Sporcuları sevindiren haber: Kuru ve rahat tutan yeni nesil kumaş sayesinde aşırı terleme sorun olmaktan çıkıyor

Laboratuvar ter testleri (Araştırma Ekibi)
Laboratuvar ter testleri (Araştırma Ekibi)
TT

Sporcuları sevindiren haber: Kuru ve rahat tutan yeni nesil kumaş sayesinde aşırı terleme sorun olmaktan çıkıyor

Laboratuvar ter testleri (Araştırma Ekibi)
Laboratuvar ter testleri (Araştırma Ekibi)

Sporcuların zorlu bir antrenmandan sonra terleyen koltuk altı ve nemli kıyafetler kabusu artık sorun olmaktan çıkıyor.
ABD-Kanadalı spor giyim şirketi Lululemon, British Columbia Üniversitesi araştırmacıları ve ortakları, ulaştıkları sonuçları 23 Kasım 2022 tarihinde Materials dergisinde açıkladıktan sonra, sıcaklık ve efor düzeyi ne olursa olsun sizi sıcak, kuru ve rahat tutan yeni nesil bir kumaş geliştiriyor.
Çalışmanın başyazarı ve konfor artırıcı teknolojiler uzmanı Farzan Ghulamreza, çalışmayla bağlantılı olarak Columbia Üniversitesi web sitesinde yaptığı açıklamada, “Termofizyolojik konfora hitap edebilen ve deriden çevreye ısı ve nem alışverişi yoluyla termoregülasyonu sürdürebilen fonksiyonel bir malzeme yaratmak, uzun süredir aktif giyim şirketlerinin hedefi. Geçtiğimiz yıllarda spor giyim endüstrisinde, konforu artırmak için çok sayıda özelliğe sahip olan bu tür giysiyi geliştirmek için büyük ilerleme kaydedildi. Son araştırmamız, aktif giyimde insan konfor seviyelerini artıran bazı temel kumaş özelliklerini belirlemeyi amaçlamakta” dedi.
Gholamreza ve UBC'nin Malzeme ve Üretim Araştırmaları Enstitüsü'ndeki bir araştırmacı ekibi, Alberta Üniversitesi, Toronto Üniversitesi ve İsviçre Federal Malzeme Bilimi ve Teknolojisi Laboratuvarları'ndan araştırmacılarla birlikte doku sistemlerinin vücut ısısı ve nemi ile nasıl etkileşime girdiğini analiz etmenin daha iyi yollarını araştırıyor.
Sürdürülebilirlik ve akıllı üretim konusunda uzman makine mühendisliği Prof. Dr. Abbas Milani konuyla ilgili "Fiziksel olarak aktif bir kişi, termal dengeyi korumak için çevreye dağıtılması gereken ısı üretir ve ter ayrıca buharlaşma yoluyla cilt ısısını dağıtarak aşırı ısınmaya karşı korur. Isı ve nemin vücuttan atılamaması, sağlık ve performansı etkileyebilecek ısı stresine yol açabilir" açıklamasında bulundu.
Bu araştırmayı bir sonraki seviyeye taşımak için sıcak ter plakaları, silindirler ve termal aletler gibi test cihazları geliştirildi. İnsan giyim deneyleriyle karşılaştırıldığında, bu cihazlar tekstillerin termal fizyolojik konforunu hesaplarken zamandan ve paradan tasarruf sağlar çünkü iş insanlar üzerinde değil bir laboratuvarda yapılır. Araştırmacılar, kumaş ile kullanıcı arasındaki ısı ve nem transferini doğru bir şekilde ölçmek için bir dijital model geliştirmeyi başardılar. Bu formülasyon, kumaş özelliklerinin, çevresel koşulların ve fizyolojik belirteçlerin genel konfor seviyelerini artırmak adına birlikte nasıl çalıştığının daha iyi anlaşılması için bir temel sağlar.
Gholamreza “Terleme simülasyonu ile birleştirilen matematiksel modeller, modelin kumaşların ilk soğutma, sürekli soğutma, gecikmeli soğutma, nem emme ve kuruma süresi dahil olmak üzere konfor özelliklerini tahmin etmeye yardımcı olabileceğini gösterdi. Genel olarak, model, tekstil sistemlerinin orta ve yoğun fiziksel aktiviteler altında kullanıcıların konforunu nasıl koruyacağını tahmin etmek için yaygın olarak kullanılabilecek kullanışlı bir araç” dedi.



