Askeri ve jeopolitik mesajlar trafiği

Vostok-2022 Tatbikat’ının görüntüleri Rusya Savunma Bakanlığı tarafından 6 Eylül'de servi edildi. (EPA)
Vostok-2022 Tatbikat’ının görüntüleri Rusya Savunma Bakanlığı tarafından 6 Eylül'de servi edildi. (EPA)
TT

Askeri ve jeopolitik mesajlar trafiği

Vostok-2022 Tatbikat’ının görüntüleri Rusya Savunma Bakanlığı tarafından 6 Eylül'de servi edildi. (EPA)
Vostok-2022 Tatbikat’ının görüntüleri Rusya Savunma Bakanlığı tarafından 6 Eylül'de servi edildi. (EPA)

ABD’li siyaset bilimci Joseph Nye, yumuşak güç ile sert gücün kol kola olduklarını söylemişti. ABD’nin eski başkanlarından Theodore Roosevelt de “Yumuşak konuş ama yanında daima kalın bir sopa taşı!” ifadesini kullanmıştı.
Ukrayna savaşı, büyük güçlerin gündemini değiştirdi. Bu aynı zamanda eski dünya düzeninin, yani Pax Americana’nın tabutuna çakılan son çiviydi.
Büyük güçler son dönemde üç askeri ve jeopolitik mesaj gönderdiler.
Bu mesajların ilki, ABD’nin nükleer savaş başlığı taşıyabilen Minutemen-3 kıtalararası füzeyi test etmesiydi. Bu füze modeli Soğuk Savaş boyunca, ABD’nin nükleer caydırıcılığının belkemiğini oluşturdu. Test, birincisi Ukrayna savaşının başlamasıyla, ikincisi ise Nancy Pelosi'nin Tayvan ziyaretinin başlattığı kriz nedeniyle olmak üzere iki kez ertelendi.
Bu testler, silahın üzerinde değişiklik yapılması durumunda, kötü senaryoya hazırlık olarak silahın hazırlık durumunun anlaşılması ya da ABD’nin hem ‘Sarmat’ adlı füzeyi test eden Rusya'ya, hem de birkaç adet hipersonik füze denemesi yapan ve ABD ile eski Sovyetler Birliği gibi herhangi bir nükleer anlaşmaya imza atmayan Çin’e mesajlar göndermekte olduğu gibi bazı taraflara mesaj gönderilmesi de dahil olmak üzere genellikle çeşitli amaçlarla gerçekleştirilir.
İkinci mesaj ise başta Çin ve Hindistan olmak üzere birçok ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen Rusya tarafından düzenlenen Vostok-2022 Tatbikatı’ydı. Tatbikata katılan ülkelerin her birinin kendine göre buna katılma sebepleri var. Hindistan, Çin ile Rusya arasında bir yakınlaşma olup kendisinin dışlanmasından çekiniyor.  Hindistan aynı zamanda ABD'nin Hint-Pasifik bölgesindeki stratejisi için çok önemli olduğunu da biliyor. Zaten Dörtlü Güvenlik Diyalogu İttifakı’nın (QUAD) önemli bir üyesi. Çin’e gelince; onun ‘kazan-kazan’ stratejisi bu alanda da geçerli. Çünkü ABD’nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarıyla ilgili tabusunu yıkmazken iki dev arasında ortaya çıkan ilişkide Rusya'nın ikincil oyuncu olması amacıyla gerekli hiyerarşiyi oluşturmak için Rusya ile birlikte çalışıyor. Vostok-2022 Tatbikatı, coğrafi olarak Çin yakınlarında, Ohotsk Denizi ile Japon Denizi’nde (Doğu Denizi) gerçekleşiyor.
Tatbikata katılan Çin ordusu teçhizatını ve birleşik güçlere (Combined Arms) nasıl komuta edileceğini test ediyor. Bu da böylede patlak verebilecek herhangi bir savaşın Çin ile ABD ve Japonya arasında olacağını düşündürüyor. Çin, yakın çevresindeki nüfuz alanlarını güçlendirmek için Vostok-2022 Tatbikatı’ndan yararlanıyor.
Rusya için en kötü durum senaryosunun gerçekleşmesi halinde, yani Rusya’nın parçalanması durumunda, Çin’in boşluğu doldurmaya en hazır olan ülke olduğuna şüphe yok.
Üçüncü mesaj, Rusya'nın Kuzey Kore'den milyonlarca füze ve top mermisi satın alacağına dair Ukrayna'ya karşı savaşı öncesi ve sonrasına dair ABD tarafından gizli bazı bilgilerin sızdırılmasıydı. Rusya ayrıca Ukrayna'ya karşı savaşta kullanmak üzere İran'dan yaklaşık 300 İHA satın almıştı.

Peki, bu haber ne anlama geliyor?
Bu haber, Rusya'nın aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle ciddi bir mühimmat sıkıntısı çektiği anlamına geliyor. Donbass'taki büyük mühimmat tüketimi (günlük 60 bin mermi), Rusya’nın askeri endüstrisinin açığı dolduramaması ve Putin’in savaşı halen ‘özel askeri operasyon’ olarak nitelendirmesi nedeniyle ülkenin sivil endüstrilerinin savaş için seferber edilememesi bu nedenlerin başında geliyor. Dolayısıyla ABD’nin düşman olarak gördüğü iki ülkeden silah ithal etmek, bu açığı telafi etmenin en kolay yolu. Özellikle Kuzey Kore’nin askeri doktrini, Güney Kore ile bir savaş durumunda, ana mühimmat olarak füze ve topçu silahlarına dayanıyor.
Düşük teknolojili silahlara ve mühimmata sahip olmanın yanı sıra bir de Rusya’nın yüksek teknolojili silah sektörünü vuran Batı yaptırımlarını eklersek Rusya'nın Donbass bölgesinde neden yavaş ilerlediği daha iyi açıklanabilir.  Rus ordusunun gerçek durumunu ve özellikle savaş yeteneklerini güçlendirme çabası, Putin'in Rusya'nın büyük güçler arasına geri dönüşü rüyasını gerçekleştirmeye yönelik yaptığı hazırlık olarak anlaşılabilir. Örneğin Vostok-2022 Tatbikatı'na 300 bin Rus askeri katılırken bu yıl aynı tatbikatta sadece 50 bin asker yer almıştı.
Rusya, her yıl ‘Zapad (ülkenin batısında), Vostok (ülkenin doğusunda), Tsentr (ülkenin merkezinde) ve Kazkaz (ülkenin güneyinde)’ adlı dört büyük tatbikat gerçekleştiriyor. Tüm bu tatbikatlar her yıl kendi özel takvimine göre yapılsa da Vostok-2022 Tatbikatı’nın bu takvime uymak amacıyla gerçekleştirilmediği belirtilmeli. Çin'in katılımıyla gerçekleştirilen VostokTatbikatı esasen başlangıçta Çin'e karşı bir savaş senaryosuna göre düzenleniyordu.

*Bu analiz, Şarku’l Avsat için bir askeri analist tarafından yapıldı



Kuzey Kore liderinin kız kardeşi, ABD tatbikatlarını eleştirdi ve “daha saldırgan” bir karşılık tehdidinde bulundu

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong (AP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong (AP)
TT

Kuzey Kore liderinin kız kardeşi, ABD tatbikatlarını eleştirdi ve “daha saldırgan” bir karşılık tehdidinde bulundu

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong (AP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong (AP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong, ABD’yi tekrarlanan askeri tatbikatlarla bölgesel gerilimi artırmakla suçladı ve Pyongyang’ın “daha saldırgan” bir karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsatın Kuzey Kore’nin resmi Kore Merkezi Haber Ajansı’ndan (KCNA) aktardığına göre Kim Yo-jong, “Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne yönelik düşmanca faaliyetlerin eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığı mevcut durum, karşılıklarımızın da orantılı veya daha saldırgan şekilde eşi benzeri görülmemiş seviyelere çıkarılmasını gerekli kılıyor” ifadelerini kullandı.

ABD ve müttefiklerinin son aylarda Asya-Pasifik bölgesinde gerçekleştirdiği ortak askeri tatbikatları “ABD öncülüğünde savaş eğitimi” olarak nitelendiren Kim, “egemenliğimizi savunma irademizin daha açık adımlarla ortaya konacağını” söyledi. Kim ayrıca nükleer caydırıcılık kapasitesini güçlendirme politikasında “hiçbir değişiklik olmayacağını” belirtti.

Kim Yo-jong, “Düşmanın askeri tatbikatlarının ülkemizin temel çıkarlarına, askeri egemenliğine ve bölgedeki güvenlik ortamına ciddi bir tehdit oluşturduğu tespit edilirse, Kuzey Kore ordusunun bununla başa çıkmak için mevcut bütün imkânlarını kullanacağını” ifade etti.


Hindistan ve Pakistan, denizdeki çarpışmanın ardından karşılıklı suçlamalarda bulundu

Pakistan ve Hindistan bayrakları (yaygın)
Pakistan ve Hindistan bayrakları (yaygın)
TT

Hindistan ve Pakistan, denizdeki çarpışmanın ardından karşılıklı suçlamalarda bulundu

Pakistan ve Hindistan bayrakları (yaygın)
Pakistan ve Hindistan bayrakları (yaygın)

Hindistan ve Pakistan, iki ülkenin donanmalarına ait gemilerin denizde çarpışmasının ardından dün karşılıklı suçlamalarda bulundu. Taraflar ayrıca birbirlerinin maslahatgüzarlarını çağırarak resmî protestolarını iletti.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, olayın salı günü Pakistan donanmasının kendi münhasır ekonomik bölgesinde devriye tatbikatı gerçekleştirdiği sırada meydana geldiğini açıkladı.

Yeni Delhi ise çarpışmanın uluslararası sularda gerçekleştiğini ve ciddi bir hasara yol açmadığını belirtti.

Hintli bir yetkili, olayın salı günü geç saatlerde Umman Denizi’nin kuzeyinde meydana geldiğini söyledi.

Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre  yetkili yaptığı açıklamada, “Pakistan donanmasına ait bir gemi, rutin gözetleme görevi yürüten Hindistan savaş gemisine çok yüksek hızla yaklaştı ve profesyonellikten uzak ve güvensiz manevralar yaptı” dedi.

İslamabad ise buna karşılık, Hint gemisinin Pakistan donanmasına ait gemiye yakın mesafede “düşmanca manevralar” yaptığını ve bunun iki geminin çarpışmasına yol açtığını bildirdi.

İki ülke de karşı tarafın maslahatgüzarını çağırdı.

Hindistan Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Pakistan maslahatgüzarına, “Pakistan deniz unsurlarının kabul edilemez ve profesyonellikten uzak davranışları nedeniyle, Hindistan donanmasına ait bir unsura çarpmasına yol açan eylemlerine karşı sert bir protesto” iletildi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı ise Hindistan temsilcisinden, İslamabad’ın “bu düşmanca Hindistan eylemini şiddetle reddettiği” mesajını iletmesini istedi.

Bakanlık ayrıca uluslararası topluma, Hindistan’ı “düşmanca” yaklaşımından vazgeçmeye ve Güney Asya’da istikrarsızlığa yol açabilecek adımlardan kaçınmaya çağırması yönünde çağrıda bulundu.

Nükleer silahlara sahip iki rakip ülke Hindistan ve Pakistan arasında uzun süredir karşılıklı güvensizlik hâkim. İki ülke, 1947’de bağımsızlıklarını kazanmalarından bu yana, özellikle her iki tarafın da egemenlik iddiasında bulunduğu Müslüman çoğunluklu Keşmir bölgesi nedeniyle birçok kez savaştı.

İki ülke ayrıca uzun ve ağır tahkim edilmiş sınırları boyunca on binlerce asker konuşlandırıyor.

Mayıs 2025’te ise Keşmir’de çoğu Hindu olmak üzere 20’den fazla turistin silahlı kişiler tarafından öldürülmesinin ardından dört gün süren kanlı bir çatışma yaşandı.

