Çin Kovid-19 sebebiyle Disneyland’i kapatıyor

Şanghay’daki Disneyland Kovid-19 tedbirleri kapsamında kapatılıyor

Sıfır Kovid’ politikasının kurbanları için bir protesto sırasında beyaz kağıtlar taşıyan Çinli öğrenciler (EPA)
Sıfır Kovid’ politikasının kurbanları için bir protesto sırasında beyaz kağıtlar taşıyan Çinli öğrenciler (EPA)
TT

Çin Kovid-19 sebebiyle Disneyland’i kapatıyor

Sıfır Kovid’ politikasının kurbanları için bir protesto sırasında beyaz kağıtlar taşıyan Çinli öğrenciler (EPA)
Sıfır Kovid’ politikasının kurbanları için bir protesto sırasında beyaz kağıtlar taşıyan Çinli öğrenciler (EPA)

Çin yönetimi, Pekin’de Kovid-19 tedbirlerini protesto edenlerin bir kısmı hakkında soruşturma başlatırken, polis güçleri şehrin birçok noktasında konuşlanmaya devam etti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığı habere göre Pekin Emniyet Genel Müdürlüğü, protestoculardan birinin pazar akşamı yaşanan protestolar hakkında ifadeye çağırdı.
Ayrıca bir üniversite de öğrencilerinden birini arayarak protesto alanına gidip gitmediğini sordu ve yazılı bir rapor sunmasını istedi. Pekin’de kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir protestocu Reuters’a verdiği röportajda “Hepimiz mesaj geçmişlerimizi siliyoruz. Etrafta çok fazla polis var. Polis, bir arkadaşımın kimliğini kontrol etme ve onu gözaltına aldı. Nedenini bilmiyoruz. Birkaç saat sonra onu serbest bıraktılar” ifadelerini kullandı. Pekin Kamu Güvenliği Bürosu, olay hakkında yorum yapılması talebine henüz yanıt vermedi.
Pandeminin başlamasından üç yıl sonra, Kovid-19’a karşı uygulanan politikaya yönelik memnuniyetsizlik, hafta sonu ülkenin çeşitli şehirlerde protestoların yapılmasına neden oldu.
Reuters’a göre, Başkan Xi Jinping’in on yıl önce iktidara gelmesinden bu yana Çin anakarasında tanık olunan en büyük sivil ayaklanma dalgası, günlük koronavirüs enfeksiyon sayısının rekor seviyelere ulaşmasının ardından birkaç şehrin büyük bir kısmında uygulanan yeni kapanmalar sebebiyle başladı. 1,4 milyar sakininin büyük bir çoğunluğu tarafından sarf edilen çabalara ve enfeksiyonların tüm sıcak noktalarını ortadan kaldırmaya ve sıkı sınır kontrollerini sürdürmeye dayalı olarak uygulanan ‘sıfır vaka’ politikasına bağlı kalınmasına rağmen, virüs Çin’de yayılmaya devam etti.
Kapanmalar, Çin’in son on yıldaki en keskin ekonomik yavaşlamalarından birini şiddetlendirerek küresel tedarik zincirlerini bozdu ve mali piyasalarda bozulmalara neden oldu.
Alman haber ajansı DPA’ya göre, Şanghay’daki Disneyland, ülkede koronavirüs ile mücadele için katı önlemlerin uygulanması sebebiyle kapılarını yeniden kapattı.
Disneyland dün (Salı) bu adımını duyururken tema parkın ne kadar süre kapalı kalacağı hakkında bir bilgi vermedi. Disneyland daha önce, pandemi nedeniyle kapatılmasının ardından sadece birkaç gün önce kapılarını açmıştı.
Hükümetin bu konudaki sert kısıtlamaları sebebiyle, eğlence parkları bu yıl birkaç kez kapanmak zorunda kaldı. Kapanmalar 3 yıllık sürede birkaç kez tekrarlandı.
Ülke genelinde koronavirüs vakalarındaki sürekli artışın ardından, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, dün ilk kez günlük vaka sayılarında hafif bir düşüşle yaklaşık 38 bin 400 vakaya ulaşıldığını duyurdu. Zira Çin pazartesi günü 40 binden fazla yeni vaka kaydetmişti. Ulusal Sağlık Komitesi dün yaptığı açıklamada ülkede pazartesi günü 3 bin 624’ü semptomatik ve 35 bin 21’i semptomsuz olmak üzere 38 bin 645 yeni koronavirüs vakasının kaydedildiğini söyledi.
Çin, önceki gün 3 bin 822’si semptomatik ve 36 bin 525’i asemptomatik olmak üzere 40 bin 347 yeni vaka kaydetmişti.
Yurtdışından gelen vakalar hariç olmak üzere, 3 bin 561’i semptomatik ve 34 bin 860’ı asemptomatik olmak üzere 38 bin 421 yeni vaka kaydedildi. Önce gün bu sayı 40 bin 52 olarak kaydedilmişti.
Kovid-19’a bağlı yeni bir can kaybı olmadı, bu nedenle kayıtlı can kaybı değişmeyerek toplam can kaybı sayısı 5 bin 233’de sabit kaldı. Çin anakarası şimdiye kadar 315 bin 248 doğrulanmış semptomatik vaka kaydetti.

Güney Kore
Güney Kore’deki koronavirüs vakalarının sayısı salı günü yeniden yükseldi. Son 24 saat içinde 71 binden fazla vaka kaydedildi. Ülkede, kış aylarında vaka sayısında keskin bir artış yaşanacağı korkusu hakim oldu.
Güney Kore resmi haber ajansı Yonhap’ın aktardığına göre Güney Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Ajansı (KCDA), 84’ü yurt dışından olmak üzere 71 bin 476 yeni vakanın gözlemlenmesi ile pandeminin başından bu yana kaydedilen vaka sayısının 27 milyon 31 bin 319’a yükseldiğini açıkladı.
Dün kaydedilen bilanço, önceki gün kaydedilen 22 bin 327 vakaya göre büyük bir artış oldu. Ülkede ayrıca 41 can kaybının kaydedilmesi ile toplam can kaybı sayısı 30 bin 454’e yükseldi.



15 saniyelik gizli mesajlar... Trump ile Şi’nin tokalaşmasında beden dili ne anlatıyor?

Trump, Pekin'deki Halk Büyük Salonu'nda Şi ile tokalaşıyor (AFP)
Trump, Pekin'deki Halk Büyük Salonu'nda Şi ile tokalaşıyor (AFP)
TT

15 saniyelik gizli mesajlar... Trump ile Şi’nin tokalaşmasında beden dili ne anlatıyor?

Trump, Pekin'deki Halk Büyük Salonu'nda Şi ile tokalaşıyor (AFP)
Trump, Pekin'deki Halk Büyük Salonu'nda Şi ile tokalaşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyareti sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği tokalaşma, diplomatik protokolün ötesine geçen sembolik bir an olarak değerlendirildi.

Yaklaşık 15 saniye süren tokalaşmada iki liderin beden dili, kameralara yansıyan detaylarla dikkat çekti. Tokalaşmanın gücü, yüz ifadeleri, karşılıklı jestler ve fiziksel mesafe gibi unsurlar, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin niteliğine dair farklı yorumlara neden oldu.

Sembollerle yüklü tokalaşma ve beden dili farkı

Newsweek’in analizine göre Trump, Şi’ye hızlı adımlarla yaklaşarak elini güçlü ve kendinden emin bir şekilde uzattı. Tokalaşma “kararlı ve doğrudan” olarak tanımlanırken, Şi’nin daha sakin ve kontrollü bir yüz ifadesi sergilediği belirtildi.

Haberde, iki liderin ellerini birkaç saniye boyunca bırakmamasının, sembolik güç dengesine işaret eden dikkat çekici bir görüntü oluşturduğu kaydedildi.

