Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı, Katif’te Suudi yazarlar için konferans düzenliyor

Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bendr bin Abdullah Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bendr bin Abdullah Ferhan (SPA)
TT

Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı, Katif’te Suudi yazarlar için konferans düzenliyor

Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bendr bin Abdullah Ferhan (SPA)
Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bendr bin Abdullah Ferhan (SPA)

Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı, Tarot Edebiyat Festivali adı altında ülkenin doğusundaki Katif'te Suudi yazarların katılacağı bir edebiyat konferansı düzenlemeyi planlıyor.
Şura Konseyi eski üyesi Muhammed Rıza Nasrallah, Kültür Bakanlığı'nın Tarot Edebiyat Festivali adı altında Katif'te yıllık bir edebiyat konferansı düzenleyeceğini duyurdu.
Nasrallah, Suudi Arabistan Kültür Bakanı Prens Bendr bin Abdullah Ferhan liderliğinde Kültür Bakanlığı'nın, her yıl Ocak ayında yapılması beklenen bu konferans için yaptığını söyledi.
Kültür Bakanlığı, geçtiğimiz yıl Abha'da yıllık konferansı gerçekleştirirken, çok sayıda yazar, aydın ve ilgili kişiyi konferansa davet etti.



Faysal bin Ferhan ile Grossi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesini görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’yi kabul ederken. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’yi kabul ederken. (SPA)
TT

Faysal bin Ferhan ile Grossi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesini görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’yi kabul ederken. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’yi kabul ederken. (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan bin Abdullah ile Rafael Grossi, Suudi Arabistan ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı arasındaki iş birliği ilişkilerini, özellikle nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ile nükleer emniyet ve güvenliğin sağlanmasına ilişkin konuları ele aldı.

Görüşme, Çarşamba günü Riyad’da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı merkezinde gerçekleşti. Bakan Faysal bin Ferhan’ın Rafael Grossi’yi kabulü sırasında taraflar, ortak ilgi alanına giren çeşitli bölgesel ve uluslararası meseleleri de değerlendirdi.

Görüşmede Suudi tarafını, Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Uluslararası İşler Müsteşar Yardımcısı ve Ekonomi ile Kalkınma İşlerinden Sorumlu Genel Denetçi Dr. Abdurrahman er-Rasi, Bakanlık Silahsızlanma Dairesi Direktörü Prens Suud bin Bedr bin Suud bin Abdülaziz ve Bakanlık Tam Yetkili Büyükelçisi Dr. Menal Rıdvan temsil etti.


Suudi Arabistan'daki camiler: Devleti, vakıfları ve toplumu birbirine bağlayan dev dini ağ

Fotoğraf: Riyad'daki el-Rachi Camii'nin cephesi
Fotoğraf: Riyad'daki el-Rachi Camii'nin cephesi
TT

Suudi Arabistan'daki camiler: Devleti, vakıfları ve toplumu birbirine bağlayan dev dini ağ

Fotoğraf: Riyad'daki el-Rachi Camii'nin cephesi
Fotoğraf: Riyad'daki el-Rachi Camii'nin cephesi

Suudi Arabistan'daki camiler, İslam dünyasının en büyük dini ağlarından birini temsil etmektedir. Bu, devleti, bağışçıları, vakıfları, hayır kurumlarını ve on binlerce imamı, müezzini, vaizi ve personeli içeren geniş bir sistemdir.

Bu karmaşık görevin yönetimi, daha önce iç içe geçen yetki alanları ve bireysel faaliyetlerin hakimiyeti nedeniyle sorun teşkil eden sistemi yeniden düzenleyen ve sadeleştiren İslami İşler Bakanlığı'nın sorumluluğundadır. Söz konusu reformlar çok sorunsuz bir şekilde uygulanmış, ibadet yerlerinin daha disiplinli ve organize bir şekilde yönetilmesini ve topluma sundukları hizmetlerin genişlemesini sağlamıştır.

