El-Mecelle, mirasını gelişmiş dijital platformlarla birleştiriyor
El-Mecelle’nin Arapça yayın yapan internet sitesi. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Araştırma ve Pazarlama Grubu'na (SRMG) ait platformlarda El-Mecelle, kalkınma stratejisinin uygulanmasının ardından yolculuğunun yeni bir aşamasını başlatıyor. Strateji kapsamında, el-Mecelle’nin basılı Arapça versiyonun ve hem Arapça hem de İngilizce olarak yenilikçi interaktif dijital platformların yeniden lansmanı da dahil olmak üzere editoryal, sanatsal ve teknik çalışmaların tüm yönleri ele alındı.
El-Mecelle’nin lansmanı dün yapıldı. Geliştirme planı ise, platformun yeni stratejisi doğrultusunda ve yenilenen dağıtım ve yayım sistemlerini tamamlayacak şekilde sürekli güncellenerek devam edecek.
El-Mecelle okuma zevkini, bilgi derinliğini ve bilgilerin doğruluğunu birleştirerek uluslararası çapta en iyi uygulamalar doğrultusunda değerli içerik sağlamak için internet sitesini kapsamlı bir şekilde geliştirdi. Platform ayrıca görsel alanında özel bir bölüm geliştirmek ve yakında piyasaya sürülecek olan ses çalışmaları için de ayrı bir bölüm oluşturmak gibi basın alanında yenilikçi şablonlarla sunacak yeni ürünler geliştirdi.
Geliştirme stratejisi, El-Mecelle’nin kırk yıllık mirası dikkate alınarak yapıldı. Bu süre zarfında platform yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde başlıca yazarların, düşünürlerin, politikacıların ve karar merkezlerinin bazılarının manşetleri ve röportajları ile analizlerinin yanı sıra önemli bazı başlıklara da yer ayırdı. Platform bunu, ileriye dönük araştırma raporları hazırlayarak ve siyaset, ekonomi, kültür alanlarındaki seçkin kişiler ve toplumun ileri gelenleriyle özel röportajlar gerçekleştirerek sağladı. Derginin arşivi, eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, eski ABD Başkanı Ronald Reagan, eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, boksör Muhammed Ali ve şair Nizar Kabbani gibi önemli isimlerle yapılan seçkin ve özel röportajlar da yer alıyor. El-Mecelle’nin güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapağı İran dosyasına ayrıldı.
El-Mecelle, derginin zengin tarihinin devamı olarak önde gelen isimlerden oluşan bir grup tarafından yönetilen üst düzey editör ekipleri ile bölgeden ve dünyadan seçkin yazar, düşünür ve uzmanları kendine çekerek liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor. Bu üst düzey editör ekip arasında, Osman Umeyr, Abdurrahman Raşid ve Adil et-Tarafi yer alıyor. El-Mecelle’de, gazeteciler entelektüeller ve Mısırlı romancı Necip Mahfuz gibi önde gelen yazarlar, ortaya çıkan yenilikleri geliştirmek için yürütülen çalışmalar da bulunuyor.
El-Mecelle, yeni görünümüyle okuyucular, araştırmacılar ve ilgililer için bir referans kaynağı olmak üzere güvenilir sunumu ve özel röportajları ile inandırıcılığa dayalı ölçülü bir gazetecilik çalışmasını esas alacak. Platform ayrıca, olayların tüm yönleriyle derinlemesine analizine, verilerle ve ileriye dönük analitikle desteklenen raporlara da ter verecek.
El-Mecelle, ürettiği içeriği başta Arap dünyası olmak üzere uluslararası alandan aydınları, düşünürleri, siyasetçileri, kadınları, iş inanlarını, araştırmacıları ve karar mercilerini okurlarının beğenisine sunuyor. El-Mecelle, Körfez ve Ortadoğu'nun ötesindeki kitlelere ve küresel öneme sahip bölgelere odaklanmakla birlikte büyük başkentlere de ulaşmayı amaçlıyor.