Yeni Delhi saldırıdan İslamabad’ı sorumlu tutarken, Pakistan bu suçlamayı reddetti.


Filipinler Eski Devlet Başkanı Duterte, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı

Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, 16 Eylül 2026'da Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) görüntülendi (AFP)
Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, 16 Eylül 2026'da Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) görüntülendi (AFP)
TT

Filipinler Eski Devlet Başkanı Duterte, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı

Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, 16 Eylül 2026'da Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) görüntülendi (AFP)
Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, 16 Eylül 2026'da Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) görüntülendi (AFP)

Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, binlerce kişinin ölümüne yol açan "uyuşturucu savaşı" kapsamında yöneltilen suçlamalar nedeniyle bugün ilk kez şahsen Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) karşısına çıktı.

81 yaşındaki eski devlet başkanı, daha önce Lahey'deki ilk duruşmasına video konferans yoluyla katılmış, ancak o tarihten bu yana sağlık durumunun kötüleştiğini belirten savunma ekibinin gerekçesiyle çok sayıda duruşmaya katılmamıştı.

Duterte, duruşmaya kravat takmadan koyu renk takım elbise ve beyaz gömlekle katıldı. Yüz ifadesi ciddi olan Duterte, duruşmanın başlaması sırasında çenesini ellerinin üzerine dayadı.

Başkan hâkim Joanna Korner, Duterte'nin mahkeme karşısına ilk kez şahsen çıktığına dikkat çekerek, sanığın hâkim heyetinden izin almasına gerek olmadan istediği zaman salondan ayrılabileceğini belirtti.

Duterte, 2013-2018 yılları arasında uyuşturucu kullanıcıları ve satıcılarına yönelik yürüttüğü kampanya sırasında en az 76 kişinin öldürülmesine karışmakla suçlanıyor. Eski devlet başkanı hakkında insanlığa karşı suç işlemekten üç ayrı suçlama bulunuyor.

Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin savunma ekibi, 16 Eylül 2026'da Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen ön duruşma sırasında (AP)
Filipinler Eski Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin savunma ekibi, 16 Eylül 2026'da Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen ön duruşma sırasında (AP)

Duterte, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gibi dünyanın en ağır suçlarını işleyen kişileri yargılayan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanan ilk eski Asya devlet başkanı olma özelliğini taşıyor.

Korner, davanın görülmeye başlanması için 30 Kasım tarihini belirledi. Duruşmanın aylar, hatta yıllar sürmesi bekleniyor.

Bugünkü oturumda davanın mevcut durumu ile usule ve yargılamanın organizasyonuna ilişkin ayrıntılar ele alındı.

Savunma ve iddia makamı, sunulan delillerin kapsamı konusunda da tartıştı. Savcılık, dosyada yaklaşık 15 bin delil bulunduğunu belirtirken, savunma bu sayının 62 binden fazla belgeye ulaştığını öne sürdü.

Duterte'nin avukatı Peter Haynes, "Bu çok büyük bir hacim. Bu imkânsız" diyerek, duruşma başlamadan önce bu kadar çok belgeyi inceleme şanslarının bulunmadığını söyledi.

Haynes, "Davanın mevcut durumu kaotik. Müvekkilim daha genç ve sağlığı daha iyi olsaydı, sizden duruşmayı altı ay ertelemenizi isterdim. Ama öyle değil" ifadelerini kullandı.

Hâkim Korner, savcılığın çok sayıda belge sunmasını eleştirerek taraflardan dava dosyasının kapsamını daraltmak için birlikte çalışmalarını istedi.

Duterte'nin Mart 2025'te tutuklanmasından bu yana mahkemede yaptığı tek görünüm, ilk duruşmaya video konferans yoluyla katılması olmuştu. O oturumda Duterte'nin kafasının karışık ve yorgun göründüğü, sesinin ise güçlükle duyulduğu belirtilmişti.

Savunma ekibi, Duterte'nin yargılamayı takip edebilecek zihinsel yeterliliğe sahip olmadığını ve sağlık durumunun giderek kötüleştiğini savunuyor.

