El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor

SRMG CEO'su Cumana er-Raşid: El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor.

El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor

El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu'na (SRMG) ait platformlarda El-Mecelle, kalkınma stratejisinin uygulanmasının ardından yolculuğunun yeni bir aşamasını başlatıyor. Strateji kapsamında, el-Mecelle’nin basılı Arapça versiyonun ve hem Arapça hem de İngilizce olarak yenilikçi interaktif dijital platformların yeniden lansmanı da dahil olmak üzere editoryal, sanatsal ve teknik çalışmaların tüm yönleri ele alındı.
El-Mecelle’nin lansmanı dün yapıldı. Geliştirme planı ise, platformun yeni stratejisi doğrultusunda ve yenilenen dağıtım ve yayım sistemlerini tamamlayacak şekilde sürekli güncellenerek devam edecek.
El-Mecelle okuma zevkini, bilgi derinliğini ve bilgilerin doğruluğunu birleştirerek uluslararası çapta en iyi uygulamalar doğrultusunda değerli içerik sağlamak için internet sitesini kapsamlı bir şekilde geliştirdi. Platform ayrıca görsel alanında özel bir bölüm geliştirmek ve yakında piyasaya sürülecek olan ses çalışmaları için de ayrı bir bölüm oluşturmak gibi basın alanında yenilikçi şablonlarla sunacak yeni ürünler geliştirdi.
Geliştirme stratejisi, El-Mecelle’nin kırk yıllık mirası dikkate alınarak yapıldı. Bu süre zarfında platform yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde başlıca yazarların, düşünürlerin, politikacıların ve karar merkezlerinin bazılarının manşetleri ve röportajları ile analizlerinin yanı sıra önemli bazı başlıklara da yer ayırdı. Platform bunu, ileriye dönük araştırma raporları hazırlayarak ve siyaset, ekonomi, kültür alanlarındaki seçkin kişiler ve toplumun ileri gelenleriyle özel röportajlar gerçekleştirerek sağladı. Derginin arşivi, eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, eski ABD Başkanı Ronald Reagan, eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, boksör Muhammed Ali ve şair Nizar Kabbani gibi önemli isimlerle yapılan seçkin ve özel röportajlar da yer alıyor.