SRMG CEO'su Cumana er-Raşid konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Modern gazeteciliğin temel direkleri, modern platformlar veya uygulamalar geliştirmekten ibaret değil. Hedeflenen sektör ve alanları belirlemek, platformun takipçilerini ve ona ilgi duyanları araştırmak ve editoryal çalışma ilkelerini modern gereksinimler doğrultusunda geliştirmek için ayrıntılı bir çalışmanın da yapılması gerekir. Böyle bir çalışma basın materyallerinin hazırlanma mekanizması, bunların sunulma yöntemi ile yazılı, görsel ve işitsel yayın kanallarının belirlenmesinden başlamalı. Bu materyalleri değerlendirmek, geliştirmeye ve güncellemeye devam etmek ile son bulmalı. Bu, organizasyon yapılarının, prosedürel politikaların, değişen düzenlemelerin ve editoryal programların geliştirilmesi ve gazetecilik ve medya yeteneklerini iyileştirilmesi gerekti. Tüm bunlar, El-Mecelle’nin uzun süredir devam eden mirasına ve sağlam temellerine halel getirmeksizin yapılıyor. El-Mecelle’nin mirası bize onu koruma ve etkisini sürdürme sorumluluğu yüklüyor. El-Mecelle dergisi son kırk yılda, güvenilir bir medya ve bilgi kaynağı oldu. Platform, güvenilirlik ve doğruluğa dayalı yaklaşımı sayesinde Arap Körfezi ve Ortadoğu bölgesi için bir medya referansı haline gelene kadar siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel farkındalıkta etkili bir faktör konumunda. Bugün, dünyanın dört bir yanındaki okuyucular tarafından takip edilmesi ve beklentileri karşılaması umuduyla El-Mecelle’nin ilk sayısını yeni versiyonuyla sunuyoruz.”
El-Mecelle, güncellenmiş baskısının ilk sayısının kapak hikayesini İran dosyasına, Tahran'daki değişime ve bunun bölge üzerindeki yansımalarına ayırıyor. Bu ilk sayıda aynı zamanda Arap ve uluslararası kanaat önderleri ve aydınlarla yapılan özel röportajlar, ekonomi ve teknolojideki son gelişmeleri ele alan tarihi resmi belgeler ve raporlar da sunuluyor. Ayrıca Arap bölgesinden ve dünyadan kültürel makalelere de bu sayıda yer veriliyor.
SRMG platformları, El-Mecelle ile birlikte, çatısı altında 30'dan fazla medya platformunu içeriyor. Söz konusu medya platformlarından bazıları araında Şarku’l Avsat, Asharq News, Arab News, Independent Arabia, Sayidaty, El-İktisadiye ve Er-Riyadiyye bulunuyor. SRMG ayrıca en önde gelen küresel medya platformları ile yenilikçi ve uzun vadeli medya ortaklıklarına da yatırım yapıyor.
183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5280729-183-y%C4%B1ll%C4%B1k-mushaf-mekke%E2%80%99de-kur%E2%80%99-%C4%B1-kerim%E2%80%99e-g%C3%B6sterilen-%C3%B6zenin-tarihini
183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
1843 yılına tarihlenen nadir bir mushaf, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde bulunan Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin koleksiyonunda yer alan en önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor. Eser, tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e gösterilen ihtimamın ve mushaf yazımı ile tezhip sanatlarının önemli tarihî tanıklarından biri kabul ediliyor.
Müze, Allah’ın kitabına gösterilen ilginin tarihî serüvenini belgeleyen çok sayıda nadir Kur’an nüshasını ziyaretçilere sunuyor. Bunlar arasında 1843 (H. 1259) tarihli söz konusu nadir mushaf da bulunuyor. Eser, 19. yüzyılda mushaf yazımında ulaşılan sanatsal ustalığı ve ilmî titizliği gözler önüne seriyor.