Uyuşturucuyla mücadele savaşı mağdurlarının yakınları, eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasının canlı yayınını izlerken slogan attı; Filipinler'in Quezon kentinde, 16 Eylül 2026 (Reuters).
Uyuşturucuyla mücadele savaşı mağdurlarının yakınları, eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasının canlı yayınını izlerken slogan attı; Filipinler'in Quezon kentinde, 16 Eylül 2026 (Reuters).

Mağdur yakınları gelişmeyi memnuniyetle karşıladı

Duterte'nin uyuşturucuyla mücadele kampanyasında hayatını kaybeden bazı kişilerin yakınları, eski devlet başkanının mahkeme karşısına şahsen çıkmasını memnuniyetle karşıladı.

Duterte'nin devlet başkanı olduğu dönemde Ağustos 2017'de polis tarafından öldürülen Kian delos Santos'un 48 yaşındaki amcası Randy delos Santos, "Elbette artık şahsen katılabildiği için çok mutluyuz" dedi.

Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre Delos Santos yaptığı açıklamada, Duterte'yi fiziksel olarak iyi durumda görmelerinin, mağdurların uzun süredir beklediği adaleti sağlayacak sürecin başlangıcı olabileceğini düşündürdüğünü belirterek, sağlığının duruşmaların hızlanmasına yardımcı olmasını umduklarını söyledi.

Duterte'nin avukatları salı günü yayımlanan bir dilekçede, müvekkilinin "yeni bilgileri muhafaza etmesini ve anıları güvenilir şekilde hatırlamasını engelleyen ciddi bir hafıza bozukluğu" yaşadığını belirtti.

Hâkimler Duterte'nin yargılanmaya zihinsel açıdan uygun olup olmadığını değerlendiriyor. Mahkeme, üç uzmana Duterte hakkında tıbbi değerlendirme yapmaları talimatını verdi.

Değerlendirme raporu kamuoyuna açıklanmadı. Ancak Duterte'nin savunma ekibi rapordaki tıbbi bulgulara atıfta bulundu. Savunmaya göre testler, Duterte'nin 2007 veya 2008 yılında yaşadığını düşündüğünü, kendisini 84 veya 85 yaşında sandığını ve mevcut ABD başkanının adını hatırlayamadığını ortaya koydu.

Şubat ayında yapılan duruşmalarda savcılık, Duterte'yi önce Davao belediye başkanı olduğu dönemde, ardından devlet başkanlığı sırasında uyuşturucu satıcısı veya kullanıcısı olduğundan şüphelenilen binlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu olmakla suçladı.

Savcı Julian Nicholls, savunmasının sonunda Duterte'nin "on yıllar boyunca kendi halkını, Filipinler'in çocuklarını öldürdüğünü ve bütün bunları ülkesi için yaptığını iddia ettiğini" söyledi.

Duterte'nin devlet başkanı olmadan önce belediye başkanlığını yaptığı Davao'ya atıfta bulunan Nicholls, "Kendisinin kurduğu bir suikast timini Davao'da yönetiyordu" iddiasında bulundu.

Duterte'nin uyuşturucuyla mücadele kampanyası sırasında hayatını kaybedenlerin gerçek sayısının binlerle ifade edildiği tahmin ediliyor. Mağdur avukatları, kapsamlı bir yargılamanın daha fazla ailenin başvuruda bulunmasını teşvik edebileceğini belirtiyor.

Duterte'nin avukatı Nicholas Kaufman, şubat ayında mahkemeye yaptığı açıklamada müvekkilinin suçsuzluğu konusunda "tamamen kararlı" olduğunu söylemişti.

Kaufman, UCM hâkimlerine sunduğu savunmada Duterte hakkındaki delillerin "kesinlikle yetersiz" olduğunu ve suçlamaların "açıkça yersiz ve siyasi saiklerle yöneltilmiş" bulunduğunu savunmuştu.

Duterte, sert suçla mücadele politikası nedeniyle çok sayıda kişinin desteğini aldığı Filipinler'de hâlâ geniş bir tabana sahip.