El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor

SRMG CEO'su Cumana er-Raşid: El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor.

El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor

El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu'na (SRMG) ait platformlarda El-Mecelle, kalkınma stratejisinin uygulanmasının ardından yolculuğunun yeni bir aşamasını başlatıyor. Strateji kapsamında, el-Mecelle’nin basılı Arapça versiyonun ve hem Arapça hem de İngilizce olarak yenilikçi interaktif dijital platformların yeniden lansmanı da dahil olmak üzere editoryal, sanatsal ve teknik çalışmaların tüm yönleri ele alındı.
El-Mecelle’nin lansmanı dün yapıldı. Geliştirme planı ise, platformun yeni stratejisi doğrultusunda ve yenilenen dağıtım ve yayım sistemlerini tamamlayacak şekilde sürekli güncellenerek devam edecek.
El-Mecelle okuma zevkini, bilgi derinliğini ve bilgilerin doğruluğunu birleştirerek uluslararası çapta en iyi uygulamalar doğrultusunda değerli içerik sağlamak için internet sitesini kapsamlı bir şekilde geliştirdi. Platform ayrıca görsel alanında özel bir bölüm geliştirmek ve yakında piyasaya sürülecek olan ses çalışmaları için de ayrı bir bölüm oluşturmak gibi basın alanında yenilikçi şablonlarla sunacak yeni ürünler geliştirdi.
Geliştirme stratejisi, El-Mecelle’nin kırk yıllık mirası dikkate alınarak yapıldı. Bu süre zarfında platform yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde başlıca yazarların, düşünürlerin, politikacıların ve karar merkezlerinin bazılarının manşetleri ve röportajları ile analizlerinin yanı sıra önemli bazı başlıklara da yer ayırdı. Platform bunu, ileriye dönük araştırma raporları hazırlayarak ve siyaset, ekonomi, kültür alanlarındaki seçkin kişiler ve toplumun ileri gelenleriyle özel röportajlar gerçekleştirerek sağladı. Derginin arşivi, eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, eski ABD Başkanı Ronald Reagan, eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, boksör Muhammed Ali ve şair Nizar Kabbani gibi önemli isimlerle yapılan seçkin ve özel röportajlar da yer alıyor.