Analizde ayrıca Trump’ın tokalaşma tarzının çoğu zaman “üstünlük kurma” mesajı verdiği ifade edildi. Trump’ın zaman zaman karşı tarafın elini sabitlemesi veya kendine doğru çekmesi, uzmanlar tarafından “psikolojik hâkimiyet göstergesi” olarak yorumlandı.

Buna karşılık Şi’nin daha ölçülü bir diplomatik duruş sergilediği, dik beden pozisyonu ve sınırlı mimikleriyle kontrollü bir profil çizdiği ifade edildi.

Uzmanlara göre iki liderin farklı beden dili ritimleri, törende “görsel bir dengesizlik” yarattı. Trump daha dışa dönük ve baskın bir görüntü verirken, Şi’nin hesaplı sakinliği bazı yorumcular tarafından diplomatik mesafe olarak değerlendirildi.

Karşılıklı jestler ve yakın temas

New York Post ise törendeki daha sıcak ve dostane detaylara dikkat çekti. Gazeteye konuşan beden dili uzmanına göre Trump, Büyük Halk Salonu’ndaki yürüyüş sırasında Şi’nin sırtına birkaç kez hafifçe dokundu. Bu jestin hem samimiyet hem de güç gösterisi taşıdığı ifade edildi.

Haberde, Şi’nin de Trump’a benzer şekilde hafif bir sırt temasıyla karşılık verdiği ve bunun tek taraflı olmayan bir iletişim görüntüsü oluşturduğu belirtildi.

"Büyük Halk Salonu"ndaki tören sırasında iki lider arasında dostane jestler ve karşılıklı fiziksel yakınlık görüldü (AFP)."Büyük Halk Salonu"ndaki tören sırasında iki lider arasında dostane jestler ve karşılıklı fiziksel yakınlık görüldü (AFP).

Analizde ayrıca iki liderin yürüyüş sırasında birbirlerine fiziksel olarak yakın durdukları, karşılıklı gülümsedikleri ve kişisel mesafeyi nispeten kısa tuttukları kaydedildi. Uzmanlar bunu, sıkı diplomatik protokol içinde belirli düzeyde kişisel rahatlık göstergesi olarak değerlendirdi.

Şi’nin ayrıca karşılama töreninde ABD heyetindeki bazı isimlerle daha uzun süre ilgilenmesi de dikkat çeken ayrıntılar arasında yer aldı.

Güç gösterisi ile uyum mesajı arasında

Her iki değerlendirme de Pekin’deki görüntülerin sıradan bir diplomatik tokalaşmanın ötesine geçtiği görüşünde birleşiyor. Tokalaşmanın sertliği, yüz ifadelerindeki farklılıklar ve dostane fiziksel temaslar; iki lider arasında hem güç rekabetini hem de kontrollü bir uyum arayışını aynı anda yansıttı.

Uzmanlara göre bu buluşma, uluslararası diplomaside beden dilinin ve sembolik jestlerin, resmî açıklamalar kadar etkili mesajlar taşıyabildiğini bir kez daha ortaya koydu.


Şi Cinping, Thucydides tuzağını hatırlatarak Trump'a gönderme yaptı: Biz yükselen gücüz

Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)
Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)
TT

Şi Cinping, Thucydides tuzağını hatırlatarak Trump'a gönderme yaptı: Biz yükselen gücüz

Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)
Trump ve Şi bugün Pekin'de (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile Pekin’de gerçekleştirdiği kritik görüşmede, iki ülke ilişkilerinin geleceğine dair en temel soruyu sordu: Yükselen bir güç ile mevcut egemen güç arasında tarihte sıkça savaşa yol açan o kaçınılmaz yoldan kaçınmak mümkün mü?

Şi, modern siyaset literatüründe "Tukidides Tuzağı" olarak bilinen ve yükselen bir gücün yerleşik gücü tehdit etmesiyle ortaya çıkan gerilimin doğrudan çatışmaya yol açabileceğine atıfta bulundu. Çin devlet medyasında yer alan bilgilere göre Şi, iki ülkenin bu tuzaktan kurtulup kurtulamayacağının yanı sıra, küresel istikrarı korumak ve "insanlık için daha parlak bir gelecek" inşa etmek adına büyük zorluklara birlikte göğüs gerip geremeyeceklerini sorguladı.

Görkemli karşılama ve kritik dosyalar

Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret, gümrük vergileri, Tayvan ve İran gibi kritik başlıkların masaya yatırıldığı zirve, küresel kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Başkan Trump, sabah saat 10.00 sularında Büyük Halk Salonu’nda askeri törenle karşılandı. Şi Cinping, aralarında Pekin’e yönelik sert tutumuyla bilinen Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de bulunduğu ABD’li heyet ile tek tek tokalaştı. Milli marşların okunması ve top atışlarının ardından liderler görüşmelere geçti. Program kapsamında Trump’ın UNESCO Dünya Mirası listesindeki Cennet Tapınağı’nı ziyaret etmesi ve akşam onuruna verilecek resmi yemeğe katılması bekleniyor.

Dostum Şi ile gelecek harika olacak

Görüşme sırasında iyimser mesajlar veren Donald Trump, iki süper gücün "harika bir geleceğe" sahip olacağını vurguladı. Trump, Şi’ye hitaben, "Burada sizinle birlikte olmak bir onur. Sizinle dost olmak bir onur. Çin-ABD ilişkileri her zamankinden daha iyi olacak" ifadelerini kullandı.

Cinping’den Tayvan konusunda sert uyarı

Çin lideri Şi Cinping ise dünyanın bir "yol ayrımında" olduğunu belirterek, "Çin ve ABD rakip değil, ortak olmalıdır" dedi. Ancak Şi, iş birliği mesajlarının yanı sıra Tayvan meselesi üzerinden net bir uyarıda bulundu.


Güney Koreli bir yetkili: Gemiye yapılan saldırının arkasında İran dışında herhangi bir tarafın olma ihtimali yok

Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)
Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)
TT

Güney Koreli bir yetkili: Gemiye yapılan saldırının arkasında İran dışında herhangi bir tarafın olma ihtimali yok

Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)
Güney Kore'ye ait bir gemi Hürmüz Boğazı'nı geçerken vurulduktan sonra hasar gördü (Reuters)

Yonhap haber ajansı bugün Güney Koreli üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Hürmüz Boğazı yakınlarında Güney Kore yük gemisine düzenlenen saldırıdan İran dışında bir tarafın sorumlu olma ihtimali düşük olduğunu ifade etti.

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, yerel nakliye şirketi HMM'ye ait "Namu" adlı gemiye 4 Mayıs’ta düzenlenen saldırıya ilişkin ABD tarafından paylaşılan istihbarat verilerinin analiz edildiğini belirtti. Söz konusu saldırı, geminin kıç kısmının alt tarafında yangın çıkmasına ve ciddi hasar oluşmasına neden olmuştu.

Yetkili, "Soruşturma tamamlanıp kanıtlar sunulduğunda, İran tarafının uygun bir şekilde yanıt vereceğine güveniyorum" ifadelerini kullandı. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı ise yetkilinin bu açıklamalarını henüz resmi olarak teyit etmedi.

Seul yönetimi, planlanan onarımlar öncesinde gemide adli inceleme yapmak üzere Dubai'ye uzman ekipler gönderdi. İran, gemide ağır hasara yol açan saldırıyla ilgili sorumluluğu daha önce reddetmiş ve Seul'ün soruşturması devam ederken daha fazla yorum yapmaktan kaçınmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada, gemiye İran tarafından ateş açıldığını iddia ederek Seul’e, boğazdaki seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla ABD liderliğindeki çabalara katılma çağrısında bulunmuştu.