Suudi Arabistan’dan Yemen'deki ekonomik reform programına bir milyar dolar destek

Anlaşmasının imzalanmasının ardından Aden'de yerel para biriminin değeri yükseldi.

Suudi Arabistan'ın dün Riyad'da Yemen’e verilecek bir milyar dolar değerindeki destek için anlaşma imzaladı. (Saba)
Suudi Arabistan'ın dün Riyad'da Yemen’e verilecek bir milyar dolar değerindeki destek için anlaşma imzaladı. (Saba)
TT

Suudi Arabistan’dan Yemen'deki ekonomik reform programına bir milyar dolar destek

Suudi Arabistan'ın dün Riyad'da Yemen’e verilecek bir milyar dolar değerindeki destek için anlaşma imzaladı. (Saba)
Suudi Arabistan'ın dün Riyad'da Yemen’e verilecek bir milyar dolar değerindeki destek için anlaşma imzaladı. (Saba)

Arap Para Fonu, Suudi Arabistan'ın desteğiyle pazar günü Yemen hükümetiyle bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Yemen'de bir milyar dolar değerinde kapsamlı bir ekonomik reform programı uygulamayı, kurumları yeniden inşa etme ve içlerindeki yönetim ve şeffaflık çerçevelerini güçlendirmeyi ve Yemen vatandaşının yaşam standardının yükseltmesine odaklanmayı içeriyor.
Şarku'l Avsat'ın banka kaynaklarından edindiği bilgilere göre anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte, Aden'de ve Husilerden kurtarılan bölgelerin geri kalanında Yemen para birimi yabancı para birimlerine karşı kayda değer bir iyileşmeye tanık oldu.
Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı'nın Riyad'daki merkezinde, Yemen Maliye Bakanı, Yemen Merkez Bankası Başkanı ve Arap Para Fonu Başkanı, 2025 yılına kadar sürecek olan program anlaşmasının şartlarını imzalayarak Yemen'de ekonomik, mali ve finansal istikrarın temellerini oluşturmak, kamu mali durumunu güçlendirmek ve kurumlarını inşa etmek, yönetişim ve şeffaflığı artırmak ve Yemen halkının koşullarını iyileştirmek adına anlaşmaya imza attı.
Arap Para Fonu Müdürü Abdurrahman el-Humeydi, Suudi Arabistan'ın bölge ülkelerinde ve yurtdışında iktisadi ve finansal istikrarı sağlama desteğine övgüde bulundu. Ayrıca Suudi Arabistan'ın G20'ye aktif üyeliğinin uluslararası rolünü güçlendirdiğine ve Arap ve bölgesel finans kurumlarının en büyük destekçisi haline geldiğine dikkat çekti.
Humeydi, kapsamlı ekonomik reform programının imzalanmasını Yemen kurumlarını yeniden inşa etmek ve yönetişim ve şeffaflık çerçevelerini güçlendirmek için önemli bir adım olarak nitelendirerek, programın kamu maliyesinde gelirler ve harcamalarda verimliliğin artırılması da dahil olmak üzere bir reform paketi içerdiğini kaydetti.
Humeydi, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:
“Programı, ekonomik reformun, kurumları yeniden inşa etmenin ve Yemen hükümetinin çalışmalarında yönetim ve şeffaflığı güçlendirmenin bir başlangıcı olarak görüyoruz. Suudi mevduatının kapsamlı ekonomik reform programı aracılığıyla hedeflerine ulaşacağını öngörüyoruz."
Yemen Maliye Bakanı Salim bin Berik de Suudi Arabistan'ın çeşitli alanlarda Yemen'in yanında yer almasının önemine dikkat çektiği açıklamasında şunları söyledi:
“Birkaç gün önce gerçekleşen mevduat anlaşmasının imzalanması önemli bir adımdır. Yemen'deki genel durumun, özellikle ekonomik koşulların ve kamu maliyesinin durumunun kötüleştiği bir gerçektir. Bu, genel olarak Yemen'deki insani duruma yansıyor. Suudi Arabistan'ın desteği, özellikle Husi terör grubunun Yemenlilere daha fazla zorluk yaşatma adımları sebebiyle Yemen halkının çok ihtiyaç duyduğu bir zamanda geldi. Suudi Arabistan'ın Yemen'e desteği, Yemen Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası'nda kaynakların verimliliğini artırmak ve kapasite oluşturmak, petrol dışı gelirler ve yatırımlara hız vermek için yapıldı. Bunun Yemen ekonomisine olumlu yansıyacağını ve Yemen halkının koşullarını iyileştireceğini umut ediyoruz."
Yemen Merkez Bankası Başkanı Ahmed Galib de programla ilgili şuları söyledi:
“Programın imza kısmını tamamladık. Yakında sona erecek olan mevduat anlaşmasının yasal yönlerini tartışmaya devam ederek 2025'e kadar uzanan programı uygulamaya devam edeceğiz. Arap Para Fonu programı uygulamak için teknik işlemleri yerine getirecek ve programın hedeflerine ulaşmasına ve karşılaşılan engellerin üstesinden gelinmesine yardımcı olacakç"

Yerel para biriminin canlandırılması
Şarku'l Avsat'ın Aden döviz piyasasındaki kaynaklardan aldığı bilgiye göre anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Yemen riyalinin değeri önemli ölçüde yükseldi. ABD doları iki gün önce 1248 riyal iken pazar günü bin 80 riyal oldu. Sarraflar önümüzdeki günlerde piyasanın ek bir iyileşmeye tanık olmasını bekliyor.
Şehrin eski mahallesinin pazarındaki sarraflardan biri Şarku'l Avsat'a şunları aktardı:
"Büyük borsa şirketlerinin çoğu, riyalin dolar karşısındaki değerinin sürekli yükselmesi nedeniyle satışı durdurdu. Bazıları doların değerinin yaklaşık bin riyale düşeceği beklentisiyle kayıp yaşamamak için alım satım yapmaya devam ediyor."
Hurmaksar bölgesinde bir borsa şirketinde çalışan Nasır, sarrafların Suudi desteğinden sonra satışı durdurduklarını belirtti.
Yemenli kaynaklar, Suudi Arabistan ve BAE destek miktarlarının yanı sıra yaklaşık 300 milyon dolarlık döviz girişinin Yemen riyalinde bir iyileşmeye yol açtığını doğruladı. Yemen riyalindeki değer kazanımı, petrol ihracat limanlarına yönelik Husi saldırıları nedeniyle ham petrol ihracatının askıya alınmasından sonra oldukça sevindirici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Yemen Merkez Bankası'ndan uzmanlar, Suudi Arabistan, BAE, İngiltere ve ABD desteğinin, Yemen'in ana ekenomik kaynağını temsil eden petrol ihracatının askıya alınması nedeniyle karşı karşıya kalacağı krizin üstesinden gelinmesini sağlayacağını bildirdi.
Kaynaklar, banka yönetiminin nakit teminat olmadan daha fazla para basmayı reddetmesinin ardından, hükümet kontrolündeki bölgelerde çalışanların maaşlarını ödeyemez hale geleceğini, çünkü bunun bankanın değerini daha da azaltacağını belirtti.



Hilal göründü: Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayı yarın başlıyor

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi’nde gözlemlendiği an.
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi’nde gözlemlendiği an.
TT

Hilal göründü: Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayı yarın başlıyor

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi’nde gözlemlendiği an.
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi’nde gözlemlendiği an.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve Irak, salı akşamı hilalin görülmesinin ardından çarşamba gününün mübarek Ramazan ayının ilk günü olduğunu resmen duyurdu.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı toplandığını, Ramazan hilalinin gözlemlenmesine ilişkin mahkemelerden gelen tüm bildirimleri incelediğini belirtti. Açıklamada, yapılan değerlendirme ve güvenilir şahitlerin hilali gördüğüne dair beyanları doğrultusunda, Ümmü’l-Kurâ takvimine göre 1 Ramazan 1447’ye, miladi takvime göre ise 18 Şubat 2026 Çarşamba gününe tekabül eden tarihin bu yıl Ramazan ayının ilk günü olarak kararlaştırıldığı ifade edildi.

Öte yandan Suriye, Ürdün, Mısır, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Singapur, Malezya, Brunei Darüsselam ve Endonezya, salı günü hilalin görülememesi nedeniyle perşembe gününün Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıkladı.


Suudi Arabistan ve İngiltere arasında savunma iş birliğinin güçlendirilmesi görüşüldü

Riyad'da düzenlenen Suudi Arabistan-İngiltere ikili askeri iş birliği komitesi toplantısından (Savunma Bakanlığı)
Riyad'da düzenlenen Suudi Arabistan-İngiltere ikili askeri iş birliği komitesi toplantısından (Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve İngiltere arasında savunma iş birliğinin güçlendirilmesi görüşüldü

Riyad'da düzenlenen Suudi Arabistan-İngiltere ikili askeri iş birliği komitesi toplantısından (Savunma Bakanlığı)
Riyad'da düzenlenen Suudi Arabistan-İngiltere ikili askeri iş birliği komitesi toplantısından (Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan-İngiltere ikili askeri iş birliği komitesi, dün Riyad'da gerçekleştirdiği beşinci toplantısında, ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konunun yanı sıra, savunma ve askeri iş birliğini geliştirmenin yollarını da ele aldı.

Resim  Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Fayyad Al-Ruwaili ve İngiltere Genelkurmay Başkanı Richard Knighton, (Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Korgeneral Fayyad Al-Ruwaili ve İngiliz Genelkurmay Başkanı General Richard Knighton başkanlığında gerçekleşen toplantı, her iki tarafın da Suudi Arabistan ve İngiltere arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirmesiyle başladı.


Suudi Arabistan: İşgal altındaki Filistin toprakları üzerinde İsrail’in egemenliği yok

Ramallah kenti yakınındaki Batı Şeria’da yer alan Giv'at Ze'ev İsrail yerleşiminde yakın zamanda inşa edilen binalar (AFP)
Ramallah kenti yakınındaki Batı Şeria’da yer alan Giv'at Ze'ev İsrail yerleşiminde yakın zamanda inşa edilen binalar (AFP)
TT

Suudi Arabistan: İşgal altındaki Filistin toprakları üzerinde İsrail’in egemenliği yok

Ramallah kenti yakınındaki Batı Şeria’da yer alan Giv'at Ze'ev İsrail yerleşiminde yakın zamanda inşa edilen binalar (AFP)
Ramallah kenti yakınındaki Batı Şeria’da yer alan Giv'at Ze'ev İsrail yerleşiminde yakın zamanda inşa edilen binalar (AFP)

Suudi Arabistan, İsrail işgal makamlarının Batı Şeria’daki toprakları “devlet arazisi” olarak nitelendirme kararını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün (Pazartesi) yapılan açıklamada, “Krallık, İsrail işgal makamlarının Batı Şeria’daki toprakları ‘işgal otoritelerine bağlı devlet arazisi’ olarak dönüştürme kararını kınamaktadır. Bu adım, işgal altındaki Batı Şeria’da yeni bir hukuki ve idari gerçeklik dayatmayı hedefleyen planların parçasıdır ve bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamaktadır” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Krallık, işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde İsrail’in hiçbir egemenliği olmadığını vurgulamakta; uluslararası hukukun ağır bir ihlali niteliğindeki ve iki devletli çözümü zayıflatan bu yasa dışı uygulamaları kesin bir dille reddetmektedir. Bu adımlar, kardeş Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen devletini kurma yönündeki asli hakkına yönelik bir saldırıdır” ifadelerine yer verildi.

İbranice yayımlanan “Ahronoth gazetesine bağlı Ynet sitesinin verdiği habere göre İsrail hükümeti dün (Pazar), Batı Şeria’da 1967’den bu yana ilk kez arazi kayıt sürecinin başlatılmasına yönelik bir öneriyi onayladı.

İsrail Yayın Kurumu’na göre karar, Batı Şeria’da arazi tasfiye ve tescil işlemlerinin başlatılmasını ve geniş alanların “devlet arazisi” olarak kaydedilmesini öngörüyor. Bu durumun, söz konusu alanlar üzerinde kontrolün pekiştirilmesinin önünü açacağı ifade edildi.

İsrail hükümeti geçen hafta da işgal altındaki Batı Şeria’da yetkilerini genişleten ve Yahudilerin arazi satın alma sürecini kolaylaştıran bir dizi karar almıştı. Kabine kararları kapsamında, arazi kayıtlarının gizliliği kaldırılarak satın alma işlemlerinin kolaylaştırılması sağlandı. Böylece alıcıların arazi sahiplerini tespit edip doğrudan iletişime geçmesine imkân tanındı; zira bu kayıtlar uzun süredir gizli tutuluyordu.