İran Yemen’i Husiler aracılığıyla uyuşturucu pazarına dönüştürdü

Ele geçirilen uyuşturucu miktarları, İran ve Husiler arasında büyük bir yatırım yapıldığını gösteriyor

Yemen Donanması, Sokotra Adası açıklarında uyuşturucu sevkiyatı yapan bir İran gemisini ele geçirdi (SABA)
Yemen Donanması, Sokotra Adası açıklarında uyuşturucu sevkiyatı yapan bir İran gemisini ele geçirdi (SABA)
TT

İran Yemen’i Husiler aracılığıyla uyuşturucu pazarına dönüştürdü

Yemen Donanması, Sokotra Adası açıklarında uyuşturucu sevkiyatı yapan bir İran gemisini ele geçirdi (SABA)
Yemen Donanması, Sokotra Adası açıklarında uyuşturucu sevkiyatı yapan bir İran gemisini ele geçirdi (SABA)

ABD Donanması’nın Umman açıklarında uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir İran gemisini ele geçirdiklerini açıklamasından altı hafta sonra Yemen Donanması, Sokotra Adası açıklarında Husilere gitmekte olan uyuşturucu yüklü bir İran gemisini daha ele geçirdiklerini açıkladı. Bu durum, İran - Husi uyuşturucu yatırımının hızlandığının bir göstergesi olarak kabul edildi.
İki gün önce Sokotra takımadalarındaki Yemen donanma kuvvetleri, Sokotra Adası kıyılarında çok miktarda uyuşturucu taşıyan bir İran gemisini ele geçirmeyi başardı. Öte yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Eylül ayı başlarında Umman Körfezi’nde bir devriye sırasında 20 milyon dolar değerinde uyuşturucu taşıyan başka bir İran gemisine el koymuştu.
Yemen haber ajansı SABA’ya göre Yemen güvenlik kaynakları, Yemen’in doğusundaki el-Mahra ilinde bulunan güvenlik birimlerinin, Ekim ayı sonlarında teknelerinin denizde yanması sonrasında ABD Donanması tarafından kurtarılan üç Yemenli denizci ile soruşturma yürüttüğünü belirtti. Soruşturmalar ise uyuşturucu yüklü İran gemisinin Sokotra’nın merkezinde ele geçirilmesine katkıda bulundu.
Şarku’l Avsat’ın Associated Press’ten (AP) aktardığı habere göre ABD Donanması, 27 Ekim’de Aden Körfezi’nde batmadan hemen önce yanan bir tekneden 3 Yemenli balıkçıyı kurtardı.

Husi suç ortaklığı
Husi işgalindeki Sana’da bir yargı kaynağı, gerçeklerin bu ticaretin geçmişte popülaritesinin arttığını gösteriyor olmasına rağmen, uyuşturucu kaçakçılığı ve satışı davalarının, milislerin kontrolündeki bölgelerdeki mahkemelerde büyük ölçüde azaldığını söyledi. Kaynağa göre bu, muhtemelen milislerin kaçakçılık ve satış eyleminde suç ortaklığından kaynaklanıyor.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yargı kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada uyuşturucu ticareti veya kötüye kullanımından tutuklananların çoğunun, savcılığa sevk edilmeden serbest bırakıldığını belirtti.
Kaynak, milislerin zaman zaman çok miktarda uyuşturucunun halkın gözü önünde alenen yakıldığı iddialarıyla dalga geçerken, “Tonlarca hizmet dışı lastik yakılıyor ve bu lastiklerin yanında hangi malzemelerin yakıldığı bilinmiyor” dedi. Kaynak ayrıca, el koyma ve imha kayıtlarının çoğunun sahte olduğunu belirtirken, bu kayıtların milisler ve yönetimleri altındaki güvenlik birimleri yetkilileri tarafından tutulduğunu vurguladı.
Darbeci Husilerin kontrolündeki bölgelere birçok yeni uyuşturucu türü yayılmış durumda. Bu uyuşturucular, piyasada açık olarak satılıyor. Yemenliler, milisleri bir yandan mali gelirlerinden yararlanmak için uyuşturucu satmak ve tanıtmakla, diğer yandan da toplum nesillerini yozlaştırmakla, onları kolay kontrol etmek ve yönlendirmek için milisler arasında uyuşturucu içmeyi teşvik etmekle suçluyor.