Kur’an-ı Kerim Müzesi, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde sunduğu bilgi ve kültür içeriği kapsamında Kur’an-ı Kerim sergisi düzenliyor. (SPA)
Mushaf, harekeleri titizlikle işlenmiş siyah mürekkeple yazılmış metniyle dikkat çekiyor. Sayfaları, ayetler arasına yerleştirilen altın yaldızlı çerçeveler ve ayraçların yanı sıra dönemin tezhip sanatındaki gelişmiş seviyeyi yansıtan ince bitkisel motiflerle süslenmiş durumda.
Eserde ayrıca Kur’an’ın bölümleri ve hiziplerine ilişkin işaretlere özel olarak yer verilmiş olması öne çıkıyor. Bu düzenleme, tilavet, ezber ve tekrar süreçlerini kolaylaştırırken, dönemin müstensihleri ve âlimlerinin ilmî doğruluk ile estetik unsurları bir arada koruma konusundaki hassasiyetini de ortaya koyuyor.
Eserle ilgili bilgilendirme notlarında, mushafın zaman içinde yıpranmasını önlemek amacıyla restorasyon ve yeniden ciltleme çalışmalarından geçirildiği belirtiliyor. Bu çalışmalar sayesinde nadir Kur’an nüshası korunarak günümüze ulaştırılırken, bir buçuk asrı aşan medeniyet ve kültür mirasının önemli bir tanığı olmayı sürdürüyor.
Mushaf, bölüm ve kısım işaretlerini göstererek Kur’an’ın bölümlerine özel bir özen gösteriyor. (SPA)
Söz konusu mushaf, Hira Kültür Bölgesi’ndeki Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin ziyaretçilere sunduğu kültürel ve bilgi içerikli koleksiyonun önemli parçalarından birini oluşturuyor. Müze, ziyaretçilere ve hacı adaylarına tarihî mushaflar ile nadir el yazması eserlerden örnekler sunarken, Kur’an-ı Kerim’in yazımı, çoğaltılması ve tezhip edilmesinin İslam tarihi boyunca geçirdiği aşamaları yakından tanıma imkânı veriyor.
Müze, Mekke’deki önde gelen kültür ve bilgi merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kurum, Müslümanların tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e hizmet etmek ve onu korumak için ortaya koyduğu çabaları gözler önüne sererken, Allah’ın kitabıyla bağlantılı İslami mirasın değerine ilişkin farkındalığın artırılmasına da katkı sağlıyor. Modern müzecilik uygulamaları ve etkileşimli eğitim deneyimleriyle ziyaretçilere zengin bir içerik sunan müze, onların Mushaf-ı Şerif’in tarihiyle bağlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Faysal bin Ferhan ile Grossi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesini görüştühttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5280228-faysal-bin-ferhan-ile-grossi-n%C3%BCkleer-silahlar%C4%B1n-yay%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’yi kabul ederken. (SPA)
Faysal bin Ferhan ile Grossi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesini görüştü
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Riyad’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’yi kabul ederken. (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan bin Abdullah ile Rafael Grossi, Suudi Arabistan ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı arasındaki iş birliği ilişkilerini, özellikle nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ile nükleer emniyet ve güvenliğin sağlanmasına ilişkin konuları ele aldı.
Görüşme, Çarşamba günü Riyad’da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı merkezinde gerçekleşti. Bakan Faysal bin Ferhan’ın Rafael Grossi’yi kabulü sırasında taraflar, ortak ilgi alanına giren çeşitli bölgesel ve uluslararası meseleleri de değerlendirdi.
Görüşmede Suudi tarafını, Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Uluslararası İşler Müsteşar Yardımcısı ve Ekonomi ile Kalkınma İşlerinden Sorumlu Genel Denetçi Dr. Abdurrahman er-Rasi, Bakanlık Silahsızlanma Dairesi Direktörü Prens Suud bin Bedr bin Suud bin Abdülaziz ve Bakanlık Tam Yetkili Büyükelçisi Dr. Menal Rıdvan temsil etti.
