Libya’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bu yıl yapılmasına ilişkin belirsizlik sürüyor

Siyasetçiler, BM Temsilcisi’nin beklenen seçimlere giden yolu açacak ‘yeni bir mekanizma başlatmasını’ bekliyor.

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, BM Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (UNSMIL Medya Ofisi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, BM Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (UNSMIL Medya Ofisi)
TT

Libya’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bu yıl yapılmasına ilişkin belirsizlik sürüyor

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, BM Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (UNSMIL Medya Ofisi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, BM Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (UNSMIL Medya Ofisi)

Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Abdullah Bathiliy, tüm yerel ve uluslararası taraflarla birlikte, bu yıl sona ermeden önce cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılması için ülkedeki siyasiler üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor. Ancak çoğu Libyalı, eski karmaşıklıkların çözümsüz olarak devam ettiği göz önüne alındığında bunun şu an ne ölçüde başarılabileceğini sorguluyor.
Libyalı siyasetçiler, ertelenen seçimlerin adayları ve akademisyenler de dahil birçok kesim, daha önce ertelenen seçimlerin bu yıl bitmeden yapılması çağrısında bulunurken, ülkenin daha fazla gerginliğe ve siyasi parçalanmaya gireceği ve bunun da yeniden çatışmaya yol açacağı konusunda korktuklarını dile getiriyor.
Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olma koşulları konusundaki anlaşmazlık ise devam ediyor. Abdullah Bathiliy ise komşu ülkelere ‘yabancı savaşçıların ve paralı askerlerin geri çekilmesine ilişkin eylem planını hayata geçirmek amacıyla’ UNSMIL ve 5+5 Ortak Askeri Komite’ye desteklerini artırmaları çağrısında bulundu.
Misyonun Trablus’taki karargahında Sudan Büyükelçisi İbrahim Muhammed Ahmed, Nijer Büyükelçisi Issik Egh Gato ve Çad Maslahatgüzarı Beşir Tribo Abbud ile 3 Şubat’ta bir araya gelen Bathiliy, “Libya’da devam eden kriz ve çevre ülkelerdeki güvenlik dinamikleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu” dedi. Bathiliy ayrıca Libya’da istikrar ve barış inşa etmek için bir gereklilik ve bölgesel entegrasyon için bir kaldıraç olarak, dayanışma ve çabaların koordinasyonunun gerektiğine dikkat çekti.
Temsilciler Meclisi 17 Ocak’ta, görevi siyasi çıkmaza çözüm bulmak olan iki haftalık bir süreliğine geçici komiteler oluşturdu. Aynı şekilde Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Yüksek Konsey’e ‘anayasal belge’ konusuna yanıt vermesi için 15 gün süre tanıdı.
Libyalılar bunu gerçekleştirmek umuduyla ‘anayasal kuralın’ karmaşıklığına ilişkin olarak gelecek pazartesi günü yapılacak Temsilciler Meclisi toplantısının sonucunu bekliyor. Ancak Global Initiatives kuruluşundan araştırmacı Celal Harşavi, ‘belirli bir planın olmaması nedeniyle’ bu yıl Libya’da seçimlerin olma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. “Önümüzdeki yıl yapılırsa çok iyi olur” dedi.
Harşavi geçen perşembe günü bir Fransız radyosuna verdiği röportajda BM’nin bu ay içerisinde Libya’daki siyasi sürece yeni bir ivme kazandırmayı planladığını vurguladı. Araştırmacıya göre halk, BM temsilcisinin ülkedeki donmuş durumu çözmek için yeni bir eylem planı açıklamasını bekliyor.
Birçok Libyalı, siyasetçilerin genel seçim çağrısı yaptığına dikkat çekiyor.
Diğer yandan cumhurbaşkanı adayı Süleyman el-Bayudi, yönetici elitin mümkün olduğu kadar uzun süre iktidarda kalmak için bahaneler aradığını belirttiği açıklamasında “Seçimler, tek çözümdür. Bu nedenle 2021 yılının 1- 2 sayılı kanunlarında gerekli bazı değişiklikler sağlanarak bir an önce yapılmalıdır” dedi. Anayasal kurala ilişkin olarak da bunu seçimleri engellemek için kullanılan bir kart olarak nitelendiren Bayudi sözleirni şöyle sürdürdü:
“Fiili güçlerin uzlaşmazlığı ışığında bu kolay elde edilemeyecek. Bu nedenle uluslararası toplum, daha büyük çatışmalarda uyumlu bir bloğu sürdürmek için Libya’da iradesini dayatma adımını atmaya mecbur olacaktır.”
Süleyman el-Bayudi’nin açıklamasında işaret ettiği uzlaşmazlık, başkaları açısından ister siyasi ister askeri düzeyde olsun, bazı tarafların ortaya koyduğu eylemlerden ayrı tutulamaz. Libyalılar, ülkedeki siyasi gidişatın karmaşıklığı ile silah diline geri dönüşü birbirine bağlıyor.
Ancak Batı Askeri Bölge yönetimi, bu korkuları hafife alırken, olayın askeri bölge birlikleri için bir eğitim planının uygulanması ve bu birliklerin savaş seviyesinin yükseltilmesi çerçevesinde gerçekleştiğini bildirdi.
BM Temsilcisi, geçmiş günlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) yaptığı açıklamada Libyalı tarafları, ülkedeki mevcut siyasi krizi çözmek için ‘alternatif bir mekanizma’ aramaya çağırdı. Bathiliy ayrıca, ülkenin Temsilciler Meclisi ve Yüksek Konsey başkanları arasındaki anlaşmazlığa bağımlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Diğer yandan Bathiliy’nin çağrısıyla eş zamanlı olarak Batı ülkelerine de benzer çağrılar yapıldı. Ayrıca siyasi durum, Temsilciler Meclisi ile Yüksek Konsey arasındaki ihtilaflara bağlı olduğu sürece, ‘alternatif bir mekanizma’ bulunması gerektiği vurgulandı.



SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.