Suudi Arabistan kamu maliyesinin, petrol üretimindeki düşüşe bağlı küçülmenin ardından petrol dışı sektörün sağladığı dirençle birlikte 2027 yılına yeni bir dinamikle girmesi bekleniyor. Yayımlanan ön bütçe açıklamasına göre, kademeli bütçe açığını azaltma hedefi doğrultusunda yatırım harcamaları ve ekonomik çeşitlendirme odaklı stratejinin sürdürüldüğü bildirildi.
Ön bütçe verilerine göre, 2026 yılında yaşanması beklenen yüzde 3,6’lık daralmanın ardından Suudi Arabistan reel gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) 2027 yılında yüzde 12,8 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Bütçe açığının ise GSYİH’ye oranla yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor. Bu süreçte petrol dışı gelirler, özel sektörün artan rolü ve ekonomik dönüşüm yatırımları vasıtasıyla petrol dışı sektörün ekonomideki payının genişlemeyi sürdürdüğü kaydedildi.
Uzmanlar, söz konusu göstergelerin büyüme ve gelir kaynaklarında kademeli bir dönüşüme işaret ettiğini belirtti. Petrolün kamu maliyesi ve ihracattaki temel rolünü koruduğu, ancak ekonominin gelir ve büyüme üreten daha geniş bir faaliyet tabanına kavuştuğu ifade edildi.
2027 yılı bütçe öngörülerinde kamu harcamalarının 1,392 trilyon riyal (371 milyar dolar), bütçe gelirlerinin ise 1,202 trilyon riyal (320,5 milyar dolar) seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bütçe açığının ise 190 milyar riyal (50,5 milyar dolar) olacağı tahmin ediliyor.
Üç gelir senaryosu
2027 yılı bütçe öngörülerinde, devlet harcamalarının yıllık yaklaşık 1,392 trilyon riyal seviyesinde sabit tutulduğu 2027-2029 dönemine ilişkin üç ayrı gelir senaryosuna yer verildi. Bu durum, gelirlerin izleyeceği seyre bağlı olarak ortaya çıkabilecek farklı mali sonuçları göz önüne seriyor.
Temel senaryoya göre bütçe gelirlerinin 1,202 trilyon riyal, bütçe açığının ise yaklaşık 191 milyar riyal seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor. Yüksek gelir senaryosunda gelirlerin 1,261 trilyon riyale yükselmesi ve bütçe açığının yaklaşık 132 milyar riyale gerilemesi varsayılıyor. Düşük gelir senaryosunda ise gelirlerin 1,134 trilyon riyale düşmesiyle birlikte bütçe açığının yaklaşık 259 milyar riyale çıkacağı tahmin ediliyor.
Söz konusu senaryolar, gelirlerin bir kısmının petrol piyasalarındaki gelişmeler ve küresel ekonomiye bağlı olması nedeniyle kamu maliyesinin karşı karşıya bulunduğu olasılık yelpazesini yansıtırken; hükümetin harcamaları belirli seviyeler dahlinde planlamayı sürdürdüğünü gösteriyor. Bu yaklaşım ayrıca, maliye politikasının harcamaları kısa vadeli gelir dalgalanmalarına doğrudan bağlamak yerine, bütçe açığı seviyesindeki değişimler vasıtasıyla gelir farklılıklarını absorbe etme kapasitesini ortaya koyuyor.
Harcamalar ve bütçe açığı
Kral Fahd Petrol ve Mineraller Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Abdullah el-Mir, 2027 bütçesinde açık verilmesine rağmen harcamaların yüksek seviyelerde sürdürülmesinin, maliye politikasının büyümeyi destekleme ve ekonomideki yapısal dönüşümü finanse etme amacıyla kullanıldığını gösterdiğini belirtti.
GSYİH’nin yaklaşık yüzde 3,6’sı olarak öngörülen bütçe açığının, ekonomik faaliyeti desteklemek ile mali sürdürülebilirliği korumak arasında denge kurmayı hedefleyen bir maliye politikasının sonucu olduğunu ifade eden el-Mir, açık seviyesinin değerlendirilmesinde finansman sağlanan harcamanın niteliğinin belirleyici olduğuna dikkat çekti.
Harcamaların altyapı, kalkınma ve ekonomik dönüşüm projelerine yönlendirilmesinin büyümeyi destekleyebileceğini ve petrol dışı faaliyet tabanını genişletebileceğini vurgulayan el-Mir, üretken olmayan cari harcamalardaki artışın ise borç yükünü ve finansman maliyetlerini yükselterek rezervler üzerinde baskı oluşturabileceğini kaydetti.
El-Mir ayrıca, Suudi Arabistan’da kamu borcunun GSYİH’ye oranının mevcut tahminlere göre yüzde 30 ila 33 arasında seyrettiğini, hükümetin ise sukuk ve tahvil dâhil olmak üzere yerel ve uluslararası finansman araçlarını kullanmaya devam ettiğini bildirdi.
Petrol dışı gelirler
El-Mir, gelir yapısındaki dönüşümün ekonomik tabanın genişlemesi ve kamu maliyesinin petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hassasiyetinin azalması açısından önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Bu doğrultuda, petrol dışı gelirlerin toplam harcamaları karşılama oranının 2015 yılındaki yaklaşık yüzde 17 seviyesinden 2025 yılı itibarıyla yaklaşık yüzde 36’ya yükseldiğine dikkat çekti.
Söz konusu dönüşümün Suudi Arabistan ekonomisinin büyümesi, özel sektör katkısı ve yatırımlardaki artışla eş zamanlı gerçekleştiğini ifade eden el-Mir, bu gelişmenin altyapı, turizm ve dijital dönüşümün de aralarında bulunduğu sektörlerdeki petrol dışı faaliyetlerin genişlemesinden kaynaklandığını vurguladı.