El-Mecelle’nin güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapağı İran dosyasına ayrıldı.
El-Mecelle, derginin zengin tarihinin devamı olarak önde gelen isimlerden oluşan bir grup tarafından yönetilen üst düzey editör ekipleri ile bölgeden ve dünyadan seçkin yazar, düşünür ve uzmanları kendine çekerek liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor. Bu üst düzey editör ekip arasında, Osman Umeyr, Abdurrahman Raşid ve Adil et-Tarafi yer alıyor. El-Mecelle’de, gazeteciler entelektüeller ve Mısırlı romancı Necip Mahfuz gibi önde gelen yazarlar, ortaya çıkan yenilikleri geliştirmek için yürütülen çalışmalar da bulunuyor.
El-Mecelle, yeni görünümüyle okuyucular, araştırmacılar ve ilgililer için bir referans kaynağı olmak üzere güvenilir sunumu ve özel röportajları ile inandırıcılığa dayalı ölçülü bir gazetecilik çalışmasını esas alacak. Platform ayrıca, olayların tüm yönleriyle derinlemesine analizine, verilerle ve ileriye dönük analitikle desteklenen raporlara da ter verecek.
El-Mecelle, ürettiği içeriği başta Arap dünyası olmak üzere uluslararası alandan aydınları, düşünürleri, siyasetçileri, kadınları, iş inanlarını, araştırmacıları ve karar mercilerini okurlarının beğenisine sunuyor. El-Mecelle, Körfez ve Ortadoğu'nun ötesindeki kitlelere ve küresel öneme sahip bölgelere odaklanmakla birlikte büyük başkentlere de ulaşmayı amaçlıyor.
SRMG CEO'su Cumana er-Raşid konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Modern gazeteciliğin temel direkleri, modern platformlar veya uygulamalar geliştirmekten ibaret değil. Hedeflenen sektör ve alanları belirlemek, platformun takipçilerini ve ona ilgi duyanları araştırmak ve editoryal çalışma ilkelerini modern gereksinimler doğrultusunda geliştirmek için ayrıntılı bir çalışmanın da yapılması gerekir. Böyle bir çalışma basın materyallerinin hazırlanma mekanizması, bunların sunulma yöntemi ile yazılı, görsel ve işitsel yayın kanallarının belirlenmesinden başlamalı. Bu materyalleri değerlendirmek, geliştirmeye ve güncellemeye devam etmek ile son bulmalı. Bu, organizasyon yapılarının, prosedürel politikaların, değişen düzenlemelerin ve editoryal programların geliştirilmesi ve gazetecilik ve medya yeteneklerini iyileştirilmesi gerekti. Tüm bunlar, El-Mecelle’nin uzun süredir devam eden mirasına ve sağlam temellerine halel getirmeksizin yapılıyor. El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor. El-Mecelle dergisi son kırk yılda, güvenilir bir medya ve bilgi kaynağı oldu. Platform, güvenilirlik ve doğruluğa dayalı yaklaşımı sayesinde Arap Körfezi ve Ortadoğu bölgesi için bir medya referansı haline gelene kadar siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel farkındalıkta etkili bir faktör konumunda. Bugün, dünyanın dört bir yanındaki okuyucular tarafından takip edilmesi ve beklentileri karşılaması umuduyla El-Mecelle’nin ilk sayısını yeni versiyonuyla sunuyoruz.”
El-Mecelle, güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapak hikayesini İran dosyasına, Tahran'daki değişime ve bunun bölge üzerindeki yansımalarına ayırıyor. Bu ilk sayıda aynı zamanda Arap ve uluslararası kanaat önderleri ve aydınlarla yapılan özel röportajlar, ekonomi ve teknolojideki son gelişmeleri ele alan tarihi resmi belgeler ve raporlar da sunuluyor. Ayrıca Arap bölgesinden ve dünyadan kültürel makalelere de bu sayıda yer veriliyor.
SRMG platformları, El-Mecelle ile birlikte, çatısı altında 30'dan fazla medya platformunu içeriyor. Söz konusu medya platformlarından bazıları araında Şarku’l Avsat, Asharq News, Arab News, Independent Arabia, Sayidaty, El-İktisadiye ve Er-Riyadiyye bulunuyor. SRMG ayrıca en önde gelen küresel medya platformları ile yenilikçi ve uzun vadeli medya ortaklıklarına da yatırım yapıyor.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Ülkeyi savunma çabaları, bölgedeki krizde kendini gösterdi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Ülkeyi savunma çabaları, bölgedeki krizde kendini gösterdi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini koruma ve ulusal kazanımları muhafaza etmeye yönelik çabaların gurur ve takdiri hak ettiğini belirterek, bunun devletin evlatlarının benimsediği köklü bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Veliaht Prens’in açıklamaları, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz adına Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul ettiği sırada geldi. Kabul törenine prensler, ülkenin baş müftüsü, din âlimleri ve şeyhler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinden üst düzey davetliler, bakanlar ve askeri birlik komutanları katıldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman törende yaptığı konuşmada, “Sizi, vatandaşlarımızı, ülkede yaşayanları ve Beytullah’ın hacılarını mübarek Kurban Bayramı dolayısıyla tebrik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Yüce Allah’tan bu bayramı ülkemize ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara hayırla yeniden nasip etmesini diliyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkesinin sahip olduğu ayrıcalıklara da değinen Veliaht Prens, “Allah’a hamdolsun ki ülkemize, Haremeyn-i Şerifeyn’e ve kutsal mekânlara hizmet etme, ayrıca onları ziyaret edenlere bakım ve hizmet sunma şerefini bahşetti” dedi.

vfevf
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kurban Bayramı tebriklerini kabul ettiği törende bir konuşma yaptı. (SPA)

Veliaht Prens, hacılara hizmet amacıyla görev yapan askeri ve güvenlik birimleri personeli ile devletin farklı kurumlarında çalışan görevlilere ve gönüllülere teşekkür ederek, hacıların güvenliği ve emniyeti için yürütülen çalışmaların büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu çabaların, Suudi Arabistan’ın güvenliğini savunma ve egemenliğini koruma yönünde daha önce ortaya konulan çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu vurgulayan Veliaht Prens, bunun bölgenin içinden geçtiği kriz sürecine yönelik yaklaşımda da açık şekilde görüldüğünü belirtti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Allah’tan ülkeyi korumasını ve güvenlik ile istikrarın devamını sağlamasını diledi.

Öte yandan, hac görevine katılan askeri birimler adına konuşan Suudi Arabistan Kamu Güvenliği Müdürü Korgeneral Muhammed el-Bassami, Suudi Arabistan’ın kuruluşundan bu yana Haremeyn-i Şerifeyn’e hizmeti, temel misyonu, kimliğinin ana unsuru ve gurur kaynağı hâline getirdiğini söyledi. El-Bassami, ülkesinin bu doğrultuda kararlı bir irade ve yenilenen bir vizyonla ilerlediğini belirterek, Suudi Arabistan’ın bu büyük emanete daima sahip çıkmayı ve bu onurlu görevi sürdürmeyi hedeflediğini ifade etti.

dcfd  fc
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti. (SPA)

El-Bassami, Hac güvenliği planlarında şu ana kadar elde edilen başarıların, Kral Selman bin Abdulaziz’in talimatları ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sınırsız desteği sayesinde gerçekleştiğini belirtti. El-Bassami, bunun hac sezonuna yönelik güvenlik ve hizmet planlarının kalite göstergelerini yükselttiğini, ayrıca hac organizasyonunu düzenleyen talimatlara uyum seviyesinde belirgin bir iyileşme sağladığını ifade etti. Bunun, kuralların kararlılıkla uygulanmasının yanı sıra Rahman’ın misafirlerinin güvenliği ve emniyetini korumaya yönelik önleyici ve proaktif tedbirlerin etkinliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Diğer yandan, Albay Dr. Meşal el-Harisi, bu vesileyle bir şiir okudu. Program, davetlilerin Veliaht Prens ile selamlaşmasının ve kabul töreninin sonunda birlikte akşam yemeği yenilmesinin ardından sona erdi.

dv f
Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini iletmek üzere gelen misafirlerin ağırlandığı törenden, 27 Mayıs 2026 (SPA)

Kabul törenine, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Özel Danışmanı Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Danışmanı Prens Mişal bin Macid bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Danışmanı Prens Dr. Abdulaziz bin Sattam bin Abdulaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Halid bin Faysal bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Prens Halid bin Bender bin Sultan bin Abdulaziz, Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı ve Daimi Hac ve Umre Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Mukrin bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Mansur bin Calavi, Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, İçişleri Bakanı ve Yüksek Hac Komitesi Başkanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef, Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Prens Bender bin Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Ulusal Muhafız Bakanı Prens Abdullah bin Bender Al Suud, Taif Valisi Prens Favvaz bin Sultan bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Özel Danışmanı Prens Dr. Abdulaziz bin Muhammed bin Ayyaf ile Savunma Bakan Yardımcısı Prens Abdurrahman bin Muhammed bin Ayyaf katıldı.


Hacılar, Arafat Vakfesi’nin ardından Müzdelife’ye akın ediyor... Mina dönüşleri için hazırlanıyor

Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Hacılar, Arafat Vakfesi’nin ardından Müzdelife’ye akın ediyor... Mina dönüşleri için hazırlanıyor

Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat Vakfesi’ni eda etti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Hacı adayları, salı günü (Zilhicce’nin 9. günü) güneşin batmasıyla birlikte, hac ibadetinin en büyük rüknü olan Arafat vakfesini tamamlamalarının ardından geceyi geçirmek üzere Müzdelife’ye doğru hareket etmeye başladı. Hacılar, daha önce Mina’da “Terviye Günü”nü geçirerek Hz. Muhammed’in sünnetini yerine getirmişti.

