El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor

SRMG CEO'su Cumana er-Raşid: El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor.

El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor

El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu'na (SRMG) ait platformlarda El-Mecelle, kalkınma stratejisinin uygulanmasının ardından yolculuğunun yeni bir aşamasını başlatıyor. Strateji kapsamında, el-Mecelle’nin basılı Arapça versiyonun ve hem Arapça hem de İngilizce olarak yenilikçi interaktif dijital platformların yeniden lansmanı da dahil olmak üzere editoryal, sanatsal ve teknik çalışmaların tüm yönleri ele alındı.
El-Mecelle’nin lansmanı dün yapıldı. Geliştirme planı ise, platformun yeni stratejisi doğrultusunda ve yenilenen dağıtım ve yayım sistemlerini tamamlayacak şekilde sürekli güncellenerek devam edecek.
El-Mecelle okuma zevkini, bilgi derinliğini ve bilgilerin doğruluğunu birleştirerek uluslararası çapta en iyi uygulamalar doğrultusunda değerli içerik sağlamak için internet sitesini kapsamlı bir şekilde geliştirdi. Platform ayrıca görsel alanında özel bir bölüm geliştirmek ve yakında piyasaya sürülecek olan ses çalışmaları için de ayrı bir bölüm oluşturmak gibi basın alanında yenilikçi şablonlarla sunacak yeni ürünler geliştirdi.
Geliştirme stratejisi, El-Mecelle’nin kırk yıllık mirası dikkate alınarak yapıldı. Bu süre zarfında platform yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde başlıca yazarların, düşünürlerin, politikacıların ve karar merkezlerinin bazılarının manşetleri ve röportajları ile analizlerinin yanı sıra önemli bazı başlıklara da yer ayırdı. Platform bunu, ileriye dönük araştırma raporları hazırlayarak ve siyaset, ekonomi, kültür alanlarındaki seçkin kişiler ve toplumun ileri gelenleriyle özel röportajlar gerçekleştirerek sağladı. Derginin arşivi, eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, eski ABD Başkanı Ronald Reagan, eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, boksör Muhammed Ali ve şair Nizar Kabbani gibi önemli isimlerle yapılan seçkin ve özel röportajlar da yer alıyor.

El-Mecelle’nin güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapağı İran dosyasına ayrıldı.
El-Mecelle, derginin zengin tarihinin devamı olarak önde gelen isimlerden oluşan bir grup tarafından yönetilen üst düzey editör ekipleri ile bölgeden ve dünyadan seçkin yazar, düşünür ve uzmanları kendine çekerek liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor. Bu üst düzey editör ekip arasında, Osman Umeyr, Abdurrahman Raşid ve Adil et-Tarafi yer alıyor. El-Mecelle’de, gazeteciler entelektüeller ve Mısırlı romancı Necip Mahfuz gibi önde gelen yazarlar, ortaya çıkan yenilikleri geliştirmek için yürütülen çalışmalar da bulunuyor.
El-Mecelle, yeni görünümüyle okuyucular, araştırmacılar ve ilgililer için bir referans kaynağı olmak üzere güvenilir sunumu ve özel röportajları ile inandırıcılığa dayalı ölçülü bir gazetecilik çalışmasını esas alacak. Platform ayrıca, olayların tüm yönleriyle derinlemesine analizine, verilerle ve ileriye dönük analitikle desteklenen raporlara da ter verecek.
El-Mecelle, ürettiği içeriği başta Arap dünyası olmak üzere uluslararası alandan aydınları, düşünürleri, siyasetçileri, kadınları, iş inanlarını, araştırmacıları ve karar mercilerini okurlarının beğenisine sunuyor. El-Mecelle, Körfez ve Ortadoğu'nun ötesindeki kitlelere ve küresel öneme sahip bölgelere odaklanmakla birlikte büyük başkentlere de ulaşmayı amaçlıyor.
SRMG CEO'su Cumana er-Raşid konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Modern gazeteciliğin temel direkleri, modern platformlar veya uygulamalar geliştirmekten ibaret değil. Hedeflenen sektör ve alanları belirlemek, platformun takipçilerini ve ona ilgi duyanları araştırmak ve editoryal çalışma ilkelerini modern gereksinimler doğrultusunda geliştirmek için ayrıntılı bir çalışmanın da yapılması gerekir. Böyle bir çalışma basın materyallerinin hazırlanma mekanizması, bunların sunulma yöntemi ile yazılı, görsel ve işitsel yayın kanallarının belirlenmesinden başlamalı. Bu materyalleri değerlendirmek, geliştirmeye ve güncellemeye devam etmek ile son bulmalı. Bu, organizasyon yapılarının, prosedürel politikaların, değişen düzenlemelerin ve editoryal programların geliştirilmesi ve gazetecilik ve medya yeteneklerini iyileştirilmesi gerekti. Tüm bunlar, El-Mecelle’nin uzun süredir devam eden mirasına ve sağlam temellerine halel getirmeksizin yapılıyor. El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor. El-Mecelle dergisi son kırk yılda, güvenilir bir medya ve bilgi kaynağı oldu. Platform, güvenilirlik ve doğruluğa dayalı yaklaşımı sayesinde Arap Körfezi ve Ortadoğu bölgesi için bir medya referansı haline gelene kadar siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel farkındalıkta etkili bir faktör konumunda. Bugün, dünyanın dört bir yanındaki okuyucular tarafından takip edilmesi ve beklentileri karşılaması umuduyla El-Mecelle’nin ilk sayısını yeni versiyonuyla sunuyoruz.”
El-Mecelle, güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapak hikayesini İran dosyasına, Tahran'daki değişime ve bunun bölge üzerindeki yansımalarına ayırıyor. Bu ilk sayıda aynı zamanda Arap ve uluslararası kanaat önderleri ve aydınlarla yapılan özel röportajlar, ekonomi ve teknolojideki son gelişmeleri ele alan tarihi resmi belgeler ve raporlar da sunuluyor. Ayrıca Arap bölgesinden ve dünyadan kültürel makalelere de bu sayıda yer veriliyor.
SRMG platformları, El-Mecelle ile birlikte, çatısı altında 30'dan fazla medya platformunu içeriyor. Söz konusu medya platformlarından bazıları araında Şarku’l Avsat, Asharq News, Arab News, Independent Arabia, Sayidaty, El-İktisadiye ve Er-Riyadiyye bulunuyor. SRMG ayrıca en önde gelen küresel medya platformları ile yenilikçi ve uzun vadeli medya ortaklıklarına da yatırım yapıyor.