Son yıllarda, Suudi Arabistan’daki camiler ılımlılık ve orta yol için bir platform olarak programlandı. Uluslararası İslami kuruluşlar, Suudi Arabistan deneyimini ve İslami İşler Bakanlığı'nın camilere gösterdiği özeni, İslam mesajını yayma, ılımlılık ve hoşgörü değerlerini aşılamadaki rolünü övmektedir. Bakanlık bunun için insanlarda İslami değerleri geliştirmeye, aşırıcılık ve fanatizme karşı uyarmaya, hoşgörü ve birlikte yaşamı teşvik etmeye odaklanan eğitim ve bilgilendirme programları düzenliyor.

Son resmi rakamlar, Suudi Arabistan'daki cami, mescit ve bayram namazı alanlarının sayısının 2018 yılının sonu itibariyle yaklaşık 98 bin 356'ya ulaştığını gösteriyor. Bu sayı, cuma namazlarının kılındığı 15 bin 134 cami, 3 bin 843 bayram namazı alanı ve beş vakit namazın kılındığı yaklaşık 79 bin mescidi kapsamaktadır.

Suudi Arabistan’daki camiler, büyük şehirlerden köyler, kırsal yerleşimler ve otoyollar boyunca tüm bölgelere dağılıyor. Yukarıda verilen detaylı veriler, Asir’in ardından Riyad ve Mekke gibi bölgelerin en yüksek yoğunluğa sahip olduğunu gösteriyor

 Son yıllarda devam eden inşaat, kentsel genişleme ve hayır projeleriyle birlikte, camilerin mevcut sayının 100 bin ila 102 bine yaklaştığını varsaymak makul görünüyor. Bu, resmi bir rakam değil, analitik bir tahmin; zira 2018 yılı resmi istatistiklerine göre toplam cami sayısı yaklaşık 98 bine ulaşmıştır.

Cami haritası: Çoğu Asir'de

Suudi Arabistan’daki camiler, büyük şehirlerden köyler, kırsal yerleşimler ve otoyollar boyunca tüm bölgelere dağılıyor. Yukarıda verilen detaylı veriler, Asir'in ardından Riyad ve Mekke'nin en yüksek sayıda cami, mescit ve namazgahlara sahip olduğunu gösteriyor.

dfvbf
Hail şehrindeki el-Rachi Cami (SPA)

Bu yoğun dağılım, başta nüfus artışı, kentleşme, toplumun dindar yapısı, vakıf ve bağış kültürü ve İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı'nın oynadığı önemli düzenleyici rol olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor.

Suudi Arabistanlı görevlilerin sayısı

Camilerde görev yapan Suudi Arabistanlıların sayısına ilişkin olarak, mevcut resmi veriler, imam, vaiz ve müezzinleri kapsayan 84 bin 455 doğrudan kadro da dahil olmak üzere, cami ve mescitlerde yaklaşık 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor. Bu kadroların son yıllarda yerlileştirme politikalarına tabi tutulduğu ve kendisine Suudi Arabistan vatandaşlarının atandığı göz önüne alındığında, bu görevleri üstlenenlerin büyük çoğunluğunun Suudi Arabistanlı olduğu söylenebilir. Yine de herhangi bir yılda Krallık genelinde camilerle ilgili kadrolarda fiilen görev alan Suudi Arabistan vatandaşlarının sayısını kesin olarak belirleyen yakın tarihli yayınlanmış istatistikler bulunmuyor. Bu nedenle, mevcut en yakın rakam 60 bini aşan bir imam, vaiz ve müezzinin bulunduğu ve camilerle ilgili hizmet ve idari pozisyonlar da dahil edildiğinde bu sayının daha da yükseldiği yönündedir.

En büyük vakıf kurumları

Süleyman bin Abdulaziz el-Rachi Hayır Vakfı, Muhammed ve Abdullah İbrahim el-Suba’i Hayır Vakfı (Gros), Şeyh Abdulaziz İbn Baz Hayır Vakfı ve Prenses el-Anud Hayır Vakfı gibi büyük vakıf ve hayır kurumları da camilerin inşasına ve geliştirilmesine destek vermektedir. Buna ilave olarak, Krallığın çeşitli bölgelerinde cami inşaatı, restorasyonu ve donatım projelerini finanse eden bir dizi aile vakfı, vakıf fonu ve uzman dernekler de bulunuyor.

