İsrail güçleri Batı Şeria'da 16 Filistinliyi yaraladı

AA
AA
TT

İsrail güçleri Batı Şeria'da 16 Filistinliyi yaraladı

AA
AA

İşgal altındaki Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde İsrail güçlerinin gösterilere müdahalesi sırasında 16 Filistinlin yaralandığı belirtildi.
Filistinli aktivist Muhammed İyad Avd, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı Şeria'nın güneyinde yer alan El Halil kentinin kuzeyindeki Beyt Emir beldesinde İsrail güçleri ile Filistinliler arasında olaylar yaşandığını aktardı.
Avd, olaylarda 3 Filistinlinin gerçek mermiyle, 3'ünün plastik mermiyle yaralandığını; onlarca kişinin müdahaleler sırasında kullanılan gazdan etkilendiğini söyledi.
Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Nablus'taki Filistin Kızılayı acil servis yetkilisi Ahmed Cibril ise Beyt Decen ile kuzey ve güney beldelerde İsrail güçleri ile Filistinliler arasında olaylar çıktığını belirtti.
Cibril, yaşanan olaylarda, atılan gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu 1 Filistinlinin yaralandığını; 19 kişinin de gazdan etkilendiğini aktardı.
Filistin Kızılayı ekibinin yaralılara olay yerinde müdahale ettiğini ifade eden Cibril ayrıca Filistin Kızılayı'na ait araca da plastik merminin isabet ettiğini kaydetti.

İsrail güçlerinin müdahalesinde 1'i çocuk 9 kişi yaralandı
Öte yandan Filistin Esirler Cemiyetinin açıklamasına göre, Kalkilya kentinin Kefr Kadum beldesinde, Yahudi yerleşim birimlerine tepki göstermek ve İsrail hapishanesinde sağlık durumu kötüye giden kanser hastası Filistinli tutuklu Nasur Ebu Hamid'e destek için Fetih Hareketinin çağrısıyla haftalık gösteri düzenlendi.
Gösteri Komitesinin yaptığı yazılı açıklamada ise, İsrail güçlerinin gösteriye müdahalesi sırasındaki 9 Filistinlinin plastik mermiyle yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
Fetih Hareketi basın sözcüsü Murad İşteyvi'nin beyanına yer verilen açıklamada, yaralananlardan birinin 8 yaşında olduğu; onlarca kişinin de gazdan etkilendiği kaydedildi.

Filistin yönetiminden yaşananlara tepki
Filistin Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Yahudi yerleşim birimlerini reddettikleri için barış yanlısı gösteriler düzenleyen Filistinlilere uygulanan acımasız baskının kınandığı" belirtildi.
Baskı operasyonlarının İsrail'in resmi politikası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu politikayla sadece Filistinlilerin erişimini engelleyerek topraklarıyla arasındaki ilişkiyi kesmeyi değil, yerleşim birimlerine ve yerleşimcilere teslim olmaya zorlamak için Filistin halkının iradesinin ve direnişinin kırılmasının hedeflendiği vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında, "işgal devletinin saldırılarını durdurmak için acilen uluslararası topluma ve ABD'ye müdahale" çağrısında bulunuldu.

Yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri
İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'da işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.
Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Filistinliler, yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin inşasını protesto etmek için her hafta cuma günü gösteriler düzenliyor.
İsrail güçleri, Filistinli protestoculara, göz yaşartıcı gazın yanı sıra gerçek ve plastik mermilerle müdahale ediyor.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.