ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu… Dronelar ile mücadelede entegre sistem kurmaya yönelik Suudi-ABD iş birliği gelişiyor

ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu; “İran tehditlerine karşı müttefiklerimizin güvenliğini güçlendirmeye kararlıyız”

ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
TT

ABD’li General Ovost, Şarku’l Avsat’a konuştu… Dronelar ile mücadelede entegre sistem kurmaya yönelik Suudi-ABD iş birliği gelişiyor

ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)
ABD’li General Jacqueline Van Ovost (Şarku’l Avsat)

ABD ordusunda Ulaştırma Sektörü Komutanı General Jacqueline Van Ovost, ABD’nin Suudi Arabistan’la ilişkilerinin sağlam olduğunu ve on yıllarca sürdüğünü söylerken, Ortadoğu’da sürekli güvenlik ve istikrarın köşe taşını temsil ettiğini açıkladı.
Ovost, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda, ABD Merkez Komutanlığının şu anda diğer teknolojik girişimlerin yanı sıra füzelere ve insansız hava araçlarına karşı entegre bir hava savunma sistemi kurmak için Suudi Arabistan Krallığı ile birlikte çalıştığını belirtti.
Bu pozisyonda ilk kez Riyad’a ziyarette bulunan yetkili, ziyaretinin Suudi Arabistan ve ABD’nin ulusal çıkarlarının yanı sıra güvenlik hedefleri doğrultusunda Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile güçlü ilişkileri güçlendirmeye odaklandığını ifade etti. General Ovost ayrıca, ortak tedbirleri caydırmaktan, gelecekteki savaşlarla mücadele etmenin yollarından ve diğer konulardan bahsetti.

İşte röportajın ayrıntıları;

Ortak zorluklar görüşüldü
General Jacqueline Van Ovost, ABD Ordusu Ulaştırma Komutanı olarak bölgeye ve Suudi Arabistan’a yaptığı ilk ziyaretin ortak zorlukları ele almaya odaklandığını belirtti. Ovost, “Önce Suudi mevkidaşlarıma misafirperverlikleri için teşekkür etmeme izin verin. Bu, ABD Lojistik Komutanlığı komutanı olarak bölgeye ve Suudi Arabistan’a ilk ziyaretim. Gerçekten büyük bir onur. Birlikte oturup ortak sorunlarımızı tartıştığımızda ve ardından sorunu karşılıklı şekilde anlayarak harekete geçtiğimizde ilerleme kaydedildiğini biliyorum. Başta lojistik hizmetlerin önemi olmak üzere bu önemli bölgesel güvenlik görüşmeleri, birbirini desteklemeye devam etmek için ortak bir zemin sağlıyor” dedi.
General Ovost, “Ziyarette, ABD Ulaştırma Komutanlığı ile Suudi Savunma Bakanlığı arasındaki güçlü ilişki, Suudi Arabistan ve ABD’nin çıkarları ve güvenlik hedefleri doğrultusunda anlaşmaların yürürlükte kalması sağlanarak güçlendirildi. ABD ile Suudi Arabistan arasında bölgede uzun süredir devam eden güçlü ortaklık, iki ülkemiz için de faydalı olmuştur ve olmaya devam edecektir” açıklamasında bulundu.

