Irak’ta ‘siyasi temizlik’ yapıldığı yönünde şüpheler artıyor

Güvenlik liderlerinin değişmesi sorulara neden oldu.

Irak Başbakanı Sudani ve Şii Fetih Koalisyonu lideri Hadi Amiri. (Irak Haber Ajansı)
Irak Başbakanı Sudani ve Şii Fetih Koalisyonu lideri Hadi Amiri. (Irak Haber Ajansı)
TT

Irak’ta ‘siyasi temizlik’ yapıldığı yönünde şüpheler artıyor

Irak Başbakanı Sudani ve Şii Fetih Koalisyonu lideri Hadi Amiri. (Irak Haber Ajansı)
Irak Başbakanı Sudani ve Şii Fetih Koalisyonu lideri Hadi Amiri. (Irak Haber Ajansı)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, güvenlik servislerindeki yüzlerce yetkiliyi görevden alarak aynı siyasi çevreden (Koordinasyon Çerçevesi) başkalarını atadığı benzeri görülmemiş idari değişikliklere imza attı.
İçişleri Bakanlığı İstihbarat Müsteşarı General Ahmed Ebu Ragıf, görevden alınan subayların, sınır muhafızı komutanı, polis, uyuşturucu kontrol dairesi çalışanları ve federal polis teşkilatındaki onlarca liderin isimlerini açıkladı.
Yerel basında çıkan haberlere göre yeni Sudan hükümetinin ilk ayında gerçekleşen değişiklikler; içişleri, ulusal güvenlik ve istihbarattaki en az 900 pozisyonu kapsıyor. Ancak Şarku’l Avsat’ın hükümete yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre bu sayı siyaseten abartı.
Geçen ayın başlarında göreve gelen Sudani, hükümetinin hukuk ve anayasa şemsiyesi altında kararlar alacağı sözünü vermişti. Ancak son değişiklikler, Irak kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.
Yakın zamanda görevden alınan güvenlik görevlilerinin eski Başbakan Mustafa el-Kazımi ile bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Güvenilir kaynaklar, birçoğunun aleyhinde bildirilerin çıkarılmasını bekliyor. Hükümet dahilindeki kasıtlı tasfiyelerin Koordinasyon Çerçevesi’nden etkili partizan organların lehine yapıldığı konuşuluyor.
Asaib Ehlil Hak Hareketi ve İslami Davet’ten iki lider, Koordinasyon Çerçevesi’nin bu kararlara müdahale etmediğini belirtiyor. Ancak son iki yılda hukuk, idari ve mali ihlaller işleyenlerin yerlerine nitelikli kişilerin atanarak devlet işlerinin düzeltilmesi gerektiğinden bahsediyor. Koordinasyon Çerçevesi’nden şahıslar, Kazımi hükümetinden önde gelen yetkililere yönelik çeşitli suçlamalarda bulunuyor. Bu suçlamaların doğruluğunu kontrol eden soruşturma makamları ise bu hususta yer almıyor.
Sudani tarafından toplu olarak görevden alınanların yerine atanan isimlerin Nuri el-Maliki, Haydar el-İbadi ve Adil Abdulmehdi hükümetlerinde faal olduğu, Kazımi hükümetinde ise yer almadıkları görülüyor. Sudani'nin atadığı yetkililerin tek partili olması, Koordinasyon Çerçevesi’nin ülkedeki güvenlik ve istihbarat pozisyonlarını tamamen ele geçirme niyeti hakkında siyasi yorumlara neden oluyor.
Koordinasyon Çerçevesi’nden liderlere göre bu değişiklikler bölgedeki Batılı oyuncuları, özellikle ABD’lileri ilgilendirmiyor gibi görünüyor.
Irak’a düzenli ve kapsamlı ziyaretlerde bulunan ABD'nin Irak Büyükelçisi Alina Romanowski, Bağdat’ta toplantılara katılıyor.  Romanowski, en son Irak Savunma Bakanı ve Tahran Büyükelçisi Kazım Âli Sadık ile bir araya geldi.
Irak Başbakanı’nın yönetim mekanizmaları, tecrübeli bir yönetici olmasına rağmen siyasi çelişkiler içeriyor. Başbakan, Irak'ta Washington ile Tahran arasındaki dengeyi yeniden tesis etme arzusunu ifade ederken hükümeti ise silahlı gruplara yakınlığı ile bilinen Şii güçlerin nüfuzunun odak noktası haline geliyor.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.