Bilim insanlarından güneş fırtınası uyarısı

(Nithin Sivadas/NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi)
(Nithin Sivadas/NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi)
TT

Bilim insanlarından güneş fırtınası uyarısı

(Nithin Sivadas/NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi)
(Nithin Sivadas/NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi)

Bilim insanları, güneş fırtınalarının ve uzaydaki ekstrem hava olaylarının etkilerinin düşündüğümüzden bile daha tehlikeli olabileceği uyarısını yaptı.

Uzay havası, Dünya'nın manyetik alanlarındaki ve üst atmosferindeki değişikliklerden kaynaklanıyor ve araştırmacılar, etkilerinin ölümcül olabileceği konusunda uzun zamandır uyarıyor. Uzmanlar, ekstrem fırtınaların uydu iletişimini bozabileceğini ve elektrik kesintilerine yol açabileceğini söylüyor.

Ancak araştırmacılar, bu fırtınaların etkilerinin düşündüğümüzden bile daha kötü olabileceği uyarısında bulundu. Onlarca yıldır araştırmacılar Dünya'nın güneş fırtınalarına verdiği tepkinin bir üst sınırı bulunduğu düşünüyordu ancak yeni araştırmalar bunun bir yanılsama olduğunu gösteriyor.

Yeni makaleye göre sorun, güneş rüzgarlarının gücünü nasıl yorumladığımıza ilişkin yanlış bir varsayımdan kaynaklanıyor. Bu da Dünya'nın düşündüğümüz kadar iyi korunmadığı ve uzaydaki ekstrem hava olaylarının teknolojimiz üzerinde tahmin ettiğimizden çok daha çarpıcı etkileri olabileceği anlamına geliyor.

Çalışmayı yöneten, Lancaster Üniversitesi'nden Maria Walach, "Gezegenimizin manyetik alanı, bizi birçok uzay hava olayı etkisine karşı korumada gerçekten harika bir iş çıkarıyor ve bu nedenle bunlar genellikle sadece aksaklıklar veya güzel kutup ışıkları olarak ortaya çıkıyor" dedi.

Ancak uyduların beklenmedik şekilde Dünya'ya düştüğü veya iletişim ve GPS sinyallerini kaybettiğimiz ekstrem durumlar da var.

Sorun, Güneş'ten bize doğru akan sıcak gazlar olan güneş rüzgarının ölçümlerinin, Güneş'e kıyasla Dünya'ya 1,6 milyon km daha yakın bir noktadan alınmasından kaynaklanıyor. Ancak yeni çalışma, Dünya yörüngesinde bulunan bir NASA uzay aracından alınan verileri kullandı ve gezegenimize daha yakın etkileri gösteriyor.

Dr. Walach, "Gezegenimizin güneş rüzgarına verdiği tepkinin bir üst sınırı yoksa, ekstrem durumlar için modelleme yapılırken bu dikkate alınmalı ve uzay hava olaylarına karşı tetikte olmalıyız” dedi.

Neyse ki bu çok ekstrem durumlar nadir ancak bu aynı zamanda elimizde sınırlı veri olduğu anlamına geliyor. Bin yılda bir görülen türden ekstrem olaylarda ne yaşanacağını ancak zaman gösterecek.