Suudi Arabistan'daki camiler: Devleti, vakıfları ve toplumu birbirine bağlayan dev dini ağhttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5280081-suudi-arabistandaki-camiler-devleti-vak%C4%B1flar%C4%B1-ve-toplumu-birbirine-ba%C4%9Flayan-dev-dini
Suudi Arabistan'daki camiler: Devleti, vakıfları ve toplumu birbirine bağlayan dev dini ağ
Fotoğraf: Riyad'daki el-Rachi Camii'nin cephesi
Suudi Arabistan'daki camiler, İslam dünyasının en büyük dini ağlarından birini temsil etmektedir. Bu, devleti, bağışçıları, vakıfları, hayır kurumlarını ve on binlerce imamı, müezzini, vaizi ve personeli içeren geniş bir sistemdir.
Bu karmaşık görevin yönetimi, daha önce iç içe geçen yetki alanları ve bireysel faaliyetlerin hakimiyeti nedeniyle sorun teşkil eden sistemi yeniden düzenleyen ve sadeleştiren İslami İşler Bakanlığı'nın sorumluluğundadır. Söz konusu reformlar çok sorunsuz bir şekilde uygulanmış, ibadet yerlerinin daha disiplinli ve organize bir şekilde yönetilmesini ve topluma sundukları hizmetlerin genişlemesini sağlamıştır.
Son yıllarda, Suudi Arabistan’daki camiler ılımlılık ve orta yol için bir platform olarak programlandı. Uluslararası İslami kuruluşlar, Suudi Arabistan deneyimini ve İslami İşler Bakanlığı'nın camilere gösterdiği özeni, İslam mesajını yayma, ılımlılık ve hoşgörü değerlerini aşılamadaki rolünü övmektedir. Bakanlık bunun için insanlarda İslami değerleri geliştirmeye, aşırıcılık ve fanatizme karşı uyarmaya, hoşgörü ve birlikte yaşamı teşvik etmeye odaklanan eğitim ve bilgilendirme programları düzenliyor.
Son resmi rakamlar, Suudi Arabistan'daki cami, mescit ve bayram namazı alanlarının sayısının 2018 yılının sonu itibariyle yaklaşık 98 bin 356'ya ulaştığını gösteriyor. Bu sayı, cuma namazlarının kılındığı 15 bin 134 cami, 3 bin 843 bayram namazı alanı ve beş vakit namazın kılındığı yaklaşık 79 bin mescidi kapsamaktadır.
Suudi Arabistan’daki camiler, büyük şehirlerden köyler, kırsal yerleşimler ve otoyollar boyunca tüm bölgelere dağılıyor. Yukarıda verilen detaylı veriler, Asir’in ardından Riyad ve Mekke gibi bölgelerin en yüksek yoğunluğa sahip olduğunu gösteriyor
Son yıllarda devam eden inşaat, kentsel genişleme ve hayır projeleriyle birlikte, camilerin mevcut sayının 100 bin ila 102 bine yaklaştığını varsaymak makul görünüyor. Bu, resmi bir rakam değil, analitik bir tahmin; zira 2018 yılı resmi istatistiklerine göre toplam cami sayısı yaklaşık 98 bine ulaşmıştır.
Cami haritası: Çoğu Asir'de
Suudi Arabistan’daki camiler, büyük şehirlerden köyler, kırsal yerleşimler ve otoyollar boyunca tüm bölgelere dağılıyor. Yukarıda verilen detaylı veriler, Asir'in ardından Riyad ve Mekke'nin en yüksek sayıda cami, mescit ve namazgahlara sahip olduğunu gösteriyor.
Hail şehrindeki el-Rachi Cami (SPA)
Bu yoğun dağılım, başta nüfus artışı, kentleşme, toplumun dindar yapısı, vakıf ve bağış kültürü ve İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı'nın oynadığı önemli düzenleyici rol olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor.
Suudi Arabistanlı görevlilerin sayısı
Camilerde görev yapan Suudi Arabistanlıların sayısına ilişkin olarak, mevcut resmi veriler, imam, vaiz ve müezzinleri kapsayan 84 bin 455 doğrudan kadro da dahil olmak üzere, cami ve mescitlerde yaklaşık 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor. Bu kadroların son yıllarda yerlileştirme politikalarına tabi tutulduğu ve kendisine Suudi Arabistan vatandaşlarının atandığı göz önüne alındığında, bu görevleri üstlenenlerin büyük çoğunluğunun Suudi Arabistanlı olduğu söylenebilir. Yine de herhangi bir yılda Krallık genelinde camilerle ilgili kadrolarda fiilen görev alan Suudi Arabistan vatandaşlarının sayısını kesin olarak belirleyen yakın tarihli yayınlanmış istatistikler bulunmuyor. Bu nedenle, mevcut en yakın rakam 60 bini aşan bir imam, vaiz ve müezzinin bulunduğu ve camilerle ilgili hizmet ve idari pozisyonlar da dahil edildiğinde bu sayının daha da yükseldiği yönündedir.
En büyük vakıf kurumları
Süleyman bin Abdulaziz el-Rachi Hayır Vakfı, Muhammed ve Abdullah İbrahim el-Suba’i Hayır Vakfı (Gros), Şeyh Abdulaziz İbn Baz Hayır Vakfı ve Prenses el-Anud Hayır Vakfı gibi büyük vakıf ve hayır kurumları da camilerin inşasına ve geliştirilmesine destek vermektedir. Buna ilave olarak, Krallığın çeşitli bölgelerinde cami inşaatı, restorasyonu ve donatım projelerini finanse eden bir dizi aile vakfı, vakıf fonu ve uzman dernekler de bulunuyor.
Geniş ibadethane ağı nedeniyle cami görevlileri sistemi de büyük. İslami İşler Bakanlığı'nın 2019-2020 İstatistik Yıllığı, cami ve mescitlerde 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor
Bu rakamlar bayram namazı alanlarını da içerirken, bazıları camiler ve mescitler ile sınırlı kalmış, bazıları da yenilenmiş veya bir aşamadan diğerine geçiş yapmış camileri de içeriyor olabilir.
Camileri kim inşa ediyor?
Suudi Arabistan örneğinde dikkat çekici özellik, cami inşaatı ve bakımında birincil rolün devlete, özellikle de İslami İşler Bakanlığına ait olması ve bireysel katkıların da bulunmasıdır. Bağışçılar, hayırseverler, aile vakıfları ve yardım kuruluşları, camilerin inşasında, yenilenmesinde ve donatılmasında destekleyici bir rol oynuyor.
İslami İşler Bakanlığı, son beş yılda hayır amaçlı projelerin toplamının yaklaşık 5,844 milyar riyal olduğunu ve bunun inşaat, tadilat, döşeme ve klima gibi alanları kapsadığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, yaklaşık 8,696 milyar riyal maliyetle 3 bin 502 cami ve mescit inşa edildiğini belirtti.
İnşaatın yanı sıra, hükümet düzenleyici, işletmeci ve denetleyici bir rol de üstleniyor. Ruhsatlandırma, cami teslimi, imam ve müezzin atamalarını da denetleyip, bakım, temizlik ve işletme çalışmalarının büyük bir bölümünü yönetiyor.
Bağışlarla inşa edilen camiler
Bağışların açık ve önemli rolüne rağmen, Krallık'taki tüm mevcut camileri bağışlarla inşa edilenler ve devletin doğrudan finansmanı ile inşa edilenler olarak sınıflandıran istatistikler bulunmuyor.
İslami İşler Bakanlığı'nın son yıllarda sistemin bütünlüğünü sağlamak için cami inşaatını düzenlemeye çalıştığı ve son yıllarda binlerce caminin bağışlarla inşa edildiği kesin.