ABD Donanması tarafından ele geçirildi
Haziran ayı başlarında el-Mahra ilindeki güvenlik güçleri, Havf kasabası kıyılarında narkotik maddeleri indirmek amacıyla karaya yanaşan bir İran gemisine el koydu. El-Mahra polisine göre ‘metamfetamin’ tipi uyuşturucular taşıyan bir deniz botunu ele geçirebilmek için soruşturma ve takip süreci yaklaşık bir ay sürdü.
Bu operasyondan yalnızca iki hafta önce ABD Donanması, Umman Körfezi’ndeki uluslararası sularda İranlı bir mürettebat tarafından işletilen bir balıkçı teknesinden 39 milyon dolar değerinde uyuşturucu ele geçirildiğini duyurdu.
ABD Donanması, o sıralarda bir ABD Sahil Güvenlik ekibinin, suç örgütleri tarafından insan, silah, uyuşturucu ve kömür kaçakçılığı yapmak için kullanılan bir rotayı tespit ettikten sonra teknede 640 kilogram metamfetamin ele geçirdiğini belirtti.
ABD Donanması’nın o zamanki açıklamasına göre mürettebat üyeleri, USS Momsen destroyeri tekneye yaklaşırken, ele geçirilen 60’tan fazla uyuşturucu paketini imha etmeye çalıştı.
Bu operasyondan iki gün önce ABD Sahil Güvenlik’e ait hızlı müdahale ekibi, aynı bölgede 17 milyon dolar değerinde uyuşturucuya el koydu.
ABD Donanması, ‘USCGC Glen Harris’ gemisinin 182 kilogram eroin, 182 kilogram metamfetamin, 27 kilogram amfetamin tableti ve 568 kilogram esrar ele geçirdiğini, üç gün önce ise ‘USCGC Emlen’ gemisinin, Umman Körfezi’nde 10 bin dolar değerinde metamfetamin ve esrar taşıyan bir balıkçı teknesini ele geçirdiğini belirtti.
Aynı ayın 5’nde ise İngiliz Donanması, Umman Körfezi’ndeki bir balıkçı teknesinden 4 milyon dolar değerinde 95 kilogram eroine, bir başka operasyonda ise bin 41 kilogram eroine el koydu.
ABD Donanması, bu yıl ve önceki yıllarda en fazla uyuşturucu sevkiyatına el koyan güvenlik ve askeri teşkilat olarak biliniyor. Ocak ayı sonlarında Umman Körfezi’nde bir balıkçı gemisinde 150 kilogram eroin, 250 kilogram metamfetamin ve 665 kilogram esrardan oluşan ve toplam değeri 18 milyon dolar olan uyuşturucu sevkiyatı ele geçirildi.
Bir hafta öncesinde ise Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, Umman Körfezi’ndeki bir gemide 15 milyon euro değerinde bir tondan fazla uyuşturucuya el konulduğunu açıklarken, ABD Donanması da aynı dönemde başka bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı.
Öte yandan geçen Aralık ayının ortalarında ABD Donanması, Umman Körfezi’nde botlarının patlaması sonucu yaralanan 5 İranlı denizciyi kurtardı. Ayrıca bir uyuşturucu sevkiyatına da el konuldu. Sevkiyat, bin 745 kilogram esrar, 500 kilogram metamfetamin ve 30 kilogram eroin de dahil olmak üzere 14,7 milyon dolar değerinde 2 ton uyuşturucu içeriyordu.
Aynı ayın başlarında ABD Donanması, Basra Körfezi yakınlarındaki birçok bölgede değeri 189 milyon doları aşan 67 tondan fazla uyuşturucuya el koydu. ABD Donanması, bu sevkiyatı görev gücü için bir rekor olarak nitelendirdi.

Kolombiyalı kaçakçılar
Beş yıl önce Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü, İran ve Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçıları arasında silahların, eğitmenlerin ve uyuşturucuların Husi milislere ulaşmasını kolaylaştırmak için işbirliğinin var olduğunu ortaya çıkardı. Enstitü ayıca, işbirliği kapsamında Meksika’ya uyuşturucu kaçakçılığı yapmak için kullanılan küçük denizaltılar ve dalgıç teknelerin inşa edildiğini de belirtti.
Güvenlik uzmanları ve Yemen meselelerinin gözlemcileri, İran gemileriyle taşınan uyuşturucu sevkiyatlarının Yemen’in Kızıldeniz’e uzanan batı kıyısının büyük bir bölümünü kontrol eden Husi milisler başta olmak üzere İran Devrim Muhafızları’nın bölgedeki kollarına yönlendirildiğine inanıyor.
İran Devrim Muhafızları’nın yardımı ve rehberliği ile Husi milisler, her türlü kaçak mal ticaretine yatırım yapıyor. Yerel güvenlik kaynaklarına göre milisler, güvenlik birimlerini kontrol etmelerinden yararlanarak yerel kaçakçıları kendileri için çalışmaya zorladı.
Güvenlik kaynaklarının geçmiş yıllarda ‘milislerin uyuşturucu kaçakçılığı ve satışı yapan onlarca mahkûmu serbest bıraktığına’ dair açıklamaları sık sık gündeme geldi. Aktarılana göre serbest bırakılmaları karşılığında kendileri için çalışmaları şart koşuldu.
Yemen yerel basını, Eylül 2016’da milislerin 80’den fazla uyuşturucu satıcısını yargı emri olmadan serbest bıraktığını bildirdi. Suudi Arabistan Krallığı ile sınır Saada ve el-Cevf vilayetlerinde Yemen’de uyuşturucu satmak ve komşu ülkelere kaçakçılık yapmak amacıyla Husilerin yararına çalıştırılan yüzlerce esrar satıcısı tutuklandı.



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.