Diriye Bienali: Göç kavramının modern çeşitlemeleri

Shabour Boyan' ın “Benim Yerim Hiçbir Yer” Eseri (Lawrie Shabibi Galerisi)
Shabour Boyan' ın “Benim Yerim Hiçbir Yer” Eseri (Lawrie Shabibi Galerisi)
TT

Diriye Bienali: Göç kavramının modern çeşitlemeleri

Shabour Boyan' ın “Benim Yerim Hiçbir Yer” Eseri (Lawrie Shabibi Galerisi)
Shabour Boyan' ın “Benim Yerim Hiçbir Yer” Eseri (Lawrie Shabibi Galerisi)

Bienal arazisindeki açık alanlarda göçle ilgili meseleleri ve temaları ele alan birçok çalışma yer alıyor ve aşağıda bunlardan bazılarına yer vereceğiz:
Benim Yerim Hiçbir Yer
Göçe dair sanatsal anlatımlar arasında İranlı sanatçı Shabour Boyan'ın, Diriye Bienali Vakfı tarafından kendisine yaptırılan ve üç adet renkli kubbe modelini gördüğümüz “Benim Yerim Hiçbir Yer” adlı dikkat çekici çalışması yer alıyor. Sanatçı, 2014 yılında genetik bağlarının İskandinavya, Orta ve Güney Asya ve Orta Doğu'yu kapsayacak şekilde İran'daki orijinal vatanının çok ötesine uzandığını keşfettiği DNA analizi testini yaptıktan sonra, köklerini ve kökenlerini belgelemekle ilgileniyor. Sanatçı, bu bulgulara görsel sanatsal bir yanıt olarak, her biri genetik testi sonucunda ortaya çıkan çeşitli ülkelerden tarihi binaları temsil eden 33 küçük seramik kubbe yaptı. Boyan, DNA'sına hakim olan üç ırkı temsil etmek üzere Bienal için yaptığı çalışmalarını üç kubbe ile sınırlamayı tercih etti. Sanatçı, aidiyet, milliyetçilik ve kişisel tarih kavramlarını ifade etmek için filozof şair Mevlana Celaleddin el-Rumi'nin şiirlerinden biri olan “Yerim Hiçbir Yer” adlı eserinin başlığından ilham aldı.

Yedinci dalga: Bireyden topluma
Mısırlı sanatçı Mutez Ferec, geniş bir alana yayılan karmaşık çalışmasıyla görenleri şaşırtıyor. Sanatçı, eseri için “Arafat Dağı'nda durma/Arafat’ta vakfe” ifadesini seçmiş ve çalışmasına "Yedinci Dalga" adını vermiş. İslam mimarisindeki mukarnaslardan ve Mekke mimarisinde hala gördüğümüz geleneksel geometrik şekillerden ilham alan yüzlerce renkli ve oymalı ahşap parça aracılığıyla sanatçı, hac mevsiminde Arafat Dağı'na çıkan insan kalabalığını ifade etmek için üst üste yığılmış tahta dalgalar gibi görüntüler oluşturdu.

Dima el-Surucî ve “Kutsallığı korumak”
Sanatçı Dima el-Surucî’nin çalışması, sergi alanında tek başına duruyor. Eser, açıklıkları renkli camlarla süslenmiş, beyaz sıvadan yapılmış kemerli bir kapı gibi görünüyor. Dima el-Surucî, Filistin'de orijinal el sanatlarının ortadan kalkmasını çalışmaları aracılığıyla ele almaya çalıştığını belirtti. Sanatçı, eserinin bir hikayesi olduğundan da bahsetti:
Eser, 2022’de İsrail kuvvetlerinin Tapınak Tepesi’ne düzenlediği saldırı ve Kubbetu’s-Sahra'daki ay şeklindeki 30 pencerenin tahrip edilmesi olayından esinlenilmiş. Temel olarak eser, kutsallıkların korunmasından ve cami ve kubbe yapımında kullanılan orijinal el sanatlarının ortadan kalkmasından bahsediyor. Sanatçı, taş oyma ve vitray zanaatlarının, sadece Filistin'de değil, aksine, tüm Arap dünyasında ortadan kalktığını söylüyor. Dima, “Artık tamiri 15 yıl sürecek 30 kırık penceremiz var. Çünkü her bir dam penceresini (ay şeklindeki pencere) üretmek; alçıtaşını el ile oymak, vitray parçalarının montajı ve bunları tek tek sabitlemek gerektiğinden, 6 ay sürüyor" açıklamasında bulundu.