Bakanlık dışından yapılan bağışlar, mescitlere yapılacak yeni eklemeler için başka bir kanal oluşturmaya devam ediyor ve hepsi Bakanlığın denetimi altında değil.
İmamlar ve müezzinler: Yüz bin
Geniş ibadethane ağı nedeniyle cami görevlileri sistemi de büyük. İslami İşler Bakanlığı'nın 1441/1442 Hicri (2019-2020) İstatistik Yıllığı, cami ve mescitlerde 93 bin 826 kişinin görev yaptığını gösteriyor.
Son yıllarda Suudi Arabistan, yol kenarında inşa edilen camilere hizmet de dahil olmak üzere camilerin inşası, bakımı konusunda uzman kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda önemli bir genişlemeye sahne oldu
Bunların en önemlileri, imamlar, vaizler ve müezzinleri kapsayan 84 bin 455 doğrudan dini pozisyondur. Personelin dağılımı şu şekildedir: Yaklaşık 35 bin 031 mescit imamı, 28 bin 104 mescit müezzini, büyük camilerde 12 bin 875 imam ve vaiz ile 8 bin 445 müezzin, ayrıca hizmet alanında görev yapan 9 binden fazla görevli.
Son yıllarda Bakanlık, çeşitli kanallar aracılığıyla işe alım çabalarını genişletti. 2023 yılında Bakanlık, 25 bin 714 sözleşmeli imam ve müezzin ile 24 bin 180 kadrolu imam ve müezzin atandığını duyurdu. Daha sonra, cami personeli için maaşlı sistemle 31 bin yeni pozisyonun açıldığını duyurdu.
İmamlar ve müezzinler ne kadar maaş alıyor?
Suudi Arabistan'da imam ve müezzinlerin maaşları, sözleşmeli, teşvikli, özel pozisyon veya Harameyn-i Şerif’te görevlendirme gibi istihdam türüne bağlı olarak değişiyor.
Sözleşmeli imam ve müezzin pozisyonları için yapılan resmi bir ilanda, lisans derecesine sahip olanlar için aylık 6 bin riyal, lise diplomasına sahip olanlar için ise 4 bin 500 riyal maaş belirlendi.
Maaş sistemi ise cami türüne ve kategoriye göre değişiklik gösteriyor.
A Kategorisi’nde bir camide görevli imam yaklaşık 4 bin 570 riyal, B Kategorisi’nde bir camide görevli imam 3 bin 675 riyal ve A Kategorisi’nde bir mescit imamı 2 bin 980 riyal almaktadır. Bu maaşlar daha sonra diğer bazı kategoriler için 2 bin 385 ve bin 890 riyale kadar düşüyor. Cami müezzini yaklaşık bin 790 riyal, daha küçük olan mescit müezzini ise yaklaşık bin 395 riyal maaş almaktadır.
Bu rakamlar, konum ve hizmet süresine bağlı olarak değiştiği için kesin olmayabilir.
Harameyn-i Şerifeyn’e gelince, özel bir statüye sahip ve diğer camiler için geçerli olan maaş skalası onun için geçerli değil.
Devlet imam ve müezzinlerin maaşlarına ne kadar harcıyor?
Yaklaşık 84 bin 500 imam, vaiz ve müezzinin oluşturduğu istihdam tabanını ve yaygın olarak kullanılan maaş aralıklarını dikkate alırsak, sadece bu kategoriye yapılan tahmini yıllık harcama yaklaşık 3 milyar riyale ulaşabilir.
Camiler için uzman dernekler
Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanı Şeyh Abdullatif bin Abdulaziz Al Şeyh'in Independent Arabia’ya ruhsatsız veya özel devlet denetimi altında olmayan derneklere doğrudan bağış yapılmasından duyduğu memnuniyetsizlikle ilgili yaptığı açıklamalar, hararetli bir tartışma başlattı. Bakan Şeyh, devlet denetimi olmadan para toplamaya çalışan lisanssız derneklere güvenilmemesi konusunda uyardı.
