sürerek gelecekte daha iyi planlama için vatandaşları motive etmeye yönelik çalışmalarına hız verdi.
Maliye Bakanlığı, Ulusal Kamu Borç Yönetimi Merkezi ve el Ehli Finans Şirketi arasında mevcut iş birliğini geliştirmek ve bireyler için tasarruf bonolarının hazırlanması ve başlatılması yoluyla Suudi Arabistan’da tasarruf kavramını teşvik etmek için mutabakat zaptı imzalandı. Bu iş birliği, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programları arasında yer alıyor. Finansal planlamayı geliştirmek adına Finans Sektörünü Geliştirme Programı ile ilgili çalışma kapsamında gerçekleştiriliyor.
Mutabakat zaptı Maliye Bakanlığı Yönlendirme Komitesi Başkanı Abdulaziz el Ferih, Ulusal Kamu Borç Yönetimi Merkezi CEO’su Hani el Medini ve el Ehli Finans Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi Raşid Şerif tarafından imzalandı.
Ferih mutabakat zaptının, Bakanlık ve Yönetim Merkezi’nin periyodik olarak tasarruf eden bireylerin sayısını artırmayı amaçlayan Finans Sektörünü Geliştirme Programı'nın hedeflerinin yanı sıra Krallığın Vizyon 2030 hedeflerine ulaşma eğilimini yansıtan ilk devlet destekli tasarruf ürününü piyasaya sürülmesini yansıttığını söyledi. Ferih, atılan bu adımla tasarruf ürünlerinin arzını artırmak ve gelecekteki hedefleri planlamak için tasarrufun önemi ve faydaları konusunda farkındalığı artırmayı amaçladığını bildirdi.
Medini, mutabakat zaptının özel sektör, bankalar, fon yöneticileri, finansal teknoloji (fintech) şirketleri ve diğer kurumlar aracılığıyla, belirli hedeflere ve farklı kategorilerdeki bireylere yönelik bir dizi tasarruf ürününün geliştirilmesine ve iş birliği yapmaya yönelik bir daveti temsil ettiğini vurguladı.
Raşid Şerif de anlaşma sayesinde vatandaşların ve ülkede ikamet edenlerin, Bakanlık ve Merkez ile iş birliği yaparak ihtiyaçlarını karşılayan devlet tasarruf çözümlerine ulaşabileceğini belirtti. Bu ortaklığın deneyimleri paylaşma ve ulusal ekonomi için gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesini destekleyerek tasarruf, finansman ve yatırımı teşvik ederek ortaklık yapma konusundaki isteklerini yansıttığını bildirdi. Şerif ayrıca anlaşmanın tasarruf ürünleri geliştirme ve piyasaya sürme imkanını araştırmak için bir fırsat olduğunu vurguladı.
Diğer yandan Riyad Ekonomik Forumu, önümüzdeki kasım ayında Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenecek etkinliğe yönelik gerçekleştirilen oturumlar kapsamında bir toplantı düzenledi. Toplantıda, Riyad Ekonomik Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Halid bin Süleyman’ın açıkladığı, ‘vergi, harç ve zekat düzenleme mevzuatında sektörleri birleştirmenin ve uyumlu hale getirmenin önemi’ ele alındı. Çalışma harç ve vergi çeşitlerinin değerlerini tanımlamayı amaçlıyor.
Harç ve vergilerin ekonomik ve sosyal etkilerinin bilinmesini gerektiren en önemli kamu mali kaynaklarından biri olduğunu belirten Süleyman, çalışmayı uygulayan danışma ekibinin başkanı Dr. Muhammad el Abbas’ın, sürecin temel olarak harç ve vergi kavramlarının yanı sıra ihraç ve tahsilat kanalları için referansı belirlemeyi amaçladığına dikkat çekti. Ayrıca çalışmanın en önemli küresel deneyimleri analiz etmenin yanı sıra Suudi Arabistan’daki ilgili taraflardaki harç ve vergileri belirlemeye yardımcı olacağını vurguladı.
Bu bağlamda Saudi Aramco ve Riyad Odası, Kral Selman’ın himayesinde düzenlenecek olan Riyad Ekonomik Forumu'nun onuncu oturumu için Saudi Aramco'nun sponsor olacağı bir sözleşme imzaladı.
Riyad Ekonomik Forumu’nun onuncu oturumunun organizasyonu daha geniş ve canlı bir ekonomik temel oluşturmak için ulusal ekonominin yeniden yapılanması kapsamında gerçekleşti. Organizasyon, Krallığın doğal ve insan kaynaklarının çeşitlendirilmesine, optimizasyonuna, inovasyon ve bilginin üretim sistemine entegrasyonu kapsamında düzenleniyor.



Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
TT

Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)

Suudi Arabistan, bugün İran tarafından Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında Suudi Arabistan'a ait Sidr tankerinin hedef alınmasını ve saldırıda mürettebatın hayatını kaybetmesini kınadı. Riyad, gerilimin durdurulması ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile emniyetine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarının da kınandığı belirtildi. Açıklamada, Riyad'ın söz konusu üç ülkeyle tam dayanışma içinde olduğu ve ülkelerin güvenlik ve egemenliklerini her türlü tehdide karşı korumak amacıyla attıkları adımları desteklediği ifade edildi.

Suudi Arabistan, gerilimin düşürülmesi, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile küresel enerji arzının emniyetinin yanı sıra iyi komşuluk ilkelerine, devletlerin egemenliğine, Birleşmiş Milletler Şartı'na ve uluslararası hukuk ile teamüllere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Riyad ayrıca tüm taraflara gerilimi yatıştırma, tırmanışı durdurma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yaparak müzakerelere ve barışçıl çözüm yollarına dönülmesini istedi.

Körfez ve Arap ülkelerinden kınamalar

Öte yandan Körfez ve Arap ülkelerinden, bugün erken saatlerde İran tarafından Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarına yönelik kınamalar art arda geldi. Açıklamalarda gerilimin durdurulması ve diplomasiye dönülmesi çağrıları öne çıktı.

Kuveyt, İran'ın ülke genelindeki bazı noktaları, aralarında bir konut kompleksinin de bulunduğu bölgeleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan saldırılarını şiddetle kınadı ve saldırıları egemenliğinin açık bir ihlali, güvenlik ve istikrarına yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıların devam etmesinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirtti. Bakanlık ayrıca saldırıların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaları baltalayan tehlikeli bir tırmanış oluşturduğunu kaydetti.

Kuveyt, egemenliğini korumak, güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almak, ülkesindeki vatandaşlar ile yabancıların güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri alma hakkını bir kez daha teyit etti.

Katar da İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt topraklarına yönelik saldırılarının yeniden başlamasını “en güçlü ifadelerle” kınadı. Doha, saldırıları üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve iyi komşuluk ilkelerine aykırı bir eylem olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıların ve bunların yol açacağı sonuçların tüm hukuki sorumluluğunu İran'a yükledi. Bakanlık, hedef alınan ülkelerle tam dayanışma içinde olduklarını ve bu ülkelerin egemenlik ve güvenliklerini korumak amacıyla attıkları meşru adımları desteklediklerini bildirdi.

Katar, bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden askeri faaliyetlerin ve saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, gerilimin daha geniş bir alana yayılmaması, diyaloğa ve müzakerelere dönülmesi ve diplomatik çabalarla varılan mutabakatlara bağlı kalınması çağrısında bulundu.

Mısır'dan itidal çağrısı

Kahire ise  İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sert şekilde kınadı. Mısır, saldırıların üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu ve bölgenin güvenliği, istikrarı ve halkların güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kahire'nin üç Arap ülkesiyle tam dayanışma içinde olduğunu ve bu ülkelerin güvenlik ve egemenliklerine yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini açıkladı. Bakanlık, yeniden başlayan çatışmaların devletlerin güvenliği ve uluslararası deniz taşımacılığının serbestisi açısından doğurabileceği sonuçlar konusunda daha önce defalarca uyarıda bulunulduğunu hatırlattı.

Mısır, askeri gerilimin derhal durdurulması, tarafların azami itidal göstermesi, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine uyulması ve devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Kahire ayrıca diyalog ve diplomasi kanallarının önceliklendirilmesini istedi.

Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nden kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği de İran'ın Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'e balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıları kınadı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuk ile iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Genel Sekreterlik, saldırıların İran'ın bölgenin güvenlik ve istikrarını bozma ve uluslararası güvenlik ile barışı tehdit etme yönündeki “süregelen düşmanca politikasının” devamı olduğunu kaydetti.

Açıklamada, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'in yanı sıra tüm Arap ülkeleriyle tam dayanışma içinde olunduğu ve söz konusu ülkelerin güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini, vatandaşlarını ve ülkelerinde yaşayanları korumak amacıyla aldıkları tüm tedbirlerin desteklendiği bildirildi.


Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed el-Gureybi ile Güney Kore Deniz Harekâtları Komutanı Orgeneral Kim Kyung-ryul, dün deniz ulaşım hatlarının karşı karşıya olduğu tehdit ve zorlukları ele aldı. İki komutan, deniz taşımacılığının güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması amacıyla ortak iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

Korgeneral el-Gureybi’nin Riyad’da Orgeneral Kim Kyung-ryul ve beraberindeki heyeti kabulüyle gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki deniz savunma iş birliğinin mevcut durumu ve bu iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yöntemler değerlendirildi.

Taraflar ayrıca, deniz güvenliğinin güçlendirilmesi ve deniz ulaşım koridorlarının korunmasında “Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı”nın önemine dikkat çekti. İki komutan, ittifakın karşılaşılan tehditlere karşı uluslararası çabaların koordinasyonu ve bütünleştirilmesindeki rolünün, seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması ve küresel ticaret akışının sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önem taşıdığını belirtti.


Suudi Arabistan: Müzakereler ve barış çabaları için Dr. Manal Radwan temsilci olarak atandı

Dr. Manal Radwan, geniş diplomatik deneyime sahip (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Manal Radwan, geniş diplomatik deneyime sahip (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan: Müzakereler ve barış çabaları için Dr. Manal Radwan temsilci olarak atandı

Dr. Manal Radwan, geniş diplomatik deneyime sahip (Suudi Dışişleri Bakanlığı)
Dr. Manal Radwan, geniş diplomatik deneyime sahip (Suudi Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nın müzakereler ve barış çabalarından sorumlu danışmanı ve özel temsilcisi olarak Dr. Manal Radwan'ın görevlendirilmesi, diplomatik sahnede kadınların artan varlığını ve özellikle çok boyutlu küresel dosyalarda saha deneyimlerinin kapsamının genişletilmesini pekiştirdi. Bu durum Suudi Arabistan’ın uluslararası alandaki temsil çizgisinde niteliksel bir sıçramayı yansıtıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’ın kararıyla görevlendirilen Dr. Manal Radwan, Dışişleri Bakanlığı'nda ve Suudi Arabistan’ın yurt dışı misyonlarında üst düzey görevlerde bulunmuş, Suudi Arabistan heyeti bünyesinde ve temsilcisi olarak birçok bölgesel ve uluslararası forumda yer almış geniş bir diplomatik tecrübeye sahip.

rgty
Dr. Manal Radwan, geçtiğimiz ağustos ayında Ürdün’de Kudüs’e destek amacıyla düzenlenen bakanlar toplantısına Prens Faysal bin Farhan ile birlikte katılırken (SPA)

Dr. Manal Radwan, akademik kariyerine 1993 yılında George Washington Üniversitesi Siyaset Bilimi Lisans derecesiyle başlamış, ardından 1996'da aynı üniversitede yüksek lisansını tamamlamıştır. George Mason Üniversitesi'nden Barış ve Çatışma Çözümü Çalışmaları alanında yüksek lisans ve doktora derecelerine de sahip olan Dr. Dr. Radwan, 2011 yılında Kahire Amerikan Üniversitesi'nden Uluslararası İnsan Hakları Hukuku Yüksek Diploması almıştır. Diplomatik kariyerine 2000-2007 yılları arasında Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçiliği'nde Siyasi İşler ve Kongre İşleri Müdür Yardımcısı olarak adım atan Dr. Radwan, 2007-2008 yılları arasında aynı büyükelçilikte görev yapmıştır. Ardından 2008-2011 yılları arasında Suudi Arabistan’ın Arap Birliği (AL) nezdindeki misyonunda İkinci Sekreter, 2012 ile Kasım 2017 arasında ise BM nezdindeki misyonda Birinci Sekreter olarak görev yürütmüştür. 2017 yılının kasım ayında Dışişleri Bakanlığı'nda danışmanlığa getirilen Dr. Radwan, 2019 şubatında Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Danışmanı, 2021'in nisanında ise yeniden Bakanlık Danışmanı olarak görev yapmış, geçtiğimiz yıl temmuz ayı itibarıyla ise Dışişleri Bakanlığı'nda elçi unvanıyla görevlendirilmiştir.

f6y7jk8
Dr. Manal Radwan, daha önceki bir uluslararası etkinlikte Suudi Arabistan adına bir konuşma yaptı (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid El-Hureyci, kadınların diplomatik teşkilattaki varlığının önemini vurgulayarak, Krallık'ta kadınları güçlendirme sürecinin Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Salman'ın liderliğinde ve Suudi Arabistan’ın iddialı programı Vizyon 2030 çerçevesinde çeşitli alanlarda etkin ve somut adımlara sahne olduğunu belirtti.

Hureyci, Riyad'daki bir önceki panelde yaptığı konuşmada, ‘diplomatik çalışma alanının da Suudi kadınların güçlendirilmesinden payını aldığını’ ifade ederek, kadının ‘bugün bir büyükelçi, uluslararası örgüt ve kurumlarda lider, uluslararası alanda müzakereci, önemli siyasi ve uluslararası dosyaların yönetiminden sorumlu, dış misyonlarda ve resmi heyetlerde ülkesini temsil eden, liyakatli ve muktedir bir diplomat’ konumunda olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan, geçen temmuz ayında, Asil eş-Şehail'in (İsveç Büyükelçisi ve İzlanda'ya mukim olmayan büyükelçi olarak) Suudi Arabistan’ın yurt dışındaki kadın temsilcileri listesine katılmasıyla Prenses Reema bint Bender bin Sultan, Emel el-Muallimi, Inas eş-Şahvan, Hayfa el-Cedayi, Nesrin eş-Şibl ve Prenses Hayfa bint Abdulaziz el-Mukrin'in ardından kadın büyükelçi sayısını yediye yükseltti.