ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu… Dronelar ile mücadelede entegre sistem kurmaya yönelik Suudi-ABD iş birliği gelişiyor

ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu; “İran tehditlerine karşı müttefiklerimizin güvenliğini güçlendirmeye kararlıyız”

ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
TT

ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu… Dronelar ile mücadelede entegre sistem kurmaya yönelik Suudi-ABD iş birliği gelişiyor

ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)

ABD ordusunda Ulaştırma Sektörü Komutanı General Jacqueline Van Ovost, ABD’nin Suudi Arabistan’la ilişkilerinin sağlam olduğunu ve on yıllarca sürdüğünü söylerken, Ortadoğu’da sürekli güvenlik ve istikrarın köşe taşını temsil ettiğini açıkladı.
Ovost, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, ABD Merkez Komutanlığının şu anda diğer teknolojik girişimlerin yanı sıra füzelere ve insansız hava araçlarına karşı entegre bir hava savunma sistemi kurmak için Suudi Arabistan Krallığı ile birlikte çalıştığını belirtti.
Bu pozisyonda ilk kez Riyad’a ziyarette bulunan yetkili, ziyaretinin Suudi Arabistan ve ABD’nin ulusal çıkarlarının yanı sıra güvenlik hedefleri doğrultusunda Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile güçlü ilişkileri güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. General Ovost ayrıca, ortak tedbirleri caydırmaktan, gelecekteki savaşlarla mücadele etmenin yollarından ve diğer konulardan bahsetti.

İşte röportajın ayrıntıları;

Ortak zorluklar görüşüldü
General Jacqueline Van Ovost, ABD Ordusu Ulaştırma Komutanı olarak bölgeye ve Suudi Arabistan’a yaptığı ilk ziyaretin ortak zorlukları ele almaya odaklandığını belirtti. Ovost, “Önce Suudi mevkidaşlarıma misafirperverlikleri için teşekkür etmeme izin verin. Bu, ABD Lojistik Komutanlığı komutanı olarak bölgeye ve Suudi Arabistan’a ilk ziyaretim. Gerçekten büyük bir onur. Birlikte oturup ortak sorunlarımızı tartıştığımızda ve ardından sorunu karşılıklı şekilde anlayarak harekete geçtiğimizde ilerleme kaydedildiğini biliyorum. Başta lojistik hizmetlerin önemi olmak üzere bu önemli bölgesel güvenlik görüşmeleri, birbirini desteklemeye devam etmek için ortak bir zemin sağlıyor” dedi.
General Ovost, “Ziyarette, ABD Ulaştırma Komutanlığı ile Suudi Savunma Bakanlığı arasındaki güçlü ilişki, Suudi Arabistan ve ABD’nin çıkarları ve güvenlik hedefleri doğrultusunda anlaşmaların yürürlükte kalması sağlanarak güçlendirildi. ABD ile Suudi Arabistan arasında bölgede uzun süredir devam eden güçlü ortaklık, iki ülkemiz için de faydalı olmuştur ve olmaya devam edecektir” açıklamasında bulundu.