Independent Türkçe


OpenAI donanım işine girdi: "Dünyanın en havalı teknoloji ürünü" yolda

OpenAI, Codex Micro klavyesini 15 Temmuz 2026'da tanıttı (OpenAI)
OpenAI, Codex Micro klavyesini 15 Temmuz 2026'da tanıttı (OpenAI)
TT

OpenAI donanım işine girdi: "Dünyanın en havalı teknoloji ürünü" yolda

OpenAI, Codex Micro klavyesini 15 Temmuz 2026'da tanıttı (OpenAI)
OpenAI, Codex Micro klavyesini 15 Temmuz 2026'da tanıttı (OpenAI)

OpenAI, Apple'ın ticari sırlarını çaldığı yönündeki suçlamalar sürerken ilk donanım ürününü tanıttı.

ChatGPT'nin yaratıcısı, çarşamba günü piyasaya sürdüğü 230 dolarlık minyatür klavye Codex Micro'yu, Codex aracının kullanıcıları için yapay zeka kodlama asistanı olarak tanıttı.

Donanım tasarım şirketi Work Louder'la işbirliği içinde geliştirilen ürün, bir kontrol kolu (joystick), bir döner kadran, 12 klavye tuşu, bir USB-C bağlantısı ve Bluetooth özelliklerine sahip.

OpenAI tanıtım videosunda, "Görevler arasında geçiş yapmayı hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor" ifadelerini kullanıyor.

Bu arada analog kontrol kolu, Codex’in görevini tamamlamasını beklerken harika bir stres atma oyuncağı oluyor.

dfgthyjuık
Codex Micro klavye, Work Louder'la işbirliği içinde geliştirildi (OpenAI)

Apple'ın, Cupertino merkezli şirketin eski çalışanları aracılığıyla donanım sırlarını çalma suçlamasıyla OpenAI'a dava açmasının üzerinden bir hafta geçmeden Codex Micro tanıtıldı.

OpenAI yaptığı açıklamada, "bu iddianın geçerliliğine dair herhangi bir kanıta rastlamadığını" söylemişti.

Şirket, "Adil rekabete ve kişilerin istedikleri yerde çalışma özgürlüğüne inanıyoruz ve her yerdeki insanları güçlendiren yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklanıyoruz" diye eklemişti.

OpenAI, gündelik kullanım için "insan benzeri" bir eşlikçi görevi görecek başka bir yapay zeka cihazı üzerinde de çalışıyor ancak henüz bir çıkış tarihi belirlenmedi.

Uzun süredir beklenen cihaz, eski iPhone tasarımcısı Jony Ive'la birlikte geliştiriliyor ve ekransız bir akıllı hoparlör şeklinde sunulması bekleniyor.

OpenAI CEO'su Sam Altman geçen yıl yayımlanan bir tanıtım videosunda bu aracı, "üçüncü çekirdek cihaz" (birinci ve ikinci çekirdekler bilgisayar ve akıllı telefon) diye tanımlamış ve bunun "dünyanın şimdiye kadar göreceği en havalı teknoloji ürünü" olduğunu söylemişti.

Sızdırılan bir şirket içi personel toplantısında daha fazla ayrıntı veren Altman, cihazın "kullanıcının çevresini ve yaşantısını tamamen algılayabileceğini, göze batmayacağını ve cepte ya da masada durabileceğini" iddia etmişti.

Bloomberg, cihazın kullanıcının çevresini "algılayabilmesi" için kamera ve ek sensörlerle birlikte geleceğini ve her yere taşınabilmesini sağlayacak şarj edilebilir bir bataryası olacağını bu hafta bildirmişti.

Cihazın 2027'de piyasaya sürülmesinin planlandığı söyleniyor.

Independent Türkçe


Netflix'teki korku filmini izleyen uyuyamıyor: Oscarlık performans

Gülümse 2'de ünlü pop yıldızı Skye Riley'yi canlandıran 1993 doğumlu müzisyen ve oyuncu Naomi Scott, filmdeki şarkıların çoğunu kendisi yazıp seslendirdi (Paramount Pictures)
Gülümse 2'de ünlü pop yıldızı Skye Riley'yi canlandıran 1993 doğumlu müzisyen ve oyuncu Naomi Scott, filmdeki şarkıların çoğunu kendisi yazıp seslendirdi (Paramount Pictures)
TT