Arafat’tan Müzdelife’ye gerçekleşen yoğun insan hareketliliği sırasında güvenlik ve hizmet ekipleri kutsal bölgelerin tamamında konuşlandırıldı. Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk günü olan çarşamba sabahına kadar Müzdelife’de konaklayacak; ardından Akabe Cemresi’ne taş atmak, kurban kesmek ve tıraş olup ihramdan çıkmak için Mina’ya geçecek. Daha sonra hac ibadetinin kalan günlerini Mina’da tamamlayacaklar.

sevf
Hacılara ait hareketlilik ve kutsal bölgelerdeki ulaşım akışı, gelişmiş dijital sistemler aracılığıyla anlık olarak takip edildi. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre yaklaşık 1,7 milyon hacı, Zilhicce’nin 9. günü sabahın erken saatlerinden itibaren hac ibadetinin en önemli aşaması olan Arafat vakfesi için Arafat’a ulaştı. Beyaz ihramları içerisindeki hacılar, telbiye, tekbir ve dualarla Allah’tan bağışlanma ve rahmet diledi.

Farklı milletlerden, dillerden ve kültürlerden gelen milyonlarca Müslüman, Allah’ın rızasını kazanma ve affına erişme amacıyla aynı manevi atmosferde buluştu. Hacılar, öğle ve ikindi namazlarını Arafat’taki Nemire Mescidi’nde Hz. Muhammed’in sünnetine uygun şekilde tek ezan ve iki kametle cem ederek kıldı. Ayrıca bu yıl Mescid-i Haram İmam ve Hatibi Şeyh Dr. Ali el-Huzeyfi tarafından irad edilen Arafat hutbesini dinledi.

Suudi Arabistan’da Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı ve Daimi Hac ve Umre Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdülaziz, Arafat’taki konuşmasında ülke yönetiminin hacılara hizmet konusundaki kararlılığını vurguladı. Prens Suud, Suudi Arabistan’ın, hacıların güvenli ve kolay bir şekilde ibadetlerini yerine getirebilmesi için tüm teknik ve insani imkânlarını seferber ettiğini söyledi.

dsfvrbv
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı’nın sistemi, insan yoğunluğu ve yaya hareketlerini takip eden gelişmiş teknolojilere dayanıyor. (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Krallığın, Haremeyn’e ve hacılara hizmet etmeyi nesilden nesile aktarılan köklü bir görev olarak gördüğünü belirten Prens Suud, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman adına hacıları selamladı. Arafat gününün birlik ve eşitliğin en güçlü şekilde hissedildiği günlerden biri olduğunu ifade eden Prens Suud, hacıların güven, huzur ve sükûnet ortamında ibadetlerini yerine getirdiğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın hac hizmetlerini geliştirmek amacıyla altyapı projeleri yürüttüğünü, modern teknolojilerden yararlandığını ve ulusal insan kaynağını seferber ettiğini dile getiren Prens Suud, hac organizasyonunun sürekli geliştirileceğini belirtti. Hacıların kurallara uyumu ve yetkililerle iş birliğini de takdir eden Prens Suud, bu yaklaşımın hizmet kalitesine katkı sağladığını söyledi.

vdfev
Hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş süreci düzenli ve akıcı şekilde gerçekleşti. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Öte yandan Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş süreci büyük ölçüde düzenli ve akıcı şekilde gerçekleşti. Hacı kafileleri, güvenlik güçlerinin doğrudan gözetimi altında belirlenen sevk ve yönlendirme planlarına göre hareket etti. Meşair Treni, otobüsler ve yaya yolları üzerinden gerçekleştirilen ulaşımda kapsamlı güvenlik önlemleri uygulandı.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ise hacıların hareketliliğini gelişmiş dijital sistemler aracılığıyla anlık olarak takip ediyor. Yapay zekâ destekli sistemler sayesinde insan yoğunluğu, yaya trafiği ve ulaşım akışı analiz edilerek sahadaki karar alma süreçleri hızlandırılıyor.

sxdds vcd
Hacılar, bağışlanma ve rahmet dileğiyle telbiye, tekbir ve dualar eşliğinde Arafat’ta vakfeye durdu. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Bakanlığın dijital altyapısına bağlı operasyon ve kontrol merkezleri; güvenlik, sağlık ve hizmet kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendirirken, yoğunluk tahmini ve insan akışının yönetiminde de önemli rol oynuyor.