Geniş ibadethane ağı nedeniyle cami görevlileri sistemi de büyük. İslami İşler Bakanlığı'nın 2019-2020 İstatistik Yıllığı, cami ve mescitlerde 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor

Bu rakamlar bayram namazı alanlarını da içerirken, bazıları camiler ve mescitler ile sınırlı kalmış, bazıları da yenilenmiş veya bir aşamadan diğerine geçiş yapmış camileri de içeriyor olabilir.

Camileri kim inşa ediyor?

Suudi Arabistan örneğinde dikkat çekici özellik, cami inşaatı ve bakımında birincil rolün devlete, özellikle de İslami İşler Bakanlığına ait olması ve bireysel katkıların da bulunmasıdır. Bağışçılar, hayırseverler, aile vakıfları ve yardım kuruluşları, camilerin inşasında, yenilenmesinde ve donatılmasında destekleyici bir rol oynuyor.

İslami İşler Bakanlığı, son beş yılda hayır amaçlı projelerin toplamının yaklaşık 5,844 milyar riyal olduğunu ve bunun inşaat, tadilat, döşeme ve klima gibi alanları kapsadığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, yaklaşık 8,696 milyar riyal maliyetle 3 bin 502 cami ve mescit inşa edildiğini belirtti.

İnşaatın yanı sıra, hükümet düzenleyici, işletmeci ve denetleyici bir rol de üstleniyor. Ruhsatlandırma, cami teslimi, imam ve müezzin atamalarını da denetleyip, bakım, temizlik ve işletme çalışmalarının büyük bir bölümünü yönetiyor.

Bağışlarla inşa edilen camiler

Bağışların açık ve önemli rolüne rağmen, Krallık'taki tüm mevcut camileri bağışlarla inşa edilenler ve devletin doğrudan finansmanı ile inşa edilenler olarak sınıflandıran istatistikler bulunmuyor.

İslami İşler Bakanlığı'nın son yıllarda sistemin bütünlüğünü sağlamak için cami inşaatını düzenlemeye çalıştığı ve son yıllarda binlerce caminin bağışlarla inşa edildiği kesin.

Bakanlık dışından yapılan bağışlar, mescitlere yapılacak yeni eklemeler için başka bir kanal oluşturmaya devam ediyor ve hepsi Bakanlığın denetimi altında değil.

İmamlar ve müezzinler: Yüz bin

Geniş ibadethane ağı nedeniyle cami görevlileri sistemi de büyük. İslami İşler Bakanlığı'nın 1441/1442 Hicri (2019-2020) İstatistik Yıllığı, cami ve mescitlerde 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor.

Son yıllarda Suudi Arabistan, yol kenarında inşa edilen camilere hizmet de dahil olmak üzere camilerin inşası, bakımı konusunda uzman kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda önemli bir genişlemeye sahne oldu

Bunların en önemlileri, imamlar, vaizler ve müezzinleri kapsayan 84 bin 455 doğrudan dini pozisyondur. Personelin dağılımı şu şekildedir: Yaklaşık 35 bin 031 mescit imamı, 28 bin 104 mescit müezzini, büyük camilerde 12 bin 875 imam ve vaiz ile 8 bin 445 müezzin, ayrıca hizmet alanında görev yapan 9 binden fazla görevli.

Son yıllarda Bakanlık, çeşitli kanallar aracılığıyla işe alım çabalarını genişletti. 2023 yılında Bakanlık, 25 bin 714 sözleşmeli imam ve müezzin ile 24 bin 180 kadrolu imam ve müezzin atandığını duyurdu. Daha sonra, cami personeli için maaşlı sistemle 31 bin yeni pozisyonun açıldığını duyurdu.

İmamlar ve müezzinler ne kadar maaş alıyor?

Suudi Arabistan'da imam ve müezzinlerin maaşları, sözleşmeli, teşvikli, özel pozisyon veya Harameyn-i Şerif’te görevlendirme gibi istihdam türüne bağlı olarak değişiyor.

Sözleşmeli imam ve müezzin pozisyonları için yapılan resmi bir ilanda, lisans derecesine sahip olanlar için aylık 6 bin riyal, lise diplomasına sahip olanlar için ise 4 bin 500 riyal maaş belirlendi.

Maaş sistemi ise cami türüne ve kategoriye göre değişiklik gösteriyor.

