İranlı protestocular referandum talep ediyor

Avrupa Birliği’nden baskılara karşı İran’a yaptırım kararı

Tahran'da başörtülerini çıkaran lise öğrencileri zafer işareti yapıyor (Twitter)
Tahran'da başörtülerini çıkaran lise öğrencileri zafer işareti yapıyor (Twitter)
TT

İranlı protestocular referandum talep ediyor

Tahran'da başörtülerini çıkaran lise öğrencileri zafer işareti yapıyor (Twitter)
Tahran'da başörtülerini çıkaran lise öğrencileri zafer işareti yapıyor (Twitter)

İran'da rejim karşıtı protesto yürüyüşleri 18. gününde de devam etti, okul öğrencileri üniversite hareketine katıldı. Öğretmenler ve esnaf bazı illerde greve gitti. Avrupa Birliği, ölümlerle sonuçlanan baskılar nedeniyle Tahran'a yaptırım uygulamayı düşündüğünü söyledi. İran İnsan Hakları Örgütü ölü sayısının 153'e yükseldiğini duyurdu.
İran üniversiteleri hala, genç Kürt kadın Mahsa Amini'nin ahlak polisi tarafından alıkonulup gizli bir şekilde öldürülmesinin ardından patlak veren protestolara sahne oluyor. Gösteriler, "Zorunlu başörtüsünün" kaldırılmasını talep etmekten rejimin devrilmesini talep etmeye evrildi. Son günlerde güvenlik önlemleri yoğunlaşırken, sosyal ağlarda dolaşan video kayıtları, üniversite öğrencilerinin Salı günü Tahran, Urumiye, Meşhed, Erdebil, Babil ve Yezd'deki çeşitli üniversite ve bilim merkezlerinde oturma eylemleri düzenlemeye devam ettiğini gösterdi.

İranlı kadın başörtüsü takmadan Özel Kuvvetler Polisinin arkasından yürüyor (Twitter)
Şerif Sanayi ve Teknoloji Üniversitesi'ne Pazar akşamı düzenlenen baskın, öğrencilerin yetkililerin yaklaşımına karşı öfkesini artırdı. Bu durum gösterilere katılan öğrenci sayısını Pazartesi ve Salı günü daha da artırdı. İki yükseköğretim bakanlığının çabaları, iki hafta süren protestolar sırasında tutuklanan tüm öğrencilerin serbest bırakılmasını talep eden öğrenci kalabalığını bastırmayı başaramadı.
Şehrin sokaklarında protesto gösterileri devam etti, kadınlar başörtüsünü çıkardılar. Pazartesi günü geç saatlerde araba kornaları arasında protestocular, Azadi Caddesi ile Ali Şeriati Caddesi'ni trafiğe kapattılar.
Meşhed'deki Firdevsi Üniversitesi öğrencileri şu sloganı attılar: "Referandum! Referandum! Bu halkın sloganı!". Bir video kaydı, Şerif Üniversitesi'ne yönelik saldırıyı kınayan sloganların atıldığını gösterdi. Pazartesi akşamı Meşhed kentindeki protestocular, "İslam Cumhuriyeti'ni istemiyoruz" diyerek seslerini duyurmaya çalıştılar.
Kadınların İran'da eşi benzeri görülmemiş protestoları Pazartesi günü ortaokullara taşındı ve birçok kız başörtülerini çıkardı. Öğrencilerin, ayakları kurucu lider Humeyni'nin fotoğrafına basarken, rejimin günümüzdeki lideri Ali Hamaney'i kınayan sloganları, video kaydıyla yayınlandı. Protestolar erkek liselerine de sıçradı. Kız öğrenciler Salı günü, protestoların sembolü haline gelen "Kadın, Yaşam, Özgürlük" sloganıyla bir önceki günden daha fazla sayıyla sokaklara döküldü. Öğretmenler Sendikası, Twitter hesabından Şiraz ve Kürdistan'da üyelerinin yaptığı grev fotoğraflarını yayınladı. Ayrıca raporlar, İsfahan'da daha fazla esnaf ve dükkan sahibinin grev yaptığına işaret ediyor.