Arafat’tan Müzdelife’ye gerçekleşen Nefir hareketi, hacıların kutsal bölgeler arasındaki yolculuğunun üçüncü aşaması olarak kabul ediliyor.


Nemire Mescidi... Yılda sadece bir kez namaz kılınan cami

Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
TT

Nemire Mescidi... Yılda sadece bir kez namaz kılınan cami

Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)
Şeyh Ali el-Huzeyfi, hacı adaylarını, Allah’ın ibadetlerini yüceltmeye, sükûneti korumaya ve ibadetlerin ruhunu bozan her şeyden uzak durmaya çağırdı. (Şarku’l Avsat)

Nemire Mescidi, Hac mevsimiyle bağlantılı en önemli İslami simgelerden biri olarak öne çıkıyor. Her yıl Zilhicce ayının dokuzuncu gününde milyonlarca Müslüman, Arefe Günü hutbesini dinlemek ve Mescid-i Haram imamı ile hatibinin arkasında öğle ve ikindi namazlarını cemederek kılmak için bu mescide yöneliyor.

Nemire Mescidi, Rahmet Dağı’nın (Cebel-i Rahme) batısında, Arafat bölgesinde yer alıyor. Mescid, adını inşa edildiği Nemire bölgesinden alırken, Hz. Muhammed’in Veda Haccı sırasında irad ettiği Veda Hutbesi ile bağlantısı nedeniyle dini ve tarihi açıdan büyük bir önem taşıyor.

XC
Sabahın erken saatlerinden itibaren Nemire Mescidi’ne vaazı dinlemek için akın eden yüz binlerce hacı adayı (SPA)

Nemire Mescidi, kendine özgü ayrıcalıklı bir konuma sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Mescidde yılda yalnızca bir kez cemaatle namaz kılınıyor; bu da Arefe Günü namazı oluyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren yüz binlerce hacı adayı, Hac mevsiminin en önemli manevi duraklarından biri kabul edilen mescit ve çevresindeki alanları dolduruyor.

Öte yandan çok sayıda hacı adayı, kapsamlı hizmet ve organizasyon sistemi eşliğinde Arafat Vakfesi’ni yerine getirmek üzere bölgeye akın etti. Arefe Hutbesi ise bu önemli günün İslam dünyasındaki büyük konumunu yansıtan bir atmosfer içinde, birçok dilde canlı olarak dünyanın farklı ülkelerine aktarıldı.

DDSVFD
Arafat Vakfesi’ni ifa etmek üzere gelen çok sayıda hacı adayı (Fotoğraf: Beşir Salih)

Nemire Mescidi’nde Arefe Günü hutbesini Şeyh Ali el-Huzeyfi irad etti. Hutbede takva kavramı, ahiret gününe hazırlık ve kurtuluşun ibadetleri yerine getirip günah ve kötülüklerden uzak durmakla mümkün olduğu vurgulandı. Hutbede ayrıca, Arefe Günü’nün İslam’da yılın en faziletli günlerinden biri olduğuna dikkat çekildi.

El-Huzeyfi, Hac mevsiminin dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanları tek bir ibadet ve ortak ritüeller etrafında bir araya getirdiğini belirterek, Allah’ın şiarlarına saygı gösterilmesi, sükûnetin korunması ve ibadetlerin ruhuna zarar verecek her türlü davranıştan uzak durulması çağrısında bulundu.

Hutbede ayrıca, Arefe Günü’nün duaların kabul edildiği en önemli zamanlardan biri olduğu ifade edilerek, Müslümanlara bu mübarek günde zikir ve duayı artırmaları tavsiye edildi. Özellikle ‘Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ (Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamd da ona layıktır, her çeşit hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir) zikrinin sıkça okunması gerektiği vurgulandı.

