Suudi Arabistan-İran anlaşması: Yansımalar ve gereklilikler

Tahran, uluslararası ve bölgesel yalnızlıktan kurtulmak ve Riyad ile yapılan anlaşmadan yararlanmak için bölgedeki rolünü gözden geçirmeli

Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)
Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)
TT

Suudi Arabistan-İran anlaşması: Yansımalar ve gereklilikler

Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)
Anlaşma, tarafların şartlara uymasıyla sürerse bu, bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etki yaratır. (AFP)

Hüda Rauf
Önce Irak ve Umman Sultanlığı gözetiminde birkaç diyalog turunun, sonra da Çin’in aracılığıyla yapılan görüşmelerin ardından 10 Mart’ta Suudi Arabistan ve İran arasında diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması için bir anlaşma yapıldığı duyuruldu. Hiç şüphesiz anlaşma ilanı, Ortadoğu bölgesi ve dışında büyük bir yankı uyandırdı. İki ülkenin bu bölgedeki bölgesel güçleri temsil etmesi itibarıyla anlaşmanın etkilerine dair çok sayıda analiz yapılabilir.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan’a göre Suudi Arabistan, anlaşmanın iki ülke arasında mevcut anlaşmazlıkların çözümü anlamına gelmediğini, daha ziyade bir diyalog, sakinleşme ve anlaşmazlıkların barışçıl bir şekilde halledilmesi yolunu izleme arzusunu yansıttığını açıkladı. Diğer bazı bölgesel sistemler gibi Ortadoğu’daki ortamın da işbirlikçi değil rekabetçi ve çatışmacı karakterini göz önüne getirerek şu soruyu soralım: Suudi Arabistan-İran anlaşmasının bölgesel güvenliğe etkisi nedir? Anlaşmanın başarılı ve sürekli olması için ne gerekir?
Birçok ülke, iki ülke arasındaki iletişimin yeniden kurulmasını övgüyle karşıladı. Anlaşma BAE, Umman, Katar, Irak, Mısır, Bahreyn ve Türkiye gibi birçok bölge ülkesi tarafından olumlu karşılandı. Hizbullah, Husiler ve Filistin Yönetimi de anlaşmaya dair iyimserliklerini ifade ettiler.
Anlaşma tarafların şartlara bağlı kalmasıyla sürerse, Yemen savaşı gibi bölgesel çekişmeler başta olmak üzere bölgesel güvenlik ve istikrar için olumlu bir etkisi olacak. İran’ın BM Daimi Temsilcisi, ‘İran ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmanın Yemen’de bir ateşkes sağlanmasına yardımcı olacağını’ dile getirdi. Görünüşe bakılırsa İran ve Suudi Arabistan arasındaki siyasi ilişkilerin yeniden tesis edilmesi, Yemen’de bir ateşkesin sağlanmasını, halk diyalogunun başlamasını ve ulusal bir hükümetin kurulmasını hızlandıracak. Anlaşma ayrıca, Suriye’nin Araplara dönüşünü kolaylaştırmak ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ya da tüm deniz koridorlarında seyrüsefer tehdidine son vererek Körfez’in güvenlik sorununu yatıştırmak üzere bir adım atacak.
Bir sonraki aşamada Çin’in, çekişmeleri çözmek için mekanizmalar bulmak adına bölgesel bir güvenlik forumu çağrısı yaptığına tanık olmak mümkün. Suudi Arabistan’ın bu hamlesinin, bölge ülkelerine yeni değişim ve İran’a ayak uydurma fırsatı verdiği de söylenebilir.