A Kategorisi’nde bir camide görevli imam yaklaşık 4 bin 570 riyal, B Kategorisi’nde bir camide görevli imam 3 bin 675 riyal ve A Kategorisi’nde bir mescit imamı 2 bin 980 riyal almaktadır. Bu maaşlar daha sonra diğer bazı kategoriler için 2 bin 385 ve bin 890 riyale kadar düşüyor. Cami müezzini yaklaşık bin 790 riyal, daha küçük olan mescit müezzini ise yaklaşık bin 395 riyal maaş almaktadır.

Bu rakamlar, konum ve hizmet süresine bağlı olarak değiştiği için kesin olmayabilir.

Harameyn-i Şerifeyn’e gelince, özel bir statüye sahip ve diğer camiler için geçerli olan maaş skalası onun için geçerli değil.

Devlet imam ve müezzinlerin maaşlarına ne kadar harcıyor?

Yaklaşık 84 bin 500 imam, vaiz ve müezzinin oluşturduğu istihdam tabanını ve yaygın olarak kullanılan maaş aralıklarını dikkate alırsak, sadece bu kategoriye yapılan tahmini yıllık harcama yaklaşık 3 milyar riyale ulaşabilir.

Camiler için uzman dernekler

Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanı Şeyh Abdullatif bin Abdulaziz Al Şeyh'in Independent Arabia’ya ruhsatsız veya özel devlet denetimi altında olmayan derneklere doğrudan bağış yapılmasından duyduğu memnuniyetsizlikle ilgili yaptığı açıklamalar, hararetli bir tartışma başlattı. Bakan Şeyh, devlet denetimi olmadan para toplamaya çalışan lisanssız derneklere güvenilmemesi konusunda uyardı.

Camilerin inşasını üstlenen derneklerin varlığına ilişkin bir soruya cevap olarak Bakan, Bakanlığın bu konuda derneklere güvenmediğini, camilerin doğrudan güvenilir hayırseverlere teslim edildiğini belirtti. Bakan, Mekke'de veya başka bir yerde, Bakanlıktan açık ve resmi onay almadan cami inşa etmek için bağış talep eden herhangi bir kuruluşun bağışçılar tarafından güvenilir olarak kabul edilmemesi gerektiğini de vurguladı.

efrbfrb
 Mekke'deki el-Tan'im Cami (SPA)

Son yıllarda Suudi Arabistan, yol kenarında inşa edilen camilere hizmet de dahil olmak üzere camilerin inşası, bakımı konusunda uzman kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda önemli bir genişlemeye sahne oldu.

Bu alanda uzman en az 20 ruhsatlı dernek de dahil olmak üzere, bu türden onlarca kuruluş olduğu söylenebilir. Kâr amacı gütmeyen sektörün resmi sicili sürekli olarak gelişiyor ve bazı genel derneklerin, isimlerinde açıkça bu alanda uzmanlaşmış oldukları belirtilmese bile, camiler için programları bulunuyor. Bu durum, son zamanlarda tartışmalara neden oldu, çünkü bu derneklerin bazıları İslami İşler Bakanlığı'na bağlı veya onun denetimi altında değil.

2025 yılında Suudi Arabistan, 6 bin 478 cami ve ibadethanenin bakım, temizlik ve işletmesi için toplam değeri yaklaşık 408,2 milyon riyal olan bir dizi sözleşme imzaladı. Bu rakam bütün cami harcamalarını temsil etmiyor, ancak işletme maliyetlerinin büyüklüğü hakkında net bir gösterge sunuyor

Camilere hizmet alanında çalışan en önde gelen dernek ve kuruluşlar arasında şunlar yer alıyor: Riyad'daki “Cami Bakım ve Hizmetleri Derneği” (Maazen); “Yol Kenarındaki Camilerin Bakımı Derneği”; Cidde şehrindeki “Cami Bakım Derneği”; Mekke'deki “Cami İnşaatı ve Bakım Derneği” (Ta'zim); Doğu bölgesindeki “Ya'mar Cami Bakım Derneği”; “Maharib Derneği”; Cübeyl, er-Ras, Uneyze, Kasım, Tebük, el-Cevf ve diğer bölgelerdeki yerel dernekler.

