Rusya, İran’ın çabasına ve İsrail’in tepkisine rağmen Suriye’nin güneyinde kontrolü en fazla elinde tutan taraf

Dera’daki Rus devriyesi (Şarku’l Avsat)
Dera’daki Rus devriyesi (Şarku’l Avsat)
TT

Rusya, İran’ın çabasına ve İsrail’in tepkisine rağmen Suriye’nin güneyinde kontrolü en fazla elinde tutan taraf

Dera’daki Rus devriyesi (Şarku’l Avsat)
Dera’daki Rus devriyesi (Şarku’l Avsat)

Suriye’de Mart 2011’de devrim başlar başlamaz, rejim amacı ‘Arap pozisyonlarını’ baltalamak olan uluslararası partiler tarafından yönetilen bir ‘komplo’ ilan ederken, ülke uluslararası güçler arasında bir ‘vekalet çatışması arenası’ olarak göstermeye çalışıldı.
Bu, ülkenin açık savaşa sürüklenmesinden hareketle, Suriye çözümünün içeride değil, ülkede çıkarları olan dış güçler arasında bir anlaşmayı gerektirdiğine dair görüş tüm taraflar arasında hakim oldu.
Böylece iş Suriyelilerden çıkıp, çatışmayı kendi amaç ve hedeflerine göre yöneten güçlere bırakıldı.
Suriye’ye uluslararası müdahale birdenbire ortaya çıkmadı. Çatışmanın başlangıcından bu yana iç siyasi konsensüs eksikliği, zayıf toplumsal uyum ve parçalanma, tüm ülkeyi uluslararası rekabetin sahası haline getirdi ve Rusya ile Batı arasında Soğuk Savaş politikalarına yol açtı.
İstihbarat sızıntılarına dayanarak basında çıkan haberlere göre, 2018 yılında rejim ve Rusya’nın Temmuz ayında Dera’ya yönelik harekatından önce, Ürdün, Rusya, ABD ve İsrail, yabancı savaşçıların (İran ve Hizbullah) Dera ve Kuneytra vilayetlerini kapsayan bir bölgede bulunmalarına izin verilmemesini ve rejim güçlerinin güney bölgeye dönmesi karşılığında Ürdün sınırından 80 kilometre kuzeye doğru uzaklaşmasını öngören bir anlaşma imzaladı.
Konu hakkında bilgi sahibi siyasi kaynaklar, bu anlaşmanın İran tarafından imzalanmadığını, ancak İran’ın not aldığını söylüyor.
İran’ın bundan tamamen hoşlanmaması mantıklıydı ve savaşta rejime askeri, maddi ve insani destek sağlayan oydu.
İran bölgedeki politikalarını ve emellerini zımnen uygulamaya başladı.
Bu, İsrail’i kuzey cephesinde, özellikle Golan Tepeleri bölgelerinde Hizbullah’ın varlığından ‘rahatsız olduğunu’ ifade etmeye yöneltti.
İsrail bunun karşısında ya uyarı broşürleri bıraktı, ya da mevzilerini ve hatta partiyle bağlantılı olduğunu iddia eden şahısları hedef aldı.
Ürdün ise zaman zaman yetkilileri aracılığıyla, kuzey sınırlarındaki asayiş kaosuna, Suriye’nin güneyinden topraklarına girmeye çalışan uyuşturucu kaçakçılığına dikkat çekiyor.
Ürdün Kralı 2. Abdullah daha önce yaptığı açıklamada, Ürdün’ün İran bağlantılı milislerin sınırlarını hedef alan saldırılarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Bu kaynaklara göre İran’ın güneydeki, özellikle de Dera ve Kuneytra’daki varlığı en önemli odak noktası gibi görünüyor.
Ürdün ve İsrail, Rusya aracılığıyla, İran güçleri ve onun himayesinde faaliyet gösteren milislerin güneyde herhangi bir noktada konuşlanmasına engel olmaya çalışıyor.
İran ise, bu coğrafi bölgeyi Batı ile müzakere pazarına dahil etmeyi ve aynı zamanda komşu ülkeleri uyuşturucu hapları (Captagon) ile tehdit ederek baskı altına almayı hedefliyor.
Suriye’nin güneyindeki gelişmeler, Rusya’nın tüm tarafları tatmin eden herhangi bir uzlaşmaya dayalı çözüm yolunu kapatmaya olan bağlılığı ve aynı zamanda iki taraf arasındaki ekonomik ilişkileri canlandırmak için Amman ile Şam arasında bir yakınlaşmayı desteklemesiyle yakından ilgili.
Bütün bunlar Rusya’yı, 2018’deki anlaşmada taahhüt ettiği gibi, Suriye’nin güney bölgelerinde devletin varlığını yeniden tesis etmeye ve güvenliği kontrol etmeye yardımcı olmaya mecbur ediyor.
Bunu, müdahalesi ve kendisine bağlı gruplar oluşturarak, özellikle Dera’da taraflardan birinin lehine olan her türlü tırmanışı kontrol ederek ve engelleyerek sağlamaya çalışıyor.



ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.


İsrail ordusu: Gazze Şeridi’ne kaçak mal sokulması sorunu güvenliğimiz için büyük bir tehdit

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
TT

İsrail ordusu: Gazze Şeridi’ne kaçak mal sokulması sorunu güvenliğimiz için büyük bir tehdit

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne mal kaçakçılığı dosyasına ilişkin bir açıklama yayımladı. Söz konusu dosyada, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Başkanı’nın kardeşi ile birlikte 14 kişinin daha şüpheli olarak yer aldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, ordu tarafından dün yapılan açıklamada, “İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik kaçakçılık olgusunu devletin güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak son derece ciddiyetle ele almaktadır. Bu faaliyetlere düzenli ya da yedek askerlerin karışması durumunda mesele daha da tehlikeli bir hal almaktadır” ifadelerine yer verildi.

İsrail savcılığı ise Şin-Bet Başkanı’nın kardeşi hakkında, Gazze Şeridi’ne sigara kaçırdığı iddiasıyla ‘savaş zamanında düşmana yardım etmek’ suçlamasıyla dava açtı.

İddianamede, Zini’nin askerî istihbarata bağlı Birim 8200’de tanıdıkları bulunduğu ve bu kişilerin ‘bilgilerin sistemde görünmemesini sağlamaya yardımcı olabileceği’ öne sürüldü.

Ordu tarafından yapılan açıklamanın devamında, “Merkez Mahkeme’ye sunulan iddianamede Birim 8200’den bir kişinin şüpheli olarak yer aldığına dair iddialar üzerine, ordunun söz konusu olaydan bilgisi olmadığını bir kez daha teyit ederiz” denildi.

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)

Dün yayımlanan iddianameye göre, Bezalel Zini’nin, Hamas’ın sigara ve tütün ürünlerini fahiş fiyatlarla yeniden satarak kâr elde edebileceğinin farkında olduğu öne sürüldü.

50 yaşındaki Zini’nin, toplam 365 bin şekel (yaklaşık 117 bin dolar) karşılığında 14 koli sigara kaçırdığı iddia edildi. Şin-Bet’in kısa süre önce göreve atanan Başkanı David Zini’nin ise dosya kapsamında herhangi bir usulsüzlüğe karıştığından şüphelenilmediği belirtildi.

Söz konusu suçlamaların, Gazze’ye lüks iPhone modelleri, otomobil yedek parçaları ve diğer elektronik ürünler de dahil olmak üzere çeşitli malların kaçakçılığını yaptığı öne sürülen, 20’den fazla kişiyi kapsayan daha geniş bir iddianameler dizisinin parçası olduğu kaydedildi.