Hava savunma sistemi
General Jacqueline Van Ovost, ABD’nin Suudi Arabistan ile onlarca yıllık askeri ilişkilerini ‘sağlam’ olarak tanımlarken, “Doksanların başındaki Birinci Körfez Savaşı’nda yan yana savaştık. Ortaklığımız Ortadoğu’da sürekli güvenlik ve istikrarın köşe taşı olduğu için ilişkimiz, bugün de eskisi kadar önemli” dedi.
Ovost, “ABD Merkez Komutanlığı’ndan stratejik planlamacılar sık ​​sık Suudi Arabistan’a seyahat ediyor ve Suudi askeri liderleriyle düzenli olarak çalışıyor. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ayrıca, Suudi halkının savunma gereksinimlerini karşılayan modern ve yenilikçi bir askeri güç oluşturmaya odaklanıyor” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan’daki sivil ve hayati tesisler, balistik füzeler ve İran yapımı dronlar aracılığıyla yüzlerce Husi saldırısına maruz kaldı.
ABD’li General, “ABD Merkez Komutanlığı, şu anda diğer teknolojik girişimlerin yanı sıra füzelere ve insansız hava araçlarına karşı entegre bir hava savunma sistemi oluşturmak için Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyor” dedi.
İran’ın insansız hava araçları geliştirmesi, Tahran’ı Lübnan Hizbullah’ı, Gazze Şeridi’ndeki Filistin gruplar ve Yemen’deki Husi isyancılar gibi Ortadoğu’daki müttefiklerine bu insansız hava araçları sağlamakla ve onları Körfez’deki ABD güçlerini ve nakliye trafiğini hedef almak için kullanmakla suçlayan ABD ve İsrail’i endişelendiriyor.
Bu çerçevede General Jacqueline, “Suudi liderliğinin katılımı, bölgedeki farklı ortaklarla tüm savaş alanlarında çeşitli çok taraflı tatbikatlar planlamak, bunlara ev sahipliği yapmak ve katılmak için her zaman gerekli olmuştur. Aynı şekilde Prens Sultan Hava Üssü, ABD Lojistik Komutanlığı için de önemli bir yerdir” dedi.
General Jacqueline Van Ovost ayrıca, Suudi Arabistan Krallığı ile genişlemeye devam eden, daha fazla çeşitlendirmeye, lojistik esnekliğe ve artan ekonomik büyümeye olanak tanıyan lojistik iş birliğine minnettarlığını ifade ederken, “Askeri ortaklıklarımız için geleceğin neler getireceğini görmekten heyecan duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Tehditlere ve fırsatlara ilişkin daha doğru ortak anlayış
Ortadoğu’da artan tehditler ve bunun ABD müttefikleri üzerindeki etkisi çerçevesinde General, “Şu anda yaptığım ziyaretler, her iki ülkenin ulusal güvenlik çıkarlarına fayda sağlayan kalıcı ilişkiler kuruyor. ABD Ulusal Savunma Stratejisi, maksimum etkiyi elde etmek için güçlerimizi geliştirmeyi ve bütünleştirmeyi gerektiren entegre caydırıcılık üzerine odaklanmaktadır. Müttefiklerimiz ve ortaklarımız, ortak yeteneklerimizi kullanarak ortak hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan kalıcı bir güç olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
ABD’nin müttefiklerinin güvenliğine olan bağlılığını dile getiren General Ovost, “Müttefiklerimizin ve ortaklarımızın güvenliğini, İran’dan gelenler gibi dış tehditlere karşı güçlendirmeye kararlıyız. ABD Merkez Komutanlığı, yakın zamanda tehdit ve fırsatların daha doğru olarak ortak bir şekilde anlaşılmasını sağlamak için insanlı ve insansız kara, hava ve deniz sensör sistemlerinden toplanan verilerden yararlanmak üzere müttefikler ve bölgesel ortaklarla entegre çok sayıda görev gücü oluşturdu. Birlikte çalışarak, bu tür tehditleri caydırmak ve üstesinden gelmek için harika yeteneklerimizi ve yenilikçi yöntemlerimizi birleştirebiliriz” dedi.

Bölgesel güvenliği sağlamak için ortaklık
ABD Ordusu Ulaştırma Komutanı, ülkesinin ortaklıklarının bölgesel istikrara ulaşmak için gerekli olduğunu söylerken, “ABD ordusunun, dronların oluşturduğu artan tehditlere karşı koymak için bölgedeki ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışan çok sayıda görev gücü var. Veri toplama ve yenilikçi yöntemlerle kullanma, ABD ordusu ile ortak ülkelerimiz arasında güçlendirilen birçok öncelikten sadece birkaçıdır. Yapılacak daha çok iş var. Güçlü ilişkilerimizi geliştirmeyi ve bölgesel istikrarı sağlamak için ivmeyi hızlandırmayı dört gözle bekliyoruz. Böylece bölgesel tehditleri ve zorlukları birlikte aşabiliriz” dedi.