Bu dernekler sadece inşaat işleriyle uğraşmıyorlar. Çalışmaları ayrıca restorasyon, döşeme, klima, temizlik, tuvaletlerin donatılması ve uzun yollar üzerinde bulunan, yoğun kullanım nedeniyle sürekli bakıma en çok ihtiyaç duyan camilere hizmet vermeyi de kapsıyor.

Bağışçı, camiyi inşa ettikten sonra bakımını üstlenmekle yükümlü mü?

Bağışçı camiyi inşa edip Bakanlığa teslim ederse ve belirlenmiş prosedürlere göre cami kabul edilirse, otomatik olarak bakımını yapmakla yükümlülükten kurtuluyor.

Bunun önemli istisnaları da var. Bir bağışçı, özellikle bir cami için vakıf kurarsa, vakfın gelirleri, bağışçının şartlarına göre bakım veya işletme için tahsis edilir. Bağışçı, Bakanlıkla bakımı da içeren özel bir taahhüt veya anlaşma imzalarsa, anlaşmanın şartlarına bağlı kalmakla yükümlüdür. Ancak, nihai teslimattan önce, bağışçı sadece inşaat şartlarını tamamlamaktan ve gerekli teknik onayları almaktan sorumludur.

Bu durum, bazı camilerin bağımsız vakıflara veya daimî bağışçılara sahipken, diğerlerinin Bakanlığın sistemine, işletme ve bakım sözleşmelerine tabi olmasının nedenini sorgulayan tartışmalara kapıyı araladı.

Bakım ve işletme: Zorlu maliyet

Bir cami inşa etmek sadece başlangıçtır; günlük işletmeyse sürekli maliyet demektir. Bir cami elektrik, su, klima, temizlik, döşeme, düzenli bakım ve acil onarımlar gerektirir.

sfevf
Cidde'deki el-Rahma Camii

Yaklaşık 100 bin cami, mescit ve namazgah ile bakım önemli bir mali ve idari zorluğa dönüşüyor.

İslami İşler Bakanlığı, 2025 yılında 6 bin 478 cami ve ibadethanenin bakım, temizlik ve işletmesi için toplam değeri yaklaşık 408,2 milyon riyal olan çeşitli sözleşmeler imzaladığını açıkladı. Bu rakam tüm cami harcamalarını temsil etmese de işletme maliyetlerinin büyüklüğü hakkında net bir gösterge sunuyor.

Bakanlık ayrıca, binin üzerinde cami ve mescidin bakımı için on milyonlarca riyali aşan değerde sözleşmeler gibi, çeşitli zamanlarda ve belirli bölgelerde sözleşmeler imzaladığını da duyurdu.

Camiler için ayrı bir bütçe var mı?

Cami bütçesi için tek ve kesin bir rakam vermek zordur. Daha doğru bir yaklaşım, bu bütçeyi üç bileşen üzerinden analiz etmektir:

Birincisi: Genellikle en büyük kalem olan maaşlar ve teşvikler.

İkincisi: Bakım, temizlik ve işletme sözleşmeleri.

Üçüncüsü: Hükümet veya bağışçılar tarafından finanse edilen inşaat ve yenileme projeleri.

Suudi Arabistan'da en az 100 bin ila 102 bin ibadet yeri bulunuyor. Son birkaç yıldır, İslami İşleri Bakanlığı çalışma yaklaşımını dönüştürerek daha verimli hale getirdi

Mevcut rakamlara göre, maaşlar, sözleşmeler, bakım ve projeler bir araya getirildiğinde camilerle ilgili harcamaların yıllık milyarlarca riyale ulaştığı söylenebilir. Ancak nihai rakam, İslami İşler Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı'ndan ayrıntılı bir açıklama gerektiriyor.

Suudi Arabistan'daki camilerin öyküsü, esasen devlet ve toplum arasında uzun süredir devam eden bir ortaklığın öyküsüdür. Devlet inşa eder, organize eder, denetler, atama yapar, izler ve yönetir. Bağışçılar da finanse eder ve vakıflar tahsis eder. Bazı dernekler ikisi arasında aracı görevi görerek bağış toplar, projeleri yönetir ve restorasyon ve bakım çalışmalarını yürütür. Bu ortaklık, Krallığın sadece sayı bakımından değil, coğrafi yayılım ve günlük işletme açısından da İslam dünyasının en büyük cami ağlarından birine sahip olmasını sağladı.

