Mısır’da kilise yangınında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde yas vardı

Mısırlı bir kadın Ebu Sefein Kilisesi kurbanlarının cenazesi sırasında ağlıyor (AFP)
Mısırlı bir kadın Ebu Sefein Kilisesi kurbanlarının cenazesi sırasında ağlıyor (AFP)
TT

Mısır’da kilise yangınında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde yas vardı

Mısırlı bir kadın Ebu Sefein Kilisesi kurbanlarının cenazesi sırasında ağlıyor (AFP)
Mısırlı bir kadın Ebu Sefein Kilisesi kurbanlarının cenazesi sırasında ağlıyor (AFP)

Mısır’ın Giza vilayetinde bulunan Ebu Sefein kilisesinde dün sabah meydana gelen ve 41 kişinin yaşamını yitirmesine neden yangın ülkede herkesi şok etti.
Magda Nabih (61) isimli vatandaş, son duaları olduğunu bilmeden, Pazar sabahı kızları Irina (34) ve Mirna’nın (25) yanı sıra torunları Meryem (5), Barcena (5) ve Abram (3) ile birlikte kiliseye gitmişti.
İmbaba’daki kilisenin kreşinde olan Maharael (5), Yusuf (4) ve Floptier (3 yıl) isimli üç çocuğunu birlikte kaybeden annenin acısı da büyük oldu.

Kilisedeki klimalarda meydana gelen elektrik arızası nedeniyle meydana geldiği açıklanan yangın sonucu 41 kişinin öldü ve en az 14 kişi yaralandı.
Yangın, yoğun dumanın yayılmasına neden oldu ve bu da yaralanma ve ölümlerin ana nedeni oldu.

Kilisenin yakınında oturan ve kurtarma operasyonu sırasında bacağını kırılan Muhammed Yahya (38) gazetecilere şu açıklamayı yaptı:
“Büyük bir çığlık sesiyle uyandım ve pencereden dışarı baktığımda kiliseden yoğun duman ve alevler çıktığını gördüm. Hemen kiliseye koştum. Etraftakilerin yardımıyla kapıyı kırmayı başardık ve mümkün olduğunca çocukları dışarı çıkarmaya çalıştık. Kreşte yaklaşık 80-90 çocuk vardı. Siyah dumanlara maruz kalmış çocukları görünce kalbim sıkıştı. Baygın olduklarını sandım ancak birçoğu boğulup öldü. Benim de kreştekilerin yaşlarında dört küçük çocuğum var.”

Kilisenin içinden birçok çocuğu kurtaran Yahya, “Yangında buradan nasıl çıkacağım umurumda değildi, tek düşünebildiğim çocuklar ve insanlardı. Kiliseye gidenlerden biri olan George Amca’yı kurtarırken, dar merdivenlerde düştüm. Bacağım kırıldı ve duman nedeniyle bayılmışım” diye konuştu.
Ebu Sefein Kilisesi’nin rahibi Abdul Masih Bakhit de yangında yaşamını yitirdi.

Bugün düzenlenen cenaze töreninde rahibin oğlu Adil, kilise cemaati ve çocukları kurtarmaya çalışırken ölen babasının kahramanca çabaları için herkesten takdir alırken sessizce ağladı.
İskenderiye Kıpti Ortodoks Patrikhanesi’nin Papası 2. Tavadros, kazayla ilgili tüm konuları ilgili makamlarla takip ettiğini belirterek, kurbanlara taziyelerini iletti.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin talimatıyla, yangının hemen ardından restorasyon çalışmaları başladı.



El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.


Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
TT

Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)

Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği X. John Yazigi, Suriye'deki Hristiyanların koruma arayışında olmadığını belirterek, ülkeyi korumak ve inşa etmek için tüm vatandaşlar arasında ortaklığa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Patrik X. John, dün Şam'daki Meryem Katedrali'nde Yeni Yıl vesilesiyle yönettiği ayinde, "Suriye'deki Hristiyanların dış korumaya ihtiyacı yok ve onlar Suriye ulusal dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve Suriye toplumunun tüm kesimlerinden ortaklarıyla birlikte vatanlarını savunmaya devam edeceklerdir" dedi. Bu sözler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Suriye'deki Hristiyan ve Dürzi azınlıkları koruma" konusundaki son açıklamalarına dolaylı bir yanıt gibi görünüyordu.

Diğer yandan Suriye yetkilileri dün, çarşamba gecesi Halep'te güvenlik güçlerine mensup bir kişiyi öldüren intihar bombacısının "DEAŞ" örgütüne mensup olduğunu açıkladı. Yetkililer, örgütün Yeni Yıl kutlamaları sırasında "kilise ve sivil toplantıları" hedef alan saldırılar planladığını belirterek, "sıkı güvenlik önlemleri" aldıklarını duyurdu.