Anlaşmanın İran nükleer dosyası üzerindeki etkisine gelince; anlaşmanın İran’ı, bir arada barış içinde yaşamak için komşularının endişelerini gidermeye, dolayısıyla nükleer yeteneklerini geliştirmeyi bırakmaya sevk edip etmeyeceği belli değil. Birtakım sorular var ve cevaplamak için beklemek gerek; zaman, önümüzdeki günlerde neler yaşanabileceğini gösterecek.
Bu anlaşma, etkin bir dış politika takip eden birçok bölgesel taraf olması itibarıyla bölgesel çoğulculuğa işaret etmekle kalmıyor, aynı zamanda kendisiyle bağlantılı dış tarafların çokluğu ile öne çıkan Ortadoğu’da değişen manzaraya da ışık tutuyor. Bölge artık Asya’ya yönelme politikası doğrultusunda bölgeden çekildiği görülen ABD varlığıyla sınırlı değil. Bugün Çin’i, bölge ülkeleriyle ilişkileri olan önemli bir ekonomik taraf ve en önemli iki taraf arasındaki en mühim anlaşmanın garantörü olarak görüyoruz. Rusya’nın da bölgenin birçok dosyasındaki rolü malum…
Güven inşası, kolay gerçekleşebilecek bir şey olmadığından anlaşmanın başarılı bir şekilde devam etmesi için birtakım şartların karşılanması gerekir. Mesela İran, uluslararası ve bölgesel yalnızlıktan kurtulmak ve Suudi Arabistan’la yapılan anlaşmadan istifade etmek için bölgedeki rolünü, çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden değerlendirmesi gerektiğini anlamalı. Zaten birçok İranlı yetkili de şiddetli siyasi ve mali yalnızlık döneminde Suudi Arabistan’la yakınlaşmadan ekonomik fayda beklediklerini belirtti.
Anlaşma aynı zamanda İran rejiminin ülke içindeki imajını düzeltecek ve barış içinde bir arada yaşama niyetini ve bölgesel kaynakların İranlılar da dahil olmak üzere herkesin yararına geliştirilmesi için işbirliğine yönelik eğilimi gösterecektir. Pekin’in açıklamasından bir gün sonra İran Petrol Bakanı Cevad Avci, İran’ın Çin’le birçok büyük ekonomik proje belirlediğini, büyük Çinli şirketlerle iyi anlaşmalara varıldığını ve bunların ileride duyurulacağını açıkladı.
Suudi Arabistan, çatışma ve gerilim yerine İran’la diyalog kurarak diplomasi yolunu izleme şeklindeki son adımı onaylamayı tercih etti. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, İran’la diplomatik ilişkileri yeniden tesis etmek üzere yapılan anlaşmanın, iki ülkenin aralarındaki tüm anlaşmazlıkları çözüme kavuşturdukları anlamına gelmediğini belirtti. Açıklamasın devamında anlaşmanın, iki tarafın da anlaşmazlıkları iletişim ve diyalog yoluyla çözme arzusunu teyit ettiğinin altını çizdi ve ülkesinin, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı sağlama konusundaki sorumluluk duygusundan dolayı seçtiği sükunet yolunda ilerlediğini yineledi.
Anlaşma, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine müdahale edilmemesi gerekliliğini de vurguladı. Dolayısıyla anlaşmanın devamını sağlamak için Körfez ülkelerinin Körfez güvenliğine yönelik tehdit olarak gördüğü faaliyetlerin durması gerekir. Etkin bölgesel güvenlik düzenlemeleri içinse anlaşmazlıkları çözmek ve çatışmayı önlemek için güven inşa eden adımlar atılmalıdır.
Anlaşma, bazı bölge ülkelerinde uzun süredir kargaşa, çatışma ve iç savaş yaşayan bir bölgede yeni bir yol açtı. Dolayısı ile bölgeyi, bir yapılanma ve  kalkınma aşamasına taşımaya devam edeceğini umuyoruz.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrildi.



19 milyar dolarlık başlangıç noktası: Paris-Riyad masasında geleceğin sektörlerine yatırımların genişletilmesi

Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)
Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)
TT

19 milyar dolarlık başlangıç noktası: Paris-Riyad masasında geleceğin sektörlerine yatırımların genişletilmesi

Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)
Geçen yıl Riyad'da düzenlenen Suudi-Fransız İş Forumu'ndan bir kare (SPA)

16,3 milyar avroluk, yaklaşık 19 milyar dolara (71,5 milyar riyal) karşılık gelen yatırım tabanı, bugün (Pazartesi) düzenlenecek Fransız-Suudi Yuvarlak Masa Toplantısı'nda ekonomik ortaklığın geleceğin sektörlerine doğru genişletilmesinin ele alınacağı yeni bir başlangıç noktası oluşturuyor.

Bu yatırım tabanı, Suudi-Fransız ekonomik ilişkilerinin geleneksel yatırımlardan ekonomik dönüşüm hedefleriyle daha yakından bağlantılı alanlara doğru genişletildiği bir döneme denk geliyor. Teknoloji, yapay zekâ, enerji, ileri sanayiler ve altyapı bu alanların başında geliyor.

Bu kapsamda iki ülkenin önünde, mevcut yatırım hacmini yeni anlaşma ve projeler için bir platforma dönüştürme fırsatı bulunuyor. Bu durum, Fransız şirketlerinin Suudi Arabistan pazarındaki varlığını güçlendirirken, Suudi sermayesinin de Fransa ve Avrupa'daki gelecek vadeden sektörlerde genişlemesinin önünü açabilir.

Fransız yatırımları Suudi Arabistan'da giderek daha fazla stratejik yeni sektörlere yöneliyor. Yeni Fransız şirketleri yapay zekâ, dijital altyapı, kültür ve yaratıcı endüstriler ile madencilik gibi alanlara giriyor.

Bu gelişme, Fransız şirketlerinin enerji ve sanayi sektörlerinde onlarca yıldır oluşturduğu güçlü varlığın devamı niteliğinde. İmalat sanayii, Fransız doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 60'ını oluşturuyor.

Gayrisafi yurt içi hasıla

Suudi Arabistan, politikaların öngörülebilirliği ve ekonomik ortamın istikrarının yanı sıra güçlü ekonomik temelleri, büyük ve hızla büyüyen pazarıyla öne çıkıyor. Bölgenin en büyük ekonomisi olan ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası yaklaşık 1,1 trilyon avroya ulaşıyor. Riyad, Vizyon 2030 kapsamında yürüttüğü ulusal ekonomik çeşitlendirme programı çerçevesinde yeni sanayiler geliştirmeye çalışıyor.

xsdcfvgh
Suudi Veliaht Prensi, Fransa Cumhurbaşkanı ile Paris'te düzenlenen E-Spor Dünya Kupası'nın kapanış töreninde (SPA

Genişleyen sanayi tabanı ve artan iç talep, Fransız yatırımcılara hem güçlü bir geçmişe sahip oldukları sektörlerde varlıklarını büyütme hem de yeni ve hızlı büyüyen alanlara girme fırsatı sunuyor.

Fransız şirketleri, Suudi ekonomisinin büyüme hızının artmasıyla birlikte enerji ve sanayinin yanı sıra ulaştırma, inşaat ve yapı sektörlerindeki faaliyetlerini yoğunlaştırmayı sürdürüyor. Bunun yanında yapay zekâ, dijital altyapı, kültür ve madencilik gibi yeni sektörlere de giriyor.

İkili ilişkilerde öne çıkan göstergelere bakıldığında, iki ülke 2024 yılı sonunda kapsamlı stratejik ortaklık anlaşmasını imzaladı. Bu anlaşma, yeni sektörlerde daha geniş iş birliği alanlarının önünü açtı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi ise 2025'te yaklaşık 10,1 milyar avroya ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 7,2 arttı.

Doğrudan yabancı yatırım

Fransa, doğrudan yabancı yatırım stoku bakımından Suudi Arabistan'a yatırım yapan ülkeler arasında dördüncü sırada yer alıyor. Fransız yatırımlarının toplam stoku 2024'te yaklaşık 16,3 milyar avroya ulaştı. Suudi Arabistan'da 18 sektörde toplam 651 Fransız yatırım lisansı bulunuyor.

Aynı zamanda imalat sanayii, Fransız doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 60'ını oluşturuyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkinin güçlü sanayi temelini ortaya koyuyor.

Suudi Arabistan'da faaliyet gösteren Fransız şirketleri arasında TotalEnergies, Sanofi, Veolia, Suez, Accor ve Schneider Electric gibi büyük yatırımcılar bulunuyor.

Suudi varlığı

Suudi Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2017-2024 yılları arasında Fransa'ya yaklaşık 7,36 milyar avro yatırım yaptı ve bu yatırımlar yaklaşık 29 bin istihdamı destekledi. Suudi egemen varlık fonu ile Bpifrance arasında yaklaşık 8,56 milyar avro değerindeki finansman mutabakatı da daha fazla yatırım iş birliği için bir çerçeve oluşturuyor.

Ortaklıkta yeni bir boyut da ortaya çıkıyor. Qiddiya Investment Company ile Fransız hükümeti, Fransa'da eğlence, spor ve kültürü bir araya getiren küresel bir destinasyon geliştirmek üzere bir iş birliği çerçevesini değerlendiriyor. Bu girişim, Suudi Arabistan'ın destinasyon geliştirme alanındaki deneyiminin uluslararası düzeyde yaygınlaştırılması için yeni bir boyut oluştururken, ortaklığın karşılıklı ve giderek büyüyen niteliğini de ortaya koyuyor.

Fransız şirketleri enerji, sanayi, ulaştırma ve konaklama sektörlerinde güçlü bir varlığa sahipken, Suudi ekonomisinin hızlanan büyümesiyle birlikte yeni sektörlere de yöneliyor.

Yeni anlaşmalar

Yeni anlaşma ve mutabakatların, Fransız şirketlerinin güçlü olduğu sektörlerdeki varlığını daha da artırması bekleniyor. Enerji alanında TotalEnergies ve EDF'nin Suudi Arabistan'da güçlü bir varlığı bulunurken, SLB, Schneider Electric ve diğer şirketler de petrol ve gaz ile elektrik enerjisi faaliyetlerinde yer alıyor.

Benzer şekilde su ve çevre, ulaştırma ve mobilite, lojistik hizmetleri, inşaat ve danışmanlık, konaklama ve sağlık sektörlerinde de çok sayıda büyük Fransız şirketi Suudi pazarında faaliyet gösteriyor.

Suudi Arabistan, büyük ölçekli sermaye yatırımlarını destekleyen istikrarlı bir düzenleyici, ekonomik ve finansal ortam sunuyor. Açık kalkınma planları, yatırımcılara ekonominin izleyeceği yol ve gelecekteki beklentiler konusunda daha fazla öngörü sağlarken, güçlü ekonomik temeller uygulamaların sürdürülebilirliğini destekliyor.

Buna karşılık Vizyon 2030, ekonomik çeşitlendirmeyi uzun vadeli ulusal öncelik olarak pekiştiriyor. Ulusal Yatırım Stratejisi yatırımları teşvik etmeyi hedeflerken, sektörel stratejiler değer zincirlerinin tamamında yeni fırsatlar yaratıyor.

Düzenleyici reformlar yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratmaya ve yatırım ortamını güçlendirmeye devam ediyor. Güncellenen yatırım sistemi ise eşit muameleyi güvence altına alıyor ve yatırımcıların korunmasını güçlendiriyor. Bu kapsamda kamulaştırmaya karşı hukuki koruma ve sermayenin yurt dışına transferine yönelik mekanizmalar da bulunuyor.

Kredi notu

Riyad'ın, Standard & Poor's tarafından geçen mart ayında teyit edilen ve görünümü durağan olan A+ seviyesinde ülke kredi notu bulunuyor. Suudi Arabistan'ın toplam rezerv varlıkları ise Haziran 2026'da yaklaşık 421,5 milyar avroya ulaştı.

Suudi Arabistan, ekonomik ve ticari faaliyetlerin sürekliliğini destekleyen altyapı ve operasyonel kapasitelere onlarca yıldır yatırım yapıyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), düşük kamu borcu, yüksek rezervler ve büyük ölçekli egemen varlık fonunu destekleyici unsurlar olarak gösterirken, sabit döviz kuru sistemini de parasal istikrarın güvenilir bir dayanağı olarak değerlendiriyor.

Fırsatlar yalnızca tekil projelerle sınırlı değil. Suudi Arabistan, birbirini tamamlayan ekonomik sektörleri genişletmeye, değer zincirleri boyunca artan talep oluşturmaya ve şirketlerin büyümesi için gerekli altyapı, finansman ve operasyonel ortamı geliştirmeye çalışıyor.

15'ten fazla sektörde belirli yatırım fırsatları bulunurken, Fransız şirketleri bu büyümeyi yönlendiren sektörlerin birçoğunda halihazırda güçlü bir varlığa sahip.

Suudi Sanayi Geliştirme Fonu, uygun projelerin maliyetlerinin yüzde 75'ine kadar finansman sağlarken, sanayi teşvikleri yüzde 35'e kadar çıkıyor. Özel ekonomik bölgeler stratejik sektörlere yönelik hedefli teşvikler sunuyor. Bölgesel merkez programı ise şirketlere bölgesel büyüme için bir üs sağlıyor.

Yapay zekâ

Suudi Arabistan, dijital altyapıya yaptığı büyük ölçekli yatırımlarla desteklenen bölgesel bir yapay zekâ ve teknoloji merkezi olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Ülke, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2025 Bilgi ve İletişim Teknolojileri Gelişim Endeksi'nde dünyada ilk sırada yer aldı.

Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının büyüklüğü, geçen yıl 2017'ye kıyasla yüzde 89 artarken, dijital ekonomi 2024'te gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu.

Suudi Arabistan, 2030'a kadar yapay zekâ altyapısında 3 gigavat'a varan kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Veri merkezi kapasitesi ise 440 megavata ulaştı. Bu kapasite, 2017'deki başlangıç seviyesine kıyasla yaklaşık altı kat artarken yatırımlar 3,85 milyar avroyu aştı.

Açıklanan yapay zekâ ortaklıklarının toplam değeri 19,7 milyar avroyu aşarken Oracle ve Google Cloud'un bulut bilişim bölgeleri faaliyete geçti. AWS ve Microsoft'un bulut bilişim bölgelerinin ise 2026 içinde faaliyete geçmesi bekleniyor.

Enerji

Enerji sektörü, Suudi Arabistan'daki Fransız varlığının en önemli dayanaklarından biri olmayı sürdürüyor ve daha geniş büyüme fırsatları sunuyor. Fransız şirketlerinin ülkedeki enerji projelerinin toplam değeri 16,3 milyar avroyu aşarken, Fransız şirketlerinin öncülük ettiği konsorsiyumlar toplam 11 gigavat kapasiteye sahip güneş enerjisi projelerinde yer alıyor.

Fırsatlar yenilenebilir enerji, enerji depolama, hidrojen ve elektrik şebekesi altyapısını kapsıyor.

Turizm sektöründe de Fransız şirketleri Suudi Arabistan'da güçlü bir varlığa sahip. Sektör hızlı bir büyüme kaydederken, ülke 2025'te yaklaşık 123 milyon ziyaretçi ağırladı ve turizm harcamaları yaklaşık 69,3 milyar avroya ulaştı. Riyad, 2030'a kadar yıllık 150 milyon ziyaretçi hedefliyor.

Bölgesel büyüme üssü

Bölgesel Merkezler Programı kapsamında 750'den fazla şirket Riyad'da bölgesel merkez kurdu. Bunların arasında sekiz sektörde faaliyet gösteren 39 Fransız şirketi de bulunuyor.

Program, uygun şirketlere 30 yıl boyunca kurumlar vergisi ve stopaj vergisinden muafiyet sağlıyor. Bu uygulama, Suudi Arabistan'da geniş operasyonel faaliyetleri bulunan Fransız şirketlerine bölgedeki faaliyetlerini yönetebilecekleri güçlü bir merkez sunuyor.


Macron: Veliaht Prens’in ziyareti kapsamında çok şey başardık, daha ileri ufuklara ilerleyeceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı, pazar akşamı Elysee Sarayı’nda birlikte gezinti yaparken (Fotoğraf: Bandar el-Celud)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı, pazar akşamı Elysee Sarayı’nda birlikte gezinti yaparken (Fotoğraf: Bandar el-Celud)
TT

Macron: Veliaht Prens’in ziyareti kapsamında çok şey başardık, daha ileri ufuklara ilerleyeceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı, pazar akşamı Elysee Sarayı’nda birlikte gezinti yaparken (Fotoğraf: Bandar el-Celud)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı, pazar akşamı Elysee Sarayı’nda birlikte gezinti yaparken (Fotoğraf: Bandar el-Celud)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın ülkesine gerçekleştirdiği ziyaretin büyük stratejik önem taşıdığını belirterek, ziyareti ikili ilişkilerin geliştirilmesi, barış ve istikrarın güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, pazar akşamı başkent Paris’teki Elysee Sarayı’nda samimi bir görüşme gerçekleştirdi. Macron, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Prens Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyareti önemli ve kayda değer bir adım teşkil ediyor” dedi.

Macron, “Bölgenin karşı karşıya olduğu mevcut zorluklar karşısında Fransa ve Suudi Arabistan, barış ve istikrarı güçlendirmek için her zaman birlikte çalıştı ve bu konudaki istişarelerini sürdürecek” ifadelerini kullandı.

yergth
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Fransa Cumhurbaşkanı, pazar akşamı Elysee Sarayı’nda samimi bir görüşme gerçekleştirdi (Fotoğraf: Bandar el-Celud)

Macron, sosyal medya platformu X’teki hesabından yaptığı paylaşımda, iki ülke arasındaki ortaklığın büyük projeler, ileri teknolojiler, karşılıklı yatırımlar ve Paris’te düzenlenen E-Spor Dünya Kupası gibi ortak uluslararası etkinlikler aracılığıyla somut çalışmalar temelinde inşa edildiğini belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı, “Birlikte zaten çok şey başardık ve daha ileri ufuklara doğru ilerleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un daveti üzerine gerçekleştirdiği resmi ziyaret, iki ülke liderliklerinin ikili ilişkileri geliştirme ve kapsamlı stratejik ortaklıklarını güçlendirme yönündeki iradesini ortaya koyuyor. Ziyaret aynı zamanda, hızla gelişen ikili ilişkiler çerçevesinde iki ülkenin siyasi ve ekonomik potansiyellerini ortak çıkarlar doğrultusunda değerlendirme hedefini yansıtıyor.

Suudi Arabistan, ülkenin ulusal çıkarlarına hizmet etmek ve Orta Doğu ile dünyadaki lider ve merkezi rolünü güçlendirmek amacıyla tüm büyük ve etkili uluslararası güç ve aktörlerle stratejik ortaklıklarını pekiştirmeye ve bu ülkelerle dengeli ilişkiler sürdürmeye önem veriyor.

vghyjut
Prens Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, pazar günü “Elektronik Sporlar Dünya Kupası”nın kapanış törenine katılırken (SPA)

İki ülke, ziyaretin Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Fransa 2030 Planı’nın sunduğu fırsatlardan daha fazla yararlanılmasına katkı sağlamasını ve yatırım ortaklıkları, sanayi, enerji, kültür ve miras, turizm, eğitim, teknoloji, uzay, savunma ve güvenlik başta olmak üzere çeşitli alanlarda ekonomik ortaklığın geliştirilip güçlendirilmesini hedefliyor.

Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki ilişkiler, uzun yıllara dayanan karşılıklı güven ve ortak çalışmaya dayanması nedeniyle dünyanın en önemli ilişkileri arasında gösteriliyor. İlişkiler, çok sayıda hayati alanda sürekli gelişim, etkin iş birliği ve iki ülkenin birçok ortak meseledeki görüş ve vizyonlarının örtüşmesiyle öne çıkıyor.

İki ülke arasındaki iddialı ortaklık; enerji, sanayi ve madencilik, tarım, sağlık ve sağlık hizmetleri, biyoteknoloji, iletişim ve bilgi teknolojileri, yapay zekâ, kuantum teknolojileri, uzay, akıllı ve sürdürülebilir şehirler, turizm ve kültür alanlarında ticaret ve yatırım fırsatlarının sunduğu geniş iş birliği perspektifleriyle daha da güçleniyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee’de Macron’la bir araya geldi

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee’de Macron’la bir araya geldi
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee’de Macron’la bir araya geldi

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman Elysee’de Macron’la bir araya geldi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, pazartesi günü Paris’teki Elysee Sarayı’nda, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la bir araya geldi.

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, pazartesi günü erken saatlerde Paris’teki Les Invalides Sarayı’nı da ziyaret etti. Burada, konvoyunun Şeref Avlusu’na ulaşmasının ardından kendisi için resmi karşılama töreni düzenlendi. Bin Selman’ı Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu karşıladı.

Suudi Veliaht Prens’in gelişine, Fransız Cumhuriyet Muhafızları’na bağlı bir süvari birliği ile motosikletli gösteri ekipleri eşlik ederek ziyareti selamladı. Ardından Suudi Arabistan milli marşı ile Fransa milli marşı çalındı.

Prens Muhammed bin Selman, resmi ziyaretine pazar günü Elysee Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Macron ile gerçekleştirdiği ikili görüşmeyle başladı. Görüşmenin ardından Paris’in ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Dünya E-Spor Kupası’nın kapanış törenine katıldı.

Suudi Veliaht Prens, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un da katıldığı törende, 2026 Dünya E-Spor Kupası şampiyonluğunu AGEL takımı kazandı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen turnuva, ilk kez Suudi Arabistan dışında gerçekleştirildi.

bthyjukı
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Elysee Sarayı'nda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı karşılarken. (SPA)

Kral Selman bin Abdülaziz’in talimatı ve Cumhurbaşkanı Macron’un daveti üzerine gerçekleştirilen Prens Muhammed bin Selman’ın Paris ziyareti, Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki ilişkilerin giderek geliştiği ve iki ülke arasındaki iş birliği alanlarının genişlediği bir dönemde siyasi ve stratejik önem taşıyor.

Macron da Prens Muhammed bin Selman’ın Fransa ziyaretinin son derece büyük stratejik önem taşıdığını belirterek, ziyareti ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve barış ile istikrarın güçlendirilmesi yolunda önemli ve kayda değer bir adım olarak nitelendirdi.

cdfvg
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman için Fransa Askeri Müzesi'nin Şeref Avlusu'nda düzenlenen askeri karşılama töreni. (SPA)

Fransa Cumhurbaşkanı, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Bölgede yaşanan mevcut zorluklar karşısında Fransa ve Suudi Arabistan, barış ve istikrarı güçlendirmek için her zaman birlikte çalıştı ve bu konudaki istişarelerini sürdürecek" ifadelerini kullandı.

Macron, Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki ortaklığın büyük projeler, ileri teknolojiler, karşılıklı yatırımlar ve Paris’te düzenlenen Dünya E-Spor Kupası gibi ortak uluslararası etkinlikler üzerinden somut çalışmalarla inşa edildiğine dikkat çekti. Macron, "Birlikte şimdiden çok şey başardık ve daha ileri ufuklara doğru ilerleyebiliriz" dedi.

vfgb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Les Invalides Sarayı’ndaki ziyareti sırasında kendisine eşlik eden motosikletli gösteri ekibi. (SPA)

Elysee Sarayı da daha önce yaptığı açıklamada ziyaretin iki ülke arasındaki "diyaloğun canlılığını" yansıttığını ve stratejik ortaklığın güçlendirilmesine imkan sağlayacağını bildirmişti. Saray ayrıca Prens Muhammed bin Selman ile Macron’un, ilk kez Suudi-Fransız Stratejik Ortaklık Konseyi toplantısını gerçekleştireceklerini duyurmuştu.