Al-Ula Moments girişimi kapsamında yeni festivaller düzenlenecek

Ula’da Antik Krallıklar Festivali düzenlenecek (Şarku’l Avsat)
Ula’da Antik Krallıklar Festivali düzenlenecek (Şarku’l Avsat)
TT

Al-Ula Moments girişimi kapsamında yeni festivaller düzenlenecek

Ula’da Antik Krallıklar Festivali düzenlenecek (Şarku’l Avsat)
Ula’da Antik Krallıklar Festivali düzenlenecek (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’daki antik çöl şehri Ula’da sanat ve müzik etkinliği düzenleyen Al-Ula Moments girişimine yeni festivaller eklendi.
11-27 Kasım tarihleri ​​arasında gerçekleştirilecek olan Antik Krallıklar Festivali’nde Ula, Hayber ve Tayma şehirlerinin tarihine odaklanılacak.
Antik Krallıklar Festivali, 7 bin yıllık birbirini takip eden medeniyetlerden ilham alan deneyimler aracılığıyla geçmişin deneyimlerini günümüze taşıyacak.
Ula, ilk olarak gün batımından gün doğumuna kadar gerçekleşen ve dünyanın en iyi müzik, sanat ve gastronomi yaratıcılarını bir araya getiren üç günlük bir festival olan Azimut Festivali’ne ev sahipliği yapacak.
Suudi Arabistan’ın Milli Günü’ne denk gelecek olan, 22-24 Eylül tarihleri ​​arasında gerçekleşecek festivalde bölgesel ve küresel eğlenceler, sanatçılar ve şefler yer alacak.
Ardından, 29 Eylül-16 Ekim tarihleri ​​arasında Wellness Festivali gerçekleştirilecek.
Mart ayında açılışı yapılan etkinlik, Five Senses Sanctuary adlı bir spa, fitness ve sağlıklı yaşam merkezinde gerçekleştirilecek.
Tantora Kış Festivali ise, 21 Aralık-21 Ocak tarihlerinde düzenlenecek.
Festivalde bu yıl uluslararası üne sahip müzisyenlerin performanslarının yanı sıra tiyatro, moda ve sanat alanındaki bir dizi etkinlik yer alacak.



Suudi Arabistan, endüstriyel kimliğini yeniden şekillendiriyor... Montajdan bağımsız inovasyona

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Suudi Arabistan, endüstriyel kimliğini yeniden şekillendiriyor... Montajdan bağımsız inovasyona

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan, entegre bir sanayi ekosistemi inşa etme hedefi doğrultusunda hızlı ancak dengeli adımlarla ilerliyor. Ülkenin hedefinin yalnızca montaj ve ithalata dayalı bir yapıdan ibaret olmadığı, bunun ötesine geçerek dayanıklı ve rekabetçi mühendislik kabiliyetleri oluşturmak olduğu belirtiliyor. Bu değerlendirme, Alvarez & Marsal tarafından yayımlanan yeni bir raporda yer alırken, şirketin Strateji ve Performans İyileştirme Bölümü Kıdemli Direktörü Andrea Di Lello konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu.

Suudi Arabistan’ın yerlileştirme çabaları; uzay ve havacılık, otomotiv, gemi inşası, bilgi teknolojileri, yapay zekâ ve finansal teknoloji gibi stratejik sektörlere yayılıyor. Bu alanlarda yerel projeler, büyük uluslararası ortaklıklarla iç içe ilerleyerek ülkede devam eden dönüşümün derinliğini ortaya koyuyor.

Havacılık ve uzay sektöründe, Suudi Arabistan’ın devlet bünyesindeki en büyük savunma şirketi SAMI, F-15 uçaklarına ait yedek parçaları ve havacılık elektronik sistemlerini yerli olarak üretmeye başladı. Boeing, Lockheed Martin ve Airbus gibi küresel şirketler ise yüzde 50’ye kadar yerli içerik hedefleyen yerlileştirme anlaşmaları imzaladı. Verilere göre, yerlilik oranı 2018’de yüzde 4 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 20’ye yükseldi.

Di Lello ise bu rakamların doğru bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, uluslararası ortaklıkların ilk aşamada operasyonel kapasite oluşturma ve bakım-onarım altyapısını geliştirme açısından temel rol oynadığını ifade etti. Ancak asıl kritik aşamanın mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi, tasarım ve sistem entegrasyonu alanlarına geçiş olduğunu vurgulayan Di Lello, “Gerçek katma değer burada ortaya çıkıyor ve en büyük fırsatlar da tam olarak bu alanda” değerlendirmesinde bulundu.

Farklı bir geleceğin ana hatlarını çizen fabrikalar

Lucid Motors, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde (KAEC) Suudi Arabistan’daki ilk otomobil fabrikasının kapılarını açarak ülkede tarihi bir adım attı. Öte yandan CEER şirketi elektrikli araçların yerli tasarım ve üretimi için çalışmalarını sürdürürken, SNAM ticari araç montajını devam ettiriyor ve tam üretime geçme hedefi taşıyor.

Di Lello’ya bu sektörlerde tam bağımsız inovasyona ulaşmak için gerçekçi zaman çizelgesi sorulduğunda, “Beş yıl içinde somut ilerleme sağlanabilir” yanıtını verdi. Ancak kritik unsurun zaman değil, uygulamanın kalitesi olduğunu vurgulayan Di Lello, “Başarı tanımının doğru yapılması ve bilgi transfer sürecinin nasıl organize edildiği belirleyici faktördür” ifadesini kullandı.

Gemi inşa sektöründe ise odak noktası, Kral Selman Uluslararası Deniz Kompleksi olarak öne çıkıyor. Bu tesis, gemi inşası ve sondaj platformları üretiminde yüzde 50’den fazla yerlilik hedefi taşıyor. Ayrıca Hyundai Grubu ile yürütülen ortak proje kapsamında gemi motorları ve gövde bileşenlerinin üretimi planlanıyor.

Di Lello, bu kompleksi ‘dünya standartlarında bir tesis’ olarak tanımlarken, yerel büyük alıcılarla yapılan uzun vadeli anlaşmaların, gelişmekte olan ülkelerde nadir görülen güçlü bir ticari temel sağladığını ifade etti.

Raporda mevcut eksiklikler de açık şekilde ortaya konuyor. Di Lello, yerel tedarikçi yeterliliğini değerlendirirken önceliğin montajdan çıkarak bağımsız tasarım, sistem entegrasyonu ve sertifikasyon kabiliyetine geçiş olduğunu söyledi. En acil ihtiyaçların ise karmaşık bileşenleri tasarlayabilecek ‘Tier 1’ tedarikçi tabanının oluşturulması ve ürünleri teknik olarak geliştirecek yerel mühendislik kapasitesinin güçlendirilmesi olduğu belirtti.

Uluslararası şirketlerle yürütülen ortak eğitim programlarına ilişkin olarak Di Lello, bu tür girişimlerin başarısı için temel bir koşul ortaya koydu. Di Lello’ya göre sürdürülebilir sonuçlar üretebilen programlar, açık mühendislik aşamaları, bağlayıcı teknoloji transfer taahhütleri ve katılımcıları operasyonel eğitimden tasarım yetkinliğine taşıyan kademeli bir yapı içeren programlardır. Di Lello ayrıca, gelecekte imzalanacak anlaşmalarda yalnızca katılım hedeflerinin değil, somut ve nitelikli çıktıların garanti altına alınması gerektiğini vurguladı.

Raporda ayrıca, Suudi Arabistan’ın bilgi teknolojileri ve yapay zekâ alanındaki kapasitesi özel bir rekabet avantajı olarak öne çıkarılıyor. Di Lello, bu yetkinliklerin ülkeye inovasyona hazırlık ve yeni teknolojilerin benimsenmesi açısından ileri bir konum kazandırdığını ifade etti.

Araştırma ve geliştirme harcamaları

Suudi Arabistan’ın şu anda gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 0,56’sını araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayırdığı belirtiliyor. Bu oran, yıllık bazda yüzde 30’un üzerinde bir artışa işaret ediyor. Di Lello, ‘gerçek fırsatın, bu yatırımın giderek daha fazla uygulamalı endüstriyel Ar-Ge’ye dönüştürülmesinde yattığını’ belirterek, bunun ticaret ve üretim alanlarında somut ve güçlü sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Raporda dış riskler de göz ardı edilmiyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve uluslararası ticaret gerilimlerinin yatırım akışlarını etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. Ancak aynı zamanda bu zorlukların, yüksek uzmanlığa sahip yeteneklerin ve küçük-orta ölçekli şirketlerin bölgeye çekilmesi için bir fırsata dönüştürülebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Mevcut aşama, rapora göre artık hazırlık ve temel kurulum evresini aşarak ‘ekosistem olgunlaşması’ dönemine giriyor. Bu, yerlileştirme sürecinin üçüncü aşaması olarak tanımlanıyor. Bu aşama; yerel bilgi birikiminin güçlendirilmesi, kendi kendine yetebilen şirketlerin geliştirilmesi, inovasyon merkezlerinin kurulması, yerel tedarik zincirlerinin derinleştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin artırılması gibi unsurları kapsıyor.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in topraklarının ve karasularının hedef alınmasını kınadı

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in topraklarının ve karasularının hedef alınmasını kınadı

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt’nin kara ve karasularını hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayımlanan açıklamada, Riyad yönetiminin “kardeş Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak için aldığı tüm tedbirlerin yanında olduğu” vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, Körfez ülkelerinin topraklarına ve karasularına yönelik saldırıların derhal durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına yönelik girişimlere ve uluslararası deniz yollarının işleyişinin aksatılmasına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Suudi Arabistan, ilgili uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde uluslararası deniz ulaşım yollarının korunmasının önemine de dikkat çekti.


Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları, Andrea Bocelli’nin katılımıyla Roma’nın kalbinde sahne aldı

Roma’da düzenlenen Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları konserinden (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)
Roma’da düzenlenen Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları konserinden (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)
TT

Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları, Andrea Bocelli’nin katılımıyla Roma’nın kalbinde sahne aldı

Roma’da düzenlenen Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları konserinden (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)
Roma’da düzenlenen Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları konserinden (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)

Müziğin ezgilerinin tarihin ruhuyla birleştiği bir gecede, Roma’daki Kolezyum’da bulunan antik Venüs Meydanı, Suudi Arabistan ile İtalya arasında kültürel diyaloğa açık bir sahneye dönüştü. ‘Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları’ konserleri, dünya turnesini, dünyaca ünlü sanatçı Andrea Bocelli’nin de katılımıyla tamamladı. Bu etkinlik, Suudi Arabistan’ın uluslararası sanat projesinin en dikkat çekici duraklarından biri olarak öne çıktı.

Suudi Arabistan Kültür Bakanı ve Müzik Komisyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan’ın himayesinde düzenlenen etkinlik kapsamında, Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı’na bağlı Müzik Komisyonu, Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları turnesinin 11’inci etabını İtalya’nın başkenti Roma’da tamamladı. Kültürel ve sanatsal katılımın yoğun olduğu gecede, müzik etkinliği Kolezyum arka planında gerçekleşti. Programda Suudi, İtalyan ve uluslararası müzik eserleri bir araya gelirken, gece, dünya mirası niteliğindeki tarihi yapının atmosferinde kültürler arası bir buluşmaya sahne oldu.

ERVFE
 Konsere Suudi Ulusal Orkestra ve Korosu’ndan 32 müzisyen ile Fontane di Roma Orkestrası’ndan 30 müzisyen katıldı. (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)

Konserde, Suudi Ulusal Orkestrası ve Korosu’ndan 32 müzisyen ile İtalya merkezli Fontane di Roma Orkestrası’ndan 30 müzisyen sahne aldı. Gösteri, İtalyan şef Marcello Rota yönetiminde gerçekleştirildi. Ortak performans, iki ülke arasındaki kültürel etkileşim ruhunu yansıtan bir müzik gösterisine dönüştü. Programda Suudi Arabistan, İtalya ve dünya müziklerinden seçilmiş eserlerin yanı sıra ulusal ezgiler ve çeşitli orkestra düzenlemeleri yer aldı.

Etkinlikte ayrıca, Suudi Arabistan’ın geleneksel sahne sanatlarından çeşitli örnekler de izleyiciyle buluştu. Söz konusu gösteriler, Suudi Arabistan’ın kültürel ve sanatsal çeşitliliğini uluslararası izleyiciye tanıtma ve Suudi sahne sanatları mirasını görünür kılma çabalarının bir parçası olarak değerlendirildi.

RTHY
Roma’da düzenlenen Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları konserinden (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)

Gecede ayrıca ‘el-Hicr ve Roma’ başlıklı özel bir müzik eseri de seslendirildi. Tarihçi ve araştırmacı Dr. Süleyman ez-Zib’in sözlerinden ilham alınarak hazırlanan eser, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki medeniyet ve kültür bağlarını ele aldı. Yapıt, müziğin coğrafi ve zamansal sınırları aşan ortak bir dil olarak iki medeniyet arasındaki kültürel diyaloğun sürekliliğini yansıttı.

Dünyaca ünlü sanatçı Andrea Bocelli ise Suudi Ulusal Orkestrası ve Korosu ile sahne almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kolezyum’un yanında şarkı söylemenin her zaman ‘olağanüstü duygular’ yarattığını ifade eden Bocelli, Suudi ekibiyle birlikte performans sergilemenin bu deneyime ‘daha da özel bir nitelik kazandırdığını’ söyledi. Bocelli, müziğin kültürleri birbirine bağlayan ve zaman ile mekân sınırlarını aşan bir dil olduğunu vurguladı.

DFV
Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları turnesinin 11’inci etabı, İtalya’nın başkentinde kültür ve sanat camiasının katılımıyla sona erdi. (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)

Suudi Arabistan Müzik Komisyonu CEO’su Paul Pacifico, Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları projesinin Roma’da sahnelenmesinin Suudi müzik tarihinde ‘olağanüstü bir durak’ olduğunu ve kültürel diyaloğun derinliğini yansıtan bir sembol niteliği taşıdığını söyledi. Pacifico, dünyanın en önemli tarihi yapılarından birinde Fontane di Roma Orkestrası ile gerçekleştirilen sanatsal iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın müzik mirasını küresel bir izleyici kitlesine sunmayı hedeflediğini belirtti. Ayrıca bu tür ortaklıkların, Suudi müzik ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak sürdürülebilir yaratıcı iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırladığını ifade etti.

VFRVF
Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları turnesinin 11’inci etabında, Suudi Arabistan’ın kültürel ve sanatsal çeşitliliğini vurgulamak ve dünya kamuoyuna Suudi performans mirasını tanıtmak amacıyla bir dizi geleneksel Suudi performans sanatı sergilendi. (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)

Suudi Arabistan Tiyatro ve Sahne Sanatları Komisyonu CEO’su Dr. Muhammed Hasan Alvan, söz konusu katılımın Roma tiyatrosunun evrensel bir medeniyet simgesi olarak taşıdığı köklü miras ile Suudi Arabistan’ın geleneksel sahne sanatlarının ulusal kimliğin bir parçası olarak birleşimini temsil ettiğini ifade etti. Alvan, gösterinin Suudi kültürünü sanatsal bir üslupla sunarak uluslararası görünürlüğünü artırdığını ve halklar arasında kültürel iletişimi güçlendirdiğini belirtti.

Öte yandan şef Marcello Rota, Suudi Ulusal Orkestrası ve Korosu ile Fontane di Roma Orkestrası arasındaki iş birliğini ‘zengin bir sanatsal deneyim’ olarak nitelendirdi. Rota, farklı müzik tarzları ve geleneklere rağmen yorum, disiplin ve müzikal duyarlılık açısından ortak bir anlayış bulunduğunu, bunun da Suudi ve İtalyan eserlerinin uyumlu bir müzikal diyalog içinde sunulmasına imkân sağladığını söyledi.

CSDCDS
 Roma’da düzenlenen Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları konserinden (Suudi Arabistan Müzik Komisyonu)

Roma’daki konser, Suudi Arabistan Müzik Komisyonu’nun Suudi Orkestrası’nın Başyapıtları turnesi kapsamında düzenlenen bir dizi etkinliğin parçası olarak gerçekleştirildi. Komisyonun bu proje aracılığıyla, Suudi Arabistan’ın kültürel varlığını uluslararası alanda güçlendirmeyi, Suudi sanatçıların küresel izleyicilerle etkileşim kurmasını sağlamayı ve ulusal müzik kimliğini öne çıkarmayı hedeflediği belirtildi. Aynı zamanda girişimin, Suudi Arabistan içinde sürdürülebilir bir müzik ekosistemi oluşturma yönündeki çalışmalarla paralel ilerlediği ifade edildi.