Protesto yürüyüşünde bir konteynırın üzerinde dururken başörtüsünü çıkaran kadının fotoğrafı (İran İnsan Hakları Örgütü)

154'ten fazla ölü
İran İçişleri Bakanı Tuğgeneral Ahmed Vahidi, "Kadın, yaşam, özgürlük gibi sloganların arkasında duruyorlar, kadınları savunmak için en korkunç sahneleri hayata geçiriyorlar" dedi ve ekledi: “Kadınların özgürlüğünü başörtülerini çıkarmak ve küstahlık yapmak olarak lanse ediyorlar. Düşmanlarımız, İslam Cumhuriyeti'nin otoritesine saldırmaya çalışıyor ve ülkenin İslami değerlerine değer veren kadınlarında şüphe uyandırmak için sinsice hareket ediyor" dedi.
İran İnsan Hakları Örgütü protestolarda ölenlerin sayısının 154’e ulaştığını belirterek, ölenlerin çoğunluğunun Belucistan, Mazenderan, Gilan ve Batı Azerbaycan eyaletlerinde olduğunu, aralarında dokuz çocuğun da bulunduğunu kaydetti. Örgüt, internet sitesinde "Zahedan kentindeki kanlı Cuma gününde ölü sayısının en az 63 kişiye yükseldiğini" ekledi.
Örgütü başkanı Mahmud Amiri Moghaddam, "İran'da, özellikle Zahidan'daki protestocuların öldürülmesi, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Uluslararası toplum bu suçun takibini yapmak ve İslam Cumhuriyeti'nin yeni suçlar işlemesini engellemekle yükümlüdür" dedi.
Yapılan açıklamalarda, Zahedan'daki ölü sayısının 12 ve 14 yaşlarındaki çocuklar da dahil olmak üzere 82 kişiye ulaştığı belirtildi. Protestoların hızı, geçen hafta Sünni din adamlarının Beluci bir kıza tecavüz eden İran polisi liderinden hesap sorulmasını istemesinin ardından hızlandı.

Hamaney'in konuşmasına resmi destek
Rejim lideri “Rehber” Ali Hamaney, Pazartesi günü ABD ve İsrail'i İran'daki ayaklanmanın arkasında olmakla suçladı ve bunun "önceden planlanmış" olduğunu söyledi. Hamaney, protestocuları Şah rejiminin kalıntıları, İran rejimine muhalif partiler ve ülkedeki etnik azınlık partileriyle ilişkilendirerek "ayrılıkçılar" olarak nitelendirdi. Ayrıca dini lider, siyasi sistem içesinde faaliyet gösteren iç güçleri suçladı ve protestoları destekleyenlere dikkat çekti.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Hamaney'in "son olayların ve ülkeye ve devrime karşı ayaklanmanın nedenleri hakkında herkes için anlaşılır bir analiz sunduğunu" söyledi. İsrail ve ABD'nin, yaptırım ve tehditlerine rağmen İran'ın kaydettiği ilerlemeyi durdurmak için İran'a karşı "komplo kurduğu" suçlamalarını tekrarladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ise, "Rehber'in açıklamaları durumun hassasiyetini ortaya koyuyor" dedi. Galibaf sözlerine devamla, "Bu, düşmanlarla sınır çizmenin son sözü. Halkın görevi bellidir. Düşmanların planlarını bozmak için onlara karşı durmalıyız" diye açıklamada bulundu.
Kurucu İran liderinin torunu Hasan Humeyni, Hamaney'in tutumunu destekleyen bir açıklama yaparak “Hamaney'e hakaret her türlü anlayış ve diyalogu engeller. Siyasete aşina olan herkes, Hamaney'in güvenliğinin ve sağlığının sükunet ve reformla yakından bağlantılı olduğunu bilir” dedi.
Reformist kampla yakın bağları olan Humeyni, "Diyalog mevcut sosyal çıkmazdan kurtulmanın tek yolu. Birbirimizle yaşamaktan başka seçeneğimiz yok. Amaçlarımız aynı olsa da farklı yönelimlerimiz var" diyerek "Sert ve şiddetli sloganların sonuçsuz olduğuna inanıyorum" şeklinde açıklama yaptı.
"İslam Cumhuriyeti devrimini muhafaza etmeyi, ama sorunlarına göz yummamayı" tavsiye eden Humeyni, "yaklaşım ve değerlerde" bir miktar esneklik yapılması çağrısında bulundu. Humeyni Vakfı'nın Cameran web sitesine göre, "Özellikle geçim sorunu ve ekonomik sorunlar olmak üzere çeşitli acılar insanları zorluyor" dedi.
Bu arada İran yargı sözcüsü Mesud Sitayişi, rejim lideri Ali Hamaney'in yetkililerin olaylardan sorumlu tutulması gereğini dile getirmesinden sonraki gün, yetkililerin tutuklular arasında "gruplara ayırma" sürecini başlattığını söyledi. Yargıya bağlı Mizan Ajansı, Sitayişi'den alıntı yaparak şunları söyledi: “Hamaney'in emrettiği gibi, yargı sistemi, farklı seviyelerdeki tutukluları birbirinden ayırmak ve onları suçlarının türü, düşmanlara bağlılığı, amaçları, suç düzeyleri, hatalarının kapsamı ve olay yerindeki rolleri açısından sınıflandırmak zorundadır" diyerek sözlerine devamla, "Bazı medya kuruluşlarının manipülasyonları ve propagandası sonucu olay yerine gitmiş olurlar ve pişmanlık duyarlarsa, gerekli adli tedbirler alınacak ve İslami af kapsamında değerlendirileceklerdir" diye vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın resmi Mehr Haber Ajansı’ndan aktardığı habere göre İran milli futbol takımının eski oyuncusu Ali Kerimi'yi "kargaşanın ana liderlerinden biri" olarak nitelendiren kovuşturma için bir adli not yayınladı ve Kerimi'nin protestolardaki rolüne ilişkin soruşturmanın devam ettiğini belirtti.
Geçen hafta, bazı İranlı milletvekilleri Kerimi'nin mallarına el konulması çağrısında bulundu. Dün yetkililer, ölenlerin yasını tutmak için ellerine siyah kurdeleler bağlayan çok sayıda futbolcuyu çağırdı.
Bir adli yetkiliye göre, sosyal medyada hızla yayılan ve protestoları destekleyici bir şarkı söyledikten sonra tutuklanan şarkıcı Şervin Hacıpur'u kefaletle serbest bıraktı.
Öte yandan, yetkililerin internet alanında uzman 5 kişilik bir grubu tutukladığı bildirildi. Yetkililer, interneti tamamen kesmeden iletişim ağlarına ciddi kısıtlamalar getiriyor ve sosyal medya platformlarını engelliyor.
Gilan ilindeki Devrim Muhafızları Komutanı Tuğgeneral Muhammed Abdullahpur, kuvvetlerinin "ildeki kamu malına zarar veren kargaşaların sorumlularından" en az 106'sını tutukladığını söyledi. Abdullahpur, tutukluları "internet oyunlarından etkilenen" ve "aile sorunları yaşayan, uyuşturucu ve alkol kullanan orta ve alt sınıftan insanların çocukları" olarak değerlendirdi.
Bu, eyaletteki polis şefinin geçen hafta yetkililerin 60'ı kadın 739 kişiyi tutukladığını açıklamasının ardından kuzeydeki Gilan kentiyle ilgili yetkililer tarafından yayınlanan ikinci istatistik.

Bir öğrenci Zahedan kurbanlarıyla ilgili bir pankart açıyor (Twitter)