Hızlı ve etkin bir şekilde hareket etmek için lojistik anlaşmalar
General Ovost, herhangi bir küresel krize hızla yanıt verme yeteneğinin, müttefikler ve ortaklarla olan güçlü ilişkilere bağlı olduğuna inanıyor. Bu çerçevede yetkili, “Ülkelerinde kalkış ve iniş yapabilmek, deniz limanlarından ve kara ulaşım ağlarından faydalanabilmek, kuvvet konuşlandırma ve sürdürme yeteneğimiz açısından kritik önem taşıyor. ABD’nin dünya genelinde oluşturduğu müttefikler ve ortaklar ağına ve ortaya çıkan herhangi bir acil duruma yanıt vermek üzere bu ağı etkili ve topluca kullanma yeteneğimize güveniyorum. Bu tür ziyaretler, bu ağı destekleyen ilişkilerin güçlendirilmesine yardımcı olur” dedi.
General Jacqueline Van Ovost, “Orta Doğu bölgesindeki birçok ortakla olan güçlü ilişkilerden de faydalanıyoruz. Bölgesel ve küresel tehditlerin ortaya çıkardığı zorlukların üstesinden gelmek ve ülkelerimizi bu tehditlere karşı etkili bir şekilde ele alıp koruyabilmek için birlikte çalışıyoruz. Ortaklıklarımızı geliştirmeye devam etmemiz ve birlikte daha esnek çalışabileceğimiz yollar bulmamız gerekiyor. Önemli ortaklarımızla lojistik anlaşmaların imzalanması ve uygulanması, yeteneklerimizi ve birlikte çalışabilirliğimizi artırıyor” şeklinde konuştu.
“Bölgesel ulaşım bağlantılarını geliştirmeye yönelik Suudi-ABD girişimi, İran ve vekillerinden gelen artan tehdide karşı koymaya yardımcı oluyor” diyen General, Suudi Arabistan’ın Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) verdiği desteği ve ortak bir ağ kurma konusundaki cömert mali desteğini takdirle karşıladıklarını vurguladı.

Gelecekteki savaş tehditleriyle mücadele için inovasyon
General Jacqueline Van Ovost, geleceğin farklı ve alışılmadık görünen savaşlarında, bölgedeki karmaşıklığın çok boyutlu ve çok ortaklı çözümler gerektirdiğine dikkati çekti. General, “Ancak kesin olan bir şey var ki, birlikte çalıştığımızda daha güçlüyüz. Bu nedenle ana müttefiklerimiz ve ortaklarımızla ilişkilerimizi ve yeteneklerimizi derinleştirmeye devam etmeliyiz. Teknolojik icatlardan ve düşünce, kavram ve süreçlerdeki icatlardan yararlanmak için birlikte çalışmaya devam edersek, tüm operasyon yelpazesinde daha hızlı ve daha verimli hareket edebileceğiz ve rakiplerin ortaya koyduğu zorlukların üstesinden gelebileceğiz” dedi.
Ovost, “ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, insana, ortaklara ve yeniliklere odaklanıyor. Yakın zamanda, uygulama için liderliğe yeni fikirlerin sunulduğu ‘İcat Vahası’ adlı bir icat yarışması düzenlediler. Kazanan Prens Sultan Hava Üssü’nde görevlendirilen ve insansız hava araçlarıyla mücadele için uygulama aşamasında olan küresel bir eğitim sistemi geliştiren genç bir subay oldu” ifadelerini kullandı.
General ayrıca, “Ülkelerimizde, bir araya geldiklerinde Ortadoğu’nun güvenliğine fayda sağlayacak pek çok yenilikçi fikir olduğuna eminim. Savaşın geleceği, siber alanın birçok yönünün yanı sıra ülkelerimizin bu alanda üstünlük sağlama yeteneğini de içeriyor. Ancak gördüğüm kadarıyla, son derece yetenekli personelimizin bu zorlukların üstesinden geleceğinden eminim” açıklamasında bulundu.



Kral Selman, BAE Devlet Başkanı'nı Körfez-Avrupa Zirvesi'ne davet etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)
TT

Kral Selman, BAE Devlet Başkanı'nı Körfez-Avrupa Zirvesi'ne davet etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'a bir mektup göndererek, Suudi Arabistan'ın bu ay ev sahipliği yapacağı ikinci Körfez-Avrupa Zirvesi'ne katılması için davette bulundu.

Mektup, Suudi Arabistan'ın BAE Büyükelçisi Sultan bin Abdullah el-Lüveyhan el-Ankari tarafından, Abu Dabi'deki Dışişleri Bakanlığı binasında kendisini kabul eden BAE Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Halife bin Şahin el-Merrar'a teslim edildi.

Görüşmede, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliği olanakları ele alınırken ikinci zirvenin başarılı geçmesine yönelik beklentiler dile getirildi.