Özetle, Suudi Arabistan'da en az 100 bin ila 102 bin ibadet yeri bulunuyor. Son birkaç yıldır, İslami İşler Bakanlığı, on binlerce imam, vaiz ve müezzin gibi geniş bir kadroya ve son dönemdeki sözleşme ve teşviklerdeki genişlemeye dayanarak çalışma yaklaşımını dönüştürüp daha verimli hale getirdi. Sonuç olarak, Suudi Arabistan'daki camiler sadece dini kurumlar değildir. Sürekli finansman, günlük yönetim, bakım sözleşmeleri ve büyük bir iş gücü gerektiren devasa bir sosyal, idari ve ekonomik ağ oluşturmaktadırlar.

* "Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."


Suudi Arabistan hükümetinin aldığı önlemler, fiyatların yükselişini durdurdu ve emlak enflasyonunu sıfırın altına düşürdü

(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
TT

Suudi Arabistan hükümetinin aldığı önlemler, fiyatların yükselişini durdurdu ve emlak enflasyonunu sıfırın altına düşürdü

(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)
(foto altı) Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Suudi Arabistan emlak piyasasında, arzın artırılması, stokçuluğun sınırlandırılması ve arz-talep dengesinin yeniden düzenlenmesini hedefleyen hükümet önlemlerinin etkisiyle enflasyonist baskıların azaldığına işaret eden belirgin göstergeler kaydedilmeye başlandı.

Bu yapısal dönüşüm, Suudi Arabistan’ın gayrimenkul sektörünü yeniden şekillendirme ve sektörün istikrarını güçlendirme yönündeki çabalarının, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda sürdüğünü ortaya koyuyor.

Koronavirüs pandemisinin ardından yaşanan farklı düzeylerdeki fiyat artışlarının ardından, Suudi Arabistan’da gayrimenkul enflasyonu 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 3,6’dan eksi yüzde 0,7’ye geriledi. Vizyon 2030 yıllık raporuna göre bu düşüşte, piyasa verimliliğini artırmayı amaçlayan hükümet müdahaleleri etkili oldu. Gerileme eğilimi bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) son verileri, gayrimenkul fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 1,6 düştüğünü gösterdi. Bu düşüşte, konut sektöründeki fiyatların yıllık yüzde 3,6 gerilemesi belirleyici olurken, ticari gayrimenkul sektörü ise yıllık yüzde 3,4 büyüme kaydetti.

Piyasaya yeniden denge getiren yapısal reformlar

Bu fiyat düzeltmesi, piyasadaki dengesizlikleri gidermeyi amaçlayan bir dizi hükümet müdahalesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşti. Söz konusu adımların başında arz yetersizliği ve spekülatif işlemlerdeki artışın kontrol altına alınması yer aldı. Fiyatları dengelemeye yönelik dikkat çeken bir hamle kapsamında hükümet, Riyad’ın kuzeyindeki toplam 81 kilometrekareyi aşan dört bölgede alım-satım ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerine izin verdi. Bu adım, önümüzdeki beş yıl boyunca vatandaşlara her yıl 40 bin adede kadar arsa sağlanmasını hedefleyen planın bir parçası olarak hayata geçirildi. Plan kapsamında metrekare fiyatlarının bin 500 riyali aşmaması amaçlanıyor.

frgfrg
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Bu çerçevede, Menassat Gayrimenkul şirketinin CEO’su Halid el-Mubayyid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son reformların piyasayı düzensiz ve hızlı fiyat artışları döneminden daha dengeli ve sürdürülebilir bir aşamaya taşıdığını söyledi. El-Mubayyid, arzın artırılması, kira piyasasının düzenlenmesi ve üretken olmayan arazi stokçuluğunun sınırlandırılmasına yönelik adımların, özellikle talebin yüksek olduğu şehirlerde piyasa davranışları üzerinde somut etkiler göstermeye başladığını belirtti. Boş arazi ve kullanılmayan gayrimenkullere yönelik harç uygulamalarının, aktif olmayan mülk sahiplerini geliştirme, satış veya kiralama seçeneklerine yönelttiğini ifade eden el-Mubayyid, bunun da spekülatif faaliyetleri azalttığını ve gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırdığını kaydetti.

