Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu yeni davaların ayrıntılarını açıkladı

Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, yolsuzluk yapan herkesi izlemeye devam ediyor (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, yolsuzluk yapan herkesi izlemeye devam ediyor (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu yeni davaların ayrıntılarını açıkladı

Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, yolsuzluk yapan herkesi izlemeye devam ediyor (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, yolsuzluk yapan herkesi izlemeye devam ediyor (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu (Nazaha), son dönemde çok sayıda ceza davası açıldığını ve sanıklar hakkında yasal prosedürlerin tamamlanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
Nazaha’dan yapılan açıklamaya göre söz konusu kişilerin gözaltına alınma gerekçeleri şunlar;
Devlete ait bir şirketten emekli bir vatandaş, 34 milyon 900 bin riyal karşılığında müteahhitlik şirketlerine şirket ürünleri hakkında bilgi sızdırarak görevini kötüye kullandı.
Bu kişi, akrabaları adına ticari kuruluşlar kurarak, aldığı rüşvetleri Suudi Arabistan içindeki ve dışındaki kişisel banka hesaplarına aktarmak amacıyla sahte faturalar düzenledi.
Bir diğer davada, valiliklerden birinde bulunan bir karakolda çalışan 3 polis memuru ve memurlardan birinin oğlu adına kayıtlı ticari bir kuruluşta çalışan 2 Arap uyruklu kişiden oluşan çete, yasaklanmış kargo (havai fişek) konteynerinin bir limandan ülkeye girmesine izin verilmesi karşılığında nakit olarak 1 milyon 300 bin riyal ödedi.
Valiliklerden birine bağlı bir merkez başkanı, bir vatandaştan kardeşini merkezde çalıştırması karşılığında 435 bin riyal ve 2 araba aldı.
5 kişi, bir banka çalışanına ellerinde bulunan 7 milyon 215 bin 965 riyal nakit parayı yatırma karşılığında para teklif etti.
Bir şirkette çalışan Arap uyruklu bir mühendis, Mescid-i Haram’ın güvenlik ve yangın sistemlerinin bakımını yapan taşeron bir şirketin mali ödemelerini takip etme ve diğer sözleşmeleri verme vaadi karşılığında anlaşılan 500 bin riyalden 115 bin riyali alırken suçüstü yakalandı.
Bir üniversite çalışanı, ülkede bir şirkete sahip olan Arap uyruklu bir kişiden, şirketin üniversiteden 8 milyon 185 bin riyal değerinde sözleşmeler alması karşılığında 107 bin riyal aldı.
Bölgelerden birinde Sağlık İşleri İdari ve Mali İşler Başkanı ve bir çalışan, yasadışı olarak 95 bin riyal değerinde bir çek düzenledi.
Bir vatandaş ve ülkede ikamet eden biri, Suç Delilleri Departmanı’nın bir çalışanına babalık kanıtı evraklarını değiştirme karşılığında 60 bin riyal ödedi.
Arap uyruklu 3 kişi, bir banka çalışanına 1 milyon 403 bin riyal depozitoyu kolaylaştırma karşılığında 7 bin 700 riyal teklif ederken suçüstü yakalandı.
Bölgelerden birinde bulunan Silahlı Kuvvetler Hastanesi’nde çalışan 2 subay ve Asya uyruklu bir kişi, hastane deposundan reçetesiz ilaç sattı.
Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanlığı çalışanı bir kişi, aynı yerde yol projesi olmasına rağmen, bir vatandaşın sahip olduğu bir araziye itiraz olmadığına ilişkin Genel Mahkeme’ye yanlış bilgi içeren yazı vermesi karşılığında para aldı.
Bölgelerden birinde bulunan Trafik departmanında görevli bir memur, kamyonların yoğun saatlerde geçmesine izin verme karşılığında para aldı.
Valiliklerden birinde yer alan bir belediyenin çalışanı, resmi evrakları kolaylaştırma ve belediye belgelerini sızdırma karşılığında vatandaştan para alırken suçüstü yakalandı.
Nazaha, zimmetine para geçiren ve kişisel çıkarı için makamını kullanan, çalıştığı kurumdan ayrıldıktan sonra bile kamunun çıkarlarına zarar veren kişileri takip ve kontrole devam edeceklerini açıkladı.
Mali ve idari yolsuzluk vakalarının zaman aşımına uğramaması için özel çaba sarf edildiğini vurgulayan Nazaha, kuralları ihlal edenler için yasanın öngördüğü hükümlerin kayıtsız şartsız uygulanacağının altını çizdi.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Sisi, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Sisi, bölgede gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi,  bugün (Perşembe) bölgedeki son gelişmeleri, gerilimin düşürülmesine yönelik yürütülen çabaları ve bölgede güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesi konularını ele aldı.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki iş birliğinin çeşitli alanlarda desteklenmesi ve güçlendirilmesine yönelik çabalarda değerlendirildi.


Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
TT

Suudi Arabistan'dan İran'a sert tepki: Sidr tankerine ve bölge ülkelerine yapılan saldırıları kınadı

Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)
Hürmüz Boğazı'nı geçen gemiler (AFP)

Suudi Arabistan, bugün İran tarafından Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında Suudi Arabistan'a ait Sidr tankerinin hedef alınmasını ve saldırıda mürettebatın hayatını kaybetmesini kınadı. Riyad, gerilimin durdurulması ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile emniyetine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarının da kınandığı belirtildi. Açıklamada, Riyad'ın söz konusu üç ülkeyle tam dayanışma içinde olduğu ve ülkelerin güvenlik ve egemenliklerini her türlü tehdide karşı korumak amacıyla attıkları adımları desteklediği ifade edildi.