Riyad’da kira artışlarının durdurulmasının üzerinden bir yıl geçti… Piyasa yeni bir dengeyi test ediyor

Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)
TT

Riyad’da kira artışlarının durdurulmasının üzerinden bir yıl geçti… Piyasa yeni bir dengeyi test ediyor

Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)

Riyad’da kira artışlarını sınırlandıran düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra, başkentteki kiralık konut piyasasında fiyat artış hızının net bir şekilde yavaşladığı görüldü. Konut kiralarındaki artış oranı Ağustos 2026’da yüzde 4,5’e gerileyerek son üç yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi. Aynı dönemde, kiraların hane halkı gelirindeki payı da bir yıl önceki yüzde 17,5’in üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 15’e düştü.

Söz konusu gelişmeler, son yıllarda kiraları yüksek seviyelere taşıyan fiyat baskılarının kademeli olarak azaldığına işaret ediyor. Ancak kiralama hareketliliğinin devam etmesi, piyasanın yeni arzı özümseme ihtiyacı ve düzenlemelerin yatırımcı, geliştirici, kiracı kararları üzerindeki etkisinin netleşmesi gerektiği göz önüne alındığında, bu durum tek başına piyasanın sürdürülebilir bir denge evresine girdiğini söylemek için yeterli görülmüyor.

Riyad şehrinde ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkileri düzenleyen yasal hükümler, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın başkentteki gayrimenkul sektöründe denge sağlanmasına yönelik adımlar atılması talimatı doğrultusunda, Bakanlar Kurulu onayı ve Kraliyet Kararnamesi ile 25 Eylül 2025 tarihinde yayımlanmıştı. Resmî gazetede yayımlanan düzenlemeler aynı yılın 7 Kasım tarihinde yürürlüğe girdi. Beş yıl süreyle geçerli olacak bu hükümler, Riyad imar sınırı içindeki konut ve ticari gayrimenkullerin yıllık kira artışlarının durdurulmasını, daha önce kiraya verilmiş boş gayrimenkullerin kira bedellerinin düzenlenmesini ve sözleşme yenileme ile tahliye şartlarını kapsıyor.

Bu düzenlemeler; konut arsası arzının artırılması, boş arsa ve boş gayrimenkul vergisi sisteminin geliştirilmesi, kiralama ilişkilerinin düzenlenerek şeffaflık ve kayıt altına alma düzeyinin yükseltilmesi gibi başkent gayrimenkul piyasasında yeniden denge kurmayı hedefleyen daha geniş bir tedbir paketinin parçası olarak hayata geçirildi.

Bu hükümlerin yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesinin ardından, başkentin kiralık konut piyasasında kira artış hızının yavaşlaması ve kiraların hane halkı geliri üzerindeki yükünün hafiflemesiyle birlikte kademeli bir yeniden fiyatlandırma süreci göze çarpmaya başladı. Bununla birlikte, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye ulaşması; yeni arzın seyri, geliştirme ve finansman maliyetleri ile hane halkının konut maliyetlerini karşılama kapasitesine bağlı kalmaya devam edecek.

vfgbhjuk
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) verilerine dayanan analize göre, Riyad’da konut kiralarındaki yıllık artış oranı Ağustos 2026’da yüzde 4,5’e gerileyerek üst üste 12’nci ayında da yavaşlama kaydetti ve son üç yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi.

Kiralar yıllık bazda yükselmeye devam etse de artış hızındaki bu yavaşlama, başkentte son yıllarda yaşanan fiyat baskılarının, gayrimenkul piyasasında yeniden denge sağlamayı amaçlayan bir dizi hükümet tedbiriyle eş zamanlı olarak kademeli biçimde azaldığını gösteriyor.

Kiralık konut piyasasının düzenlenmesi; konut arsası arzının artırılması, boş arsa ve boş gayrimenkul vergisi sisteminin geliştirilmesi, kiralama ilişkilerinin düzenlenmesi ve piyasadaki şeffaflık ile kayıt altına alma düzeyinin yükseltilmesini içeren bu paket kapsamında yer aldı.

Hane halkının konut maliyetlerini karşılama kapasitesini doğrudan ilgilendiren bir diğer göstergede ise Riyad’da kiranın hane halkı gelirine oranı Eylül 2025’teki yüzde 17,5’in üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 15’e geriledi.

Suudi Arabistan Gayrimenkul Genel Kurumu (REGA) CEO’su Abdullah el-Hammad geçtiğimiz eylül ayında yaptığı açıklamada, söz konusu düşüşün başkentteki gayrimenkul dengesi kararlarının ölçümlenen ilk etkilerinden biri olduğunu ifade etmişti.

Bu gösterge, kiranın hane halkı gelirindeki payını ölçmesi bakımından, konut maliyetlerinin karşılanabilirliğindeki gelişimi ve piyasadaki hareketlerin kiracılara yansımasını daha net bir şekilde ortaya koyması açısından ayrı bir önem taşıyor.

Söz konusu tablo, krallık genelinde konutla bağlantılı enflasyonun yavaşlamaya devam etmesiyle de paralellik gösteriyor. Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıt türleri grubundaki fiyat artış oranı ağustos ayında yıllık bazda, temmuz ayındaki yüzde 4,2 seviyesinden yüzde 3,9’a geriledi.

Buna karşın, fiyat artış hızındaki yavaşlamaya ülke genelindeki kiralama faaliyetlerinde benzer bir daralma eşlik etmedi. Ağustos ayındaki kiralama işlem sayısı, 2025 yılının aynı ayındaki 325 bin 200 seviyesine kıyasla yıllık yüzde 37 artarak yaklaşık 446 bin 300’e yükseldi.

Kiralama işlemlerinin toplam değeri de bir yıl önceki 8,03 milyar riyal seviyesinden yüzde 32 artışla 10,62 milyar riyale (2,83 milyar dolar) ulaştı. Konut sektörü yüzde 36 artışla yaklaşık 343 bin 700 işlem oluştururken, bu işlemlerin değeri yüzde 28 yükselerek 5,59 milyar riyal olarak gerçekleşti.

Bu veriler Suudi Arabistan kiralık konut piyasasının genel performansını yansıtması ve yalnızca Riyad’da uygulanan tedbirlerin etkisini münferit olarak ölçmemesiyle birlikte, kira artışındaki yavaşlamaya şu ana kadar kiralama faaliyetlerinde genel bir daralmanın eşlik etmediğine işaret ediyor.

Denge aşaması mı yoksa geçiş aşaması mı?

Düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra mevcut tablo, bu göstergelerin Riyad kiralık konut piyasasında sürdürülebilir bir dengenin başlangıcı mı olduğunu, yoksa piyasanın fiyat, getiri, kiracı ve yatırımcı davranışlarını yeniden şekillendirdiği geçiş evresini mi yansıttığı sorusunu gündeme getiriyor. Gayrimenkul uzmanlarına göre bu sürecin netleşmesi; yeni arzın gelişimine, geliştirme ve finansman maliyetlerine ve önümüzdeki dönemde hane halkının konut maliyetlerini karşılama kapasitesine bağlı bulunuyor.

Gayrimenkul uzmanı Abdullah el-Musa Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, mevcut göstergelerin başta yıllık artışların durdurulması olmak üzere Riyad kiralık konut piyasasındaki son düzenleyici tedbirlerin somut etkisini yansıttığını belirterek, kira artışındaki yavaşlama ile kiranın hane halkı geliri üzerindeki yükünün hafiflemesinin, başkentte son yıllarda yaşanan fiyat baskılarının bir nebze azaldığına işaret ettiğini vurguladı.

El-Musa, bu iyileşmenin yalnızca artışların durdurulmasına bağlanamayacağını; ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkinin düzenlenmesi, kiranın belirli şartlara göre sabitlenmesi, arsa arzının artırılması, boş arsa vergisi sisteminin geliştirilmesi ile piyasada kayıt altına alma ve şeffaflığın artırılmasını içeren bütüncül bir tedbir paketi çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı.

Kiralık konut piyasasının ‘tam bir dengeye’ ulaştığını söylemek için henüz erken olduğunu değerlendiren el-Musa, şu an yaşanan durumun hızlı artış döneminden istikrar, yeniden fiyatlandırma ve yeni denge seviyelerinin test edildiği bir evreye geçişe daha yakın olduğunu ifade etti.

Sürdürülebilir dengenin yalnızca fiyatlardaki yavaşlamayla ölçülemeyeceğini ekleyen el-Musa; piyasanın yeterli arz sağlama kapasitesi, hane halkı gelirine oranla makul bir konut maliyetinin korunması, doluluk oranlarının istikrara kavuşması ve kiralık konut sektöründeki yatırımların cazibesini sürdürmesi gibi unsurların da belirleyici olduğunu kaydetti.

