Elektriğin ucuz olduğu Paraguay, yeni kripto para cennetine mi dönüşüyor?

Paraguay hükümeti madenciler için ekstra ayrıcalıklar da sağlıyor

Bitcoin, temmuzda 12 yıllık tarihinin en kötü ayını geçirmişti (Unsplash)
Bitcoin, temmuzda 12 yıllık tarihinin en kötü ayını geçirmişti (Unsplash)
TT

Elektriğin ucuz olduğu Paraguay, yeni kripto para cennetine mi dönüşüyor?

Bitcoin, temmuzda 12 yıllık tarihinin en kötü ayını geçirmişti (Unsplash)
Bitcoin, temmuzda 12 yıllık tarihinin en kötü ayını geçirmişti (Unsplash)

Piyasadaki en ünlü kripto para birimi olan Bitcoin'i madencilik yoluyla elde etmeye yarayan işlemler güçlü makineler ve çok fazla elektrik gerektiriyor.
Paraguay'da elektriğin ucuz olması, Latin Amerika ülkesini Bitcoin madencilerinin yeni gözdesi haline getirebilir.
Paraguay, herhangi bir petrol veya doğalgaz rezervine sahip olmamasına rağmen, Fransa, Almanya ve Kanada'dan sonra dünyanın 4. en büyük net enerji ihracatçısı.
2020'den bu yana endüstriyel alanlarda ve aynı zamanda Ciudad del Este, San Pedro ve Paraguarí gibi bir zamanlar orman olan kentlere giderek artan sayıda kripto para madencisi yerleşiyor.
Bu bölgelerde büyük metal veya beton konteynerler kuran madenciler, yanlarında bilgisayarları, fanları ve klimalarını da getirerek burada Bitcoin çıkarmak için gereken karmaşık hesaplamaları yapıyor.
Madencileri ülkeye çeken unsur, yalnızca düşük elektrik faturaları değil. Ülkenin yasal düzenlemeleri de kriptocuların lehine.
Paraguay Kongresi, merkez bankası ve bütçe komisyonunun muhalefetine rağmen mayısta yeni kripto yasa tasarısını onaylamıştı. Yasa tasarısının 11. sayfasında şu cümleler yer almıştı:
"Kripto madenciliği endüstriyel ve yenilikçi bir faaliyet olarak kabul ediliyor. Bu faaliyet, ulusal yasa tasarısında öngörülen bütün mekanizma ve teşviklerden yararlanacak."

Paraguay'da elektrik neden ucuz?
Paraguay'daki elektrik enerjisi bolluğunun nedeni Paraná ve Paraguay adlı çok uzun ve güçlü iki nehir. Bunların üzerine de Itaipú ve Yacyretá barajları kurulu.
Buna rağmen Paraguay, bu muazzam miktarda elektriği kullanacağı sanayiye veya altyapıya sahip değil. Ayrıca ülkenin 7 milyon yurttaşının elektrikli araçlara erişimi yok. Ülkede ulaşım genellikle fosil yakıtlarla sağlanıyor.
Bunun yanında, ülke işletmelerinin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturan, düşük voltajlı şebekeye bağlı küçük işletmeler, bir megavat saat elektrik için yaklaşık 58 dolar ödüyor. Bu, 90 litre petrol kullanımına eşdeğer.
Öte yandan, kripto madencileri, megawatt saat başına 18 dolar kadar düşük bir ücret ödüyor. Diğer Latin Amerika ülkelerinde ödenen ortalama fiyat, megawatt saat başına yaklaşık 100 dolar.
Paraguay'ın eski enerji bakan yardımcısı Mercedes Canese, "Onların harcadığı enerjiyi sübvanse ediyoruz" diyor.

"Sonsuza dek sürmeyecek"
Paraguay'da doğup büyüyen Alman kökenli iş insanı Christian Katz ise bu faaliyetin yakın zamanda sona ereceğine inanıyor.
Kendisinin de kripto para madenciliği işine girdiğini aktaran Katz, "Yalnız madencilikle yaşayamam ve yaşamak istemiyorum. Benim tavsiyem madenciliği boş zamanlarında yapılacak bir şey olarak görmeniz. Çünkü bu sonsuza kadar sürmeyecek bir şey. Birkaç yıldan fazla sürmez" ifadelerini kullanıyor.
Gerçekten de Aralık 2021 itibarıyla 21 milyonluk toplam Bitcoin arzının yüzde 90'ının çıkarıldığı biliniyor. Veriler, madencilik faaliyetleri sonucu maksimum 21 milyon Bitcoin'in 18,9 milyonunun şu an serbest piyasada yer aldığını gösteriyor.
Bu da aslında madenciliğin giderek zorlaştığı ve getirisinin de azaldığı anlamına geliyor.
Bunun yanı sıra piyasanan en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum'un da geleneksel madencilik faaliyetlerini terk etmeye hazırlandığı biliniyor.
Kripto para, temel teknolojisini iş kanıtı (proof of work) sisteminden hisse kanıtı (proof of stake) sistemine geçirecek. Bu, Ethereum'un Ether para biriminin madenciliğinin artık karmaşık hesaplamalar yapmak için güçlü bilgisayarlara ihtiyaç duymayacağı, bunun yerine işlemleri teyit edip ağı doğrulamak için Ether sahiplerine güveneceği anlamına geliyor.
Kripto para tarihinin en çok beklenen olayı diye nitelenen bu güncelleme, Ethereum'un elektrik tüketimini bin kat azaltacak.
Independent Türkçe, El Pais, Coin Telegraph



ABD Hazine Bakanı: İran kritik bir dönüm noktasında ve ekonomisi tehlikede

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanı: İran kritik bir dönüm noktasında ve ekonomisi tehlikede

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bisent ün yaptığı açıklamada, İran ekonomisinin yüksek enflasyon ve diğer zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve bunun kısmen ABD yaptırımlarından kaynaklandığını söyledi. Ayrıca, Tahran'daki yetkililerin rejim karşıtı protestoları şiddet kullanarak bastırmasından duydukları endişeyi de dile getirdi.

Besant, Minnesota Ekonomi Kulübü'nde yaptığı konuşmada, İran ekonomisinin çöküşün eşiğinde olduğunu belirterek, Başkan Donald Trump'ın Tahran'a protestoculara zarar vermemesi yönündeki uyarısını vurguladı. "Bu kritik bir an. Trump, protestoculara zarar vermemelerini istiyor. Gergin bir an" diyerek, Trump'ın pazar günü protestocuları öldürmeye başlarsa Tahran'ı vuracağı yönündeki tehdidine atıfta bulundu.

Trump pazar günü Air Force One uçağında gazetecilere, “Durumu çok yakından izliyoruz. Geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa, ABD'nin çok sert bir şekilde karşılık vereceğini düşünüyorum” ifadesini kullandı. İnsan hakları grupları, İran'da para biriminin devalüasyonu ve yüksek enflasyon nedeniyle Tahran pazarında başlayan ve son üç yılın en büyük muhalefet dalgası olan protestoların ilk dokuz gününde en az 25 kişinin öldürüldüğünü belirtiyor.

Kötü bir yönetim, Batı yaptırımları, siyasi ve sosyal özgürlüklere getirilen kısıtlamalar nedeniyle yükselen enflasyonun yol açtığı zorlukların artmasıyla birlikte protestolar ülke geneline yayıldı. İranlı yetkililer İranlıların karşı karşıya kaldığı ekonomik zorlukları kabul ederken, protestoları yabancı güçlerle bağlantılı ağların kışkırttığını iddia etti. İran yargı başkanı çarşamba günü protestocuları uyararak, "İslam Cumhuriyeti'ne karşı düşmana yardım edenlere müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini kullandı.

Bessent, “bir zamanlar zengin olan ve hala yüksek yaşam standardını koruyan bir toplumun gerçekten çökmekte ve bunun büyük bir kısmının yaptırımlardan kaynaklandığı”nın açık olduğunu söyledi. Tahran'ın nükleer programının yeniden inşasını nasıl finanse etmeyi planladığının ise belirsiz olduğunu belirtti.

Trump'ın, güvenlik güçlerinin protestoculara ateş açması halinde onları destekleyeceği yönündeki tehdidi, İsrail ve Amerikan güçlerinin 12 günlük savaşta İran'ın nükleer tesislerini bombalamasından yedi ay sonra geldi.


Venezuela ve ABD petrol ihracatı konusunda görüşmelerde bulunuyor

Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)
Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)
TT

Venezuela ve ABD petrol ihracatı konusunda görüşmelerde bulunuyor

Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)
Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)

Hükümet ile petrol ve taşımacılık sektörlerinden beş kaynak, dün Reuters’a yaptıkları açıklamada, Venezuelalı ve Amerikalı yetkililerin Venezuela ham petrolünün ABD’ye ihraç edilmesini görüştüğünü bildirdi.

ABD’nin Körfez kıyısında bulunan rafinerilerinin Venezuela ham petrolünü işleyebilecek kapasiteye sahip olduğu, bu rafinerilerin ABD’nin Venezuela’ya yaptırım uygulamasından önce söz konusu petrolü ithal ettiği hatırlatıldı.

Aynı çerçevede konuya vakıf üç kaynak, ABD’li petrol şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin, Venezuela’daki yatırımları görüşmek üzere yarın (perşembe) Beyaz Saray’ı ziyaret etmesinin beklendiğini aktardı.

Kaynaklardan biri, toplantının ayrıntıları ve zamanlamasının halen görüşülmekte olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise dün, Venezuela’nın ham petrol üretimini artırmanın yıllar alacağı yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Yönetim, Latin Amerika ülkesindeki petrol sektörünü hızla güçlendirmek için birçok seçeneğe sahip olduğunu savundu. Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela’da ham petrol üretiminin artırılması, ABD güçlerinin cumartesi günü başkent Karakas’a düzenlediği operasyonda Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanmasının ardından Trump’ın öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.

CDFGT
Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA'nın logosu, Venezuela'nın başkenti Karakas'ta bir yakıt tankerinin üzerinde, 14 Mayıs 2025 (Reuters)

Uzun süredir devam eden yatırım eksikliği nedeniyle altyapısı ciddi şekilde zarar gören Venezuela’da petrol ihracatı, 20 yıl önce günde 3 milyon varilin üzerindeyken, günümüzde 1 milyon varilin altına geriledi.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, Washington’un elindeki seçeneklerden birinin, Venezuela’nın petrol sahaları için hayati öneme sahip ekipmanlara ve diğer teknolojilere erişimini engelleyen yaptırımların kaldırılması olduğunu söyledi. Burgum, Fox Business Network’e verdiği röportajda, üretimi en üst seviyeye çıkarmak için bu adımların atılabileceğini belirterek, “Bu işlerin bir kısmı çok hızlı şekilde yapılabilir. Ticari açıdan bakıldığında orada gerçekten çok büyük bir fırsat var” ifadelerini kullandı.

Öte yandan ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın, bugün Miami’de düzenlenecek Goldman Sachs konferansında bir konuşma yapması bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan petrol sektörünün Venezuela’daki faaliyetlerini 18 aydan daha kısa bir sürede genişletebileceğini, bunun da muhtemelen mali destek yoluyla gerçekleşebileceğini söyledi. Trump, pazartesi günü NBC News’e yaptığı açıklamada, “Bunu daha da kısa bir sürede yapabileceğimizi düşünüyorum, ancak çok büyük miktarda para gerekecek” dedi. Trump, söz konusu maliyetin petrol şirketleri tarafından karşılanacağını, ardından bu harcamaların ya ABD tarafından telafi edileceğini ya da elde edilecek gelirler yoluyla geri kazanılacağını ifade etti. “Muazzam miktarda para harcanması gerekecek” diyen Trump, bu sürecin özel sektör eliyle yürütüleceğini vurguladı. Trump, salı günü ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilere hitaben yaptığı konuşmada, Venezuela’daki petrol üretiminin artırılmasının Amerikalılar için enerji maliyetlerini düşürebileceğini savundu. Trump, “Çıkarabileceğimiz çok fazla petrol var ve bu da petrol fiyatlarının daha da düşmesine yol açacak” ifadesini kullandı.


Uzmanlar Maduro'nun tutuklanmasının küresel finans piyasaları üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyor?

 Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)
TT

Uzmanlar Maduro'nun tutuklanmasının küresel finans piyasaları üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyor?

 Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)

2026 yılına girilirken, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu tutukladığını açıklamasıyla küresel yatırımcılar yeni ve beklenmedik bir jeopolitik risk dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Siyasi boyutu büyük bir olay olmasına rağmen, piyasalardaki ilk tepki ‘temkinli sakinlik’ şeklinde oldu. Petrol fiyatları belirgin dalgalanmalar gösterirken, güvenli liman olan varlıklara talep artışıyla altın fiyatları yükseldi; hisse senetleri ise teknoloji ve savunma sektörlerinin desteği ve ABD dolarının değer kazanmasıyla ivme kazandı.

Önde gelen finans piyasası analistlerinin bu gelişmelere ilişkin görüşleri şöyle özetlenebilir:

Singapur’daki Mizuho Bank’ın Ekonomi ve Strateji Başkanı Vishnu Varathan, piyasalara jeopolitik risklerin sadece ithalat rakamlarıyla sınırlı olmadığını hatırlatan yeni bir uyarı geldiğini belirtti. Varathan, tarihsel olarak Venezuela’ya uygulanan yaptırımlar ve ülkenin neredeyse tamamen petrol ihracatına bağımlı olmasının, rejim değişikliğinin ticaret ve yatırım kanalları üzerindeki etkisini ‘sınırlı ve çevrelenmiş’ hale getirdiğini, bu durumun piyasalarda geniş çaplı satış baskısının yaşanmamasını açıkladığını vurguladı. Buna karşın Varathan, Latin Amerika bölgesinin istikrarının artık test altında olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Özellikle Başkan Trump’ın uyarılarını Küba, Kolombiya ve Meksika’yı kapsayacak şekilde genişletmesinin ardından, halkın ABD’ye yönelik algısının petrol ve maden kaynaklarından somut faydalar görmediği takdirde olumsuz yönde değişebileceğine dikkat çekti.

Değerli metaller, riskten korunma konusunda hükümetleri geride bırakıyor

Diğer yandan Capital.com’un kıdemli piyasa analisti Kyle Rodda, etkilerin kısa vadede hâlâ sınırlı olduğunu ve esas olarak enerji sektörüyle sınırlı kaldığını belirtti. Rodda, değerli metallerin fiyatlarındaki güçlü tepkilere dikkat çekerek, piyasanın hükümet adımlarını ‘önceden fiyatlamaya’ başladığını ve bunun altın gibi dolar dışı ve nakit dışı alternatiflere olan talebi artırdığını vurguladı. Analist, bunun dışında piyasanın hafta sonu yaşanan gelişmelerden çok, gelecekteki gelişmelerin ne getireceğini merakla beklediğini ifade etti.

Venezuela şu anda dünya sahnesinde etkili bir oyuncu değil

J.P. Morgan Varlık Yönetimi’nde Asya-Pasifik Piyasaları Baş Stratejisti Tai Hui, piyasanın tepkisinin zayıf olmasını, Venezuela’nın üretiminin dünya petrol üretiminin yalnızca yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmasına bağladı. Hui, uzun yıllar süren yatırım eksikliğinin, Karakas’ın üretimi artırıp küresel piyasaya pompalamasını yakın vadede imkânsız kıldığını vurguladı. Ayrıca, Trump’ın Venezuela’yı kısa süreliğine ABD yönetimine devretme açıklamasının, etkileri yalnızca enerji piyasasıyla sınırlı tuttuğunu belirtti ve finansal piyasaların jeopolitik riskleri her zaman doğru şekilde fiyatlayamayabileceğine dikkat çekti.

Piyasa direnci, siyasi beklentileri test ediyor

OCBC Bank’ta Yatırım Stratejisi Genel Müdürü Vasu Menon, Trump’ın Venezuela petrol üretimini artırma taahhüdünün, ‘petrol musluklarının’ tamamen açılabilmesi için uzun süreli bir süreç ve büyük sermaye yatırımları gerektirdiğini belirtti. Menon, siyasi istikrarsızlıklar ve tedarik kesintilerinin fiyatları geçici olarak hafifçe yükseltebileceğini, ancak OPEC’in kararlarının fiyat istikrarına katkı sağlayabileceğini öngördü. Menon, piyasaların 2025’te yaşanan gelişmelerle olgunlaşması sayesinde jeopolitik şoklara karşı ‘daha az hassas’ hale geldiğini vurgulayarak, siyasi sürprizlerin etkisinin geçen yıl olduğu gibi geçici olabileceğini bildirdi.