Suudi Arabistan: Güvenliğimizi korumaktan taviz vermeyeceğiz, her tehdide kararlılıkla karşılık vereceğiz

Suudi Arabistan: Güvenliğimizi korumaktan taviz vermeyeceğiz, her tehdide kararlılıkla karşılık vereceğiz
TT

Suudi Arabistan: Güvenliğimizi korumaktan taviz vermeyeceğiz, her tehdide kararlılıkla karşılık vereceğiz

Suudi Arabistan: Güvenliğimizi korumaktan taviz vermeyeceğiz, her tehdide kararlılıkla karşılık vereceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkesinin gerilimi düşürmek ve diplomatik çözümleri desteklemek için mümkün olan tüm çabayı gösterdiğini ancak güvenliğini koruma konusunda en küçük bir taviz vermeyeceğini söyledi. Veliaht Prens, ülkesini hedef alan herhangi bir tehdit veya saldırıya kararlılıkla karşılık vermekten çekinmeyeceklerini vurguladı.

Veliaht Prens bu açıklamaları, Kral Selman bin Abdülaziz adına Şura Meclisi’nin 9. döneminin 3. yasama yılının açılışını gerçekleştirerek yıllık Kraliyet konuşmasını yaptığı sırada dile getirdi. Suudi Veliaht Prensi, ülkesinin yüksek nitelikli insan kaynağı ve askeri kapasitelere sahip olduğunu ve Allah’ın izniyle kaynağı ne olursa olsun tehditlerle tamamen mücadele edebilecek ve onları caydırabilecek güçte bulunduğunu söyledi.

Veliaht Prens, ülkenin güvenliğinin korunması için tüm tehditlere karşı koyan ve sürekli teyakkuz halinde bulunan güvenlik ve savunma personeliyle gurur duyduğunu belirterek güvenliğin ülkenin çatısı, istikrarın kalkanı ve refahın da yol haritası olarak kalacağını ifade etti.

Veliaht Prens, “Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki tüm ülkelere yönelik saldırılar, Körfez güvenliği ve istikrarının bölünmez bir bütün olduğunu teyit ediyor” dedi.