El-Mecelle’nin güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapağı İran dosyasına ayrıldı.
El-Mecelle, derginin zengin tarihinin devamı olarak önde gelen isimlerden oluşan bir grup tarafından yönetilen üst düzey editör ekipleri ile bölgeden ve dünyadan seçkin yazar, düşünür ve uzmanları kendine çekerek liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor. Bu üst düzey editör ekip arasında, Osman Umeyr, Abdurrahman Raşid ve Adil et-Tarafi yer alıyor. El-Mecelle’de, gazeteciler entelektüeller ve Mısırlı romancı Necip Mahfuz gibi önde gelen yazarlar, ortaya çıkan yenilikleri geliştirmek için yürütülen çalışmalar da bulunuyor.
El-Mecelle, yeni görünümüyle okuyucular, araştırmacılar ve ilgililer için bir referans kaynağı olmak üzere güvenilir sunumu ve özel röportajları ile inandırıcılığa dayalı ölçülü bir gazetecilik çalışmasını esas alacak. Platform ayrıca, olayların tüm yönleriyle derinlemesine analizine, verilerle ve ileriye dönük analitikle desteklenen raporlara da ter verecek.
El-Mecelle, ürettiği içeriği başta Arap dünyası olmak üzere uluslararası alandan aydınları, düşünürleri, siyasetçileri, kadınları, iş inanlarını, araştırmacıları ve karar mercilerini okurlarının beğenisine sunuyor. El-Mecelle, Körfez ve Ortadoğu'nun ötesindeki kitlelere ve küresel öneme sahip bölgelere odaklanmakla birlikte büyük başkentlere de ulaşmayı amaçlıyor.
SRMG CEO'su Cumana er-Raşid konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Modern gazeteciliğin temel direkleri, modern platformlar veya uygulamalar geliştirmekten ibaret değil. Hedeflenen sektör ve alanları belirlemek, platformun takipçilerini ve ona ilgi duyanları araştırmak ve editoryal çalışma ilkelerini modern gereksinimler doğrultusunda geliştirmek için ayrıntılı bir çalışmanın da yapılması gerekir. Böyle bir çalışma basın materyallerinin hazırlanma mekanizması, bunların sunulma yöntemi ile yazılı, görsel ve işitsel yayın kanallarının belirlenmesinden başlamalı. Bu materyalleri değerlendirmek, geliştirmeye ve güncellemeye devam etmek ile son bulmalı. Bu, organizasyon yapılarının, prosedürel politikaların, değişen düzenlemelerin ve editoryal programların geliştirilmesi ve gazetecilik ve medya yeteneklerini iyileştirilmesi gerekti. Tüm bunlar, El-Mecelle’nin uzun süredir devam eden mirasına ve sağlam temellerine halel getirmeksizin yapılıyor. El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor. El-Mecelle dergisi son kırk yılda, güvenilir bir medya ve bilgi kaynağı oldu. Platform, güvenilirlik ve doğruluğa dayalı yaklaşımı sayesinde Arap Körfezi ve Ortadoğu bölgesi için bir medya referansı haline gelene kadar siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel farkındalıkta etkili bir faktör konumunda. Bugün, dünyanın dört bir yanındaki okuyucular tarafından takip edilmesi ve beklentileri karşılaması umuduyla El-Mecelle’nin ilk sayısını yeni versiyonuyla sunuyoruz.”
El-Mecelle, güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapak hikayesini İran dosyasına, Tahran'daki değişime ve bunun bölge üzerindeki yansımalarına ayırıyor. Bu ilk sayıda aynı zamanda Arap ve uluslararası kanaat önderleri ve aydınlarla yapılan özel röportajlar, ekonomi ve teknolojideki son gelişmeleri ele alan tarihi resmi belgeler ve raporlar da sunuluyor. Ayrıca Arap bölgesinden ve dünyadan kültürel makalelere de bu sayıda yer veriliyor.
SRMG platformları, El-Mecelle ile birlikte, çatısı altında 30'dan fazla medya platformunu içeriyor. Söz konusu medya platformlarından bazıları araında Şarku’l Avsat, Asharq News, Arab News, Independent Arabia, Sayidaty, El-İktisadiye ve Er-Riyadiyye bulunuyor. SRMG ayrıca en önde gelen küresel medya platformları ile yenilikçi ve uzun vadeli medya ortaklıklarına da yatırım yapıyor.



İstanbul’da sekizli zirve: Hürmüz ve Yemen için diplomasi arayışı

İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

İstanbul’da sekizli zirve: Hürmüz ve Yemen için diplomasi arayışı

İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

İstanbul’da cuma günü bir araya gelen Orta Doğu, Avrupa ve Asya’dan sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası krizleri ele aldı. İlk kez bu formatta düzenlenen toplantıda Filistin meselesi, Yemen’deki gelişmeler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşı da gündeme geldi.

Türkiye’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantı, krizlerin çözümünde iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir diplomatik girişim niteliği taşıyor.

İstanbul Boğazı’na nazır Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıya, geçen mart ayında kurulan R4 grubunun üyeleri Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı.

xscdfvgh
Toplantı başlamadan önce Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları bir araya geldi (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Toplantıda Avrupa’nın E3 grubu ise Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot tarafından temsil edildi. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de görüşmelere katıldı.

Bölgesel krizlere bölgesel çözümler

Toplantının gündeminde Filistin meselesi, Yemen’deki gelişmeler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik çabalar yer aldı.

Toplantının açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, krizlerin çözümünde bölgesel sahiplenme ilkesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Dışarıdan dayatılan çözümlerin kalıcı olamayacağına işaret eden Fidan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.

cd
Hakan Fidan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında konuşurken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Anlaşmanın bölgesel güvenliği, barışı ve refahı korumayı amaçladığını belirten Fidan, Türkiye’nin Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan’ın güvenliğine destek verdiğini ifade etti. Fidan ayrıca Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti.

Bölgesel krizlerin çözümünde iletişim kanallarının açık tutulması ve diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Fidan, ilerlemenin yavaş ve kırılgan olduğu durumlarda dahi diplomatik temasların devam etmesinin önemini vurguladı. Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik yürüttüğü görüşmeleri de bu yaklaşımın bir parçası olarak gösterdi.

dfghy
İstanbul’daki sekizli toplantı öncesinde Hakan Fidan ile Ed Miliband bir araya geldi (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, cuma günü İstanbul’da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada da uluslararası sistemde güvensizliğin giderek arttığını belirtmişti. Uzun yıllar barışın hâkim olduğu bazı bölgelerde halkların bugün silahlı çatışmalarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Fidan, son yıllarda dünyanın farklı noktalarında devam eden çatışmaların kara ve deniz ticaret yollarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Ateşkes ihlallerinin de olağan hale geldiğine dikkat çekti.

İsrail’in Gazze’de ateşkesi her gün ihlal etmesinin uluslararası sisteme duyulan güveni aşındırdığını belirten Fidan, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve çocukların korunmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi.

Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar gündemde

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın ofisinden, İstanbul’daki sekizli toplantı öncesinde yapılan açıklamada, görüşmelerin ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve Suudi Arabistan’daki gelişmelere odaklanacağı bildirildi.

Açıklamada Miliband’ın, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin bütünüyle yeniden tesis edilmesini sağlayacak diplomatik bir çözüm çağrısında bulunacağı belirtildi.

İran’ın bölgede uyguladığı taktiklerin başka noktalarda da tekrarlandığına dikkat çekilen açıklamada, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiği ve Babülmendep Boğazı ile Süveyş Kanalı gibi stratejik su yolları üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.

yju
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati İstanbul’da (Reuters)

Fransa Dışişleri Bakanlığı da bölgedeki ciddi istikrarsızlık ve belirsizlik ortamında ilk kez bu formatta düzenlenen toplantıda, İran krizinin farklı boyutlarının ve sonuçlarının ele alınacağını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, toplantının Avrupa ülkeleri ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi amaçladığı belirtilerek, “Seçmediğimiz ancak hepimizi etkileyen krizlerle karşı karşıyayız” denildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ise toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, Yemen’deki çatışmayı sona erdirecek diplomatik bir çözüm için tüm fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdulati’nin açıklaması, Mısır Parlamentosunun gelecek hafta, İran’la müttefik Husilerin saldırılarına karşı Suudi Arabistan’a destek amacıyla Mısır Silahlı Kuvvetlerine yetki verilmesi konusunu oylamaya hazırlanmasıyla aynı döneme denk geldi.

Deniz ticaretine yönelik tehditler

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Husilerin saldırıları ve Rusya’nın tahıl sevkiyatlarını hedef alan eylemleri nedeniyle deniz ulaşımının karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekti.

Wadephul, bu sorunların ancak uluslararası iş birliğiyle aşılabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu büyük sınamaların üstesinden ancak birlikte hareket ederek ve mevcut çerçevelerin ötesine geçerek gelebiliriz. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve deniz ulaşımında seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditler ya da Rusya’nın Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarına yönelik giderek artan saldırılarının sonuçları olsun, bütün bu meselelerde ortak hareket etmeliyiz.”

Toplantıya katılan ülkelerin, çözüme kavuşturulamayan bu çatışmaların ekonomik ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurduğu konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunu belirten Wadephul, ülkelerin aynı zamanda krizlere çözüm bulma arayışında olduklarını söyledi.

vfhjkı
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Fransız ve İngiliz mevkidaşlarıyla İstanbul’daki toplantı kapsamında (Reuters)

Wadephul, İran ve Husilerin küresel ticareti baskı aracı olarak kullanmasına karşı olduklarını vurgulayarak, dünya genelindeki enerji ve gübre tedarikinin tehdit altında tutulmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Alman Bakan, “Deniz ulaşımında seyrüsefer özgürlüğünü ve komşu ülkeleri hedef alan gelişigüzel saldırılar sona ermeli” dedi. Bu çatışmaların yol açtığı sonuçlardan birinin de açlık olduğunu belirtti.

Karadeniz’deki gelişmelerin de küresel gıda krizini ağırlaştırdığına işaret eden Wadephul, Rusya’nın tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırılarla özellikle Küresel Güney ülkelerinde gıda kıtlığı riskini artırdığını savundu.

Bu saldırıların, temel gıda ihtiyaçlarını büyük ölçüde buğdaya dayalı olarak karşılayan dünyanın en yoksul kesimlerini olumsuz etkilediğini belirten Wadephul, Türkiye gibi ortakların da bu durumdan zarar gördüğünü söyledi. Türkiye’nin küresel ticarete konu olan buğdayın işlenmesinde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu kaydetti.