Hava savunma sistemi
General Jacqueline Van Ovost, ABD’nin Suudi Arabistan ile onlarca yıllık askeri ilişkilerini ‘sağlam’ olarak tanımlarken, “Doksanların başındaki Birinci Körfez Savaşı’nda yan yana savaştık. Ortaklığımız Ortadoğu’da sürekli güvenlik ve istikrarın köşe taşı olduğu için ilişkimiz, bugün de eskisi kadar önemli” dedi.
Ovost, “ABD Merkez Komutanlığı’ndan stratejik planlamacılar sık ​​sık Suudi Arabistan’a seyahat ediyor ve Suudi askeri liderleriyle düzenli olarak çalışıyor. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ayrıca, Suudi halkının savunma gereksinimlerini karşılayan modern ve yenilikçi bir askeri güç oluşturmaya odaklanıyor” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan’daki sivil ve hayati tesisler, balistik füzeler ve İran yapımı dronlar aracılığıyla yüzlerce Husi saldırısına maruz kaldı.
ABD’li General, “ABD Merkez Komutanlığı, şu anda diğer teknolojik girişimlerin yanı sıra füzelere ve insansız hava araçlarına karşı entegre bir hava savunma sistemi oluşturmak için Suudi Arabistan ile birlikte çalışıyor” dedi.
İran’ın insansız hava araçları geliştirmesi, Tahran’ı Lübnan Hizbullah’ı, Gazze Şeridi’ndeki Filistin gruplar ve Yemen’deki Husi isyancılar gibi Ortadoğu’daki müttefiklerine bu insansız hava araçları sağlamakla ve onları Körfez’deki ABD güçlerini ve nakliye trafiğini hedef almak için kullanmakla suçlayan ABD ve İsrail’i endişelendiriyor.
Bu çerçevede General Jacqueline, “Suudi liderliğinin katılımı, bölgedeki farklı ortaklarla tüm savaş alanlarında çeşitli çok taraflı tatbikatlar planlamak, bunlara ev sahipliği yapmak ve katılmak için her zaman gerekli olmuştur. Aynı şekilde Prens Sultan Hava Üssü, ABD Lojistik Komutanlığı için de önemli bir yerdir” dedi.
General Jacqueline Van Ovost ayrıca, Suudi Arabistan Krallığı ile genişlemeye devam eden, daha fazla çeşitlendirmeye, lojistik esnekliğe ve artan ekonomik büyümeye olanak tanıyan lojistik iş birliğine minnettarlığını ifade ederken, “Askeri ortaklıklarımız için geleceğin neler getireceğini görmekten heyecan duyuyoruz” şeklinde konuştu.

Tehditlere ve fırsatlara ilişkin daha doğru ortak anlayış
Ortadoğu’da artan tehditler ve bunun ABD müttefikleri üzerindeki etkisi çerçevesinde General, “Şu anda yaptığım ziyaretler, her iki ülkenin ulusal güvenlik çıkarlarına fayda sağlayan kalıcı ilişkiler kuruyor. ABD Ulusal Savunma Stratejisi, maksimum etkiyi elde etmek için güçlerimizi geliştirmeyi ve bütünleştirmeyi gerektiren entegre caydırıcılık üzerine odaklanmaktadır. Müttefiklerimiz ve ortaklarımız, ortak yeteneklerimizi kullanarak ortak hedeflerimize ulaşmamızı sağlayan kalıcı bir güç olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
ABD’nin müttefiklerinin güvenliğine olan bağlılığını dile getiren General Ovost, “Müttefiklerimizin ve ortaklarımızın güvenliğini, İran’dan gelenler gibi dış tehditlere karşı güçlendirmeye kararlıyız. ABD Merkez Komutanlığı, yakın zamanda tehdit ve fırsatların daha doğru olarak ortak bir şekilde anlaşılmasını sağlamak için insanlı ve insansız kara, hava ve deniz sensör sistemlerinden toplanan verilerden yararlanmak üzere müttefikler ve bölgesel ortaklarla entegre çok sayıda görev gücü oluşturdu. Birlikte çalışarak, bu tür tehditleri caydırmak ve üstesinden gelmek için harika yeteneklerimizi ve yenilikçi yöntemlerimizi birleştirebiliriz” dedi.

Bölgesel güvenliği sağlamak için ortaklık
ABD Ordusu Ulaştırma Komutanı, ülkesinin ortaklıklarının bölgesel istikrara ulaşmak için gerekli olduğunu söylerken, “ABD ordusunun, dronların oluşturduğu artan tehditlere karşı koymak için bölgedeki ortaklarımızla yakın işbirliği içinde çalışan çok sayıda görev gücü var. Veri toplama ve yenilikçi yöntemlerle kullanma, ABD ordusu ile ortak ülkelerimiz arasında güçlendirilen birçok öncelikten sadece birkaçıdır. Yapılacak daha çok iş var. Güçlü ilişkilerimizi geliştirmeyi ve bölgesel istikrarı sağlamak için ivmeyi hızlandırmayı dört gözle bekliyoruz. Böylece bölgesel tehditleri ve zorlukları birlikte aşabiliriz” dedi.

