Suriye’nin kuzeyindeki hareketlenme rejimle normalleşme konusunda soru işaretlerine neden oluyor

Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)
Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki hareketlenme rejimle normalleşme konusunda soru işaretlerine neden oluyor

Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)
Türkiye, 28 Aralık’ta Halep’e takviye kuvvet gönderdi. (Reuters-Arşiv)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 16 Ocak’ta gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Suriye’deki gelişmeleri ve müzakerelerin gidişatını ele aldılar. Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeler, son günlerde rejimin müzakereleri ilerletme şartlarına ilişkin karşılıklı açıklamalarının ardından, Ankara ile Şam arasındaki ilişkileri normalleştirme sürecinde Türkiye ile Suriye rejiminin tavırlarındaki ayrışmayı yansıtıyor. Ayrıca ocak ayında gerçekleşeceğine işaret edilen, üç ülkenin dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Ankara, Türkiye, Suriye ve Rusya savunma bakanları arasında yeni bir toplantı yapma olasılığı mevcut. Ancak dışişleri bakanları toplantısının şubat ayı öncesinde yapılamayacağı duyuruldu. Bu çerçevede Türkiye, bir kez daha Halep’te kontrol ettiği bölgelere takviye göndermeyi sürdürdü. Ayrıca İdlib’deki çatışmasızlık alanları içerisinde, Zaviye Dağı’na bağlı Balyun kasabasındaki kuvvetleri için bir üssün yakınında bir helikopter pisti kurdu.
Bu çerçevede Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusundaki kontrol bölgelerinde rejim güçlerinin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) mevzilerine yönelik saldırılar artmaya devam etti.
Muhalif kaynaklara göre içerisinde personel taşıyıcı, askeri teçhizat ve mühimmat bulunan bir Türk askeri konvoyu, Halep’in kuzeyindeki Çobanbey Sınır Kapısı’ndan şehrin doğusundaki el-Bab şehrine giriş yaptı.
Söz konusu takviyeler, Türkiye, Suriye ve Rusya savunma ve istihbarat başkanlarının 28 Aralık’ta Moskova’da yaptıkları görüşmeden bu yana ilk kez gerçekleşti. Türk ordusunun Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de bulunan kontrol noktalarına son takviyesi, savunma bakanları toplantısıyla eş zamanlı olarak yapılmıştı.
Çobanbey Sınır Kapısı’ndan pazartesi sabahı erken saatlerde giriş yapan yeni takviye, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın açıklamalarından sadece bir gün sonra gerçekleşti. Kalın, Suriye’nin kuzeyindeki SDG mevzilerini hedef alan bir kara askeri operasyonunun, Ankara’nın masasında hâlâ bir seçenek olduğunu söyledi. Kalın, Türkiye’nin 2019’daki son Suriye operasyonunun ardından, ‘Rusya ve ABD tarafından vaat edilen güvenlik garantilerinin tutulmadığını’ ve Kürt savaşçıların söz verildiği gibi sınırdan 30 km geriye çekilmediğini vurguladı.
Türkiye, Suriye ve Rusya dışişleri bakanları toplantısına yönelik hazırlıklara paralel olarak son günlerde bir yanda Türk kuvvetlerinin ve ona bağlı grupların konuşlanma alanları ile diğer yanda rejim güçleri ve SDG bölgeleri arasında çatışmalar artıyor.
Türkiye Savunma Bakanlığı, geçen cumartesi günü Halep kırsalındaki bir Türk üssünün bombalanması sonucu yaralanan bir askerin şehit olduğunu duyurdu. Bakanlık, Twitter üzerinden Türk üssüne yapılan saldırıya cevaben Suriye’nin kuzeyindeki SDG mevzilerinin bombalandığını gösteren bir video yayınlayarak, 11 SDG mensubunun öldürüldüğünü açıkladı. Olaydan bir gün önce biri tümgeneral rütbesine sahip Suriyeli subaylar, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki mevziilerini bombalaması sonucu öldü.
Türkiye, geçen mayıs ayından bu yana defalarca Kürt silahlı grupları sınırlarından 30 km geriye çekmek için Münbiç, Tel Rıfat ve Ayn el-Arab’daki (Kobani) SDG mevzilerini kapsayan bir askeri operasyon başlatılabileceğine işaret etti.
Gözlemciler, Kalın’ın ‘savunma bakanları arasında yeni bir toplantı yapılması’ ifadelerini ve askeri operasyonla ilgili konuşmaların yenilenmesini ‘Türkiye’nin Şam’ın tutumuna ilişkin yorumu’ olarak nitelendirdi.
Ankara, siyasi süreçte kaydedilen ilerleme ve ülkedeki istikrarın sağlanması ışığında Suriye’nin kuzeyinden güçlerini çekeceğini açıklasa da Suriye halkına ve muhalefete desteğinin süreceğini ve Suriye krizini ilgili uluslararası kararlar çerçevesinde çözmeye kararlı olduğunu dile getirdi.

Rus devriyesinin Türkiye tarafından hedef alınması
Türk güçleri ve muhalif guruplar ile SDG ve rejim kuvvetleri temas eksenlerinde askeri gerilim ise sürüyor. Halep’in doğusundaki Münbiç kırsalında SDG önderliğindeki Menbiç Askeri Meclisi’nin kontrolündeki bölgeler arasında olan Tohar bölgesi ağır toplarla bombaladı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türk kuvvetlerinin ağır silahlarla Rus araçlarını ve devriyelerini geri çekilmeye zorladığını öne sürdü.
Aynı şekilde Halep kırsalındaki Tadif şehrinde de pazartesi sabahı rejim güçleri ile Suriye Milli Ordusu grupları arasında karşılıklı ağır top atışları yaşandı.
Tadif cephesi, bir yanda rejim güçleri ile diğer yanda Milli Ordu grupları arasında, en sonuncusu 8 Ocak’ta meydana gelen ve sık sık ağır ve orta şiddette silahların kullanıldığı çatışmalara tanık oluyor.
Türk kuvvetleri, Suriye’nin kuzeydoğusundaki SDG liderlerini ve üyelerini silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) hedef almaya devam etti. Pazartesi sabahı erken saatlerde bir SİHA, Haseke’nin kuzeyindeki Amuda’nın güneydoğusunda Mozan ve Karkub köyleri arasındaki bölgede askeri bir aracı iki füzeyle hedef aldı. Saldırıda ölen olmadığı bildirildi.
SOHR’a göre bu saldırıyla birlikte Türk SİHA’ları, bu yılın başından bu yana Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusundaki SDG bölgelerini altıncı kez hedef aldı. Saldırılarda ü silahlı unsur ölürken üç kişi de yaralandı.
Diğer yandan SOHR, Türk kuvvetlerinin Mastumah Kampı ve Taftanaz Askeri Havalimanı’ndaki merkezlerinin uzağında olan bölgelerden subay ve hasta nakillerinin kolaylaştırılması amacıyla pazartesi sabahı Türk kuvvetlerinin İdlib kırsalındaki Zaviye Dağı’na bağlı Balyun kasabasındaki üslerinin yakınında bir helikopter pisti inşaatını tamamladığını bildirdi.

Uluslararası Koalisyon takviyeleri
ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçleri, 16 Ocak’ta yeni askeri takviyeler gönderdi. Takviyeler, Irak Kürdistan bölgesindeki el-Velid Sınır Kapısı’ndan Haseke’nin güney kırsalındaki eş-Şedadi kasabasındaki askeri üssüne doğru gelen zırhlı araçlar ve yakıt tanklarından oluşuyordu. Ayrıca takviyeler lojistik malzeme taşıyan kamyonlara ek olarak 50 kapalı kamyon, askeri zırhlı araçlar ve bir dizi yakıt tankını da konvoyda yer aldı.
Bu takviyeler, Uluslararası Koalisyon güçlerinin akaryakıt yüklü 20 tankerlik konvoyu, Haseke kırsalındaki üslerine göndermesinden sonra ikinci takviye oldu. ABD güçleri, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde Münbiç, Tel Abyad ve Ayn el-Arab’ı (Kobani) hedef alan bir kara askeri operasyonu başlatma olasılığıyla bağlantılı olarak SDG’nin bazı bölgelerindeki varlıklarını yeniden tesis etti. Washington, herhangi bir Türk askeri harekatına karşı olduğunu açıklamasının ardından SDG ile ortak devriyeleri de artırdı.
SOHR ayrıca Haseke’deki Geveran mahallesi üssünde SDG ve Uluslararası Koalisyon güçleri ortak askeri tatbikatında patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.
Ankara ve Tahran’daki medya kaynakları, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın bu akşam Washington’a gitme hazırlığında olan Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmek üzere Ankara'ya ziyarette bulunacağını duyurdu.



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.