Netflix'teki korku filmini izleyen uyuyamıyor: Oscarlık performans

Gülümse 2'de ünlü pop yıldızı Skye Riley'yi canlandıran 1993 doğumlu müzisyen ve oyuncu Naomi Scott, filmdeki şarkıların çoğunu kendisi yazıp seslendirdi (Paramount Pictures)
Gülümse 2'de ünlü pop yıldızı Skye Riley'yi canlandıran 1993 doğumlu müzisyen ve oyuncu Naomi Scott, filmdeki şarkıların çoğunu kendisi yazıp seslendirdi (Paramount Pictures)

Korku tutkunlarının "geceleri uykumuzu kaçırdı" diye anlattığı Gülümse 2 (Smile 2), Netflix kütüphanesindeki yerini aldı.

Devam halkası, 2022 yapımı ilk filmin hemen ardındaki gelişmeleri konu alsa da izleyicilerin hikayeyi kavrayabilmesi için Gülümse'yi mutlaka izlemiş olması gerekmiyor. 

Gülümse 2, dünya turnesine çıkmaya hazırlanan küresel pop yıldızı Skye Riley'nin (Naomi Scott) üzerine çöken korkunç laneti odağına alıyor. 

Şöhretin baskısı ve peş peşe yaşadığı ürkütücü olaylar Skye'yı giderek köşeye sıkıştırırken genç yıldız, akıl sağlığını koruyabilmek için karanlık geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor.

Netflix'in fenomen dizilerinden You'yla tanınan Lukas Gage'in yanı sıra Rosemarie DeWitt, Kyle Gallner, Miles Guiterrez-Riley ve usta oyuncu Jack Nicholson'ın oğlu Ray Nicholson'ı bir araya getiren Gülümse 2, gişede ilk filmin gerisinde kalsa da eleştirmenlerden tam not almıştı. 

Selefini geride bırakarak Rotten Tomatoes'da yüzde 86'lık eleştirmen onayı alan yapım, vizyona girdiğinde sinemaseverler tarafından "yılın en korkunç filmi" ilan edilmişti.

Yorumlarını sosyal medyada paylaşan izleyiciler, uykusuz kalmak istemeyenlere filmi seyretmeden önce iki kez düşünmelerini söylüyor.

Bir sinemasever, TikTok'ta büyük ilgi gören bir paylaşımda "Bu gece kesinlikle uyuyamayacağım. Bu travmayı asla atlatamayacağım, hayatımda izlediğim en rahatsız edici filmdi" derken, bir diğeri ise şu yorumu yapıyor: 

Bir hafta boyunca gözüme uyku girmeyecek. İlk filmin çok ötesindeydi, hissettiğim dehşeti tarif etmek için 'travma' kelimesi yetmez. Sonunu tahmin etmek neredeyse imkansızdı. Şoke edici ve acayip iyi bir filmdi. Ayrıca Naomi Scott kesinlikle Oscar'lık bir performans sergilemiş.

Bir diğer korku meraklısı, Gülümse 2'den çok etkilendiğini yazarak ekliyor: 

Muhteşem sinematografisi, zekice kurgulanmış ani korku sekansları, kan donduran görselleri... Ayrıca yas, travma ve suçluluk temalarını işleyişindeki derinliğiyle ilk filmin fersah fersah ilerisinde bir yapım olmuş. Naomi Scott kariyerinin en iyi performansını sergilemiş.

Başroldeki Scott'ın başarısına dikkat çeken başka bir izleyici ise övgü dolu yorumunda şu ifadeleri kullanıyor:

Harika bir hikaye ve büyüleyici bir görsellik sunuyor. Korku sahneleri o kadar iyi ayarlanmış ki iki kez heyecandan patlamış mısırımı düşürüyordum. Ancak filmi asıl devleştiren şey, Naomi Scott'ın canlandırdığı karakterin yaşadığı travmayı olağanüstü bir performansla yansıtması.

Independent Türkçe, Wales Online, OK!