Düzenlemelerin ev sahibi ve kiracı davranışlarına yansımasıyla ilgili olarak el-Musa, etkilerin fiyat boyutunda olduğu kadar davranışsal ve sözleşmesel düzeyde de görülebileceğine dikkati çekti. Bu durumun, kiracıya gelecekteki yükümlülüklerini öngörme imkânı tanıdığını, ani fiyat artışlarını sınırlandırdığını ve böylece konutta daha uzun süre kalmayı teşvik edebileceğini belirtti.

Buna karşılık düzenlemelerin ev sahiplerini, her sözleşme yenilemesinde kira bedelini artırmaya odaklanmak yerine, kiracının istikrarına ve ödemelerin düzenliliğine daha fazla öncelik vermeye yöneltebileceğini ifade etti.

El-Musa, düzenlemelerin özellikle piyasaya ilk kez giren mülkler için birimlerin fiyatlandırılması ve müzakere mekanizmasını da yeniden şekillendirdiğine işaret etti. İlk kiralama bedelinin sözleşmenin sonraki seyrini belirlemede daha büyük önem kazanmasının, mülk sahipleri ile geliştiricileri fiyatlandırmayı daha hassas bir şekilde incelemeye ve bunu mülkün konumuna, kalitesine, hizmet seviyesine ve kiracıya sunduğu değere bağlamaya sevk ettiğini kaydetti.

El-Musa, bu dönüşümün uzun vadede kiralık konut piyasasındaki rekabeti fiyat artışından ziyade gayrimenkul ürününün kalitesini artırmaya ve kiracıyı daha uzun süre elde tutmaya kaydırabileceğini, bunun da piyasanın yalnızca fiyat üzerinden değil, değer ve istikrar odaklı bir rekabete doğru ilerlediğini gösterdiğini değerlendirdi.

Yatırım ekonomisini yeniden şekillendirmek

Diğer yandan, gayrimenkul uzmanı ve pazarlama danışmanı Sakr ez-Zehrani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, kira düzenlemelerinin konut sektöründeki yatırım ekonomisini sınırlamaktan ziyade yeniden şekillendireceğini ifade etti. Ez-Zehrani; arsa, finansman ve inşaat maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde kira gelirlerindeki artışın sınırlı kalmasının, yatırımcıları hedeflenen getirileri daha titiz bir şekilde incelemeye, istikrarlı nakit akışı sağlama kapasitesine ve daha yüksek operasyonel verimliliğe sahip varlıklara odaklanmaya yönelteceğini belirtti.

Önümüzdeki dönemde kurumsal yatırımların; ölçek ekonomisinden yararlanarak işletme maliyetlerini düşüren, doluluk verimliliğini artıran, ürün ve hizmet çeşitliliği sunan gökdelenler ile profesyonelce yönetilen entegre konut sitelerine daha fazla kayabileceğini ekledi. Buna karşılık, müstakil konut birimlerinin kiralama amaçlı varlık olarak cazibesinin azalabileceğini ve bu birimlerin daha büyük bir kısmının nihai kullanıcılar tarafından satın almaya yönlendirilebileceğini kaydetti.

cvfgbhyju
Riyad’da Gayrimenkul Dengeleme Programı’nın ilk yılına ait planların geliştirilmesine ilişkin çalışmalar (SPA)

Ez-Zehrani’ye göre Riyad’da konut talebi mutlaka düşmeyecek ancak kiracıların fiyat, konum, alan, ürün kalitesi ve hizmetler arasındaki dengeyi gözetmeye daha fazla önem vermesiyle talep daha seçici hale gelebilecek. Mülk sahipleri ise yalnızca kira artışına güvenmek yerine, daha çok varlığın kalitesine ve doluluğun sürdürülebilirliğine dayanacak.

Önümüzdeki iki yıl boyunca izlenmesi gereken en önemli göstergeler arasında kira artış oranları, yeni arz hacmi, doluluk ve boşluk oranları, net yatırım getirisi ile hane halkının kiradan ev sahipliğine geçişi, pazardaki ilanların kalma süresi ve konut maliyetinin hane halkı gelirine oranının yer aldığını belirtti.