DFV
Nemire Mescidi, Hac mevsimiyle bağlantılı en önemli İslami simgelerden biri olarak öne çıkıyor. (SPA)

El-Huzeyfi, hacı adaylarına sükûneti korumaları, izdihamdan kaçınmaları, organizasyondan sorumlu makamların talimatlarına uymaları ve sevk ile hareket düzenlemelerine riayet etmeleri çağrısında bulundu. Bunun kamu yararını sağlamak, zarar ve kargaşayı önlemek, can güvenliğini korumak ve ibadetlerin kolaylıkla yerine getirilmesini temin etmek amacı taşıdığı belirtildi.

El-Huzeyfi, Hac sırasında Müslümanlar arasında tanışma, kaynaşma, yardımlaşma ve dayanışma görüntülerinin en belirgin şekilde ortaya çıktığını ifade etti. Farklı dillerden, renklerden ve ülkelerden gelen Müslümanların, kardeşlik ve sevgi bağı içinde aynı ibadetleri yerine getirdiğini söyledi.

Şeyh el-Huzeyfi ayrıca, Hac ibadetinde siyasi sloganlara ya da parti çağrılarına yer olmadığını, Haccın bütünüyle Allah’a teslimiyet, Hz. Muhammed’e tabi olma ve zahir ile batında arınma anlamı taşıdığını vurguladı.

Öte yandan el-Huzeyfi hutbesinde hac menasikine de değinerek, hac ibadetinin en büyük rüknü kabul edilen Arafat Vakfesi’nden başlayıp Müzdelife’de gecelemeye, ardından Mina’ya geçilerek Şeytan Taşlama, kurban kesimi, tıraş olma ve Ziyaret Tavafı’nın yerine getirilmesine kadar hac sürecini anlattı.

SVFD
Suudi Arabistan’daki ilgili makamlar, hacı adayları için tüm sağlık ve idari hizmetlerin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamaya özen gösteriyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Teşrik günlerinde hacı adayları, her gün üç cemrenin her birine yedi taş atıyor. Hacıların Zilhicce’nin 13’üncü gününe kadar Mina’da kalmaları daha faziletli kabul edilirken, isteyenlerin 12’nci günde bölgeden ayrılmasına da izin veriliyor. Yolculuk öncesinde ise Veda Tavafı gerçekleştiriliyor.

Nemire Mescidi, toplam 110 bin metrekareyi aşan alanıyla dünyanın en büyük camileri arasında yer alıyor. Yüzlerce giriş kapısı, lavabolar ile modern iklimlendirme ve ses sistemlerine sahip olan mescit, Arefe Günü’nde yoğun hacı kalabalığını ağırlayabilecek kapasiteye sahip bulunuyor.

Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar, her yıl hacıların rahatını sağlamak ve ibadetlerini güvenli ve huzurlu şekilde yerine getirebilmelerine imkân tanımak amacıyla mescidi sağlık, organizasyon ve teknik hizmetlerle eksiksiz şekilde hazırlıyor. Bu çalışmalar, Suudi Arabistan’ın Hac sezonunda Allah’ın misafirlerine hizmet sunma kapsamında yürüttüğü geniş çaplı çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

ASCS
Rahman’ın misafirleri, kapsamlı bir hizmet ağı eşliğinde Arafat Vakfesi’ni yerine getirmek üzere bölgeye akın etti. (SPA)

Nemire Mescidi, özgün İslami mimarisiyle de dikkat çekiyor. Doğudan batıya 340 metre, kuzeyden güneye ise 240 metre uzunluğa sahip olan mescitte, her biri 60 metre yüksekliğinde altı minare, üç kubbe ve 10 ana giriş bulunuyor. Ayrıca kalabalığın akışını kolaylaştırmak amacıyla 64 kapı hizmet veriyor.

Mescit, Arefe Hutbesi ile öğle ve ikindi namazlarının dünyanın farklı bölgelerine canlı olarak aktarılmasını sağlayan gelişmiş ses ve yayın sistemleri başta olmak üzere en son teknik ve hizmet altyapılarıyla donatıldı. Bunun yanı sıra iklimlendirme ve havalandırma sistemleri, gölgelikli avlular, dijital ekranlar ile güvenlik ve izleme sistemleri sayesinde hacıların güvenli ve konforlu bir ortamda ibadet etmeleri hedefleniyor.