Libya’daki ‘Rus etkisi’ ve ABD’yi kızdıran ‘çıkar oyunu’

Abdulhamid Dibeybe, Trablus'ta CIA Başkanı William Burns ile önceki görüşmesinde (Hükümet)
Abdulhamid Dibeybe, Trablus'ta CIA Başkanı William Burns ile önceki görüşmesinde (Hükümet)
TT

Libya’daki ‘Rus etkisi’ ve ABD’yi kızdıran ‘çıkar oyunu’

Abdulhamid Dibeybe, Trablus'ta CIA Başkanı William Burns ile önceki görüşmesinde (Hükümet)
Abdulhamid Dibeybe, Trablus'ta CIA Başkanı William Burns ile önceki görüşmesinde (Hükümet)

Libyalı politikacılar ve analistler, paralı askerlerin ve tüm yabancı güçlerin varlığının ülkeye daha fazla dış müdahaleye kapı araladığını teyit etti. Analistler ayrıca, CIA Direktörü William Burns'ün Trablus ziyaretinin, son dönemde artan ABD endişesi ve Rusya ile gizli bir çatışmanın zeminde yapıldığını bildirdi.
Hollanda merkezli Clingendael Enstitüsü uzmanlarından Celal Harchaoui, Libya'da Wagner’e bağlı çetelerin sayısının şu anda iki ila üç bin arasında olduğunun tahmin edildiğini ifade ederek, geçtiğimiz yıl Şubat ayında Ukrayna’da çatışmaların başlamasıyla birlikte yaklaşık 500 personelin ülkeden tahliye edildiğini söyledi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Harchaoui, son dönemde Libya’daki Rus varlığı hakkında bir Amerikan endişesinin yanı sıra Ulusal Petrol Şirketi’ndeki Rus etkisinde rahatsız olunduğuna değindi.
Rus varlığının biri ekonomik olmak üzere birçok nedenden ötürü tehlikeli olduğunu düşünen uzman, Libya Merkez Bankası'nın geçtiğimiz yılki harcama yönlerine ilişkin yakın tarihli açıklamasına ve Ulusal Petrol Şirketi'nin 34 milyar dinardan fazla istisnai bir bütçe aldığına atıfta bulundu.
Rusya'nın Libya'daki varlığının gerekçelerine değinen Libya Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Hasan es-Sağir, Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) Türkiye'nin ‘Libya'ya yönelik resmi olmayan müdahalesine’ karşı koymak için Wagner ile ittifak etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Sağir, ABD’nin varlığının, bölgedeki Rus rolünü sona erdirebileceği ihtimalini dışlayarak, Moskova’yı Libya’dan Birleşmiş Milletler kararıyla dahi çıkarmanın zor olduğunu dile getirdi.
Sağir ayrıca, Türkler ve Suriyeli paralı askerler tarafından temsil edilen Trablus'a ve ülkenin merkezindeki ve güneyindeki üslerdeki resmi olmayan Rus varlığına değindi.
Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nden Libyalı Hafız el Ghvell, ‘Rusların Libya’daki varlığının Avrupa'daki NATO üslerinin yakınında olmasına izin vermesine ek olarak, kıtaya saldırı için sadece bir başlangıç ​​noktası’ olduğunu düşünüyor.
Ghvell, Rusya’nın hem Libya hem de Suriye'deki varlığının, gaz ve petrol kaynaklarının bulunduğu Doğu Akdeniz'de gerçekleşecek herhangi bir müzakere sürecinde ön koltukta yer almalarına olanak sağlayacağını bildirdi.
Diğer yandan Rus siyasi analist Vyacheslav Matuzov, Rusya'nın Libya'daki rolünü savundu ve bunu ‘Libyalıların arzu ettiği şey’ olarak nitelendirdi.
Matuzov, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Wagner'in Rus resmi pozisyonunu temsil ettiğine dair önceki görüşleri reddederek, “Libya'da Wagner’in varlığının başlangıcına dair pek çok hikaye var” dedi.  Wagner'in ticari bir şirket olduğunu söyleyen Matuzov, bu nedenle Libya'daki varlıklarının bir Rus planı olmadığına işaret etti.



Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
TT

Lübnan ordusu: Silahların devletin elinde toplanması planı ‘etkin ve somut bir şekilde’ gerçekleştiriliyor

Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)
Mercuyun bölgesinde kimlik kontrolü yapan Lübnan askerleri (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Ordu, bölgedeki çalışmaların henüz devam ettiğini ve patlamamış mühimmat ve tünellerin temizlenmesi tamamlanana kadar süreceğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, ordunun planını Güney Lübnan’da İsrail sınırına yakın bölgelerde yıl sonuna kadar tamamlaması ve ardından diğer bölgelere geçmesi öngörülüyordu.

Ordu tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamanın Litani Nehri güneyinde kontrol altına alınan toprakların yönetimini sağlamak üzerine odaklandığı ve hâlâ İsrail güçlerinin kontrolünde olan alanlar ile bölgelerin bu kapsama dahil edilmediği kaydedildi.

Açıklamada Hizbullah’a doğrudan atıf yapılmazken, 2024 yılında sona eren ve sadece Lübnan güvenlik güçlerinin silah taşımasına izin veren ateşkes anlaşmasına atıfta bulunuldu.


Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, ez-Zubeydi'nin Aden'den Somaliland üzerinden Abu Dabi'ye kaçış rotasını açıkladı

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin dün gece Aden Limanı’ndan hareket eden bir deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtıklarını açıkladı. Kaçış sırasında tanımlama sistemini kapattıkları belirtilen grup, öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştı.

Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaptığı açıklamada, “Koalisyon güçlerinin önceki bildirisine ek olarak, Aydarus ez-Zubeydi’nin bilinmeyen bir yere kaçışıyla ilgili bilgileri doğruluyoruz” dedi.

Koalisyon, Aydarus ez-Zubeydi ve bazı kişilerin 7 Ocak gecesi Aden Limanı’ndan hareket eden BAMEDHAF adlı deniz aracıyla Somali Federal Cumhuriyeti’ndeki Somaliland bölgesine kaçtığını duyurdu. Koalisyon, geminin kayıt numarasının IMO-8101393 olduğunu, tanımlama sisteminin kapatıldığını ve grubun öğle saatlerinde Berbera Limanı’na ulaştığını bildirdi.

Açıklamada ez-Zubeydi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Ortak Operasyonlar Komutanı Tümgeneral Avad Said Musleh el-Ahbabi olduğu tespit edilen kişiyle irtibata geçtiği belirtildi. Ez-Zubeydi, kendilerini bekleyen bir İl-76 tipi uçak (MZB-9102 sefer sayılı) tarafından taşındı. Uçağın kalkış noktası belirtilmedi. Ez-Zubeydi ve beraberindekiler, BAE’li yetkililerin gözetiminde uçağa alındı. Uçak, saat 15:15’te Mogadişu Havalimanı’na indi ve bir saat bekledikten sonra 16:17’de Arap Körfezi üzerinden Arap Denizi’ni geçerek Körfez’e doğru hareket etti. Tanımlama sistemi Umman Körfezi üzerinde kapatıldı ve inişten on dakika önce yeniden açılarak saat 20:47’de Abu Dabi’deki er-Rif Askeri Havalimanı’na indi.

Koalisyon, söz konusu uçak türünün çatışma bölgelerinde ve Libya, Etiyopya, Somali gibi uluslararası güzergahlarda sürekli kullanıldığını açıkladı.

Diğer yandan el-Maliki, BAMEDHAF adlı deniz aracının kayıtlarının incelenmesi sonucu geminin Saint Kitts ve Nevis bayrağı taşıdığının tespit edildiğini bildirdi. Bu bayrağın, daha önce Füceyre Limanı’ndan Mukalla Limanı’na savaş araçları ve silah taşıyan Greenland adlı gemiyle aynı olduğu belirtildi; bilgiler, 30 Aralık 2025 tarihli Koalisyon güçleri bildirisinde yer almıştı.

El-Maliki, Koalisyon güçlerinin halen Aydarus ez-Zubeydi ile Aden’den kaçmadan önce görüştüğü belirtilen bazı kişilerin akıbetini takip ettiğini belirtti. Takip edilen kişiler arasında Aden’in eski valisi Ahmed Hamid Lemles ve Aden’deki Güvenlik Kuşağı Güçleri Komutanı Muhsin el-Vali bulunuyor; kendilerinden bugüne kadar haber alınamadı.


Suudi Arabistan ve Sudan arasında savaşın durdurulması görüşmeleri

Port Sudan'da Burhan ve el-Hureyci arasında dün gerçekleşen görüşmeden (Egemenlik Konseyi)
Port Sudan'da Burhan ve el-Hureyci arasında dün gerçekleşen görüşmeden (Egemenlik Konseyi)
TT

Suudi Arabistan ve Sudan arasında savaşın durdurulması görüşmeleri

Port Sudan'da Burhan ve el-Hureyci arasında dün gerçekleşen görüşmeden (Egemenlik Konseyi)
Port Sudan'da Burhan ve el-Hureyci arasında dün gerçekleşen görüşmeden (Egemenlik Konseyi)

Sudan Egemenlik Konseyi'nin açıklamasına göre, Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan, dün Port Sudan'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci ile Sudan'daki gelişmeleri ve ülkedeki savaşı sona erdirmenin yollarını görüştü.

Suudi Dışişleri Bakanlığı ise iki tarafın “Sudan'da güvenliği ve istikrarı sağlayacak, birliğini ve meşru kurumlarını koruyacak şekilde barışın sağlanması için çabaları” görüştüğünü belirterek, el-Hureyci'nin “Suudi Arabistan'ın Sudan'da güvenliği ve istikrarı yeniden tesis etme ve Sudan halkının beklentilerini karşılayacak şekilde ülkenin toprak bütünlüğünü koruma konusundaki kararlılığını yinelediğini” belirtti.

Toplantıda, iki ülke arasında “Stratejik Koordinasyon Konseyi”nin toplanması için devam eden düzenlemeler ele alındı. Egemenlik Konseyi'nin basın ofisine göre bu konsey “iki kardeş ülkenin liderlerinin cömert desteğinden yararlanıyor.”