Hızlı ve etkin bir şekilde hareket etmek için lojistik anlaşmalar
General Ovost, herhangi bir küresel krize hızla yanıt verme yeteneğinin, müttefikler ve ortaklarla olan güçlü ilişkilere bağlı olduğuna inanıyor. Bu çerçevede yetkili, “Ülkelerinde kalkış ve iniş yapabilmek, deniz limanlarından ve kara ulaşım ağlarından faydalanabilmek, kuvvet konuşlandırma ve sürdürme yeteneğimiz açısından kritik önem taşıyor. ABD’nin dünya genelinde oluşturduğu müttefikler ve ortaklar ağına ve ortaya çıkan herhangi bir acil duruma yanıt vermek üzere bu ağı etkili ve topluca kullanma yeteneğimize güveniyorum. Bu tür ziyaretler, bu ağı destekleyen ilişkilerin güçlendirilmesine yardımcı olur” dedi.
General Jacqueline Van Ovost, “Orta Doğu bölgesindeki birçok ortakla olan güçlü ilişkilerden de faydalanıyoruz. Bölgesel ve küresel tehditlerin ortaya çıkardığı zorlukların üstesinden gelmek ve ülkelerimizi bu tehditlere karşı etkili bir şekilde ele alıp koruyabilmek için birlikte çalışıyoruz. Ortaklıklarımızı geliştirmeye devam etmemiz ve birlikte daha esnek çalışabileceğimiz yollar bulmamız gerekiyor. Önemli ortaklarımızla lojistik anlaşmaların imzalanması ve uygulanması, yeteneklerimizi ve birlikte çalışabilirliğimizi artırıyor” şeklinde konuştu.
“Bölgesel ulaşım bağlantılarını geliştirmeye yönelik Suudi-ABD girişimi, İran ve vekillerinden gelen artan tehdide karşı koymaya yardımcı oluyor” diyen General, Suudi Arabistan’ın Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) verdiği desteği ve ortak bir ağ kurma konusundaki cömert mali desteğini takdirle karşıladıklarını vurguladı.

Gelecekteki savaş tehditleriyle mücadele için inovasyon
General Jacqueline Van Ovost, geleceğin farklı ve alışılmadık görünen savaşlarında, bölgedeki karmaşıklığın çok boyutlu ve çok ortaklı çözümler gerektirdiğine dikkati çekti. General, “Ancak kesin olan bir şey var ki, birlikte çalıştığımızda daha güçlüyüz. Bu nedenle ana müttefiklerimiz ve ortaklarımızla ilişkilerimizi ve yeteneklerimizi derinleştirmeye devam etmeliyiz. Teknolojik icatlardan ve düşünce, kavram ve süreçlerdeki icatlardan yararlanmak için birlikte çalışmaya devam edersek, tüm operasyon yelpazesinde daha hızlı ve daha verimli hareket edebileceğiz ve rakiplerin ortaya koyduğu zorlukların üstesinden gelebileceğiz” dedi.
Ovost, “ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Michael Kurilla, insana, ortaklara ve yeniliklere odaklanıyor. Yakın zamanda, uygulama için liderliğe yeni fikirlerin sunulduğu ‘İcat Vahası’ adlı bir icat yarışması düzenlediler. Kazanan Prens Sultan Hava Üssü’nde görevlendirilen ve insansız hava araçlarıyla mücadele için uygulama aşamasında olan küresel bir eğitim sistemi geliştiren genç bir subay oldu” ifadelerini kullandı.
General ayrıca, “Ülkelerimizde, bir araya geldiklerinde Ortadoğu’nun güvenliğine fayda sağlayacak pek çok yenilikçi fikir olduğuna eminim. Savaşın geleceği, siber alanın birçok yönünün yanı sıra ülkelerimizin bu alanda üstünlük sağlama yeteneğini de içeriyor. Ancak gördüğüm kadarıyla, son derece yetenekli personelimizin bu zorlukların üstesinden geleceğinden eminim” açıklamasında bulundu.