Adil el-Kureyşi’nin “el-Sidne” tablosu- Dima el-Surucî, “Kutsallığı Korumak” (Şarku’l Avsat)

Bu durum, tekniğin şu anda gerçekten ortadan kalktığını gösteriyor, çünkü bu tekniği uygulayan çok az kişi var. Bu zanaatı yapan kişilerden bazıları Yemen'de, biri Kahire'de ve bir başkası Kudüs'te bulunuyor. Tüm bunlara ek olarak, İsrailli yetkililerin bu pencerelerin yeniden inşa sürecini engellemesi, onarım sürecini daha da geciktirmekte.
Dima el-Suruci de çalışmalarında, sürekli şiddete rağmen Filistin toplumunun daimi varlığını simgeliyor. Sanatçı, bu ay şeklindeki pencerelerden parçalar aldı ve bir tanık ve aynı zamanda hayatta kalma kararlılığının bir sembolü olması için onları bir alçı modelin içine yerleştirdi.
Sanatçı, dikkat çekici ve nostaljik çalışmasında cami mimarisinden birtakım motifler de kullanıyor. Modeldeki süslemeler ve cam figürler, Mescid-i Aksa'yı çevreleyen alanlara, pencerelerin yıkılmasına ve duvarındaki kurşun deliklerine gönderme yapmakta.

Adil el-Kureyşi ve Kamera Tabloları
Suudi fotoğrafçı Adil el-Kureyşi, çektiği fotoğraflarla serginin Mekke ve Medine salonlarında seçkin bir yere sahip. Ona bu seçkin konumu veren fotoğraflar; Medine'deki son muhafızların, Kabe bekçilerinin ve Diriye Bienali tarafından kendisinden istenen Mescid-i Nebevi ve Şeyh Osman Taha’nın fotoğrafları. Fotoğrafçıyla, sergiye katılması ve çektiği fotoğrafları her salon için sanatsal anlatının başında ve sonunda sergileyerek yaptığı jest hakkında konuştuk. Mekke salonunda ziyaretçinin yolculuğu, sergilenen eserler arasındaki “Sidne” başlıklı devasa bir resim ile başlıyor. Bu resimde yer alan kişiler Kabe’nin ve Mekke’nin anahtarlarının taşıyıcıları. Ziyaretimiz Mescid-i Nebevi’nin bazı muhafızlarının fotoğrafıyla devam ediyor. Bunlardan biri resmi elbisesini giymiş ve sanki bizi Mescid-i Haram’a götürmeye hazırlanıyormuş gibi görsel bir şölen sunuyor. Hz. Peygamber'in makamının muhafızlarından biriyken ve oranın anahtarlarını taşırken nasıl böyle hissettirmesindi ki zaten. Bunlar, fotoğrafçının sevgi ve ustalıkla kaydettiği, bize muhafızların Mescid-i Nebevi’deki yaşamına dair geçmişten kesitler sunmak için çekilmiş enstantaneler.
Muhafızlardan izin istercesine, gösterinin geri kalanını keşfetmek için sessizce ilerliyoruz. Salonun sonunda muhafızların başka resimleri var. Hizmet etme ve sahip çıkma şerefine eriştikleri o yeri ziyaret etmemize izin verdikten sonra onlarla vedalaşıyormuşuz gibi hissettiriyor.
El-Kureyşi, Mekke-i Mükerreme Salonu'nda sergilenen diğer fotoğraflar hakkında şunları söyledi: “Bunlar, tarihte Mekke ve Medine’yi ilk fotoğraflayan fotoğrafçı Muhammed Sadık Bey’e ait ve onun resimleri çok ender bulunur. Şu an bulunursa milyonlara satılır.” El-Kureyşi’ nin son zamanlarda çektiği fotoğraflarla Muhammed Sadık Bey'in fotoğraflarının birleşimi, bizi 20. yüzyılın başından 21. yüzyıla götüren zamansal bir görsel anlatı gibi görünüyor.
El-Kureyşi, Bienal'in bir ziyaretçisi olarak baktığında küratörlerin, "hacılar şehrinde bir yer seçmek başta olmak üzere tüm aşamalarda çok başarılı olduklarına" inanıyor. Çünkü küratörler mekanı Mekke ve Medine’de değil, en fazla ziyaretçinin katılmasını mümkün kılacak şekilde hacılar şehrinden seçtiler. El-Kureyşi ayrıca, devasa dış eserlerin sergilenmesine izin veren binaları ve eserlerin kendilerini ifade etmeleri için sunulan geniş alanları ile Bienalin kendine özgü mimarisi hakkında da övgü dolu sözler söyledi.



Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.


Bugün Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayının ilk günü

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
TT

Bugün Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayının ilk günü

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt, Irak, Lübnan, Somali ve Sudan, dün akşamı hilalin görülmesinin teyit edilmesinin ardından bugünün Ramazan ayının ilk günü olduğunu resmen duyurdu.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi'nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan ayının ilk gününün, Ummul Kura takvimine göre 1 Ramazan 1447 Hicri Çarşamba günü (18 Şubat 2026) olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Mahkeme, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz'i, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı ve vatandaşları, yerleşik halkı ve Müslümanları mübarek Ramazan ayı vesilesiyle tebrik ederek, Allah'tan herkese bu ay boyunca oruç tutma ve dua etme, iyi amellerini kabul etme, anlaşmazlıklarını giderme, dinini destekleme ve kelamını yüceltme, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve refahını koruma konusunda yardımcı olmasını diledi.

Bu arada Suriye, Ürdün, Mısır, Tunus, Cezayir, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Singapur, Malezya, Brunei Darussalam ve Endonezya, salı günü ülkelerinde hilal görünmemesi nedeniyle perşembe gününün (yarın) Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıkladı.