İran yer altı hava kuvvetleri üssünü kamuoyuna açıkladı

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Şemhani güvenlik toplantısı için Moskova’ya gitti

İran ordusu tarafından dağıtılan Bakıri ve Musevi’nin bir yer altı hava kuvvetleri üssünü teftiş ederken ki fotoğrafı (AFP)
İran ordusu tarafından dağıtılan Bakıri ve Musevi’nin bir yer altı hava kuvvetleri üssünü teftiş ederken ki fotoğrafı (AFP)
TT

İran yer altı hava kuvvetleri üssünü kamuoyuna açıkladı

İran ordusu tarafından dağıtılan Bakıri ve Musevi’nin bir yer altı hava kuvvetleri üssünü teftiş ederken ki fotoğrafı (AFP)
İran ordusu tarafından dağıtılan Bakıri ve Musevi’nin bir yer altı hava kuvvetleri üssünü teftiş ederken ki fotoğrafı (AFP)

İran’ın İsfahan kentinde bir askeri tesisin İsrail tarafından saldırıya uğramasından yaklaşık 10 gün sonra İran ordusu, ‘Ukab 44 (Kartal 44) adında ülkenin savaş uçaklarını barındıran ilk yer altı hava kuvvetleri üssünü açtığını duyurdu.
Reuters Haber Ajansı’nın İran resmi haber ajansı IRNA’dan aktardığına göre Ukab 44 üssünde, savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) saklanıp operasyonel hale getirilebiliyor.
IRNA, Ukab 44 üssünü İran Hava Kuvvetleri’nin ‘en önemli’ üslerinden biri olarak tanımlayarak yerin derinliklerine inşa edildiğine ve uzun menzilli seyir füzeleri ile donatılmış savaş uçaklarına ev sahipliği yaptığına işaret etti.
IRNA her ne kadar bu üssün ilk olduğu konusunda ısrar etse de, ordu tarafından yapılan açıklamada Ukab 44 için “İran Hava Kuvvetleri'nin geçtiğimiz yıllarda ülke genelinde sivil savunma standartlarına uygun olarak ve bu silahlı kuvvetin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde kurulan çok sayıdaki taktiksel yer altı hava üssünden biri” ifadeleri kullanıldı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre üssün coğrafi konumu belirtilmedi ancak devlet medyası, üssün ‘İslam Cumhuriyeti’nin baş düşmanı ABD'nin stratejik bombardıman uçaklarının bombalarına karşı koyabilmek için dağların kalbinde yüzlerce metre derinlikte olduğunu’ bildirdi.
İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri devlet televizyonuna yaptığı açıklamada “İsrail de dahil olmak üzere düşmanlarımız tarafından İran'a yapılacak herhangi bir saldırı, Ukab 44 de dahil olmak üzere birçok hava üssümüzden karşılık bulacaktır” ifadelerini kullandı.
Hava Kuvvetleri üssünün duyurusu, İran’ın 29 Ocak'ta İsfahan'daki bir askeri tesise düzenlenen saldırıdan İsrail'i sorumlu tuttuğu bir dönemde yapıldı. Saldırı, devletin askeri varlıklarını baş düşmanı İsrail'in olası hava saldırılarına karşı koruma becerisine ilişkin şüpheleri artırmıştı. Ancak İran medyası, üssün duyurusunu, 1979 devriminden sonra İran ordusundaki Hava Kuvvetleri subayları ile Humeyni arasındaki görüşmenin yıldönümü olan Hava Kuvvetleri Günü'ne bağladı. Hava Kuvvetleri, 1980 yılındaki başarısız Noje darbe girişiminin ardından yapılan idamlarda en önde gelen isimlerini kaybetmişti.

İsrail saldırısından sonra
Kemerli beton tavana ve geniş duvarlara sahip üssün yapısı, İran'ın 28 Mayıs'ta kamuoyuna açıkladığı başka bir yer altı üssüne benziyor. İran ordusu bu yer altı üssünü ilk İHA üssü olarak duyurmuştu. Devlet televizyonu muhabiri o dönem Kirmanşah şehrinden üs bölgesine uçuşunun helikopterle 45 dakika sürdüğünü söylemişti. Üs, Tahran'ın güneydoğusundaki yüksek güvenlikli Parçin Askeri Araştırma Tesisi'nin İHA geliştirilen bir bölümünü hedef alan bir saldırıdan günler sonra kamuoyuna açıklanmıştı. Parçin Askeri Araştırma Tesisi’nde İran Silahlı Kuvvetleri, uranyum zenginleştirme doğrultusunda kimyasal silahlar ve lazer teknolojisi geliştirip üretmek için araştırmalar yürütüyor ve füze ve silah üretiminin yanı sıra yüksek patlayıcılığı olan testler yapıyor. İran'ın İsrail'i sorumlu tuttuğu saldırıda Savunma Bakanlığı'ndan genç bir mühendis hayatını kaybetmişti.
5 Mart'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), füzeler ve İHA’ları barındıran iki yeni yer altı üssünü kamuoyuna açıklamıştı. Yine bu duyuru da, kimliği meçhul 6 İHA’nın 12 Şubat'ta Kirmanşah eyaletinin Mahideşt bölgesindeki bir DMO üssüne saldırarak buradaki binlerce İHA’yı yok etmesinden sonra yapılmıştı. The New York Times diplomatik kaynaklara dayandırdığı bir haberinde üssün İHA’ları monte etmek ve depolamak için kullanıldığını aktarmıştı.
13 Mart'ta DMO, Erbil Havaalanı yakınlarındaki bir villaya 10 balistik füze fırlatmış ve ‘İsrail’in stratejik merkezleri’ olduğunu iddia ettiği yerlerin hedef alındığını duyurmuştu. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkilileri ise bu iddiaları sert bir şekilde reddetmişti.

Yeni savaş uçakları
IRNA, haberinde yer altı tesisine Hava Kuvvetleri mensupları tarafından yönlendirilerek sokulan füzelerle donatılmış savaş uçaklarının fotoğraflarını ve videolarını paylaştı. Yeni üsten yayınlanan fotoğraflarda Bakıri ve İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi’nin yanı sıra bir dizi askeri yetkilinin kemerli beton tavana sahip üssü gezdiği görülüyor.
İran ordusuna bağlı Halkla İlişkiler Departmanı’ndan yapılan açıklamada, Ukab 44 üssünün, her türden savaş uçağı ve bombardıman uçakları ile İHA’ları saklama ve operasyonel hale getirme gücüne sahip olduğu belirtildi. Açıklamada, yeni üssün ‘İran Hava Kuvvetleri’nin yeni savaş uçaklarını da barındırma ve operasyonel hale getirme kapasitesine sahip olduğuna’ dikkat çekildi ancak ek bir ayrıntı verilmedi.
Daha önce İran'ın Suhoy Su-35 savaş uçağı satın almaya çalıştığı basına yansımıştı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby geçtiğimiz kasım ayında yaptığı bir basın açıklamasında, İranlı pilotların Rusya'da eğitim gördüğüne ilişkin istihbarat tahminlerine dikkat çekmişti. Geçen aralık ayında İsrail medyasına konuşan Batılı istihbarat yetkilileri, Rusya’nın İran'a Suhoy Su-35 savaş uçakları tedarik etmeye hazırlandığını öne sürmüşlerdi. İsrail merkezli Kanal 12, İranlı pilotların savaş uçaklarını kullanmak için çoktan eğitildiğini iddia etmişti.
Bunun üzerine geçen ocak ayında İran parlamentosundaki Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Şehriyar Haydari, İran'ın yeni yıl başında yani 21 Mart'a denk gelen Nevruz bayramından sonra Rusya'dan Suhoy Su-35 savaş uçakları alacağını duyurmuştu.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre İran Hava Kuvvetleri filosunda Rus Mikoyan MiG-29, Suhoy Su-25 ve Çin F-7'si de dahil olmak üzere çeşitli modellerde yaklaşık 300 eski savaş uçağı bulunuyor. Ayrıca, 1979'dan önce Şah döneminde satın alınan Fransız Mirage savaş uçaklarına ek olarak ABD yapımı F-4 ve F-14 uçaklarını da içeriyor. 2006 yılında İran, ABD yapımı 80 tane F-14 Tomcat savaş uçağının tamamını resmen hizmetten çektiğini duyurmuş olsa da hala kullanıyor.

Şemhani Moskova’da
Yeni savaş uçaklarını barındıracak kapasiteye sahip İran hava üssünün kamuoyuna açıklanmasıyla eş zamanlı olarak, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani Rus mevkidaşı Nikolay Patruşev'in daveti üzerine dün Moskova'ya gitti. Söz konusu ziyaret, Tahran'ın Rusya'da bir İHA tesisi inşa etmeye çalıştığına dair ABD tarafından gelen haberleri yalanladığı bir zamanda geliyor.
Şemhani’nin 5. Bölgesel Güvenlik Diyaloğu toplantısına Hindistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'daki mevkidaşlarıyla birlikte katılması bekleniyor. Toplantıda Afganistan'daki duruma odaklanılacak. İlk yurtdışı ziyaretini gerçekleştiren Şemhani’nin yakın bir zamanda eski yardımcısı Ali Rıza Ekberi'nin İngiltere için casusluk yaptığı suçlamasıyla idam edilmesinin ardından görevden alınacağı yönünde iddialar çıkmış ancak İranlı yetkililer bu iddiaları reddetmişlerdi.
Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin medya platformu Nur News tarafından konuya ilişkin yapılan haberde ‘yeni durumlarda ikili ilişkileri şekillendiren İran ve Rusya arasındaki en önemli ortak noktanın, yaptırımları bozmak için ekonomik ve ticari enerji alışverişi’ olduğu vurgulandı. Geçen hafta, İran ve Rusya merkez bankalarından yetkililer, ABD yaptırımlarını atlatmak amacıyla bankalarının iletişim ve havale sistemlerini birbirine bağlamak için bir mutabakat zaptı imzalamışlardı.

Tahran İHA ortaklığını yalanladı
ABD merkezli The Wall Street Journal gazetesinin haberinde, Moskova ve Tahran'ın Moskova'nın 600 mil doğusunda en az 6 bin SİHA üretebilme kapasitesi olan yeni bir fabrika inşa etme planlarında ilerleme kaydettikleri bildirilmişti. Haberde, İranlı bir heyetin geçen ocak ayında Moskova'ya yaptığı bir ziyarete dikkat çekilerek, İran heyetine DMO Hava ve Füze Birimi Araştırma Teşkilatı Başkanı Abdullah Mehrabi ve İran İHA’larının üretilmesine önemli katkı sağlayan Kudüs Havacılık Sanayi Şirketi CEO'su Kasım Damavandiyan’ın başkanlık ettiği kaydedilmişti.
Bunun üzerine Nur News “İran'ın Rusya'da SİHA üretimi için herhangi bir bağımsız veya ortak projesi yok. Batı medyasının haberleri asılsız. Ukrayna'da yıpratma savaşının devam etmesi için daha kabul edilebilir bahaneler arasalar iyi olur” şeklinde bir açıklama yaptı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise İHA üretimi iddialarının ‘taraflı ve yalan’ olduğunu söyledi.



SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.