ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu… Dronelar ile mücadelede entegre sistem kurmaya yönelik Suudi-ABD iş birliği gelişiyor

ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu; “İran tehditlerine karşı müttefiklerimizin güvenliğini güçlendirmeye kararlıyız”

ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
TT

ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu… Dronelar ile mücadelede entegre sistem kurmaya yönelik Suudi-ABD iş birliği gelişiyor

ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)

ABD ordusunda Ulaştırma Sektörü Komutanı General Jacqueline Van Ovost, ABD’nin Suudi Arabistan’la ilişkilerinin sağlam olduğunu ve on yıllarca sürdüğünü söylerken, Ortadoğu’da sürekli güvenlik ve istikrarın köşe taşını temsil ettiğini açıkladı.
Ovost, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, ABD Merkez Komutanlığının şu anda diğer teknolojik girişimlerin yanı sıra füzelere ve insansız hava araçlarına karşı entegre bir hava savunma sistemi kurmak için Suudi Arabistan Krallığı ile birlikte çalıştığını belirtti.
Bu pozisyonda ilk kez Riyad’a ziyarette bulunan yetkili, ziyaretinin Suudi Arabistan ve ABD’nin ulusal çıkarlarının yanı sıra güvenlik hedefleri doğrultusunda Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile güçlü ilişkileri güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. General Ovost ayrıca, ortak tedbirleri caydırmaktan, gelecekteki savaşlarla mücadele etmenin yollarından ve diğer konulardan bahsetti.

İşte röportajın ayrıntıları;

Ortak zorluklar görüşüldü
General Jacqueline Van Ovost, ABD Ordusu Ulaştırma Komutanı olarak bölgeye ve Suudi Arabistan’a yaptığı ilk ziyaretin ortak zorlukları ele almaya odaklandığını belirtti. Ovost, “Önce Suudi mevkidaşlarıma misafirperverlikleri için teşekkür etmeme izin verin. Bu, ABD Lojistik Komutanlığı komutanı olarak bölgeye ve Suudi Arabistan’a ilk ziyaretim. Gerçekten büyük bir onur. Birlikte oturup ortak sorunlarımızı tartıştığımızda ve ardından sorunu karşılıklı şekilde anlayarak harekete geçtiğimizde ilerleme kaydedildiğini biliyorum. Başta lojistik hizmetlerin önemi olmak üzere bu önemli bölgesel güvenlik görüşmeleri, birbirini desteklemeye devam etmek için ortak bir zemin sağlıyor” dedi.
General Ovost, “Ziyarette, ABD Ulaştırma Komutanlığı ile Suudi Savunma Bakanlığı arasındaki güçlü ilişki, Suudi Arabistan ve ABD’nin çıkarları ve güvenlik hedefleri doğrultusunda anlaşmaların yürürlükte kalması sağlanarak güçlendirildi. ABD ile Suudi Arabistan arasında bölgede uzun süredir devam eden güçlü ortaklık, iki ülkemiz için de faydalı olmuştur ve olmaya devam edecektir” açıklamasında bulundu.

Hava savunma sistemi
General Jacqueline Van Ovost, ABD’nin Suudi Arabistan ile onlarca yıllık askeri ilişkilerini ‘sağlam’ olarak tanımlarken, “Doksanların başındaki Birinci Körfez Savaşı’nda yan yana savaştık. Ortaklığımız Ortadoğu’da sürekli güvenlik ve istikrarın köşe taşı olduğu için ilişkimiz, bugün de eskisi kadar önemli” dedi.
Ovost, “ABD Merkez Komutanlığı’ndan stratejik planlamacılar sık ​​sık Suudi Arabistan’a seyahat ediyor ve Suudi askeri liderleriyle düzenli olarak çalışıyor. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ayrıca, Suudi halkının savunma gereksinimlerini karşılayan modern ve yenilikçi bir askeri güç oluşturmaya odaklanıyor” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan’daki sivil ve hayati tesisler, balistik füzeler ve İran yapımı dronlar aracılığıyla yüzlerce Husi saldırısına maruz kaldı.
ABD’li General, “ABD Merkez Komutanlığı, şu anda diğer teknolojik girişimlerin yanı sıra füzelere ve insansız hava araçlarına karşı entegre bir hava savunma sistemi oluşturmak için Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyor” dedi.
İran’ın insansız hava araçları geliştirmesi, Tahran’ı Lübnan Hizbullah’ı, Gazze Şeridi’ndeki Filistin gruplar ve Yemen’deki Husi isyancılar gibi Ortadoğu’daki müttefiklerine bu insansız hava araçları sağlamakla ve onları Körfez’deki ABD güçlerini ve nakliye trafiğini hedef almak için kullanmakla suçlayan ABD ve İsrail’i endişelendiriyor.
Bu çerçevede General Jacqueline, “Suudi liderliğinin katılımı, bölgedeki farklı ortaklarla tüm savaş alanlarında çeşitli çok taraflı tatbikatlar planlamak, bunlara ev sahipliği yapmak ve katılmak için her zaman gerekli olmuştur. Aynı şekilde Prens Sultan Hava Üssü, ABD Lojistik Komutanlığı için de önemli bir yerdir” dedi.
General Jacqueline Van Ovost ayrıca, Suudi Arabistan Krallığı ile genişlemeye devam eden, daha fazla çeşitlendirmeye, lojistik esnekliğe ve artan ekonomik büyümeye olanak tanıyan lojistik iş birliğine minnettarlığını ifade ederken, “Askeri ortaklıklarımız için geleceğin neler getireceğini görmekten heyecan duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Tehditlere ve fırsatlara ilişkin daha doğru ortak anlayış
Ortadoğu’da artan tehditler ve bunun ABD müttefikleri üzerindeki etkisi çerçevesinde General, “Şu anda yaptığım ziyaretler, her iki ülkenin ulusal güvenlik çıkarlarına fayda sağlayan kalıcı ilişkiler kuruyor. ABD Ulusal Savunma Stratejisi, maksimum etkiyi elde etmek için güçlerimizi geliştirmeyi ve bütünleştirmeyi gerektiren entegre caydırıcılık üzerine odaklanmaktadır. Müttefiklerimiz ve ortaklarımız, ortak yeteneklerimizi kullanarak ortak hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan kalıcı bir güç olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
ABD’nin müttefiklerinin güvenliğine olan bağlılığını dile getiren General Ovost, “Müttefiklerimizin ve ortaklarımızın güvenliğini, İran’dan gelenler gibi dış tehditlere karşı güçlendirmeye kararlıyız. ABD Merkez Komutanlığı, yakın zamanda tehdit ve fırsatların daha doğru olarak ortak bir şekilde anlaşılmasını sağlamak için insanlı ve insansız kara, hava ve deniz sensör sistemlerinden toplanan verilerden yararlanmak üzere müttefikler ve bölgesel ortaklarla entegre çok sayıda görev gücü oluşturdu. Birlikte çalışarak, bu tür tehditleri caydırmak ve üstesinden gelmek için harika yeteneklerimizi ve yenilikçi yöntemlerimizi birleştirebiliriz” dedi.

Bölgesel güvenliği sağlamak için ortaklık
ABD Ordusu Ulaştırma Komutanı, ülkesinin ortaklıklarının bölgesel istikrara ulaşmak için gerekli olduğunu söylerken, “ABD ordusunun, dronların oluşturduğu artan tehditlere karşı koymak için bölgedeki ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışan çok sayıda görev gücü var. Veri toplama ve yenilikçi yöntemlerle kullanma, ABD ordusu ile ortak ülkelerimiz arasında güçlendirilen birçok öncelikten sadece birkaçıdır. Yapılacak daha çok iş var. Güçlü ilişkilerimizi geliştirmeyi ve bölgesel istikrarı sağlamak için ivmeyi hızlandırmayı dört gözle bekliyoruz. Böylece bölgesel tehditleri ve zorlukları birlikte aşabiliriz” dedi.

Hızlı ve etkin bir şekilde hareket etmek için lojistik anlaşmalar
General Ovost, herhangi bir küresel krize hızla yanıt verme yeteneğinin, müttefikler ve ortaklarla olan güçlü ilişkilere bağlı olduğuna inanıyor. Bu çerçevede yetkili, “Ülkelerinde kalkış ve iniş yapabilmek, deniz limanlarından ve kara ulaşım ağlarından faydalanabilmek, kuvvet konuşlandırma ve sürdürme yeteneğimiz açısından kritik önem taşıyor. ABD’nin dünya genelinde oluşturduğu müttefikler ve ortaklar ağına ve ortaya çıkan herhangi bir acil duruma yanıt vermek üzere bu ağı etkili ve topluca kullanma yeteneğimize güveniyorum. Bu tür ziyaretler, bu ağı destekleyen ilişkilerin güçlendirilmesine yardımcı olur” dedi.
General Jacqueline Van Ovost, “Orta Doğu bölgesindeki birçok ortakla olan güçlü ilişkilerden de faydalanıyoruz. Bölgesel ve küresel tehditlerin ortaya çıkardığı zorlukların üstesinden gelmek ve ülkelerimizi bu tehditlere karşı etkili bir şekilde ele alıp koruyabilmek için birlikte çalışıyoruz. Ortaklıklarımızı geliştirmeye devam etmemiz ve birlikte daha esnek çalışabileceğimiz yollar bulmamız gerekiyor. Önemli ortaklarımızla lojistik anlaşmaların imzalanması ve uygulanması, yeteneklerimizi ve birlikte çalışabilirliğimizi artırıyor” şeklinde konuştu.
“Bölgesel ulaşım bağlantılarını geliştirmeye yönelik Suudi-ABD girişimi, İran ve vekillerinden gelen artan tehdide karşı koymaya yardımcı oluyor” diyen General, Suudi Arabistan’ın Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) verdiği desteği ve ortak bir ağ kurma konusundaki cömert mali desteğini takdirle karşıladıklarını vurguladı.

Gelecekteki savaş tehditleriyle mücadele için inovasyon
General Jacqueline Van Ovost, geleceğin farklı ve alışılmadık görünen savaşlarında, bölgedeki karmaşıklığın çok boyutlu ve çok ortaklı çözümler gerektirdiğine dikkati çekti. General, “Ancak kesin olan bir şey var ki, birlikte çalıştığımızda daha güçlüyüz. Bu nedenle ana müttefiklerimiz ve ortaklarımızla ilişkilerimizi ve yeteneklerimizi derinleştirmeye devam etmeliyiz. Teknolojik icatlardan ve düşünce, kavram ve süreçlerdeki icatlardan yararlanmak için birlikte çalışmaya devam edersek, tüm operasyon yelpazesinde daha hızlı ve daha verimli hareket edebileceğiz ve rakiplerin ortaya koyduğu zorlukların üstesinden gelebileceğiz” dedi.
Ovost, “ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, insana, ortaklara ve yeniliklere odaklanıyor. Yakın zamanda, uygulama için liderliğe yeni fikirlerin sunulduğu ‘İcat Vahası’ adlı bir icat yarışması düzenlediler. Kazanan Prens Sultan Hava Üssü’nde görevlendirilen ve insansız hava araçlarıyla mücadele için uygulama aşamasında olan küresel bir eğitim sistemi geliştiren genç bir subay oldu” ifadelerini kullandı.
General ayrıca, “Ülkelerimizde, bir araya geldiklerinde Ortadoğu’nun güvenliğine fayda sağlayacak pek çok yenilikçi fikir olduğuna eminim. Savaşın geleceği, siber alanın birçok yönünün yanı sıra ülkelerimizin bu alanda üstünlük sağlama yeteneğini de içeriyor. Ancak gördüğüm kadarıyla, son derece yetenekli personelimizin bu zorlukların üstesinden geleceğinden eminim” açıklamasında bulundu.



Suudi Arabistan ve Türkiye güvenlik işbirliğini güçlendirecek

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye güvenlik işbirliğini güçlendirecek

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı ile Türk mevkidaşı arasındaki görüşmeden bir kare (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdülaziz bin Suud bin Nayif, perşembe günü  Başkent Ankara'da İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile bir araya geldi.

İki bakanın gerçekleştirdiği resmi görüşmede Prens Abdülaziz bin Suud, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman'ın talimatlarıyla, iki ülke arasındaki mevcut güvenlik işbirliğinin daha da güçlendirilmesinin önemine işaret etti. Prens Abdülaziz, bu işbirliğinin iki ülke arasındaki seçkin ilişkiler çerçevesinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

s
İçişleri Bakanı Çiftçi ile Prens Abdülaziz bin Suud Ankara'da bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı, iki ülke arasındaki köklü tarihi ve kardeşlik bağlarının farklı alanlarda işbirliği ve koordinasyon açısından örnek oluşturduğunu ifade etti.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerin derinliğini, çıkarların ve stratejik yaklaşımların yakınlığını yansıttığını belirten Prens Abdülaziz, anlaşmanın mevcut jeopolitik koşullar çerçevesinde iki ülke liderlerinin krizlerle mücadelede sergilediği sağduyuyu ortaya koyan önemli bir adım olduğunu kaydetti.

cd
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Saud için Ankara'da düzenlenen resmi karşılama töreninden bir kare (SPA)

Görüşmede, ortak ilgi alanlarına giren konularda güvenlik işbirliği ve koordinasyonun geliştirilmesi, terör örgütleri ve aşırılık yanlısı gruplarla mücadelede çabaların artırılması ve sınır aşan suçlarla mücadele konuları ele alındı. Bu kapsamda uyuşturucu kaçakçılığı ve uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesi de gündeme geldi.

Bölge ve dünyada yaşanan güvenlik sorunları karşısında iki ülkenin ortak çabalarını yoğunlaştırmasının önemine dikkat çekildi.

dvfgbhyjuk
Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Ankara'da Türk mevkidaşıyla resmi görüşmelerde bulundu (SPA)

İki taraf, ortak ilgi alanlarına giren güvenlik konularında işbirliğinin sürdürülmesi, ortaklık mekanizmalarının geliştirilmesi ve güvenlik meselelerinde koordinasyonun artırılması konusunda mutabık kaldı. Bu adımların iki ülke liderlerinin beklentilerini karşılamasının hedeflendiği belirtildi.


Aramco’nun kârlarından bütçe gelirlerine... Petrol gelirleri nasıl aktarılıyor?

(foto altı) Suudi Arabistan’ın Doğu Bölgesi’ndeki Dammam yakınlarında bulunan Ras Tanura petrol rafinerisi (AFP)
(foto altı) Suudi Arabistan’ın Doğu Bölgesi’ndeki Dammam yakınlarında bulunan Ras Tanura petrol rafinerisi (AFP)
TT

Aramco’nun kârlarından bütçe gelirlerine... Petrol gelirleri nasıl aktarılıyor?

(foto altı) Suudi Arabistan’ın Doğu Bölgesi’ndeki Dammam yakınlarında bulunan Ras Tanura petrol rafinerisi (AFP)
(foto altı) Suudi Arabistan’ın Doğu Bölgesi’ndeki Dammam yakınlarında bulunan Ras Tanura petrol rafinerisi (AFP)

Saudi Aramco’nın finansal sonuçları ile üçüncü çeyrek bütçe performans raporunun aynı gün yayımlanması, şirketin kârlarındaki artış ile bütçeye kaydedilen devlet petrol gelirlerindeki düşüş arasındaki zıtlığı gözler önüne serdi. Yılın ilk dokuz ayında Aramco’nun net kârı yüzde 34,2 artarak 380,6 milyar riyale (101,5 milyar dolar) yükselirken, aynı dönemde devletin petrol gelirleri yüzde 1,3 geriledi; sadece üçüncü çeyrekte ise yaklaşık yüzde 23’lük bir düşüş kaydetti.

Öte yandan, iki gösterge arasındaki bu kıyaslama, şirket kârları ile devlet hazinesine giren gelirler arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu göstermez. Zira kârların kayda geçirilme esasları ile devlet gelirlerinin hesaplanma ve tahsilat zamanlaması birbirinden farklı. Ayrıca vergiler, telif hakları, temettüler ve mahsuplaşma mutabakatları dahil olmak üzere, taraflar arasındaki mali ilişkinin birden fazla kanalı bulunmakta.