Batı yaptırım düşünüyor
Tahran, ABD Başkanı Joe Biden'ın protestoların bastırılması nedeniyle Tahran'a yeni yaptırımlar uygulama tehditlerine sert bir şekilde tepki verdi. Biden Pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Bu hafta ABD, barışçıl protestoculara karşı şiddet uygulayanlara ek yaptırımlar getirecek" diyerek "İranlı yetkilileri sorumlu tutmaya ve İranlıların özgürce protesto haklarını desteklemeye devam edeceğiz" şeklinde açıklama yaptı. ABD Başkanı, İran'daki göstericilere yönelik yoğun baskılara ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek hızlı bir yanıt verme sözü verdi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karine Jean-Pierre gazetecilere verdiği demeçte, İran'daki üniversite öğrencilerinin Amini'nin ölümüyle "haklı bir isyana kalkıştığını" ve baskıların İran'daki gençleri ülkeyi terk etmeye ve "başka yerde onurlu bir hayat ve yaşama fırsatı" aramaya ittiğini aktardı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, Tahran Salı günü ABD başkanının "ikiyüzlülüğünü" kınayarak, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani'nin Twitter'da şunları söylediğini aktardı: "Her ne kadar ikiyüzlülük, düşünmeyi gerektirmese de, Bay Joe Biden, insani girişimlerde bulunmadan önce ülkesinin insan hakları sicili hakkında biraz düşünse iyi olurdu”.
Kanaani, Biden'ın "İran ulusuna karşı çoklu yaptırımlar konusunda endişelenmesi gerektiğini, herhangi bir ulusa dayattığı yaptırımların insanlığa karşı bir suçun açık bir örneği olduğunu" belirtti.
Kanada, İranlı yetkililere yeni yaptırımlar uygularken, İngiltere Dışişleri Bakanı Pazartesi günü Londra'daki üst düzey İranlı diplomatları çağırdı.
Protestoların bastırılması nedeniyle İran'ın önümüzdeki günlerde Avrupa yaptırımlarıyla karşı karşıya kalması bekleniyor. AB Dış Politika Sorumlusu Josep Borrell, birliğin "protestoların bastırılması sebebiyle İran'a yaptırım uygulamanın düşünüldüğünü" söyledi. Avrupa Parlamentosu'na konuşan Borrell, "Mahsa Amini'nin öldürülmesine tepki olarak yaptırımları uygulayacağız ve İran güvenlik güçlerinin protestoları ele alma şekli de dahil olmak üzere mevcut tüm seçenekleri değerlendirmeye devam edeceğiz" dedi.
Bu bağlamda, Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna Salı günü yaptığı açıklamada, Fransa'nın Avrupa Birliği içinde, İran'daki baskıdan sorumlu olanların mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasaklarının getirilmesi gibi yaptırımları kabul ettirmeye çalıştığını söyledi.
Colonna milletvekillerine, bu uygulamaların "sorumluları hedef alarak baskıya yanıt vermeyi amaçladığını ve İran rejimindeki karar vericiler üzerinde bir etkisi olabileceğini" söyledi.
Reuters'ın, Colonna'dan aktardığına göre, yaptırımların rejim içinde çocuklarını Batı ülkelerinde yaşamaya gönderen kişileri hedef aldığını söyledi.



Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının önündeki engel, İsrail’in son cesedin kalıntılarını bulmasının ardından aşıldı. Ancak kapının çalışma mekanizmasına ilişkin Mısır ile İsrail arasında istişareler sürüyor. Kapının yarın (cuma) ya da en geç pazar günü yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.

Mısırlı ve Filistinli iki bilgi sahibi kaynak, dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sınır kapısının yakın zamanda açılmasına yönelik dikkat çekici bir beklenti olduğunu, nihai çalışma usullerinin ise önümüzdeki saatlerde Mısır-İsrail arasındaki mutabakatlarla belirleneceğini ifade etti.

Mısırlı kaynak, sınır kapısının işleyiş mekanizmasına dair Mısır, ABD ve İsrail arasında istişareler yürütüldüğünü belirterek, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’ne giriş mekanizması konusunda engeller koymasının beklendiğini, zira Tel Aviv’in yalnızca tehcir seçeneğini istediğini, buna karşılık Mısır’ın yaralıları ve ailelerini acil ve geçici olarak kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.

Aynı kaynak, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle sınır kapısında karmaşık ve sıkı prosedürler uygulamasının da beklendiğini, kapının yalnızca bireylerin geçişine tahsis edileceğini kaydetti. Kahire’nin tutumunun ise sahadaki fiili duruma ve İsrail tarafından engellerle karşılaşılıp karşılaşılmayacağına göre şekilleneceğini belirtti.

Filistinli kaynak da sınır kapısının açılma tarihinin artık yakın olduğunu ifade ederek, bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığını, özellikle Mısır ile İsrail arasında süren düzenleme ve mutabakatların beklendiğini söyledi. Kaynak, çalışma mekanizmasının ise henüz netlik kazanmadığını, ancak kapının 2005 Anlaşması uyarınca Avrupa denetiminde ve Filistin Yönetimi’nin katılımıyla işletileceğinin bilindiğini kaydetti.

Kaynak, belirsizliğin nedenini, geçmişte sınır kapısından Hamas’a bağlı İçişleri biriminin sorumlu olmasına bağlayarak, İsrail’in şu aşamada isim listelerini önceden teslim alıp incelemede ısrar ettiğini, Gazze Şeridi’nden çıkışlarda görece esneklik, bölgeye girişlerde ise sıkı denetimler uygulanmasını istediğini aktardı. Kahire’nin Washington ve Tel Aviv ile mutabakata varması halinde dahi, asıl belirleyici unsurun sahadaki uygulama olacağını vurgulayan kaynak, İsrail’in olası sıkılaştırmaları ve engellerine yönelik endişelere dikkat çekti.