Yemen’de temel hizmetleri güçlendirmek için 300 Suudi projesi

Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)
Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)
TT

Yemen’de temel hizmetleri güçlendirmek için 300 Suudi projesi

Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)
Yemen’de eğitim ve sağlık sektörlerini destekleyen yüzlerce Suudi projesi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)

Suudi Arabistan’ın Yemen’de yürüttüğü kalkınma ve insani yardım faaliyetleri genişlemeye devam ediyor. Sağlık ve eğitim hizmetlerinin geliştirilmesini, suya erişimin iyileştirilmesini, yerinden edilmiş kişilere gıda ve barınma yardımı sağlanmasını hedefleyen projeler, ülkenin farklı vilayetlerindeki onlarca eğitim ve sağlık kuruluşunu kapsıyor.

Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı tarafından paylaşılan verilere göre, program kapsamında 16 vilayette toplam 300 kalkınma projesi ve girişimi hayata geçirildi. Eğitim, sağlık, enerji, su, ulaşım, tarım, balıkçılık, kalkınma programları ve Yemen hükümetinin kapasitesinin desteklenmesi olmak üzere sekiz temel sektörü kapsayan çalışmalar yürütülüyor.

Sağlık sektöründe 40’tan fazla proje ve girişim gerçekleştirilirken, 13 vilayetteki 30 sağlık kuruluşuna destek sağlandı. Çalışmalar kapsamında sağlık tesislerinin inşası, donatılması ve işletilmesinin yanı sıra sağlık personelinin eğitilmesi ve uzmanlık kapasitelerinin geliştirilmesi de yer alıyor.

Aden’deki Prens Muhammed bin Selman Hastanesi, öne çıkan başlıca projeler arasında bulunuyor. Hastane, 270 yatak kapasitesi, 14 uzmanlık polikliniği, bir kalp merkezi ve 2 binden fazla tıbbi cihaz ve ekipmanla hizmet veriyor.

Açıklanan verilere göre hastane, Ocak 2023’te faaliyete geçmesinden Ekim 2026’ya kadar yaklaşık 5 milyon sağlık hizmeti sundu. Bu hizmetler arasında 31 bin ameliyatın yanı sıra 11 binden fazla kalp ameliyatı ve kalp kateterizasyonu işlemi bulunuyor.

xsdcfrgt
Suudi Arabistan, Yemen’de eğitim sektörünün desteklenmesine özel önem verdi (Suudi Arabistan’ın Yemen’i Kalkınma ve Yeniden İmar Programı)

Projeler arasında ayrıca Mehri vilayetindeki Kral Selman Tıp ve Eğitim Kenti de yer alıyor. Bünyesinde 110 yataklı bir hastane bulunan projeye ek olarak vilayetteki diyaliz merkezine de destek veriliyor. Söz konusu merkezde, 22 binden fazlası diyaliz seansı olmak üzere 100 binden fazla uzmanlık gerektiren sağlık hizmeti sunuldu.

Suudi Arabistan’ın müdahaleleri Sokotra’daki sağlık merkezlerinin rehabilitasyonunu, Marib’deki çeşitli hastanelere tıbbi ekipman sağlanmasını ve Sokotra ile Şebve’deki sağlık tesislerinin işletilmesini de kapsıyor.

Eğitim alanında 60 proje ve girişim

Eğitim sektöründe ise 11 vilayette yaklaşık 60 proje ve girişim gerçekleştirildi. Bu kapsamda 40’tan fazla örnek okul inşa edilerek donatılırken üniversitelerin ve laboratuvarların altyapısı geliştirildi, teknik ve mesleki eğitim desteklendi. Ayrıca öğretmenlerin yeterliliklerini artırmaya ve kırsal bölgelerde eğitime erişim olanaklarını genişletmeye yönelik programlar yürütüldü.

Projeler arasında Aden Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde 28 laboratuvarın donatılması ve Hukuk Fakültesi bünyesinde bir kriminal inceleme laboratuvarının kurulması da bulunuyor. Marib’deki Sebe Bölgesi Üniversitesi’nin geliştirilmesi kapsamında ise 16 derslikten oluşan iki bina ile bir idari bina inşa edildi ve üniversiteye ulaşım hizmeti sağlandı.