Aramco’nun kârı ve nakit akışları

Aramco, 2026 yılının ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemindeki 283,6 milyar riyale (75,6 milyar dolar) kıyasla yüzde 34,2 artışla 380,6 milyar riyal (101,5 milyar dolar) net kâr açıkladı. Şirketin düzeltilmiş net kârı ise bir önceki yılki 302,3 milyar riyalden (80,6 milyar dolar) 368,9 milyar riyale (98,4 milyar dolar) yükseldi.

Ancak şirketin raporuna göre kârlılıktaki bu artış, faaliyetlerden elde edilen nakit akışına aynı ölçüde yansımadı. Faaliyet faaliyetlerinden elde edilen nakit akışı, bir önceki yılın aynı dönemindeki 357,6 milyar riyale (95,4 milyar dolar) yakın bir seyir izleyerek 355,8 milyar riyal (94,9 milyar dolar) seviyesinde neredeyse yatay kaldı.

ascdfvgthy
Riyad’daki menkul kıymetler borsasında, Aramco hisselerinin işlem gördüğü işlem panosuna bakan bir adam (Arşiv – AFP)

Aramco bu durumu, henüz tahsil edilmemiş satışlar, stoklar ve alacak-borç kalemleri gibi günlük operasyonların yürütülmesinde kullanılan fonlarla ilişkili işletme sermayesi değişiklikleriyle açıkladı. Bu değişimler, artan kârın faaliyet nakit akışı üzerindeki etkisini sınırladı.

Buna karşılık, serbest nakit akışı bir önceki yılki 217,3 milyar riyalden (57,9 milyar dolar) 221,6 milyar riyale (59,1 milyar dolar) yükseldi. Şirketin faaliyet nakit akışından sermaye harcamaları düşüldükten sonra kalan nakit miktarını ölçen bu gösterge, sermaye harcamalarının karşılaştırma dönemindeki 140,3 milyar riyalden (37,4 milyar dolar) 134,2 milyar riyale (35,8 milyar dolar) gerilemesinden olumlu etkilendi.

Bütçedeki petrol gelirleri

Tablonun diğer tarafında ise Aramco’nun kârındaki artış, devletin petrol gelirlerine aynı oranda yansımadı. Maliye Bakanlığı verileri, petrol gelirlerinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 23 azalarak, geçen yılın aynı dönemindeki 150,8 milyar riyalden (40,2 milyar dolar) 116,5 milyar riyale (31,1 milyar dolar) gerilediğini gösterdi.

Yılın ilk dokuz ayı genelinde ise petrol gelirleri, 2025’in aynı dönemindeki 452,4 milyar riyale (120,6 milyar dolar) kıyasla yüzde 1,3 oranında sınırlı bir düşüşle 446,3 milyar riyal (119 milyar dolar) olarak gerçekleşti.

Buna karşılık, petrol dışı gelirler ilk dokuz ayda yüzde 8 artarak 412,5 milyar riyale (110 milyar dolar) yükseldi ve bütçenin toplam gelirlerinin yüzde 3 artışla 858,9 milyar riyale (229 milyar dolar) ulaşmasına katkı sağladı. Sadece üçüncü çeyrekte ise petrol dışı gelirler yüzde 20 artışla 142,6 milyar riyale (38 milyar dolar) tırmandı.

Böylece petrol dışı gelirlerdeki büyüme, petrol gelirlerindeki düşüşün toplam bütçe gelirleri üzerindeki etkisini sınırlamaya yardımcı oldu. Üçüncü çeyrekte harcamalar 343,4 milyar riyal (91,6 milyar dolar), gelirler ise 259,1 milyar riyal (69,1 milyar dolar) olarak gerçekleşirken, çeyreklik bütçe açığı yaklaşık 84,3 milyar riyal (22,5 milyar dolar) oldu.

Neden rakamlar aynı yönde hareket etmiyor?

Aramco’nun sonuçları ile bütçe gelirleri arasındaki farkın bir nedeni, her iki tarafın yansıttığı verilerin niteliğindeki farklılıktan kaynaklanıyor. Şirketin kârı muhasebe standartlarına göre kayda geçirilirken, bütçe verileri ilgili dönemde tahsil edilen devlet gelirlerini yansıtıyor. Ayrıca devletin Aramco’nun faaliyetlerinden sağladığı fayda; vergiler, telif hakları ve temettüler dahil olmak üzere birden fazla kanal üzerinden gerçekleşiyor ve bu tutarların tahakkuk ile ödeme tarihleri değişkenlik gösteriyor.