Camilerin inşasını üstlenen derneklerin varlığına ilişkin bir soruya cevap olarak Bakan, Bakanlığın bu konuda derneklere güvenmediğini, camilerin doğrudan güvenilir hayırseverlere teslim edildiğini belirtti. Bakan, Mekke'de veya başka bir yerde, Bakanlıktan açık ve resmi onay almadan cami inşa etmek için bağış talep eden herhangi bir kuruluşun bağışçılar tarafından güvenilir olarak kabul edilmemesi gerektiğini de vurguladı.
Mekke'deki el-Tan'im Cami (SPA)
Son yıllarda Suudi Arabistan, yol kenarında inşa edilen camilere hizmet de dahil olmak üzere camilerin inşası, bakımı konusunda uzman kâr amacı gütmeyen kuruluşlarda önemli bir genişlemeye sahne oldu.
Bu alanda uzman en az 20 ruhsatlı dernek de dahil olmak üzere, bu türden onlarca kuruluş olduğu söylenebilir. Kâr amacı gütmeyen sektörün resmi sicili sürekli olarak gelişiyor ve bazı genel derneklerin, isimlerinde açıkça bu alanda uzmanlaşmış oldukları belirtilmese bile, camiler için programları bulunuyor. Bu durum, son zamanlarda tartışmalara neden oldu, çünkü bu derneklerin bazıları İslami İşler Bakanlığı'na bağlı veya onun denetimi altında değil.
2025 yılında Suudi Arabistan, 6 bin 478 cami ve ibadethanenin bakım, temizlik ve işletmesi için toplam değeri yaklaşık 408,2 milyon riyal olan bir dizi sözleşme imzaladı. Bu rakam bütün cami harcamalarını temsil etmiyor, ancak işletme maliyetlerinin büyüklüğü hakkında net bir gösterge sunuyor
Camilere hizmet alanında çalışan en önde gelen dernek ve kuruluşlar arasında şunlar yer alıyor: Riyad'daki “Cami Bakım ve Hizmetleri Derneği” (Maazen); “Yol Kenarındaki Camilerin Bakımı Derneği”; Cidde şehrindeki “Cami Bakım Derneği”; Mekke'deki “Cami İnşaatı ve Bakım Derneği” (Ta'zim); Doğu bölgesindeki “Ya'mar Cami Bakım Derneği”; “Maharib Derneği”; Cübeyl, er-Ras, Uneyze, Kasım, Tebük, el-Cevf ve diğer bölgelerdeki yerel dernekler.
Bu dernekler sadece inşaat işleriyle uğraşmıyorlar. Çalışmaları ayrıca restorasyon, döşeme, klima, temizlik, tuvaletlerin donatılması ve uzun yollar üzerinde bulunan, yoğun kullanım nedeniyle sürekli bakıma en çok ihtiyaç duyan camilere hizmet vermeyi de kapsıyor.
Bağışçı, camiyi inşa ettikten sonra bakımını üstlenmekle yükümlü mü?
Bağışçı camiyi inşa edip Bakanlığa teslim ederse ve belirlenmiş prosedürlere göre cami kabul edilirse, otomatik olarak bakımını yapmakla yükümlülükten kurtuluyor.
Bunun önemli istisnaları da var. Bir bağışçı, özellikle bir cami için vakıf kurarsa, vakfın gelirleri, bağışçının şartlarına göre bakım veya işletme için tahsis edilir. Bağışçı, Bakanlıkla bakımı da içeren özel bir taahhüt veya anlaşma imzalarsa, anlaşmanın şartlarına bağlı kalmakla yükümlüdür. Ancak, nihai teslimattan önce, bağışçı sadece inşaat şartlarını tamamlamaktan ve gerekli teknik onayları almaktan sorumludur.