Öte yandan, Refah Sınır Kapısı’nın açılma tarihi ve çalışma usulleri İsrail medyasında da kesinlik kazanmış görünmüyor. İsrail’in Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Gazete, Avrupalı bir diplomata atıfla, Refah’tan geçişine izin verilecek Filistinlilerin sayısının hâlâ İsrail ile Mısır arasında müzakere edildiğini aktardı. İsrail merkezli Walla haber sitesi ise sınır kapısının pazar günü açılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

defrgty6
Han Yunus'ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

İsrail Ordu Radyosu, Refah Sınır Kapısı’nda uygulanması planlanan yeni çalışma mekanizmasına ilişkin olarak, Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışların öncelikle Mısır’ın onayını gerektireceğini, ardından isim listelerinin İsrail’e iletilerek onay alınacağını bildirdi.

Haberde, sınır kapısı içinde bir İsrailli güvenlik görevlisinin, Gazze Şeridi’nden Mısır topraklarına geçiş yapanları gözetlemekle görevli olacağı, bölgeden çıkan kişilerin doğrudan fiziki aramaya tabi tutulmayacağı ancak güvenlik denetimi altında geçiş yapacakları ifade edildi.

Geçiş mekanizmasına ilişkin rakamlar ise çelişkili. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre, Gazze Şeridi’ne günlük yaklaşık 150 kişinin girişine izin verilmesi, daha fazla sayıda kişinin ise bölgeden çıkış yapabilmesi öngörülüyor. Diğer sızıntılarda ise İsrail’in, sınır kapısının açılmasının ilk aşamasında Gazze Şeridi’ne döneceklerin sayısını günlük 50 kişiyle sınırlamayı planladığı belirtiliyor. Bu konunun, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey güvenlik yetkilileriyle yapacağı ve Gazze’deki yeni düzenlemelerin ele alınacağı güvenlik toplantısında netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu’nun ofisi, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde kalan son İsrailli rehinenin cesedinin yerinin tespit edilmesine yönelik operasyonun tamamlanmasının ardından, Refah Sınır Kapısı’nın yalnızca bireylerin geçişi için yeniden açılacağını duyurmuştu. İsrail ordusu, açıklamadan saatler sonra söz konusu cesede ulaşıldığını bildirmişti.

Netanyahu dün, pazartesi günü cesedi İsrail’e getirilen Ran Gvili’nin cenaze törenine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Görevlerimizi tamamlamaya kararlıyız: Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze Şeridi’ni silahsız bir bölge haline getirmek. Bunu başaracağız. Düşmanlarımız bilsin ki İsrail’e el kaldıran herkes çok ağır bir bedel ödeyecektir” dedi.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise Netanyahu’nun meydan okuyan söylemlerinin ötesinde, Mayıs 2024’ten bu yana kontrolü altında tuttuğu Refah Sınır Kapısı’nı açmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını savundu. Rakab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin son açıklamaların ve benzeri çıkışların, sınır kapısının açılmasının uygulanmasını bekleyen tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Rakab, söz konusu açılışın, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
TT

Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında dün Moskova'da gerçekleşen, üç ay içinde ikinci kez yapılan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurma arzusunu yansıtıyor.

Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin "Başkan Şara'nın kişisel çabaları sayesinde somut ilerleme kaydettiğini" söyledi. Putin Şara'ya hitaben, "Yeniden yapılanma ve rehabilitasyon konusunda yapılacak çok iş olduğunu biliyorum... ve inşaat sektörü de dahil olmak üzere ekonomik kurumlarımız bu ortak çabaya tamamen hazır" dedi.

El-Şara ise Suriye'nin "geçtiğimiz yıl birçok aşama ve engeli aştığını, bunların en sonuncusunun da Suriye topraklarının birleştirilmesi sorunu olduğunu" söyledi. "Şam, bölgedeki yıkım halinden istikrar ve barışa geçişe bel bağlıyor" ifadesini kullandı.

İki cumhurbaşkanı yeniden yapılanma ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu görüşürken, görüşmenin açık bölümünde potansiyel olarak tartışmalı olabilecek noktalara değinmekten kaçındılar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu noktalar arasında Suriye'deki Rus askeri üslerinin akıbeti veya Suriye kıyılarındaki durum yer alıyor; zira Rus topraklarında bulunan eski rejimin bazı kalıntılarının bölgedeki durumu alevlendirmeye çalıştığı yönünde suçlamalar da mevcut.


Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.