Güvenliğin korunması

Veliaht Prens, “Kardeşlerimizle birlikte Körfez güvenliğini korumak, stratejik iş birliği ve ekonomik entegrasyonu geliştirmek ve Kral’ın ortak çalışmayı güçlendirme vizyonunu uygulamaya devam etmek için çalışıyoruz. Böylece Konsey’in hedeflerine ulaşmasını ve vatandaşlarının beklentilerini karşılamasını sağlamayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi

Veliaht Prens konuşmasında, “Bölgenin istikrarını güçlendirme, gerilim ve çatışmaların sonuçlarından uzak tutma ve çabaları koordine etme yönündeki katkılarımız kapsamında Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke Savunma İttifakı’nı oluşturduk. Bu girişim, bölgenin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesinde üzerimize düşen rolü yerine getirme yönündeki ortak çabalarımızdan kaynaklanıyor” dedi.

Veliaht Prens, kardeş ve dost ülkelerin Suudi Arabistan’ın yanında durmasını ve güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine yaptıkları katkıları takdir etti.

Veliaht Prens, dünyanın bugün öngörüleri aşan bir enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek Suudi Arabistan’ın gerilime rağmen uluslararası piyasalara petrol tedarikini sürdürebilme kapasitesi sayesinde küresel enerji güvenliğinin “sigortası” konumunda olduğunu söyledi.

Veliaht Prens ayrıca Suudi Arabistan’ın uluslararası deniz geçişlerinde güvenliği ve ortak çıkarları korumak, deniz yollarının siyasi veya ekonomik baskı aracı olarak kullanılmasını reddetmek amacıyla “Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakı”nı kurma girişiminde bulunduğunu belirtti.

Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın ortaklarıyla birlikte güvenliğin korunması, gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların önlenmesi amacıyla uluslararası iş birliğini güçlendirmek için tüm çabayı gösterdiğini söyledi.

Veliaht Prens, temel ürünler ile insani yardımların güvenli biçimde ulaştırılmasını güvence altına almak için uluslararası toplumun sorumluluklarını hızla yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Gazze ve Yemen

Muhammed bin Selman, İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yönelik saldırılarının ve Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlallerinin devam etmesini şiddetle kınadı.

Uluslararası topluma ve özellikle Barış Konseyi’ne çağrıda bulunan Veliaht Prens, kalıcı bir siyasi çözüme ulaşılması için beklenen rolün üstlenilmesini istedi.

Suudi Arabistan’ın Filistin halkının haklarına ilişkin tutumunun değişmez olduğunu vurgulayan Veliaht Prens, Filistinlilerin uluslararası referanslar doğrultusunda bağımsız bir devlet kurma hakkı da dahil olmak üzere meşru haklarına kavuşana kadar Riyad’ın çabalarının süreceğini söyledi.

Veliaht Prens ayrıca Suudi Arabistan’ın Yemen hükümetine, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu aracılığıyla ülkenin tamamında otoritesini tesis etmesi ve istikrarı yeniden sağlaması için kapsamlı destek verdiğini belirtti.

ghyj
Riyad’da çarşamba günü Şura Meclisi’nin 9. döneminin üçüncü çalışma yılının açılışında (SPA)

Veliaht Prens, Yemen’de kaos ve yıkımı, Yemen halkı ile bölgeyi tehdit etmeyi yöntem olarak benimsemekle suçladığı Husilerin saldırılarına karşı koyacaklarını ifade etti.

Suudi Arabistan’ın Sudan’ın birliği ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını destekleyen değişmez tutumunu da yineleyen Veliaht Prens Sudan halkının savaş ve yıkımın acılarından korunması gerektiğini söyledi.

Tevhid ve adalet vurgusu

Muhammed bin Selman, “Mübarek devletimiz kuruluşunun gelecek yıl 300. yılını tamamlayacak. Devletimiz tüm aşamalarında Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünneti üzerine yükseldi. Tevhid ve adalete bağlı kaldı ve bu, vazgeçmeyeceğimiz bir yol” dedi.

Suudi Arabistan’ın mirasına ve köklü değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Veliaht Prens, bu değerlerin zamanla daha da kökleştiğini ve güçlendiğini söyledi. Bunun vatandaşların inançlarına ve sağlam ulusal kimliklerine bağlılığını artırdığını ifade etti.

Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın İki Kutsal Cami’ye hizmet etme, onları imar etme ve ziyaretçilerine sahip çıkma şerefine nail olduğunu belirterek bunun ülkenin nesillerden devraldığı bir sorumluluğun devamı olduğunu söyledi.

Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın “Vizyon 2030” kapsamında geçirdiği 10 yılın sonuçlarına da değindi. Vizyon kapsamındaki program ve stratejilerin performans göstergelerinin hedeflerin yüzde 93’üne ulaştığını belirten Veliaht Prens, bunda Suudi erkek ve kadın vatandaşların performansı ve yetkinliğinin belirleyici olduğunu ifade etti.

Petrol dışı ihracatın 2016’ya kıyasla yüzde 155 arttığını belirten Veliaht Prens, bunun sektör ürünlerinin uluslararası pazarlardaki varlığının güçlendiğini gösterdiğini söyledi.

Özel sektörün ekonomideki payının yüzde 51’e yükseldiğini belirten Veliaht Prens, ulaştırma ve lojistik hizmetleri sisteminin tedarik zincirlerindeki değişimlere uyum sağlama ve mal ve hizmet akışını sürdürme kapasitesini kanıtladığını ifade etti.

Rekabetçi ekonomik yapılar

Bin Selman, Kamu Yatırım Fonu’nun önümüzdeki beş yıla yönelik stratejisini uygulamaya başladığını belirterek fonun yüksek rekabet gücüne sahip yerel ekonomik yapılar oluşturulmasına odaklandığını söyledi.

Veliaht Prens, özel sektörle stratejik ortaklığın güçlendirilmesi, ekonomik dönüşümün sağlanması amacıyla yerel içeriğin artırılması ve aynı zamanda sürdürülebilir finansal getirilerin elde edilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Ulusal Kalkınma Fonu’nun da çok sayıda sektörün geliştirilmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Veliaht Prens, fonun hedeflerine ulaşmasını sağlayacak yıllık finansmanla desteklendiğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın birçok küresel göstergede ilerleme kaydettiğini belirten Veliaht Prens, ülkenin dijital hazırlık, telekomünikasyon ve teknoloji gelişimi ile siber güvenlik göstergelerinde dünyada birinci sırada yer aldığını söyledi.

Suudi Arabistan’ın dijital hükümet olgunluğu endeksinde ikinci sırada bulunduğunu belirten Veliaht Prens, ülkenin madencilik yatırımları açısından en cazip 10 ülke arasına girdiğini ifade etti.

“2026 yılını Yapay Zekâ Yılı olarak adlandırdık” diyen Veliaht Prens, bunun Suudi Arabistan’ın yapay zekâ uygulamaları ve çözümlerinin geliştirilmesinde küresel ölçekte öncü olma, verimliliği artırma, hizmetlerin kalitesini yükseltme ve Suudi yetenekleri eğitme konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi.

Veliaht Prens, bölgede yaşanan gelişmelerin uzun vadeli planlamanın değişmezlik ve durağanlık anlamına gelmediğini, aksine değişimlere uyum sağlama kapasitesini ifade ettiğini söyledi.

Dünyanın art arda yaşanan dönüşümlerden geçtiğini belirten Bin Selman, ekonominin çeşitlendirilmesini güçlendiren reformların öneminin mevcut koşullarda daha fazla ortaya çıktığını ifade etti.

Bu reformların Suudi Arabistan’ın krizlerle başa çıkma kapasitesini artırdığını ve tehditleri ülkenin konumunu güçlendirecek fırsatlara dönüştürmesine katkı sağladığını ifade eden Veliaht, kalkınma önceliklerini etkin ve sürdürülebilir biçimde sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.

Ulusal ekonominin dayanıklılığı

Muhammed bin Selman, “Mevcut koşullar, belki de ulusal ekonominin dayanıklılığının, işletmelerinin kapasitesindeki olgunluğun, devlet kurumlarının gücünün ve mali sürdürülebilirliğin bir göstergesidir” dedi.

Suudi Arabistan’ın ekonomik politikalarının temelinde ulusal kapasite ve imkânların geliştirilmesinin bulunduğunu belirten Bin Selman, gelecek vadeden sektörlerin güçlendirilmesi, yerli ve uluslararası yatırımların çekilmesi ve kaynakların ekonomik ve toplumsal etkisi en yüksek alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşımın kalkınma önceliklerinin finanse edilme kapasitesini korumayı ve gelecek nesiller için kazanımların sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçladığını belirtti.

Veliaht Prens, “Devletin attığı tüm adımların temel amacı ülkenin yükselmesi ve refaha kavuşması, yaşam kalitesinin artırılmasıdır” dedi.

Eğitim ve sağlık sektörlerinin sürekli öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Bin Selman, bu iki alanın devlet bütçesinde öncelikli konumda olduğunu söyledi.

Eğitim sistemine ilişkin düzenlemenin eğitim kalitesini küresel ölçekte üst sıralara taşımayı amaçladığını belirten Bin Selman, sağlık dönüşümünün de hızla ilerlediğini ve sağlık hizmetlerinin en yüksek standartlara ulaştırılarak vatandaşlara kapsamlı biçimde sunulmasının hedeflendiğini ifade etti.

İstihdam ve konut

Bin Selman, işsizlik oranının düşürülmesinde sağlanan başarıya dikkat çekerek insan sermayesine yatırım yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Bu yatırımların vatandaşların iş gücü piyasasına giriş fırsatlarını artıracağını ve onların tüm alanlarda rekabet edebilmesini ve öne çıkmasını sağlayacağını belirten Veliaht Prens, vatandaşların kalkınmanın itici gücü olacağını ifade etti.

Gayrimenkul sektöründeki reformlara da değinen Veliaht Prens, bu adımların vatandaşlara çeşitli seçenekler sunulmasını, gayrimenkul piyasasının verimliliğinin artırılmasını ve konut sahipliği oranının yükseltilmesini sağladığını söyledi.

Sektörün karşı karşıya olduğu sorunların çözümü için çalışmaların sürdüğünü belirterek vatandaşların hayatının her alanında fayda sağlayacak adımların atılmaya devam edeceğini vurgulayan Veliaht Prens, bu adımların kalkınmayı ve gelecek nesillerin kaynaklarını olumsuz etkilememesi, aynı zamanda devletin mali ve ekonomik istikrarını güvence altına alması gerektiğini belirtti.


Suudi Arabistan'dan Filistin topraklarının coğrafi yapısını değiştirme girişimlerine kesin ret

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan'dan Filistin topraklarının coğrafi yapısını değiştirme girişimlerine kesin ret

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin önceki oturumlarından bir görüntü (Arşiv – Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, Filistin halkının zorla yerinden edilmesini amaçlayan her türlü tedbiri veya işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ya da demografik yapısını değiştirmeye yönelik girişimleri kesin bir şekilde reddettiğini yineledi. Riyad ayrıca yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesini ve yerleşimci şiddetini sert biçimde kınadı.

Suudi Arabistan adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün hayata geçirilmesi, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme konusundaki vazgeçilmez hakkının desteklenmesi ve 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması olduğunu yeniden vurguladı.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler ve Cenevre'deki uluslararası kuruluşlar nezdindeki Daimî Temsilciliği tarafından İnsan Hakları Konseyi'nin 63. oturumu kapsamında gerçekleştirilen genel görüşmelere katılımı sırasında yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görüşmeler, Filistin ve işgal altında bulunan diğer Arap topraklarındaki insan haklarının durumunu ele alan yedinci gündem maddesi çerçevesinde gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının devam etmesini en sert ifadelerle kınadı. Riyad, ateşkese uyulması ve sivillerin tam anlamıyla korunmasının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Açıklama, Dışişleri Bakanlığı Genel İnsani İşler ve Uluslararası Görevler ve Adaylıklar Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Dr. Salim el-Kahtani tarafından okundu.

Kahtani, Suudi Arabistan'ın bazı ülkelerin Filistin Devleti'ni tanıma yönünde attığı önemli adımları ve bunun ardından son dönemde hesap verebilirliğin güçlendirilmesi kapsamında İsrail yerleşimleriyle ticarete yönelik kısıtlamalar getirilmesi gibi uygulamaları takdir ettiğini belirtti.

Riyad ayrıca, “New York Bildirisi”nin kabul edilmesinin üzerinden bir yıl geçmesi vesilesiyle, İki Devletli Çözümün Hayata Geçirilmesi Küresel İttifakı eş başkanlarının açıklamasında yer alan şu hususu yineledi: Gazze ile Doğu Kudüs dahil Batı Şeria, tek bir Filistin toprak bütünlüğünü oluşturuyor ve işgale son verilmesi gerekiyor.


Suudi Arabistan ve Bulgaristan askeri ve savunma alanındaki iş birliğini geliştirmeyi görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Bulgaristan askeri ve savunma alanındaki iş birliğini geliştirmeyi görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ile iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki iş birliğini ve ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde bu iş birliğini geliştirme fırsatlarını ele aldı.

İki bakan, dün gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgede güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesi yollarının yanı sıra bir dizi bölgesel ve uluslararası konuyu görüştü.