Ez-Zehrani, olası en belirgin dönüşümlerden birinin, özellikle gerçek yerel talebe dayanan ve istikrarlı nakit akışı yaratabilen projelerin öneminin artmasıyla birlikte, yatırımların bir kısmının tekil konut birimlerinden entegre konut varlıklarına kayması olacağını değerlendirdi.

Aynı zamanda, sınırlı kira artışına karşın geliştirme maliyetlerindeki artışın sürmesinin, bazı yatırımcıları kiralamaya ayrılan arzı kısmaya veya sermayeyi satılık konut projelerine yönlendirmeye itebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Buna karşılık, ev sahibi olmanın cazibesindeki artışın, kiracıların bir kısmını kademeli olarak kira ödemekten konut sahipliğine geçmeye teşvik edebileceğini ve bunun da başkentin konut piyasasındaki talep haritasını yeniden şekillendirebileceğini ifade etti.


Suudi Arabistan: Abha ve Riyad havalimanlarına yönelik iki saldırıda 3 kişi öldü, 36 kişi yaralandı

Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)
Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)
TT

Suudi Arabistan: Abha ve Riyad havalimanlarına yönelik iki saldırıda 3 kişi öldü, 36 kişi yaralandı

Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)
Abha Uluslararası Havalimanı (Fotoğraf: Salih el-Gannam)

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, salı ve çarşamba günlerinde Abha Uluslararası Havalimanı ile Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın tesislerini hedef alan iki saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Saldırılarda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 36 kişinin yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği bildirildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Abha Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda biri Faslı, diğeri Cezayirli iki kadın çalışanın hayatını kaybettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca 28 Suudi vatandaşı ile Bangladeş ve Filipinler uyruklu iki kişinin yaralandığı, yaralanmaların hafiften ağır seviyeye kadar değiştiği kaydedildi.

Açıklamada, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıda ise Sudanlı bir kişinin hayatını kaybettiği, 5 Suudi vatandaşı, 2 Mısırlı ve bir Pakistanlının bulunduğu 8 kişinin yaralandığı bildirildi. Yaralanmaların hafiften ağır seviyeye kadar değiştiği belirtildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, acil müdahale ekipleri ve ilgili kurumların saldırıların hemen ardından yürürlükteki prosedür ve planlar doğrultusunda olaylara müdahale ettiğini belirtti. Tüm yaralıların gerekli tıbbi müdahaleyi almaları için derhal hastanelere sevk edildiği kaydedildi.

Açıklamada, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün ilgili güvenlik birimleriyle sürekli koordinasyon içinde hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü ve yolcular ile çalışanların güvenliğini sağlamak, ülkedeki sivil havacılık sisteminin emniyetini korumak için gerekli tüm önlemleri aldığı vurgulandı.

Sistematik saldırılar

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Husi saldırılarını "en sert ve en güçlü ifadelerle" kınadı. Budeyvi, sivil havalimanlarının hedef alınmasının ve yolcuların, çalışanların ve sivillerin hayatlarının tehlikeye atılmasının ciddi bir tırmanış ve uluslararası hukuk ile teamüllerin açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Budeyvi, yaptığı açıklamada sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı tehdit eden bu sistematik saldırıların kararlı ve caydırıcı bir uluslararası tutum gerektirdiğini ve bunların sürdürülmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

KİK Genel Sekreteri, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan'ın yanında tek saf halinde durduğunu ve ülkenin güvenliği, istikrarı, egemenliği ile vatandaşlarının ve topraklarında yaşayanların güvenliğini tehdit eden her türlü girişim karşısında tam dayanışma içinde olduğunu yineledi. Budeyvi ayrıca Riyad'ın topraklarını, kazanımlarını ve güvenliğini korumaya yönelik tüm tedbirlerini desteklediklerini belirtti.

Şiddetli kınama

Arap İçişleri Bakanları Konseyi, iki havalimanına yönelik Husi saldırılarını şiddetle kınadı. Konsey Genel Sekreterliği, yaptığı açıklamada, "milislerin Suudi Arabistan'daki sivillere ve sivil tesislere yönelik saldırılarını tekrarlamayı sürdürmesini, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmesini ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit etmesini kesin bir dille kınadığını" belirtti.

Konsey Genel Sekreterliği, Suudi Arabistan'ın güvenliğini, istikrarını ve kazanımlarını korumak, vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirlerde Riyad'la tam dayanışma içinde olduklarını ve Suudi Arabistan'ı tamamen desteklediklerini vurguladı.