Türkiye ve İsrail karşılıklı olarak büyükelçi atama kararı aldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AA)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AA)
TT

Türkiye ve İsrail karşılıklı olarak büyükelçi atama kararı aldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AA)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu (AA)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden karşılıklı olarak en üst düzeye çıkarılması kararı çerçevesinde, Tel Aviv'e büyükelçi atama kararı aldıklarını açıkladı.
Çavuşoğlu, Kırgız mevkidaşı Ceenbek Kulubayev ile Ankara'da gerçekleştirdikleri ikili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
İsrail'de yeni hükümetin kurulması ve Isaac Herzog'un Cumhurbaşkanı seçilmesiyle İsrail'le bir diyalog süreci başladığını hatırlatan Çavuşoğlu, "Herzog'un Türkiye ziyareti ve daha sonra benim İsrail ziyaretim, Başbakan ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid'in Ankara ziyareti ile süreç devam etti" dedi.
Çavuşoğlu, iki ülke arasında havacılık alanında bir iş birliği anlaşması imzalandığını söyledi.
Karma Ekonomik Komisyon toplantısının eylül ayında yapılacağını belirten Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Sonuçta ilişkilerin normalleşmesi konusunda atacağımız adımlar içinde karşılıklı büyükelçileri tekrar atamak da vardı. Bu salonda Sayın Lapid'le gerçekleştirdiğimiz basın toplantısında da büyükelçilerin atanması konusunda çalışmaları başlattık diye bir açıklama yapmıştık. Bu çalışmalar neticesinde İsrail’den de böyle olumlu bir adım geldi. Tabii biz de Türkiye olarak İsrail’e, Tel Aviv'e büyükelçi atama kararı aldık. Önümüzdeki süreçte zaten kararnamemiz de var, atayacağımız büyükelçiler konusunda isimleri de, diğer atayacağımız büyükelçilerin listesini de Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettikten sonra süreç resmen başlamış olacak."
Çavuşoğlu, ikili ilişkilerin geliştirilmesi konusunda büyükelçi atamasının önemli olduğunu vurgulayarak, "Filistin, Kudüs ve Gazze‘nin haklarını savunmaya devam edeceğiz ve bu konuda mesajlarımızın doğrudan büyükelçi seviyesinde Tel Aviv'e iletilmesi de önemli" ifadelerini kullandı.
Bakan Çavuşoğlu, isim belirleme sürecinin başladığını söyledi.

"Türkiye ile ilişkilerin devam etmesi, bölgesel istikrar için önemli"
İsrail Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada Lapid'in "Türkiye ile ilişkilerin devam etmesi, bölgesel istikrar için önemli bir katkı ve İsrail vatandaşları için önemli bir ekonomik haber. İsrail'in dünyadaki duruşunu güçlendirmek istiyoruz" ifadeleri yer aldı
Açıklamada, Türkiye ve İsrail'in, diplomatik ilişkilerini en yüksek seviyeye çıkarma, karşılıklı büyükelçi ve başkonsolos atanması kararı aldığı belirtildi.
İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin seviyesinin yükseltilmesinin son bir yılda İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Ankara ziyareti, karşılıklı Dışişleri Bakanlarının ziyaretlerinin doğurduğu "pozitif atmosferin" devamlılığı olduğu aktarıldı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Alon Ushpiz'in Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sedat Önal ile dün akşam telefonda görüşerek konuyu sonuçlandırdığı paylaşıldı.
İlişkilerin seviyesinin artırılmasının "iki halkın bağlarını güçlendirecek, ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri derinleştirecek, bölgesel istikrara katkı sağlayacağı" kaydedildi.

İsrail Cumhurbaşkanı'ndan Türkiye ile diplomatik ilişkilerin yükseltilmesine övgü
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iki ülke diplomatik ilişki seviyesinin en üst düzeye çıkarılmasından övgüyle bahsetti.
Paylaşımda Herzog, "Türkiye ile diplomatik ilişkilerin en yüksek seviyeye çıkarılmasını takdirle karşılıyorum. Son bir yıldır öncülük ettiğimiz, İsrail ve Türk halkına daha iyi ekonomik ilişkileri, karşılıklı turizm ve dostluğu teşvik edecek önemli bir gelişme" ifadelerini kullandı.
Orta Doğu'da iyi komşuluk ilişkileri ve ortaklık ruhunun kendileri için önemli olduğunu belirten İsrail Cumhurbaşkanı, tüm dinlerin mensuplarının; Müslüman, Yahudi ve Hristiyanların "barış içinde bir arada yaşayabileceğini ve yaşaması gerektiğini" aktardı.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram