Suudi Arabistan-İran anlaşması: Yansımalar ve gereklilikler

Tahran, uluslararası ve bölgesel yalnızlıktan kurtulmak ve Riyad ile yapılan anlaşmadan yararlanmak için bölgedeki rolünü gözden geçirmeli

Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)
Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)
TT

Suudi Arabistan-İran anlaşması: Yansımalar ve gereklilikler

Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)
Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)

Hüda Rauf
Önce Irak ve Umman Sultanlığı gözetiminde birkaç diyalog turunun, sonra da Çin’in aracılığıyla yapılan görüşmelerin ardından 10 Mart’ta Suudi Arabistan ve İran arasında diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması için bir anlaşma yapıldığı duyuruldu. Hiç şüphesiz anlaşma ilanı, Ortadoğu bölgesi ve dışında büyük bir yankı uyandırdı. İki ülkenin bu bölgedeki bölgesel güçleri temsil etmesi itibarıyla anlaşmanın etkilerine dair çok sayıda analiz yapılabilir.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’a göre Suudi Arabistan, anlaşmanın iki ülke arasında mevcut anlaşmazlıkların çözümü anlamına gelmediğini, daha ziyade bir diyalog, sakinleşme ve anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde halledilmesi yolunu izleme arzusunu yansıttığını açıkladı. Diğer bazı bölgesel sistemler gibi Ortadoğu’daki ortamın da işbirlikçi değil rekabetçi ve çatışmacı karakterini göz önüne getirerek şu soruyu soralım: Suudi Arabistan-İran anlaşmasının bölgesel güvenliğe etkisi nedir? Anlaşmanın başarılı ve sürekli olması için ne gerekir?
Birçok ülke, iki ülke arasındaki iletişimin yeniden kurulmasını övgüyle karşıladı. Anlaşma BAE, Umman, Katar, Irak, Mısır, Bahreyn ve Türkiye gibi birçok bölge ülkesi tarafından olumlu karşılandı. Hizbullah, Husiler ve Filistin Yönetimi de anlaşmaya dair iyimserliklerini ifade ettiler.
Anlaşma tarafların şartlara bağlı kalmasıyla sürerse, Yemen savaşı gibi bölgesel çekişmeler başta olmak üzere bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etkisi olacak. İran’ın BM Daimi Temsilcisi, ‘İran ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmanın Yemen’de bir ateşkes sağlanmasına yardımcı olacağını’ dile getirdi. Görünüşe bakılırsa İran ve Suudi Arabistan arasındaki siyasi ilişkilerin yeniden tesis edilmesi, Yemen’de bir ateşkesin sağlanmasını, halk diyalogunun başlamasını ve ulusal bir hükümetin kurulmasını hızlandıracak. Anlaşma ayrıca, Suriye’nin Araplara dönüşünü kolaylaştırmak ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ya da tüm deniz koridorlarında seyrüsefer tehdidine son vererek Körfez’in güvenlik sorununu yatıştırmak üzere bir adım atacak.
Bir sonraki aşamada Çin’in, çekişmeleri çözmek için mekanizmalar bulmak adına bölgesel bir güvenlik forumu çağrısı yaptığına tanık olmak mümkün. Suudi Arabistan’ın bu hamlesinin, bölge ülkelerine yeni değişim ve İran’a ayak uydurma fırsatı verdiği de söylenebilir.
Anlaşmanın İran nükleer dosyası üzerindeki etkisine gelince; anlaşmanın İran’ı, bir arada barış içinde yaşamak için komşularının endişelerini gidermeye, dolayısıyla nükleer yeteneklerini geliştirmeyi bırakmaya sevk edip etmeyeceği belli değil. Birtakım sorular var ve cevaplamak için beklemek gerek; zaman, önümüzdeki günlerde neler yaşanabileceğini gösterecek.
Bu anlaşma, etkin bir dış politika takip eden birçok bölgesel taraf olması itibarıyla bölgesel çoğulculuğa işaret etmekle kalmıyor, aynı zamanda kendisiyle bağlantılı dış tarafların çokluğu ile öne çıkan Ortadoğu’da değişen manzaraya da ışık tutuyor. Bölge artık Asya’ya yönelme politikası doğrultusunda bölgeden çekildiği görülen ABD varlığıyla sınırlı değil. Bugün Çin’i, bölge ülkeleriyle ilişkileri olan önemli bir ekonomik taraf ve en önemli iki taraf arasındaki en mühim anlaşmanın garantörü olarak görüyoruz. Rusya’nın da bölgenin birçok dosyasındaki rolü malum…
Güven inşası, kolay gerçekleşebilecek bir şey olmadığından anlaşmanın başarılı bir şekilde devam etmesi için birtakım şartların karşılanması gerekir. Mesela İran, uluslararası ve bölgesel yalnızlıktan kurtulmak ve Suudi Arabistan’la yapılan anlaşmadan istifade etmek için bölgedeki rolünü, çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden değerlendirmesi gerektiğini anlamalı. Zaten birçok İranlı yetkili de şiddetli siyasi ve mali yalnızlık döneminde Suudi Arabistan’la yakınlaşmadan ekonomik fayda beklediklerini belirtti.
Anlaşma aynı zamanda İran rejiminin ülke içindeki imajını düzeltecek ve barış içinde bir arada yaşama niyetini ve bölgesel kaynakların İranlılar da dahil olmak üzere herkesin yararına geliştirilmesi için işbirliğine yönelik eğilimi gösterecektir. Pekin’in açıklamasından bir gün sonra İran Petrol Bakanı Cevad Avci, İran’ın Çin’le birçok büyük ekonomik proje belirlediğini, büyük Çinli şirketlerle iyi anlaşmalara varıldığını ve bunların ileride duyurulacağını açıkladı.
Suudi Arabistan, çatışma ve gerilim yerine İran’la diyalog kurarak diplomasi yolunu izleme şeklindeki son adımı onaylamayı tercih etti. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İran’la diplomatik ilişkileri yeniden tesis etmek üzere yapılan anlaşmanın, iki ülkenin aralarındaki tüm anlaşmazlıkları çözüme kavuşturdukları anlamına gelmediğini belirtti. Açıklamasın devamında anlaşmanın, iki tarafın da anlaşmazlıkları iletişim ve diyalog yoluyla çözme arzusunu teyit ettiğinin altını çizdi ve ülkesinin, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı sağlama konusundaki sorumluluk duygusundan dolayı seçtiği sükunet yolunda ilerlediğini yineledi.
Anlaşma, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine müdahale edilmemesi gerekliliğini de vurguladı. Dolayısıyla anlaşmanın devamını sağlamak için Körfez ülkelerinin Körfez güvenliğine yönelik tehdit olarak gördüğü faaliyetlerin durması gerekir. Etkin bölgesel güvenlik düzenlemeleri içinse anlaşmazlıkları çözmek ve çatışmayı önlemek için güven inşa eden adımlar atılmalıdır.
Anlaşma, bazı bölge ülkelerinde uzun süredir kargaşa, çatışma ve iç savaş yaşayan bir bölgede yeni bir yol açtı. Dolayısı ile bölgeyi, bir yapılanma ve  kalkınma aşamasına taşımaya devam edeceğini umuyoruz.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



Suudi Arabistan: Flydubai pilotu ve yardımcısı güvenlik ekibi eşliğinde BAE'ye gitti

Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)
Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)
TT

Suudi Arabistan: Flydubai pilotu ve yardımcısı güvenlik ekibi eşliğinde BAE'ye gitti

Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)
Flydubai'ye ait Boeing 737-8 MAX tipi uçak (Reuters)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Flydubai uçağında yaşanan olayla ilgili Suudi Arabistan'daki yetkili makamların Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir güvenlik ekibinin katılımıyla yürüttüğü ilk soruşturmanın, uçak kaptanına yardımcısı tarafından saldırıda bulunulduğuna işaret ettiğini bildirdi. Olay sonucunda pilot ve yardımcısının çeşitli yerlerinden yaralandığı belirtildi.

Bakanlıktaki yetkili bir kaynak, perşembe günü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'daki ilgili birimlerin Flydubai'nin FZ1073 seferinde ilan edilen acil durumla ilgili gerekli işlemleri başlattığını ve uçağa çarşamba günü Tebük'teki Prens Sultan bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'na acil iniş izni verildiğini belirtti.

Kaynak, uçağın saat 09.45'te güvenli şekilde iniş yaptığını ve uçakta 174 yolcunun yanı sıra 8 kişilik mürettebat bulunduğunu aktardı. Uçaktaki herkesin gerekli sağlık hizmetinden yararlandığını belirten kaynak, tüm yolcuların saat 17.40'ta Flydubai'ye ait alternatif bir uçakla yolculuklarına devam ettiğini kaydetti.

Açıklamada, uçuş ekibinin aynı şirkete ait başka bir uçakla Dubai'ye döndüğü, kaptan pilot ile yardımcısının ise sağlık durumlarının değerlendirilmesinin ardından gerekli tedavinin uygulanması amacıyla hastaneye sevk edildiği belirtildi.

Yetkili kaynak, kaptan pilot ve yardımcısının sağlık durumlarının düzelmesinin ve sağlık ekibinin uçuşlarına izin vermesinin ardından perşembe sabahı BAE'nin güvenlik ekibi eşliğinde Suudi Arabistan'dan ayrılarak Abu Dabi'ye gittiklerini bildirdi.

Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan'ın acil durumlarla uluslararası yükümlülükleri ve insani sorumlulukları doğrultusunda, ilgili makamların yürürlükteki mevzuat ve talimatlarına uygun şekilde müdahale ettiği vurgulandı. Bu yaklaşımın hava seyrüseferinin güvenliğini sağlamak, ülkenin havacılık ve güvenlik sistemlerinin hazırlık düzeyini korumak ve olağanüstü durumlara hızlı ve etkin müdahale kapasitesini güvence altına almak amacı taşıdığı belirtildi.


Suudi Arabistan, Yemen hükümet bütçesine 224 milyon riyal destek sağladı

Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
TT

Suudi Arabistan, Yemen hükümet bütçesine 224 milyon riyal destek sağladı

Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)
Yeni Suudi Arabistan desteği, Yemen hükümetinin acil ihtiyaçlarına yanıt olarak sağlandı (Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı)

Suudi Arabistan, Yemen hükümetinin talebi üzerine bütçe desteği kapsamında 224 milyon riyali (60 milyon)  aşan yeni bir ödeme yaptı. Destek, Riyad'ın Yemen halkına ve Yemen hükümetine yönelik sürdürülen desteğinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Suudi Arabistan yönetiminin talimatıyla sağlanan destek, Yemen'in karşı karşıya bulunduğu ekonomik zorlukların yanı sıraa Husilerin Yemen halkının kaynaklarını, mülklerini ve çıkarlarını hedef alan saldırılarının devam ettiği bir dönemde geldi.

Suudi Arabistan, Yemen'in Kalkınması ve Yeniden İmarı için Suudi Programı aracılığıyla sağlanan yeni ödemenin, hükümetin mali kaynak akışının düzenli hale getirilmesine ve maliye politikasının etkinliğinin artırılmasına katkı sağlamayı amaçladığını bildirdi. Bu desteğin Yemen vatandaşlarının satın alma gücünü artırarak ekonomik istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunacağı belirtildi.

Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Câbir, yeni bütçe desteği ödemesinin ülke yönetiminin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirterek Riyad'ın Yemen'in içinde bulunduğu mevcut koşullar karşısında Yemen hükümetine desteğini sürdüreceğini ifade etti.

Al Câbir, yeni ödemenin 224 milyon Suudi riyalini aştığını belirterek desteğin hükümetin mali kaynak akışının düzenli hale getirilmesine ve maliye politikasının etkinliğinin artırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Büyükelçi, bütçe desteğinin Yemen vatandaşlarının satın alma gücünü güçlendireceğini ve bunun ekonomik istikrarın desteklenmesine, ayrıca ülkenin içinde bulunduğu koşulların etkilerinin hafifletilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Söz konusu destek, Suudi Arabistan'ın Yemen hükümetine verdiği sürekli desteğin yanı sıra hükümetin mali yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesini güçlendirme ve mevcut koşullar karşısında Yemen ekonomisini destekleme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.


İtalyan yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’la birlikte üçüncü ülke pazarlarına gireceğiz

Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)
Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)
TT

İtalyan yetkili Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’la birlikte üçüncü ülke pazarlarına gireceğiz

Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)
Suudi Ticaret Odaları Federasyonu ile İtalyan Ulusal Tanıtım ve Kalkınma Ajansı arasında bir iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında (X)

Riyad ve Roma ekonomik ilişkilerini daha somut bir iş birliği zeminine taşımaya hazırlanırken iki ülkenin üçüncü ülke pazarlarında birlikte çalışması ve Suudi ve İtalyan şirketleri, özellikle de küçük ve orta ölçekli işletmeler arasındaki iş birliği kanallarının genişletilmesi hedefleniyor.

Bu gelişme, İtalya'nın ulusal kalkınma finansmanı kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti'nin (CDP) Riyad'da iki anlaşmaya imza atmasıyla yaşandı. Anlaşmalardan biri Suudi Arabistan Ulusal Kalkınma Fonu, diğeri ise Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile imzalandı. Anlaşmalar, finansman ve yatırım alanındaki iş birliğinin genişletilmesini ve şirketlerin iki ülkedeki fırsatlara erişiminin kolaylaştırılmasını amaçlıyor.

Üst düzey bir İtalyan yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Riyad-Roma iş birliğinin yalnızca Suudi Arabistan ve İtalya pazarlarıyla sınırlı olmadığını, iki ülkenin birlikte üçüncü ülke pazarlarında da faaliyet gösterebileceğini söyledi. Yetkili, Suudi ekonomisinin çeşitlendirilmesinin İtalyan şirketleri için geniş fırsatlar sunduğuna dikkati çekerek İtalya'nın çok çeşitli sektörlerde güçlü bir sanayi tabanına ve uzmanlığa sahip olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile CDP, çarşamba günü Riyad'da, Ula'da başlatılan Suudi-İtalyan stratejik ortaklığını hayata geçirmeyi, ortak projeler için finansman kanalları açmayı ve küçük ve orta ölçekli şirketleri iki ülke arasındaki iş birliğine dahil etmeyi amaçlayan bir anlaşma imzaladı. Anlaşma aynı zamanda federasyonun, İtalyan tarafıyla iş birliğinde Suudi özel sektörünün kurumsal temsilcisi olarak rolünü güçlendirmeyi hedefliyor.

Anlaşma, iki ülkenin iş dünyaları arasındaki ortaklıkları güçlendirmek için pratik bir çerçeve sunuyor. Bu kapsamda Suudi şirketleri İtalyan muadilleriyle buluşturan bir iş eşleştirme platformunun desteklenmesi, projeler ve yatırım fırsatları hakkında bilgilendirme yapılması ve İtalyan şirketlerinin Suudi pazarını keşfetmesine ve pazara giriş süreçlerini kolaylaştırmasına yardımcı olacak iletişim kanallarının oluşturulması öngörülüyor.

CDP, Ula'da başlatılan Suudi-İtalyan stratejik ortaklığının bir parçası olurken anlaşma, Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile federasyona bağlı Suudi-İtalyan İş Konseyi'nin iki ülkenin özel sektörleri arasındaki iş birliğini hayata geçirmede ve ortaklık fırsatlarını somut projelere ve işlere dönüştürmede daha büyük rol üstlenmesine imkân tanıyor.

Stratejik ortaklıkta iş birliği

İtalya'nın ulusal kalkınma finansmanı kuruluşu CDP'nin Başkanı Dario Scannapieco, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin iki ülke arasındaki yakınlaşmayı güçlendirmek veya Suudi pazarında faaliyet göstermekle sınırlı olmadığını, başka ülkelerde ve üçüncü ülke pazarlarında iş birliğini de kapsadığını söyledi.

İtalyan heyetinin Riyad ziyaretinin birden fazla hedefi olduğunu belirten Scannapieco, bunların başında yatırımcılarla bir araya gelmek ve Suudi kurumlarıyla iş birliğini güçlendirmenin geldiğini ifade etti. Ulusal Kalkınma Fonu ile gerçekleştirilen görüşmenin son derece verimli olduğunu belirten Scannapieco, görüşmenin çeşitli alanlarda geniş kapsamlı iş birliğinin önünü açtığını kaydetti.

afgthyjudcs
İtalya Ulusal Kalkınma Finansmanı Kuruluşu Başkanı ile Suudi-İtalyan İş Konseyi Başkanı (X)

Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu ile imzalanan anlaşmanın kurumsal iş birliğinden daha somut bir iş birliğine geçiş yönünde ilave bir adım olduğunu belirten Scannapieco, anlaşmanın Suudi pazarındaki fırsatları araştırmak isteyen İtalyan küçük ve orta ölçekli şirketlerine yardımcı olmayı, doğrudan iletişim kanalları oluşturmayı ve bu şirketlerin pazara erişimini kolaylaştırmayı amaçladığını söyledi.

Scannapieco, CDP'nin İtalyan küçük ve orta ölçekli şirketlerini Suudi muadilleriyle buluşturmayı amaçlayan bir iş eşleştirme platformunu hayata geçirmek ve güncellemek için çalıştığını belirtti. Platformun yeni ticari fırsatların ve ortaklıkların keşfedilmesine imkân sağlayacağını ifade etti.

Anlaşmanın üç temel başlığa odaklandığını belirten Scannapieco, bunlardan ilkinin iş eşleştirme platformunun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede iki ülkedeki küçük ve orta ölçekli şirketlerin birbirleriyle bağlantı kurabileceğini ve potansiyel ortaklarını tanıyabileceğini kaydetti.

İkinci başlığın Suudi Arabistan'daki seçilmiş projelerin belirlenmesi ve İtalyan şirketlerine bu projeleri tanıma ve projelere katılım fırsatlarını araştırma imkânı sağlanması olduğunu belirten Scannapieco, Riyad Expo 2030'un İtalyan şirketlerinin yer alabileceği alanlardan biri olduğunu ifade etti.

Üçüncü başlığın ise iş birliğini ilerletmek ve Suudi pazarına girmek isteyen İtalyan şirketlerine pratik destek sunmak amacıyla iki kurum arasında doğrudan bir iletişim noktası oluşturulması olduğunu söyledi. Bu kapsamda şirketlerin gerekli izin ve prosedürleri öğrenmesine yardımcı olunacağını belirtti.

Scannapieco, amaçlarının İtalyan şirketlerinin Suudi Arabistan'a erişimini kolaylaştırmak ve iki taraf arasındaki iş birliğini şirketlerin fırsatları keşfetmesine ve pazara daha etkin şekilde girmesine imkân tanıyan pratik bir sürece dönüştürmek olduğunu ifade etti.

İtalya'nın ulusal kalkınma ve ekonomiyi destekleme kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti aracılığıyla iki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi için geniş fırsatlar bulunduğunu belirten Scannapieco, CDP'nin bu ortaklıkları güçlendirmek ve kapsamını genişletmek için çalıştığını söyledi.

Bölgedeki ortaya çıkabilecek zorluklar karşısında Suudi-İtalyan iş birliğinin kritik sektörlerdeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Scannapieco, İtalya'nın son derece çeşitlendirilmiş bir sanayi tabanına sahip olduğunu ve çok çeşitli ürünler ürettiğini söyledi. Scannapieco, atıfta bulunduğu bir sıralamaya göre İtalya'nın sanayi sektörünün çeşitliliği bakımından Çin ve ABD'nin ardından dünyada üçüncü sırada yer aldığını belirtti.

Bu çeşitliliğin İtalyan şirketlerine uzmanlaşmış teknik bilgi sunma ve Suudi ekonomisinin çeşitlendirilmesine yönelik çabalara ortak olma imkânı verdiğini belirten Scannapieco, İtalyan şirketlerinin bu süreçte yüksek değerli bir ortak olabileceğini söyledi.

Önümüzdeki dönemde İtalyan iş dünyasının Suudi Arabistan'daki varlığının genişletilmesi gerektiğini belirten Scannapieco, çok sayıda büyük İtalyan şirketinin hâlihazırda Krallık'ta faaliyet gösterdiğini, bir sonraki adımın ise küçük ve orta ölçekli şirketlerin İtalya dışına açılarak bölge pazarlarına girmesinin önünü açmak olduğunu söyledi. Bunun iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin tabanını genişleteceğini ifade etti.

Suudi-İtalyan ortaklığı uygulama aşamasına geçiyor

Suudi-İtalyan İş Konseyi Başkanı Kamil el-Müncid ise Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada anlaşmanın, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında Ocak 2025'te Ula'da gerçekleştirilen toplantının doğrudan devamı niteliğinde olduğunu söyledi. El-Müncid, söz konusu toplantının iki ülke ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine taşıdığını ve ekonomik ilişkileri bu ortaklığın temel başlıklarından biri haline getirdiğini belirtti.

El-Müncid, çarşamba günü CDP ile Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu arasında imzalanan anlaşmanın iki ülkenin iş dünyaları arasındaki iş birliğini güçlendirmek için pratik bir adım olduğunu ve mevcut ilişkilerin ticari ve yatırım ortaklıklarına ve projelere dönüştürülmesi için yeni bir kanal sunduğunu ifade etti.

Anlaşmanın Suudi-İtalyan İş Konseyi'nin İtalya Sanayi Konfederasyonu (Confindustria) ve Ulusal El Sanatları ve Küçük İşletmeler Konfederasyonu (CNA) ile heyet ziyaretleri, forumlar ve doğrudan iş görüşmeleri aracılığıyla kurduğu ortaklıkları güçlendirdiğini belirten El-Müncid, CDP'nin imkânları ile Suudi Arabistan Ticaret Odaları Federasyonu'nun kapsamının bu bağlantıların daha sürdürülebilir iş fırsatlarına dönüştürülmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Anlaşmanın iki temel avantaj sunduğunu belirten El-Müncid, bunlardan ilkinin CDP'nin iş eşleştirme platformu olduğunu ifade etti. Bu platform sayesinde Suudi ve İtalyan şirketlerinin yetenekleri ve ticari ilgi alanları hakkında bilgi girebileceğini, ardından ihtiyaçlarıyla bu yetenekler örtüşen potansiyel ortakları tespit edebileceğini söyledi.

Platformun şirketlerin uygun ortaklara ulaşma sürecini kısaltabileceğini belirten El-Müncid, örneğin İtalyan teknolojisi arayan Suudi bir sanayi şirketinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şirketleri tespit edebileceğini, Suudi pazarına girmek isteyen İtalyan bir şirketin ise yerel bir ortak arayabileceğini ifade etti. Federasyon ve İş Konseyi'nin şirketleri platformu kullanmaya teşvik edeceğini ve platform üzerinden ortaya çıkan iş birliği fırsatlarını takip edeceğini söyledi.

El-Müncid'e göre ikinci avantaj ise CDP Grubu'na bağlı SIMEST ile iş birliğinin güçlendirilmesi. SIMEST'in Riyad'daki varlığı ve İtalyan şirketlerinin uluslararası ölçekte büyümesine verdiği desteğin, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler olmak üzere daha fazla şirketin Suudi Arabistan'da iş kurmasına ve faaliyetlerini genişletmesine yardımcı olabileceğini belirtti.

Anlaşmanın oluşturduğu ortak kanalın, İtalya'da ticaret yapmak, yatırım gerçekleştirmek veya faaliyet göstermek isteyen Suudi şirketlerinin uygun İtalyan ortaklara ulaşmasına ve yeni fırsatları keşfetmesine imkân sağlayacağını belirten El-Müncid, Suudi iş dünyasına bu ortaklıktan yararlanma ve iş birliğini sürdürülebilir projelere ve ortak büyüme fırsatlarına dönüştürme çağrısında bulundu.

İtalyan şirketlerinin mühendislik, teknoloji ve imalat alanlarında uzmanlığa sahip olduğunu, Suudi şirketlerinin ise yerel pazar bilgisi ve büyüme kapasitesi sunduğunu belirten El-Müncid, iş birliği fırsatlarının ticaret, altyapı, iletişim, sanayi, enerji ve turizm gibi sektörlere uzandığını söyledi.

El-Müncid, Riyad Expo 2030'un bu kabiliyetleri bir araya getirmek ve iki ülkenin şirketleri için yeni alanlar açmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek önceliğin artık uygulama aşamasına geçmek olduğunu vurguladı. Bu kapsamda şirketlerin platforma çekilmesi, öncelikli sektörlerin belirlenmesi, net iletişim noktalarının oluşturulması ve gelecek vadeden fırsatların somut projelere dönüşene kadar takip edilmesi gerektiğini ifade etti.