Mısır, Libyalıların kimliklerini korumaları için verdiği desteğe vurgu yaptı

Salih’in ofisi, dün Kahire’de Cibali ile bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı
Salih’in ofisi, dün Kahire’de Cibali ile bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı
TT

Mısır, Libyalıların kimliklerini korumaları için verdiği desteğe vurgu yaptı

Salih’in ofisi, dün Kahire’de Cibali ile bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı
Salih’in ofisi, dün Kahire’de Cibali ile bir araya geldiği fotoğrafı yayınladı

Mısır Meclis Başkanı Hanefi Cibali, Libyalı mevkidaşı Akile Salih ile dün Kahire'de yaptığı görüşmede, Mısır'ın Libya konusundaki tutumunun öncelikle vatandaşlarının ulusal kimliklerini ve toprak bütünlüklerini koruma haklarına dayandığını vurguladı.
Salih’in Medya Merkezi Başkanı Abdulhamid es-Safi, Temsilciler Meclisi Başkanı'nın bu toplantıdan duyduğu mutluluğu teyit ettiğini söyledi. Salih aynı zamanda “Mısır, tarihi boyunca iki ülke arasındaki kader ortaklığı ışığında Libya halkının en iyi destekçisi olmuştur ve olmaya devam etmektedir” açıklamasında bulundu.  
Safi, basın açıklamasında, “Salih, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin dış müdahalede bulunmayarak Libya'yı ve tek bir vatanda halkın seçimlerini destekleyen tutumlarını takdir ettiğini yineledi” ifadelerini kullandı.
Cibali, “Mısır'ın konumu, öncelikle Libyalıların ulusal kimliklerini ve toprak bütünlüklerini koruma haklarına dayanmakta. Mısır, siyasi süreçte önemli bir rol oynaması açısından Libya parlamentosunu destekliyor” açıklamalarında bulundu. Ülkesinin Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi’nin çabalarına verdiği desteğin altını çizen Cibali, “Mısır, askeri teşkilatı tek bir bütün hale getirme çabalarını sürdürmek için tüm uluslararası ve Libyalı ortaklarla birlikte çalışıyor. Tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin Libya topraklarını terk etmesi gerekiyor” dedi.
Öte yandan İngiltere'nin Trablus Büyükelçisi Caroline Hurndall, dün Libya Berberi Yüksek Konseyi Başkanı el-Hadi Barkik ile konseyin Libyalılarla iletişimini ve kapsamlı bir ulusal diyaloğu destekleme çalışmalarını ele aldığını açıkladı. Bu çabaların mevcut krizin aşılmasının önemli bir kısmını oluşturduğunu da ekledi.
Fransa Büyükelçisi Mustafa, Mahrac, dün bir araya geldiği Libya Başsavcılık Müsteşar Yardımcısı Sıddık es-Sur’un hukukun üstünlüğünü pekiştirmek ve vatandaşları hukukun koruması altına almak için yürüttüğü kapsamlı çalışmaları anlattığını aktardı. Mahrac, Fransa adına Sur’u eğitim ve saha deneyimlerinin paylaşılması yoluyla destekleme sözü verdi.

 



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.