Suriye’nin kuzeyindeki hareketlenme rejimle normalleşme konusunda soru işaretlerine neden oluyor

Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)
Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki hareketlenme rejimle normalleşme konusunda soru işaretlerine neden oluyor

Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)
Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 16 Ocak’ta gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Suriye’deki gelişmeleri ve müzakerelerin gidişatını ele aldılar. Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler, son günlerde rejimin müzakereleri ilerletme şartlarına ilişkin karşılıklı açıklamalarının ardından, Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirme sürecinde Türkiye ile Suriye rejiminin tavırlarındaki ayrışmayı yansıtıyor. Ayrıca ocak ayında gerçekleşeceğine işaret edilen, üç ülkenin dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Ankara, Türkiye, Suriye ve Rusya savunma bakanları arasında yeni bir toplantı yapma olasılığı mevcut. Ancak dışişleri bakanları toplantısının şubat ayı öncesinde yapılamayacağı duyuruldu. Bu çerçevede Türkiye, bir kez daha Halep’te kontrol ettiği bölgelere takviye göndermeyi sürdürdü. Ayrıca İdlib’deki çatışmasızlık alanları içerisinde, Zaviye Dağı’na bağlı Balyun kasabasındaki kuvvetleri için bir üssün yakınında bir helikopter pisti kurdu.
Bu çerçevede Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusundaki kontrol bölgelerinde rejim güçlerinin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) mevzilerine yönelik saldırılar artmaya devam etti.
Muhalif kaynaklara göre içerisinde personel taşıyıcı, askeri teçhizat ve mühimmat bulunan bir Türk askeri konvoyu, Halep’in kuzeyindeki Çobanbey Sınır Kapısı’ndan şehrin doğusundaki el-Bab şehrine giriş yaptı.
Söz konusu takviyeler, Türkiye, Suriye ve Rusya savunma ve istihbarat başkanlarının 28 Aralık’ta Moskova’da yaptıkları görüşmeden bu yana ilk kez gerçekleşti. Türk ordusunun Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de bulunan kontrol noktalarına son takviyesi, savunma bakanları toplantısıyla eş zamanlı olarak yapılmıştı.
Çobanbey Sınır Kapısı’ndan pazartesi sabahı erken saatlerde giriş yapan yeni takviye, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklamalarından sadece bir gün sonra gerçekleşti. Kalın, Suriye’nin kuzeyindeki SDG mevzilerini hedef alan bir kara askeri operasyonunun, Ankara’nın masasında hâlâ bir seçenek olduğunu söyledi. Kalın, Türkiye’nin 2019’daki son Suriye operasyonunun ardından, ‘Rusya ve ABD tarafından vaat edilen güvenlik garantilerinin tutulmadığını’ ve Kürt savaşçıların söz verildiği gibi sınırdan 30 km geriye çekilmediğini vurguladı.
Türkiye, Suriye ve Rusya dışişleri bakanları toplantısına yönelik hazırlıklara paralel olarak son günlerde bir yanda Türk kuvvetlerinin ve ona bağlı grupların konuşlanma alanları ile diğer yanda rejim güçleri ve SDG bölgeleri arasında çatışmalar artıyor.
Türkiye Savunma Bakanlığı, geçen cumartesi günü Halep kırsalındaki bir Türk üssünün bombalanması sonucu yaralanan bir askerin şehit olduğunu duyurdu. Bakanlık, Twitter üzerinden Türk üssüne yapılan saldırıya cevaben Suriye’nin kuzeyindeki SDG mevzilerinin bombalandığını gösteren bir video yayınlayarak, 11 SDG mensubunun öldürüldüğünü açıkladı. Olaydan bir gün önce biri tümgeneral rütbesine sahip Suriyeli subaylar, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki mevziilerini bombalaması sonucu öldü.
Türkiye, geçen mayıs ayından bu yana defalarca Kürt silahlı grupları sınırlarından 30 km geriye çekmek için Münbiç, Tel Rıfat ve Ayn el-Arab’daki (Kobani) SDG mevzilerini kapsayan bir askeri operasyon başlatılabileceğine işaret etti.
Gözlemciler, Kalın’ın ‘savunma bakanları arasında yeni bir toplantı yapılması’ ifadelerini ve askeri operasyonla ilgili konuşmaların yenilenmesini ‘Türkiye’nin Şam’ın tutumuna ilişkin yorumu’ olarak nitelendirdi.
Ankara, siyasi süreçte kaydedilen ilerleme ve ülkedeki istikrarın sağlanması ışığında Suriye’nin kuzeyinden güçlerini çekeceğini açıklasa da Suriye halkına ve muhalefete desteğinin süreceğini ve Suriye krizini ilgili uluslararası kararlar çerçevesinde çözmeye kararlı olduğunu dile getirdi.

Rus devriyesinin Türkiye tarafından hedef alınması
Türk güçleri ve muhalif guruplar ile SDG ve rejim kuvvetleri temas eksenlerinde askeri gerilim ise sürüyor. Halep’in doğusundaki Münbiç kırsalında SDG önderliğindeki Menbiç Askeri Meclisi’nin kontrolündeki bölgeler arasında olan Tohar bölgesi ağır toplarla bombaladı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türk kuvvetlerinin ağır silahlarla Rus araçlarını ve devriyelerini geri çekilmeye zorladığını öne sürdü.
Aynı şekilde Halep kırsalındaki Tadif şehrinde de pazartesi sabahı rejim güçleri ile Suriye Milli Ordusu grupları arasında karşılıklı ağır top atışları yaşandı.
Tadif cephesi, bir yanda rejim güçleri ile diğer yanda Milli Ordu grupları arasında, en sonuncusu 8 Ocak’ta meydana gelen ve sık sık ağır ve orta şiddette silahların kullanıldığı çatışmalara tanık oluyor.
Türk kuvvetleri, Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG liderlerini ve üyelerini silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) hedef almaya devam etti. Pazartesi sabahı erken saatlerde bir SİHA, Haseke’nin kuzeyindeki Amuda’nın güneydoğusunda Mozan ve Karkub köyleri arasındaki bölgede askeri bir aracı iki füzeyle hedef aldı. Saldırıda ölen olmadığı bildirildi.
SOHR’a göre bu saldırıyla birlikte Türk SİHA’ları, bu yılın başından bu yana Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusundaki SDG bölgelerini altıncı kez hedef aldı. Saldırılarda ü silahlı unsur ölürken üç kişi de yaralandı.
Diğer yandan SOHR, Türk kuvvetlerinin Mastumah Kampı ve Taftanaz Askeri Havalimanı’ndaki merkezlerinin uzağında olan bölgelerden subay ve hasta nakillerinin kolaylaştırılması amacıyla pazartesi sabahı Türk kuvvetlerinin İdlib kırsalındaki Zaviye Dağı’na bağlı Balyun kasabasındaki üslerinin yakınında bir helikopter pisti inşaatını tamamladığını bildirdi.

Uluslararası Koalisyon takviyeleri
ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçleri, 16 Ocak’ta yeni askeri takviyeler gönderdi. Takviyeler, Irak Kürdistan bölgesindeki el-Velid Sınır Kapısı’ndan Haseke’nin güney kırsalındaki eş-Şedadi kasabasındaki askeri üssüne doğru gelen zırhlı araçlar ve yakıt tanklarından oluşuyordu. Ayrıca takviyeler lojistik malzeme taşıyan kamyonlara ek olarak 50 kapalı kamyon, askeri zırhlı araçlar ve bir dizi yakıt tankını da konvoyda yer aldı.
Bu takviyeler, Uluslararası Koalisyon güçlerinin akaryakıt yüklü 20 tankerlik konvoyu, Haseke kırsalındaki üslerine göndermesinden sonra ikinci takviye oldu. ABD güçleri, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde Münbiç, Tel Abyad ve Ayn el-Arab’ı (Kobani) hedef alan bir kara askeri operasyonu başlatma olasılığıyla bağlantılı olarak SDG’nin bazı bölgelerindeki varlıklarını yeniden tesis etti. Washington, herhangi bir Türk askeri harekatına karşı olduğunu açıklamasının ardından SDG ile ortak devriyeleri de artırdı.
SOHR ayrıca Haseke’deki Geveran mahallesi üssünde SDG ve Uluslararası Koalisyon güçleri ortak askeri tatbikatında patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.
Ankara ve Tahran’daki medya kaynakları, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın bu akşam Washington’a gitme hazırlığında olan Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmek üzere Ankara'ya ziyarette bulunacağını duyurdu.



Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
TT

Suriye ordusu, SDG'nin bombardımanına yanıt olarak doğu Halep'teki militan mevzilerini hedef aldı

Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)
Halep kırsalındaki Deyr Hafir dışında Suriye güvenlik güçlerine mensup bir kişi (Reuters)

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı, Deyr Hafir’deki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ittifak halinde olan “Kürdistan İşçi Partisi (ÜKK) milisleri ve eski rejimin kalıntıları” olarak tanımladığı güçlere karşı harekete geçtiğini duyurdu.

Operasyon Komutanlığı, Suriye Haber Ajansı’nda (SANA) bugün yer alan açıklamasında, bu saldırının SDG güçlerinin bölgede gerçekleştirdiği topçu bombardımanına yanıt olarak yapıldığını belirtti.

Suriye ordusu bugün erken saatlerde, arabulucuların gerilimi sona erdirmek için müdahale etmesine rağmen Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Halep şehri ve doğu kırsalına yönelik tehdidinin devam ettiğini açıkladı.

Suriye ordusunun harekat komutanlığı El-Ihbariye TV'ye, “terörist” Bahoz Erdal'ın Kandil Dağları'ndan Tabka bölgesine “SDG ve PKK milislerinin Suriyeliler ve ordusuna karşı yürüttüğü askeri harekatları yönetmek” için geldiğini izlediğini ifade etti.

Açıklamada, SDG ve Kürdistan milislerinin, Halep şehri ve doğu kırsalındaki sakinlere yönelik yeni saldırılara hazırlanmak amacıyla Meskene ve Deyr Hafir bölgelerine çok sayıda İran insansız hava aracı (İHA) getirdiğini de belirtti.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı şöyle devam etti: “Tabka bölgesine yeni milis gruplarının ve eski rejimin kalıntılarının geldiğini izledik. Bu gruplar, Deyr Hafir, Meskene ve çevresinde bulunan bölgelerdeki konuşlanma noktalarına nakledilecek.” Komutanlık, bu grupların Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre açıklamada, ordunun “halkı savunacağını ve Suriye'nin egemenliğini koruyacağını, eski rejimin kalıntılarının ve Kandil'den sınırı geçen teröristlerin Suriye'yi istikrarsızlaştırmasına ve Suriye toplumunu hedef almasına izin vermeyeceğini” kaydetti.

Suriye ordusu, Halep'in Deyr Hafir bölgesindeki üç konumun haritasını yayınlayarak, SDG müttefiklerinin bu konumları operasyonları için fırlatma rampası ve İHA fırlatmak için üs olarak kullandığını belirtti ve sivillere bu konumlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

 SDG lideri güçlerinin Fırat'ın doğusuna çekileceğini duyurdu

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi bugün yaptığı açıklamada, güçlerinin yarın (yerel saatle sabah 7'de Halep'in doğusundan çekileceğini ve Fırat Nehri'nin doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırılacağını söyledi.

X platformunda yaptığı paylaşımda, bu adımın “dost ülkeler ve arabulucuların çağrıları ve entegrasyon sürecini tamamlama ve 10 Mart anlaşmasının şartlarını uygulama konusundaki iyi niyetimizin bir ifadesi olarak” atıldığını belirtti.


Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, imzaladığı kararnameyle Kürtlere ilişkin bir dizi önemli düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı. Şarku'l Avsat'ın  Resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yayımlanan kararname, Suriye’nin yeni ulusal kimliğini “çok kültürlü ve birleşik” olarak tanımladı. Kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Şara, kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmayı sosyal medya platformu X hesabından paylaştı.

“Bir Arabın bir Kürde üstünlüğü yoktur”

Konuşmasında eşitlik ve birlik mesajı veren Ahmed Şara, aidiyet üzerinden üstünlük kurulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Allah, iyiliği ve takvayı aidiyetten üstün kılmıştır. Hayır, vallahi; bir Arabın bir Kürde, bir Türk’e veya başkasına hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah korkusu ve hangi milletten olursa olsun kişinin dürüstlüğüyle ölçülür.”

Kürt halkına hitap eden eş-Şara, “Ey Kürt halkımız, Selahaddin’in torunları!” sözleriyle başladığı konuşmasında, Kürtlere zarar verileceğine dair iddialara inanılmaması gerektiğini belirterek, “Vallahi, size kim kötülükle dokunursa kıyamet gününe kadar hasmımızdır. Bizim hayatımız sizin hayatınızdır” dedi.

Zorla göç ettirilenlere geri dönüş çağrısı

Ülkenin selameti, halkın refahı ve birliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan eş-Şara, kimsenin bu süreçten dışlanmayacağını ifade etti. Bu kapsamda Kürt halkının haklarını ve bazı özel durumlarını yasayla güvence altına alan özel bir kararname yayımladıklarını açıklayan eş-Şara, topraklarından zorla göç ettirilenlere de çağrıda bulundu.

Eş-Şara, silahlarını bırakmaları şartıyla, hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın herkesin evlerine güvenle dönebileceğini belirterek, Kürt halkını ülkenin yeniden inşasına aktif şekilde katılmaya davet etti.

Konuşmasının sonunda birlik vurgusunu yineleyen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, “Sizi bu vatanın inşasına etkin bir şekilde katılmaya, selameti ve birliğini korumaya ve bunun dışındaki her şeyi reddetmeye çağırıyorum. Başarı Allah’tandır” ifadelerini kullandı.

8 madde halinde yayımlanan kararname

Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı

Kararnamede, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının temel ve ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu belirtildi.

Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt ettiği vurgulandı. Bu kapsamda Kürt vatandaşların, ulusal egemenlik çerçevesinde kendi kültürel miraslarını ve sanatlarını canlandırma, ana dillerini geliştirme hakkının devlet güvencesi altında olduğu kaydedildi.

Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi

Kürtçenin ulusal bir dil olarak kabul edildiği belirtildi. Kürtlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde, kamu ve özel okullarda Kürtçe öğretimine izin verileceği ifade edildi. Kürtçenin, seçmeli ders kapsamında ya da kültürel ve eğitsel bir faaliyet olarak okutulabileceği bildirildi.

Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı

1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı açıklandı. Bu çerçevede, Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, doğum kaydı bulunmayanlar dahil olmak üzere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verileceği hükme bağlandı.

Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi

21 Mart Nevruz’un, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ve ücretli tatil günü ilan edildiği duyuruldu.

Ayrımcılık yasaklandı, kapsayıcı ulusal söylem vurgusu

Devlet medyası ve eğitim kurumlarının kapsayıcı ve bütüncül bir ulusal söylem benimsemekle yükümlü olduğu belirtildi. Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı. Ulusal fitne ve ayrışmayı teşvik edenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı kaydedildi.

Uygulama ve yürürlük hükümleri

Kararnamenin uygulanması için ilgili bakanlıklar ve yetkili kurumların, kendi görev alanları dahilinde gerekli yürütme talimatlarını çıkaracağı ifade edildi.

Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.

Aşağıda kararnamenin tam metni yer almaktadır:

Cumhurbaşkanı Anayasal Bildiri hükümlerine dayanarak, Yüksek ulusal çıkarların gerekleri doğrultusunda, Devletin ulusal birliği güçlendirme ve tüm Suriyeli vatandaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma konusundaki rolü ve sorumluluğu çerçevesinde,

Aşağıdaki hususların kararlaştırılmasına hükmedilmiştir:

Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Ahmed El-Şara
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı


Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
TT

Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in bugün yayımlanan resmi programına göre salı günü Berlin’i ziyaret edecek.

Alman hükümeti adına konuşan bir sözcü, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in salı günü Berlin’de Şera ile yapacağı görüşmede, Suriyeli vatandaşların ülkelerine dönüşü başta olmak üzere çeşitli konuları ele alacağını söyledi.

Sözcü, “İlişkileri güçlendirme ve tabiri caizse Suriye hükümetiyle yeni bir sayfa açma isteğimiz var. Ele almamız gereken birçok önemli konu bulunuyor. Bunlar arasında Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü de yer alıyor” ifadelerini kullandı.

sdfrg
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz (EPA)

Ziyaret, Almanya’nın 23 Aralık’ta silahlı soygun, saldırı, darp ve şantaj suçlarından hüküm giymiş bir Suriyeli vatandaşı ülkesine sınır dışı etmesinden bir aydan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu adım, 2011’de Suriye’de çatışmaların başlamasından bu yana ilk sınır dışı işlemi olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve başlayan Merz, aşırı sağın yükselişiyle birlikte göç politikalarını sıkılaştırma yoluna gitmişti.

Merz, kasım ayında yaptığı açıklamada, ‘Suriye’de iç savaşın sona erdiği’ gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi, yabancıların karıştığı çeşitli saldırıların ardından aşırı sağ partilerin seçimlerde güçlü kazanımlar elde etmesi bağlamında, iltica başvurularına ilişkin işlemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.