Suudi Arabistan, gerilimin düşürülmesi, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği ile küresel enerji arzının emniyetinin yanı sıra iyi komşuluk ilkelerine, devletlerin egemenliğine, Birleşmiş Milletler Şartı'na ve uluslararası hukuk ile teamüllere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Riyad ayrıca tüm taraflara gerilimi yatıştırma, tırmanışı durdurma ve uluslararası hukuka uyma çağrısı yaparak müzakerelere ve barışçıl çözüm yollarına dönülmesini istedi.

Körfez ve Arap ülkelerinden kınamalar

Öte yandan Körfez ve Arap ülkelerinden, bugün erken saatlerde İran tarafından Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarına yönelik kınamalar art arda geldi. Açıklamalarda gerilimin durdurulması ve diplomasiye dönülmesi çağrıları öne çıktı.

Kuveyt, İran'ın ülke genelindeki bazı noktaları, aralarında bir konut kompleksinin de bulunduğu bölgeleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan saldırılarını şiddetle kınadı ve saldırıları egemenliğinin açık bir ihlali, güvenlik ve istikrarına yönelik bir tehdit olarak nitelendirdi.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, saldırıların devam etmesinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır şekilde ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirtti. Bakanlık ayrıca saldırıların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden, gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaları baltalayan tehlikeli bir tırmanış oluşturduğunu kaydetti.

Kuveyt, egemenliğini korumak, güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almak, ülkesindeki vatandaşlar ile yabancıların güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tüm tedbirleri alma hakkını bir kez daha teyit etti.

Katar da İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt topraklarına yönelik saldırılarının yeniden başlamasını “en güçlü ifadelerle” kınadı. Doha, saldırıları üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler Şartı ve iyi komşuluk ilkelerine aykırı bir eylem olarak değerlendirdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırıların ve bunların yol açacağı sonuçların tüm hukuki sorumluluğunu İran'a yükledi. Bakanlık, hedef alınan ülkelerle tam dayanışma içinde olduklarını ve bu ülkelerin egemenlik ve güvenliklerini korumak amacıyla attıkları meşru adımları desteklediklerini bildirdi.

Katar, bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden askeri faaliyetlerin ve saldırıların derhal ve tamamen durdurulması, gerilimin daha geniş bir alana yayılmaması, diyaloğa ve müzakerelere dönülmesi ve diplomatik çabalarla varılan mutabakatlara bağlı kalınması çağrısında bulundu.

Mısır'dan itidal çağrısı

Kahire ise  İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sert şekilde kınadı. Mısır, saldırıların üç ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu ve bölgenin güvenliği, istikrarı ve halkların güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı, Kahire'nin üç Arap ülkesiyle tam dayanışma içinde olduğunu ve bu ülkelerin güvenlik ve egemenliklerine yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini açıkladı. Bakanlık, yeniden başlayan çatışmaların devletlerin güvenliği ve uluslararası deniz taşımacılığının serbestisi açısından doğurabileceği sonuçlar konusunda daha önce defalarca uyarıda bulunulduğunu hatırlattı.

Mısır, askeri gerilimin derhal durdurulması, tarafların azami itidal göstermesi, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilkelerine uyulması ve devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Kahire ayrıca diyalog ve diplomasi kanallarının önceliklendirilmesini istedi.

Arap İçişleri Bakanları Konseyi'nden kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi Genel Sekreterliği de İran'ın Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'e balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıları kınadı. Açıklamada, saldırıların uluslararası hukuk ile iyi komşuluk ilkelerinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Genel Sekreterlik, saldırıların İran'ın bölgenin güvenlik ve istikrarını bozma ve uluslararası güvenlik ile barışı tehdit etme yönündeki “süregelen düşmanca politikasının” devamı olduğunu kaydetti.

Açıklamada, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt'in yanı sıra tüm Arap ülkeleriyle tam dayanışma içinde olunduğu ve söz konusu ülkelerin güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini, vatandaşlarını ve ülkelerinde yaşayanları korumak amacıyla aldıkları tüm tedbirlerin desteklendiği bildirildi.


Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Güney Kore deniz savunma iş birliğinin geliştirilmesini görüştü

Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Görüşmelerde iki ülke arasındaki deniz askeri iş birliğinin çeşitli yönleri ele alındı ​​(Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed el-Gureybi ile Güney Kore Deniz Harekâtları Komutanı Orgeneral Kim Kyung-ryul, dün deniz ulaşım hatlarının karşı karşıya olduğu tehdit ve zorlukları ele aldı. İki komutan, deniz taşımacılığının güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması amacıyla ortak iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

Korgeneral el-Gureybi’nin Riyad’da Orgeneral Kim Kyung-ryul ve beraberindeki heyeti kabulüyle gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasındaki deniz savunma iş birliğinin mevcut durumu ve bu iş birliğinin geliştirilmesine yönelik yöntemler değerlendirildi.

Taraflar ayrıca, deniz güvenliğinin güçlendirilmesi ve deniz ulaşım koridorlarının korunmasında “Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı”nın önemine dikkat çekti. İki komutan, ittifakın karşılaşılan tehditlere karşı uluslararası çabaların koordinasyonu ve bütünleştirilmesindeki rolünün, seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması ve küresel ticaret akışının sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından önem taşıdığını belirtti.