Wadephul, İstanbul’da ilk kez bu formatta düzenlenen toplantının, hem Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz hem de Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı sorunların çözümüne yönelik diplomatik çabaları ilerletmeyi amaçladığını ifade etti.


Suudi Arabistan ve Pakistan’dan bölgede barış ve istikrarı destekleme taahhüdü

Prens Faysal bin Ferhan, cuma günü İstanbul’da Muhammed İshak Dar ile görüşürken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, cuma günü İstanbul’da Muhammed İshak Dar ile görüşürken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan’dan bölgede barış ve istikrarı destekleme taahhüdü

Prens Faysal bin Ferhan, cuma günü İstanbul’da Muhammed İshak Dar ile görüşürken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Ferhan, cuma günü İstanbul’da Muhammed İshak Dar ile görüşürken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, ülkelerinin bölgede barış, güvenlik ve istikrarı destekleme taahhüdünü yineledi.

İki bakan, cuma günü İstanbul’da düzenlenen dörtlü grubun dışişleri bakanları toplantısı marjında gerçekleştirdikleri görüşmede, başta Yemen’deki gelişmeler olmak üzere bölgesel durumdaki son gelişmeleri ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan ve İshak Dar, terör örgütü Husilerin saldırılarını ve Suudi Arabistan’daki sivil bölgeleri hedef almaya yönelik korkakça girişimlerini kınadıklarını vurguladı.

dfgthy
Prens Faysal bin Ferhan, dörtlü grubun dışişleri bakanları toplantısına katılırken (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

İki taraf, gerilimin azaltılmasına ve Hürmüz ile Babülmendep boğazlarında deniz ulaşımının güvenliğinin ve serbestisinin sağlanmasına yönelik çabaları görüştü. Ayrıca iki ülke arasındaki güçlü ikili ilişkileri değerlendirdi.

BAE ve Fas dışişleri bakanlarıyla da görüştü

Öte yandan Prens Faysal bin Ferhan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid ile Fas Dışişleri, Afrika İşbirliği ve Yurt Dışındaki Faslılardan Sorumlu Bakanı Nasır Burita’dan ayrı ayrı telefon görüşmeleri aldı.

Görüşmelerde bölgesel gelişmeler ve bu gelişmelere ilişkin yürütülen çabalar ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır’dan oluşan dörtlü grubun dışişleri bakanları toplantısına ve grubun İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’nın katılımıyla gerçekleştirdiği toplantıya iştirak etmişti.

cvbghj
Cuma günü İstanbul’da İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’nın katılımıyla düzenlenen dörtlü grubun bakanlar toplantısından (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Toplantılarda, başta Yemen’deki gelişmeler, ABD-İran savaşı, Filistin meselesi ve Rusya-Ukrayna krizi olmak üzere bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeler değerlendirildi.

Katılımcılar ayrıca Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesinin ve güvence altına alınmasının önemini ele aldı. Görüşmelerde, bölge ülkeleri ile Avrupa ülkeleri arasındaki işbirliği ve koordinasyon olanakları da değerlendirildi.


Faysal bin Ferhan, BAE ve Fas dışişleri bakanlarıyla bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
TT

Faysal bin Ferhan, BAE ve Fas dışişleri bakanlarıyla bölgesel gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid ile Fas Dışişleri, Afrika İşbirliği ve Yurt Dışındaki Faslılardan Sorumlu Bakanı Nasır Burita’dan ayrı ayrı telefon görüşmeleri aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, cuma günü gerçekleştirdiği görüşmelerde bölgesel gelişmeleri ve bu gelişmelere ilişkin yürütülen çabaları ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan, daha önce Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır’dan oluşan dörtlü grubun dışişleri bakanları toplantısına ve grubun İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’nın katılımıyla gerçekleştirdiği toplantıya iştirak etmişti.

Toplantılarda, Yemen’deki gelişmeler, ABD-İran savaşı, Filistin meselesi ve Rusya-Ukrayna krizi başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeler değerlendirildi.

Katılımcılar ayrıca Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesinin ve güvence altına alınmasının önemini ele aldı. Görüşmelerde, bölge ülkeleri ile Avrupa ülkeleri arasındaki işbirliği ve koordinasyon olanakları da değerlendirildi.