El-Mir ayrıca, Ulusal Yatırım Stratejisi kapsamındaki yatırımların, Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) genişleme adımlarının ve Bölgesel Merkez Ofis Programı’nın petrol dışı sektörleri canlandırdığını kaydetti. Tahminlerine göre, 700’den fazla uluslararası şirketin bölgesel merkez ofislerini Riyad’a taşıdığı bilgisini paylaştı.
Dış riskler
El-Mir, 2027 bütçesinin karşı karşıya kalabileceği risklere ilişkin olarak, bölgedeki ve dünyadaki jeopolitik gelişmelerin petrol ve emtia piyasaları ile navlun süreçlerini etkileyen en önemli unsurlar arasında yer almayı sürdürdüğünü belirtti.
Küresel ekonomideki yavaşlamanın enerji fiyatlarındaki artışla eş zamanlı seyretmesinin Suudi Arabistan’ın petrol ve petrol dışı ihracat talebine yansıyabileceğini ifade eden el-Mir, küresel enflasyonun devam etmesi ve yüksek faiz oranlarının ise özel sektörün finansman maliyetlerini artırabileceğini kaydetti.
El-Mir ayrıca, küresel enflasyonist baskıların bir kısmının mal, hizmet ve navlun maliyetlerindeki artış yoluyla iç piyasa fiyatlarına yansıma ihtimaline dikkat çekerek, Suudi Arabistan’da enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini aktardı.
Petrol dışı ekonomi endeksi
El-Mir, petrol dışı faaliyetlerin reel GSYİH büyümesinin, ekonomik çeşitlendirmenin sürdürülebilirliği ve petrole olan nispi bağımlılığın azalmasının bir göstergesi olarak 2027 yılında Suudi Arabistan ekonomisinin performansını takip etmedeki en önemli kriter olacağını belirtti.
Petrol dışı faaliyetlerdeki büyümenin petrol dışı gelirler, kamu maliyesinin sürdürülebilirliği ve istihdam piyasasına olumlu yansıdığını ifade eden el-Mir, enflasyon, petrol dışı gelirlerin harcamaları karşılama oranı, Suudi vatandaşları arasındaki işsizlik oranı, özel sektörün GSYİH’ye katkısı ve borcun GSYİH’ye oranı gibi göstergelerin de bu süreçte kritik önem taşıdığını vurguladı.
Ekonomik dönüşüm
Finans Danışmanı Dr. Hüseyin el-Attas, 2027 bütçe rakamlarının maliye politikasının yalnızca harcamaları denetleme veya bütçe açığını kısma odaklı olmadığını; mali sürdürülebilirlikle eş zamanlı olarak ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğine odaklandığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Bütçenin ekonomik dönüşümü destekleyen projelere ve sektörlere harcama yapmaya devam etmeyi, özel sektörün rolünü güçlendirmeyi ve petrol dışı faaliyetlerin katkısını artırmayı hedeflediğini belirten el-Attas; aynı zamanda büyüme ve yatırımları destekleyecek harcama seviyelerinin korunduğunu aktardı.
El-Attas, bu durumun maliye politikasının petrol gelirlerini yönetme odaklı anlayıştan, daha çeşitli bir ekonomiyi yönetme ve kamu maliyesini sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir araç olarak kullanma yaklaşımına evrildiğini gösterdiğini kaydetti.
Petrol dışı gelir artışı
El-Attas, son on yıldaki en göze çarpan dönüşümün petrol dışı gelirlerdeki büyük artış olduğuna dikkat çekerek, bu gelirlerin 2015 yılındaki yaklaşık 166 milyar riyal seviyesinden 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 505 milyar riyale yükseldiğini belirtti. Bu büyümenin yalnızca gelirlerdeki geçici bir artıştan ibaret olmadığını, ekonomideki yapısal dönüşümü yansıttığını vurguladı.
Petrol dışı ekonomik faaliyet tabanının genişlemesinin; özel sektörün, turizmin, hizmetlerin, sanayinin, teknolojinin ve yatırımların artan rolüyle birlikte Suudi Arabistan ekonomisine büyüme ve gelir üretme noktasında daha geniş bir zemin kazandırdığını da sözlerine ekledi.
Petrol hâlâ temel unsur
El-Attas’a göre, Vizyon 2030’un hayata geçirilmesinin ardından geçen yaklaşık on yıllık süreçteki en belirgin ekonomik başarı, ekonomik çeşitlendirmenin planlama ve girişim aşamasından çıkarak ekonomide ve kamu maliyesinde somut etkilerini göstermeye başlaması oldu. Bu doğrultuda petrol dışı gelirlerin kamu maliyesi için kritik bir kaynak haline geldiği ifade edildi.
Suudi Arabistan ekonomisinin petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hassasiyetinin azalmasının ham petrolün etkisinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten el-Attas, petrolün gelirler ve ihracat içindeki ana bileşen konumunu koruduğunu, bu nedenle fiyat ve üretim değişimlerinin kamu maliyesi üzerindeki etkisinin sürdüğünü kaydetti.
Bununla birlikte el-Attas, günümüzdeki temel farkın petrol dışı ekonominin genişlemesi ile büyüme ve gelir üretme kapasitesi olduğuna dikkat çekti. Bu durumun, petrol ana sütun olarak kalmaya devam ederken Suudi Arabistan ekonomisinin büyüme motorlarını çok yönlü hale getirdiğini vurguladı.
Ekonomik dönüşümün özünün petrolden vazgeçmek olmadığını dile getiren el-Attas, amacın petrol piyasasındaki değişen koşullara rağmen büyümeyi ve genişlemeyi sürdürebilen bir ekonomi inşa etmek olduğunu ifade etti.