Muhasebeleştirilen kârlar, alacakların tahsilat zamanlaması, stok değişimleri ve operasyonel ödemelerden etkilenen likidite nedeniyle aynı dönemde zorunlu olarak nakit akışına dönüşmeyebiliyor. Bu durumun etkisi, Aramco ile hükümet arasındaki doğrudan nakit ödemelerle sınırlı kalmayan ve karşılıklı bazı yükümlülüklerin takas (mahsup) yoluyla kapatılmasını da içeren mali işlemlerde net biçimde görülüyor. Örneğin, şirketin nakit olarak ödediği gelir vergisi, hükümetten olan alacaklarının vergi yükümlülüklerinden düşülmesiyle ikinci çeyrekteki yaklaşık 51 milyar riyalden (13,6 milyar dolar) üçüncü çeyrekte 2,8 milyar riyale (yaklaşık 747 milyon dolar) geriledi. Karşılıklı borç ve alacakların nakit transferi yerine birbiriyle mahsuplaşılması esasına dayanan bu mekanizma, taraflar arasındaki nakit akışının büyüklüğünü ve zamanlamasını doğrudan etkiliyor.

cdghyj
Riyad’daki gökdelenlerin önünden geçen arabalar (AFP)

Dolayısıyla, devlet petrol gelirlerinin Aramco’nun sonuçlarıyla aynı doğrultuda hareket etmesi bir zorunluluk teşkil etmiyor; nitekim her iki unsur da farklı faktörlerden ve hesaplama mekanizmalarından etkileniyor. Şirketin kârı ilgili dönemdeki finansal performansını yansıtırken, bütçeye kaydedilen devlet gelirleri; kamunun hak ettiği vergi, telif hakkı ve temettüler ile bunların tahsilat ve mahsuplaşma takvimine dayanıyor. Bu nedenle, devlet petrol gelirlerinin gerilediği bir dönemde şirketin kârı artış gösterebiliyor.

Sonuç olarak veriler, Aramco’nun güçlü kârlılığını sürdürdüğünü ve yüksek nakit akışı seviyelerini koruduğunu gösteriyor. Bu durum, şirketin yatırımlarına ve başta devlet olmak üzere hissedarlarına temettü dağıtmaya devam etme kapasitesini destekliyor. Öte yandan, petrol dışı gelirlerdeki büyüme, petrol gelirlerindeki dalgalanmaların etkisini sınırlamada bütçe kaynaklarının çeşitlendirilmesinin önemini ortaya koyarken, kamu maliyesini destekleyen kanalları güçlendiriyor ve Krallık’taki ekonomik dönüşüm sürecine katkı sağlıyor.


Halid bin Selman, ABD, Fransa ve Yunanistan ile savunma iş birliğini ele aldı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
TT

Halid bin Selman, ABD, Fransa ve Yunanistan ile savunma iş birliğini ele aldı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri, başta gerilimi düşürme ve bölgedeki tansiyonu kontrol altına alma çabaları olmak üzere çeşitli konuları görüştü.

Prens Halid bin Selman, dün Hegseth ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki savunma alanındaki stratejik iş birliğinin geleceğini ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre  görüşmede ayrıca Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının devam etmesi konusu da gündeme geldi.

Öte yandan Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Catherine Vautrin ile de bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu gelişmeler karşısında yürütülecek koordineli çalışmaları görüştü. Görüşmede, bölge ve dünya genelinde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi konusu ele alındı.

Prens Halid bin Selman ile Bakan Vautrin, telefon görüşmesinde Suudi Arabistan ile Fransa arasında savunma alanındaki stratejik ilişkileri ve bu ilişkileri geliştirme yollarını da değerlendirdi.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ise iki ülke arasında savunma alanında mevcut ve gelecekteki iş birliği kanallarının geliştirilmesi ve sürdürülmesi yollarını ele aldı.

Prens Halid bin Selman ve Bakan Dendias, bölgede yaşanan gelişmeler ışığında bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak çabaları da görüştü.