Reuters’a konuşan dokuz kaynak, Sudan’daki paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanlarından birinin, El Faşir’de silahsız sivilleri infaz ettiği görüntülerin dünya çapında infiale yol açmasının ardından geçen yılın sonlarında gözaltına alındığını, ancak daha sonra serbest bırakılarak yeniden çatışmalara katıldığını söyledi.
Sudan istihbaratından bir yetkili ile HDK komutanlarından biri, “Ebu Lulu” lakabıyla bilinen HDK Tuğgenerali el Fatih Abdullah İdris’i mart ayında Kurdufan’daki çatışma sahasında bizzat gördüklerini belirtti. Çad ordusundan bir subay da Reuters’a, HDK yetkililerinin Kurdufan’daki şiddetli çatışmalarda savaşan birliklerin moralini yükseltmek amacıyla “Ebu Lulu”nun cepheye dönmesini talep ettiklerini söyledi.
Reuters, toplamda “Ebu Lulu”nun serbest bırakıldığını bildiklerini söyleyen 13 kaynakla görüştü. Bunlar arasında üç HDK komutanı, bir HDK subayı, “Ebu Lulu”nun bir akrabası, HDK yönetimiyle bağlantılı bir Çad ordusu subayı ile HDK liderliği veya saha operasyonlarına ilişkin istihbarat bilgilerine erişimi bulunan 7 başka kaynak da bulunuyor.
HDK öncülüğündeki koalisyon hükümetinin sözcüsü Ahmed Takad Lisan ise dün Reuters’ın sorularına verdiği yazılı yanıtta, “Ebu Lulu”nun serbest bırakıldığı iddialarını yalanladı. Açıklamada, el Faşir saldırısı sırasında ihlallerde bulunmakla suçlanan “Ebu Lulu” ve diğer kişilerin özel bir mahkemede yargılanacağı belirtildi.
Açıklamada, “Ebu Lulu’nun serbest bırakıldığı yönündeki iddialar asılsız, kötü niyetli ve gerçek dışıdır. Ebu Lulu ve el Faşir’in ele geçirilmesi sırasında ihlallerle suçlanan diğer kişiler, gözaltına alındıkları günden beri cezaevindedir ve hiçbir zaman serbest bırakılmamıştır” denildi.
Reuters, “Ebu Lulu”ya doğrudan iletişime geçemedi.
"El Faşir Kasabı" olarak bilinen ve "Ebu Lulu"nun internette dolaşımdaki fotoğrafı.
Savaş suçları nedeniyle yaptırım
HDK, “Ebu Lulu”yu Ekim 2025’in sonlarında, Kuzey Darfur eyaletindeki büyük şehirlerden el Faşir’i kanlı bir operasyonla ele geçirmesinden birkaç gün sonra gözaltına aldı. Sosyal medyada yayılan görüntülerde, “Ebu Lulu”nun saldırı sırasında silahsız sivilleri infaz ettiği görülüyordu. Bu görüntülerin ardından “El Faşir Kasabı” lakabıyla anılmaya başlayan komutana, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 24 Şubat’ta insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım uyguladı.
Sudan ordusu ile HDK arasında üç yılı aşkın süredir devam eden iç savaş, ülkenin yönetimi ve ekonomik kaynaklarının kontrolü için yürütülen kanlı bir iktidar mücadelesi olarak görülüyor. Yardım kuruluşları çatışmaları “dünyanın en büyük insani krizi” olarak tanımlıyor.
Birleşmiş Milletler’in bu yıl yayımladığı bağımsız soruşturmada, el Faşir’deki toplu katliamların soykırım belirtileri taşıdığı sonucuna varıldı. Ayrı bir BM soruşturması ise 25-27 Ekim tarihleri arasında HDK savaşçıları tarafından 6 binden fazla kişinin öldürüldüğünü ortaya koydu.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ajans tarafından doğrulanan dört videoda, “Ebu Lulu”nun 27 Ekim’de el Faşir’de en az 15 silahsız esiri vurduğu görülüyor. Kurbanların tamamının sivil kıyafetli olduğu belirtildi. Uluslararası hukuka göre, silahsız ve tehdit oluşturmayan kişilerin öldürülmesi savaş suçu sayılıyor.
Uluslararası tepkinin ardından HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalu (Hamideti), el Faşir’de savaşçılarının ihlaller gerçekleştirdiğini kabul etti ve soruşturma komisyonu kurulacağını açıkladı. HDK, 30 Ekim’de yayımladığı videoda “Ebu Lulu”nun el Faşir’in güneybatısındaki Şalla Cezaevi’ne götürüldüğünü belirtti. Görüntülerde elleri kelepçeli şekilde cezaevine götürülen komutan için bir HDK sözcüsü, “adil bir yargılama yapılacağını” söylemişti.
Kasım ayında el Cezire televizyonu, sosyal medyada yayılan görüntülere dayanarak “Ebu Lulu”nun serbest bırakıldığını öne sürdü. Ancak HDK’nin oluşturduğu soruşturma komisyonunun başkanı 2 Aralık’ta Reuters’a yaptığı açıklamada, “Ebu Lulu”nun hâlâ gözaltında olduğunu ve soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
Reuters’a konuşan dört kaynak, “Ebu Lulu”nun aralık ayında serbest bırakıldığını belirtti, ancak kesin tarih doğrulanamadı.
Yakınlarından biri, “Ebu Lulu”nun yeniden Kurdufan’daki göreve dönmeden önce kasım ayında altı üst düzey subayın yer aldığı disiplin kurulunun karşısına çıktığını söyledi. Kurulun, HDK’nin imajına zarar veren infaz videolarını değerlendirdiği belirtildi. Reuters bu toplantının yapıldığını veya sonucunu doğrulayamadı.
“Ebu Lulu”, HDK lideri Hamideti ile aynı kabileye mensup. Reuters’a konuşan üç kaynak, Hamideti’nin kardeşi ve HDK Komutan Yardımcısı Abdurrahim Dagalu’nun bizzat serbest bırakılması talimatını verdiğini söyledi.
Bir HDK subayı da disiplin kurulunun resmî olarak serbest bırakma kararı vermediğini, ancak komutan yardımcısının telsiz mesajıyla tahliye emri verdiğini ifade etti.
Komuta sorumluluğu
“Ebu Lulu”ya ait görüntüler, Reuters ile Centre for Information Resilience bünyesindeki Sudan Witness projesinin incelediği yaklaşık 300 videodan biri oldu.
Reuters’ın tespitine göre “Ebu Lulu”, videolarda silahsız sivillere ateş ederken kimliği belirlenebilen tek komutandı. Ancak soruşturma, üç üst düzey HDK komutanının da toplu infazların yaşandığı bölgede bulunduğunu ortaya koydu.
Reuters tarafından doğrulanan videolardan birinde, Kuzey Darfur’daki en üst düzey HDK komutanı Cedo Hamdan Ebu Neşuk’un, 27 Ekim sabahı “Ebu Lulu” ile birlikte yürüdüğü görüldü.
Videoların coğrafi konumunu inceleyen Reuters, Ebu Neşuk’un, “Ebu Lulu”nun silahsız erkekleri infaz ettiği diğer iki videonun çekildiği noktaya yaklaşık 40 metre mesafede bulunduğunu tespit etti. Gölge analizine göre görüntülerin iki saatlik aynı zaman diliminde kaydedildiği sonucuna varıldı.
ABD merkezli savaş suçlarını belgeleyen The Reckoning Project adlı kuruluşun Sudan direktörü ve insan hakları avukatı Jehan Henry, uluslararası hukuka göre komutanların, çatışma sırasında birliklerinin işlediği suçlardan cezai sorumluluk taşıyabileceğini söyledi.
HDK ise el Faşir saldırısı sırasında bölgede bulunan komutanların eylemlerine ilişkin sorulara yanıt vermedi. Hamideti, 29 Ekim’de yaptığı açıklamada, suç işleyen asker veya subayların gözaltına alınacağını ve soruşturma sonuçlarının açıklanacağını söyledi.
HDK sözcüsü Takad Lisan, ihlallerle suçlanan kişilerin yargılanmasının “devlet kurumlarının inşa sürecinde olunması ve zor koşullar” nedeniyle geciktiğini belirtti.
Lisan, “Adaletin sağlanmasına ve ihlalde bulunan herkesin hesap vermesine bağlıyız. Bunun dışındaki tüm iddialar kasıtlı dezenformasyondur” ifadesini kullandı.
Sessizlik talimatı
Reuters’a konuşan bir HDK komutanı, örgüt liderliğinin diğer subaylara “Ebu Lulu”nun yeniden cepheye dönmesi konusunda sessiz kalmaları talimatı verdiğini söyledi.
Başka bir HDK komutanı ile “Ebu Lulu”nun bir yakını ise serbest bırakılmasının, savaş alanında görüntülenmemesi ve görüntü çekmemesi şartına bağlı olduğunu ifade etti. Reuters, tahliyesinden sonra operasyonlara katıldığına dair herhangi bir görüntü bulamadı.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir HDK komutanı, “Yaklaşık üç-dört aydır özgür ve birlikleriyle birlikte cephede bulunuyor” dedi.
Yakınına göre HDK, sahadaki zorluklar nedeniyle “Ebu Lulu”nun hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. El Faşir’de kontrolü sağlamasının ardından HDK, saldırılarını kendi kontrol bölgeleri ile ordu kontrolündeki alanlar arasında bulunan Kurdufan’a kaydırdı ve burada yoğun çatışmalar yaşandı.
Akrabası, “Savaşçılar arasında çok popüler ve bu moralleri yükseltiyor” ifadelerini kullandı.
Reuters ve Sudan Witness tarafından doğrulanan bazı videolarda, diğer HDK savaşçılarının “Ebu Lulu”yu ve gerçekleştirdiği infazları övdüğü görüldü. 1 Kasım 2025’te HDK savaşçısı Salah Abidin Muhammed Azzali tarafından kaydedilip internette yayımlanan bir videoda Azzali, birçok savaşçının “Ebu Lulu”nun yerini almaya hazır olduğunu söyledi.
Kamera karşısında konuşan Azzali, “Eğer Ebu Lulu kaybolursa, tutuklanırsa ya da yargılanırsa, hepimiz bin Ebu Lulu’yuz. Ben de bir Ebu Lulu’yum” dedi.