Öte yandan gayrimenkul uzmanı Ahmed Fakih, hükümet kararlarının piyasanın unsurlarına ilişkin kapsamlı incelemelerin ardından ‘ölçülü ve hesaplanmış tedavi dozları’ şeklinde uygulandığını söyledi. Konut sektörünün enflasyon sepetinde en yüksek ağırlığa sahip kalem olduğunu vurgulayan Fakih, bu alandaki fiyat baskılarının azaltılmasının genel enflasyon seviyelerine doğrudan yansıdığını belirtti. Fakih, alınan kararların etkilerinin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde daha belirgin şekilde görülmeye devam edeceğini öngörürken, gerçek dışı talebin sınırlandırılması ve fiili arzın artırılması sayesinde bu sürecin şimdiden sonuç vermeye başladığını ifade etti.

Boş arazilere baskı uygulanıyor

Buna paralel olarak hükümet, geliştirilmemiş arazilere yönelik önlemlerini sıkılaştırdı. Bu kapsamda, boş arazilere uygulanan yıllık harç oranı yüzde 2,5’ten yüzde 10’a yükseltildi. Ayrıca ilk kez, 5 bin metrekareyi aşan boş gayrimenkuller de arazi ve bina harçları kapsamına alındı. Bu adımla, arazi ve gayrimenkul stokçuluğunun cazibesinin azaltılması ve daha fazla konut ile ticari birimin piyasaya kazandırılması hedefleniyor.

Fakih, spekülatif işlemlerin ağırlıklı olarak özellikle Riyad’daki şehir çeperlerinde yer alan imarlı araziler üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Fakih, boş arazi harçlarının artırılmasının ve hükümetin arazilerin artık spekülasyon değil geliştirme amacıyla kullanılacağı yönündeki net mesajlarının, yatırımcı ve spekülatörlerin davranışlarında önemli bir dönüşüm yarattığını ifade etti. Fakih ayrıca, boş tutulan gayrimenkullere getirilen harçların da özellikle daireler başta olmak üzere konut ürünlerindeki spekülasyonu azaltacağını, mülk sahiplerini kullanılmayan varlıkları piyasaya sunmaya teşvik ederek atıl durumdaki gayrimenkullerin ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Piyasadaki işlemleri düzenlemeye yönelik önemli bir adım olarak, Belediye, Köy ve İskân İşleri Bakanlığı tarafından boş gayrimenkullere uygulanacak yıllık harçlara ilişkin yönetmeliğin resmen yürürlüğe girmesiyle emlak piyasası da yeni düzenlemelere uyum sürecine girdi. Yönetmelik kapsamında, onaylı kentsel yerleşim alanları içinde bulunan ve kullanılmayan binaların değerinin yüzde 5’ine kadar yıllık harç uygulanması öngörülüyor. Bu uygulamanın, gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırması ve şehirlerdeki arzın büyümesini teşvik etmesi bekleniyor.

Kira dondurma

Düzenleyici politikalar kira piyasasını da kapsayacak şekilde genişletildi. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, konut ve ticari gayrimenkul piyasasında istikrarı sağlamak amacıyla Riyad’da mevcut ve yeni kira sözleşmelerindeki yıllık kira artışlarının beş yıl süreyle dondurulmasını onayladı. El-Mubayyid, söz konusu kararın yatırımcı davranışlarında önemli bir değişime yol açtığını belirterek, yatırımcıların yapay fiyat artışlarını beklemek yerine geliştirme faaliyetlerine, işletmeye ve sürdürülebilir getirilere odaklanmaya başladığını söyledi.

El-Mubayyid, alınan önlemlerin yatırımcıların yaklaşımını köklü biçimde değiştirdiğini ifade ederek, Riyad’da kira artışlarının dondurulmasının piyasanın enflasyonu kontrol altına alma ve mülk sahibi ile kiracı arasındaki dengeyi güçlendirme yönünde ilerlediğine dair açık bir mesaj verdiğini kaydetti. Öte yandan Fakih, son düzenleyici kararların geliştiriciler ve yatırımcılar açısından piyasada bir ‘yeniden konumlanma’ süreci başlatacağını değerlendirdi.

Fakih’e göre bu süreç, yatırımların arzı artırmaya ve mevcut düzenleyici dönüşümlerin oluşturduğu yeni fırsatlardan yararlanmaya yönelmesini sağlayacak.

sdvdvfd
Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi’nin Cidde’deki projelerinden biri (Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi)

Düzenleyici ve dijital dönüşüm alanlarında da emlak piyasasının altyapısında kayda değer ilerlemeler sağlandı. 2025 yılı sonu itibarıyla gayrimenkul ayni tescil sisteminde kayıt altına alınan taşınmaz sayısı 4 milyonu aşarken, 1,2 milyondan fazla güncellenmiş tapu senedi düzenlendi. Bunun yanı sıra, ‘İcar’ (Ejar) platformu üzerinden 3,2 milyondan fazla kira sözleşmesi kayıt altına alınırken, lisanslı emlak aracılarının sayısı da 106 binin üzerine çıktı.

El-Mubayyid, söz konusu verilerin şeffaflık düzeyinde önemli bir sıçramaya işaret ettiğini belirterek, verilerin daha açık ve erişilebilir hale gelmesi sayesinde bireysel yorumlara ve belirsizliklere dayalı uygulamaların azaldığını ifade etti. Fakih ise Suudi Arabistan’ın uluslararası gayrimenkul şeffaflığı endekslerinde 11 sıra yükseldiğine dikkat çekerek, bunun sektörün yabancı sermaye çekme kapasitesini ve yatırım cazibesini güçlendirdiğini söyledi.

Arz piyasanın gidişatını belirliyor

Finansman tarafında ise Vizyon 2030’un 2025 yılı raporu, bireysel konut finansmanı portföyündeki büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. Buna göre, bireylere kullandırılan mevcut gayrimenkul kredilerinin toplam hacmi 2025 yılı sonunda 904 milyar riyale (241,1 milyar dolar) yükseldi. Bu rakam, 2020 yılında yaklaşık 420 milyar riyal (112 milyar dolar) seviyesindeydi.

sdfvfv
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki KAFD konutları (Kral Abdullah Finans Bölgesi internet sitesi)

Finansman hacmindeki bu güçlü artışa rağmen el-Mubayyid, piyasanın artık yalnızca kredi genişlemesinin etkisiyle hareket etmediğini belirtti. El-Mubayyid’e göre piyasa, arz düzeyi, düzenleyici çerçeve ve sunulan gayrimenkul ürünlerinin niteliği gibi faktörlerden daha fazla etkilenmeye başladı. Bu durum da kredi hacmi büyümeye devam ederken konut fiyatlarının gerilemesini açıklıyor. Fakih de bu değerlendirmeye katılarak, geçmişte sınırlı seçenekler nedeniyle finansmanın fiyat artışlarını besleyen temel unsur olduğunu ifade etti. Ancak günümüzde arzın artmasıyla birlikte, piyasanın arz ve talep arasında daha dengeli ve adil bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

İstikrarlı bir gelecek ve uluslararası cazibe

Bu kapsamlı yapısal dönüşümler, konut sahibi olan Suudi ailelerin sayısında da belirgin bir artış sağladı. 2025 yılı sonu itibarıyla ev sahibi olan Suudi ailelerin sayısı 851 bini aşarken, bu rakam 2019’da yalnızca yaklaşık 63 bin seviyesindeydi.

Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan el-Mubayyid, Suudi emlak piyasasının geçici bir düzeltme sürecinden ziyade, veri odaklı ve olgunlaşmış bir yapıya dayanan uzun vadeli bir istikrar dönemine girmesini beklediğini söyledi. El-Mubayyid, piyasa değerinin üzerine çıkan ve gerçek fiyat seviyelerinden uzaklaşan gayrimenkul ürünlerinde fiyat gerilemelerinin bir süre daha devam edebileceğini ifade etti.

Fakih ise yeni düzenleyici ve yatırım ekosisteminin, gayrimenkul yatırım araçlarını köklü biçimde dönüştüren ‘yenilikçi bir yatırım haritası’ oluşturduğunu belirtti. Fakih’e göre bu dönüşüm, Suudi Arabistan emlak piyasasını sürdürülebilir ve stratejik yatırımlar açısından bölgesel ve uluslararası düzeyde en cazip destinasyonlardan biri haline getirecek.