TikTok, ABD verilerini Çin hükümeti ile paylaşmadığını duyurdu

TikTok, artan baskılar nedeniyle ABD genelinde yasaklanmakla karşı karşıya.

Tik Tok’un Kaliforniya’daki binasının dışında bulunan logosu. (AFP)
Tik Tok’un Kaliforniya’daki binasının dışında bulunan logosu. (AFP)
TT

TikTok, ABD verilerini Çin hükümeti ile paylaşmadığını duyurdu

Tik Tok’un Kaliforniya’daki binasının dışında bulunan logosu. (AFP)
Tik Tok’un Kaliforniya’daki binasının dışında bulunan logosu. (AFP)

TikTok CEO’su Shou Zi Chew, ABD ulusal güvenliğiyle ilgili endişelerin arttığı bir dönemde, 150 milyon ABD kullanıcısının verilerini Çin hükümeti ile asla paylaşmadıklarını söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre Shou Zi Chew yarın ABD Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komitesi önünde ifade verecek. Komite tarafından dün yayınlanan bildiriye göre Shou Zi Chew’in, TikTok’un ABD’li kullanıcıların verilerini Çin hükümeti ile hiçbir zaman paylaşmadığını ve böyle bir teklif ahi almadığını söylemesi bekleniyor. Shou Zi Chew  konuya dair şunları söyledi:
“TikTok böyle bir talep olursa bunu hiçbir zaman dikkate almayacak. TikTok’un sahibi Bytedance şirketi herhangi bir devlet kurumuna ait veya birilerinin kontrolünde değil. Bunu açıkça söylüyorum. Bytedance, Çin’in veya başka bir ülkenin ajanı değil.”
Shou Zi Chew yaptığı son açıklamada uygulamanın mevcut sürümlerinin ABD’deki kullanıcılar hakkında bilgi toplamadığını vurguladı.
TikTok’u eleştirenler, ABD’deki kullanıcılarının verilerinin Çin hükümetine sızdırılabileceğinden endişe ediyor. ABD’li siyasetçiler de  TikTok’un yasaklanması için çağrı yapıyor.
TikTok geçen hafta, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Çinli hissedarlardan TikTok’taki hisselerini geri çekmelerini istediğini, aksi takdirde ABD yasağıyla karşı karşıya kalacağını duyurdu. Bu açıklama, uygulamayı ABD genelinde yasaklamak için artan çağrılar karşısında geldi.
TikTok yönetimi, Teksas projesi adı altında sıkı veri güvenliği çabaları dediği plana 1,5 milyar dolardan fazla para harcadığını ve Biden yönetimini ikna etmeye çalıştığını bildirdi.
ABD yabancı yatırım komitesi, 2020’de Bytedance’in TikTok’u tasfiye etmesini oybirliğiyle önermişti.
2020’nin sonlarında, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın baskısı altındaki Bytedance, Walmart, Oracle ve TikTok’un ABD varlıklarını yeni bir şirkete devretmek istemiş ancak anlaşmaya varamamıştı.
TikTok pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’de 2020 yılı boyunca aylık 100-150 milyon kişinin  uygulamayı kullandığı bilgisini paylaştı.



Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
TT

Kremlin: Putin ve Vitkoff görüşmesi 'her açıdan faydalı'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD elçileriyle yaptığı görüşme sırasında Jared Kushner ile tokalaşıyor (AP)

Kremlin dış politika danışmanı Yuri Ushakov, Başkan Vladimir Putin'in üç ABD temsilcisiyle yapıcı gece görüşmeleri yaptığını belirterek, Putin ile ABD temsilcisi Witkoff arasındaki görüşmeyi "her açıdan faydalı" olarak nitelendirdi.

Ushakov gazetecilere, "Güvenlik konularında üçlü çalışma grubunun ilk toplantısının bugün Abu Dabi'de yapılması konusunda mutabakata varıldı" dedi.

Putin, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir anlaşmaya "oldukça yakın" olduğunu açıklamasının ardından gece yarısından kısa bir süre önce Moskova'da elçiler Steve Witkoff, Jared Kushner ve yakın zamanda ABD Başkanı Donald Trump tarafından Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atanan Josh Grunebaum ile bir araya geldi.


Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
TT

Trump da Kanada'nın Barış Konseyi'ne katılma davetini geri çekiyor

Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)
Kanada Başbakanı Mark Carney ve ABD Başkanı Donald Trump, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan Barış Konseyi girişimine Kanada'nın katılımına yönelik davetini geri çekti.

Trump, Truth Social'da Kanada Başbakanı Marc Carney'e hitaben yazdığı bir yazıda, "Lütfen bu mektubu, Barış Konseyi'nin, bir noktada şimdiye kadar kurulmuş en prestijli liderler konseyi olacak olan bu girişime Kanada'nın katılımına ilişkin davetini geri çektiğinin bir bildirisi olarak kabul edin" ifadelerini kullandı.

Daha önce Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD başkanının Davos'ta yaptığı "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor" şeklindeki kışkırtıcı iddiasına yanıt vermişti. Yeni yasama oturumunun başlamasından önce Quebec şehrinde yaptığı konuşmada Carney, "Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, biz Kanadalılar olduğumuz için gelişiyor" demiş, ancak iki ülke arasındaki "olağanüstü ortaklığı" da kabul etmişti.

Carney'nin yorumları, salı günü Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı ve coşkulu alkışlarla karşılanan konuşmasının ardından geldi. Konuşmasında, kurallara dayalı, ABD liderliğindeki küresel düzenin "parçalanmış" olduğunu savundu.

Carney konuşmasında ayrıca, "Amerikan hegemonyası" döneminde refah içinde yaşayan Kanada gibi orta güçlerin, yeni bir gerçekliğin başladığını ve "itaatkarlığın" onları büyük güçlerin saldırganlığından koruyamayacağını anlamaları gerektiğini belirtti.

Carney, hükümetinin savunma harcamalarını artırma planlarını özetleyerek, "Egemenliğimizi savunmalı ve sınırlarımızı güvence altına almalıyız" dedi. Kanada'nın "denizdeki dünyaya bir ışık ve örnek olma" görevi olduğunu da ifade etti.


İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

İspanya, Trump'ın "Barış Konseyi"ne katılmayı reddettiğini açıkladı

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Brüksel'de Avrupa Konseyi üyelerinin gayri resmi toplantısının sonunda düzenlediği basın toplantısında (EPA)

Başbakan Pedro Sánchez, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, eleştirmenlerin Birleşmiş Milletleri zayıflattığını söylediği, ABD Başkanı Donald Trump tarafından yakın zamanda başlatılan "Barış Konseyi"ne İspanya'nın katılmayacağını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Sanchez Brüksel'deki AB zirvesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Daveti takdir ediyoruz, ancak reddediyoruz" dedi.

Sanchez, "Bunu esasen ve gerçekten tutarlılık adına yapıyoruz," diyerek kararın "çok taraflı sistemle, Birleşmiş Milletler sistemiyle ve uluslararası hukukla" tutarlı olduğunu belirtti.

İspanya Başbakanı ayrıca Konseyin "Filistin Yönetimini içermediğine" de dikkat çekti.

Trump, ajansı dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda resmen başlattı ve burada çeşitli ülkelerle birlikte kuruluş tüzüğünü imzaladı.

Yaklaşık 60 hükümet katılmaya davet edildi, ancak Washington'un Batılı müttefiklerinden çok azı kamuoyu önünde kabul etti; şu ana kadar imzalayan tek AB üyesi ülkeler Macaristan ve Bulgaristan oldu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük rakiplerinden ikisi olan Rusya ve Çin de davet edildi, ancak henüz kesin bir taahhütte bulunmadılar.

Trump, konseyi başlangıçta İsrail ile Filistinli Hamas grubu arasındaki savaşın ardından Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını denetleyecek bir organ olarak tasarlamıştı.

O zamandan beri, kuruluşun hedeflerini genişleterek dünya çapındaki çatışmaları ve krizleri ele almayı önerdi ve törende konseyin Gazze'nin ötesinde "başka konulara da uzanabileceğini" söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre birçok analist bu öneriyi, Trump'ın saygı duyduğunu söylediği ancak çatışmaları çözmede başarısız olduğu için defalarca eleştirdiği Birleşmiş Milletler'e bir saldırı olarak görüyor.