Bu durum, bazı camilerin bağımsız vakıflara veya daimî bağışçılara sahipken, diğerlerinin Bakanlığın sistemine, işletme ve bakım sözleşmelerine tabi olmasının nedenini sorgulayan tartışmalara kapıyı araladı.
Bakım ve işletme: Zorlu maliyet
Bir cami inşa etmek sadece başlangıçtır; günlük işletmeyse sürekli maliyet demektir. Bir cami elektrik, su, klima, temizlik, döşeme, düzenli bakım ve acil onarımlar gerektirir.
Cidde'deki el-Rahma Camii
Yaklaşık 100 bin cami, mescit ve namazgah ile bakım önemli bir mali ve idari zorluğa dönüşüyor.
İslami İşler Bakanlığı, 2025 yılında 6 bin 478 cami ve ibadethanenin bakım, temizlik ve işletmesi için toplam değeri yaklaşık 408,2 milyon riyal olan çeşitli sözleşmeler imzaladığını açıkladı. Bu rakam tüm cami harcamalarını temsil etmese de işletme maliyetlerinin büyüklüğü hakkında net bir gösterge sunuyor.
Bakanlık ayrıca, binin üzerinde cami ve mescidin bakımı için on milyonlarca riyali aşan değerde sözleşmeler gibi, çeşitli zamanlarda ve belirli bölgelerde sözleşmeler imzaladığını da duyurdu.
Camiler için ayrı bir bütçe var mı?
Cami bütçesi için tek ve kesin bir rakam vermek zordur. Daha doğru bir yaklaşım, bu bütçeyi üç bileşen üzerinden analiz etmektir:
Birincisi: Genellikle en büyük kalem olan maaşlar ve teşvikler.
İkincisi: Bakım, temizlik ve işletme sözleşmeleri.
Üçüncüsü: Hükümet veya bağışçılar tarafından finanse edilen inşaat ve yenileme projeleri.
Suudi Arabistan'da en az 100 bin ila 102 bin ibadet yeri bulunuyor. Son birkaç yıldır, İslami İşleri Bakanlığı çalışma yaklaşımını dönüştürerek daha verimli hale getirdi
Mevcut rakamlara göre, maaşlar, sözleşmeler, bakım ve projeler bir araya getirildiğinde camilerle ilgili harcamaların yıllık milyarlarca riyale ulaştığı söylenebilir. Ancak nihai rakam, İslami İşler Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı'ndan ayrıntılı bir açıklama gerektiriyor.
Suudi Arabistan'daki camilerin öyküsü, esasen devlet ve toplum arasında uzun süredir devam eden bir ortaklığın öyküsüdür. Devlet inşa eder, organize eder, denetler, atama yapar, izler ve yönetir. Bağışçılar da finanse eder ve vakıflar tahsis eder. Bazı dernekler ikisi arasında aracı görevi görerek bağış toplar, projeleri yönetir ve restorasyon ve bakım çalışmalarını yürütür. Bu ortaklık, Krallığın sadece sayı bakımından değil, coğrafi yayılım ve günlük işletme açısından da İslam dünyasının en büyük cami ağlarından birine sahip olmasını sağladı.
Özetle, Suudi Arabistan'da en az 100 bin ila 102 bin ibadet yeri bulunuyor. Son birkaç yıldır, İslami İşler Bakanlığı, on binlerce imam, vaiz ve müezzin gibi geniş bir kadroya ve son dönemdeki sözleşme ve teşviklerdeki genişlemeye dayanarak çalışma yaklaşımını dönüştürüp daha verimli hale getirdi. Sonuç olarak, Suudi Arabistan'daki camiler sadece dini kurumlar değildir. Sürekli finansman, günlük yönetim, bakım sözleşmeleri ve büyük bir iş gücü gerektiren devasa bir sosyal, idari ve ekonomik ağ oluşturmaktadırlar.
* "Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة