Dua Lipa konserde gelen evlilik teklifini kibarca reddetti

Şarkıcı, seyircilerin arasındaki hayranına "Ne yazık ki seninle evlenemem" dedi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Dua Lipa konserde gelen evlilik teklifini kibarca reddetti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Fanatik bir Dua Lipa hayranı, konserlerinden birinde kendisini kibarca geri çeviren şarkıcıya evlenme teklif etmek için nasıl bir tişört kullandığını açıkladı.
The Independent'ta yer alan habere göre TikTok'ta kısa süre önce yayımlanan videoda, @dulapeepguy adlı kullanıcı Lipa'nın şerefine ve "Future Nostalgia" turnesinde giymek üzere kendi tişörtünü nasıl yaptığını anlattı.
26 yaşındaki şarkıcı o sırada göz kamaştırıcı bir tulumla sahnede yürüyordu. Mikrofon elindeyken seyircilerin arasındaki TikTok kullanıcısını fark etti ve kıyafetini işaret etti.
Dua Lipa, "Tişörtün güzelmiş. Ne yazıyor? 'Evlen benimle Dula Peep mi yazıyor?'" diye sordu, çünkü kıyafet yıllar önce Wendy Williams tarafından kendisine verilen viral lakabına bir gönderme yapıyordu.
Kamera daha sonra yüzünde kocaman bir gülümseme olan @dulapeepguy'a yöneldi. "One Kiss" şarkıcısı, ona bir şarkı söylemeyi teklif etmeden önce evlilik talebini kibarca reddetti.
Dua Lipa, "Ne yazık ki seninle evlenemem. Ama istersen bu şarkıyı sana ithaf edebilirim" ifadelerini kullandı.
Hayranı daha sonra "Benim için mi?" diye sordu.
Lipa "Senin için" diye cevap verdi. Daha sonra hayranı Lipa'ya onu sevdiğini söyledi, ardından Lipa da ona kendisini sevdiğini söyledi.
Dua Lipa bir sonraki şarkısı "Good In Bed"i söylerken neşeli bir şekilde eğildi ve TikTokçuya bakarak dans etti.
Video ayrıca Lipa'yla ilgili içeriklere yönelik bir hayran hesabı olan @duafver'e de yeniden yüklendi. 16 Ağustos itibarıyla hesaptaki kısa video 5 milyondan fazla görüntülenirken, TikTok kullanıcıları "Levitating" şarkıcısı tarafından fark edildikleri halde nasıl hissedeceklerini paylaşıyor.

@duafver Dua Lipa reacts to a “Marry Me Dula Peep” t-shirt. Comment for credits. @dualipaofficial #dualipa #fyp #parati #futurenostalgia #futurenostalgiatour #dulapeep #goodinbed #viral #youridol #dua #lipa ♬ DESPECHÁ - ROSALÍA

Biri, "Onun yerinde olsaydım kendimden geçene kadar ağlardım" diye yazdı.
Bir başkası, "Dua Lipa'nın bana bir şarkı ithaf etmesi için neler vermezdim" diye ekledi.
Diğer hayranları da Lipa'yı ne kadar çok sevdiklerini paylaşarak onu övdü.
Biri "Dünyadaki en tatlı insan o" diye yazdı.
Bir başkasıysa "Tanrım... rüya gibi" ifadelerini kullandı.
Üçüncü bir kişiyse "Bu kıyafetle muhteşem görünüyor" dedi.



Taylor Swift'in eşi Travis Kelce saadet zinciri kurbanı oldu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Taylor Swift'in eşi Travis Kelce saadet zinciri kurbanı oldu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD'nin Missouri eyaletinde bir savcı, Amerkian futbolu takımı Kansas City Chiefs’in iç açık oyuncusu Travis Kelce'nin yatırımcıları 35 milyon dolardan fazla dolandıran bir saadet zincirinin kurbanlarından biri olduğunu açıkladı.

Savcı, Kelce'nin adını salı günü, 11 yıl hapis cezasına çarptırılan 38 yaşındaki Siddharth Jawahar'ın ceza duruşması sırasında gündeme getirdi.

ABD Missouri Doğu Bölgesi Savcılığı'na göre Jawahar, ocak ayında St. Louis'deki ABD Bölge Mahkemesi'nde elektronik yollarla dolandırıcılık davasında üç ayrı suçlamayı kabul etmişti.

Mahkeme ayrıca Jawahar'ın toplam 31,35 milyon dolar tutarında tazminat ödemesine hükmetti.

Yerel televizyon kanalı KMOV, savcının Kelce'den bahsetmesine rağmen oyuncunun olaya dahliyle ilgili herhangi bir ek açıklama yapılmadığını bildirdi. Kelce'nin şirkete ne zaman ve ne kadar para yatırdığı belirsizliğini koruyor.

ABD Savcılığı tarafından yayımlanan basın bülteninde, Jawahar'ın 2015'te müşterilerden para toplamaya başlayan Teksas merkezli yatırım şirketi Swiftarc Capital LLC'yi yönettiği belirtildi.

Jawahar, gelen tüm sermayeyi tek bir varlığa yönlendirdi ve bu varlığın değeri daha sonra düşmüştü. Zararları açıklamak yerine, daha yeni yatırımcılardan topladığı sermayeyi eski yatırımcılara ödeme yapmak için kullanarak ve fonların kâr getirdiğini iddia ederek yatırımcıları yanıltmıştı.

Buna ek olarak Jawahar müşteri fonlarını, savcıların özel jetler, lüks konutlar, üst düzey restoranlarda yemekler ve seçkin özel kulüp üyeliklerini içeren "şatafatlı bir yaşam tarzı" diye tanımladığı harcamaları finanse etmek için kullanmıştı.

Açıklanan bilgilere göre Jawahar, Temmuz 2016'yla Aralık 2023 arasında 35 milyon dolardan fazla para topladı ancak aslında bunun sadece yaklaşık 10 milyon dolarlık kısmını yatırıma dönüştürdü.

36 yaşındaki Kelce'nin bu dolandırıcılık girişimine kanan tek profesyonel sporcu olması pek muhtemel görünmüyor.

Forbes'ta 2021'de yayımlanan ve NBA oyuncusu Gary Harris'in genişleyen finansal portföyünü ele alan bir makalede, Harris'in yatırımlarına dair çeşitli ifadelerine yer verilmişti; bu yatırımlar arasında Swiftarc Ventures Labs de bulunuyordu.

Jawahar bu şirketin kurucu ve yönetici ortağıydı ve Harris, Jawahar sayesinde ne kadar çok şey öğrendiğini anlatmıştı.

Aynı Forbes makalesi, fona yatırım yapan diğer sporculara da değinerek Kelce'yi basketbolcular Mason Plumlee ve Tim Hardaway Jr.'la birlikte öne çıkarmıştı.

Spotrac verileri Kelce, Hardaway ve Harris'in her birinin kariyer kazancının 111 milyon doların üzerinde olduğunu gösteriyor.

Kelce, temmuzda Forbes'a göre düğün günlerinde net serveti 2,1 milyar dolar olan pop yıldızı Taylor Swift'le dünyaevine girdi.

Independent Türkçe


Netflix'in Stanford Hapishane Deneyi programı tepki çekti

2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)
2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)
TT

Netflix'in Stanford Hapishane Deneyi programı tepki çekti

2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)
2016 tarihli film, Philip Zimbardo'nun Kaliforniya'daki Stanford Üniversitesi’nde 1971'de yürüttüğü meşhur projenin, katılımcılar üzerinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını gösteriyor (IFC Films)

Netflix, kötü şöhretli Stanford Hapishane Deneyi'ni konu alan bir realite dizisi yapımına onay verdiği yönündeki haberlerin ardından internette tartışmaların fitilini ateşledi.

The New Stanford Prison Experiment (Yeni Stanford Hapishane Deneyi) adlı programın, 45 dakikalık 6 bölümle 21 Ekim'de gösterime gireceği bildiriliyor.

Variety'nin elde ettiği resmi özette "30 gönüllü katılımcı gerçek bir hapishaneye giriyor ve gardiyan ya da mahkum olarak rastgele atanıyor" diye yazıyor.

Güç, hiyerarşi ve kontrol sisteminin içine itilen katılımcılar, sıradan insanların kendilerine verilen rollere kaçınılmaz olarak uyum mu sağladığını, yoksa empati, ahlak ve bireyselliğin onları ters yönde iten güçlere karşı direndiğini mi keşfedecek. Baskı arttıkça ve güç dengesi değişmeye başladıkça, asıl soru her zamankinden daha acil hale geliyor: Güç, yozlaştırır mı?

The Independent cevap hakkı için Netflix'le temasa geçti.

X'te kullanıcılar, Netflix'in bu deneyi yeniden hayata geçireceği haberlerine inanamadı. Deney, gardiyan rolünü üstlenen öğrencilerin psikolojik istismarda bulunmaya başlaması, mahkum rolünü üstlenenlerin ise kaygılı, depresif ve öfkeli hissetmesi nedeniyle sadece 6 gün sonra bırakılmıştı.

Variety'nin haberine yanıt veren bir kişi "Affedersiniz ama NE? Cidden ne oluyor???" diye yazdı.

Başka biri de "Gerçekliğimiz hiç bitmeyen bir parodi ve üstelik komik bile değil" ifadelerini kullandı.

"Netflix, Squid Game'den tamamen YANLIŞ dersler çıkardı" diye ekleyen üçüncü bir kişi, paraya sıkışmış yarışmacıları hayatlarını değiştirecek bir nakit ödül için ölümcül oyunlarda yarışmaya zorlayan bir grup eliti konu alan, platformun sevilen Güney Kore dizisine atıf yaptı.

Dördüncü bir kullanıcı ise "İlkinden ders almadık mı yoksa..." diye yazdı.

1971'de yapılan kötü şöhretli hapishane araştırmasında, Dr. Philip Zimbardo ve bir grup lisansüstü öğrencisi, Stanford kampüsündeki bir binanın bodrum katında kurulan sahte bir hapishanede iki hafta geçirmeleri için üniversite çağında bir grup erkek seçmişti.

Ofisler hapishane hücrelerine, koridor avluya dönüştürülmüş, hademe dolabı da "tecrit hücresi" olarak kullanılmıştı.

Billy Crudup'un Zimbardo rolünü üstlendiği 2016 yapımı bir dram filmi, işlerin ne kadar ters gittiğini boğucu detaylarla gözler önüne sermişti. Gardiyan olarak rastgele seçilen normal, iyi eğitimli öğrencilerin bazıları kısa süre içinde, mahkumlara psikolojik işkence etmekten zevk almaya başlamıştı.

Diğerleri ise iş arkadaşlarının mahkumları cinsel olarak aşağılamasına, uykusuz bırakmasına, kovalara dışkılamaya zorlamasına ve daha birçok şeye seyirci kalmıştı.

Zimbardo, müdür rolünü üstlendiği, yani artık tarafsız bir gözlemci olmaktan çıkıp çalışmanın aktif bir katılımcısı haline geldiği için eleştirilmişti.

Daha sonra Zimbardo, projeye katılan lisansüstü öğrencilerinden biriyle birlikte, "Araştırmamızın sonucu şoke edici ve beklenmedikti" diye yazmıştı.

Stanford Üniversitesi yaptığı açıklamada, bu deneyin günümüzde psikoloji derslerinde kötülüğün psikolojisini ve insan deneklerle yapılan psikolojik araştırmaların etik boyutunu incelemek için kullanıldığını belirtiyor.

2016'da The Independent'a konuşan Zimbardo, "Böyle bir araştırma bir daha asla yapılamaz" demişti. 

İnsan deneklerle ilgili kurullar aşırı uç noktalara varmış durumda. Araştırmalarda katılımcılara aşırı stres yükleyecek hiçbir şey yapılmıyor. Bu durum, insan doğasıyla ilgili pek çok önemli soruyu dışarıda bırakıyor.

Independent Türkçe


Da Vinci imzalı tablonun gerçekliği lazerle belirlendi

Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)
Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)
TT

Da Vinci imzalı tablonun gerçekliği lazerle belirlendi

Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)
Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden tablo, Raman spektroskopisi yöntemiyle analiz edildi (Uppsala Üniversitesi)

Bilim insanları, Rönesans dönemi dahisi Leonardo da Vinci tarafından yapılmış olması muhtemel bir tablodaki pigmentleri incelemek üzere lazer teknolojisini kullandı ve bu ileri teknolojinin, tarihi sanat eserlerinin sahte olup olmadığını belirlemede etkili bir araç olabileceğini belirtti.

Keşfi gerçekleştiren Uppsala Üniversitesi araştırmacıları, üzerinde "L daVinci" imzası bulunan ve Roma İmparatoru Domitianus'u tasvir eden bu tarihi tablonun, Rönesans döneminde kullanılan malzemelerle uyumlu olduğunu ifade ediyor.

Eser ilk olarak 1928 ve 1929'da Londra'daki Christie's müzayede evinde satışa sunulmuş ve o dönemde Rönesans ressamı Titian'a atfedilmişti.

Ancak daha sonra yapılan analizlerde, tablonun üzerinde "L daVinci" yazan bir imza ve hemen ardından Latince "resmetti" anlamına gelen "pinxit" olduğu düşünülen bir sözcük tespit edildi.

Materials Today Advances adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Jakob Thyr, "Leonardo da Vinci tarafından yapılmış olabilecek bir eser üzerinde çalışmak doğal olarak heyecan vericiydi. Üstelik imza, fark edilmesi zor bir konumdaydı" dedi.

Dr. Thyr durumu şöyle açıkladı:

Arka planla olan kontrastı düşük, imza ancak tablo doğru açıdan ışıklandırıldığında görünür hale geliyor.

Araştırmacılar, çalışmada Raman Spektroskopisi adı verilen bir teknik kullanarak tablodaki malzemelerin kimyasal ve yapısal özelliklerini incelemek üzere lazer ışığından yararlandı.

Hangi pigmentlerin kullanıldığını belirlemek amacıyla tablonun farklı bölgelerinden alınan küçük numuneler mikroskop altında da incelendi.

Toplam 13 farklı pigment tespit edildi. Bunlardan 12'si Orta Çağ veya Rönesans döneminde kullanılan geleneksel pigmentlerdi ve dolayısıyla Leonardo da Vinci'yle Titian'ın yaşadığı dönemde mevcuttu.

İmzadaki siyah pigment, antik çağlardan beri kullanılan karbon siyahıydı.

Ancak tespit edilen pigmentlerden biri, 18. yüzyılın başlarına kadar üretilmemiş sentetik bir pigment olan Prusya mavisiydi. Bu da sözkonusu pigmentin Leonardo da Vinci veya Titian'ın yaşadığı dönemde uygulanmış olamayacağı anlamına geliyordu.

sdfrgth
Prusya mavisi ve Prusya yeşilinin optik özellikleri (Materials Today Advances, 2026

Araştırmacılar, Prusya mavisinin tabloya daha sonraki bir restorasyon veya rötuş sırasında eklenmiş olabileceğini düşünüyor.

Tablonun röntgen görüntüleri, Prusya mavisi tespit edilen bölgelerden birinde değişiklik yapıldığına dair izler de ortaya koydu.

Dr. Thyr, "Tablolarda rötuş yapılması çok yaygın bir durum. Dolayısıyla sayılı bölgede yeni pigmentlere rastlanması, tablonun mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez" dedi.

"Daha sonraki bir tarihte onarımlar yapılmış veya tablonun bazı kısımlarına rötuş uygulanmış olabilir" diye ekledi.

Bununla birlikte malzeme analizi tek başına tabloyu kimin yaptığını kesin biçimde belirlemeye yetmedi.

Ancak bu çalışma, malzeme biliminden elde edilen analitik yöntemlerin sanat eserlerine ve arkeolojik buluntulara nasıl uygulanabileceğini gösterdi.

Dr. Thyr, "Gelecekte bu tür analizlerin giderek daha yaygın hale geleceğine inanıyorum" dedi.

Independent Türkçe