Kadın öğretmenlerin yetiştirilmesine yönelik girişimler, kırsal bölgelerde kız çocuklarının eğitime erişim olanaklarını artırmayı hedefliyor. Kırsal Eğitime Erişim Projesi’nin ilk aşamasında 150 genç kadın, öğretmenlik diploması almak üzere eğitim gördü. Projenin ikinci aşamasında ise altı vilayetin kırsal bölgelerinde lise mezunu 450 genç kadının eğitilmesi hedefleniyor.

Programlar ayrıca Uluslararası Mesleki Öğretmenlik Sertifikaları Projesi kapsamında 200 kadın ve erkek öğretmenin yetiştirilmesini de içeriyor.

Yerinden edilmiş kişilere insani yardım

Kalkınma projelerine paralel olarak Kral Selman İnsani Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi, Yemen’in çeşitli vilayetlerinde yerinden edilmiş kişilere su, gıda ve barınma desteği sağlamak amacıyla müdahalelerini sürdürüyor.

Taiz ve Lahic vilayetlerinde su temini ve çevre sağlığı alanlarında yürütülen acil müdahale anlaşmaları kapsamında 90 gün boyunca günlük su tedariki sağlanması, su dağıtım noktalarının kurulması, su depolama kaplarının temin edilmesi ve su kalitesinin denetlenmesi öngörülüyor.

Taiz’deki proje, doğrudan 3 bin 500, dolaylı olarak ise 700 kişiye ulaşmayı hedefliyor. Lahic’teki projenin hedef kitlesi ise doğrudan 2 bin 163, dolaylı olarak 1.050 kişiden oluşuyor.

Gıda güvenliği alanında merkez, Ebyen vilayetinin Hanfır ilçesinde yerinden edilmiş ailelere 510, Aden’in Mansura ilçesinde 350 ve Şebve vilayetinin Nisab ilçesinde 1.100 gıda kolisi dağıttı. Şebve’deki yardımlardan 7 bin 700 kişi yararlandı.

Barınma yardımları kapsamında ise Hacce vilayetinin Harad ve Midi ilçelerinde 94 çadır ve 94 barınma malzemesi çantası dağıtıldı. Yardımlardan toplam 564 kişi faydalandı.

Bu müdahaleler, Suudi Arabistan’ın Yemen’e yönelik destek faaliyetlerinin bir parçasını oluşturuyor. Söz konusu faaliyetler, temel hizmetlerin geliştirilmesini ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesini eğitim alanındaki çalışmalarla bir araya getirirken yerinden edilmiş kişilerin ve yerel toplulukların insani ihtiyaçlarına yanıt vermeyi de amaçlıyor.


Koalisyon, bir balistik füze ve 9 İHA’yı imha etti

Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)
Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)
TT

Koalisyon, bir balistik füze ve 9 İHA’yı imha etti

Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)
Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı (SPA)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, perşembe günü Suudi Arabistan’ın Necran kentine yönelen bir balistik füze ile Doğu Bölgesi, Riyad ve Medine’yi hedef alan 9 insansız hava aracını (İHA) imha etti. Öte yandan, çarşamba günü Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 2’ye, yaralı sayısı ise 8’e yükseldi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, hava savunma sistemlerinin Doğu Bölgesi’ne doğru fırlatılan 4 İHA’yı önleyerek imha ettiğini, Riyad ve Medine bölgelerini hedef alan 5 İHA’nın da etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

El-Maliki, terör örgütü Husiler tarafından perşembe günü Suudi Arabistan’ın güneybatısındaki Necran kentine doğru fırlatılan bir balistik füzenin de önlenerek imha edildiğini bildirdi.

Dammam Havalimanı’na saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, perşembe günü yaptığı açıklamada, Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısının 2’ye yükseldiğini duyurdu. Hayatını kaybedenlerin Suudi Arabistan vatandaşı bir kişi ile Hindistan vatandaşı bir yerleşik olduğu belirtildi.

Saldırıda Suudi Arabistan, Yemen, Nepal ve Hindistan uyruklu 8 kişi de yaralandı.

Kurum, havalimanındaki operasyonların yeniden başladığını ve hava trafiğinin normale döndüğünü bildirdi. Yaralıların durumlarının hafif ile ağır arasında değiştiği, yaralılara gerekli sağlık hizmetlerinin sunulması amacıyla derhal hastaneye sevk edildikleri kaydedildi. Açıklamada ayrıca saldırının maddi hasara yol açtığı ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Şeybe petrol sahasındaki tesis hedef alındı

Öte yandan, Suudi Arabistan hava savunma sistemleri çarşamba günü, ülkenin doğusundaki Aramco’ya ait Şeybe petrol sahasında bulunan tesislerden birini hedef almaya çalışan bir İHA’yı önledi.

cdvfgbhyj
Suudi Aramco’ya ait Şeybe petrol sahası (Şarku’l Avsat)

Enerji Bakanlığından bir yetkili, olayın tesisin çevre duvarlarının dışında, sahada faaliyet gösteren yüklenici firmalardan birine ait araçta yangına yol açtığını, ancak operasyonların etkilenmediğini bildirdi. Yetkili, ilgili kurumların olaya müdahale ettiğini ve gerekli önlemleri aldığını belirtti.

Söz konusu saldırı girişiminde Filipinler ve Nepal uyruklu iki kişinin hayatını kaybettiği, Pakistan ve Hindistan uyruklu iki kişinin ise yaralandığı açıklandı.

Enerji Bakanlığı yetkilisi, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve taziye dileklerini iletirken yaralılara acil şifa temennisinde bulundu.


IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
TT

IMF: Petrol dışı faaliyetler, Suudi ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırıyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Fahd Caddesi (SPA)

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Suudi Arabistan ekonomisine ilişkin öngörüleri, bölgesel huzursuzlukların enerji üretimi, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde yarattığı baskılara rağmen iyileşme ve büyüme açısından olumlu bir tabloya işaret etti. Krallığın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) 2026 yılında petrol ve doğal gaz sektöründeki yavaşlamadan etkilenmesi beklenirken, petrol dışı faaliyetlerin daha dayanıklı bir seyir izlediği belirtildi. Ekonominin, enerji üretiminin kademeli olarak normale dönmesi ve ticaret koşullarının iyileşmesiyle birlikte 2027 yılında güçlü bir toparlanma kaydetmesi öngörülüyor.

IMF tarafından Ekim 2026’da yayımlanan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda Suudi Arabistan; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan bölgesinin, çatışmaların yanı sıra küresel ticaret ve enerji arzındaki aksamalarla mücadele ettiği bir dönemde öne çıkan ana ekonomiler arasında gösterildi.

Büyümede geçici bir gerileme ve petrol dışı faaliyetlerin dayanıklılığı

Rapor, bölgesel enerji üretimi, deniz taşımacılığı ve özellikle Hürmüz ile Babu’l Mendeb boğazlarıyla bağlantılı tedarik zincirlerini etkileyen aksamalar neticesinde hidrokarbon sektörünün ilk yarıda gerilemesine bağlı olarak, Suudi Arabistan’ın reel GSYİH’sinin 2026 yılında yüzde 3,3 oranında küçüleceğini öngörüyor.

Buna karşılık, Krallık’taki petrol dışı faaliyetlerin, yatırım ivmesinin sürdürülmesi ve Vizyon 2030 kapsamındaki ekonomik çeşitlendirme programlarının desteğiyle enerji sektörlerine kıyasla daha dirençli bir seyir izlediği ve görece daha iyi bir performans sergilediği kaydedildi.

Turizm sektöründe ise Suudi Arabistan, bölgesel gerilimlerden doğrudan etkilenen diğer ülkelere kıyasla otel doluluk oranlarında en düşük düşüşü kaydederek, mevcut şartlar altında turizm hizmetleri hareketliliğini koruma konusunda nispi bir başarı ortaya koydu.

2027’de güçlü bir toparlanma bekleniyor

2026 yılında beklenen küçülmeye rağmen IMF, Suudi Arabistan ekonomisinin bir sonraki yıl güçlü bir toparlanma kaydetmesini ve reel GSYİH’sinin 2027 yılında yüzde 7,9 oranında büyümesini öngörüyor.

Söz konusu toparlanmanın; enerji üretiminin kademeli olarak normal seviyelerine dönmesi, güvenlik ve ticaret koşullarının istikrara kavuşması ve küresel tedarik zinciri akışının iyileşmesiyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Raporun orta vadeli öngörülerinde ise Krallık’ın reel GSYİH büyümesinin 2031 yılı itibarıyla yüzde 3,6 civarında dengeleneceği ve mevcut dönemde beklenen dalgalanmaların ardından ekonominin daha istikrarlı bir büyüme patikasına gireceği belirtiliyor.

Enflasyon ve para politikası

Suudi Arabistan’da ortalama enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,7 civarında gerçekleşmesi, takip eden yıllarda ise yüzde 2 seviyesinde istikrar kazanması bekleniyor.

Sübvansiyonlar, fiyat kontrolleri ve mali disiplini içeren etkenler, enflasyonist baskıların dizginlenmesine ve bölgedeki birçok ekonomiye kıyasla fiyatların görece istikrarlı seyretmesine katkı sağladı.

Para politikası tarafında ise Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkililerinin de aralarında bulunduğu Körfez ülkeleri merkez bankaları, finansal piyasaların istikrarını desteklemek ve olası enflasyonist baskıları sınırlamak amacıyla ABD Merkez Bankası’nın (FED) hamleleriyle uyumlu adımlar attı.

Mali esneklik ve şokları absorbe etme kapasitesi

2026 yılında Suudi Arabistan’ın mali politikası; altyapının geliştirilmesi, harcama verimliliğinin artırılması ve uzun vadeli yapısal reformların desteklenmesi dahil olmak üzere harcamaların stratejik önceliklere yönlendirilmesine imkan tanıyacak şekilde, disiplin ve ihtiyatla nitelendiriliyor.

Rapora göre Krallık, bölgesel huzursuzluk sürecine, cari denge ve resmi rezervler üzerinde oluşabilecek geçici şokların emilmesine yardımcı olan konforlu rezervler ve mali pozisyonlarla girdi.

Bölgesel ve küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir dönemde söz konusu mali marjlar, ekonomik önceliklere yatırım yapılmaya devam edilirken dalgalanmalara karşı direncin artırılması açısından kritik önem taşıyor.

Yapay zekâ

Teknoloji ve yapay zekâya yapılan yatırımlar, Suudi Arabistan’ın diğer Körfez ülkeleriyle birlikte varlığını genişletmeye çalıştığı alanlardan birini oluşturuyor. Rapor, yapay zekâ altyapısına ve veri merkezlerine yönelik açıklanan ve raporda yer alan verilere göre GSYİH’nin yüzde 5’ini aşan yatırımlara dikkat çekerken, bu yatırımların orta vadede verimliliği ve büyümeyi artırmasının beklendiğini belirtiyor.

Aynı zamanda yapısal reformlar; iş gücü piyasalarının esnekliğinin artırılması, beşerî sermayeye yatırım yapılması ve petrol dışı ihracatın çeşitlendirilmesi yoluyla ekonominin dış şoklara karşı direncini artırmada önemli bir unsur olmayı sürdürüyor.

Rapor ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin son yirmi yılda mal ihracatını çeşitlendirme konusunda kaydettiği ilerlemeye işaret ederek, üretim ile ticaret tabanını genişletmeye ve geleneksel gelir kaynaklarına olan bağımlılığı azaltmaya yönelik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguluyor.

Söz konusu eğilimler bir arada değerlendirildiğinde; ekonomik çeşitlendirmenin ve yeni sektörlere yapılan yatırımların, Suudi Arabistan’ın mevcut huzursuzlukların etkilerini aşma ve orta vadeli büyüme beklentilerini koruma kapasitesini desteklemedeki kritik rolünü ortaya koyuyor.